Yerel Haberler
Zonguldak
09 Mart 2026 Pazartesi - 16:47 Barajdaki kemiklerle 18 yıllık cinayetin sırrı çözüldü Zonguldak’ta 18 yıl önce beş çocuk babası Ahmet Yılmaz’ın boğularak öldürüldükten sonra cesedinin önce maden ocağına ardından baraja atıldığı ortaya çıktı. 2’si tutuklu 4 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede şüpheliler hakkında müebbet hapis cezası talep edildi. Zonguldak’ın Terakki Mahallesi’nde 2008 yılında yaşanan olayda, 39 yaşındaki Ahmet Yılmaz, "arkadaşlarıma gidiyorum" diyerek evden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamadı. Beş çocuk babası Yılmaz’ın kayıp ihbarının ardından 2010 yılında Ulutan Barajı mevkisinde bir balıkçı tarafından insan kemikleri bulundu. Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderilen parçalar üzerinde yapılan DNA eşleşmesi sonucunda, 2012 yılında bu kemiklerin kayıp olarak aranan Ahmet Yılmaz’a ait olduğu kesinleşti. Ancak olayın failleri uzun süre belirlenemeyince dosya "faili meçhul" olarak rafa kaldırıldı. Yakın çevresine cinayeti anlatmış Dosyanın 16 yıl sonra yeniden açılmasındaki dönüm noktası, başka bir davanın sanığı olan H.P.’nin "B.İ.; İ.E. ile baraja getirdiğimiz Ahmet’e ateş ederek öldürdü" şeklindeki beyanları ile şüpheli İ.E.’nin yakın çevresinde işlenen cinayeti anlatması oldu. Ancak H.P.’nin diğer şüphelilerin ifadeleri ve süreçle uyumsuz olduğu tespit edildi. Zonguldak Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, 2025 yılında başka suçtan tutuklanan İ.E.’nin ifadeleri doğrultusunda soruşturmayı derinleştirdi. Polis ekiplerinin titiz teknik takibi ve HTS (telefon trafiği) kayıtlarını incelemesi sonucu düğmeye basıldı. Düzenlenen operasyonla E.İ., K.A. ve T.Y. yakalandı. Üç şüpheliden K.A. ve T.Y. tutuklandı. E.İ. hakkında ev hapsi kararı verilirken, halihazırda başka bir suçtan cezaevinde bulunan İ.E. hakkında ise bu cinayet dosyası kapsamında adli kontrol hükümleri uygulandı. Polise ihbar etmesinden endişe duymuşlar Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan ve 20 kişinin ifadesine başvurulan iddianamede, cinayetin ardındaki nedenler de gün yüzüne çıktı. Soruşturma dosyasına giren tutanaklara ve alınan ifadelere göre, şüphelilerin Ahmet Yılmaz’ın ortak karıştıkları bir hırsızlık olayını polise ihbar etmesinden endişe duydukları belirlendi. Ayrıca, daha önce hayatını kaybeden şüphelilerden B.İ. ile Ahmet Yılmaz’ın eşi arasında yaşandığı iddia edilen yasak ilişki de cinayet iddiaları arasında yer aldı. Şüphelilerden T.Y., iddianamede yer alan ek savunmasında vicdanının rahatsız olması sebebiyle bildiği her şeyi anlatacağını belirterek, "İlk ifademde bazı gerçekleri söylememiştim. Ancak yeni yapılan tespitler ve vicdanımın rahatsız olması sebebiyle bildiğim her şeyi anlatacağım. Ahmet Yılmaz, E.İ.’yi şikayet edeceğini çok kez konuşmalarda dile getiriyordu. Hatta Ahmet bir keresinde elinde bulunan dilekçeyi hepimizin bulunduğu bir ortamda gösterip bizi şikayet edeceğini söyledi" ifadelerini kullandı. Araçla gezdikten sonra boğarak öldürülmüş İddianameye yansıyan detaylara göre, olay günü Ahmet Yılmaz, K.A., T.Y. ve B.İ. ile araçla bir müddet gezdikten sonra yaşanan tartışma sırasında boğularak öldürüldü. Cinayetin ardından cesedin bir çuvala konularak önce kullanılmayan atıl bir maden ocağına gizlendiği, bir süre sonra da oradan alınarak Ulutan Barajı’na atıldığı tespit edildi. "Ahmet İstanbul’da yaşıyor" şeklinde sahte beyanlar vermişler Cinayetin faillerinin, olayı yıllarca gizlemek için planlı bir şekilde hareket ettikleri de ortaya çıkarıldı. Şüphelilerin, cinayetin ardından hedef şaşırtmak amacıyla "Ahmet İstanbul’da yaşıyor" şeklinde sahte beyanlar verdikleri ve başka suçlardan tutuklu bulundukları dönemde cezaevinden birbirlerine şifreli notlar göndererek süreci örtbas etmeye çalıştıkları saptandı. Müebbet hapis cezası talep ediliyor Tutuklanan şüpheliler K.A. ve T.Y., ev hapsinde bulunan E.İ. ve başka bir suçtan tutuklu bulunan İ.E. hakkında "iştirak halinde kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezası talep edilen iddianamenin Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmesi bekleniyor.
