Yerel Haberler
Yozgat
08 Nisan 2026 Çarşamba - 10:27 Yozgat’ta ahır çöktü, hayvanlar AFAD’ın yardımıyla kurtarıldı Yozgat’ta etkili olan yağmur sonrası çatısı çöken ahırdaki büyükbaş hayvanlar AFAD ekiplerinin yardımıyla kurtarıldı. Sarıhacılı Mahallesi’nde hayvancılıkla uğraşan Ali Durak’a ait ahırın çatısı, kentte etkili olan yağışın ardından çöktü. Olayda ahırdaki 5 inek ve 5 buzağı olumsuz etkilendi. Çatısı çöken ahırdaki hayvanlar, bölgeye sevk edilen İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekiplerinin çalışmasıyla bulundukları yerden çıkarıldı. "Devletimizden Allah razı olsun" Şiddetli yağmur nedeniyle çatının çöktüğünü ifade eden ahır sahibi Ali Durak, "Geçimimi burada hayvanların sütüyle sağlıyordum. Yağmur kesildikten yaklaşık yarım saat sonra ahır aniden çöktü. Yağmurun etkisiyle makaslar kırıldı. AFAD ekipleri geldi ve bize yardımcı oldu. O anda hayvanları çıkardık. Daha sonra demirleri keserek enkazı kaldırdılar. Eğer AFAD olmasaydı gerçekten çok zor durumda kalırdık. Devletimizden Allah razı olsun, hemen geldiler. Demirleri kesip hayvanları çıkardılar, bizi çok şükür kurtardılar. Bazı hayvanlarımız zarar gördü veteriner çağırdık, tedavilerini yaptırdık. Sadece bir tanesi yerinden kalkamamıştı o da sabah yürümeye başladı" dedi. "İçeride olsaydım ben de enkazın altında kalacaktım" Sarıhacılı Mahallesi Muhtarı Bekir İbiş ise olay sırasında tesadüfen ahırda bulunduğunu ve son anda kurtulduğunu söyledi. İbiş, "O gün tesadüfen süt almaya gelmiştim. İçerideydim, tam burada duruyordum. Ben dışarı çıktım, 3 adım attıktan sonra ahır çöktü. Eğer biraz daha içeride olsaydım ben de enkazın altında kalacaktım. Cenabı Allah bizi korudu" diye konuştu.
Kadınlar dinleniyor, tüm köylü Ramazan boyunca aynı sofrada buluşuyor
13 Mart 2026 Cuma - 11:02 Kadınlar dinleniyor, tüm köylü Ramazan boyunca aynı sofrada buluşuyor Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Araplı Kasabası Yaycılar Mahallesi’nde Ramazan ayı boyunca yardımlaşma ve dayanışmanın en güzel örneklerinden biri sergileniyor. Her gün yaklaşık 500 kişi çok amaçlı salonda kurulan sofralarda birlikte iftar açıyor. Bu anlamlı geleneğin en dikkat çeken yönü ise evlerdeki kadınların yükünün hafifletilmesi. Ramazan ayı boyunca mahalledeki hiçbir evde iftar yemeği pişmiyor. Bu sayede kadınlar, mutfakta geçirecekleri vakti ibadete ve dinlenmeye ayırıyor. Yemekler, mahalleli tarafından görevlendirilen profesyonel aşçılar tarafından büyük kazanlarda hazırlanıyor. İftar sofraları hayırsever vatandaşların katkılarıyla hazırlanıyor. Gelenek sadece yemekle sınırlı kalmıyor. İftarın açılması ve akşam namazının cemaatle kılınmasının ardından, mahalle sakinleri geleneksel köy odasında bir araya geliyor. Demlenen çaylar eşliğinde eski hatıralar yad ediliyor, gençler ve yaşlılar arasındaki bağlar güçleniyor. "Bayram sabahı da kahvaltı vermeyi düşünüyoruz" Yayküder Dernek Başkanı Yakup Köksal "Allah’ın izni ve yardımseverlerin hayrıyla 30 günde 30 iftar dedik. 