Yerel Haberler
Yozgat
Sarıkaya halkı sabah namazında buluşuyor
22 Şubat 2024 Perşembe - 09:25 Sarıkaya halkı sabah namazında buluşuyor Yozgat’ın Sarıkaya İlçesinde İlçe Müftülüğünün organize ettiği sabah namazı buluşmaları Merkez Yenidoğan Camii’nde çok sayıda vatandaşın katılımıyla sürdürülüyor. İlçe Müftüsü Zühdü Elveren’in sohbetiyle başlayan program hafızlık eğitimi alan öğrencilerin okudukları aşırlarla devam ediyor. İlçe Müftüsü Elveren’in imametinde sabah namazının kılınmasının ardından tesbihat ve dualar yapılıyor. Programın son bölümünde hayırsever vatandaşlarca hazırlanan çorbalar, cami cemaatine ikram ediliyor. Yemek duasıyla sona eren programın ardından açıklamalarda bulunan Sarıkaya Müftüsü Zühdü Elveren, “Diyanet İşleri Başkanlığımızın cemaatimizin daha çok kaynaşmasına, toplu aminlerin söylenmesine, Yüce Rabbimizin kelamının okunmasına, daha çok zikir yapmak ve yeni güne hayırlı ve bereketli bir başlangıç yapmak adına başlattığı proje Sarıkaya ‘da da düzenli olarak uygulanmaktadır. Özellikle esnafımız dualar sırasında bereketli ve helal kazançlar temennisinin dile getirilmesinden duydukları memnuniyeti ifade etmektedirler. Bay-bayan, küçük-büyük pek çok vatandaşımız programlara iştirak edip müftülüğümüze ve ikram sahibi cömert kardeşlerimize bu birleştirici ve kaynaştırıcı faaliyetler sebebiyle tebrik ve teşekkürlerini iletmektedirler. İçerisinde bulunduğumuz bereketli üç aylarda bu programların yapılmasında bizleri maddi olarak destekleyen ve dualarıyla da azmimizi kuvvetlendiren değerli hayırsever kardeşlerimize de teşekkürü bir borç biliriz” dedi. Cami cemaatlerinden esnaf Abdullah Karataş ise, ilçelerinde düzenlenen sabah namazı buluşmaları programından duyduğu memnuniyeti ifade ederek, ilçe müftüsü Elveren’e teşekkür etti. Karataş, esnaf olarak program sonrası ikramlara destek olduklarını da belirterek, bu programlar sayesinde ilçe halkının birlik ve beraberliğin güçlendiğini söyledi.
Yozgat’ta çiftçinin başı tarla fareleriyle dertte
21 Şubat 2024 Çarşamba - 11:00 Yozgat’ta çiftçinin başı tarla fareleriyle dertte Yozgat’ta çiftçiler, fare popülasyonunun yoğun olarak görüldüğü tarım alanlarında, kendi imkan ve yöntemleriyle mücadele ediyor. Hububatları ve köklerini yiyerek beslenen tarla fareleri ekili alanlara ciddi zarar verirken üreticiyi de kara kara düşündürüyor. Hava sıcaklığının mevsim normallerin üzerinde seyrettiği Yozgat’ta son yıllarda fare popülasyonunda artış gözlendi. Hava sıcaklığı nedeniyle kış uykusundan erken uyanan tarla fareleri, besin bulmak için ekili hububat alanlarını istila etti. Çiftçiler ise ekin alanlarını delik deşik eden tarla farelerine karşı zehirli yemlerle mücadele başlattı. Tarlalarda hububatları ve köklerini yiyerek ciddi zararlara neden olan farelere karşı mücadelede yetersiz kalan çiftçiler, yetkililerden yardım bekliyor. Uzmanlar ise son yıllarda mevsime bağlı olarak fare popülasyonunun arttığını söyleyerek