Yerel Haberler
Yozgat
16 Mart 2026 Pazartesi - 12:05 Yozgat’ta yağmur, kar ve rüzgarın şekillendirdiği tepe dron kamerasıyla görüntülendi Kar, yağmur ve rüzgarın etkisiyle oluşan doğal aşınmalar, Yozgat’ta ilgi çekici görüntüler ortaya çıkardı. Doğanın uzun yıllar boyunca şekillendirdiği toprak yapısı, ortaya çıkan girinti ve çıkıntılarla peri bacalarını andıran bir görünüm kazandı. Yozgat’ın Yerköy ilçesinde bulunan Yeni Hızlı Tren İstasyonu’nun yanındaki tepede meydana gelen doğal oluşumlar, görenlerin dikkatini çekiyor. Kar, yağmur, sel ve rüzgâr gibi doğal etkenlerin zaman içinde oluşturduğu aşınmalar sonucu ortaya çıkan şekiller, bölgeye farklı bir görünüm kazandırdı. Toprak yapısında meydana gelen girinti ve çıkıntılar, Kapadokya’daki peri bacalarını andıran görüntüler oluşturdu. Doğal süreçlerin etkisiyle şekillenen alan dron kamerasıyla havadan görüntülendi. Ortaya çıkan manzara, bölgenin doğal güzellikleri arasında yerini alırken, çevrede yaşayan vatandaşların da ilgisini çekiyor. Doğanın yıllar içinde şekillendirdiği bu oluşumlar, fotoğraf ve doğa meraklıları için de dikkat çekici bir görüntü sunuyor. Bölge sakinlerinden Sümmani Akgül, oluşumun film setlerini andırdığını belirterek, doğanın ortaya çıkardığı manzaranın oldukça etkileyici olduğunu söyledi. Akgül, "Bu gördüğümüz yer, doğa şartlarının etkisiyle yağmurdan, kardan, selden ve fırtınadan oluşmuş güzel bir yapı. Biz Yerköy’e yakın bir köyde yaşıyoruz. Burası da zaten Yerköy’ün bir mahallesi sayılır. Hızlı tren istasyonumuzun hemen yanı. Doğa manzarasıyla tam bir film setini andıran bir görüntü oluşmuş. Yakın çevrede yaşayanların gelip bu güzelliği görmesini isterim" dedi.
Kazankaya Kanyonu’nun turizme kazandırılması için çalışmalar sürüyor
08 Kasım 2023 Çarşamba - 12:33 Kazankaya Kanyonu’nun turizme kazandırılması için çalışmalar sürüyor Yozgat’ın Aydıncık ilçesinden başlayıp, Çorum’un İncesu köyüne kadar devam eden 12 kilometrelik Kazankaya Kanyonu’nun turizme kazandırılması için çalışmalar devam ediyor. Her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği Kazankaya Kanyonu’nda yapılacak çalışmalar sonrası bölge ülke turizmine kazandırılacak. Orman Genel Müdürlüğünce eko-turizm projesine dahil edilen Kazankaya Kanyonu’nun ülke turizmine kazandırılması için Yozgat Valiliği, Aydıncık Belediyesi ve Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) çalışmalarını sürdürüyor. Çeşitli bitki ve hayvan türlerine ev sahipliği yapan kanyonun tarihi ve doğal güzelliği bozulmadan 12 kilometrelik alanda yürüyüş yolları, tırmanış parkurları, seyir tepesi, gözetleme kuleleri ve konaklama yerleri yapılacak. Kazankaya Kanyonu’nun doğallığı bozulmadan yapılacak düzenleme ile turizme kazandırılıp, uzmanların uygun görmesi halinde de bölgeye dağ keçileri bırakılacak. Saklı cennet olarak da bilinen kanyon, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası haline gelecek. Kazankaya Kanyonu’nun kent turizmi açısından önemli bir potansiyel olduğunu ve bunun bir an önce değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, kanyon için proje hazırlandığını hatırlattı. Vali Özkan proje ile ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Kazankaya Kanyonu bizim oluşturmak istediğimiz turizm konsepti içerisinde bir etap müthiş bir doğal güzellik ve endemik alan. İnşallah buranın doğal yapısını bozmaksızın bir kısım yürüyüş, konaklama ve gezi alanları ile daha doğal ve gezi amaçlı turizme kazandırmak istiyoruz. Kazankaya Kanyonu coğrafi ve yapısı itibarıyla dağ keçilerinin yaşam alanına uygun bir alan. Eğer biz orada doğal ortamında dağ keçilerini yetiştirebilir ve orada çoğalmalarını sağlayabilirsek oraya ayrı bir güzellik katacak. Uygun görülmesi halinde de Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğümüz bu alanda da dağ keçileri sürüsü yetiştirmeye başlayacak.”
