Yerel Haberler
Yozgat
27 Şubat 2026 Cuma - 09:26 Ramazan’da mideyi yormadan hem ruhsal hem fiziksel dinlenme mümkün İslam dünyası için manevi bir arınma mevsimi olan Ramazan ayı, dini bir vecibe olmanın ötesinde, vücudun hem fiziksel hem de manen dinlenmesi açısından çok yönlü faydaları beraberinde getiriyor. Uzmanlar, gün boyu süren açlık süresinin dengeli beslenme halinde vücutta yenilenmeyi sağladığını belirtiyor. Yozgat Şehir Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Ayşe Sağdıç, Ramazan ayında sağlıklı beslenmenin önemine değindi. 12-13 saat süren açlık ve susuzlukla geçen oruç süresi boyunca enerji dengesinin korunması, kan şekeri dalgalanmalarının önüne geçilmesi, uyku performansının dengede tutulması ve mide yükünün arttırılmaması gibi hususlarda ipuçları verdi. "Sahur öğününü atlamamak gerekir" Sağdıç, "Önemli olan ara öğün sayısını arttırarak mideye fazla yük bindirmeden bu süreci geçirmek. En sık yapılan hatalardan birisi sahur öğününün atlanması. Sahurun atlanmasıyla birlikte orucun içinde yaşanacak halsizlik, baş dönmesi, baş ağrısını tetikleyebileceği ve kan şekerinde ani değişimlerin olabileceği gözlemleniyor. Sahurda yapılacak hafif bir kahvaltı kan şekeri dalgalanmasının önüne geçebilir. Yine hafif bir çorba, zeytinyağlı bir salata, baharatsız bir sebze yemeği de yenilebilir. Uyanmakta zorlanan bireyler bir tabak hazırlayıp içine yoğurt ya da süt yanına bir meyve ekleyerek fındık, ceviz, badem ekleyebilir. Bu da uyanma süresini kısaltabilir. Sahurda susuzluk hissiyatını en aza indirecek besinler tüketilmeli. Peynir veya zeytinin tuzsuz olanı tercih edilmeli. Kızartma, salamura, işlenmiş besinler tüketilmesinin önüne geçilmeli" dedi. "İftar 2 öğün şeklinde planlanabilir" İftarda önemli olanın mideye gastrik yük bindirmemek olduğunu söyleyen Sağdıç, daha hafif yemekleri tercih etmek gerektiğini belirtti. Sağdıç, "Bireylere mideyi yormamak adına iftarı 2 öğün şeklinde planlamalarını tavsiye ediyoruz. İlk olarak suyla oruç açıldıktan sonra hurma ve 1-2 tane zeytin yenilebilir. Ardından çorba faslına geçilebilir. Bunun ardından 10-15 dakika dinlenilebilir. Bunun nedeni beynin tokluk merkezine iletilen süreye yardımcı olabilmek. Ana yemekte haşlanmış bir kırmızı et, haşlanmış beyaz et, fırınlanmış balık veya kırmızı et tüketilebilir. Baklagil veya zeytinyağlı sebze yemeği tüketilebilir. Yeşil yapraklı salata tüketimi olmalı. Sıvı ihtiyacını karşılayacak cacık ve ayran da olmalı" cümlelerini kullandı. Kronik hastalığı ve uzun süreli ilaç kullanımı olan bireylerin özellikle diyabet hastalarının kan şekerinde dalgalanmaları sıklıkla yaşadığını ifade eden Sağdıç, "Doktor kontrolünde bir hekime danışarak diyetisyen kontrolünde ilerlenmesini söylüyoruz" dedi. Ramazan ayının iç organlarımızı ve ruhumuzu dinlendirmek açısından önemli olduğunu belirten Sağdıç, "Ramazan ayı sürecini ruhu dinlendirmek kadar iç organlarımızı da dinlendirme olarak görebilir insanlar. Bizim için bir avantaj haline çevirebilmeliyiz. Karaciğerlerimiz dinleniyor. Midemiz dinlenebilir. Kan şekeri dengelenmesi de sağlanarak vücudu bir forma sokmak da bize Ramazan ayının önemini gösteriyor" şeklinde konuştu.
