Yerel Haberler
Yozgat
Fatih Erbakan Yozgat’ta vatandaşlarla iftar sofrasında buluştu 04 Mart 2026 Çarşamba - 21:17:05 Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Yozgat Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen geleneksel iftar programına katıldı. Yozgat Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen iftar organizasyonuna katılan Erbakan, vatandaşlarla selamlaştı ve Ramazan aylarını tebrik etti. İftarın ardından bir konuşma yapan Fatih Erbakan, Ramazan ayının manevi ikliminin tüm Türkiye’ye huzur getirmesini temenni etti. İftar programının ardından Erbakan ve beraberindeki heyet, Yozgat’ın tarihi mekanlarından biri olan Kayyumzade Konağı’na geçti. Erbakan, partili kurmayları, yerel yönetim temsilcileri ve teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Güncel gelişmelere değinen Erbakan, bu Ramazan ayının ve bayramın zulümlerden kurtuluşa vesile olması temennisinde bulundu. "İran’a yönelik olan bu saldırıları şiddetle kınıyoruz" İran’a karşı gerçekleştirilen saldırıların vahşet niteliğinde olduğunu söyleyen Erbakan, "Komşumuz bir Müslüman ülkeye açık bir Siyonist saldırı, çok büyük bir hainlik ve vahşet sergileniyor. İran’a yönelik olan bu saldırıları en şiddetli bir şekilde kınıyoruz. İşte gerçek yüzlerini İran’da da bir kez daha gösterdiler. 170 tane kız çocuğunu bombardımanda paramparça ederek öldürdüler. İlkokulu hedef alarak gerçek vahşi yüzlerini bir kez daha Amerikan yönetimi ve Siyonizm göstermiş oldu. Tahran’da hastaneleri, hastanelerin yeni doğan ünitelerini hedef alarak zalimliklerini vahşetlerini bir kez daha gösterdiler. Tabi burada asıl mesele İran’dan sonra sıranın Türkiye’de oluşudur. Bunu çok iyi bilmemiz lazım. Amerikalı Emekli Albay Douglas Mc Gregor bir enstitüde yaptığı konuşmada diyor ki ‘İran mutlaka yok edilecek. Arkasından sıra Türkiye’nin yok edilmesine gelecek. Burada kimin ne dediği önemli değildir, İsrail’in ne istediği önemlidir. İsrail Türkiye’nin yok edilmesini istiyor’ diye bu şekilde ifade ediyor" dedi. "İran’dan sonra Türkiye’yi yutmak istiyorlar" Erbakan, "İran’dan sonra Türkiye’yi de yutmak istiyorlar. Bu noktada vefatının 15. yıl dönümünde rahmetli Erbakan hocamızı da rahmetle anıyor hayırla yâd ediyoruz. 90 yılında Birinci Körfez Savaşı çıkacağı sırada Irak’la ilgili müdahale konuları gündeme geldiği sırada dedi ki ‘Bu iş Irak’la bitmez. Irak’tan sonra Suriye, Suriye’den sonra İran, İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelecek’ dedi. Bugün geldiğimiz noktada ne kadar haklı olduğu ve ne kadar feraset sahibi olduğu ortaya çıkıyor" ifadelerini kullandı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:58 Doç. Dr. Mustafa Özalp: "(İran-ABD-İsrail savaşı) Yapılması gereken şey müzakere masasının başlaması, diplomasiye öncelik verilmesi ve savaşın ivedilikle durdurulması" Doç. Dr. Mustafa Özalp, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşta İran’ın ve buna paralel olarak Irak’ın istikrarsızlaşmasının dünya doğalgaz ve petrol enerji fiyatlarını yükselteceğini belirterek, "Burada yapılması gereken şey müzakere masasının başlaması, diplomasiye öncelik verilmesi ve savaşın ivedilikle durdurulması" dedi. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşı değerlendiren Bozok Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Özalp, ABD’nin İsrail’in etkisiyle İran savaşına dahil olduğunu belirterek, "Savaşın her geçen gün katlanarak büyüyeceği gözükmekte. Bölgesel bir savaş olacağının emareleri ortaya çıkmakta. İran, Körfez ülkelerindeki ABD üslerini bombalamakta. İran’ın aslında Umman Denizi’ndeki, Orta Doğu’daki ABD uçak gemilerini bombalaması lazım. İran’ın burada yapması gereken temel strateji aslında ayrı ayrı Körfez ülkelerini bombalamak yerine, bu bombaların her birini biriktirip kitlesel bir şekilde