farelerle etkin mücadele edilmezse çiftçiler için ilkbahar mevsiminde sonuçlarının daha vahim olacağını belirtiyor. “Tarla fareleri bizi çok uğraştırıyor” Yozgat merkeze bağlı Bahçecik köyü muhtarı Şükrü Kaya, farelerin ekonomik olarak ciddi zararlara yol açtığını belirterek, “Tarla fareleriyle mücadele için yuvalarını motorla eziyoruz ve ilaçlama yapıyoruz. Fareleri ekinlere büyük zararı oluyor, tarlaları delik deşik ediyorlar, bitkileri yiyorlar. Mücadelede bizi uğraştırıyorlar” dedi. “Tarlalarımızda yüzde 70 oranında hasar oluştu” Son aylarla tarla fareleriyle büyük oranda mücadele ettiklerini söyleyen Bahçecik köyü sakinlerinden çiftçi Sümmani Akgül ise, “Son birkaç senedir böyle bir fare olayı görmedik. Ekin ektiğimiz 10. aydan itibaren biz farelerle mücadele ediyoruz, bir fare istilası var sanki. Traktörle fare deliklerini eziyoruz, yuvarına ilaç bırakıyoruz ama fayda etmiyor, yetkililerimizden yardım bekliyoruz, önlem bekliyoruz. Biz çiftçi olarak elimizden geleni yapıyoruz ama tarla fareleri başımıza bela oldu, böyle giderse mahsullerde yüzde 70 oranında kayıp olabilir. Şu an genel olarak yüzde 70 tarlalarımızda hasar var” şeklinde konuştu. “Son yıllarda fare popülasyonu arttı” Kış mevsiminin sıcak geçmesiyle fare popülasyonunda bu yıl artış yaşandığını söyleyen Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Başkanı Doç. Dr. Gamze Pekbey, “Özellikle kış aylarının sıcak geçmesi nedeniyle kışın uykusunda olması gereken bu canlılar, maalesef erken uyanıyorlar ve aç uyandıkları için de özellikle besin bulabilecekleri yerlerde çok daha fazla popülasyonlarının yükseldiklerini görüyoruz. Bunlar yem bitkileri başta olmak üzere sebze ve meyve gibi her türlü alanlardan beslenebiliyorlar. Özellikle toprak altı aksamda bitki köklerine de zarar verebiliyorlar” ifadelerine yer verdi. “Zehirli yemleri farelerin beslenme deliklerine bırakmak çok önemli” Tarla fareleri ile mücadele edilmediği takdirde zararlarının ciddi oranda yüksek olacağını da belirten Pekbey, “Tarla fareleriyle biz küçük alanlarda kültürel mücadeleyi öneriyoruz. Derin toprak sürümleri gibi, görülen fare deliklerinin kapatılması, küçük alanların su ve duman altıda bırakılması yöntemleri ile tuzaklardan da mücadelede yararlanabiliriz. Yine doğal düşman varlığı çok önemli, kedilerin, tilkilerin, yırtıcı kuşların varlıkları farelerin popülasyonlarının kontrolünde son derece önemlidir. Son olarak kimyasal mücadeleyi de çiftçilerimize öneriyoruz. Genellikle zehirli yemler ve çeşitli mikro kapsüller şeklindeki pelet halindeki besinler mücadelede kullanılıyor. Bu mücadele çerçevesinde ise tarla farelerinin toprağa 3 tane delik açtığını bilmemiz gerekiyor. Bunlarda birisi besinleri taşıdıkları besin delikleri, bir tanesi dışkılama deliği ve diğeri de hafriyat delikleridir. Biz zehirli yemleri mutlaka beslenme deliklerinin içerisine ve diğer hayvanların ulaşmayacakları şekilde bırakmamız gerekiyor” diye konuştu.