30 gün dememizin amacı 29 oruç 30.gün bayram sabahı kahvaltı vermeyi düşünüyoruz. Muhtarımızın ve kendi yardımlarımızla 30 günde 30 iftar vereceğiz" dedi. "Ramazan ayında herkes burada, kimse evinde yemek yapmıyor" Yaycılar Mahallesi Muhtarı Abdullah Erkoç "Bu sene büyük katılım oldu. Önceden taziye evimiz yoktu. Daha önce iftarlarımız bu kadar kalabalık olmuyordu. Erkek kadın hepsi burada, hiç kimse evinde yemek yapmıyor. Bütün katkıyı köylülerimiz sağlıyor. 2-3 kişi bir olup yardım edenler var, İstanbul’da olup da yemek vermek isteyenlerin adına da yemek verdiğimiz oluyor. Çayımız oturma yerimiz var. Teravih namazını kıldıktan sonra herkes evine dağılıyor" ifadelerini kullandı. "Tüm mahalle sakinleri imece usulüyle iftar yapıyor" İftar programına katılan Araplı Belediye Başkanı Abdullah Büyükkaradoğan, "Yaycılar halkı her yıl olduğu gibi bu yıl da bu etkinliği devam ettiriyor. Çok güzel bir organizasyon. Tüm mahalle sakinleri hep birlikte imece usulü iftar programı yapıyorlar. Geçen yıl çadırda iftar yaparken mahalle sakinlerimiz, muhtarımız, meclis üyelerimiz ‘Ramazan artık kışa doğru denk geliyor. Kapalı alanda iftar yapma şansımız olabilir mi?’ dediler. Caminin yan tarafında belediye tüzel kişiliğine ait arsamız vardı. Burayı tahsis ettik, meclisten karar çıkardık. Kaba işçiliğini belediye olarak biz yaptık. İnce işçiliğini de muhtarımız ve hayır sahipleri yapmış oldular. Güzel oldu, inşallah daha da güzel olacak diye düşünüyorum" diyerek çok amaçlı salonun yapım aşamasına değindi. "Evde yemek hazırlamıyoruz, bulaşık da yok" Köy sakinlerinden Yasemin Erkoç ise "Ramazanımızda böyle hep beraber toplu yemek yememiz çok güzel oldu. Hepimiz sevindik. Bayanlar rahatladı. Evde en azından yemek hazırlamıyoruz, bulaşık yok, hiçbir şey yok. Çok güzel oldu, 1 ay boyunca buradayız" dedi. İftarın ardından akşam namazını kılan köy sakinleri daha sonra köy odasında demlenmiş sıcak çay eşliğinde sohbet ederek hatıralarını paylaştı.
Kadınlar dinleniyor, tüm köylü Ramazan boyunca aynı sofrada buluşuyor
13 Mart 2026 Cuma - 10:46 Kadınlar dinleniyor, tüm köylü Ramazan boyunca aynı sofrada buluşuyor Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Araplı Kasabası Yaycılar Mahallesinde Ramazan ayı boyunca yardımlaşma ve dayanışmanın en güzel örneklerinden biri sergileniyor. Her gün yaklaşık 500 kişi çok amaçlı salonda kurulan sofralarda birlikte iftar açıyor. Bu anlamlı geleneğin en dikkat çeken yönü ise evlerdeki kadınların yükünün hafifletilmesi. Ramazan ayı boyunca mahalledeki hiçbir evde iftar yemeği pişmiyor. Bu sayede kadınlar, mutfakta geçirecekleri vakti ibadete ve dinlenmeye ayırıyor. Yemekler, mahalleli tarafından görevlendirilen profesyonel aşçılar tarafından büyük kazanlarda hazırlanıyor. İftar sofraları hayırsever vatandaşların katkılarıyla hazırlanıyor. Gelenek sadece yemekle sınırlı kalmıyor. İftarın açılması ve akşam namazının cemaatle kılınmasının ardından, mahalle sakinleri geleneksel köy odasında bir araya geliyor. Demlenen çaylar eşliğinde eski hatıralar yad ediliyor, gençler ve yaşlılar arasındaki bağlar güçleniyor. "Bayram sabahı da kahvaltı vermeyi düşünüyoruz" Yayküder Dernek Başkanı Yakup Köksal "Allah’ın izni ve yardımseverlerin hayrıyla 30 günde 30 iftar dedik. 