Yerel Haberler
Yozgat
Bu ağaçların 2 bin 600 yaşında olduğuna inanılıyor
06 Şubat 2025 Perşembe - 09:58 Bu ağaçların 2 bin 600 yaşında olduğuna inanılıyor Yozgat’ın Çekerek ilçesine yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta bulunan Kurtağılı Köyü’nde 2 bin 600 yaşında olduğuna inanılan karadut ağaçlarında bilimsel çalışma yapılması bekleniyor. Yozgat’ın Çekerek ilçesine bağlı Kurtağılı Köyü sınırları içerisinde yer alan ve yaklaşık 2 bin 600 yıllık olduğu rivayet edilen karadut ağaçları hem doğaseverlerin hem de tarih meraklılarının ilgisini çekiyor. Bu kadim ağaçlar, yıllara meydan okuyarak hem meyve vermeye devam ediyor hem de ihtişamlı görüntüleriyle ziyaretçilerini hayran bırakıyor. Çekerek Kurtağılı köyünde bulunan Karadut Mesire Alanı, 4 dekarlık bir alana yayılan devasa karadut ağaçlarına ev sahipliği yapıyor. Sonbaharda yapraklarını döken ağaçlar, birbirine dolanmış gövdeleriyle adeta sanat eseri gibi görünüyor. Yaz aylarında ise yemyeşil yaprakları ve lezzetli meyveleriyle ziyaretçilerine keyifli bir piknik ortamı sunuyor. Özellikle şehir dışından ve ilçe merkezinden gelen aileler, bu doğal güzellikleri görmek ve karadutların tadını çıkarmak için bölgeyi ziyaret ediyor. Kurtağılı Köyü Muhtarı Mustafa Kılıç, bu tarihi ağaçların bilimsel olarak incelenerek turizme kazandırılması gerektiğini vurguluyor. Muhtar Kılıç, "2 bin 600 yıllık olduğu söylenen bu karadut ağaçları, köyümüzün ve Çekerek’in en önemli değerlerinden biridir. Buranın turizme açılması, hem köyümüzün hem de ilçemizin canlanmasına büyük katkı sağlayacaktır" dedi. Ağaçların kök yapılarının büyüklüğü ve meyve vermeye devam etmesi, onların ne kadar sağlam ve dayanıklı olduğunu gösteriyor. Kurtağılı Köyü, sadece karadut ağaçlarıyla değil, tarihi kalıntılarıyla da dikkat çekiyor. Köyün geçmişinin antik dönemlere kadar uzandığı ve tarihte ‘Gırgıriye’ şehri olarak anıldığı rivayet ediliyor. Muhtar Kılıç, bu tarihi mirasın da turizme kazandırılması gerektiğini belirterek, "Buranın değerini bilenler her yıl geliyor, piknik yapıyor, dut meyvelerini topluyor. Ancak buranın daha geniş kitlelere tanıtılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Ayrıca, Muhtar Kılıç "Dut meyvesinin ellerde bıraktığı kırmızı lekeler, yapraklarıyla kolayca temizlenebiliyor. Bu özellikleriyle karadutlar, ziyaretçilere hem keyifli hem de faydalı bir deneyim sunuyor" dedi.