ABD’nin herhangi bir uçak gemisine saldırması İran açısından stratejik olarak daha doğru olur diye düşünüyorum. ABD’nin canı yanmadığı sürece bu savaş devam edecek. İran’ın ABD’nin canını yakması gerekiyor ve bu can yakma da muhtemelen Ortadoğu’da İran tarafından Umman Denizi yakınlarında bir ABD uçak gemisinin batırılması olarak ortaya çıkabilir" dedi. "Petrol fiyatlarının artması elektrik, altın ve gümüş fiyatlarının artmasına neden olacak" Enerjinin devletlerin refah seviyeleri açısından oldukça önemli olduğunu ifade eden Özalp, "Petrol, doğalgaz ve kömür küresel enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 80 ile 85’ini oluşturmakta. İran’ın kapatmış olduğu Hürmüz Boğazı’na baktığımızda Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Katar gibi ülkelere komşu. Bu boğazdan İran’ın, Irak’ın, Suudi Arabistan’ın, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ve Katar’ın petrol ve doğalgazları akmakta, ithalat, ihracatı yapılmakta. Bu boğazdan dünya petrol tüketiminin yaklaşık olarak yüzde 20’si, yani 20 milyon varil, dünya doğalgaz tüketiminin yaklaşık yüzde 20’si akmakta. Bu da yaklaşık olarak 300 milyon metreküp yapmakta. Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol ve doğalgazın yaklaşık yüzde 80’i Asya piyasalarına, yani Çin, Hindistan ve Japonya gibi ülkelere gitmekte. Geriye kalan yüzde 20’si ise Avrupa ülkelerine akmakta. Bu çerçevede son günlerde İran’ın başlatmış olduğu, daha doğrusu İran-ABD-İsrail arasında çıkan bu kavganın sonucunda petrol fiyatları yaklaşık yüzde 10 artmış durumda. Petrol fiyatlarının artması tabii olarak elektrik fiyatlarının artmasını beraberinde getirecektir. Bu da altın ve gümüşe olan talebi arttıracaktır. Altın ve gümüş fiyatları da yükselecektir. Dolayısıyla Hürmüz Boğazı’nın 3-5 günlüğüne veya bir haftalığına kapalı olması demek, önümüzdeki günlerde petrolün varil fiyatının yaklaşık 100 dolarlara ulaşabileceği, Hürmüz Boğazı’nın iki haftalığına kapanması demek veya tıkanması demek petrolün varil fiyatının 150 dolarları bulabileceği öngörülmektedir" diye konuştu. "Müzakerelerin başlaması gerekiyor" Savaşın ekonomik ve siyasi bilançosuna değinen Doç. Dr. Mustafa Özalp, "Tabii Türkiye’miz her ne kadar olağanüstü gemileriyle Karadeniz’de, Akdeniz’de, dünyanın çeşitli ülkelerinde petrol, doğalgaz arama hususunda kendisini geçmiş yıllara göre geliştirmiş olsa da biz 2024 yılı verilerine göre yüzde 4-5 oranında tüketmiş olduğumuz doğalgazı ancak üretebiliyoruz. Doğalgazda yüzde 95 oranında Türkiye dışa bağımlı. Petrolde de yaklaşık yüzde 85 ile 90 arasında dışa bağımlı. Petrol ve doğalgazı dolara bağlı olarak ithal etmekteyiz. Uluslararası petrol fiyatlarında yaklaşık 1 dolarlık yükseliş, Türkiye ekonomisine ciddi maliyetler getirmekte. EPDK 2024 yılı verilerine göre tüketmiş olduğumuz doğalgazın yüzde 41’ini Rusya’dan ithal ettik, yüzde 22’sini Azerbaycan’dan, yüzde 13’ünü İran’dan ithal ettik. İran’dan yüzde 13-15 doğalgaz ithalatımız söz konusu. Irak’tan da yoğun miktarda petrol ithalatı yapıyoruz. İran’ın ve buna paralel olarak da Irak’ın istikrarsızlaşması dünya doğalgaz petrol enerji fiyatlarını yükseltecektir. Bu yükselen fiyatlarda Türkiye ekonomisi zarar görecektir. Burada yapılması gereken şey müzakere masasının başlaması, diplomasiye öncelik verilmesi ve savaşın ivedilikle durdurulması. Aksi takdirde İran bölünüp parçalandığı zaman biz Türkiye’nin İran sınırından İsrail’e komşu olacağız. Bizim İsrail’e komşu olmamız demek ilerleyen yıllarda İran’la Türkiye arasında çıkacak bir savaşta İran toprakları üzerinden İsrail’le savaşmamız anlamına gelir. İsrail, vekil güçleri üzerinden İran topraklarında Türkiye ile savaşmayı planlamaktadır. Türkiye’nin ivedilikle bunların önlenmesine yönelik tedbirler alması gerektiğini düşünmekteyim" dedi.
