Yerel Haberler
Zonguldak
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:24 Çantı tekniğiyle inşa edilen çivisiz cami 2 asırdır ayakta Zonguldak’ta çantı tekniği ile inşa edilen 2 asırlık çivisiz cami, adeta zamana meydan okuyor. Çaycuma ilçesine bağlı Akçahatipler Köyü Merkez Camisi, çantı tekniğiyle 2 asırdır cemaatini ağırlıyor. Mimarı bilinmeyen cami, Anadolu’nun ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birini oluşturuyor. Cemaatin sığmaması üzerine ikinci katı da inşa edilerek hizmete açılan cami, dron ile havadan görüntülendi. Merak eden yerli ve yabancı turistlerin camiyi ziyarete geldiğini anlatan köy sakinleri, cami için gerekli desteklerin de sağlanmasını istedi. Köylüler, caminin uzun yıllar daha yaşatılması gerektiğine vurgu yaptılar. Köy azası İsmail Kızıltoprak (59) caminin bakımından kendini sorumlu hissettiğini anlatarak, "Bu civarda bir tek bizim ahşap camimiz varmış. Civar köylerde cami yokmuş. Diğer köylerden bizim köye camiye gelirlermiş. Cami 200 yıllık. Giriş katının tarihini bilen yok. Daha önce babam ve dedem camiyi onarıyordu. Şu anda ben bakıyorum. Babamın görevini aldım. Camideki tamir ve onarımları yapıyorum. Dışarısını da ahşap koruyucular kullandık. İçerisini onardık. Bu hale kadar getirdik" dedi. Caminin yapımında kullanılan ağaçların tek tek işlemden geçirildiğini büyüklerinden duyduklarını anlatan Kızıltoprak, "Kütük olarak tek tek biçmişler. Buraya dışarıdan gelen de oluyor. Burayı görmek camiyi görmek için geliyorlar. Çok da beğeniyorlar. Ne kadar çok yer gezdim. Ben 59 yaşındayım. Daha dışarıda namaz kılındığını bilmiyorum. Camimiz çok büyük ve mükemmel, tarihi bir cami" şeklinde konuştu. Camiyi büyüklerinden devraldığını ifade eden Kızıltoprak, "Yaşımız ve gücümüz elverdiği müddetçe bundan sonrası için de Allah nasip eder ömür verirse elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:10 Çantı tekniğiyle inşa edilen çivisiz cami 2 asırdır ayakta Zonguldak’ta 200 yıl önce çantı tekniği ile inşa edilen çivisiz cami, adeta zamana meydan okuyor. Çaycuma ilçesine bağlı Akçahatipler Köyü Merkez Camisi, çantı tekniğiyle 2 asırdır cemaatini ağırlıyor. Kimin tarafından yaptırıldığı bilinmeyen cami, Anadolu’nun ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birini oluşturuyor. Cemaatin sığmaması üzerine ikinci katı da inşa edilerek hizmete açılan cami, dron ile havadan görüntülendi. Merak eden yerli ve yabancı turistlerin camiyi ziyarete geldiğini anlatan köy sakinleri, cami için gerekli desteklerin de sağlanmasını istedi. Köylüler, caminin uzun yıllar daha yaşatılması gerektiğine vurgu yaptılar. Köy azası İsmail Kızıltoprak (59) caminin bakımından kendini sorumlu hissettiğini anlatarak "Bu civarda bir tek bizim ahşap camimiz varmış. Civar köylerde cami yokmuş. Diğer köylerden bizim köye camiye gelirlermiş. Cami 200 yıllık. Giriş katının tarihini bilen yok. Daha önce babam ve dedem camiyi onarıyordu. Şu anda ben bakıyorum. Babamın görevini aldım. Camideki tamir ve onarımları yapıyorum. Dışarısını da ahşap koruyucular kullandık. İçerisini onardık. Bu hale kadar getirdik" dedi. Caminin yapımında kullanılan ağaçların tek tek işlemden geçirildiğini büyüklerinden duyduklarını anlatan Kızıltoprak, "Kütük olarak tek tek biçmişler. Buraya dışarıdan gelen de oluyor. Burayı görmek camiyi görmek için geliyorlar. Çok da beğeniyorlar. Ne kadar çok yer gezdim. Ben 59 yaşındayım. Daha dışarıda namaz kılındığını bilmiyorum. Camimiz çok büyük ve mükemmel, tarihi bir cami" şeklinde konuştu. Camiyi büyüklerinden devraldığını ifade eden Kızıltoprak, "Yaşımız ve gücümüz elverdiği müddetçe bundan sonrası için de Allah nasip eder ömür verirse elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 09:24 Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesi öğrenci ve akademisyenlerin hizmetine açıldı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), bilim ve eğitimin kalbi olan kütüphanelerini çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirmeye devam ediyor. Farabi Kampüsünde yer alan Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesinde gerçekleştirilen yenileme çalışmalarıyla oluşturulan modern