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:38 Yozgat’ta kuraklık sonrası sevindiren gelişme: Barajlarda doluluk oranı arttı Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, son dönemde kuraklık ve su sıkıntısı yaşanan ildeki barajlarda su seviyelerinde önemli artış olduğunu söyledi. Yozgat’ta son 1,5-2 ay içerisinde ciddi bir su sıkıntısıyla karşı karşıya kalındığını hatırlatan Başkan Arslan, sorunun temelinde geçtiğimiz yıl ve önceki yıllarda yaşanan yetersiz yağışların bulunduğunu ifade etti. Özellikle geçen yıl kente yeterli yağış düşmediğini belirten Arslan, "Baraja neredeyse hiç yeni su girişi olmadı. Bu nedenle ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıya kaldık" dedi. "Musabeyli Cemil Çiçek Barajı’nda seviye yüzde 15’e çıktı" Musabeyli Cemil Çiçek Barajı’nda su seviyesinin kısa sürede yükseldiğini aktaran Başkan Arslan, yapılan çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: "Baraj bölgesinde yeni kanallar açtık, baraja gelen dereleri ıslah ettik. Baraj havzasında yeni su kuyuları açarak, suyu doğrudan baraja ulaştırdık. Daha önce kuraklık nedeniyle akmayan ancak son yağışlarla yeniden akmaya başlayan dereleri de baraj havzasına yönlendirdik. Ayrıca ciddi manada yağış aldık. Bu çalışmaların ve yağışların neticesinde 1,5 ay önce yüzde sıfır olan su seviyesi bugün yüzde 15’e kadar çıktı." "Kirazlı Göleti’nde doluluk yüzde 90’a ulaştı" Şehir merkezindeki Kirazlı Göleti’nde ise su seviyesinin yüzde 90’a ulaştığını belirten Arslan, Arapseyfi bölgesinde su temin edilen kuyulardaki yeraltı su seviyelerinde de artış yaşandığını söyledi. Mevcut durumda kentte su sıkıntısının hissedilmediğini vurgulayan Arslan, buna rağmen tedbirlerin elden bırakılmaması gerektiğinin altını çizdi. Başkan Arslan, "Bugün itibarıyla su sıkıntısını hissetmiyoruz. Ancak bu durum bizi gevşetmemeli. Hemşehrilerimizin suyu tasarruflu kullanma noktasında hassas olmaları gerekiyor. Biz de yağışlar arttı diye çalışmalarımızı aksatmayacağız. Yeni su kaynakları oluşturma noktasında, bir daha bu sıkıntıları yaşamamak için çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:28 Yozgat’ta kuraklık sonrası sevindiren gelişme: Barajlarda doluluk oranları arttı Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, son dönemde yaşanan kuraklık ve su sıkıntısına ilişkin açıklamalarda bulunarak, su seviyelerinde önemli artış olduğunu söyledi. Yozgat’ta son 1,5-2 ay içerisinde ciddi bir su sıkıntısıyla karşı karşıya kalındığını hatırlatan Başkan Arslan, sorunun temelinde geçtiğimiz yıl ve önceki yıllarda yaşanan yetersiz yağışların bulunduğunu ifade etti. Özellikle geçen yıl kente yeterli yağış düşmediğini belirten Arslan, "Baraja neredeyse hiç yeni su girişi olmadı. Bu nedenle ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıya kaldık" dedi. "Musabeyli Cemil Çiçek Barajı’nda seviye yüzde 15’e çıktı" Musabeyli Cemil Çiçek Barajı’nda su seviyesinin kısa sürede yükseldiğini aktaran Başkan Arslan, yapılan çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: "Baraj bölgesinde yeni kanallar açtık, baraja gelen dereleri ıslah ettik. Baraj havzasında yeni su kuyuları açarak suyu doğrudan baraja ulaştırdık. Daha önce kuraklık nedeniyle akmayan ancak son yağışlarla