Yozgat’ın en fazla 6 aylık suyu kaldı
05 Şubat 2025 Çarşamba - 14:32 Yozgat’ın en fazla 6 aylık suyu kaldı Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, "Yozgat’ın en fazla 6 aylık suyu kaldı. Bir an önce yağışların imdadımıza yetişmesini niyaz ediyoruz" dedi. Kentin su ihtiyacını karşılayan önemli kaynaklardan Musabeyli Barajı önünde açıklama yapan Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, kuraklık nedeniyle barajdaki su miktarının azaldığını söyledi. Barajda 9 milyon 700 bin metreküp su olduğunu ifade eden Arslan, bu miktarın yüzde 15’e tekabül ettiğini söyledi. Barajdaki kullanılabilir su miktarının 6 milyon metreküp olduğunu bildiren Arslan, "Bu demek oluyor ki Yozgat’ın en fazla 6 aylık suyu kaldı. Biz buradan ayda 1 milyon metreküp su alıyoruz. Bu suyun yaklaşık 400 bin metreküpü Yerköy ve Çiçekdağ’a gidiyor. Yozgat olarak 600 bin metreküp su kullanıyoruz. Bir an önce yağışların imdadımıza yetişmesini niyaz ediyoruz" dedi. "2016’dan beri bu barajı kullanıyoruz" Su kaynağı aradıklarını ifade eden Başkan Arslan, "2016’dan bu yana barajdan Yozgat’a su alıyoruz. 2016’dan bu zamana kadar en yüksek doluluk oranı yüzde 55 olarak 2018 yılında gerçekleşmiş. Yüzde 55’in üzerine hiç çıkmamış. 2018’den bu yana ise kuraklık nedeniyle baraj suyunda sürekli azalma var. Mesela geçen yıl bu vakitlerde barajdaki su seviyesi yüzde 33’tü. Evvelki sene yüzde 34’tü. Şu anda yüzde 15-16 seviyesinde. Baraj kurulduğu günden bugüne en düşük seviyesi bu seviyedir. Yeni su kaynakları arayışımız devam ediyor. Bu konuda ciddi etütler yapmak istiyoruz ama hemşehrilerimiz bilmeli ki Yozgat su fakiri bir ilimiz. Yeteri kadar su kaynakları yok. Suyu dikkatli kullanmamız lazım, su bir nimettir. Gelişigüzel su kullanımından kaçınmamız lazım. Su yönünden tehlikedeyiz. Yağışlar olmazsa bizi kötü günler bekliyor. En azından mevcut olanın kıymetini bilmek ve israftan kaçınmak lazım" şeklinde konuştu.
66 yaşındaki yaşlı adam engellerini resim çizerek ve kitap yazarak aşıyor
05 Şubat 2025 Çarşamba - 13:55 66 yaşındaki yaşlı adam engellerini resim çizerek ve kitap yazarak aşıyor Yozgat’ta yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezinde yaşayan engelli vatandaş Hamit Uzun, resim yaparak ve kitaplar yazarak hayata tutunuyor. Yozgat’ın Sorgun ilçesindeki Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde yaşamını sürdüren 66 yaşındaki Hamit Uzun’un, 1986 yılında balkondan düşmesi sonucu hayatı değişti. Omuriliği zedelenen Hamit Uzun, tekerlekli sandalyeye mahkum kaldı. Geçirdiği kaza sonrası eşinden ayrılan Uzun, bir süre annesi ve oğluyla yaşadıktan sonra huzurevine yerleşme kararı aldı. Gençlik yıllarında marangoz olan ve bağlama çalıp müzisyenlik yapan Uzun, daha sonra yağlı boya resimleri ve yazarlığa merak saldı. Doğayı resmettiği çalışmalarının ağırlıkta olduğu kişisel sergisini açan Uzun, 30 yıldır yazarlık yaptığını ve yayımlanmış 7 kitabı olduğunu ifade etti. "Rüyamda gördüğüm yerde yaşıyorum" Bakımevinde yaşayacağını rüyasında