Yerel Haberler
Yozgat
Eşeğinin ıslanmasına kıyamadı, kendi yağmurluğunu ona giydirdi 25 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:46:29 Yozgat’ta eşeğinin ıslanmaması için yağmurluğunu eşeğine giydiren 13 yaşındaki çoban davranışıyla yürekleri ısıttı. Sorgun ilçesi Araplı kasabasında yaşayan 13 yaşındaki Alperen Atıl, hayvanlarını otlatmaya çıktığı sırada yağmura yakalandı. Kendi üzerindeki yağmurluğunu hasta olmasın diye eşeğine giydiren Alperen, eşeğinin ısınması için ateş de yaktı. Eşeğinin hasta olmaması için elinden geleni yapan Alperen merhametli davranışıyla takdir topladı. "Ben kendimi kurularım ama o kurulayamaz" Eşeğine gözü gibi bakan Alperen, "Hayvanlarımı otlatmaya çıktım. Yağmur bastırdığı için eşeğimin üstüne yağmurluğumu örttüm. Kendime şemsiyeyi aldım. Çünkü eşeğim çabuk hastalanıyor. Hayvan hasta olmasın diye kendimi ne kadar düşünüyorsam onu da o kadar düşünmek zorundayım. Çünkü ben bir çobanım. Yağmur 2 buçuk saattir yağıyor. Yağmur dinmediği için biz de hayvanları çevirip eve gideceğiz. Elimden gelen imkanlarımla üstümdeki yağmurluğu çıkarttım, hayvanın üstünü örttüm. Çünkü ben eve gidince üstümü değiştiririm, kendimi kurularım ama o dilsiz hayvan olduğu için kendini kurulayamaz. O yüzden yağmurluğumu örttüm" dedi. "Alperen’in davranışını takdir ettim" Kalpleri ısıtan bu örnek davranışı cep telefonu kamerasıyla kaydeden kasaba sakinlerinden Mustafa Kılıç, "Gezintiye çıkmıştım. Yoğun yağan yağmurlar vardı. Bugün de yağmur iyice bastırdı. Yağmuru ve bölgeyi çekiyordum. O sırada Alperen’e denk geldim. Eşeğin üzerine yağmurluğu örtmüştü. Bunu takdir ettim. Kameramın kadrajına takıldığı için bu görüntüleri es geçmek istemedim. Herkesin görmesini istedim. Alperen burada hayvan otlatıyor. Bu görüntüleri paylaşalım dedik" şeklinde konuştu.
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:38 Küçük Alperen’den kalpleri ısıtan hareket: Eşeğinin ıslanmasına kıyamadı, kendi yağmurluğunu ona giydirdi Yozgat’ta çobanlık yapan Alperen Atıl, eşeğinin ıslanmaması için yağmurluğunu eşeğine giydirdi. Sorgun ilçesine bağlı Araplı Kasabasında yaşayan 13 yaşındaki Alperen Atıl, hayvanlarını otlatmaya çıktığı sırada yağmura yakalandı. Kendi üzerindeki yağmurluğunu hasta olmasın diye eşeğine giydiren Alperen, eşeğinin ısınması için ateş de yaktı. Eşeğinin hasta olmaması için elinden geleni yapan Alperen merhametli davranışıyla takdir topladı. "Ben kendimi kurularım ama o kurulayamaz" Eşeğine gözü gibi bakan Alperen, "Hayvanlarımı otlatmaya çıktım. Yağmur bastırdığı için eşeğimin üstüne yağmurluğumu örttüm. Kendime şemsiyeyi aldım. Çünkü eşeğim çabuk hastalanıyor. Hayvan hasta olmasın diye kendimi ne kadar düşünüyorsam onu da o kadar düşünmek zorundayım. Çünkü ben bir çobanım. Yağmur 2 buçuk saattir yağıyor. Yağmur dinmediği için biz de hayvanları çevirip eve gideceğiz. Elimden gelen imkanlarımla üstümdeki yağmurluğu çıkarttım, hayvanın üstünü örttüm. Çünkü ben eve gidince üstümü değiştiririm, kendimi kurularım ama o dilsiz hayvan olduğu için kendini kurulayamaz. O yüzden yağmurluğumu örttüm" dedi. "Alperen’in davranışını takdir ettim" Kalpleri ısıtan bu örnek davranışı cep telefonu kamerasıyla kaydeden kasaba sakinlerinden Mustafa Kılıç "Gezintiye çıkmıştım. Yoğun yağan yağmurlar vardı. Bugün de yağmur iyice bastırdı. Yağmuru ve bölgeyi çekiyordum. O sırada Alperen’e denk geldim. Eşeğin üzerine yağmurluğu örtmüştü. Bunu takdir ettim. Kameramın kadrajına takıldığı için bu görüntüleri es geçmek istemedim. Herkesin görmesini istedim. Alperen burada hayvan otlatıyor. Bu görüntüleri paylaşalım dedik" şeklinde konuştu.