Başhekim Kozan, sağlık çalışanlarını ve vatandaşları organ bağışı gönüllüsü olmaya davet etti
08 Kasım 2023 Çarşamba - 12:28 Başhekim Kozan, sağlık çalışanlarını ve vatandaşları organ bağışı gönüllüsü olmaya davet etti Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan, her yıl 3-9 Kasım tarihleri arasında düzenlenen organ bağışı haftası dolayısıyla hastane çalışanlarını ve vatandaşları organ bağışı gönüllüsü olmaya davet etti. Her yıl 3-9 Kasım tarihleri arasında düzenlenen organ bağışı haftası etkinlikleri sonrası organ bağışında bulunan vatandaş ve sağlık çalışanlarının sayının arttığını belirten Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan, 18 yaşını doldurmuş ve akli dengesi yerinde olan herkesin organ bağışında bulunabileceğini söyledi. Canlı vericilerin karaciğer ve böbrek bağışı yapabildiği, bağışçıların resmi olarak organ bağış kartı alıp bağışta bulunabileceğini hatırlatan Başhekim Kozan, Organ Bağışı Haftası çerçevesinde Yozgat Şehir Hastanesi’nde stant açıldığını ve vatandaşların bilgilendirildiğini ifade etti. Geçen yıl kendisinin de organ bağışı gönüllüsü olduğunu belirten Başhekim Kozan, herkesi organ bağışı gönüllüsü olmaya davet ederek, “Hazırladığımız broşürlerle hastanemize gelen vatandaşlara bilgilendirme yapıyoruz. Ayrıca konferans salonumuzda personelimize organ bağışı konusunda eğitim verildi. Şimdiden bağışta bulunan herkese teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.
Yozgat’ta öğrenim gören Filistinli öğrenciler endişeli
07 Kasım 2023 Salı - 10:34 Yozgat’ta öğrenim gören Filistinli öğrenciler endişeli Yozgat Bozok Üniversitesi’nde okuyan Filistinli öğrenciler, İsrail’in saldırıları nedeniyle Filistin’de yaşayan ailelerinin can güvenliğinden endişe ediyor. İsrail saldırıları altında yaşam mücadelesi veren ailelerinin yaşadığı tehlike, Filistinli öğrencileri de derinden etkiliyor. Yozgat Bozok Üniversitesi’nde öğrenimlerini sürdüren Filistinli öğrenciler, İsrail’in saldırıları nedeniyle ülkelerinde yaşayan ailelerinin hayatından endişe duyuyor. Ailelerinden uzakta yaşamanın son derece zor olduğunu söyleyen öğrenciler, akrabalarının can güvenliği için kaygılanıyor. İsrail’in Filistin’e yönelik bombardımanı ve çatışmaları sırasında ailelerinin yaşadığı tehlikeden Filistinli öğrenciler de etkileniyor. Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Evren Yaşar da Filistinli öğrencilerle bir araya gelerek sohbet edip, aileleriyle olan iletişimleri ve ihtiyaçları hakkında bilgi aldı. Umarım biran önce savaş biter Yozgat Bozok Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi öğrencilerden Dunia Alborra, akrabalarından haber alamadıkları için endişeli olduklarını söyleyerek, “Filistin’de şu an mücadele eden birçok akrabalarımız var, maalesef onlardan haber alamıyoruz. Acaba sağlar mı ondan da haberimiz yok umarım biran önce savaş biter, kurtulurlar. Temennimiz bu insanların o savaştan sağ salim çıkması, dua ediyoruz ve çok üzülüyoruz. Kalbimiz onlarla her zaman. Oradaki durumlar çok vahim, herkes evinde otururken üzerlerine bombalar yağıyor. Rabbim onların yardımcıları olsun. Akrabalarla en son 5 gün önce çok zor bir şekilde görüştük o da mesaj yoluyla. İnterneti zaten bilerek kesiyorlar, orada hiçbir şekilde haberdar olmayalım diye. Korku ve endişe içindeyiz, onlar için korkuyoruz. Onlara dua ediyoruz, biran önce savaş biter, kurtulurlar ve katliamlar sona erer” dedi. Ailem için endişeleniyorum Mühendislik-Mimarlık Fakültesi öğrencisi Khalid Yamak ise “Annem, babam ve 5 kardeşim Filistin’de ve haber alamıyorum. 