gördüğünü söyleyen Uzun, "Bir bakımevinde yaşayacağımı düşünürdüm. Bunu rüyamda gördüm. Cam balkon yaptırırım diye düşünüyordum. Burada rüyamda gördüğüm yerin hazırına geldim. ’Balkona çiçeklerimi koyarım, dışarıyı seyreder, kendi iç dünyamla muhabbet ederim’ diyordum" dedi. "Kendimi evimde gibi hissetmek için odamı dekore ettim" Huzurevindeki odasını süslediğini, çeşitli eşyalarla dizayn ettiğini söyleyen Uzun, "Aradığım her şeyi elimin altında bulmak istiyorum. Bu yüzden odamı ve eşyalarımı düzenledim. Evden gelip bu kuruma yerleştiğim için ev hissini vermesini istiyorum. Ankara’daki evim gibi tasarladım. Buraya ziyaretime gelenler de ev ortamında oturuyor gibi hissediyor. ‘Aslan yattığı yerden belli olur’ demişler. Bir de ben yazarım. Bu ortamı oluşturmak zorundayım. Psikolojimi sadece yazılarıma vermek zorundayım. Odam boş olursa bu kafama takılabilir. Kırtasiye dükkânı gibi odamda her şey var" şeklinde konuştu. "Yaşıyorsak elbette sıkıntılar olacaktır" Hayata karşı verdiği mücadeleden söz ederken sıkıntıların da hayatın tuzu biberi olduğunu söyleyen Uzun, "Acı olmazsa tatlının zevkini alamayız. Babaannem ‘Derdinize akıllı yanın’ derdi. Yani derdimize akıllıca yaklaşmazsak aklımızı da kaybedebiliriz. Akılda denge sağlamak lazım. Her şey denge üzerine kurulu" dedi. "Oğlumu kendim büyüttüm" Oğlunu 7 yaşından itibaren kendisinin büyüttüğünü anlatan Uzun, "Okuttum, askerlik yaptı, meslek sahibi oldu ve evlendi. Oğlumu evlendirdikten sonra huzurevine yerleşme kararı aldım. Oğlum gitmemi istemedi, onu zor da olsa ikna ettim. Benim bakıma ihtiyacım var. İnsanın yükü ağırdır. Madem ki devletimizin böyle bir imkanı var ben de faydalanmak istedim. Gönüllü olarak geldim. Her şeyden çok memnunum. Burada bize gayet güzel bakılıyor" ifadelerine yer verdi.
66 yaşındaki yaşlı adam engellerini resim çizerek ve kitap yazarak aşıyor
05 Şubat 2025 Çarşamba - 13:44 66 yaşındaki yaşlı adam engellerini resim çizerek ve kitap yazarak aşıyor Yozgat’ta yaşayan Hamit Uzun, zorlu yaşam mücadelesinde resim yaparak ve kitaplar yazarak hayata tutunuyor. Yozgat’ın Sorgun ilçesindeki Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde yaşamını sürdüren 66 yaşındaki Hamit Uzun’un, 1986 yılında balkondan düşmesi sonucu hayatı değişti. Omuriliği zedelenen Hamit Uzun, tekerlekli sandalyeye mahkum kaldı. Geçirdiği kaza sonrası eşinden ayrılan Uzun, bir süre annesi ve oğluyla yaşadıktan sonra huzurevine yerleşme kararı aldı. Gençlik yıllarında marangoz olan ve bağlama çalıp müzisyenlik yapan Uzun, daha sonra yağlı boya resimleri ve yazarlığa merak saldı. Doğayı resmettiği çalışmalarının ağırlıkta olduğu kişisel sergisini açan Uzun, 30 yıldır yazarlık yaptığını ve yayımlanmış 7 kitabı olduğunu ifade etti. "Rüyamda gördüğüm yerde yaşıyorum" Bakımevinde yaşayacağını rüyasında gördüğünü söyleyen Uzun, "Bir bakımevinde yaşayacağımı düşünürdüm. Bunu rüyamda gördüm. Cam balkon yaptırırım diye düşünüyordum. Burada rüyamda gördüğüm yerin hazırına geldim. Balkona çiçeklerimi