oturma alanları ve Prof. Dr. Durmuş Günay anı köşesi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Gerçekleştirilen açılış törenine; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal ve Prof. Dr. Servet Karasu, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri ile birlikte akademik ve idari personel katıldı. Kütüphanenin giriş katında hayata geçirilen kapsamlı düzenleme çalışmalarıyla birlikte; Prof. Dr. Durmuş Günay’ın akademik mirasını yaşatacak tanıtım ve anı köşesi oluşturulurken, öğrencilerin daha konforlu bir ortamda vakit geçirebileceği modern oturma alanları da kütüphaneye kazandırıldı. Yenilenen ödünç-iade bankosu ile hizmet süreçleri hızlandırılırken, RFID teknolojisiyle güçlendirilen altyapı sayesinde K-matik, Self-Check ve katalog tarama cihazları da kullanıcı dostu bir şekilde hizmet vermeye hazır hâle getirildi. "Kütüphanelerimiz, bilginin ışığında geleceğin inşa edildiği irfan yuvalarıdır" Açılış kapsamında değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, gerçekleştirilen çalışmaların üniversitenin eğitim vizyonunun güçlü bir yansıması olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi: "Bugün burada yalnızca fiziki bir yenilenmeyi değil; bilgiye erişimi kolaylaştıran, öğrencilerimizin akademik gelişimini destekleyen ve üniversitemizin ilim yolculuğuna değer katan önemli bir dönüşümü hep birlikte hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Kütüphanelerimiz, sadece kitapların bulunduğu alanlar değil; aynı zamanda düşüncenin, üretimin ve geleceğin inşa edildiği müstesna irfan ocaklarıdır. Modern oturma alanları ve güçlendirdiğimiz teknolojik altyapı ile öğrencilerimize daha konforlu, daha verimli ve çağın gerekliliklerine uygun bir çalışma ortamı sunmayı hedefliyoruz. Bu yönüyle kütüphanelerimiz, gençlerimizi meslek hayatlarına hazırlamada ve donanımlı bir birey olmalarına rehberlik eden en kıymetli yapılarımızdır." Rektör Özölçer konuşmasının devamında, gerçekleştirilen yatırımların önemli kazanımlar olduğuna dikkat çekerek şu sözleri ifade etti: "Geçtiğimiz günlerde Kütüphaneler Haftası gibi anlamlı bir zaman diliminde, Çaycuma Kampüsümüzde Subsea7 iş birliğiyle Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesini üniversitemize kazandırmanın gururunu yaşamıştık. Bugün ise üniversitemizin en büyük kütüphanesi olan Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanemizde; yeni oturma alanlarını öğrencilerimizin hizmetine sunarken, üniversitemize uzun yıllar değerli hizmetlerde bulunmuş, birçok öğrenci yetiştirmiş ve Yükseköğretim Kurulu üyeliği gibi önemli görevler üstlenmiş kıymetli hocamız Prof. Dr. Durmuş Günay adına hazırladığımız anı köşesini açmanın da bahtiyarlığını yaşıyoruz. Üniversitemizi tercih eden öğrencilerimizin, böylesine önemli görevlerde bulunmuş kıymetli hocalarımızı yakından tanımaları, onların ilmi birikimlerinden ilham almaları bizler için son derece kıymetlidir. İnanıyorum ki kütüphanelerimiz; öğrencilerimizin sadece ders çalıştıkları alanlar değil, aynı zamanda dostluklarını pekiştirdikleri, birlikte ürettikleri ve geleceklerine yön verdikleri birer yaşam merkezi olacaktır. Burada geçirilen her an, onların akademik yolculuklarına değer katacak ve hayatlarında unutulmaz izler bırakacaktır. Bu anlamlı çalışmanın hayata geçirilmesinde emeği bulunan başta Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanımız Sayın Osman Demir olmak üzere tüm kütüphane yönetimine, akademik ve idari personelimize gönülden teşekkür ediyorum. Yenilenen kütüphanemizin üniversitemize ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyor, tüm öğrencilerimize yükseköğrenim hayatlarında üstün başarılar temenni ediyorum." Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in konuşmasının ardından program kurdele kesimiyle devam etti. Akabinde katılımcılar kütüphanede gerçekleştirilen çalışmaları yerinde inceleme fırsatı buldu. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Modern tasarımı, güçlü teknolojik altyapısı ve öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi yaklaşımıyla Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesi, BEUN’un eğitimde kalite vizyonunun somut bir yansıması olarak dikkat çekiyor. Hayata geçirilen bu çalışma, üniversitenin bilgiye erişimi kolaylaştıran ve akademik bilgi üretimini destekleyen öncü yapısını bir kez daha ortaya koyarken, öğrencilerin geleceğine değer katacak önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Çantı tekniğiyle inşa edilen çivisiz cami 2 asırdır ayakta