3 gün önce konuştum, durumları çok kötü, onlar için çok korkuyorum. Görüşemiyorum onlarla ailemi çok özledim. Çok korkuyorlar, inşallah bu savaş biter” şeklinde konuştu. Filistin’de savaş çok vahim bir şekilde sürüyor Öğrencilerden Shahd Alborra da, “Filistin’de çok vahim bir şekilde savaş oluyor, ne zaman biter hiçbir fikrimiz yok. Hiç bitecek gibi değil çocuklar, anneler ölüyor. Hiç kimse bir şey yapamıyor. Çok kötü bir durumdayız, korkuyoruz, onlar adına endişeliyiz. Filistin’de birçok akrabamınız var hiçbir şekilde ulaşamıyoruz, en son 5 gün önce ulaşabildik ve durumları çok kötüydü. İnşallah bu savaş biran önce biter, herkes kurtulur, hayatları çok güzel bir şekilde devam eder” ifadelerine yer verdi. Filistinli öğrencilerimizin acılarını hafifletmeye çalışıyoruz Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Evren Yaşar ise üniversitelerinde öğrenimlerini sürdüren Filistinli öğrencilerin yanlarında olduklarını ve acılarını paylaştıklarını söyleyerek, “Dünyanın gözü önünde yaşanan bir katliam var, biz de ülke olarak dünyaya örnek olacak şekilde tepkiler vermeye devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın başkanlığında Filistin halkının yanında olduğumuzu her fırsatta belli ediyoruz. Tabii üniversitelerimizde de öğrencilerimiz var, bizim üniversitemizde olan öğrencilerimizle de zaman zaman bir araya geliyoruz. Onların ihtiyaçlarını tamamlama hususunda elimizden geleni yapıyoruz. Onların acılarını hafifletmeye çalışıyoruz, o bölgede hepsinin akrabaları var. Burada acılarıyla beraber başka sıkıntıları da olmasın diye elimizden geleni yapıyoruz. Yardımcı olmak adına onlarla beraberiz. Gönlümüzle, dualarımızla sesimizin yettiği kadar Yozgat Bozok Üniversitesi olarak onların acılarını paylaşmaya devam edeceğiz, onların yanındayız” dedi.
Atık cam şişeler, kadınların ellerinde sanat eserine dönüşüyor
04 Kasım 2023 Cumartesi - 10:30 Atık cam şişeler, kadınların ellerinde sanat eserine dönüşüyor Yozgat’ın Sorgun ilçesinde atık cam şişeleri erittikten sonra çeşitli aşamalardan geçirerek birer sanat eserine dönüştüren kadınlar, hem meslek öğreniyor hem de aile bütçelerine katkıda bulunuyor. Sorgun Halk Eğitim Merkezi bünyesinde Hilal Evleri’nde açılan alevle cam şekillendirme ve cam obje kursuna kadınlar yoğun ilgi gösteriyor. Usta öğretici Gülay Gümüş öncülüğünde cam sanatının inceliklerini öğrenen kursiyerler, çevrelerinden ve evlerinden topladıkları atık gazoz, soda ve ilaç şişelerini kırarak yüksek ısıda eritiyor. Kursiyer kadınlar daha sonra şekillendirdikleri cam parçalarını fırına koyuyor. Bileklik, kolye, kül tablası, tabak, nazar boncuğu ve çeşitli süs eşyaları üreten kadınların yaptığı birbirinden güzel el emeği ürünler adeta göz kamaştırıyor. Kursta kadınlar hem meslek öğreniyorlar hem de ürettikleri ürünleri satarak aile bütçelerine katkı sunuyorlar. Kadınlar ayrıca doğadan topladıkları soda şişelerini işleyerek hem çevreye hem de geri dönüşüme katkı sağlıyorlar. Hem meslek öğreniyor hem de bütçemize katkı