Yozgat’ta kene alarmı, uzmanı uyardı
30 Nisan 2025 Çarşamba - 09:58 Yozgat’ta kene alarmı, uzmanı uyardı Yozgat ve çevresinde kene popülasyonu artış gösterirken, vatandaşlar kenelerin yoğunluğundan endişeli. Enfeksiyon Hastalıkları Hekimi Uz. Dr. Edip Bayrak ise, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı tedbirli olunması çağrısında bulundu. Yozgat’ın Araplı kasabasında hayvancılık ve tarımla uğraşan Lokman Atıl, bölgede bu yıl kene istilasının ciddi boyutlara ulaştığını belirterek, "Hayvancılık ve tarımla uğraşıyorum. Bu yıl aşırı derecede kene istilası var, aşırı derecede kene popülasyonu var. Bir yemek yeme saatinde yani 10-15 dakika içerisinde oturduğum yerde üzerimden 10-15 tane kene attığımı biliyorum. Bu durumdan çok rahatsızım, bu konuya el atılmasını istiyorum" dedi. Sorgun’da yaşayan Tacettin Özdemir ise, "Boş zamanlarımızda bağ bahçe işleri ile uğraşıyoruz. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına neden olan keneler bölgemizde yoğun. Bunları önlemek için çalıştığımız alanlarda vücut yüzeylerimizi genelde kapalı tutuyoruz, çoraplarımızı paçamızın üzerine çekiyoruz, vücudumuza kenenin temas etmemesini sağlıyoruz. Bir de tavuk besliyoruz. Tavuklar keneleri yediği için güvenli ortam oluşuyor. Onun dışında her alanda, her ortamda yeşillikte kene çıkabiliyor. Geçen hafta bahçede uğraşırken kene tutması yaşadık, fark edemedik, evin içine girince gördük keneyi. O anda böyle bir durum yaşayan insanlar hemen keneyi tutup kendi çıkarmaya çalışmasın. Hemen sağlık kuruluşuna giderek doktor gözetiminde kenenin çıkarılmasını sağlamalı. Kendisi çıkardığı takdirde bayağı bir sorun yaşayacaktır. İnsanların böyle bir durumla karşılaştığında ne olursa olsun hemen bir sağlık kuruluşuna gitmesini tavsiye ediyoruz" ifadelerini kullandı. Uzmanı uyardı Enfeksiyon Hastalıkları Hekimi Uz. Dr. Edip Bayrak da sağlık personelinin ve vatandaşların kene konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bahar aylarının kene faaliyetlerinin arttığı dönemler olduğuna dikkat çeken Dr. Bayrak, kene konusunda sağlık personeline verdiği konferanstan sonra şu bilgileri paylaştı: "Kırım Kongo Kanamalı Ateş hastalığı, Yozgat’ta özellikle Akdağmadeni ve Çekerek ilçelerinde endemik olarak görülen bir hastalık. Şu an hastalığın başlangıcı olan mevsime girmiş bulunmaktayız. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, kanamalı viral bir hastalık olup, yüzde 7-8 oranında mortaliteye sahiptir. Yani 100 hastanın 7’sini, 8’ini kaybediyoruz her yıl. Yozgat’ta özellikle kırsalda yaşayan çiftçiler ve sağlık personeli bu riskle karşı karşıya. Bunun yanı sıra balık tutmak veya piknik yapmak için bu bölgelere giden vatandaşlarımız da dikkatli olmalı. Uzun çoraplar, beyaz veya açık renkli kıyafetler tercih edilmeli." Hastalığın belirtilerine de değinen Dr. Bayrak, "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı semptomları gribal enfeksiyon semptomları gibidir. Ateş, eklem ağrısı, kas ağrısı, vücutta döküntü, küçük kanamalar, diş eti kanaması, burun kanaması şeklinde kendini gösterir. Kene teması olduğu zaman o kenenin en kısa zamanda vücuttan uzaklaştırılması gerekiyor. Eğer uzaklaştıramazlarsa en kısa zamanda herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurup, o kenenin uzaklaştırılıp doktor takibine girmeleri gerekiyor" dedi.
