Yerel Haberler
Yozgat
Kitabesi yok, tarihi bilinmiyor 22 Şubat 2026 Pazar - 10:02:51 Yozgat’ta Tekkeyenicesi Köyü Camisi, mimari özellikleri ve kalem işi süslemeleriyle dikkat çekiyor. 2019 yılında yapılan tadilatla yenilenen yapım tarihi kesin olarak bilinmeyen cami, dron ile havadan görüntülendi. Köyde iki cami bulunurken, Tekkeyenicesi Köyü Camisi haftada yalnızca Cuma günleri ibadete açılıyor. Cuma namazı burada kılınırken, diğer vakit namazları ise köydeki diğer camide eda ediliyor. Ayrıca cami, bayram namazlarında da vatandaşlara hizmet veriyor. Herhangi bir kitabe ya da yazılı metine ulaşılamayan caminin hangi tarihte ve kim tarafından yapıldığı bilinmiyor. Eserin duvarları kaba yonu taş malzemeden inşa edilirken, cephe köşelerinde ve pencere sövelerinde kesme taş kullanılmış. Kuzey-güney doğrultuda, dikdörtgen planlı ve tek katlı olarak inşa edilen yapının harim iç duvar yüzeylerinde yer alan kalem işi süslemeler ve ikonografik tasvirler, camiyi bölgedeki önemli eserlerden biri haline getiriyor. Aynı yörede bulunan ve Tekkeyenicesi Köyü Eski Cami ile benzerlik gösteren diğer camilerin inşa tarihleri, mimari üslupları ve iç mekân tezyinatları dikkate alındığında, yapının 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında inşa edildiği tahmin ediliyor. Köy sakinlerinden Selahattin Çakır ise caminin geçmişine dair şu ifadeleri kullandı: "1960 doğumluyum. Vallahi haftada bir cumamızı kılıyoruz burada. Bayramlarda açılıyor. Ziyaretçilerimiz çok geliyor, gidiyorlar. Yozgat’tan, Ankara’dan geliyorlar, Sivas’tan çok geliyor. Babam hicri 1327 doğumluydu. Babam bilmezdi bu caminin yapıldığını. İşte o zaman evvel üç beş kişi gelmiş, kurmuşlar. Yenice’ye yer oldu demişler. Adı Yeniceköy kalmış. Yan bina aynı bu bina ile yaşıttır. Dersi, kursu, her şeyi imam orada yapıyormuş. Yalnız oranın tarihi ile buranın tarihi aynıydı. Orası Medrese olarak kullanılıyormuş." 2019 yılında gerçekleştirilen tadilat çalışmalarıyla yenilenen cami, hem mimari yapısı hem de taşıdığı inanç ve kültürel izlerle köyün önemli değerleri arasında yer alıyor. Dron ile havadan görüntülenen tarihi yapı, sade dış mimarisinin yanı sıra iç mekândaki zengin kalem işi süslemeleriyle dikkat çekiyor.
22 Şubat 2026 Pazar - 09:50 Kitabesi yok, tarihi bilinmiyor Yozgat’ın Tekkeyenicesi köyünde bulunan Tekkeyenicesi Köyü Camisi, mimari özellikleri ve kalem işi süslemeleriyle dikkat çekiyor. Yapım tarihi kesin olarak bilinmeyen cami, 2019 yılında yapılan tadilatla yenilenirken, dron ile havadan görüntülendi. Köyde iki cami bulunurken, Tekkeyenicesi Köyü Camisi haftada yalnızca Cuma günleri ibadete açılıyor. Cuma namazı burada kılınırken, diğer vakit namazları ise köydeki diğer camide eda ediliyor. Ayrıca cami, bayram namazlarında da vatandaşlara hizmet veriyor. Herhangi bir kitabe ya da yazılı metine ulaşılamayan caminin hangi tarihte ve kim tarafından yapıldığı bilinmiyor. Eserin duvarları kaba yonu taş malzemeden inşa edilirken, cephe köşelerinde ve pencere sövelerinde kesme taş kullanılmış. Kuzey-güney doğrultuda, dikdörtgen planlı ve tek katlı olarak inşa edilen yapının harim iç duvar yüzeylerinde yer alan kalem işi süslemeler ve ikonografik tasvirler, camiyi bölgedeki önemli eserlerden biri haline getiriyor. Aynı yörede bulunan ve Tekkeyenicesi Köyü Eski Cami ile benzerlik gösteren diğer camilerin inşa tarihleri, mimari üslupları ve iç mekân tezyinatları dikkate alındığında, yapının 