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:24 Çantı tekniğiyle inşa edilen çivisiz cami 2 asırdır ayakta Zonguldak’ta çantı tekniği ile inşa edilen 2 asırlık çivisiz cami, adeta zamana meydan okuyor. Çaycuma ilçesine bağlı Akçahatipler Köyü Merkez Camisi, çantı tekniğiyle 2 asırdır cemaatini ağırlıyor. Mimarı bilinmeyen cami, Anadolu’nun ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birini oluşturuyor. Cemaatin sığmaması üzerine ikinci katı da inşa edilerek hizmete açılan cami, dron ile havadan görüntülendi. Merak eden yerli ve yabancı turistlerin camiyi ziyarete geldiğini anlatan köy sakinleri, cami için gerekli desteklerin de sağlanmasını istedi. Köylüler, caminin uzun yıllar daha yaşatılması gerektiğine vurgu yaptılar. Köy azası İsmail Kızıltoprak (59) caminin bakımından kendini sorumlu hissettiğini anlatarak, "Bu civarda bir tek bizim ahşap camimiz varmış. Civar köylerde cami yokmuş. Diğer köylerden bizim köye camiye gelirlermiş. Cami 200 yıllık. Giriş katının tarihini bilen yok. Daha önce babam ve dedem camiyi onarıyordu. Şu anda ben bakıyorum. Babamın görevini aldım. Camideki tamir ve onarımları yapıyorum. Dışarısını da ahşap koruyucular kullandık. İçerisini onardık. Bu hale kadar getirdik" dedi. Caminin yapımında kullanılan ağaçların tek tek işlemden geçirildiğini büyüklerinden duyduklarını anlatan Kızıltoprak, "Kütük olarak tek tek biçmişler. Buraya dışarıdan gelen de oluyor. Burayı görmek camiyi görmek için geliyorlar. Çok da beğeniyorlar. Ne kadar çok yer gezdim. Ben 59 yaşındayım. Daha dışarıda namaz kılındığını bilmiyorum. Camimiz çok büyük ve mükemmel, tarihi bir cami" şeklinde konuştu. Camiyi büyüklerinden devraldığını ifade eden Kızıltoprak, "Yaşımız ve gücümüz elverdiği müddetçe bundan sonrası için de Allah nasip eder ömür verirse elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.
Çantı tekniğiyle inşa edilen çivisiz cami 2 asırdır ayakta
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:10 Çantı tekniğiyle inşa edilen çivisiz cami 2 asırdır ayakta Zonguldak’ta 200 yıl önce çantı tekniği ile inşa edilen çivisiz cami, adeta zamana meydan okuyor. Çaycuma ilçesine bağlı Akçahatipler Köyü Merkez Camisi, çantı tekniğiyle 2 asırdır cemaatini ağırlıyor. Kimin tarafından yaptırıldığı bilinmeyen cami, Anadolu’nun ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birini oluşturuyor. Cemaatin sığmaması üzerine ikinci katı da inşa edilerek hizmete açılan cami, dron ile havadan görüntülendi. Merak eden yerli ve yabancı turistlerin camiyi ziyarete geldiğini anlatan köy sakinleri, cami için gerekli desteklerin de sağlanmasını istedi. Köylüler, caminin uzun yıllar daha yaşatılması gerektiğine vurgu yaptılar. Köy azası İsmail Kızıltoprak (59) caminin bakımından kendini sorumlu hissettiğini anlatarak "Bu civarda bir tek bizim ahşap camimiz varmış. Civar köylerde cami yokmuş. Diğer köylerden bizim köye camiye gelirlermiş. Cami 200 yıllık. Giriş katının tarihini bilen yok. Daha önce babam ve dedem camiyi onarıyordu. Şu anda ben bakıyorum. Babamın görevini aldım. Camideki tamir ve onarımları yapıyorum. Dışarısını da ahşap koruyucular kullandık. İçerisini onardık. Bu hale kadar getirdik" dedi. Caminin yapımında kullanılan ağaçların tek tek işlemden geçirildiğini büyüklerinden duyduklarını anlatan Kızıltoprak, "Kütük olarak tek tek biçmişler. Buraya dışarıdan gelen de oluyor. Burayı görmek camiyi görmek için geliyorlar. Çok da beğeniyorlar. Ne kadar çok yer gezdim. Ben 59 yaşındayım. Daha dışarıda namaz kılındığını bilmiyorum. Camimiz çok büyük ve mükemmel, tarihi bir cami" şeklinde konuştu. Camiyi büyüklerinden devraldığını ifade eden Kızıltoprak, "Yaşımız ve gücümüz elverdiği müddetçe bundan sonrası için de Allah nasip eder ömür verirse elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.
Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesi öğrenci ve akademisyenlerin hizmetine açıldı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 09:24 Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesi öğrenci ve akademisyenlerin hizmetine açıldı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), bilim ve eğitimin kalbi olan kütüphanelerini çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirmeye devam ediyor. Farabi Kampüsünde yer alan Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesinde gerçekleştirilen yenileme çalışmalarıyla oluşturulan modern oturma alanları ve Prof. Dr. Durmuş Günay anı köşesi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Gerçekleştirilen açılış törenine; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal ve Prof. Dr. Servet Karasu, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri ile birlikte akademik ve idari personel katıldı. Kütüphanenin giriş katında hayata geçirilen kapsamlı düzenleme çalışmalarıyla birlikte; Prof. Dr. Durmuş Günay’ın akademik mirasını yaşatacak tanıtım ve anı köşesi oluşturulurken, öğrencilerin daha konforlu bir ortamda vakit geçirebileceği modern oturma alanları da kütüphaneye kazandırıldı. Yenilenen ödünç-iade bankosu ile hizmet süreçleri hızlandırılırken, RFID teknolojisiyle güçlendirilen altyapı sayesinde K-matik, Self-Check ve katalog tarama cihazları da kullanıcı dostu bir şekilde hizmet vermeye hazır hâle getirildi. "Kütüphanelerimiz, bilginin ışığında geleceğin inşa edildiği irfan yuvalarıdır" Açılış kapsamında değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, gerçekleştirilen çalışmaların üniversitenin eğitim vizyonunun güçlü bir yansıması olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi: "Bugün burada yalnızca fiziki bir yenilenmeyi değil; bilgiye erişimi kolaylaştıran, öğrencilerimizin akademik gelişimini destekleyen ve üniversitemizin ilim yolculuğuna değer katan önemli bir dönüşümü hep birlikte hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Kütüphanelerimiz, sadece kitapların bulunduğu alanlar değil; aynı zamanda düşüncenin, üretimin ve geleceğin inşa edildiği müstesna irfan ocaklarıdır. Modern oturma alanları ve güçlendirdiğimiz teknolojik altyapı ile öğrencilerimize daha konforlu, daha verimli ve çağın gerekliliklerine uygun bir çalışma ortamı sunmayı hedefliyoruz. Bu yönüyle kütüphanelerimiz, gençlerimizi meslek hayatlarına hazırlamada ve donanımlı bir birey olmalarına rehberlik eden en kıymetli yapılarımızdır." Rektör Özölçer konuşmasının devamında, gerçekleştirilen yatırımların önemli kazanımlar olduğuna dikkat çekerek şu sözleri ifade etti: "Geçtiğimiz günlerde Kütüphaneler Haftası gibi anlamlı bir zaman diliminde, Çaycuma Kampüsümüzde Subsea7 iş birliğiyle Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesini üniversitemize kazandırmanın gururunu yaşamıştık. Bugün ise üniversitemizin en büyük kütüphanesi olan Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanemizde; yeni oturma alanlarını öğrencilerimizin hizmetine sunarken, üniversitemize uzun yıllar değerli hizmetlerde bulunmuş, birçok öğrenci yetiştirmiş ve Yükseköğretim Kurulu üyeliği gibi önemli görevler üstlenmiş kıymetli hocamız Prof. Dr. Durmuş Günay adına hazırladığımız anı köşesini açmanın da bahtiyarlığını yaşıyoruz. Üniversitemizi tercih eden öğrencilerimizin, böylesine önemli görevlerde bulunmuş kıymetli hocalarımızı yakından tanımaları, onların ilmi birikimlerinden ilham almaları bizler için son derece kıymetlidir. İnanıyorum ki kütüphanelerimiz; öğrencilerimizin sadece ders çalıştıkları alanlar değil, aynı zamanda dostluklarını pekiştirdikleri, birlikte ürettikleri ve geleceklerine yön verdikleri birer yaşam merkezi olacaktır. Burada geçirilen her an, onların akademik yolculuklarına değer katacak ve hayatlarında unutulmaz izler bırakacaktır. Bu anlamlı çalışmanın hayata geçirilmesinde emeği bulunan başta Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanımız Sayın Osman Demir olmak üzere tüm kütüphane yönetimine, akademik ve idari personelimize gönülden teşekkür ediyorum. Yenilenen kütüphanemizin üniversitemize ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyor, tüm öğrencilerimize yükseköğrenim hayatlarında üstün başarılar temenni ediyorum." Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in konuşmasının ardından program kurdele kesimiyle devam etti. Akabinde katılımcılar kütüphanede gerçekleştirilen çalışmaları yerinde inceleme fırsatı buldu. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Modern tasarımı, güçlü teknolojik altyapısı ve öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi yaklaşımıyla Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesi, BEUN’un eğitimde kalite vizyonunun somut bir yansıması olarak dikkat çekiyor. Hayata geçirilen bu çalışma, üniversitenin bilgiye erişimi kolaylaştıran ve akademik bilgi üretimini destekleyen öncü yapısını bir kez daha ortaya koyarken, öğrencilerin geleceğine değer katacak önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Nörolojik hastalıklarda botoks dönemi, sadece estetik değil şifa kaynağı oldu