koyarım, dışarıyı seyreder, kendi iç dünyamla muhabbet ederim, diyordum" dedi. "Kendimi evimde gibi hissetmek için odamı dekore ettim" Huzurevindeki odasını süslediğini, çeşitli eşyalarla dizayn ettiğini söyleyen Uzun, "Aradığım her şeyi elimin altında bulmak istiyorum. Bu yüzden odamı ve eşyalarımı düzenledim. Evden gelip bu kuruma yerleştiğim için ev hissini vermesini istiyorum. Ankara’daki evim gibi tasarladım. Buraya ziyaretime gelenler de ev ortamında oturuyor gibi hissediyor. ‘Aslan yattığı yerden belli olur’ demişler. Bir de ben yazarım. Bu ortamı oluşturmak zorundayım. Psikolojimi sadece yazılarıma vermek zorundayım. Odam boş olursa bu kafama takılabilir. Kırtasiye dükkânı gibi odamda her şey var" şeklinde konuştu. "Yaşıyorsak elbette sıkıntılar olacaktır" Hayata karşı verdiği mücadeleden söz ederken sıkıntıların da hayatın tuzu biberi olduğunu söyleyen Uzun, "Acı olmazsa tatlının zevkini alamayız. Babaannem ‘Derdinize akıllı yanın’ derdi. Yani derdimize akıllıca yaklaşmazsak aklımızı da kaybedebiliriz. Akılda denge sağlamak lazım. Her şey denge üzerine kurulu" dedi. "Oğlumu kendim büyüttüm" "Oğlumu 7 yaşından itibaren ben büyüttüm. Okuttum, askerlik yaptı, meslek sahibi oldu ve evlendi. Oğlumu evlendirdikten sonra huzurevine yerleşme kararı aldım. Oğlum gitmemi istemedi, onu zor da olsa ikna ettim. Benim bakıma ihtiyacım var. İnsanın yükü ağırdır. Madem ki devletimizin böyle bir imkanı var ben de faydalanmak istedim. Gönüllü olarak geldim. Her şeyden çok memnunum. Burada bize gayet güzel bakılıyor" ifadelerine yer verdi. (EY-RM-
Yozgat’ta başlayan kar yağışı sevinçle karşılandı
04 Şubat 2025 Salı - 19:47 Yozgat’ta başlayan kar yağışı sevinçle karşılandı Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün günler öncesinden yaptığı uyarılar doğrultusunda, Yozgat’ta beklenen kar yağışı akşam saatlerinde etkisini göstermeye başladı. Özellikle yüksek kesimlerde yoğun olarak devam eden kar yağışı, ilerleyen saatlerde şehir merkezinde de kendini hissettirdi. Hava sıcaklıklarında ise yaklaşık 7 derece civarında bir düşüş yaşandı. Yozgat’ta bir süredir beklenen kar yağışı, vatandaşlar tarafından büyük bir sevinçle karşılandı. Kent genelinde etkili olan yağışı uzun süredir yağış bekleyen vatandaşlar, karın hem tarım hem de yer altı su kaynakları için büyük bir nimet olduğunu ifade etti. Yozgat’ta yaşayan Soner Karadavut, "Ülkemizde kurak geçen bir yıl oldu. İnşallah bu yağışın devamı gelir. İnşallah bu gece daha çok yağar" diyerek yağışın sürmesi temennisinde bulundu. Karla kaplı aracını temizledikten sonra düşüncelerini paylaşan Abdullah Şahin ise "Elhamdülillah beklediğimiz kar yağmaya başladı. Rabbim inşallah devamını getirir. Sevinçliyiz, mutluyuz, çiftçilerimizin de mutlu olmasını istiyoruz. Yer altı kaynakları suyla dolsun istiyoruz. Birçok faydası var inşallah devamı gelir" şeklinde konuştu. Kar yağışının birkaç gün daha etkili olması bekleniyor. Yağışlar özellikle tarım ve su kaynakları açısından büyük önem taşıyor.
