Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Zonguldak
Milyonlarca yıll sonra Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:30:00
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu" dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir" ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi" şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu son olarak "Afrika bloğu Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu" dedi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:05
Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, yıllar uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda şuradan Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Şu bölgede Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası burada Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde şurada ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu." dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir." ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi." şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Anadolu.. Afrika... itibaren Anadolu bloğunu sıkıştırıyor. Bu demektir ki buradaki hareketlere., baktığımız zaman zamanında Afrika bloğu buradan Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de şuradan yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu."
22 Mart 2026 Pazar - 12:01
BEUN Rektörü Özölçer’den bayram ziyareti, hastalar ve sağlık çalışanlarıyla bayramlaştı
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Ramazan Bayramı münasebetiyle İbni Sina Kampüsü’nde hizmet veren BEUN Hastanesini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında düzenlenen bayramlaşma programına hastane yönetimi ile birlikte akademik ve idari personel katıldı. Bayramın manevi atmosferini birlikte paylaşmak amacıyla gerçekleştirilen ziyarette, hastanede tedavi gören hastalar, hasta yakınları ve sağlık çalışanlarıyla yakından ilgilenen Rektör Özölçer, geçmiş olsun dileklerini ileterek moral verdi. Sağlık çalışanlarının bayramda da büyük bir özveriyle görevlerini sürdürdüğüne dikkat çeken Özölçer, emeklerinden dolayı tüm sağlık personeline teşekkür etti. Program kapsamında açıklamada bulunan Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, bayramların yalnızca dini bir vecibe değil, aynı zamanda toplumsal birlik ve beraberliğin, hoşgörü ve dayanışmanın da en güçlü simgelerinden biri olduğuna dikkat çekerek sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Ramazan Bayramı; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve gönüller arasında köprüler kurmanın en güzel zamanlarından biridir. Böyle mübarek ve anlamlı günlerde; hastalarımızın, yakınlarının ve fedakârca görev yapan sağlık çalışanlarımızın yanında olmak bizler için çok kıymetlidir. Nitekim Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Aile Yılı’ olarak ilan ettiği bu süreç, bizlere ailevi, manevi ve kültürel değerlerimize daha sıkı sarılma sorumluluğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Elbette ki aile, sadece aynı çatı altında yaşayan bireylerden ibaret değildir. Aile, bizler için Üniversitemiz çatısı altında kurduğumuz büyük ve güçlü bağın da adıdır. 101 yıllık köklü bir geçmişe sahip Üniversitemiz; hasta ve hasta yakınlarımızın yanında olmak, sağlık çalışanlarımızın özverili mücadelesine ortak olmak bu bağı daha da güçlendirmektedir. Bu vesileyle Hastanemizde tedavi görmekte olan tüm hastalarımıza acil şifalar diliyor, hasta yakınlarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bununla birlikte değerli akademik ve idari personelimizin, öğrencilerimizin ve Zonguldaklı hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Hep birlikte nice sağlıklı, huzurlu ve mutlu bayramlara erişmeyi Rabbim’den niyaz ediyorum." Bayram ziyareti, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılması ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.
22 Mart 2026 Pazar - 11:58
Zonguldak’ta bin 671 personelle bayram mesaisi
Zonguldak Valiliği, bayramın ikinci gününde kent genelinde vatandaşların huzuru için 229 ekip ve 1671 personelin sahada aktif görev yaptığını bildirdi. Zonguldak Valiliği, bayramın ikinci gününde il genelinde uygulanan güvenlik tedbirlerinin titizlikle sürdürüldüğünü açıkladı. Valiliğin sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamada, vatandaşların bayramı huzur içinde geçirebilmesi amacıyla toplam 229 ekip ve 1671 görevli personelin sahada aktif olarak çalışmalarına devam ettiği belirtildi. Trafikte ve tüm yaşam alanlarında kurallara uymanın hem bireysel güvenlik hem de başkalarının huzuru için büyük önem taşıdığı vurgulanan açıklamada, küçük bir ihmalin büyük üzüntülere yol açmaması için vatandaşların dikkatli olmaları istendi.