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında inşa edildiği tahmin ediliyor. Köy sakinlerinden Selahattin Çakır ise caminin geçmişine dair şu ifadeleri kullandı: "1960 doğumluyum. Vallahi haftada bir cumamızı kılıyoruz burada. Bayramlarda açılıyor. Ziyaretçilerimiz çok geliyor, gidiyorlar. Yozgat’tan, Ankara’dan geliyorlar, Sivas’tan çok geliyor. Babam hicri 1327 doğumluydu. Babam bilmezdi bu caminin yapıldığını. İşte o zaman evvel üç beş kişi gelmiş, kurmuşlar. Yenice’ye yer oldu demişler. Adı Yeniceköy kalmış. Yan bina aynı bu bina ile yaşıttır. Dersi, kursu, her şeyi imam orada yapıyormuş. Yalnız oranın tarihi ile buranın tarihi aynıydı. Orası Medrese olarak kullanılıyormuş." 2019 yılında gerçekleştirilen tadilat çalışmalarıyla yenilenen cami, hem mimari yapısı hem de taşıdığı inanç ve kültürel izlerle köyün önemli değerleri arasında yer alıyor. Dron ile havadan görüntülenen tarihi yapı, sade dış mimarisinin yanı sıra iç mekândaki zengin kalem işi süslemeleriyle dikkat çekiyor.
Tuzla köprüsü, Selçuklu’dan günümüze hizmet vermeye devam ediyor
27 Ocak 2026 Salı - 10:39 Tuzla köprüsü, Selçuklu’dan günümüze hizmet vermeye devam ediyor Yozgat’ın Yerköy ilçesine bağlı Sekili köyü sınırları içerisinde yer alan ve halk arasında Tuzla Köprüsü ya da Sekili Köprüsü olarak bilinen tarihi köprü, Selçuklu dönemine uzanan geçmişiyle dikkat çekiyor. Delice Irmağı üzerinde kurulu olan tarihi yapı, aradan geçen asırlara rağmen sapasağlam yapısıyla hizmet vermeye devam ediyor. Kızılırmak Nehri’nin en uzun kolu olan Delice Irmağı üzerinde, kuzey-güney istikametinde inşa edilen köprü yaklaşık 60 metre uzunluğunda bulunuyor. Yozgat’ın Yerköy ilçesine bağlı Sekili köyleri ile Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesine bağlı köyleri birbirine bağlayan köprü, geçmişte bölge ulaşımında önemli bir rol üstlendi. Ortadaki en yüksek kemer olmak üzere, ırmak kenarlarına doğru küçülen toplam dört adet sivri kemerli açıklıktan oluşan köprü, tamamen kesme taştan inşa edildi. Köprünün üst kısmında düzgün kesme taştan yapılmış korkuluklar yer alıyor. En büyük kemeri yaklaşık 11,20 metre açıklığında ve 5,50 metre yüksekliğinde olan yapı, 4,20 ile 4,50 metre genişliğe sahip bulunuyor. Üzerinde kitabe bulunmayan köprünün kim tarafından ve ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmezken, mimari özellikleri yapının Selçuklu dönemine, 13. yüzyıl ortalarına tarihlendirilebileceğini gösteriyor. Köprünün yakınlarında bulunan ve Selçuklu dönemine ait olduğu bilinen Sekili (Delicesu) Han kalıntıları da bu durumu doğrular nitelikte. Tabliyesi her iki yakadan orta noktaya doğru yükselen ve bu özelliğiyle ‘dik köprü’ sınıfında yer alan tarihi yapıda, kemer gözlerinin birleştiği noktalarda mahmuzlar bulunuyor. Tuzla köprüsü, kesme taş ve düzgün moloz taş kullanılarak inşa edilmiş. Yöre halkından Mustafa Mengüşoğlu, köprünün geçmişteki önemine dikkat çekerek, "Bu köprünün tarihi yani anlatılanlara göre bin yıllık bir tarihi var. Bu köprü Yozgat’la Kırşehir’in köylerini birbirine bağlayan bir köydür. Çiçekdağı ile Yerköy arasındaki bütün köylerini birbirine bağlıyor. En az atmış, yetmiş köy var" dedi. 2019 yılında tadilattan geçirilen tarihi köprü, yapılan çalışmaların ardından araç trafiğine kapatıldı. Günümüzde yalnızca yaya geçişine izin verilen köprü, sahip olduğu tarihi ve mimari özelliklerle bölgenin önemli kültürel mirasları arasında yer alıyor.