30 gün dememizin amacı 29 oruç 30.gün bayram sabahı kahvaltı vermeyi düşünüyoruz. Muhtarımızın ve kendi yardımlarımızla 30 günde 30 iftar vereceğiz" dedi. "Ramazan ayında herkes burada, kimse evinde yemek yapmıyor" Yaycılar Mahallesi Muhtarı Abdullah Erkoç "Bu sene büyük katılım oldu. Önceden taziye evimiz yoktu. Daha önce iftarlarımız bu kadar kalabalık olmuyordu. Erkek kadın hepsi burada, hiçkimse evinde yemek yapmıyor. Bütün katkıyı köylülerimiz sağlıyor. 2-3 kişi bir olup yardım edenler var, İstanbul’da olup da yemek vermek isteyenlerin adına da yemek verdiğimiz oluyor. Çayımız oturma yerimiz var. Teravih namazını kıldıktan sonra herkes evine dağılıyor" ifadelerini kullandı. "Tüm mahalle sakinleri imece usulüyle iftar yapıyor" İftar programına katılan Araplı Belediye Başkanı Abdullah Büyükkaradoğan "Yaycılar halkı her yıl olduğu gibi bu yıl da bu etkinliği devam ettiriyor. Çok güzel bir organizasyon. Tüm mahalle sakinleri hep birlikte imece usulü iftar programı yapıyorlar. Geçen yıl çadırda iftar yaparken mahalle sakinlerimiz, muhtarımız, meclis üyelerimiz ‘Ramazan artık kışa doğru denk geliyor. Kapalı alanda iftar yapma şansımız olabilir mi?’ dediler. Caminin yan tarafında belediye tüzel kişiliğine ait arsamız vardı. Burayı tahsis ettik, meclisten karar çıkardık. Kaba işçiliğini belediye olarak biz yaptık. İnce işçiliğini de muhtarımız ve hayır sahipleri yapmış oldular. Güzel oldu, inşallah daha da güzel olacak diye düşünüyorum" diyerek çok amaçlı salonun yapım aşamasına değindi. "Evde yemek hazırlamıyoruz, bulaşık da yok" Köy sakinlerinden Yasemin Erkoç ise "Ramazanımızda böyle hep beraber toplu yemek yememiz çok güzel oldu. Hepimiz sevindik. Bayanlar rahatladı. Evde en azından yemek hazırlamıyoruz, bulaşık yok, hiçbir şey yok. Çok güzel oldu, 1 ay boyunca buradayız" dedi. İftarın ardından akşam namazını kılan köy sakinleri daha sonra köy odasında demlenmiş sıcak çay eşliğinde sohbet ederek hatıralarını paylaştı.
Doç. Dr. Mustafa Özalp: "ABD, Orta Doğu bataklığında duvara tosladı"
12 Mart 2026 Perşembe - 11:17 Doç. Dr. Mustafa Özalp: "ABD, Orta Doğu bataklığında duvara tosladı" Doç.Dr. Mustafa Özalp, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşla ilgili olarak Amerika’nın büyük bir hesap hatası yaptığını söyledi. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın geldiği son durumu değerlendiren Bozok Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mustafa Özalp, ABD’nin evdeki hesabının çarşıya uymadığını belirtti. Özalp, "Trump ilk etapta 2001 yılında Afganistan’a gidip işgal ettiği gibi veya 2011 yılında Libya’da Kaddafi’yi, Suriye’de Esad’ı, Venezuela’da Maduro’yu etkisiz hale getirip ardından ucuz çok kolay ve maliyetsiz şekilde zafer elde ederek benzerini İran’da yapabileceğine yönelik yorumlar yürüttü. Hamaney’i öldürüp daha sonra İran halkının Amerika’ya teslim olabileceğini hesapladı. Geldiğimiz süreçte sonuç Trump’ın istediği gibi neticelenmedi. Hamaney’in ölümünün sonucunda İran halkında rejim yanlısı olarak birlik beraberlik arttı. Hamaney’in ölümü sonrasında rejimin çökmemesi Amerikan ekonomisine ağır yükler getirmekte. Askeri anlamda Orta Doğuda Amerika büyük kayıplar vermekte. Trump Orta Doğuda büyük bir