04 Kasım 2024 Pazartesi - 12:15
Zonguldak’ta 9 şüpheli uyuşturucu operasyonunda yakalandı
Zonguldak Valiliği, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı tarafından 28 Ekim-3 Kasım 2024 tarihleri arasında kent genelinde gerçekleştirilen denetim ve operasyonlarda birçok suçlu yakalanırken, önemli miktarda uyuşturucu madde ve yasa dışı malzeme ele geçirildi. Güvenlik güçlerinin, çeşitli suçlardan aranmakta olan şahıslara yönelik operasyonlarında 45 kişi yakalandı. Yakalananlar arasında 5 yıla kadar hapis cezası olan 15 kişi, - 5-10 yıl hapis cezası olan 1 kişi yer aldı. Denetimlerde 1 adet yivli-yivsiz tüfek ele geçirildi. Maden ocaklarında yapılan denetimlerde 1 ihbarda bulunulurken, kaçak faaliyet gösteren 1 ocak imha edildi. Bu denetimler sonucunda 30 ton kömür ve 1 adet vinç ele geçirildi. Öğrencilerin güvenliğini sağlamak amacıyla okul çevrelerinde gerçekleştirilen denetimlerde, 245 denetim yapıldı, bin 697 kişi sorgulandı, 71 metruk bina kontrol edildi, 179 umuma açık yer denetlendi, 393 okul servisi incelendi. Trafikte güvenliği sağlamak için yapılan denetimlerde 660 uygulama yapıldı. Bu denetimlerde, 13 bin 818 araç kontrol edilirken, 9.546 kişi sorgulandı. Uyuşturucu ile mücadele kapsamında düzenlenen 9 operasyonda, 3 kişi gözaltına alınırken, 1 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Operasyonlar sonucunda ele geçirilen uyuşturucu maddeler arasında 5,45 gram metamfetamin, 10 gram kubar esrar, 669,34 gram sentetik kannabinoid ve 21,05 gram skunk bulunuyor. Zonguldak’ta güvenlik güçlerinin halkın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla yürüttüğü denetimler aralıksız sürüyor.
03 Kasım 2024 Pazar - 14:48
Bakan Yumaklı, AK Parti Karadeniz Ereğli İlçe Başkanlığı kongresinde konuştu
AK Parti Karadeniz Ereğli İlçe Başkanlığı kongresinde konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "AK Parti milletin partisi oldu. Milli iradeye galebe çalmak isteyenlere hiçbir zaman fırsat vermedi" dedi. AK Parti Karadeniz Ereğli 7. Olağan Genel Kurulu, ilçedeki bir düğün salonunda gerçekleştirildi. Divan Başkanlığına AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu’nun yaptığı kongre saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kongrede video gösteriminin gerçekleştirilmesinin ardından İlçe Başkanı Mücahit Andiç, AK Parti Milletvekilleri Ahmet Çolakoğlu, Saffet Bozkurt ve Muammer Avcı ile İl Başkanı Mustafa Çağlayan konuşma yaptı. 3 Kasım 2002’de kurulan AK Parti’nin yıldönümü olduğunu hatırlatan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bugün Türkiye tarihinde bir yıldönümü. Bugün ’Yakın ışıkları Türkiye aydınlansın’ diye başlayan AK Parti’nin iktidar oluşunun 22. yıldönümü. Elbette Cumhurbaşkanımız her ne kadar bu partiyi kendisi ve arkadaşlarıyla beraber bizlere müstehak görülen şeyleri kabul etmediği için bu partiyi kurduysa da aslına bakarsanız bu partinin tabelasını kendisi çocuğunu okulun bahçesine koyup kendisi giremeyen anneler koydu. Sadece ve sadece ülkenin kaynaklarını belli bir kesimin kullanabileceği, onların faydalanabileceklerini düşündükleri büyük bir kesimi dışarda bıraktıkları için ’Sizde kim oluyorsunuz, millet benim’ diyen sizler koydunuz. Onun için minnetarız" dedi. AK Parti’nin "Aydınlığa açık, karanlığa kapalı" sloganıyla 22 yıldır kesintisiz olarak iktidar gücünü devam ettirdiğine vurgu yapan Bakan Yumaklı, "Sizlerin samimiyeti, fedakarlığı ve çabaları, Türkiye’nin o tarihi yürüyüşünün en temel taşıdır. İyi ki varsınız. Sizlerle birlikte bu tarihi yürüyüşe omuz vermekten dolayı iftihar ediyorum. AK Parti Türkiye’ye, o milletin ruhunu tekrar getirmiş, milli irade her süreçte herşeyin üzerinde tutmuştur. AK Parti, milleti hor görenlerin saltanatı bitirmiş, vesayetçi odakların da hükümranlığına son vermiştir. En ufak bir tereddüt bu tekrar vesayetçi odakların hortlamasına zemin hazırlar. Her daim çok sıkı bir şekilde duracağız. Durmaya devam edeceğiz. Çünkü şunu söylüyoruz. bu güzel vatan için canını ortaya koymaktan çekinmeyen necip milletin, ülkemizin de gerçekten de sahibi ve efendisi olduğunu bizler de altını çiziyoruz