Yerel Haberler
Yozgat
Yuvalarına dönen leylekler Yozgat’ta baharı müjdeledi 17 Mart 2026 Salı - 11:36:00 Yozgat’ta yuvalarına dönen leylekler vatandaşları sevindirdi. İlkbaharın habercisi olan leylekler köylerde ilgiyle karşılanırken, elektrik direklerindeki yuvaları ve köyde oluşturdukları görüntüler dronla görüntülendi. Yerköy ilçesi Saray köyü ve Aydıngün köyünde yıllardır elektrik direklerine kurdukları yuvalarda yaşayan leylekler bu yıl da köylere geldi. Yuvalarına dönüş yapan onlarca leylek, köylerde dikkat çeken görüntüler oluşturuyor. Köy halkı ise leylekleri yıllardır koruyarak yuvalarına zarar verilmesine izin vermiyor. 1950-51 yıllarında Bulgaristan’dan göç ederek Aydıngün köyüne yerleşen vatandaşlar, leylekleri köyün bir parçası olarak görüyor. Bölgedeki sulak alanlar ve çayırlarda beslenen leylekler, fare, kurbağa ve çeşitli haşeratlarla beslenerek çiftçilere de fayda sağlıyor. "Leylekler bize neşe veriyor" Köy sakini Rıdvan Ayan, leyleklerin her yıl köye geldiğini belirterek, "Bu köyde çiftçilik yapıyorum. Leylekler her sene köyümüze gelirler ve giderler. Köyümüzün insanları tarafından korunur bunlar. Hiç taş falan atılmaz bunlara. Yuvalarına da dokunmak olmaz. Her sene çok şükür geliyorlar. Bize bir neşe veriyorlar. Gelenler de zaten bunlara bakıyorlar" dedi. "Çiftçiye de faydalılar" Leyleklerin doğal yaşama sağladığı katkılardan söz eden Ayan, "Fare olsun, kurbağalar olsun. Yani bütün haşeratları yiyorlar. Çiftçiye de faydalılar o bakımdan. Biraz da toplumumuz şimdi bunlar kışın göç ettikçe sıcak yerlere Suudi Arabistan’a gittiğini falan zannediyorlar. Bunlara bir kutsallık veriliyor. Biraz da ondan dolayı herhalde Hacı Leylek diyorlar" diye konuştu. Her yıl aynı yuvalarına dönen leylekler, köylerde hem doğaya katkı sağlıyor hem de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Leyleklerin dönüşü bölgede baharın en önemli habercilerinden biri olarak görülüyor.
Bahçesinde yetiştirdiği su kabaklarını süs eşyalarına ve kabak kemaneye dönüştürüyor
01 Ekim 2023 Pazar - 14:47 Bahçesinde yetiştirdiği su kabaklarını süs eşyalarına ve kabak kemaneye dönüştürüyor Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde yaşayan 62 yaşındaki emekli Mehmet Ay, evinin bahçesinde yetiştirdiği su kabaklarından çeşitli süs eşyaları ve kabak kemane yapıyor. Yozgat’ın Yerköy ilçesi sınırına komşu ilçelerden Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde yaşayan Mehmet Ay, özel olarak temin ettiği tohumlardan ürettiği su kabağı ile çeşitli süs eşyaları ve kabak kemane elde ediyor. Evinin bahçesine kurduğu atölyesinde Rum ustalardan öğrendiği kabak kemane işini sanatını yıllardır sürdüren Ay, baston, maket ev, Osmanlı sandıkları, lamba ve abajura kadar birçok süs eşyası üretiyor. Yaptığı ahşap çalışmaların tamamen kendi tasarımı olduğunu ve büyük kısmında çivi dahi kullanmadığını söyleyen Ay, ürettiği sanat eserlerinin satışını da gerçekleştirerek aile bütçesine katkı sunuyor. "Günde iki tane