hesap hatası yapmıştır ve Orta Doğu bataklığında duvara toslamıştır. Trump’ın istediği neticeyi alması şu konjonktürde mümkün gözükmemekte" dedi. "Enerjinin güvenli kaynak ve güzergahlardan temin edilmesi lazım" Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının petrol fiyatlarına etki edeceğini ifade eden Özalp, "Hürmüz Boğazı’nın kapanması petrol fiyatlarının tavan yapmasına belki de önümüzdeki haftalarda 200 dolara çıkmasını göreceğiz. Dünyada tüketilen enerjinin yüzde 50 ile 55 arası petrol ve doğalgazdan sağlanmakta. Biz dünyalılar olarak tüketmiş olduğumuz enerjinin yaklaşık olarak yüzde 80-85’ini kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtlardan karşılamaktayız. Toplumların refah seviyelerinin yükselebilmesi için enerjinin kesintisiz sürdürülebilir bir şekilde çeşitliliğini arttırarak depolama kapasitesinin yükseltilerek makul fiyatlarda enerjinin tedarik edilmesi lazım. Enerjinin güvenli kaynak ve güzergâhlardan temin edilmesi lazım" diyerek enerji kaynaklarının geçiş noktalarının önemine değindi. "Amerika’nın savaşı kazanabilmesi Hürmüz Boğazı’nı ele geçirmesine bağlı, bu da mümkün değil" Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’si Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini söyleyen Özalp, "Dünyada toplamda yaklaşık olarak 100 milyon varil üretilip tüketilmekte. Ayrıca Hürmüz Boğazı’ndan 300 milyon metreküp doğalgaz taşınmakta. Bu da dünya enerji ticaretinin yüzde 20’sine tekabül etmekte. Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerjinin yaklaşık yüzde 80’i Asya Pasifik ülkelerine yani Çin, Güney Kore, Hindistan, Japonya, Malezya gibi ülkelere akmakta. Diğer yüzde 20 ise Avrupa ülkelerine doğru gitmekte. Burada Amerika’nın bu savaşı kazanması mümkün değil. Amerika’nın İran Savaşı’nı kazanabilmesi için mutlaka Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirmesi lazım, bu da mümkün değil" ifadelerini kullandı. "Hürmüz Boğazı’nda ABD uçak gemisinin batması ABD kamuoyunda infiale sebep olur" Hürmüz Boğazı’nda ABD kontrolünün gerçekleşme ihtimalini değerlendiren Özalp, "Trump geçtiğimiz günlerde askeri gemileriyle Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü sağlayacağını söyledi. Fakat ABD’nin askeri gemileri Hürmüz Boğazı’na tam yaklaştığında İran füzelerinin hedefi olacaktır. Hürmüz Boğazı’nda bir veya birden fazla ABD uçak gemisinin batması Amerika iç kamuoyunda büyük bir infiale sebebiyet verecektir. Petrol fiyatlarının yükselmesi Amerika’da hayat pahalılığını beraberinde getirmekte. Türkiye’de Avrupa’da Çin’de Hindistan’da Asya Pasifik ülkelerinde olduğu gibi dolayısıyla petrol fiyatlarının Amerikan iç kamuoyunda yüksek seyretmesi hayat pahalılığının artması ve önümüzdeki Kasım ayında ABD’de ara seçimler var, bu seçimlerde Trump’ın kaybetmesi yüksek ihtimal dahilinde. Savaşın seyrinin henüz nereye evrileceğini kestirmek mümkün olmamakla birlikte bu savaş üzerinden dünyada hegemonya savaşları yürütülmekte. Devletler birbirlerine karşı üstünlük sağlamaya çalışmakta. Yani 20.yüzyılda kurulan o denge çökmüş durumda. 21.yüzyılda henüz bu denge kurulmadığından dolayı savaş yürütülmekte" şeklinde konuştu.