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:33 Kuruyan Delibaş deresi 25 yıl sonra yeniden coştu Yozgat’ın Sorgun ilçe merkezinde bulunan Eğriöz-Delibaş deresi 25 yıl sona yeniden coştu. Sorgun ilçe merkezinde bulunan Eğriöz-Delibaş Deresi kuraklıkların etkisi ile son 25 yıldır kurumuştu. Son dönemlerde aralık devam eden yağışlarla dere 25 yıl sonra yeniden coştu. Delibaş deresi 25 yıl önceki görüntüsüne yeniden kavuştu. Osman Çavuş Mahallesi’nde ikamet eden Vehbi Şahin "2000 yılından sonra ilk defa böyle bir sel gelmşti. Ogühn bugündür derenin böyle aktığını görmemiştik. Önceden Nisan-Mayıs aylarında su vardı, Haziran gelince kesiliyordu. Bu sene Haziran ayına gelmemize rağmen derinin debisi oldukça yoğun" dedi. "95 yılından beri hiç bu kadar yüksek seviyede görmemiştik" Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, son 30 yıldır derenin ilkkez bu kadar yoğun bir şekilde aktığını belirterek, "Yağmurlarımızdan dolayı derelerimiz güzel bir şekilde akıyor. En son ben bunu 1994-95 yıllarında görmüştüm. Eymir yoluna kadar taşmıştı. Ondan beri fazla yükseklik görmedik. Belki 10 sene önce oldu ama en son 95 yılından beri hiç bu kadar yüksek seviye görmemiştik. Allah’a şükürler olsun bu sene yağmurlarımız bol sularımız çok. Bundan 2-3 saat önce suyun debisi hemen hemen duvar boyuna kadardı. Zarar ziyan yok. Sorgun Delibaş bugün az daha delirecekti. Delibaş’ın nerede ne yapacağı belli olmaz. Eğriöz buradan büyük ama Delibaş da onlardan aşağı sayılmaz. Eskiden Salih Paşa Camiisi, Çay Mahallesi ve Hanbaşı Mahallesini seller sular götürdü. 48 yaşındayım. En çok 95 yılını hatırlıyorum. Bunlar da onun yanında fazla sayılmaz ama yine de şükürler olsun iyi" dedi.
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:19 35 yıl sonra eğitim hayatına döndü, üniversite mezuniyetinin sevincini yaşadı Yozgat’ta yaşayan 56 yaşındaki Birsel Gündüz, yarım kalan eğitim hayalini 35 yıl sonra gerçeğe dönüştürerek azmiyle çevresindekilere örnek oluyor. Lise yıllarında eğitim hayatını yarıda bırakmak zorunda kalan, ardından evlenip 4 çocuk ve 3 torun sahibi olan Gündüz, içindeki okuma sevdasını hiçbir zaman kaybetmedi. Çocuklarını büyütüp torun sahibi olduktan sonra eğitimine kaldığı yerden devam etme kararı alan Gündüz, tam 35 yıllık bir aranın ardından yeniden okul sıralarına döndü. Dışarıdan lise sınavlarına girdikten sonra Bozok Üniversitesi Meslek Yüksekokulu’nda El Sanatları bölümü okuyan Gündüz, öğrenim gördüğü iki yıl boyunca ahşap yakmadan hat sanatına, keçe işlerinden çini işlemeciliğine, çarpana dokumadan minyatüre kadar pek çok alanda beceri kazandı. "Kodlamayı bile bilmiyordum, sınavdan 3 gün önce oğlum öğretti Okul hayatına dönüşünü anlatan Birsel Gündüz, "Okulu lise birinci sınıfın birinci döneminde terk etmiştim. Evlendim çocuklarım oldu. İçimde devamlı okuyayım diye istek vardı. Korona zamanında evde çok sıkıldım. Elime örgü alıp halk eğitime gideceğimi eşime söyledim. Hocamızın teşvikiyle korona döneminde liseyi bitirdim. Sonra üniversite sınavlarına girdim. Hiçbir şey bilmiyordum. Türkçe, Matematik, Sosyal hiçbir şey bilmiyordum. Kodlamayı bile bilmiyordum. Sınavdan 3 gün önce oğlum bana kodlamayı öğretti" dedi. "Kimse benim üniversite okuyacağımı düşünmedi" Gündüz, çevresinden aldığı tepkilere değinerek, "35 sene geçikten sonra devam etmeye başladım. Bu bir hayal. Şu an 56 yaşındayım. Amcamın kızı sınava girerken ‘Hala burada ne işin var?’ dedi. Kimse benim üniversite sınavına girip de okuyacağımı düşünmedi. Komşularım ‘Aman okuyup ne yapacaksın? Bir yere müdür mü olacaksın? Vali mi olacaksın?’ dedi. Olumlu yorum yapanlar da oldu. Arkadaşlarım bana çok destek verdi. Okul hayatı çok güzel. Yeni yeni kişiler tanıdım. Yeni arkadaşlıklar edindim. Hocalarımız çok mükemmel ve bize çok destek oldular. Oğlum ve eşim bu süreçte bana destek oldu" diyerek okul süreci boyunca yaşadıklarından söz etti. "Birsel evine gidiyor, yemeğini yapıyor, hastasına bakıyor, dersine çalışıyor" Öğretim Görevlisi Emel Çenet, "Birsel Hanım okullar açıldıktan 2 gün sonra saat 12.00’de sırt çantasıyla birlikte müze gezer gibi sınıfın içerisine geldi. Ondan sonraki günlerde derslere zamanında geldi. Yetenek ve azmin birleşmesi gerekiyor. Birsel Hanım hiç pes etmedi. Yağmurda yaşta sırt çantasıyla atölyenin yolunu tuttu. Dolmuşta o koca koca çantaları taşımak her babayiğidin harcı değil. Özellikle de Birsel’in yaşında. Mezuniyette çok heyecanlıydı. Ben de çok gurur duydum. Hayattaki mücadeleyi bırakmadan o hırsla devam eden ayrı ayrı hayat hikayesi olan öğrencilerim var. Birsel’in hem torun sahibi olması, yaşça büyük olması, Alzheimer hastası kayınvalidesine baktığı halde bütün bu zorlukları aşarak dersine geliyor. Evine gidiyor yemeğini yapıyor, hastasına bakıyor, dersine çalışıyor. ‘Hocam hiç uyumadım’ dediği zamanlar çok oldu. Öğrencilerimin kendi işlerini kurmalarını istiyorum. Özellikle birkaç kişi birleşip atölye kurmalarını istiyorum" ifadelerini kullandı.
Yeni Çeltek Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Ankara'da Yapılan Terör Saldırısını Kınadı
15 Mart 2016 Salı - 18:01 Yeni Çeltek Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Ankara'da Yapılan Terör Saldırısını Kınadı Yeni Çeltek Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Osman Coşkun, Ankara’da çok sayıda insanın yaşamını yitirmesine ve yaralanmasına neden olan terör saldırısını kınadı.Teröristlerin yaptıkları kanlı terör saldırılarıyla hiçbir zaman emeline ulaşamayacaklarını Türk Milletinin ve güvenlik güçlerinin terör olaylarının üstesinden geleceğini ifade eden Yeni Çeltek Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Osman Coşkun, Ankara’da yaşanan terör saldırısında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarını baş sağlığı, yaralılara da acil şifalar diledi.Bugüne kadar olduğu gibi terörle mücadelenin aynı kararlılıkta devam edeceğini, terörün asla amacına ulaşamayacağını vurgulayan Coşkun, "Terör örgütleri ve arkasındaki karanlık odaklar, hiçbir zaman hedefine ve amacına ulaşamayacak. Hain saldırılarla ülkemizin birliğini ve beraberliğini bozamayacaklar. Türkiye Cumhuriyeti devleti teröre karşı asla boyun eğmeyecek, ismi ne olursa olsun tüm terör örgütleri ile kararlı mücadelesinden taviz vermeyecektir. Terör kalleş ve çirkin yüzünü bir kez daha Ankara’da ortaya çıkardı. Alçakça, haince yapılan saldırı hepimizin ciğerini yakmıştır. Acımız kelimelerle tarif edilemez. Ülke olarak hep beraber bu çirkinliklerin ve aşağılık saldırıların karşısında duracağız. Vicdanlar, terörden medet umanların insanlık dışı saldırılarını affetmeyecektir” ifadesinde bulundu.