kabak kemane yapıyorum" Kabak kemane işini evinin bahçesindeki atölyesinde yaptığını kaydeden Ay, “Tüm malzemelerimi bir araya toplayarak başta kabak kemane olmak bastondan ev maketlerine, Osmanlı sandıklarından kabak lambalarına kadar birçok ürünü yaptım. Kabak kemanenin yapımı oldukça hassas, dikkat isteyen emek isteyen bir iş. Günde iki tane kabak kemane yapmaya çalışıyorum. Bazen bu süreç uzayabiliyor bunun sebebi de dönem dönem kabak bulamayışımdır. Evimin bahçesinde kendi ürettiğim kabaklardan üretim yapıyorum. Biliyorsunuz kabak bir sebze. Bir sebzeyi alıyorsunuz değişik hayvanların derisini, bazı hayvanların gerekirse bağırsağı, bazılarının yürek zarı, bunları kullanarak bir ağaçla birleştirerek bir enstrüman haline getiriyorsunuz. Kabakların kuruması zaman alıyor. Yağışlı geçen mevsimlerde bu süreç daha da uzuyor. Bu sene yine böyle oldu. Başka köylerdeki arkadaşlardan kabak temin ediyorum. Üzerine sürülen verniğin kuruması, yayda kullanılan at kılının bulunması ki bunu bulmakta da zorluk yaşayabiliyorum. Baştan sona kolay olmayan nazlı bir iş” dedi. "Kabak kemane işini Rum ustalardan öğrendim" Kabak kemane işini Rum ustalardan öğrendiğini, şimdi bu ustaların hiçbirinin yaşamadığını söyleyen Mehmet Ay, “Bu sanata sahip çıkılmalı, bu işi yapan çok kimse kalmadı. İmkanım elverdiği sürece bu mesleği yapmaya devam edeceğim. Bu mesleğin nadir bayrak taşıyıcılarından biriyim. Ben aldığım belgeler sayesinde üniversitelerde ders verecek durumdayım. Yeni jenerasyona kabak kemanenin tanıtılması ve sahiplendirilmesi gerekli. Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde enstrüman yapımcılığının olması çok önemli. Bu konuda girişimlerim var ama henüz bir sonuç alamadım. Bu meslek zanaatı taşıyan ve sahip çıkılması gereken bir meslek” diye konuştu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz: “Bu partiyi millet nasıl kurduysa, bu partinin belediye başkanlarının da kim olacağına millet karar verecek"
29 Eylül 2023 Cuma - 15:45 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz: “Bu partiyi millet nasıl kurduysa, bu partinin belediye başkanlarının da kim olacağına millet karar verecek" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, "Şimdi bazen bana soruyorlar. Belediye başkanlarını nasıl seçeceksiniz diyorlar. Şaşırarak bakıyorum. Belediye başkanlarını biz seçmeyeceğiz ki. Belediye başkanlarını millet seçecek. Bu partiyi millet nasıl kurduysa, bu partinin belediye başkanlarının da kim olacağına millet karar verecek" dedi. AK Parti Yozgat İl Başkanlığını ziyaret eden AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, İl Başkanı Yusuf Başer’den il genelindeki çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yerel yönetimlerle AK Parti teşkilatının kaynaşması, belediye başkanlarının yaptığı ve yapmakta olduğu işleri yerinde görmek amacıyla Yozgat’a geldiklerini söyleyen Yılmaz, “AK Parti bir siyasi hareket olmaktan öteye bir dava hareketidir. AK Parti’yi diğer siyasi