Tuzla köprüsü, Selçuklu’dan günümüze hizmet vermeye devam ediyor
27 Ocak 2026 Salı - 10:31 Tuzla köprüsü, Selçuklu’dan günümüze hizmet vermeye devam ediyor Yozgat’ın Yerköy ilçesine bağlı Sekili köyü sınırları içerisinde yer alan ve halk arasında Tuzla Köprüsü ya da Sekili Köprüsü olarak bilinen tarihi köprü, Selçuklu dönemine uzanan geçmişiyle dikkat çekiyor. Delice Irmağı üzerinde kurulu olan tarihi yapı, aradan geçen asırlara rağmen sapasağlam yapısıyla hizmet vermeye devam ediyor. Kızılırmak Nehri’nin en uzun kolu olan Delice Irmağı üzerinde, kuzey-güney istikametinde inşa edilen köprü yaklaşık 60 metre uzunluğunda bulunuyor. Yozgat’ın Yerköy ilçesine bağlı Sekili köyleri ile Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesine bağlı köyleri birbirine bağlayan köprü, geçmişte bölge ulaşımında önemli bir rol üstlendi. Ortadaki en yüksek kemer olmak üzere, ırmak kenarlarına doğru küçülen toplam dört adet sivri kemerli açıklıktan oluşan köprü, tamamen kesme taştan inşa edildi. Köprünün üst kısmında düzgün kesme taştan yapılmış korkuluklar yer alıyor. En büyük kemeri yaklaşık 11,20 metre açıklığında ve 5,50 metre yüksekliğinde olan yapı, 4,20 ile 4,50 metre genişliğe sahip bulunuyor. Üzerinde kitabe bulunmayan köprünün kim tarafından ve ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmezken, mimari özellikleri yapının Selçuklu dönemine, 13. yüzyıl ortalarına tarihlendirilebileceğini gösteriyor. Köprünün yakınlarında bulunan ve Selçuklu dönemine ait olduğu bilinen Sekili (Delicesu) Han kalıntıları da bu durumu doğrular nitelikte. Tabliyesi her iki yakadan orta noktaya doğru yükselen ve bu özelliğiyle ‘dik köprü’ sınıfında yer alan tarihi yapıda, kemer gözlerinin birleştiği noktalarda mahmuzlar bulunuyor. Tuzla köprüsü, kesme taş ve düzgün moloz taş kullanılarak inşa edilmiş. Yöre halkından Mustafa Mengüşoğlu, köprünün geçmişteki önemine dikkat çekerek, "Bu köprünün tarihi yani anlatılanlara göre bin yıllık bir tarihi var. 2019-2020 arasında yapıldı. Bu köprü Yozgat’la Kırşehir’in köylerini birbirine bağlayan bir köydür. Çiçekdağı ile Yerköy arasındaki bütün köylerini birbirine bağlıyor. En az atmış, yetmiş köy var" dedi. 2019 yılında tadilattan geçirilen tarihi köprü, yapılan çalışmaların ardından araç trafiğine kapatıldı. Günümüzde yalnızca yaya geçişine izin verilen köprü, sahip olduğu tarihi ve mimari özelliklerle bölgenin önemli kültürel mirasları arasında yer alıyor. (EB-GF-
‘Sorgun Yağlısı’ Tokat ve Kayseri’ye rakip oldu
26 Ocak 2026 Pazartesi - 09:42 ‘Sorgun Yağlısı’ Tokat ve Kayseri’ye rakip oldu Yozgat’ın Sorgun ilçesiyle özdeşleşen ve geçtiğimiz yıllarda coğrafi işaretle tescillenen ‘Sorgun Yağlısı’, sabah kahvaltılarının vazgeçilmez lezzeti olarak yoğun ilgi görüyor. Sorgun’da oldukça talep gören bu lezzet, bir geleneğin yaşatılmasını sağlıyor. Özel yoğurma tekniği, kullanılan katı yağ ve odun ateşinde pişirilme özelliğiyle diğer çörek türlerinden ayrılan Sorgun Yağlısı, hem yerel halkın hem de ilçeye dışarıdan gelen misafirlerin ilk durağı oluyor. Ustalar tarafından hazırlanan hamur, bezelere ayrıldıktan sonra bol yağ ile