parti olarak. AK Parti bu şiarla milletin partisi oldu. Milli iradeye galebe çalmak isteyenlere hiçbir zaman fırsat vermedi. Başaramayacaksınız sözü tam da bunun anahtarıdır. Bizler de her daim sizlere hizmet anlamında gece gündüz yedi yirmi dört çalışmaya devam edeceğiz. Hükumetiyle, meclisiyle, belediye başkanlarıla, milletvekilleriyle 22 yılda Türkiye nereye geldiyse Türkiye Yüzyılı ile onu ikiye ve üçe katlayacak ne varsa onu yapmaya devam edeceğiz. En önemli değerimizin de milletin değerleri olduğunu ifade etmek istiyorum" şeklinde konuştu. "Emperyalist güçlerin oyununu bozan, onların uykularını kaçıran bir Türkiye var" Türkiye’nin 22 yıllık süreçte kalibresinin büyüdüğünü, bölgesinde söz sahibi olduğuna dikkat çeken Bakan Yumaklı, "Sağlıktan ulaşıma, milli savunma sanayiinden sosyal hizmetlere ve dış politikaya kadar Türkiye’nin bu 22 yıllık süreçte kalibresi büyüdüğünü, artığını hepimiz görüyoruz. Artık Türkiye’de sorunlar karşısında ezilmeyen, istikrar ve güvenini kaybetmeyen bir partinin iktidarı var. Artık bölgesinde söz sahibi olan bir Türkiye var. Malum emperyalist güçlerin oyununu bozan, onların uykularını kaçıran bir Türkiye var. 7 Ekim’den bu yana neredeyse 50 bine yakın masum, çocuk, genç, yaşlı, kadın demeden onları şehit eden bir katiller şebekesi var. Onlara karşı koyan dünyada sadece tek bir lider var. Tek bir ülke var. İşte sadece bu sesin ve sözün de onların uykularını kaçırdığını görüyoruz. Cumhurbaşkanımız ’Dünya beşten büyüktür’ şeklinde her daim ifade ediyor. Kendisinin insanlık değerlerine ait olarak hisseden bütün ülkeler artık Cumhurbaşkanımız gibi bunu gösteriyor. Dünya beşten büyüktür. Bütün bunları yapabilmeniz için size 40 yıldır vakit kaybettiren, kaynak, can kaybettiren terörün kökünü kazımanız lazım. Kendi göbeğinizi kendinizin kesmesi lazım. İşte bunun için de Türkiye’nin şu anda savunma sanayi başta olmak üzere çok kritik sektörlerde nereye geldiğini görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde Tusaşa yapılan hain saldırı bir mesajdır. Ama biz o mesaja onların hak ettiği şekilde cevap verdik. Ne dedi kardeşimiz, ’O hainlere inat daha çok çalışacağız. Daha çok üreteceğiz’ dedi" ifadelerine yer verdi. "Terörün ateşine odun atmak isteyenler olacak" Her alanda adımların atılmasının milli bir yükümlülük olduğunu belirten Bakan Yumaklı, "Terörün ateşine odun atmak isteyenler olacaktır. Ancak terörün bitirilmesi, gündemimizden tamamıyla çıkması için yapılması gereken meşru ve doğru her şeyi yapmak, her zaman olduğu gibi temel önceliğimiz olacak. Bunun için hukuki, siyasi, askeri, ekonomik her adımın atılması hem elzem hem de milli bir yükümlülüktür. Bu konuda hangi bakanlık olursa olsun. Her bir bakanlığın üzerine düşen görevini yerine getirmesiyle ilgili gece gündüz 7/24 sahadayız. Devletimizin milletimizin karış karış her bir köşesinde olmaya gayret gösteriyoruz. Sadece gördüğünüz silahlı mücadele ile yapılmıyor bu işler. FETÖ vari yapılar oluyor. Bunlara karşı her zaman uyanık olacağız. Bizlere karşı aynı şeyi yaşatmasına engel olacağız. Aynı anlayış ve kararlılığa sahibiz. AK Parti bütün etnik yapılarıyla milleti bir ve bütün kabul eder. Kürdüyle, Türküyle, kadınıyla erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla vatandaşlarımızın tamamını kucaklamak üzere bir siyaset güder. Asla ve asla hizmetlerimizde ne il ayırırız. Ne ilçe ne bölge ayırırız. Ne de etnik bir kesim ayırırız. Bizim için Türkiye’de yaşayan vatandaşlarımız birinci sınıftır. Zaten belki de hazmedemedikleri en önemli konu da budur. Bizler Türkiye’nin umutlarını ve hedeflerini büyütmeyi kendimize ahdetmişiz. Böylece bunu da Türkiye Yüzyılı olarak koordine etmişiz. Cumhurbaşkanımızın bize çizdiği o vizyonla beraber, her bir günümüz bir öncekinden daha iyi olacak şekilde çalışıyoruz. Değişen devlet anlayışını ben özellikle kendime borç biliyorum" diye belirtti. "Hem üretenin hem de tüketenin kazandığı bir ortamı sağlamlaştıracağız" Değişen devlet anlayışında devletin vatandaşın ayağına kadar gidip hizmet eden hale geldiğini belirten Yumaklı, "Değişen devlet anlayışı, vatandaşın ayağına kadar gidip ona hizmet eden bir hale gelmiştir. Bunu da başaran lider Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bugünün önemine binaen bunları belirtmek istiyorum. Bizler Anadolu’nun ruhuyla mayalanmışız. Güçlü bir Türkiye’nin yolu güçlü bir tarımdan geçer. Kendi ülkenizin gıdasıyla alakalı bağımsızlığa sahip değilseniz, yapmak istediğiniz şeyleri günün birinde yapamaycak hale gelirsiniz. Covid zamanında koca koca ülkeler başka ülkelerin maskelerine havaalanlarında el koydu. Paranız olsa bile alamayacağınız bir hal ve durum olabilir. Hamdolsun memleketimizin her köşesinde çok farklı tarımsal üretim yapılabilecek ve memleketimizin insanının gıdasını sağlayacak potansiyele ve imkana sahibiz. Bunun kıymetini ne anlama geldiğini ilerleyen dönemlerde göreceğiz. Ülkemizin kaynaklarını etkili şekilde kullanarak nerede neyin üretilmesini tespit ederek hem üretenin hem de tüketenin kazandığı bir ortamı sağlamlaştıracağız" dedi. Zonguldak ve Karadeniz Ereğli yatırımları Bakanlığın 22 yılda Zonguldak’a 15,3 milyar lira tutarında yatırım yaptığını belirten Bakan Yumaklı, Zonguldak ve Karadeniz Ereğli ilçelerine yapılan yatırımları şöyle sıraladı: "Zonguldak’a son 22 yılda yapılan tarımsal yatırım ve destekleme tutarı 15,3 milyar liradır. Desteklerimiz bu sürede tam 22 katına çıktı. Orman köylülerimize 561 milyon TL ORKÖY kredi ve hibesi verdik. İklim değişikliğinden kaynaklı taşkın problemi. 77 oede ıslahı yapıldı. 4 içme suyu tesisi hizmete aldık. Karadeniz Ereğli’de son 22 yılda 3,5 milyar TL destek verdik ve yatırım yaptık. 14 dere ıslahı söz konusu. Bu yıl içerisinde 400 milyon maliyetli pençes deresinin rehabilitasyonunun birinci kısım için başlattık. Önümüzdeki sene de bunu tamamlayacağız. Soğanlıyörük Köyünü taşkınlardan koruyacak 120 milyon lira maliyetli Yörük Deresi Islahı işini bu yıl başlattık, inşallah önümüzdeki yıl tamamlayacağız. 324 milyon lira maliyetli Subaşı Köyünü taşkınlardan koruyacak Kızlar Çayı ve Gülüç Çayı işini bu yıl başlattık, önümüzdeki yıl inşallah bitireceğiz. 140 milyon lira maliyetli Kabasakal Deresi 3. Kısım işinin geçen ay ihalesini yaptık. Armutluca Köyü İkmali 2. Kısım işini 2025 yılında tamamlıyoruz. Ayrıca çok önemli bir çalışmayı başlattık. Gıda sanayicilerinin taleplerine yönelik olarak Yalıboyu bölgesinde, 197 hektarlık OSB’nin kurulmasını sağlayacağız. Bizim işimiz millete hizmet etmek." Konuşmaların ardından güven tazeleyen Mücahit Andiç tarafından Bakan Yumaklı’ya kömür heykeli takdim edildi.
02 Kasım 2024 Cumartesi - 18:31
Bakan Tunç, "Bu millet, 22 yıldır Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’den eser ürettiği için vazgeçmiyor"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’yi darbe anayasasından kurtarmak durumunda olduklarını ifade ederek "Vesayetçi ruhu hala bünyesinde barındıran anayasadan kurtararak demokratik, sivil, katılımcı yeni bir anayasa ile Türkiye Yüzyılı’nı inşa edebiliriz" dedi. Bakan Tunç, 10. yargı paketinin adalet komisyonunda görüşmelerinin tamamlandığını ifade ederek meclise geleceğini söyledi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti’nin Kilimli 3. Olağan İlçe Başkanlığı kongresine katıldı. Bir düğün salonunda gerçekleştirilen kongre saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Katılımcılara "Umudun, İcraatın, Geleceğin Adı AK Parti" temalı video izletildi. İlçe başkanı, milletvekilleri ve il başkanının ardından kürsüye çıkan Bakan Yılmaz Tunç, AK Parti’nin 22 yıllık çalışmalarını sıraladı. AK Parti’yi milletin kurduğunu ifade eden Bakan Tunç, "AK Partimiz 23 yıl oldu kurulalı. 22 yıldır iktidarda. 3 Kasım 2002’de henüz kurulduktan 14 ay sonra bu millet AK Parti’yi iktidara getirmiştir. Neden, çünkü AK Parti’nin kurulmasını millet kendisi sağlamıştı. AK Parti siyaset mühendisliğinin neticesinde ortaya çıkmış siyasi hareket değil. Bir millet hareketi, dava hareketi. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Cumhuriyetin kuruluşuna ve milli iradeyi temsil eden büyük bir davanın adı. 2002’de kurulurken o davanın ismi Adalet ve Kalkınma olarak şekillendi. Neden hatırlayın, 90’lı yılları yaşayanlar, o yılların parlamenter sistemin 1,5 yılda bir değişen hükümetlerin yol açtığı siyasi krizler, siyasi krizlerin yol açtığı demokrasi eksikliği, meclise siyasetçiye güvensizlik tüm bunların yol açtığı eknoomik sıkıntılar, onların yol açtığı anarşi, faili meçhul, terör ve 28 Şubat süreci, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması ve tüm bunlardan bunalan milletimiz bir çıkış yolu aradı. O çıkış yolunu da Recep Tayyip Erdoğan da gördü. AK Parti’nin kurulmasını sağladı. Kendi elleriyle kurduğu partiyi de hemen kısa süre içerisinde iktidara getirdi. Yepyeni bir Türkiye’nin kapılarını araladı. Bugün burada 22 yıl iktidarda ve 23 yıllık bir parti olarak son seçimlerinde birinci partisi olarak bu kürsüde konuşabiliyorsak bu partiyi kuran aziz milletimize, Recep Tayyip Erdoğan’ı, Cumhur İttifakı’nı destekleyen ve 22 yıldır iktidardan düşürmeyen aziz milletimize borçluyuz. Milletimiz için ne yapsak azdır. Gecemizi gündüzümüze katacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde teşkilatlarımızla, kabinemizle, meclisimizle, milletvekillerimizle, belediye başkanlarımızla, milletimizin güvenine layık olabilmek için gecemizi gündüzümüze katmaya devam edeceğiz" dedi. "Ülkemizi nereden nereye getirdiğimiz ortada" Zonguldak ve bölgesinin yanı sıra 81 ilde yollar, fabrikalar, tüneller, alt ve üst yapıların hayata geçirildiğini belirten Bakan Tunç şöyle devam etti: "Sadece Zonguldak’a baktığımız zaman emeğin başkenti, Bartın, Karabük... Şöyle sadece etrafımıza baktığımızda nereden nereye geliyoruz. Minibüsle Zonguldak-Kilimli arası neredeyse yarım saat sürüyordu. Bu süreden önce varmak mümkün değildi. Bugün bu süre 4 dakikaya indi. Bu tüneller hayal edilen şeyler değildi. Burada kalacak mı? İşte devam ediyor. Çatalağzı, Filyos, Bartın, Amasra, Çakraz, Cumayanı, Cide’ye kadar dağları deliyoruz. Milletimiz için yapıyoruz. 22 yıldan bu yana bu millet AK Parti’den neden vazgeçmedi. Cumhur İttifakı’ndan neden vazgeçmiyor. Recep Tayyip Erdoğan’dan neden vazgeçmiyor? Eser ürettiği için vazgeçmiyor. Milli irade bayrağını hiçbir zaman yere düşürmediği için vazgeçmiyor. 22 yıldan bu yana bu ülkenin altyapısıyla, üst yapısıyla, fiziki kalkınmasıyla her bir köşesini eserlerle donatmadık mı? Hızlı trenler, otoyollar, duble yollar, havalimanları, enerji yatırımları... İşte burada doğalgaz. Filyos’a geldi. Doğalgaz keşfini Cumhurbaşkanımız ’Milletimize müjde vereceğim, yarın beni iyi dinleyin’ dediğinde muhalefet ’Seçim için söylüyor’ dedi. Müjdeyi açıkladığında ana muhalefetin lideri ’İnanmayın, yok. Sizi kandırıyor’ dedi. Şimdi milletin huzuruna çıkıp, ’Doğalgaz gerçekten varmış. Filyos’a da üç yıl gibi kısa bir süre içinde denizin altından 2 bin metre derinlikte üç bin metre sondajla, 180 kilometre denizin altına robotlarla boru döşenerek o doğalgaz Filyos’a ulaştı. Varmış demek ki ey milletim biz Recep Tayyip Erdoğan’a haksızlık yapmışız. Yalan söylemişiz, özür dileriz’ diyebiliyorlar mı? Neyi doğru söylüyorlar ki. Hep karalama siyaseti. İşte o karalama siyaseti nedeniyle de milletten destek bulmıyorlar. 22 yıldan bu yana AK Partimiz iktidarını sürdürüyor. Dünya siyaset tarihinde bunun örneği yok. Yüzde 85 katılım ile başka bir seçim yapan dünyada başka bir ülke yok. Yüzde 85 çoğunlukla sandığa gidiyor ve bunun yüzde 50’den fazlasını alıyor. Böyle bir lider de yok. Parti de yok. Kesintisiz 22 yıldan bu yana iktidarını en yüksek katılımla sürdüren dünya siyaset tarihinde Recep Tayyip Erdoğan var. AK Parti var. Bizim partimiz var. Milletimizin hissiyatına tercüman olmak. Onların isteklerini yerine getirmek. Milletin taleplerinden hiçbir zaman geri durmamak. Milli irade bayrağını yere düşürmemek. Çalışmak, durmamak. Sürekli yola devam demek. İnşallah bu kutlu yürüyüş devam edecek." "Teröristler Tusaş’a neden saldırdı; zünkü Türkiye’nin savunma sanayini hazmedememek" Tusaş saldırısına dikkat çeken Yılmaz Tunç, "Nedir dertleri çünkü Türkiye’nin savunma sanayini hazmedememek, onu baltalamak. Korkutmak. Bu millet korkar mı? İstiklal Marşı Korkma diye başlıyor. Bu milleti hiçbir şer şebekesi korkutamaz. Bugüne kadar korkutamadığı gibi" diyerek şöyle devam etti: "Bunun önünü kesmek isteyenler oldu. Daha partimiz kurulurken kapatma davasıyla karşılaşmadık mı? Kurucu üyeleri arasında başörtülü olduğu gerekçesiyles anayasa mahkemesine dava açılan bir partiyiz. Başörtülü kurucu üye olamaz diyor. Şimdi milletvekili de olabiliyor. Memur da olabiliyor. Okullara kızlarımızı göndermediler. Yaka paça polisler o üniversite birincisi olan kızlarımızı kürsülerden atmadılar mı? O Yassıada, vesayetçi, darbeci zihniyet... Milletimizin desteğiyle buna pabuç bırakmadık. Ülkemizin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşması için çalıştık. İktidara geldiğimiz ilk dönem 4,5 yıl acil eylem planıyla ülkemizin 81 vilayetine hizmet götürme gayretinde olduk. Üniversiteleriyle, şehir hastaneleriyle, en ücra noktadaki aile sağlığı merkezleriyle doktoru hastanın ayağına götürdük. Helikopter ambulanslar, hava ambulanslarıyla milletimiz AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan sayesinde tanıştı. Güçlü insan dedik. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın dedik. İnsan güçlü olmalı ki aile güçlü olsun dedik. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun dedik. Eğitime önem verdik. Bütçede en büyük payı eğitime, gençlere ayırdık. Yeni okullar, üniversiteler yaptık. OSB’leri fabrikalar ile doldurduk. Gabar’da teröristlerden temizlediğimiz dağlarda ne var? Petrol var. Milletimizin refahı için çalışmak var. Nükleer santral, savunma sanayii yatırımları. Bir ülkenin savunma sanayisi güçlü olmazsa o ülkenin güvenliğinden bahsedebilir miyiz? O ülkenin sınırları güvenli olabilir mi? O ülke terörle mücadelede başarılı olabilir mi? Gökbey helikopterlerinin jandarmaya tesliminde Cumhurbaşkanımız veciz bir konuşma yaptı. Tusaş’a niye saldırdılar? Tusaş’a o teröristler neden geldi. Nedir dertleri çünkü Türkiye’nin savunma sanayini hazmedememek, onu baltalamak. Korkutmak. Bu millet korkar mı? İstiklal Marşı Korkma diye başlıyor. Bu milleti hiçbir şer şebekesi korkutamaz. Bugüne kadar korkutamadığı gibi. Korkmadan yolumuza devam edeceğiz. Kardeşliğimizi güçlendireceğiz. Türk, Kürt, Laz, Çerkez hiçbir zaman birlik ve beraberliğimizi daha da kuvvetlendireceğiz. Ülkemizin birlik ve beraberliğini bozmak isteyen maşalara da taşeronlara da hiçbir zaman müsaade etmeyeceğiz. İç cephemizi güçlendireceğiz. Ülkemizi terörden arındıracağız. Kardeşliğimizi daha da güçlendirerek Türkiye Yüzyılı’nı birlik ve beraberlik içerisinde inşa edeceğiz." "Milli irade bayrağı yere düşürülmesin diye önemli yapısal değişimleri sağladık" Cumhurbaşkanı seçimleri, referandum süreci, AK Parti’ye kapatma davası süreçlerini hatırlatan Yılmaz Tunç, şöyle devam etti: "367 krizleri, Cumhurbaşkanını mecliste seçtirmediler. Halka seçtirelim dediğimizde ’Hayır’ kampanyası yaptılar. 2008’de partimize bir kapatma davası açtılar. Laikliğe aykırı eylemlerin odağı oldu diye o günkü Başsavcı Anayasa Mahkemesine başvurdu. AK Parti millete hizmet etmekten başka yol, hastane, baraj yapmak, fabrika getirmekten başka ne yaptı da siz AK Parti’yi kapatmak istiyorsunuz. AK Parti ülkemizin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşmasının önünü kesmek istedikleri için darbeci, vesayetçi anlayışa Yassıada zihniyetine geçit vermek istemediği için önünü kesmek istediler. Orada da başarılı olamayınca bu sefer MİT krizi, ardından Gezi olayları, 17/25 emniyet, yargı darbe girişimi tüm bunlarda başarılı olamayınca terörü azdırmaya çalıştılar. Ülkemizin değişik yerlerinde patlamalar, değişik olayları çıkartmaya çalıştılar. Tüm bunlarda başarılı olamayınca karanlık gecesine giden taşları birer birer döşediler. 15 Temmuz’da zannettiler ki bu ülkeyi karartabilecekler. Bu ülkeninz önünü kesebilecekler. Bu milleti durduracaklarını zannettiler. 