yeniden akmaya başlayan dereleri de baraj havzasına yönlendirdik. Ayrıca ciddi manada yağış aldık. Bu çalışmaların ve yağışların neticesinde 1,5 ay önce yüzde 0 olan su seviyesi bugün yüzde 15’e kadar çıktı." "Kirazlı Göleti’nde doluluk yüzde 90’a ulaştı" Şehir merkezindeki Kirazlı Göleti’nde ise su seviyesinin yüzde 90’a ulaştığını belirten Arslan, Arapseyfi bölgesinde su temin edilen kuyulardaki yeraltı su seviyelerinde de artış yaşandığını söyledi. Mevcut durumda kentte su sıkıntısının hissedilmediğini vurgulayan Arslan, buna rağmen tedbirlerin elden bırakılmaması gerektiğinin altını çizdi. Başkan Arslan, "Bugün itibariyle su sıkıntısını hissetmiyoruz. Ancak bu durum bizi gevşetmemeli. Hemşehrilerimizin suyu tasarruflu kullanma noktasında hassas olmaları gerekiyor. Biz de yağışlar arttı diye çalışmalarımızı aksatmayacağız. Yeni su kaynakları oluşturma noktasında, bir daha bu sıkıntıları yaşamamak için çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Yozgat’ta kışlık ekmek hazırlıkları başladı
17 Eylül 2025 Çarşamba - 10:30 Yozgat’ta kışlık ekmek hazırlıkları başladı Kış hazırlıkları çerçevesinde, Yozgat’ın vazgeçilmez lezzetlerinden olan yufka ekmek yapımı için hanımlar tandır başında bir araya geldi. Sorgun ilçesine bağlı Alcı köyünde geleneksel yöntemlerle yufka ekmek yapmaya başlayan hanımlar her yıl olduğu gibi bu yıl da imece usulüyle tandırda yufka, içli gözleme ve bazlama pişirerek kışa hazırlık yaptı. Tandırda sabahın erken saatlerinde bir araya gelen kadınlar, yoğrulan hamurları açarak ince yufkalar haline getirdi. Odun ateşinde yakılan tandırda pişirilen yufkalar, soğuduktan sonra üst üste dizilerek kış boyunca tüketilmek üzere stoklanıyor. Ayrıca aynı gün içinde iç harçlarla hazırlanan gözlemeler ve yumuşak bazlamalar da tandırda pişirilerek hem o günkü sofralara lezzet katıyor hem de kışlık olarak ayrılıyor. "Yozgat’ın adamı yufka ekmeğini de her şeyini de paylaşır" Köy sakinlerinden Mahi Atak 50 senedir yufka ekmek pişirdiğini söyledi. Eylül ayında başlayan yufka ekmek pişirme işlerinin Ekim ayı sonuna kadar sürdüğünü ifade eden Atak ilkbaharda da yapıldığını söyledi. Atak, "Bu tandırda bugün 4 aileye yufka ekmek pişiriyoruz. Haftada 1-2 defa yaparız. Aile kalabalıksa o eve 3 sefer yaparız. Yolu buradan geçen olursa ne isterlerse ikram ederiz. Gözleme, bazlama, yağlı ikramımız boldur. Bizde misafir geri çevrilmez. Yozgat’ın adamı her şeyi paylaşır. Turşu, salça, ekmek, peynir, tereyağı hepsini paylaşırız. Birbirimizle yardımlaşarak iş yapmayı çok severiz. Parasıyla yaptıran olur, konu komşu yaptırır. Tek kişiyle yufka olmaz. En az 5 kişi lazım. Biri yoğurur, ben eviririm, 3 kişi hamuru açar. Yemesi kolay ama zahmetli. Biz severek yapıyoruz. Zahmetini gözümüz görmüyor. Odun ateşinde piştiği için lezzetli oluyor" dedi. "Güle eğlene pişiriyoruz" Hacer Saygı ise 30 senedir yufka ekmek yaptığını belirtti. Sabaha karşı 03.00’te kalktığını söyleyen Saygı "Hamurumu yoğurdum, 04.30’da ekmekçilerim geldi. Güle eğlene yapıyoruz. Komşularımla birlikte yapıyoruz, yiyoruz, içiyoruz güzel geçiyor. Günlük 2 torba undan yufka ekmek pişiriyoruz. Cümlemize Allah çok versin. Biz 4 kişilik aileyiz. 2 gün pişirdik. Haziran ayına kadar bu gider" şeklinde konuştu.