harmanlanıyor. Kat kat açılan hamurun üzerine yumurta sarısı sürülerek fırına veriliyor. Pişme esnasında çevreye yayılan koku ise iştah kabartıyor. Sadece kahvaltılarda değil, günün her saatinde çayın yanında tüketilen bu tescilli lezzet, Sorgun’un gastronomi turizmine de büyük katkı sağlıyor. "Her gün severek yiyoruz" Yağlı yemek için erkenden fırının yolunu tutan Ramazan Bal yağlının mükemmel olduğunu söyledi. Bal, "Sadesini de yiyoruz. Şu an peynirlisini yiyorum gayet hoş olmuş. Sorgun yağlısı denilince sade olan geleneksel ve patentini aldığımız yağlı daha güzel. Biz her gün bu yağlının tadına bakıyoruz. Çok memnunuz, çok severek yiyoruz. Buradaki arkadaşlar da gerçekten güzel yapıyorlar" dedi. "Günlük 200-300 tane, yazları daha fazla tüketilir" Usta Ali Kılıç Sorgun yağlısının sabah kahvaltılarında en çok tüketilen ürün olduğunu ifade etti. Kılıç, "Günlük 200-300 tane, yazları daha fazla tüketilir. Şehir dışına da çok fazla gider. Patenti buraya ait. Coğrafi işaretli ürünümüz. Sorgun yağlısı denilince akıllara burası gelir. Hamur olarak içerisinde maya, tuz, su, katı yağ kullanıyoruz. Diğer yağlarla olmuyor. Tereyağla denedik, bu şekilde güzel tutmadı. Yapım aşaması ve dinlenme süresi derken yarım saat içerisinde hazır olmuş olur" şeklinde konuştu.
Bu eskimo evi Alaska’da değil Yozgat’ta
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:24 Bu eskimo evi Alaska’da değil Yozgat’ta Yozgat’ta yaşayan Ersoy ailesi, karın tadını eskimo evi yaparak çıkardı. Yozgat’ta yaşanan yoğun ve etkili kar yağışı sonrası kent sakinleri karın tadını gerek kardan adam yaparak gerekse kartopu oynayarak çıkardı. Ersoy ailesi ise karla farklı bir şey tasarlamak istedi iglo yaptı. Baba Sinan Ersoy, oğulları Nuri ve Yunus ile birlikte önce kocaman bir kartopu oluşturdu. Daha sonra kartopunun içini yavaş yavaş şekillendirerek eskimo evine dönüştürdü. İglo da denilen eskimo evini mahalledeki çocuklar da oyun alanı olarak kullanıyor, oradan geçenler fotoğraf çektirip öyle gidiyor. "Kar çokken böyle bir şey yapalım dedik" Sinan Ersoy herkes kardan adam yaptığı için farklı bir şey yapmak istediğini söyledi. Ersoy, "Yaparken 1 gün sabahtan akşama kadar uğraştık. 15-20 gündür karın ilk yağdığı günden itibaren duruyor. Dün yeniden sıva yapar gibi sağlamlaştırdık. İç kısmı buz oldu, üstünü yeniden karla kapladık. Sıcaklar artana kadar kimse yıkmazsa yıkılmaz. Yavaş yavaş temelden başlayarak birleştirerek yukarı doğru kubbe şeklinde çıkardık. Ufak tefek el becerim vardır. Aklıma böyle bir şey yapmak geldi. Kar çokken yapalım dedik, başardık sonunda. Binalarda oynamayan çocuk kalmadı. Arabayla geçenler durup fotoğraf çekip öyle gidiyor" dedi. Nuri Ersoy babası ve kardeşiyle eskimo evini yaptıklarını söyledi ve "Bazen içinde oynuyoruz, sağlamlaştırıyoruz. Delik açıyoruz, yeniden sağlamlaştırıyoruz. Kardan adam yapmak yerine bunu yapmak daha güzel" ifadelerini kullandı. Yunus Ersoy ise "Kartopunu yuvarlaya yuvarlaya yaptık. İçine giriyorum. İçi güzel, sıcak. Kamp lambası getirdik. Işık olmadığı için içine koyduk. Başka çocuklara ‘Sizinle böyle bir ev yapalım mı?’ derim" şeklinde konuştu.