Yozgat’ta başlayan kar yağışı sevinçle karşılandı
04 Şubat 2025 Salı - 19:43 Yozgat’ta başlayan kar yağışı sevinçle karşılandı Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün günler öncesinden yaptığı uyarılar doğrultusunda, Yozgat’ta beklenen kar yağışı akşam saatlerinde etkisini göstermeye başladı. Özellikle yüksek kesimlerde yoğun olarak devam eden kar yağışı, ilerleyen saatlerde şehir merkezinde de kendini hissettirdi. Hava sıcaklıklarında ise yaklaşık 7 derece civarında bir düşüş yaşandı. Yozgat’ta bir süredir beklenen kar yağışı, vatandaşlar tarafından büyük bir sevinçle karşılandı. Kent genelinde etkili olan yağışı uzun süredir yağış bekleyen vatandaşlar, karın hem tarım hem de yeraltı su kaynakları için büyük bir nimet olduğunu ifade etti. Yozgat’ta yaşayan Soner Karadavut, "Ülkemizde kurak geçen bir yıl oldu. İnşallah bu yağışın devamı gelir. Temennimiz tamamen bu. İnşallah bu gece daha çok yağar" diyerek yağışın sürmesi temennisinde bulundu. Karla kaplı aracını temizledikten sonra düşüncelerini paylaşan Abdullah Şahin ise "Elhamdülillah beklediğimiz kar yağmaya başladı. Rabbim inşallah devamını getirir. Sevinçliyiz, mutluyuz, çiftçilerimizin de mutlu olmasını istiyoruz. Yeraltı kaynakları suyla dolsun istiyoruz. Birçok faydası var inşallah devamı gelir" şeklinde konuştu. Kar yağışının birkaç gün daha etkili olması bekleniyor. Yağışlar özellikle tarım ve su kaynakları açısından büyük önem taşıyor.
6 Şubat depremlerinden sonra memleketine dönmedi
04 Şubat 2025 Salı - 10:21 6 Şubat depremlerinden sonra memleketine dönmedi Hatay’da 6 Şubat depremini yaşayan Mehmet Cezairlioğlu, ailesiyle birlikte geçici süreliğine geldiği Yozgat’ta kendisine yeni bir hayat kurdu. ‘Asrın felaketi’ olarak tanımlanan 6 Şubat depremlerinin ikinci yılında acılar ve gözyaşları ilk günkü gibi tazeliğini korurken yaralar da sarılmaya çalışılıyor. Depremi Hatay’ın İskenderun ilçesinde yaşayan Coğrafya Öğretmeni Mehmet Cezairlioğlu, kayınpederinin vefatına tanıklık etti. Kayınvalidesi ise enkazdan 14 saat sonra çıkarıldı, bir bacağı ampute edildi. Hatay İskenderun’da 13 yıllık öğretmenlik hayatı ve kendince düzeni varken bütün hayatlarının bir gecede değişmesi sonrasında yakınlarının davetiyle Yozgat’ın Sorgun ilçesine gelen Cezairlioğlu, geçici olarak kalma düşüncesiyle geldiği topraklardan kopamadı. "10 ülke ve pek çok şehir gezdim, buradaki dayanışma bambaşkaydı" Sorgun’dan gidememe nedenlerini sıralayan Cezairlioğlu, "Bir sabah bakıyorduk komşumuz yoğurt getirmiş bir bakıyoruz yumurta getirmiş, kimi evinde ne varsa onu getirmiş. Müthiş bir dayanışma ve sahiplenme vardı. Bu bizi çok etkiledi. Kendimizi memleketimizde gibi hissettik, yabancılık çekmedik. Allah iyi insanlarla karşılaştırsın, duası en güzel duadır. O yüzden Sorgun halkı ile karşılaştım. Birlik beraberlik içindeki böyle bir memlekette olmak benim için bu duanın karşılığı" dedi. "Yozgat’ta ne işin var, diyenler oldu" "Doktora eğitimi, yabancı dil eğitimi, çeşitli kurs ve sertifika eğitimleri gibi pek çok alanda deneyimlerim olunca bana ‘Neden Yozgat’tasın’ diyenler oldu. Biz işin mimari veya ekonomik değerinde değil, insanlığındayız. Dışarısı çok güzel olsa da insanı yaşatan şeyin sevgi olduğunu gördük" ifadelerini kullandı. "Geleneksel Türk okçuluğunu Sorgun’daki gençlere anlatmak istedim" Memleketi gibi benimsediği Sorgun’da ahde vefa örneği göstererek okçuluk eğitimleri veren Cezairlioğlu, gençlere sahip çıkılması gerektiğini ifade etti. "Geleneksel Türk okçuluğunu Sorgun’daki gençlere anlatmaya çalıştım. İlkokuldan üniversiteye kadar öğrencilerimiz olmaya başladı. Yakında düzenlenecek olan yarışmalarda dereceler de elde edeceğimize inanıyorum" şeklinde bilgi verdi. Okçuluk eğitimleri alan Muhammet Ömer Şahin "Okçuluk eğitimlerine başladıktan sonra nefes alıp vermem değişti. Kitap okumam hızlandı, okuduklarımı daha iyi anlayabiliyorum. Okçuluğun bana çok büyük katkıları oldu. Mehmet öğretmen çok hoşgörülü biri" dedi. Osman Çavuş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Kadir Aras ise "Mehmet Hocamızın Sorgun’da olması sadece Mehmet Hocamız için değil, Sorgun’daki gençlerimiz için de bir değerdir. Gençlere ata sporumuzu tanıtacak, doktora mezunu donanımlı biri. Hem kendisi kazandı hem de biz kazandık" şeklinde konuştu.