sağlıyoruz Sorgun Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Hilal Evleri’nde alevle cam şekillendirme kursuna katılan kursiyer Betül Kayaalp, “Kursta camdan takılar, biblolar, kolyeler ve süs eşyaları üretiyoruz. Bunları tamamen geri dönüşüme ait olan gazoz ve soda şişelerinden yapıyoruz. Bu atıkları birer sanat eserine dönüştürüyoruz. Evlerde oturmak yerine burada hem sanat öğreniyoruz hem de kaliteli zaman geçiriyoruz. Aynı zaman da kursiyerlerin hepsi burada olmaktan memnun. Sergilerde ve fuarlarda oluşturduğumuz etkinliklerle de bu ürünleri satarak aile bütçemize destek oluyoruz” dedi. Çevre kirliliğinin önüne geçiyoruz Atık cam şişeleri geri dönüşüme kazandırdıkları için mutlu olduklarını söyleyen usta öğretici Gülay Gümüş ise, “Halk Eğitim Merkezi tarafından Hilal Evleri’nde açılan alevli cam şekillendirme ve cam obje yapımı kursunda faaliyet gösteriyoruz. Burada 3. yılımıza girdik. Sıfır atık dediğimiz soda, zeytinyağı ve şurup şişelerini hanımlar çöpe atmak yerine buraya getirip değerlendiriyorlar. Hatta kursa katılanların dışında mahallede yaşayan kadınlar da bize poşetlerle cam getiriyorlar. Böylece hem çevre kirliliğinin önüne geçiyoruz hem de doğada camların birikmesine mani oluyoruz. Kursiyerlerimiz atık şişeleri değerlendiriyor. Çok güzel çalışmalarımız var, doğaya zarar verecek camları burada değerlendirip kullanıma kazandırmak ve bundan gelir elde etmek çok güzel. Bu şişeler buraya gelen kursiyerlerimizin elinde birer sanat eserine dönüşüyor" şeklinde konuştu.
Okuma yazma kursu kadınlara umut oldu
02 Kasım 2023 Perşembe - 12:13 Okuma yazma kursu kadınlara umut oldu Yozgat’ta çeşitli sebeplerle eğitimlerine devam edemeyen 30 ila 70 yaş arasındaki kadınlar, Halk Eğitim Merkezi’nin açtığı kurslarda okuma yazma öğrenmenin mutluluğunu yaşıyor. Yozgat Halk Eğitim Merkezi’nde ekim ayında açılan birinci kademe okuma yazma kursu yoğun ilgi gördü. Bireylerin toplumsal hayata katılımlarını sağlamak maksadıyla açılan okuma yazma kursuna özellikle yaşları 30 ila 70 arasında değişen kadınlar katıldı. Okuma yazma bilmedikleri için günlük hayatta zorlanan kadınlar, yaşadıkları sorunlarla baş edebilmek için okuma yazma öğrenmeye çalışıyor. Günlerinin bir bölümünü ev işleriyle, diğer bölümünü de kursta geçiren kadınların azmi ve gayreti ise takdir topluyor. Okuma yazma kursunun ilk etabını bitiren kursiyerler, ikinci kademe okuma yazma kursuna da devam ederek, ilkokul diplomasına eş değerde belge almaya hak kazanabiliyor. Kursa katılan 56 kursiyerden bazıları okula hiç gitmediklerini, bazıları da eğitimlerini çeşitli nedenlerle yarıda bıraktıklarını belirtti. "Okuma yazma bilmediğim için yıllarım boşa gitti" Fransa’da yaşayan ve zaman zaman memleketi Yozgat’a gelen 70 yaşındaki Zeliha Bağcı, Halk Eğitim Merkezi’nde okuma yazma kursuna katılma kararı aldığını söyleyerek, “Okuma yazmayı bilmiyorum. Üç yaşında öksüz kaldım, annem yoktu. Bizim köyümüzde okula kız çocuğunu göndermiyorlardı. O yüzden okula gidemedik. Evlendim Ankara’ya gittim, oradan Fransa’ya gittik. Fransa’da da çok zorluklar çektik. Dil bilmiyorduk, okumuşluğum yoktu. Bir şey almaya kalkışsam üstünü okuyup da alamıyordum. Birilerini yanımda götürüyordum. Bu zamana kadar okuyamadım. Çok istedim okuyayım diye ama demek ki kısmet