Yozgat’ta sağlık okuryazarlığı eğitimleri ilk mezunlarını verdi
29 Nisan 2025 Salı - 17:53 Yozgat’ta sağlık okuryazarlığı eğitimleri ilk mezunlarını verdi Yozgat’ta sağlık okuryazarlığını arttırmak amacıyla ‘Sağlıklı Hayat Akademisi’ eğitimlerinin ilk mezunları katılım belgelerini aldı. Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan ‘Sağlıklı Hayat Akademisi’, (SAHA) projesi kapsamında toplum sağlığına yönelik olarak çeşitli branşlarda eğitim verildi. Yozgat Sağlıklı Hayat Merkezi’nde verilen eğitimlere katılan kursiyerlere toplum sağlığı konusunda farkındalık geliştirmek, sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmak, sağlık okuryazarlığı düzeyini arttırmak amacıyla 13 oturumluk bilgilendirmeler yapıldı. 20 kişilik grupların ders gördüğü eğitimlerin ilk katılım belgeleri, son dersin ardından kursiyerlere takdim edildi. Eğitim programına katılan Hacer Güçlü 4 haftadır bu programa katıldığını söyledi. "Sağlık konusunda günlük hayatımızda yapmamız gerekenleri öğrendik. Kanser hakkında, ileri yaşlardaki kemik kırılmaları ve beslenme hakkında epey bilgi edindik. Spor aktiviteleri ve beslenme alışkanlıklarım hakkında değişiklikler yapmayı düşünüyorum" dedi. Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Mehmet Parlak "Bildiğiniz gibi 10 Nisan’da Sağlık Bakanımızın başlatmış olduğu proje kapsamında illerimizde eğitimlerimize başladık. ‘Sağlıklı Hayat Akademisi’ şeklinde tanımlıyoruz. Tüm vatandaşlarımıza sağlığın çeşitli başlıklarında bilgilendirmeler yapıyoruz. Günlük hayatlarında kullanabilecekleri bilgi paylaşımlarında bulunuyoruz. İlk eğitimimizin de sonuna geldik. Faydalı olduğumuzu düşünüyorum. Devamını getireceğiz. Müsait olan tüm vatandaşlarımız Sağlıklı Hayat Merkezi’nden bu konuda eğitimler alabilirler" şeklinde bilgi verdi.