07 Nisan 2026 Salı - 08:57 Nörolojik hastalıklarda botoks dönemi, sadece estetik değil şifa kaynağı oldu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN) Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esra Acıman Demirel, istemsiz kas kasılmaları ve titremelere yol açan hareket bozukluklarının tedavisinde botulinum toksin (botoks) enjeksiyonuyla hastaların yaşam kalitesini artırdıklarını bildirdi. Hareket bozukluklarının hastalar üzerindeki olumsuz etkilerini anlatan Doç. Dr. Esra Acıman Demirel, "Bazı hareket bozukluklarında kaslar istemsiz kasılır, sertleşir ve titremeler olur. Bu günlük yaşam aktivitelerini bozar. Yemek yiyemez hasta, başını dik tutamaz, yazı yazamaz ve psikolojisi bozulabilir. Bu durum özellikle günlük yaşam aktivitelerini bozar, hastanın yaşam kalitesini düşürür" ifadelerini kullandı. Tedavinin amacına ve uygulandığı bölgelere değinen Demirel, "Peki biz botulinum toksin enjeksiyonuyla ne yapıyoruz? Bu kasların kasılmasını azaltmak, titremesini azaltmak ve aynı zamanda da ağrısını gidermek için yaptığımız bir yöntem. Biz bunu göz ve çevresindeki, göz kapağındaki kasılmaları gidermek, boyundaki kasılmaları ve titremeleri gidermek, eldeki kasılmaları ve titremeleri gidermek, yine tek taraflı yüz kasılmalarında uyguluyoruz" dedi. "Hasta günlük yaşamına devam edebilir" Uygulama sürecinin cerrahi bir işlem olmadığını ve hastanın aynı gün normal yaşantısına dönebildiğini vurgulayan Demirel, şunları kaydetti: "Tedavi kas içine uygulanan bir enjeksiyon yöntemidir. Hastalığın şiddetine, hastanın semptomlarına göre kas içerisine uygun dozlarda botulinum toksini enjekte edilir. Hastalığın şiddetine göre birkaç dakika ile 10 dakika arasına kadar sürebilir. Cerrahi bir işlem değildir. Hasta gün içerisinde günlük yaşamına tekrar aynı şekilde devam edebilir. Etkisi yaklaşık 10 günde başlar ama en etkin düzeye 2-4 haftada ulaşır. 3-4 ay kadar etkisi sürebilir, bu da tabii hastadan hastaya değişebilir. Belirli aralıklarla botulinum toksin enjeksiyonu yapılabilir." "BEUN’da etkili ve güvenli yöntemi uygulamaktayız" Yöntemin güvenilirliğine dikkat çeken Demirel, "Enjeksiyon yerinde ağrı, hafif morarma, geçici kas güçsüzlükleri olabilir ama bu etkiler geçici gerçekten ve çok nadir gördüğümüz yan etkiler. O yüzden oldukça etkili ve güvenli bir yöntem olarak uygulamaktayız. BEÜN’de hareket bozuklukları polikliniğinin adı altında botulinum toksin enjeksiyonları etkili ve güvenli bir şekilde yapılabilmektedir" diyerek sözlerini tamamladı.
Nörolojik hastalıklarda botoks dönemi, sadece estetik değil şifa kaynağı oldu
07 Nisan 2026 Salı - 08:51 Nörolojik hastalıklarda botoks dönemi, sadece estetik değil şifa kaynağı oldu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN) Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esra Acıman Demirel, istemsiz kas kasılmaları ve titremelere yol açan hareket bozukluklarının tedavisinde botulinum toksin enjeksiyonuyla hastaların yaşam kalitesini artırdıklarını bildirdi. Hareket bozukluklarının hastalar üzerindeki olumsuz etkilerini anlatan Doç. Dr. Esra Acıman Demirel, "Bazı hareket bozukluklarında kaslar istemsiz kasılır, sertleşir ve titremeler olur. Bu günlük yaşam aktivitelerini bozar. Yemek yiyemez hasta, başını dik tutamaz, yazı yazamaz ve psikolojisi bozulabilir. Bu durum özellikle günlük yaşam aktivitelerini bozar, hastanın yaşam kalitesini düşürür" ifadelerini kullandı. Tedavinin amacına ve uygulandığı bölgelere değinen Demirel, "Peki biz botulinum toksin enjeksiyonuyla ne yapıyoruz? Bu kasların kasılmasını azaltmak, titremesini azaltmak ve aynı zamanda da ağrısını gidermek için yaptığımız bir yöntem. Biz bunu göz ve çevresindeki, göz kapağındaki kasılmaları gidermek, boyundaki kasılmaları ve titremeleri gidermek, eldeki kasılmaları ve titremeleri gidermek, yine tek taraflı yüz kasılmalarında uyguluyoruz" dedi. "Hasta günlük yaşamına devam edebilir" Uygulama sürecinin cerrahi bir işlem olmadığını ve hastanın aynı gün normal yaşantısına dönebildiğini vurgulayan Demirel, şunları kaydetti: "Tedavi kas içine uygulanan bir enjeksiyon yöntemidir. Hastalığın şiddetine, hastanın semptomlarına göre kas içerisine uygun dozlarda botulinum toksini enjekte edilir. Hastalığın şiddetine göre birkaç dakika ile 10 dakika arasına kadar sürebilir. Cerrahi bir işlem değildir. Hasta gün içerisinde günlük yaşamına tekrar aynı şekilde devam edebilir. Etkisi yaklaşık 10 günde başlar ama en etkin düzeye 2-4 haftada ulaşır. 3-4 ay kadar etkisi sürebilir, bu da tabii hastadan hastaya değişebilir. Belirli aralıklarla botulinum toksin enjeksiyonu yapılabilir." "BEUN’da etkili ve güvenli yöntemi uygulamaktayız" Yöntemin güvenilirliğine dikkat çeken Demirel, "Enjeksiyon yerinde ağrı, hafif morarma, geçici kas güçsüzlükleri olabilir ama bu etkiler geçici gerçekten ve çok nadir gördüğümüz yan etkiler. O yüzden oldukça etkili ve güvenli bir yöntem olarak uygulamaktayız. BEÜN’de hareket bozuklukları polikliniğinin adı altında botulinum toksin enjeksiyonları etkili ve güvenli bir şekilde yapılabilmektedir" diyerek sözlerini tamamladı.