Saldırıya uğrayan okul müdürüne destek verdiler
11 Mart 2026 Çarşamba - 12:34 Saldırıya uğrayan okul müdürüne destek verdiler Yozgat Cumhuriyet Ortaokulu’nda öğrenci yakını tarafından darp edilen Okul Müdürü Fatih Bilir için sendika temsilcileri destek açıklamasında bulundu. Cumhuriyet Ortaokulu önünde toplanan sendika temsilcileri ve üyeleri adına Türk Eğitim Sen Yozgat Şube Başkanı Mustafa Yılmaz’ın sözcülük yaptığı basın açıklamasında öğretmenlerin can güvenliğinin tehlike altında olduğu ifade edildi. Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü: "Disiplin yönetmelikleri yetersizdir ve caydırıcılıktan uzaktır. Okullarda yeterli güvenlik tedbirleri alınamamaktadır. Eğitimcilerin itibarını zedeleyen, asılsız ve somut gerekçelere dayanmayan şikâyet hatları birer saatli bomba niteliği taşımaktadır. Eğitimcileri hedef gösteren, tahkir eden yayın ve açıklamalar şiddetin toplumsal zeminini beslemektedir. Şiddete yönelik yasal düzenlemeler yeterince güçlü değildir. Okullarımız, ödenek yetersizliği nedeniyle en temel güvenlik ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz durumdadır. Bir zamanlar eğitim kurumlarının temelini oluşturan güven ve saygı ortamı bugün ne yazık ki ciddi biçimde zarar görmüştür. Birçok okulda güvenlik görevlisi bulunmamakta, öğrenciler okullara kesici ve delici aletleri rahatlıkla sokabilmektedir. Bazı velilerin öğretmenlere yönelik tehditkâr ve baskıcı tutumları ise öğretmen cinayetlerini ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti besleyen unsurlar hâline gelmiştir." Okullardaki güvenlik tedbirlerinin yetersiz olduğu belirtilirken okullara yeterli bütçe ayrılması, her eğitim kurumuna güvenlik görevlisi tahsis edilmesi ve kamera sistemi kurulması gerektiği vurgulandı. Ayrıca Yılmaz, "Bu vahşi saldırıyı gerçekleştiren failin en üst sınırdan cezalandırılmasını talep ediyoruz. Ayrıca Türk Ceza Kanunu’nda eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin ayrı ve ağırlaştırılmış bir suç tipi olarak düzenlenmesi öncelikli taleplerimiz arasındadır. Eğitim çalışanlarına yönelik suçlarda cezasızlık algısının ortadan kaldırılması ve güçlü bir caydırıcılık sağlanması artık bir zorunluluktur. Okul Müdürümüz Fatih Bilir’e bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; kendisinin her zaman yanında olduğumuzu özellikle ifade ediyoruz. Sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz" ifadelerini kullandı.
Baharın habercisi allı turnalar Yozgat’ta görüntülendi
09 Mart 2026 Pazartesi - 12:03 Baharın habercisi allı turnalar Yozgat’ta görüntülendi Baharın habercisi allı turnalar Yozgat’taki Gelingüllü Barajı’nda görüntülendi. Yüzlerce flamingonun baraj çevresinde oluşturduğu manzara, doğaseverlere ve bölge halkına görsel şölen sundu. Tarımsal sulama amacıyla kullanılan Gelingüllü Barajı, son yıllarda göçmen kuşların önemli duraklarından biri haline geldi. Baraj, özellikle ilkbahar aylarında flamingolar başta olmak üzere birçok kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Bu yıl su seviyesinin de oldukça yükseldiği barajda yüzlerce flamingo, özellikle sığ bölgelerde beslenirken görüntülendi. Su yüzeyinde süzülen ve zaman zaman toplu halde havalanan flamingoların kanat çırpışlarıyla ortaya çıkan pembe tonlar ise eşsiz görüntüler oluşturdu. Flamingoların sürü halinde uçuşu gökyüzünü adeta renklendirirken, ortaya çıkan manzaralar fotoğraf tutkunlarının da ilgisini çekiyor. Göç yolundaki önemli duraklardan biri olan Gelingüllü Barajı’nda flamingolar belirli bir süre konaklayıp besleniyor, ardından göç yolculuklarına devam ediyor. Barajda flamingoların yanı sıra pelikan, yaban kazı, ördek ve turna gibi birçok kuş türü de zaman zaman görülüyor. "Allı turnalar buraya gelince çok mutlu oluruz" Bölgede yaşayan vatandaşlar ise her yıl flamingoların gelişini heyecanla bekliyor. Baraj çevresinde yaşayan Satılmış Şahin, flamingoların bölgeye ayrı bir güzellik kattığını belirterek, "Kodallı köyündeyim. 1951 doğumluyum. Baraj buraya kurulalı 30 sene oldu aşağı yukarı. Bu allı turnalar buraya gelirler. Bunlar geldiği zaman da çok mutlu oluruz. Şöyle bakarız çıkarız bakarız mutlu oluruz" dedi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da yüzlerce flamingonun oluşturduğu manzara, Yozgat’ta baharın gelişini adeta görsel bir şölenle müjdeliyor.