Yozgat’ta kışlık ekmek hazırlıkları başladı
17 Eylül 2025 Çarşamba - 10:28 Yozgat’ta kışlık ekmek hazırlıkları başladı Kış hazırlıkları çerçevesinde, Yozgat’ın vazgeçilmez lezzetlerinden olan yufka ekmek yapımı için hanımlar tandır başında bir araya geldi. Sorgun ilçesine bağlı Alcı Köyü’nde geleneksel yöntemlerle yufka ekmek yapmaya başlayan hanımlar her yıl olduğu gibi bu yıl da imece usulüyle tandırda yufka, içli gözleme ve bazlama pişirerek kışa hazırlık yaptı. Tandırda sabahın erken saatlerinde bir araya gelen kadınlar, yoğrulan hamurları açarak ince yufkalar haline getirdi. Odun ateşinde yakılan tandırda pişirilen yufkalar, soğuduktan sonra üst üste dizilerek kış boyunca tüketilmek üzere stoklanıyor. Ayrıca aynı gün içinde iç harçlarla hazırlanan gözlemeler ve yumuşak bazlamalar da tandırda pişirilerek hem o günkü sofralara lezzet katıyor hem de kışlık olarak ayrılıyor. "Yozgat’ın adamı yufka ekmeğini de her şeyini de paylaşır" Köy sakinlerinden Mahi Atak 50 senedir yufka ekmek pişirdiğini söyledi. Eylül ayında başlayan yufka ekmek pişirme işlerinin Ekim ayı sonuna kadar sürdüğünü ifade eden Atak ilkbaharda da yapıldığını söyledi. Atak, "Bu tandırda bugün 4 aileye yufka ekmek pişiriyoruz. Haftada 1-2 defa yaparız. Aile kalabalıksa o eve 3 sefer yaparız. Yolu buradan geçen olursa ne isterlerse ikram ederiz. Gözleme, bazlama, yağlı ikramımız boldur. Bizde misafir geri çevrilmez. Yozgat’ın adamı her şeyi paylaşır. Turşu, salça, ekmek, peynir, tereyağ hepsini paylaşırız. Birbirimizle yardımlaşarak iş yapmayı çok severiz. Parasıyla yaptıran olur, konu komşu yaptırır. Tek kişiyle yufka olmaz. En az 5 kişi lazım. Biri yoğurur, ben eviririm, 3 kişi hamuru açar. Yemesi kolay ama zahmetli. Biz severek yapıyoruz. Zahmetini gözümüz görmüyor. Odun ateşinde piştiği için lezzetli oluyor" dedi. "Güle eğlene pişiriyoruz" Hacer Saygı ise 30 senedir yufka ekmek yaptığını belirtti. Sabaha karşı 03.00’te kalktığını söyleyen Saygı "Hamurumu yoğurdum, 04.30’da ekmekçilerim geldi. Güle eğlene yapıyoruz. Komşularımla birlikte yapıyoruz, yiyoruz, içiyoruz güzel geçiyor. Günlük 2 torba undan yufka ekmek pişiriyoruz. Cümlemize Allah çok versin. Biz 4 kişilik aileyiz. 2 gün pişirdik. Haziran ayına kadar bu gider" şeklinde konuştu. (EY-
Cezası 557 bin TL, Jandarma ekipleri salep için sahada
16 Eylül 2025 Salı - 14:17 Cezası 557 bin TL, Jandarma ekipleri salep için sahada Yozgat’ın salebi ile meşhur ilçesi olan Akdağmadeni’nde kaçak salep toplayanlara karşı Jandarma ekipleri sahada yer aldı. Akdağmadeni ilçesinde, doğadan izinsiz şekilde salep soğanı toplanmasının önüne geçmek amacıyla Jandarma ekipleri tarafından denetim gerçekleştirildi. Denetimlerde, biyolojik çeşitliliğin korunması ve endemik türlerin sürdürülebilirliği hedeflendi. Özellikle nesli tehlike altında olan salep orkidesinin yaygın bulunduğu alanlarda ve