BEUN İş Birliğiyle Şehit Yakınları ve Gazilere Yönelik "Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı" başlatıldı
06 Nisan 2026 Pazartesi - 15:29 BEUN İş Birliğiyle Şehit Yakınları ve Gazilere Yönelik "Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı" başlatıldı Zonguldak’ta şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarının sosyal hayata katılımlarının desteklenmesi ve sanatın iyileştirici gücünden faydalanılması amacıyla "Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı" başladı. Program kapsamında gerçekleştirilen ilk eğitim, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Gökçebey Mithat Mehmet Çanakcı Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Erdal Kara tarafından verildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü koordinesinde, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile BEUN iş birliğinde 11 şehit ve gazi yakınına yönelik seramik kursu açıldı. İl Müdürlüğü hizmet binasında gerçekleştirilen ilk eğitime Zonguldak Vali Yardımcısı Fatih Baysal, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse ve il müdürlüğü çalışanları katılım sağlayarak kursa hayırlı olsun ziyaretinde bulundu ve katılımcılarla bir araya geldi. Altı ay sürmesi planlanan kurs süresince eğitimler, BEUN Gökçebey Mithat Mehmet Çanakcı Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Erdal Kara tarafından yürütülecek olup katılımcıların sanat aracılığıyla kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri ve özgüvenlerinin artırılması hedefleniyor. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, programa ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Şehit yakınları ve gazilerimizin toplumsal yaşamda daha aktif yer almalarını desteklemek, onların kendilerini ifade edebilecekleri alanlar oluşturmak büyük önem taşımaktadır. Sanatın iyileştirici gücünü merkeze alan bu anlamlı programda paydaş olmaktan memnuniyet duyuyoruz. BEUN olarak, toplumsal sorumluluk anlayışımız doğrultusunda şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle programa öncülük eden başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’a ve bakanlığımıza şükranlarımı sunuyorum. Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğümüze, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüze ve eğitimleri büyük bir özveriyle yürüten kıymetli akademisyenimize ise canıgönülden teşekkür ediyorum."
BEUN Fen Fakültesinden Büyük Başarı: Üç Program FEDEK Akreditasyonu ile Kalitesini Tescilledi
06 Nisan 2026 Pazartesi - 15:25 BEUN Fen Fakültesinden Büyük Başarı: Üç Program FEDEK Akreditasyonu ile Kalitesini Tescilledi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), eğitimde kalite odaklı yaklaşımını ulusal ve uluslararası düzeyde tescillemeye devam ediyor. BEUN Fen Fakültesi; bünyesinde yer alan Fizik, Kimya ile Moleküler Biyoloji ve Genetik lisans programları, "Fen, Edebiyat, Fen-Edebiyat, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakülteleri Öğretim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği" (FEDEK) tarafından akredite edilerek önemli bir başarıya imza attı. Gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme süreçleri sonucunda; BEUN Fen Fakültesi Fizik Bölümü 22 Mart 2026 - 30 Eylül 2031 tarihleri arasında beş yıl süreyle, Kimya Bölümü 26 Mart 2026 - 30 Eylül 2029 tarihleri arasında üç yıl süreyle ve Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü ise 26 Mart 2026 - 30 Eylül 2027 tarihleri arasında bir yıl süreyle FEDEK akreditasyon sertifikası almaya hak kazandı. Elde edilen bu akreditasyonlar, BEUN’un eğitim-öğretim süreçlerinde kalite güvencesini esas alan yaklaşımının ve sürekli iyileştirme vizyonunun güçlü bir göstergesi olarak öne çıktı. Söz konusu başarı, üniversitenin öğrenci odaklı, çağın gerekliliklerine uygun ve uluslararası standartlarda eğitim sunma konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Akredite edilen programlar, sahip oldukları nitelikli akademik kadro, güçlü altyapı, araştırma imkânları ve çağdaş eğitim anlayışıyla öğrencilerine yüksek standartlarda bir öğrenim ortamı sunarken; mezunların ulusal ve uluslararası düzeyde rekabet edebilirliğini de artırıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, üniversitenin akademik başarı grafiğinin her geçen gün yükseldiğini vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi: "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak, eğitim-öğretim