İç Anadolu’nun lezzeti madımak sofralarda yerini aldı
29 Nisan 2025 Salı - 10:57 İç Anadolu’nun lezzeti madımak sofralarda yerini aldı İç Anadolu Bölgesi’nin yöresel lezzetlerinden madımak otu, bahar aylarının gelmesiyle sofralara taşınıyor. Vatandaşlar, taze madımak otunu doğadan ve pazarlardan temin ederek geleneksel yöntemlerle lezzetli yemekler hazırlıyor. Baharın habercisi madımak, hem geleneksel lezzetlerin yaşatılması hem de sağlıklı beslenme açısından Anadolu mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olmaya devam ediyor. Madımak yemeği, hem sağlıklı oluşu hem de kendine has aromasıyla tercih ediliyor. Temizlenmesi zahmetli olsa da, doğru tekniklerle pişirildiğinde oldukça lezzetli bir sonuç elde ediliyor. Geleneksel tarifte ince kıyılan madımak otuna soğan, tereyağı, az miktarda bulgur ve çemen ekleniyor. Yozgat’ın Sorgun ilçesinde yaşayan Mukaddes Derici yaklaşık 25 yıldır madımak pişirdiğini söylüyor. Derici, "Ahmetfakılı köyünden 2 gün boyunca madımak topladım. Madımağı ev halkına göre 6 kişilik topladım. Temizledikten sonra ince ince kıyarız. Çocukluğumdan beri bilirim madımağı. Yazın toplanır. Faydalıdır, lezzetlidir. Nisan Mayıs gibi bulunur. Bu 1-2 ay içinde toplamak lazım. Dondurucuya da koyuyoruz. Canımız isteyince çıkarıp pişirip yiyoruz. Yozgat’ın meşhur yemeğidir, çok güzel ve tatlıdır. Lezzetini veren ince ince kıyılmasıdır. Kaynar suda haşlayıp süzüp sonra tekrar haşlıyoruz. Yağ ve soğan karışımı kızarınca haşlanmış madımağa döküyoruz. Otun miktarına göre bulgur ve buyotu atıyoruz. Yufka ekmek ve ayranla servis edilir. İsteyen yoğurtla servis eder" dedi.
Kesintisiz eğitim fırıncılık mesleğini de sıkıntıya soktu
28 Nisan 2025 Pazartesi - 09:50 Kesintisiz eğitim fırıncılık mesleğini de sıkıntıya soktu Yozgat’ta uzun yıllardır fırıncılık yapan Sait Kırdemir, kesintisiz eğitim nedeniyle çırak bulmakta zorlandıklarını belirtip, 10 yıl sonra ekmek ve pide ustası bulunamayacağını söyledi. Yozgat’ta dedesinden, babasının amcalarından kuşaktan kuşağa aktarılan mesleği öğrenen ve yetişen Sait Kırdemir, aile boyu pidecilik ve fırıncılık işiyle uğraştıklarını ifade etti. 35 yıldır bu meslekle uğraşan Sait Kırdemir, yakında ekmek ve pide ustası bulunamayacağını belirtti. Fırıncılık mesleğine eskisi gibi talep olmadığını söyleyen Kırdemir, "Baba zoruyla çalışarak iş yapacak eleman kalmadı. Şimdi her şey makineleşmeye döndü. Çocuklarda da pek heves ve istek yok" dedi. "Eğitim sistemi çırak yetişmemesini çok etkiledi" Fırında çırak yetişmemesinin eğitim sistemi ile bağlantılı olduğunu söyleyen Kırdemir, "Eğitim sistemi bizleri çok etkiledi. 4 artı 4 sistemiyle çocuk ilkokulda başlıyor, ortaokula devam ediyor ve liseden sonra askere gidiyor. Askerden geldikten sonra hiçbir sanat belleyemiyor. Şimdi insanlar kolay para kazanma derdinde. Kimisi evde internetten çalışıyor, kimisi fırıncılığı sevmiyor. Çoğu meslekte çırak yetişmemesinin pek çok sebebi var. Bizim fırınımızdaki ustalar eski ve kalifiye ustalar. Şu an yeni yetişenlerden bir oğlum var. Çıraklık eğitiminde okula gidiyor ve fırınımızda çalışıyor. Biz neslin son ustalarıyız. Bizden sonra belki 10-15 sene daha gider. Ondan sonra pidecilik biter. Makine ile lahmacun yapılıyor. Pideleri de oradan alırız gibi görünüyor" diyerek mesleğin durumunu ele aldı. "Zanaatı bitmiş bir milletin geleceği olmaz" Eskiden esnafın uzun yıllar mücadele vererek aynı işi yaptığını belirten Kırdemir, "İnsanlar 50-60 sene aynı işi yapardı. Bizler de o nesilde yetiştik. 5-6 nesil. Bizden sonrakilerin yapacağı belirsiz. Ahilik sistemini sürdürmek boynumuzun borcu. Zanaatkar yetişmesi lazım. Ahilik bunu ifade eder. Zanaatı bitmiş bir milletin geleceği olmaz. İstediği kadar kaliteli ürün çıkarsın. El sanatları bittiği zaman toplumun geleceği olmaz" dedi.