hareketlerden ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi bir dava hareketi olmasıdır. Bizler kendisini bir inanmışlığın, inandığımız bir davanın neferi gibi görürüz. Bizim siyasi muhaliflerimiz öyle değil. Onlar bir davanın mensubu, davanın bir neferi gibi kendilerini görmezler. Onlar bir ideolojinin sahibi gibi kendilerini görürler. Zaten söylerler dava diye bir terminoloji onların lügatinde yoktur. Onlarda ideoloji vardır. O ideolojiye sahip olan insanların bir araya geldiği bir harekettir onlarınki ve onlar o ideolojiyi iktidar yapmaya çalışırlar. O ideoloji iktidar olursa da onun iktidarından, onun sahip olduğu güçten, makam, mevki rütbe elde ederler. Tıpkı 28 Mayıs seçimlerinden sonra hüsrana uğradıktan sonra o seçimlerin süreci boyunca ifade ettikleri makamları, hayal ettikleri makamları kaybettikten sonra birbirlerine nasıl düştüklerini, birbirleriyle hangi gaye ile bir araya geldiklerini, seçimlerdeki mağlubiyetten sonra birbirlerinin yüzünü tırmaladıkları aşamada ne için bir araya geldiklerini hep birlikte gördük. Biz ise bu davanın muvaffak olmasını bekleriz. Ama bu davanın muvaffak olmasından bizim beklentimiz yoktur. Bizim beklentimiz tam tersine onların beklentisi gibi bir beklenti değildir. Bizim beklentimiz kulun duası ve onun beraberinde de Allah’ın rızasıdır. Altını çizerek söylüyorum. Biz bu davaya hizmet ederken kulun duasını alacağımıza inanırız. Kulun duasını aldığımız zaman da oradan Allah’ın rızasının geleceğini düşünürüz” dedi. "Belediye başkanını biz seçmeyeceğiz, millet seçecek" 11 buçuk milyon üyesi olan AK Parti teşkilatının gelecekte daha da büyüyeceğini ifade eden Yılmaz, yerelde büyük bir AK Parti belediyeciliği hareketinin olduğunu söyledi. Yılmaz, “Türkiye’de bin 392 belediye var. Bu bin 392 belediyenin 810 tanesi AK Parti, 231 tanesi de Milliyetçi Hareket Partisi’ne bağlı olan belediyeler. Yani Cumhur İttifakımızla birlikte bin 41 belediyeyle birlikte büyük bir AK Parti ordusu yerelde ülkemize hizmet ediyor. Bu çok büyük bir güç değil mi? Allah’ın izniyle bu belediyelerde şu anda çalışan 260 bin insanımız var. Bu sayı sadece 810 AK Partili belediyelerde. 12 bin civarında bürokratımız var. İnsanımız nereye doğru yürümemizi istiyorsa oraya yürüyen bir hareketiz. Milletimiz ne diyorsa onu yapmaya çalışan bir hareketiz. Şimdi bazen bana soruyorlar. Belediye başkanlarını nasıl seçeceksiniz diyorlar. Şaşırarak bakıyorum. Belediye başkanlarını biz seçmeyeceğiz ki. Belediye başkanlarını millet seçecek. Millet kimi istiyorsa, millet neyi dediyse. Bu partiyi millet nasıl kurduysa, bu partinin belediye başkanlarının da kim olacağına millet karar verecek. Biz millete yukarıdan bakan, milletin içinde olmayan bir yönetim kadrosu olsak, milletin ne dediğini de tam anlayamayabiliriz. Milletin ne dediğini bizim kadar iyi anlayan bir başka dava hareketi yok” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Yusuf Başer ve il, ilçe belediye başkanlarıyla bir araya geldi.