faaliyetlerimizde kaliteyi esas alan, sürdürülebilir gelişimi önceleyen bir anlayışla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Fen Fakültemiz bünyesinde yer alan Fizik, Kimya ile Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümlerimizin FEDEK tarafından akredite edilmesi, üniversitemizin akademik yetkinliğinin ve eğitim kalitesinin güçlü bir göstergesidir. Bu akreditasyonlar yalnızca birer belge değil; aynı zamanda öğrencilerimize sunduğumuz eğitimin ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunun, şeffaflığının ve sürekli iyileştirme esasına dayandığının da somut bir ifadesidir. Mezunlarımızın diplomalarının saygınlığını artıran bu süreçler, onların kariyer yolculuklarında önemli avantajlar sağlamaktadır. Yükseköğretim sistemimizin gelişimine yön veren Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’a ve değerli YÖK ailesine; kalite güvencesi çalışmalarına sundukları katkılar dolayısıyla Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanımız Prof. Dr. Ümit Kocabıçak ve YÖKAK ailesine şükranlarımı sunuyorum. Bununla birlikte Üniversitemizde kalite kültürünün kurumsal bir yapıya kavuşmasında emeği geçen tüm akademik ve idari personelimize, sürece katkı sunan kıymetli öğrencilerimize ve değerlendirme süreçlerini titizlikle yürüten FEDEK yetkililerine teşekkür ediyorum. Bu başarıların artarak devam edeceğine yürekten inanıyor; üniversitemizi daha ileriye taşıyacak yeni akademik kazanımlar için çalışmalarımızı aynı azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."
Geleceğin Hava Ölçüm Teknolojisi Projesine TÜBİTAK’tan Destek
06 Nisan 2026 Pazartesi - 15:23 Geleceğin Hava Ölçüm Teknolojisi Projesine TÜBİTAK’tan Destek Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), bilimsel araştırma ve uluslararası iş birliklerindeki başarılarına bir yenisini daha ekledi. BEUN Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü akademisyenlerinden Doç. Dr. Gülhan Ustabaş Kaya’nın yürütücülüğünü üstlendiği proje, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından 2515-COST Bilim ve Teknolojide Avrupa İşbirliği Programı kapsamında desteklenmeye layık görüldü. Avrupa çapında bilimsel iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlayan COST Aksiyonu "International network for harmonization of atmospheric aerosol retrievals from ground based photometers (HARMONIA)-CA21119" çerçevesinde kabul edilen 125E938 numaralı proje, "Ortam Havasındaki Aerosollerin İnterferometrik Yöntemle Gerçek Zamanlı Saptanması için Prototip Cihaz Geliştirilmesi" başlığını taşıyor. Proje kapsamında, daha önce laboratuvar ortamında Ar-Ge çalışmaları tamamlanarak patenti alınmış olan Yanal Kesme Sayısal Holografi Mikroskopi sisteminin taşınabilir bir yapıya dönüştürülmesi hedefleniyor. Geliştirilecek bu prototip cihaz sayesinde, dış atmosfer koşullarında aerosol konsantrasyonu, havada kalma süresi ve aerosol optik derinlik (AOD) değişimleri gerçek zamanlı olarak analiz edilebilecek. Önerilen sistem, mevcut fotometrik ölçüm tekniklerine alternatif sunarak gece ve gündüz kesintisiz ölçüm imkânı sağlayacak. Aynı zamanda sanayi, çevre ve tıp alanlarında kullanılabilecek taşınabilir ve yüksek hassasiyetli bir cihazın literatüre kazandırılması hedefleniyor. Disiplinler Arası Önemli Bir Çalışma Projede Doç. Dr. Gülhan Ustabaş Kaya’ya; Harita Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Biyomedikal Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Rahime Seda Tığlı Aydın, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Hakan Kaya, Tıp Fakültesi İmmünoloji Ana Bilim Dalından Doç. Dr. İshak Özel Tekin ve Çevre Mühendisliği Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Sefa Kocabaş araştırmacı olarak eşlik ediyor. Ayrıca Arş. Gör. Duygu Demircan ve doktora öğrencisi Fatemeh Ghasempour bursiyer olarak projede yer alıyor. Mühendislik ve tıp bilimlerini bir araya getiren bu güçlü kadro, projeyi disiplinler arası bir bakış açısıyla yürüterek bilim dünyasına yenilikçi bir katkı sunmayı hedefliyor. BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri dile getirdi: "Üniversitemiz akademisyenlerinin bilimsel üretim ve uluslararası projelerde elde ettiği kıymetli başarılar, yükseköğretimde nitelikli araştırma vizyonumuzun somut bir tezahürüdür. Doç. Dr. Gülhan Ustabaş Kaya Hocamızın yürütücülüğünü üstlendiği bu