Yozgat’ta çiftçinin başı tarla fareleriyle dertte
21 Şubat 2024 Çarşamba - 10:47 Yozgat’ta çiftçinin başı tarla fareleriyle dertte Yozgat’ta çiftçiler, fare popülasyonunun yoğun olarak görüldüğü tarım alanlarında, kendi imkan ve yöntemleriyle mücadele ediyor. Hububatları ve köklerini yiyerek beslenen tarla fareleri ekili alanlara ciddi zarar verirken üreticiyi de kara kara düşündürüyor. Hava sıcaklığının mevsim normallerin üzerinde seyrettiği Yozgat’ta son yıllarda fare popülasyonunda artış gözlendi. Hava sıcaklığı nedeniyle kış uykusundan erken uyanan tarla fareleri, besin bulmak için ekili hububat alanlarını istila etti. Çiftçiler ise ekin alanlarını delik deşik eden tarla farelerine karşı zehirli yemlerle mücadele başlattı. Tarlalarda hububatları ve köklerini yiyerek ciddi zararlara neden olan farelere karşı mücadelede yetersiz kalan çiftçiler, yetkililerden yardım bekliyor. Uzmanlar ise son yıllarda mevsime bağlı olarak fare popülasyonunun arttığını söyleyerek farelerle etkin mücadele edilmezse çiftçiler için ilkbahar mevsiminde sonuçlarının daha vahim olacağını belirtiyor. “Tarla fareleri bizi çok uğraştırıyor” Yozgat merkeze bağlı Bahçecik köyü muhtarı Şükrü Kaya, farelerin ekonomik olarak ciddi zararlara yol açtığını belirterek, “Tarla fareleriyle mücadele için yuvalarını motorla eziyoruz ve ilaçlama yapıyoruz. Fareleri ekinlere büyük zararı oluyor, tarlaları delik deşik ediyorlar, bitkileri yiyorlar. Mücadelede bizi uğraştırıyorlar” dedi. “Tarlalarımızda yüzde 70 oranında hasar oluştu” Son aylarla tarla fareleriyle büyük oranda mücadele ettiklerini söyleyen Bahçecik köyü sakinlerinden çiftçi Sümmani Akgül ise, “Son birkaç senedir böyle bir fare olayı görmedik. Ekin ektiğimiz 10. aydan itibaren biz farelerle mücadele ediyoruz, bir fare istilası var sanki. Traktörle fare deliklerini eziyoruz, yuvarına ilaç bırakıyoruz ama fayda etmiyor, yetkililerimizden yardım bekliyoruz, önlem bekliyoruz. Biz çiftçi olarak elimizden geleni yapıyoruz ama tarla fareleri başımıza bela oldu, böyle giderse mahsullerde yüzde 70 oranında kayıp olabilir. Şu an genel olarak yüzde 70 tarlalarımızda hasar var” şeklinde konuştu. “Son yıllarda fare popülasyonu arttı” Kış mevsiminin sıcak geçmesiyle fare popülasyonunda bu yıl artış yaşandığını söyleyen Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Başkanı Doç. Dr. Gamze Pekbey, “Özellikle kış aylarının sıcak geçmesi nedeniyle kışın uykusunda olması gereken bu canlılar, maalesef erken uyanıyorlar ve aç uyandıkları için de özellikle besin bulabilecekleri yerlerde çok daha fazla popülasyonlarının yükseldiklerini görüyoruz. Bunlar yem bitkileri başta olmak üzere sebze ve meyve gibi her türlü alanlardan beslenebiliyorlar. Özellikle toprak altı aksamda bitki köklerine de zarar verebiliyorlar” ifadelerine yer verdi. “Zehirli yemleri farelerin beslenme deliklerine bırakmak çok önemli” Tarla fareleri ile mücadele edilmediği takdirde zararlarının ciddi oranda yüksek olacağını da belirten Pekbey, “Tarla fareleriyle biz küçük alanlarda kültürel mücadeleyi öneriyoruz. Derin toprak sürümleri gibi, görülen fare deliklerinin kapatılması, küçük alanların su ve duman altıda bırakılması yöntemleri ile tuzaklardan da mücadelede yararlanabiliriz. Yine doğal