Yarım asırlık ayakkabı ustası Bekir Tansel: “Dünyaya bir daha gelsem ayakkabı tamircisi olurum”
28 Eylül 2023 Perşembe - 13:24 Yarım asırlık ayakkabı ustası Bekir Tansel: “Dünyaya bir daha gelsem ayakkabı tamircisi olurum” Yozgat’ta ayakkabı tamirciliği mesleğini ilk günkü heyecanla 50 yıldır sürdüren Bekir Tansel, “Dünyaya bir daha gelsem ayakkabı tamircisi olurum, mesleğimi severek yapıyorum” dedi. Yozgat’ta babasından öğrendiği ayakkabı tamirciliğine 9 yaşında başlayan Bekir Tansel (59), özenle yaptığı kundura tamirciliğini gelişen teknolojiye inat sürdürüyor. İşini severek yapan Tansel, mesleği devam ettirecek çırak bulamamaktan yakınıyor. Yarım asırlık ayakkabı ustası Tansel, değişen tüketim alışkanlığı sebebiyle eskisi kadar müşteri gelmese de her sabah açtığı dükkanında kazandığı ile evine ekmek götürmeye gayret ediyor. Lüks tüketim alışkanlıklarından dolayı insanların günümüzde ayakkabıyı tamir ettirerek giymek yerine yenisini almayı tercih ettiğini söyleyen Tansel, “1970 yılında ayakkabı tamirciliği mesleğine başladım. 1979 yılında ise kendi iş yerimi açtım. O günden bugüne ayakkabı tamirciliğine devam edip vatandaşlarımıza hizmet veriyorum. Tam 50 sene oldu. Ben mesleğimi seviyorum ve işimi severek yapıyorum. Yine böyle bir tercihim olsa mesleğimi tercih ederim. Ben çırak bulmakta zorlanıyorum. Bunun çaresi de eğitim yoluyla olmalı, yani çıraklık okullarından yetişmelerini bekliyoruz. Bizden sonra yeni neslin gelmesi çok zor artık, sanat ve sanatkarlık kalmıyor” dedi. Günümüzde gençlerin lüks yaşamı seçtiği için ayakkabı tamiratına pek yaklaşmadığını da söyleyen Tansel, “Ayakkabı fiyatları yükseldiği için tamirata elbette talep var ama geçmişe baktığımızda şu an fazla bir iş artışı olmadı. Bunun nedeni de gençler artık tamir edilmiş ayakkabıyı giymiyorlar ama orta kesim fedakarlık yapıp tamir olan ayakkabıyı giymeye devam ediyorlar” şeklinde konuştu.
Yarım asırlık ayakkabı ustası: “Dünyaya bir daha gelsem yine ayakkabı tamircisi olurum”
28 Eylül 2023 Perşembe - 13:20 Yarım asırlık ayakkabı ustası: “Dünyaya bir daha gelsem yine ayakkabı tamircisi olurum” Yozgat’ta ayakkabı tamirciliği mesleğini ilk günkü heyecanla 50 yıldır sürdüren Bekir Tansel, “Dünyaya bir daha gelsem ayakkabı tamircisi olurum, mesleğimi severek yapıyorum” dedi. Yozgat’ta babasından öğrendiği ayakkabı tamirciliğine 9 yaşında başlayan Bekir Tansel(59), özenle yaptığı kundura tamirciliğini gelişen teknolojiye inat sürdürmeye devam ediyor. İşini severek yapan Tansel, mesleği devam ettirecek çıkarak bulamamaktan yakınıyor. Yarım asırlık ayakkabı ustası Tansel, değişen tüketim alışkanlığı sebebiyle eskisi kadar müşteri gelmese de her sabah açtığı dükkanında kazandığı ile evine ekmek götürmeye gayret ediyor. Lüks tüketim alışkanlıklarından dolayı, insanların günümüzde ayakkabıyı tamir ettirerek giymek yerine, yenisini almayı tercih ettiğini de söyleyen Tansel, “1970 yılında ayakkabı tamirciliği mesleğine başladım. 1979 yılında ise kendi iş yerimi açtım o günden bu güne ayakkabı tamirciliğine devam edip vatandaşlarımıza hizmet veriyorum. Tam 50 sene oldu. Ben mesleğimi seviyorum ve işimi severek yapıyorum, yine böyle bir tercihim olsa mesleğimi tercih ederim. Ben çırak bulmakta zorlanıyorum. Bunun çaresi de eğitim yoluyla olmalı yani çıraklık okullarından yetişmelerini bekliyoruz. Bizden sonra yeni neslin gelmesi çok zor artık, sanat ve sanatkarlık kalmıyor” dedi Günümüzde gençlerin lüks yaşamı seçtiği için ayakkabı tamiratına pek yaklaşmadığını da söyleyen Tansel, “Ayakkabı fiyatları yükseldiği için tamirata elbette talep var ama geçmişe baktığımızda şu an fazla bir iş artışı olmadı. Bunun nedeni de gençler artık tamir edilmiş ayakkabıyı giymiyorlar ama orta kesim fedakarlık yapıp tamir olan ayakkabıyı giymeye devam ediyorlar” şeklinde konuştu.