proje, yalnızca üniversitemiz adına değil, ülkemizin bilimsel gelişimi ve teknolojik ilerleyişi açısından da son derece önemli bir kazanımdır. Atmosferik aerosollerin gerçek zamanlı ve yüksek hassasiyetle ölçümünü mümkün kılacak bu yenilikçi sistemin geliştirilmesi; çevre, sağlık ve mühendislik alanlarında çok yönlü katkılar sağlayacak, ülkemizin bilimsel rekabet gücünü daha da ileriye taşıyacaktır. Disiplinler arası güçlü akademik kadromuzun yer aldığı bu proje, üniversitemizin araştırma kapasitesini ve bilimsel yetkinliğini uluslararası ölçekte bir kez daha ortaya koymaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle yükseköğretim sistemimizin vizyoner gelişimine liderlik eden Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve Yükseköğretim Kurulu ailesine; yenilikçi bilimsel araştırmaları teşvik ederek bizleri her daim destekleyen TÜBİTAK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Orhan Aydın’a ve TÜBİTAK ailesine şükranlarımı sunuyorum. Projenin yürütücüsü Doç. Dr. Gülhan Ustabaş Kaya Hocamızı, projede emeği geçen tüm akademisyenlerimizi ve değerli doktora öğrencimizi canıgönülden tebrik ediyor, çalışmalarında üstün başarılar diliyorum."
Köprü faciasında hayatını kaybedenler 14. ölüm yılında anıldı
06 Nisan 2026 Pazartesi - 14:53 Köprü faciasında hayatını kaybedenler 14. ölüm yılında anıldı Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde 6 Nisan 2012 tarihinde meydana gelen köprü faciasında hayatını kaybeden vatandaşlar, düzenlenen programda dualarla anıldı. Çaycuma ilçesindeki Filyos Çayı üzerindeki köprünün 6 Nisan 2012 tarihinde çökmesi sonucu 15 kişi hayatını kaybetmişti. Facianın 13’üncü yıldönümünde hayatını kaybedenler için anma töreni düzenlendi. Törende hayatını kaybedenler için Kuran-ı Kerim okunarak dualar edildi. Programa; Çaycuma Kaymakamı Adem Kaya, Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, İlçe Emniyet Müdürü Uğur Duman, İlçe Müftüsü Adem Bebek, BEÜN Çaycuma Gıda ve Tarım Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Deniz Karaelmas ile siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Program, hayatını kaybeden vatandaşlar anısına yapılan saygı duruşu ve ardından okunan Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Anma programı kapsamında konuşan Çaycuma Kaymakamı Adem Kaya, 6 Nisan 2012 tarihinde yaşanan facianın ilçe hafızasında derin izler bıraktığını belirterek, "6 Nisan 2012 tarihinde yaşanan elim olayda hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, yakınlarına bir kez daha başsağlığı diliyorum" dedi. Olayda dönemin Çaycuma Belediye Başkanı Mithat Gülşen’in babası Kemal Gülşen’in de aralarında bulunduğu 11 kişinin cansız bedeni bulundu. Mithat Gülşen’in yeğeni üniversite öğrencisi Sezgin Gülşen (21), Kadın Saraç (49), Tahir Özkara (66) ve Necati Azaklıoğlu’nun (59) cesedine ise halen ulaşılamadı.
Zonguldak’ta proje öneri ve hazırlama eğitimi sona erdi
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:38 Zonguldak’ta proje öneri ve hazırlama eğitimi sona erdi Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü ev sahipliğinde Sağlık Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Eğitim ekibi tarafından yürütülen "Proje Önerisi Hazırlama ve Proje Destek Kaynakları Eğitim Programı" başarıyla tamamlanarak katılımcılara düzenlenen törenle katılım belgeleri verildi. Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü Eğitim salonunda dört gün süren eğitim programında katılımcılara proje hazırlama süreçlerinin temel aşamaları, fikirden projeye giden yol, yenilikçi proje fikirlerinin geliştirilmesi ve bu fikirlerin uygulanabilir projelere dönüştürülmesi konularında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Ayrıca geliştirilen projelerin sürdürülebilirliğini destekleyecek ulusal ve uluslararası finansman kaynakları hakkında da bilgilendirme yapıldı. Eğitim süresince edinilen bilgi ve beceriler sayesinde katılımcılar proje geliştirme konusunda hem teorik hem de uygulamaya yönelik önemli kazanımlar elde ettiler. Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılara katılım belgelerini vererek eğitimcilere katkılarından dolayı teşekkür etti. Ayrıca bu tür programların kurumlarda proje kültürünün gelişmesine önemli katkı sağladığını ifade ederek nitelikli projelerin ulusal ve uluslararası destek programları aracılığıyla hayata geçirilmesinin hedeflendiğini belirtti.