bu seneymiş. O yüzden 30-35 senem boşa gitti. Kendi işimi kendim yapıyordum. Beş yaşında çocuk gibiyim, yani yeni doğmuşa döndüm. Okuma yazma öğreniyoruz. Buranın çok fazla faydasını gördüm” dedi. "Çocuğumun eğitimine katkıda bulunmak için kursa geliyorum" 4 yaşındaki oğlunun eğitimine katkıda bulunabilmek için okuma yazma kursuna geldiğini söyleyen 46 yaşındaki Neziha Peksert ise, “Benim de hayallerim var, iş yeri açmak. Okuma yazma zorluğu çeken hanımlara örnek olmak istiyorum. Bir kadın ayakta durabilir diye düşünüyorum. Durması da gerekiyor. Çünkü her zaman anne, baba, eş, arkadaş, dost yanında olamıyor. Ben depremde bunu daha iyi anladım. Çünkü bir anda hiç kimsen olmuyor, tek başına kalıyorsun. Ben oğlumun eğitimine katkıda bulunmak ve üniversite hayalimi gerçekleştirmek için okuma yazma kursuna geliyorum” diye konuştu. Çocuklarına mesaj göndermek için ter döküyor Babasının kendisini okula göndermediğini söyleyen 48 yaşındaki Elif Solmaz, “Başarmayı istiyorum. Hedefim okuyup yazmak. Hep okuyup yazmak istiyorum. Ondan sonra çocuklarıma mesaj göndermeyi, mesaj yazmayı, onların gönderdiğini heceleyerek okuyorum ama şu an yazamıyorum. Alışveriş yapmaya gittiğimde çok zorluk çekiyordum. Herkese de soramıyorum çekiniyorum. O yüzden herkesin okuma yazma öğrenmesini istiyorum” dedi. "Mevcut 56 aktif kursiyerimiz var" Yozgat Halk Eğitim Merkezi Müdür Yardımcısı Mehmet Yücesoy, okuma yazma kursuna katılan 56 kursiyerleri bulunduğunu söyleyerek, “Yozgat Halk Eğitim Merkezi’nde yetişkinlere yönelik okuma yazma kursu vermekteyiz. Mevcut şu anda 56 aktif kursiyerimiz var. 10’un üzerinde de öğretmenimiz okuma yazma kursu vermektedir. 14 yaşını bitirmiş, okuma yazma öğrenmemiş veya okulu yarıda bırakmış bütün vatandaşlarımız kurumumuza gelerek okuma yazma öğrenebilir, kurslarımıza başvurabilirler. Okulumuzun sınıflarının dışında da tahsis edilen diğer eğitim kurumlarında da kursları verebilmekteyiz. Bir kişi dahi olsa öğretmen gönderebilmekteyiz. Yetişkinlere yönelik okuma yazma kursumuz yaklaşık 160 saat sürmekte ve birinci kademe eğitim sertifikası verilmektedir. Eğer isterlerse ikinci kademe eğitim sertifikası için de 220 saatlik ayrıca üst kademe kurslarına da devam ederek ilkokul mezunu diploması seviyesinde geçen sertifikalarımızı almaktalar” dedi.
Okuma yazma kursu kadınlara umut oldu
02 Kasım 2023 Perşembe - 12:09 Okuma yazma kursu kadınlara umut oldu Yozgat’ta çeşitli sebeplerle eğitimlerine devam edemeyen ve yaşları 30 ila 70 arasında değişen kadınlar, Halk Eğitim Merkezi tarafından açılan kurslara katılarak okuma yazma hayallerini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyor. Yozgat Halk Eğitim Merkezinde ekim ayında açılan birinci kademe okuma yazma kursu yoğun ilgi görüyor. Bireylerin toplumsal hayata katılımlarını sağlamak maksadıyla açılan okuma yazma kursuna özellikle yaşları 30 ila 70 arasında değişen kadın katılıyor. Bu yıl açılan okuma yazma kursuna katılan 56 kursiyerin kimi ilkokul eğitimine hiç başlamamış kimi de başladıkları eğitimini çeşitli nedenlerle yarı da bırakmış. Okuma yazma bilmedikleri için günlük hayatta birçok noktada zorlanan kadınlar, yaşadıkları sorunlarla baş edebilmek için okuma yazma öğrenmeye çalışıyor. Günlerinin bir bölümünü ev işleriyle, diğer bölümünü