düşman varlığı çok önemli, kedilerin, tilkilerin, yırtıcı kuşların varlıkları farelerin popülasyonlarının kontrolünde son derece önemlidir. Son olarak kimyasal mücadeleyi de çiftçilerimize öneriyoruz. Genellikle zehirli yemler ve çeşitli mikro kapsüller şeklindeki pelet halindeki besinler mücadelede kullanılıyor. Bu mücadele çerçevesinde ise tarla farelerinin toprağa 3 tane delik açtığını bilmemiz gerekiyor. Bunlarda birisi besinleri taşıdıkları besin delikleri, bir tanesi dışkılama deliği ve diğeri de hafriyat delikleridir. Biz zehirli yemleri mutlaka beslenme deliklerinin içerisine ve diğer hayvanların ulaşmayacakları şekilde bırakmamız gerekiyor” diye konuştu. (BMG-OE-
Odun ateşinde 15 saatte pişiyor, 2 saat içerisinde tükeniyor
20 Şubat 2024 Salı - 11:21 Odun ateşinde 15 saatte pişiyor, 2 saat içerisinde tükeniyor Yozgat’ta şifa kaynağı kuzu kelle, kış aylarında vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. 12 ila 15 saat arasında odun ateşinde bakır kazanlarda pişen kelleler, 2 saat içerisinde tükeniyor. Yerköy ilçesinde yaşayan Arif Hoşgör, Kayserili ustalardan öğrendiği kelle kebabı 35 yıldır Yozgat halkının hizmetine sunuyor. Mezbahalardan aldığı kellelerin derilerini yüzüp özenle temizleyen Hoşgör, bakır kazanlara koyduğu kelleleri odun ateşininde pişmesi için fırına götürüyor. 12 ila 15 saat arasında pişen kelleler, 2 saat içerisinde tükeniyor. Her gün 11.30 ila 13.30 arasında müşterilerin hizmetine sunulan kelle kebaba çevre illerden de vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Fırından çıkan kelleler kimi yörelerde nacak ve balta yardımıyla kırılırken Yerköylü kebap ustası bu işlemi sadece tornavida yardımıyla yapıyor. Yerköy ilçesinde kebap ustası Hoşgör, günde 30 kelle kebabın satışı yapıyor. Hoşgör, kelle kebabı ise 225 liradan satışa sunuluyor. “Bir kelle fiyatı 225 lira” Çocuk yaşlarda Kayserili ustaların yanında kelle kebap pişirmeyi öğrenen kebap ustası Arif Hoşgör, bu lezzeti 35 yıldır Yozgat halkına sunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, "Yerköy ilçemizde 35 yıldır kelle kebap yapıyor ve satıyorum, 2 yıldır da ilçemize özgü iskele kebabı satışı yapıyorum. Kelle kebabı Kayserili ustaların yanında çırakken öğrenmiştim, seyyar arabayla önceleri sokak sokak gezerek kelle kebap sattım. Son iki yıldır da emekli olunca iş yeri açtım ve burada işimi sürdürüyorum. 35 yıldır kelleyi aynı fırında odun ateşinde pişiriyorum. Şu an işlerimiz çok güzel. Türkiye’nin en ucuz kebabı burada diyebilirim, 350 gramı 225 lira” dedi. “Her kesine hitap ediyoruz” Mezbahadan aldıkları kellelerin temizliğini özenle kendisinin yaptığını da söyleyen kebap ustası Hoşgör, “Yozgat ve ilçelerinde sadece bu işi yapan ben varım, özenle kelleleri temizliyorum. Müşterilerimiz il içinden olduğu gibi il dışından da gelen çok fazla oluyor. Kelle kebabı yiyen müşterilerimiz de çok memnun kalıyorlar. Her kesime hitap ediyorum, fiyatların yükselmesi bizi etkilemedi. İşlerimiz çok güzel. Ben Yozgat’ta unutulmaya yüz tutmuş bir mesleği yaşatıyorum. Kızarmış kelleyi Yozgat’ta sadece ben yapıyorum.” şeklinde konuştu. Kelle kebap için gelen müşteriler de memnuniyetlerini belirterek şehir dışından özellikle bu lezzeti tatmak için geldiklerini ifade ettiler.