09 Mart 2026 Pazartesi - 13:33 Rektör Özölçer’den Devrek Belediye Başkanı Ulupınar’a ziyaret Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar’ı makamında ziyaret etti. Başkanlık makamında gerçekleşen ziyarette; BEUN’un yükseköğretim kurumları arasındaki başarıları, Üniversitenin sanayi ve kamu kurumları arasında gerçekleştirdiği iş birlikleri ve yükseköğretimde kalite odaklı çalışmalar üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Nazik misafirperverliğinden duyduğu memnuniyeti ifade eden Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin akademik başarıları, uluslararasılaşma ve araştırma faaliyetleri alanlarındaki çalışmaları belirterek üniversitenin yürüttüğü projeler hakkında bilgi verdi. BEUN’un yalnızca bilimsel alanda değil; kamu kurumları, özel sektör ve yerel paydaşlarla yürütülen ortak çalışmalar sayesinde sosyal, kültürel, bilimsel ve sportif alanlarda da önemli projelere imza attığını ifade eden Özölçer, öğrencilerin çok yönlü gelişimini destekleyen uygulamaların üniversitenin temel öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı. Üniversitenin bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan projeleri ile uluslararası akademik iş birliklerine yönelik stratejik adımlarına da değinen Özölçer, yükseköğretim kurumları arasındaki güçlü iletişim ve iş birliğinin bilimsel gelişim açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar ise nazik ziyaretlerinden dolayı Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkür ederek Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin gerçekleştirdiği akademik çalışmalar ve elde ettiği başarıları memnuniyetle takip ettiklerini ifade etti. Üniversitenin bilimsel üretim, araştırma faaliyetleri ve toplumsal katkı odaklı projeleriyle başta Zonguldak olmak üzere Batı Karadeniz Bölgesi için önemli bir değer oluşturduğunu belirten Ulupınar, Devrek Belediyesi ile yürütülen iş birliklerinin bölgesel kalkınmaya önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. Üniversite ile yerel yönetimler arasındaki güçlü iş birliğinin şehirlerin gelişiminde önemli bir rol oynadığını vurgulayan Ulupınar, Devrek Belediyesi olarak Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ile gerçekleştirilen ortak çalışmaların artarak devam etmesini temenni ettiklerini ifade etti. Ziyaret kapsamında Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin 2022-2025 yılları arasında gerçekleştirdiği akademik çalışmalar, ulusal ve uluslararası düzeyde hayata geçirdiği iş birlikleri, bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda elde ettiği başarılar, toplumsal farkındalığa katkı sunan vizyoner projeler ile kurumsal akreditasyon süreçlerinde kaydettiği önemli gelişmeleri ele alan "Bir Asırlık Birikim, Yeni Bir Vizyon: Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi" adlı eseri Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar’a takdim etti. Karşılıklı iyi dileklerin iletildiği ziyaret, hatıra fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.
Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi, Filyos Limanı’na demirledi
04 Temmuz 2025 Cuma - 08:38 Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi, Filyos Limanı’na demirledi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde bulunan Filyos Limanı, kıtalar arası görevini tamamlayan Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi’ni karşıladı. Somali açıklarında 234 gün boyunca görev yapan milli araştırma gemisi, yurda dönüş yolculuğunu tamamlayarak Filyos’a ulaştı. Geçtiğimiz yıl 4 Ekim’de Filyos Limanı’ndan yola çıkan Oruç Reis, Somali’nin 3 farklı deniz bloğunda toplam 4 bin 464 kilometrekarelik alanda üç boyutlu sismik veri topladı. Görevini 6 Haziran’da tamamlayan gemi, Mogadişu Limanı’nda düzenlenen törenle uğurlandıktan sonra 15 Haziran’da dönüş yolculuğuna başladı. Süveyş Kanalı’nı geçerek Akdeniz’e ulaşan gemi, 2 Temmuz’da Çanakkale Boğazı’nı, 3 Temmuz’da ise İstanbul Boğazı’nı geçerek Karadeniz’e açıldı. Oruç Reis’e dönüş yolculuğunda Zağanos Paşa Destek Gemisi, Sancar Destek Gemisi, Ataman Takip Gemisi ile Türk Donanması’na ait TCG Giresun ve TCG Göksu fırkateynleri ile TCG Üsteğmen Arif Ekmekçi Askeri Lojistik Destek Gemisi eşlik etti. Filyos Limanı’na demirleyen geminin bakım ve onarım çalışmaları burada yapılacak. Yerli ve milli imkanlarla 2017 yılında inşa edilen Oruç Reis, doğal kaynakların aranması, kıta sahanlığı ve yer kabuğu araştırmaları gibi birçok alanda görev yapabiliyor. 87 metre uzunluğa, 23 metre genişliğe ve 34 metre yüksekliğe sahip olan gemi, deniz altında iki ve üç boyutlu sismik araştırma kabiliyetine sahip bulunuyor. Gemi, yapılacak teknik hazırlıkların ardından yeni görevine çıkmak üzere yeniden hazır hale getirilecek.
Zonguldak’ta deniz suyu kalitesi takip altında
03 Temmuz 2025 Perşembe - 12:47 Zonguldak’ta deniz suyu kalitesi takip altında Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığına bağlı Çevre Sağlığı biriminde görevli sağlık personelleri tarafından il genelinde halkın yoğun olarak kullandığı yüzme alanlarında deniz suyu numuneleri aldı. Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Çevre Sağlığı ekiplerinin almış olduğu su numuneleri ile ilgili olarak bir açıklama yapan Zonguldak İl Sağlık Müdür Vekili Dr. Bilal Cin yapmış olduğu açıklamada şöyle dedi: "Tatile çıkmak isteyen vatandaşlarımız yuzme.saglik.gov.tr adresinden buradaki tüm plajlarla ilgili bilgilere ulaşabilir. Bu siteden, plajın kum ya da çakıl olup olmadığı, konumu, derinliği, sahil uzunluğu, engelli erişimi, otopark durumu, kamp alanı olup olmadığı gibi birçok bilgiye ulaşılabiliyor. Aynı zamanda mükemmel, iyi orta ve kötü sınıflandırması içerisinde alınmış olan numunelerin birebir sonuçlarını tüm şeffaflığıyla yıllara göre görülebiliyor. " En yakın sağlık kuruluşu, hangi sağlık kuruluşuna yakın bilgisinin de yer aldığını ifade eden Dr. Bilal Cin, "Karadeniz Bölgesi için belirlenmiş olan yüzme sezonu 15 Haziran-15 Eylül tarihleri arasında İl Sağlık Müdürlüğümüzce belirlenen takvim doğrultusunda her 15 (on beş) günde bir olmak üzere sahil şeridinde 23 adet yüzme suyu noktasından numune alma çalışmaları İl Sağlık Müdürlüğümüzce yapılmaktadır. Yapılan analizler sonucunda, deniz suyunun kalite standartlarına uygun olup olmadığı belirlenmektedir. Her numune detaylı bir şekilde değerlendirerek sonuçlar yuzme.saglik.gov.tr adresinde yayınlanmaktadır."
Son kuşak demirciler 50 yıldır demire şekil veriyor
03 Temmuz 2025 Perşembe - 09:49 Son kuşak demirciler 50 yıldır demire şekil veriyor Zonguldak’ın Alaplı ilçesindeki sanayi sitesinde bulunan atölyelerinde çekiç ve balyoz sesleri 50 yıldır dinmiyor. İsmail (55) ve Ekrem Özdemir (61) kardeşler, henüz çocuk yaşlarda başladıkları demircilik mesleğini yarım asırdır büyük bir özveriyle sürdürüyor. İsmail ve Ekrem Özdemir, dedelerinden miras kalan bu zanaatla babalarının yönlendirmesiyle 10 yaşında tanıştı. Uzun yıllar babalarının yanında çıraklık ve kalfalık yapan kardeşler, 20’li yaşlarına geldiklerinde işi devraldı. O günden bu yana, Alaplı Sanayi Sitesi’nde kurdukları atölyede demire şekil veriyorlar. Ocak başında, gün boyu yankılanan çekiç ve örs sesleri arasında üretimlerini sürdüren Özdemir kardeşler, demiri adeta ilmek ilmek işliyor. İki kardeş demircilik mesleğini; fındık kazması, balta, keser, bıçak, bel, orak, çapa, saçak ve kürek gibi geleneksel el aletlerini üreterek yaşatmaya devam ediyor. Ancak gelişen teknoloji ve değişen yaşam şartları nedeniyle mesleğe olan ilgi her geçen gün azalıyor. En büyük sıkıntılarının çırak yetişmemesi olduğunu belirten kardeşler, mesleğin geleceğinden endişe duyuyor. Zanaatkârlığın giderek yok olmasına rağmen işini severek yaptığını söyleyen Ekrem Özdemir, mesleğin zamanla unutulmasından duyduğu üzüntüyü şu sözlerle dile getirdi: "Alaplı’da 30 yıl önce 20 demirci vardı. Şimdi ise az sayıda bu işi yapıyoruz. Bu işi yapan başka kimse yok. O zamanlar bu sanat çok kıymetliydi. Çünkü teknoloji yoktu, her şey el emeğiydi. Şimdi ise artık çırak bulamıyoruz. Kimse artık çalışmak istemiyor. Yaşımız ilerlediği için artık çalışmakta zorlanıyoruz. Şimdi maaş vermemize rağmen eleman bulmakta sıkıntı yaşıyoruz."
Son kuşak demirciler 50 yıldır demire şekil veriyor
03 Temmuz 2025 Perşembe - 09:38 Son kuşak demirciler 50 yıldır demire şekil veriyor Zonguldak’ın Alaplı ilçesindeki sanayi sitesinde bulunan atölyelerinde çekiç ve balyoz sesleri 50 yıldır dinmiyor. İsmail (55) ve Ekrem Özdemir (61) kardeşler, henüz çocuk yaşlarda başladıkları demircilik mesleğini yarım asırdır büyük bir özveriyle sürdürüyor. İsmail ve Ekrem Özdemir, dedelerinden miras kalan bu zanaatla babalarının yönlendirmesiyle 10 yaşında tanıştı. Uzun yıllar babalarının yanında çıraklık ve kalfalık yapan kardeşler, 20’li yaşlarına geldiklerinde işi devraldı. O günden bu yana, Alaplı Sanayi Sitesi’nde kurdukları atölyede demire şekil veriyorlar. Ocak başında, gün boyu yankılanan çekiç ve örs sesleri arasında üretimlerini sürdüren Özdemir kardeşler, demiri adeta ilmek ilmek işliyor. İki kardeş demircilik mesleğini; fındık kazması, balta, keser, bıçak, bel, orak, çapa, saçak ve kürek gibi geleneksel el aletlerini üreterek yaşatmaya devam ediyor. Ancak gelişen teknoloji ve değişen yaşam koşulları nedeniyle mesleğe olan ilgi her geçen gün azalıyor. En büyük sıkıntılarının çırak yetişmemesi olduğunu belirten kardeşler, mesleğin geleceğinden endişe duyuyor. Zanaatkârlığın giderek yok olmasına rağmen işini severek yaptığını söyleyen Ekrem Özdemir, mesleğin zamanla unutulmasından duyduğu üzüntüyü şu sözlerle dile getirdi: "Alaplı’da 30 yıl önce 20 demirci vardı. Şimdi ise az sayıda bu işi yapıyoruz. Bu işi yapan başka kimse yok. O zamanlar bu sanat çok kıymetliydi. Çünkü teknoloji yoktu, her şey el emeğiydi. Şimdi ise artık çırak bulamıyoruz. Kimse artık çalışmak istemiyor. Yaşımız ilerlediği için artık çalışmakta zorlanıyoruz. Şimdi maaş vermemize rağmen eleman bulmakta sıkıntı yaşıyoruz."