de kursta geçiren kadınların azmi ve gayreti de takdir topluyor. Büyük oranda kadınların tercih ettiği okuma yazma kursunun ilk etabını bitiren kursiyerler, ikinci kademe okuma yazma kursuna da devam ederek, ilkokul diplomasına eş değerde belge almaya hak kazanabiliyor. "Okuma yazma bilmediğim için yıllarım boşa gitti" Fransa’da yaşayan ve zaman zaman memleketi Yozgat’a gelen 70 yaşındaki Zeliha Bağcı, halk eğitim merkezinde okuma yazma kursuna katılma kararı aldığını söyleyerek, “Okuma yazmayı bilmiyorum. Üç yaşında öksüz kaldım. Annem yoktu. Bizim köyümüzde okula kız çocuğunu göndermiyorlardı. O yüzden okula gidemedik. Evlendim, Ankara’ya gittim. Oradan Fransa’ya gittik. Fransa’da da çok zorluklar çektik. Dil bilmiyorduk. Okumuşluğum yoktu. Bir şey almaya kalkışsam, üstünü okuyup da alamıyordum. Birilerini yanımda götürüyordum. Bu zamana kadar okuyamadım. Çok istedim okuyayım diye ama demek ki kısmet bu seneymiş, o yüzden 30-35 senem boşa gitti. Kendi işimi kendim yapıyordum. Beş yaşında çocuk gibiyim, yani yeni doğmuşa döndüm. Okuma yazma öğreniyoruz. Buranın çok fazla faydasını gördüm.” dedi. "Çocuğumun eğitimine katkı da bulunmak için kursa geliyorum" 4 yaşındaki oğlunun eğitimine katkı da bulunabilmek için okuma yazma kursuna geldiğini söyleyen 46 yaşındaki Neziha Peksert ise, “Benim de hayallerim var, iş yeri açmak. Okuma yazma zorluğu çeken hanımlara örnek olmak istiyorum. Bir kadın ayakta durabilir diye düşünüyorum. Durması da gerekiyor. Çünkü her zaman anne, baba, eş, arkadaş, dost yanında olamıyor. Ben depremde bunu daha çok iyi anladım. Çünkü bir an da hiç kimsen olmuyor, tek başına kalıyorsun. Ben oğlumun eğitimine katkı da bulunmak ve üniversite hayalimi gerçekleştirmek için okuma yazma kursuna geliyorum” diye konuştu. Çocuklarına mesaj göndermek için ter döküyor Babasının kendisini okula göndermediğini söyleyen 48 yaşındaki Elif Solmaz, “Başarmayı istiyorum. Hedefim okuyup yazmak. Hep okuyup yazmak istiyorum. Ondan sonra çocuklarıma mesaj göndermeyi, mesaj yazmayı, onların gönderdiğini heceleyerek okuyorum ama şuan yazamıyorum. Alış veriş yapmaya gittiğim de çok zorluk çekiyordum. Herkese de soramıyorum çekiniyorum, o yüzden herkesin okuma yazma öğrenmesini istiyorum” ifadelerine yer verdi. "Mevcut 56 aktif kursiyerimiz var" Yozgat Halk Eğitim Merkezi Müdür Yardımcısı Mehmet Yücesoy ise şu an da okuma yazma kursuna katılan aktif 56 kursiyerin bulunduğunu söyleyerek, “Yozgat Halk Eğitim Merkezi’nde yetişkinlere yönelik okuma yazma kursu vermekteyiz. Mevcut şu an da 56 aktif kursiyerimiz var. 10’un üzerinde de öğretmenimiz okuma yazma kursu vermektedir. 14 yaşını bitirmiş, okuma yazma öğrenmemiş veya okulu yarıda bırakmış bütün vatandaşlarımız kurumumuza gelerek okuma yazma öğrenebilir, kurslarımıza başvurabilirler. Okulumuzun sınıflarının dışında da tahsis edilen diğer eğitim kurumlarında da kursları verebilmekteyiz. Bir kişi dahi olsa öğretmen gönderebilmekteyiz. Yetişkinlere yönelik okuma yazma kursumuz yaklaşık 160 saat sürmekte ve birinci kademe eğitim sertifikası verilmektedir. Eğer isterlerse ikinci kademe eğitim sertifikası için de 220 saatlik ayrıca üst kademe kurslarına da devam ederek ilkokul mezunu diploması seviyesinde geçen sertifikalarımız almaktalar.” dedi. (BMG-OE-