Orman Köylüsüne Akbo Eğitimi Verildi
15 Mart 2016 Salı - 16:59 Orman Köylüsüne Akbo Eğitimi Verildi Akdağmadeni Orman İşletme Müdürlüğü tarafından orman köylüsüne Ağaç Kesme ve Boylama Operatörlüğü (AKBO) eğitimi verildi.Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokol gereğince, Akdağmadeni Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü ile Akdağmadeni Orman İşletme Müdürlüğü işbirliğinde ‘ağaç kesme ve boylama operatörlüğü (AKBO) kursunda, toplam 307 kişiye 56 saat modül programı pratik eğitimleri ve teorik eğitim kursu verildi.Akdağmadeni Orman İşletme Müdürü Tahsin Kumbara, eğitimlere orman işçiliğinin yoğun olduğu köyler olan Yukarıculhalı, Başçatak,Bozhüyük ve Davulbaz köylerinde eğitime başladıklarını söyledi. Kurum olarak yıllık programlarında bulunan orman ürünlerinin istihsalinde orman köylülerini çalıştırdıklarını, bugüne kadar orman işlerinde çalıştırdıkları köylülerin iş sağlığı ve iş güvenliği yanında tekniğine uygun kesim ve üretim işlerini yaptırmaya çalıştıklarını belirten Kumbara, “Orman Genel Müdürlüğümüz iş sağlığı ve iş güvenliği açısından orman ürünlerinin istihsalinde çalıştırılacak işçilerin eğitimine yönelik bir çalışma başlattı. Mekanizasyondaki yeni gelişmeler, çevreye duyarlı sertifikasyon sistemlerinin gelişmesi, üretim işlerinde standardizasyona uyulmasının ekonomik kayıpları azaltması, kişisel koruyucu ekipman kullanılmasının iş kazalarını azaltıp iş güvenliğini artırması, risk ve çevresel etki değerlendirmeleri gibi gelişmeler, eğitimlerin daha kapsamlı bir şekilde yapılma ihtiyacını ortaya koymuştur. Akdağmadeni Orman İşletme Müdürlüğü olarak, kursa başvuran ve başarıyla belgelerini alacak olan orman işçileri, 2015 yılı içerisinde üretimlerimizi gerçekleştirmeyi planladığımız orman işlerinde çalışacaktır” dedi.2017 Yılı itibariyle orman üretiminde sertifikasız işçi çalışmayacağını vurgulayan Kumbara, “Ormanlarda gerçekleştirilen üretim işçiliği, iş kazası riski yüksek meslek grupları arasında yer almaktadır. Diğer taraftan, uygun teknik ve standartlarda, istenilen boyutlarda kesilmeyen orman ürünleri ile ağacın dip kütüğünde zayi olan miktarlar yoluyla kalite ve miktar bakımından kayıplar yaşanmaktadır. Eğitimlerin bitirilmesine müteakip, üretim işinin eğitimli ve belge sahibi işçiler tarafından yapıldığı, iş kazalarının, kalite ve miktar kayıplarının asgariye indiği bir yapının oluşturulması hedeflenmektedir” diye konuştu.
Sorgun'da Mehmet Akif Ersoy Anıldı
14 Mart 2016 Pazartesi - 16:18 Sorgun'da Mehmet Akif Ersoy Anıldı İstiklal Marşı’nın kabulünün 95’inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Sorgun’da Mehmet Akif Ersoy anıldı.Sorgun Mehmet Akif Ersoy Orta Okulu konferans salonunda gerçekleşen programa Sorgun Kaymakamı Ali Arslantaş, Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, Sorgun İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Ekinci, Sorgun Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı İsmail Kaplan, daire müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.Programın açılış konuşmasını yapan Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu Müdürü Yusuf Çetintaş 95 sene evvel 1921’de TBMM tarafından İstiklal Marşı’mızın kabul edildiğini belirterek, “Gayemiz o günkü samimi mana derinliğine yaklaşabilmek, aşk, iman ve ümit dolu mefkure ve dava adamı Akif’i anlayabilmektir. Bir daha hiç gelmesini istemediğimiz o kara günlerde asırların cihan imparatorluğu yıkılmaya çalışılıyor. Kahraman milletin vatanına dört bir yandan saldıran düşmanlara karşı savunma mücadelesi veriliyor. Milli mücadele döneminde eli silah tutan kahramanlarımıza merhum Mehmet Akif Ersoy da şiirleriyle manevi komutanlık yapmıştır” dedi.Öğrencilerin okuduğu şiirler ve öğrenciler tarafından hazırlanan İstiklal Marşı Oratoryosu büyük beğeni topladı. Program sonunda öğrencileri tebrik eden Kaymakam Ali Arslantaş, “Mehmet Akif Ersoy aralıksız süren bir mücadelenin ardından öyle bir şiir yazdı ki savaşlarda, yorgun düşmüş bir milleti ürpertti, titretti ve hatta yeniden ayağa kaldırdı. Bu şiir, tarih boyunca yaşanan acıları yansıttı, hem geçmişi geleceğe, bağladı hem de umut kaynağı oldu." dedi.