Akdağmadeni Belediye Başkanı Yalçın, TDBB Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi
27 Nisan 2025 Pazar - 18:22 Akdağmadeni Belediye Başkanı Yalçın, TDBB Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi Akdağmadeni Belediye Başkanı Nezih Yalçın, Türk Dünyası Belediyeler Birliği Genel Kurulunda yönetim kurulu üyeliğine seçildi. Türk Dünyası Belediyeler Birliği’nin (TDBB) 7. Olağan Genel Kurulu, 20 ülkeden 400’e yakın belediye başkanı, meclis üyesi, yerel yönetim temsilcilerinin katılımıyla Zeytinburnu Belediyesi ev sahipliğinde İstanbul’daki Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapıldı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın TDBB Başkanı seçildiği Genel Kurul’da Akdağmadeni Belediye Başkanı Nezih Yalçın da TDBB Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. Belediye Başkanı Yalçın, "Belediyecilik alanında uluslararası en büyük organizasyon olan TDBB yeni katılımlarla birlikte 31 farklı ülkeden bin 200’ü aşkın üye sayısına ulaştı. Gönül coğrafyamızın bileşenlerini daha iyi tanımak, kardeş şehir uygulamalarıyla daha yakın ilişkiler kurmak, ortak projeler üretmek, aynı ülkü uğruna ‘Kızılelma’ yolunda geleceğe kanatlanmak için çok önemsediğim TDBB’nin kurulmasında ve bugünlere getirilmesinde emek veren herkesten Allah razı olsun. Tensipleriyle bizleri onurlandıran Genel Başkan Yardımcımız Sayın Sadir Durmaz’a canı gönülden teşekkür ediyor, TDBB Başkanımız Uğur İbrahim Altay ve yönetim kurulu üyelerimize başarılar diliyorum" dedi.
Yozgat’tan çıkan doğal taş, kadınların elinde sanata dönüşüyor
27 Nisan 2025 Pazar - 10:24 Yozgat’tan çıkan doğal taş, kadınların elinde sanata dönüşüyor Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde doğada bulunan ametist taşı, kadınların elinde hayat bulduktan sonra yurdun dört bir yanına gönderiliyor. Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde doğadan çıkarılan ametist taşı, birçok özelliği ile dikkat çekiyor. Sakinleştirici ve ruhsal sakinlik sağlama kabiliyeti olduğu düşünülen ametist taşı, Yozgatlı kadınların elinde sanata dönüşüyor. Halk Eğitim Merkezi’nde açılan kurslara giden kadınlar, ametist taşını çeşitli aksesuarlara dönüştürüyor. Ortaya çıkardıkları ürünleri satan kadınlar, ev ekonomisine katkı sağlıyor. "El emeği ürünlerimizden Türkan Şoray’a hediye edildi" Taşların yakın çevreden çıkarılarak kadınların elinde hayat bulduğunu söyleyen kursiyer Yasemin Açıkgöz, "Kooperatifte 6 kadın var. Onlar hem taşları işliyor hem de para kazanıp evinin geçimine katkı sağlıyor. Ben de onlardan biriyim. Küpe, kolye, yüzük gibi el emeği göz nuru ürünler üretiyoruz. Normalde kulaklarımda ağrı vardı. Buraya girdim gireli kulaklarımdaki rahatsızlık geçti. Ametistin faydalarına inanıyorum. Evimde de kullanıyorum. Çocuklarıma da aldım. Stresi alıyor, baş ağrısına iyi geliyor. Herkese tavsiye ederim. Kendi kullandığım takılarımı burada yaptım, severek kullanıyorum. Kargoyla şehir dışına gönderdiğimiz de oluyor. Yaklaşık 70 ile gönderiyoruz" dedi.