Devlet desteğiyle kurduğu büyükbaş hayvan çiftliğinin elektrik giderlerini GES ile karşılıyor
18 Şubat 2024 Pazar - 09:08 Devlet desteğiyle kurduğu büyükbaş hayvan çiftliğinin elektrik giderlerini GES ile karşılıyor Yozgat’ta devlet desteğiyle büyükbaş hayvan çiftliği kuran serbest veteriner hekim Altan Gültekin, çiftliğin enerji ihtiyacını Güneş Enerji Sistemi (GES) ile karşılıyor. Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde 18 yıldır serbest veteriner olarak çalışan Altan Gültekin, 2021 yılında büyükbaş hayvan çiftliği kurmaya karar verdi. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) desteğiyle büyükbaş hayvan çiftliği kuran Gültekin, yurt dışından getirdiği simental cinsi 93 inekle aylık 70 ton süt elde etmeye başladı. Çiftliğin aylık 80 bin lira olan elektrik ihtiyacını karşılamak için TKDK’nin GES hibe desteğinden de yararlanan Gültekin, 2023 yılında işletmenin 3 bin metrekare çatısını 360 kW gücünde güneş enerji panelleriyle kapladı. Aylık 80 bin lira olan elektrik giderini GES ile sıfıra indiren Gültekin, ürettiği fazla enerjiyi de dağıtım şirketine satarak ekonomisine katkı sağlamaya başladı. İki veteriner hekimle çiftlikte doğum, suni tohumlama, hayvan sağlığı gibi birçok çalışmayı yürüten Gültekin, TKDK desteğiyle süt üretimi üzerine kurdukları büyükbaş hayvan çiftliğinde günde iki kez sağımla inek başına ortalama 25 litre süt alarak ekonomiye katkı sağlıyor. “365 kW enerji üretiyoruz” İşletmelerini AB Katkılı Kırsal Kalkınma Destekleri (IPARD) sayesinde kurduklarını söyleyen Gültekin, “Burayı 2021 yılında IPARD destekli kurduk, şu an 93 baş anaç hayvanımız var. Geçen yıl geldikleri için 93 başta yavrumuz var. İkinci doğumlarımız da devam ediyor. Buraya yine IPARD ile 2023 yılında GES projesi kurduk, 365 kW güneş enerjisi üretmekteyiz. Bu ürettiğimiz enerjinin kendi kullandığımız kadarını da devletimize satmaktayız. Soğutma tanklarımız, yem karma makinesi, ısınma olsun bütün enerji giderlerimizi elektrikle sağlıyoruz. Bu proje bize ek gelir sağlıyor. Çevre için de iyi bir uygulama, büyük bir karbon salınımı da oluyordu, o sorunu da bitirdik.” dedi. “Aylık 80 bin lira gider sıfıra indi” Gültekin, geçen yıl işletmesinin çatısına yaptırdığı GES ile 80 bin liralık elektrik giderlerini sıfıra indirdiğini belirten Gültekin, “Bütün çiftçilerimize bu projeleri öneriyoruz. Sarıkaya ilçemizde IPARD projeli 30 çiftliğimiz var. Çoğu arkadaşımıza yardımcı oluyor ve hep birlikte hareket ediyoruz. Bizim hem süt birliğimiz hem de kooperatifimiz var. Ne yaparsak ne iş yaparsak organize oluyoruz ve bu da bizim için ekonomik olarak kar etmemizi sağlıyor. Çiftliğimizde aylık ortalama 80 bin lira kadar elektrik giderimiz oluyordu. Şimdi bu 80 bin lira ile hem elektrik masraflarımızı karşılıyoruz hem de bize de aylık 40 bin lira gibi getiri sağlıyor. Mevsime göre de bu gelir değişiyor. Gün uzadıkça bizim GES’ten gelirimiz de artıyor. Devletimizin destekleri olmasa bu tesisi kurmamızın imkanı yoktu, devletimiz var olsun, daim olsun” şeklinde konuştu.