Yozgat’ta şehit aileleri ve gaziler için ‘Vefa Üniversitesi’ açıldı
03 Şubat 2025 Pazartesi - 13:04 Yozgat’ta şehit aileleri ve gaziler için ‘Vefa Üniversitesi’ açıldı Yozgat Bozok Üniversitesi bünyesinde şehit ve gazi aileleri için ‘Vefa Üniversitesi’ açıldı. Bozok Üniversitesi ev sahipliğinde oluşturulan Vefa Üniversitesi projesi, Yozgat Valiliği ve Yozgat Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü iş birliği ile düzenleniyor. Vefa Üniversitesi eğitimlerine, sağlık, hukuk, temel iletişim, manevi konular gibi içeriklerden oluşan derslerle başlıyor. 4 hafta sürecek olan eğitimlerin açılış dersi Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Evren Yaşar tarafından verildi. İlk derste şehit ve gazi ailelerine ‘Yiyecek Toksisitesi, Yaşa Uygun Beslenme ve Fazla Kiloların Toksik Etkileri: Sağlıklı Yaşamın Şifreleri" konusunda bilgi verildi. Projenin açılışında konuşan Prof. Dr. Evren Yaşar, "Bu tarihi mekanda Bozok Evi’nde ‘Vefa Üniversitesi’nin ilk dersini ben icra edeceğim. Sağlıklı beslenme ve sağlıklı egzersiz konusunu anlatmak istiyorum. Geçen sene başlattığımız ‘Tazelenme Üniversitesi’ vardı. İleri yaşlardaki büyüklerimizin ihtiyaçlarını karşılamak üzereydi. Sadece üniversitedeki öğrencilerin eğitimlerinden sorumlu olmadığımızı, halkın ihtiyaçlarına da destek vermek adına katkıda bulunmak zorunda olduğumuzu ifade ediyoruz. Vefa Üniversitesi de bunun en güzel örneklerinden biridir. Teorik derslerimize pratik uygulamalar da eklenecek. Eğitimlerde yaş grubu yok. Ailelerimizin sorumlu olduğu torunları da var. İlerleyen zamanda çocuklar için valiliğimizle birlikte çeşitli kurslar düzenleyebiliriz. Burada önemli olan vefa borcumuzun olduğu insanların ihtiyaçlarını karşılamak. Torunundan dedesine kadar ne ihtiyaçları varsa karşılamak istiyoruz" şeklinde bilgi verdi. Programa katılan Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan ise "Şehit yakınlarımıza ve gazilerimize bir vefa örneği olarak düzenlemiş olduğumuz Vefa Üniversitesi programını Rektör hocamızla birlikte başlatmış bulunuyoruz. Kıymetli şehit yakınlarımız ve gazilerimiz için inşallah faydalı ve onların yaşamlarını kolaylaştıracak program olacak. Üniversiteyi halka açan değil halkının içine taşıyan kıymetli Rektörümüze de teşekkürlerimi iletiyorum. Proje ülkemiz genelinde ilk başlangıcı ilk olan bir proje olacak. İnşallah iyi bir örnek olarak diğer illerimize de yayılacağını düşünüyorum" cümlelerini kullandı.