çevre alanlarda kontroller yapıldı. Jandarma ekipleri, vatandaşları da bilgilendirerek, doğadan salep soğanı toplamanın Çevre Kanunu ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Yasası kapsamında izne tabi olduğunu hatırlattı. Kurallara uymayan kişiler hakkında idari işlem uygulanacağı belirtildi. Ormanlık alanda yürüyüşe çıkan Davut Güvenç 12 yaşından beridir yurt dışında yaşıyor olmasına rağmen memleketi olan Akdağmadeni’ne sık sık ziyarete geldiğini ifade etti. Güvenç, "Kızımla birlikte doğa harikası olan bu yerlerde gezintiye çıktık. Gezerken komutanlarımıza rastladık. Buralardaki vatandaşların emniyeti için kontrol yaptılar. Kendilerine teşekkür ediyorum. Yurt dışında yaşadığımız için salebin kaçak toplandığından pek haberim yok. Ama Avusturya’ya dönerken Akdağmadeni salebinden de en az 2 kilo götürüyoruz. 2 kilo 15 kişilik bir nüfusa 1 yıl kadar yeter. Gittiğimiz yerlere hediye olarak da götürüyoruz. Yapılan denetimler için teşekkür ediyorum" dedi. Gamze Güvenç ise "Babamla birlikte gezi yapmaya geldik. Burası çok güzel bir yer. Akdağmadeni salebini tüketiriz. Hatta evde hep ben yaparım. Tadı çok güzel. Denetim hakkında çok bilgim yok ama Jandarma ekiplerinin görev başında olması çok iyi" şeklinde konuştu. Öte yandan izinsiz toplanan tek bir salep soğanı için 557 bin TL para cezası uygulanacağı öğrenildi.
Akdağmadeni Belediyesi’nden Filistin’e manevi destek
16 Eylül 2025 Salı - 13:24 Akdağmadeni Belediyesi’nden Filistin’e manevi destek Filistin’e destek amacıyla yola çıkan Sumud Filosuna manevi destek vermek için Akdağmadeni Belediyesi tarafından Kültür Merkezi Meydanı’na dayanışma çadırı kuruldu. Çadırda, bu zorlu yolculuğun simgesi haline gelen mavi kurdele bileklikler vatandaşlara takılarak Filistin halkıyla birlik ve beraberlik mesajı verildi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinliğe katılan Belediye Başkanı Dr. Nezih Yalçın, çadırı ziyaret ederek görevli gönüllüler ve vatandaşlarla bir araya geldi. Başkan Yalçın Filistin halkının haklı mücadelesine dikkat çekerek; "Gazze ablukasını kırmak, açlıktan, hastalıktan ölen insanlara ulaşmak için yola çıkan Global Sumud Filosunun yanındayız. Bu anlamlı yolculuğa bizler de dualarımızla destek oluyoruz. Akdağmadeni olarak her zaman mazlumun yanında, zalimin karşısındayız. 21’nci yüzyıl dünyasında, kıtlıkla mücadele eden, hastaneleri bombalanıp yıkılan, çocukların büyümeden ölmek için doğduğu bir ortam tüm insanlığın yüz karası ve utanç kaynağıdır. Dil, din, renk, ırk ayrımı yapmaksızın, dünyanın dört bir tarafından gönüllülerden oluşan, insanlığın yüz akı Sumud Filosunu alkışlıyor, hedefe ulaşması için gönülden dua ediyorum. Allah yardımcıları olsun" ifadelerini kullandı. Kurulan çadırda gün boyu vatandaşlara mavi kurdele bileklikler takılırken, dayanışma çadırı hafta boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak.