Yerel Haberler
Zonguldak
Sokak iftarında esnaf ve vatandaşlar bir araya geldi 17 Mart 2026 Salı - 22:50:19 Devrek’te esnaflar arsında düzenlenen sokak iftarında vatandaşlar ve esnaf bir araya geldi. Zonguldak’ın Devrek İlçesinde esnaflar arasında düzenlenen sokak iftarında vatandaşlar ve esnaflar bir araya gelerek dayanışma ve kaynaşmanın örneğini sergilendi. İlçenin Mekekler Sokağı esnafları tarafından organize edilen sokak iftarında yaklaşık 200 kişi bir araya gelerek Ramazan ayının manevi atmosferini birlikte yaşadılar. Aynı zamanda da Ramazan ayının son sokak iftarı olduğunu belirten esnaflar," Ramazan ayının son iki günü nedeniyle sokakta çeşitli alanlarda faaliyet gösteren esnaf arkadaşlarımızla ve vatandaşlarla birlikte bir araya gelerek dayanışma ve kaynaşmanın örneğini gerçekleştirmeye çalıştık. Bu davetimize iştirak eden tüm misafirlerimize ve organizasyona katkıda bulunan tüm esnaf arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz Rabbim yapmış olduğumuz ibadetlerimizi kabul etsin" diye konuştular. Kendileri için sokak iftarı düzenleyen esnafa teşekkür eden davetliler ise," Allah esnaf kardeşimizden razı olsun bizi böyle mübarek bir akşamda esnaf sakinleri olarak güzel bir iftar programını hep birlikte hayata geçirmiş olduk" diye konuşurlarken, iftar saatine kadar Merkez İbrahim Ağa Cami Görevlileri Murat Badur ve Yunus Emre Çayıroğlu tarafından icra edilen Kur’an-ı Kerim Tilaveti programa ayrı bir hava katarken, davete katılan misafirler de hep birden yapılan dualara iştirak ettiler.
17 Mart 2026 Salı - 18:43 BEUN Hastanesinden kalp hastalarına umut; Kriyobalon Ablasyon yöntemi ilk kez Zonguldak’ta Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi, güçlü akademik kadrosu ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla sağlık alanında önemli başarılara imza atmaya devam ediyor. Bu kapsamda kalp ritim bozukluklarının en yaygın türlerinden biri olan atrial fibrilasyonun tedavisinde kullanılan "Kriyobalon Ablasyon Yöntemi", Zonguldak’ta ilk kez BEUN Hastanesi Kardiyoloji Bölümü doktorları tarafından başarıyla uygulandı. Atrial fibrilasyon, kalbin üst odacıklarında oluşan düzensiz elektriksel aktiviteler sonucu ortaya çıkan ve çarpıntı, nefes darlığı, halsizlik gibi şikâyetlere yol açabilen yaygın bir ritim bozukluğu olarak biliniyor. Tedavi edilmediği durumlarda inme başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına neden olabilen bu rahatsızlık, modern kardiyoloji yöntemleriyle kontrol altına alınabiliyor. Zonguldak Bülent Ecevit Hastanesi Kardiyoloji Bölümü ve Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı akademisyenleri tarafından gerçekleştirilen Kriyobalon Ablasyon işlemi, minimal invaziv bir yöntem olarak dikkat çekiyor. İşlem sırasında kalpte ritim bozukluğuna neden olan odaklar, soğuk enerji kullanılarak izole ediliyor ve böylece kalbin normal ritmine dönmesi sağlanıyor. Bu yöntem sayesinde hastalarda ritim kontrolü sağlanırken yaşam kalitesinin de önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. BEUN Hastanesinde başarıyla gerçekleştirilen bu işlem, Zonguldak’ta ilk kez uygulanması bakımından büyük önem taşıyor. Yüksek başarı oranı ve kısa işlem süresi ile öne çıkan kriyobalon ablasyon yöntemi sayesinde, uygun hastalar, mega şehirlerdeki ileri merkezlere gitmek zorunda kalmadan modern tedavi imkânlarına Zonguldak’ta ulaşabilecek. Bu gelişme, Batı Karadeniz Bölgesi’nde sağlık hizmetlerinin niteliğini artıran önemli bir adım olacak. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Üniversite Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen kriyobalon ablasyon işlemiyle ilgili yaptığı açıklamada şu sözleri dile getirdi: "Üniversite Hastanemiz, güçlü akademik kadrosu, nitelikli sağlık çalışanları ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla sağlık alanında yenilikçi uygulamaları hayata geçirmeye devam etmektedir. Atrial fibrilasyon tedavisinde kullanılan kriyobalon ablasyon yönteminin Hastanemizde başarıyla uygulanması, bölgemizde sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğini artıran son derece önemli ve gurur verici bir gelişmedir. Bu başarılı uygulamada emeği geçen Kardiyoloji Bölümümüzün kıymetli hekimleri başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Bilimsel bilgi birikimini modern tıbbi teknolojiyle bir araya getirerek hastalarımıza en güncel ve güvenilir tedavi imkânlarını sunan değerli sağlık kadromuz, Üniversite Hastanemizin sağlık alanındaki güçlü konumunu her geçen gün daha da pekiştirmektedir. Üniversite Hastanemizde gerçekleştirilen bu nitelikli girişim sayesinde, yalnızca Zonguldak’taki değil Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki hastalarımız da büyük şehirlere gitme zorunluluğu duymadan ileri düzey tedavi hizmetlerine bulundukları bölgede ulaşabilme imkânına kavuşmaktadır. Bu vesileyle tedavi gören hastalarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, sağlık hizmeti almak üzere Hastanemize başvuracak tüm hastalarımıza Yüce Allah’tan acil şifalar diliyorum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi, bölgenin sağlık üssü olma misyonuyla bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek modern tıbbın sunduğu en ileri tedavi yöntemlerini vatandaşlarımızla buluşturmaya kararlılıkla devam edecektir."
Zonguldak’ta emniyet ve jandarmadan yoğun denetim
10 Şubat 2025 Pazartesi - 13:20 Zonguldak’ta emniyet ve jandarmadan yoğun denetim Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 3-9 Şubat 2025 tarihleri arasında geniş çaplı uygulamalar gerçekleştirdi. Denetimler kapsamında çeşitli suçlardan aranan toplam 65 kişi yakalanırken, uyuşturucu madde ve kaçak ürünlere el konuldu. Ekipler tarafından yapılan çalışmalarda 5 yıla kadar hapis cezası bulunan 17, 5-10 yıl cezası bulunan 2 ve 10 yıl üzeri hapis cezası bulunan 2 kişi yakalandı. Ayrıca ifadeye aranan 46 kişi de ekiplerce yakalandı. Kent genelinde gerçekleştirilen 9 farklı uyuşturucu operasyonunda 2 kişi gözaltına alındı, 2 kişi tutuklandı. Operasyonlarda 1,40 gram metamfetamin, 140 gram sentetik kannabinoid, 1.30 gram esrar, 17 gram kubar esrar, 160 litre etil alkol, 120 litre sahte rakı, 15 litre şarap ve 1 litre viskiye el konuldu. Ekipler tarafından yapılan denetimlerde, 1 kaçak maden ocağı tespit edilerek imha edilirken, 1.5 ton kaçak kömür ele geçirildi. Trafikte yapılan 643 uygulamada 13 bin 56 araç kontrol edildi ve 8 bin 44 kişi sorgulandı. Okul çevresinde ise 154 denetlemede, 631 kişi sorgulandı. Ayrıca, 53 metruk bina ve 129 umuma açık yer kontrol edildi. 326 servis aracı da ekiplerce denetlendi. Düzensiz göçmenlere yönelik yapılan 2 uygulamada 39 kişi sorgulandı ve 2 düzensiz göçmen yakalandı. Silah kaçakçılığına yönelik yapılan çalışmalarda ise 3 tabanca ele geçirildi.
Kutoğlu: "Santorini’de yaşanabilecek patlama, yerel etkilerle sınırlı kalır"
09 Şubat 2025 Pazar - 09:43 Kutoğlu: "Santorini’de yaşanabilecek patlama, yerel etkilerle sınırlı kalır" Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, geliştirdikleri yazılım aracılığıyla Santorini Adası’ndaki yanardağ faaliyetlerini mercek altına aldı ve son yıllarda yanardağın merkezinde genleşme tespit ettiklerini açıkladı. Kutoğlu, yanardağ patlarsa Ege Bölgesi’nde en fazla 5 metrelik dalgaların oluşabileceğini belirtti. Kutoğlu, "5 metrelik dalga 100 katı kadar yani 500 metre belki bin metre kadar içeriye girip zarar oluşturabilir. Böyle bir potansiyel var. Açıkçası şu durumda da buna pek ihtimal vermiyorum" dedi. BEUN Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu; ekibi ile birlikte 3 yıl önce çalışmalarına başladığı, yeryüzünde meydana gelen olaylar ile yapılardaki değişimin tespit edildiği yazılımı hayata geçirdi. Yazılım ile birlikte yeryüzündeki bina değişimleri, buzul ve kar kütlelerindeki değişimler, yapılar ve zeminlerdeki deformasyonlar ile barajlardaki su artış ve azalışları da tespit edilebiliyor. Uydu verileriyle yapılan kıyaslama sonucu belirli zaman aralıklarındaki değişimler belirlenebiliyor. Daha önce deprem bölgeleri, barajlar, İsrail’in Gazze’ye saldırısı sonucu bölgedeki değişimleri kamuoyu ile paylaşan Kutoğlu; bu kez de Santorini Adası’ndaki 2014 yılından bu yana süregelen değişimleri inceledi. Kutoğlu, Santorini Adası’ndaki yanardağ kraterinde yapılan incelemelerde yüzeyde bir genleşme tespit ettiklerini açıkladı. Kutoğlu, "Bu konular gündeme gelince biz de üniversitemizde geliştirmiş olduğumuz global gözlem analiz uygulamasıyla bölgeyi inceledik. Gerçekten de Santorini Adası’nın yanardağ kısmının krater bölgesinde bir genleşme gözüküyor. Ama bu genleşme bir patlamaya dönüşür mü? Onu söylemek zor. Çünkü bazen yanardağlarda karakteristik olarak zaman zaman basınç artışı nedeniyle bu şekilde yüzey deformasyonları meydana gelebiliyor. Ama bunlar her zaman patlamaya dönüşmüyor. Bazen bu basınç aşağıdaki magma tabakasındaki etkileşimler sonucunda kendiliğinden düşebiliyor. Patlama olmadan sona erebiliyor" dedi. "Aktif yanardağların oluşturduğu zararlardan daha büyük bir zarara yol açacağını düşünmüyorum" Santorini Adası’nda antik dönemlerde ciddi sarsıntılar yaşandığını, volkanik patlamaların olduğunu hatırlatan Kutoğlu, günümüzde İzlanda ve İtalya’daki yanardağların çok daha aktif olduğuna dikkat çekti. Santorini’de yaşanabilecek patlamanın sınırlı bir etkisi olacağının altını çizen Kutoğlu, "Günümüzde İzlanda bölgesinde yine Avusturalya’da, İtalya’da çeşitli yanardağ patlamaları meydana geldi. Onlar daha aktif yanardağlar. Açıkçası şahsen onların oluşturduğu zararlardan çok daha büyük bir zarara yol açacağını düşünmüyorum. Sınırlı bir etkisi olacaktır. Hele İstanbul ile hiçbir ilgisi yok. Patlaması durumunda da belki bir iki metrelik tsunami dalgaları oluşturabilir. Onun dışında kül bulutları oluşabilir. Ama ne İtalya’daki ne de İzlanda’daki yanardağ patlamalarından daha büyük bir patlamaya dönüşeceğini düşünmüyorum. O bölgedeki adalarla sınırlı kalabilecek bir durum meydana gelebilir düşüncesindeyim" şeklinde konuştu. "Helenik yay kırılsa bile 20 metrelik dalgalar görmeyiz" Avrupa Tsunami Araştırma Ekibi’nin hayata geçirdiği interaktif tsunami haritasını da inceleyen Kutoğlu, "Baktığımız zaman kıyılarımızda en fazla bu da çok geniş bir periyodu ele alıyor. 10 bin yıl içerisinde baktığımız zaman ortaya çıkabilecek maksimum yüksekliği, helenik yay kırılsa bile ki en büyük tsunami oradaki dalma batma zonunun kırılmasıyla yaşayabiliriz. Beş metre civarında bir tsunami meydana gelebilir. Bodrum, Marmaris çevrelerinde araştırma ekibinin verdiği değerlere göre bu 2 ila 3 metreye kadar düşebiliyor. Dolayısıyla bu Uzakdoğu’da meydana gelen 20-30 metrelik tsunamileri görmeyeceğiz anlamına gelir. Bu da iyi bir şey. Beş metrelik bir tsunami meydana gelse ne olur? Kıyı bölgelerimizde, yükseltisi düşük olan, çökelti alanlarında, alüvyon, ovalık, plaj alanlarında 5 metrelik dalga 100 katı kadar yani 500 metre belki 1000 metre kadar içeriye girip zarar oluşturabilir. Böyle bir potansiyel var. Açıkçası şu durumda da buna pek ihtimal vermiyorum" ifadelerine yer verdi. "Kendi bölgesindeki fay hatlarına stres yüklemesi durumu söz konusu olabilir" Kutoğlu, "Depreme etkisi ne olur" sorusuna ise "Nereyi kast ediyorsunuz. Bunlar volkanik etkileşimler. Tektonik kaynaklı değil. Dolayısıyla Ege, İzmir bölgesindeki karadaki fay hatlarına yada İstanbul’daki fay hattına bunun etkisinin olması mümkün değil. Ama yine o bölgede meydana gelen zaten var olan küçük fay hatlarına, kendi bölgesindeki fay hatlarına stres yüklemesi durumu söz konusu olabilir" dedi.
"Görgü ve Bilgi Arasında: Teoman Duralı’yı Anlamak" Paneli BEUN’da yoğun ilgi gördü
08 Şubat 2025 Cumartesi - 14:39 "Görgü ve Bilgi Arasında: Teoman Duralı’yı Anlamak" Paneli BEUN’da yoğun ilgi gördü Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEUN) "Görgü ve Bilgi Arasında: Teoman Duralı’yı Anlamak" başlıklı panel, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Farabi Kampüsü Sezai Karakoç Kültür Merkezinde düzenlenen konferansa Zonguldak Vali Yardımcısı Fatih Baysal, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahim Alan, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Fatih Paça, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan ve MHP Zonguldak İl Başkanı Çağatay İpekçi, il protokolü, akademisyenler, öğrenciler ile çok sayıda vatandaş katıldı. Panelin açılış konuşmasını yapan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinden Fahri Doktora sahibi Prof. Dr. Teoman Duralı’nın 78. doğum yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen panele ev sahipliği yapmanın kıvancı içinde olduklarını belirtti. Teoman Duralı’nın bilim dünyasında önem arz eden çalışmalarıyla önemli bir bilim insanı olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreninde yaptığı konuşmada hocamızla ilgili şu ifadeleri oldukça kıymetlidir: ‘Bizim medeniyetimizde âlimin ölümü âlemin ölümü gibidir gerçeği var. Hocamız yerli ve millî duruşuyla ilim, irfan, hikmet ile harmanladığı üslubuyla ülkemizin son dönemde yetiştirdiği en önemli fikir adamları arasında yer alıyordu.’ Sayın Cumhurbaşkanımızın da belirttiği üzere hocamız, yetiştirdiği öğrencilerinin sevgisini, devletinin takdirini kazanmış topluma rehber olan bir Türk münevveridir. Bir Türk aydını olan hocamız, Türkiye’nin farklı üniversitelerinde felsefe bölümlerinin kurulmasına önderlik etmiş, Türk düşünce hayatında etkili olan pek çok bilim ve fikir adamı yetiştirmiş, uluslararası anlamda felsefe sahasında Türkiye’yi başarıyla temsil etmiştir" dedi. Duralı’nın felsefe alanının en önemli aydınlarından biri olmasının yanında şiirlerinde ve sözlerinde, doğduğu şehir Zonguldak’a âşık olduğunu her fırsatta dile getirdiğini vurgulayan Rektör Özölçer, "Hocamızın Zonguldak aşkına binaen aziz hatırasını yaşatmak için Üniversitemizde Teoman Duralı Bilim ve Felsefe Uygulama Araştırma Merkezini açacağımızın müjdesini ilk defa burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle hayatı öğrenme aşkıyla geçen, bilim, fikir ve irfan dünyamızda mümtaz bir yere sahip olan, Teoman Duralı hocamızı doğumunun 78. yıl dönümünde rahmet ve minnetle yâd ediyor, değerli misafirlerimize, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese ve bugün bizlerle bir arada olan bütün kıymetli konuklarımıza teşekkür ediyor, saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum" açıklamasında bulundu. Rektör Özölçer’in konuşmasının ardından 2017 yılında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde Prof. Dr. Teoman Duralı’ya fahri doktora payesinin takdim edildiği törenden kesitler izletildi. Teoman Duralı’nın bu törende gerçekleştirdiği konuşmasından kesitler gösterildikten sonra moderatörlüğünü Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’nun yaptığı panele geçilerek konuşmacılar Teoman Duralı’ının hayatını, felsefe dünyasındaki düşüncelerini ve çalışmalarını dile getirdi. Panelde ilk sözü alan Dr. Öğr. Üyesi Deniz Duralı konuşmasının başında babası Teoman Duralı’nın Zonguldak’a olan sevgisini onun kendi sözlerinden aktararak, Zonguldak’ın ve özellikle Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin Teoman Duralı’ya gösterdiği ilgi ve alakadan dolayı memnuniyet duyduğunu belirtti. Deniz Duralı bununla birlikte BEUN’da açılacak Felsefe Bölümünün, alanında en iyi yerlerden biri olmasını ümit ettiğini ifade ederek etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti. Dr. Öğr. Üyesi Deniz Duralı’nın konuşmasının ardından bir diğer konuşmacı olan Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç, Teoman Duralı’nın Endonezya, Tayland ve Singapur ülkelerinde öğretim üyesi olarak görev yaptığını ve bu görev yaptığı zamanlarda kendisiyle birlikte gerçekleştirdikleri araştırmaların önemine değindi. Prof. Dr. Açıkgenç bununla birlikte Teoman Duralı’nın derin analizleri, keskin eleştirileri ve bilgi birikimi ile oldukça aydın bir kişiliğe sahip olduğunu belirterek medeniyet araştırmaları üzerine yaptıkları çalışmalar hakkında bahsetti. Son olarak Duralı’nın bir ülkenin medeniyetinin gelişmesinin sadece teknolojik alanda değil ahlaki ve düşünsel olgunlaşmayla da bağlı olduğunu vurgulayarak, Duralı’nın düşünce yapısının ve çalışmaların doğru bir şekilde özümsenip gelecekte başta felsefe olmak üzere birçok alanda yapılacak araştırmalarda özgün bakış açıların ortaya çıkmasına vesile olmasını temenni etti. Prof. Dr. Açıkgenç’in konuşmasının ardından söz alan diğer panelist Prof. Dr. Durmuş Günay, ’Teoman Duralı’nın Felsefe ve Bilim Görüşünün Etrafında’ adıyla hazırladığını ifade ettiği bir konuşma yaptı. Duralı’nın felsefe alanında yaptığı özgün çalışmaların yanı sıra yetiştirdiği doktora öğrencilerinin alanlarında hepsinin birbirinden farklı perspektiften bakmasıyla bu bakışın tektipleşme kavramına karşı çıktığının göstergesi olduğunu ifade etti. Duralı’nın felsefe alanında araştırma ve üretme aşkıyla gerçekleştirdiği bilimsel çalışmalar ile Felsefe Bilim Akademisinin kurulması için gösterdiği çabaların da kayda değer olduğunu ifade eden Günay, etkinliğin düzenlenmesinde başta Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti. Panelin son konuşmacısı Prof. Dr. Kenan Gürsoy ise Prof. Dr. Teoman Duralı’nın felsefe dünyasında eleştirel ve farklı düşünce dünyasını benimseyerek alana bakabilen kişilerin bilimin gelişmesinde önem arz ettiğini belirtti. Ayrıca Teoman Duralı’nın "hem aynı hem başka" olduğunu söyleyerek farklı düşüncelerde olan insanlara da değer verdiğini ve bu yönüyle nevi şahsına münhasır bir kişiliğe sahip olduğunun altını çizdi. Panelistlerin konuşmalarının ardından oturum başkanı Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’nun "Görgü ve Bilgi Arasında: Teoman Duralı’yı Anlamak" konulu panelin genel bir değerlendirmesini yaptıktan sonra panel son buldu. Panelin ardından panelistlere teşekkür belgesi takdim edilerek toplu hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından etkinlik sona erdi.