15 Temmuz’da tankları milletin üzerine yürüttüler. Millet korkmadı. Biz korkmuyoruz vatanımıza sahip çıkacağız dedi milletimiz. Meydanlara indi. Milletimiz Cumhurbaşkanımızın bir mesajı ile adeta ölüme koştu. Vatanının mücadelesini, bayrağının mücadelesini yaptı. Bu ülkenin bağımsız Türk Yargısı da o gece savcılar evinde oturmadı. Gitti ’darbecilerden yakalayacağız, hesap soracağız, gözaltı yapacağız’ dedi. Ama geçmişte bu ülkede darbeler oldu. 12 Eylül, 27 Mayıs, 28 Şubet oldu. Hepsinde darbecilerin yanında onlara destek olan bir yargı sistemi varken artık Türkiye’de vesayetçi anlayışa, darbeci anlayışa geçit vermeyen milletin yargısı var. İşte birilerinin hazmedemediği de bu. Sürekli saldırmalarının bu ülkede adaletsizlik algısı var şekilnde bir propaganda yapmalarının sebebi de bu. AK Parti adalet partisi. Kalkınma partisi, kuruluş sebebidir adalet. 90’lı yılların adaletsizliklerinden kalkınma eksikliğinden, istikrarsızlıklarından bunalan milletimiz kurmuştur AK Parti’yi. Adaleti getirmiştir. Bugün yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşmanın mücadelesini veriyoruz. Çok sayıda reform yaptık. Sessiz devrim sayılan. Anayasa değişiklikleriyle temel hak ve özgürlükleri daha da güçlendiren önemli reformlara imza attık. Sizler referandumlarda bunlara evet dediniz. Sizin sayenizde oldu bunlar. Kadın haklarının anayasada yer alması. Çocukların korunmasıyla ilgili hakların yer alması. Hak arama yollarının arttırılması, kamu denetçiliği kurumundan bilgi edinme hakkına varıncaya kadar, özel hayatın korunmasından kişisel verilerin korunmasını sağlayan kurumların oluşturulmasına varıncaya kadar, yüksek askeri şuranın bir kere oturma düzeni bile MGK’nın oturma düzeni bile bunlar demokratik hukuk devletine uyan şeyler değildi. Hakimler Savcılar Kurulu’nun, anayasa mahkemesinin yapısı tüm bunlar demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirildi. Bir daha bu ülkede darbeler olmasın, 10 yılda bir muhtıralar olmasın. Milli irade bayrağı yere düşürülmesin diye önemli yapısal değişimleri sağladık. Sıkı yönetim ilan edilebilir diye bir madde vardı anayasada. Sizin oylarınızla bunları kaldırdık. Bu anayasada darbeciler yargılanamaz diye bir madde vardı. Sizin oylarınızla bunları kaldırdık. Bu düzenlemeleri yapalım dediğimizde Yassıada zihniyeti karşı çıktı. Mecliste gece yarıları kürsü işgalleri oldu. Büyük bir mücadele ile bu noktaya geldik. Elbette ki yetmez. Bu ülkeyi darbe anayasasından kurtarmak durumundayız. Vesayetçi ruhu hala bünyesinde barındıran anayasadan kurtararak demokratik, sivil, katılımcı yeni bir anayasa ile Türkiye Yüzyılı’nı inşa edebiliriz. İnşallah bu uzlaşmayı parlamentoda gerçekleştireceğiz. O uzlaşmaya yanaşacak olan partiler ve vekillerimiz de tarihe geçecek. Milletten takdir toplayacak. İnşallah bunu gerçekleştirir, millete olan borcumuzu da öderiz." "Tabelada Cumhuriyet, halkçı yazmakla Cumhuriyetçi, halkçı olunmaz" Rusya-Ukrayna savaşında muhalefetin adeta savaşın tarafı olmayı teklif ettiğini ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arabuluculuk ile BM’nin takdirini topladığını ifade eden Bakan Tunç, "Son 5 yıl sıkıntılarla geçti. Hepiniz biliyorsunuz. Çevremizde savaşlar. Rusya-Ukrayna savaşı ekonomik olarak en çok bizi Türkiye’yi etkiledi. Muhalefet taraf tutalım dedi. Adeta savaşın tarafı olmayı teklif etti. Biz arabulucu olalım dedik. Cumhurbaşkanımız BM’nin takdirini topladı. Küresel güçlerin Suriye’yi bölüp parçalayarak güneyimizde geleceğimizi tehdit edecek, çocuklarımızı, gençlerimizi, geleceğimizi huzursuz edecek terör devletine müsaade edemezdik. Çok çalıştılar. İsrail’in güvenliğini sağlamak için uydu devlet lazım dediler. Orada bir oluşuma gitmeye çalıştılar. Ama ne yaptık biz buna müsaade edemeyiz dedik. Ülkemizin güvenliğini tehdit eden hiçbir oluşuma müsaade edemeyiz dedik. Fırat Kalkanı Harekatı’nı yaptık. O FETÖ’cülerin darbe kalkışmasından sonra Fırat Kalkanı, Zeytindalı harekatlarını yaptık. Bu uğurda şehitler verdik. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Onlar olmasaydı bugün ülkemizi tehdit eden bir terör devletinin oluşması sağlanmış olacaktı. Doğu Akdeniz işgal edilmek üzereydi. Libya ile mutabakat yaptık. Muhalefet karşı geldi. Libya’da ne işimiz var dedi. Suriye’de ne işimiz var dediği gibi. Libya ile deniz yetki alanları anlaşması yapmamız lazım. Askerimizi oraya göndermemiz lazım. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı var dedik. Doğu Akdeniz’i işgal ettirmedik. Ama ana muhalefetin lideri ’Ne işimiz var Libya’da, Suriye’de’ dedi. 30 yıllık Azeri kardeşlerimizin Ermenistan tarafından işgal edilen topraklarının kurtarılmasında, kardeşlerimize yardıma gittiğimizde bu ülkenin ana muhalefet lideri Recep Tayyip Erdoğan Azerbaycan’a cihatçı gönderiyor diye dünyaya yaygara yapmadı mı? Bunların ki nasıl siyaset. Böyle halkçılık olabilir mi? Böyle cumhuriyetçilik olabilir mi? Tabelada Cumhuriyet yazmakla, Halkçı yazmakla, halkçı olunmaz. Cumhuriyetçi olunmaz. Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi ile Cumhur İttifakı ile inşallah Türkiye Yüzyılını milletimizle beraber inşa edeceğiz" diye ifade etti. "Yargı reformu stratejik belgemizi Cumhurbaşkanımız kamuoyuna paylaşacak" Meclisin gündeminde yargı reformu belgeleriyle ilgili çalışmalar olduğunu ifade eden Bakan Tunç, "Önümüzde 3,5-4 yıllık süre var. Ekonomimizi toparlayacağız. Şu anda meclisimizin gündeminde yargı reformu belgeleriyle ilgili çalışmalarımız var. 9. yargı paketi meclisin gündeminde. 10. yargı paketi adalet komisyonunda görüşmeleri tamamlandı. O da gündeme geliyor. Önümüzdeki dört yılı kapsayan yargı reformu strateji belgemizi de hazırladık. Önümüzdeki birkaç gün içerisinde Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyuna paylaşılacak. O belgede gecikmeyen adalet sistemi, daha kısa sürede gecikmeden sonuçlanacak, hakkıyla tecelli edecek adalet sisteminin tesisi konusunda 22 yılda çok mesafe aldık. İnşallah önümüzdeki dört yılın planını yapıyoruz. Özellikle yeni ihtiyaçlar, yeni suç tipleri, teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan sorunlar. Bilişim suçları, internet. Tüm bunları kapsayacak. Vatandaşlarımızın yargı hizmetlerinden en kaliteli hizmeti alabilmesinin yolunu açacak ve özellikle suç ve suçluyla mücadelede daha kararlı olmamızı, sokaklarımızın daha huzurlu olmasını sağlayacak, milletimizin huzurlu bir geleceğe adım atmasındaki gayretleri daha da artıracak yeni düzenlemeleri inşallah meclisimizin, milletvekillerimizin takdirlerine arz edeceğiz. Bu strateji belgesindeki hedefler doğrultusunda yasama, yürütme ve yargı; milletimize hak ettiği hizmetleri getirme gayreti içerisinde olacağız" şeklinde konuştu. Bakan Tunç, AK Parti Kilimli İlçe Başkanlığı görevine seçilecek olan Mustafa Karakoca ve yönetimini tebrik etti. Kongrede Bakan Tunç’a çeşitli hediyeler takdim edildi.
02 Kasım 2024 Cumartesi - 18:17
Bakan Tunç: "Bu millet, 22 yıldır Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti'den eser ürettiği için vazgeçmiyor"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’yi darbe anayasasından kurtarmak durumunda olduklarını ifade ederek, "Vesayetçi ruhu hala bünyesinde barındıran anayasadan kurtararak demokratik, sivil, katılımcı yeni bir anayasa ile Türkiye Yüzyılı’nı inşa edebiliriz" dedi. Bakan Tunç, 10. yargı paketinin adalet komisyonunda görüşmelerinin tamamlandığını ifade ederek meclise geleceğini söyledi.
02 Kasım 2024 Cumartesi - 14:24
Bakan Tunç: "Yüksek standartlı demokrasiye kavuşmak için mücadelemiz sürecek"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’nin yüksek standartlı demokrasiye kavuşması için çalışmaları sürdüreceklerini belirtti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 8. Olağan İlçe Kongresi için Zonguldak’ın Devrek ilçesine geldi. Hamidiye Spor Salonunda gerçekleşen kongre saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Kongrede konuşan Bakan Tunç, AK Parti’nin icraatın, umudun, geleceğin adı olduğunu belirterek "AK Partimiz 3 Kasım 2002’de iktidara geldi. Artık 22 yılı tamamladık. 23 yıla başladık. AK Parti’nin kuruluşundan bu yana 23 yıl geride kaldı. 22 yıldır iktidardayız. AK Parti’yi kuran milletimiz. AK Parti bir millet hareketi. Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının bir masa etrafında toplanıp ’Haydi bir siyasi parti kuralım ve milletten oy isteyelim’ şeklinde bir siyaset mühendisliği yapılarak kurulmuş bir parti değildir. Milletin talebiyle kurulmuş bir partidir. 90’lı yıllar boyunca parlamenter sistemin yol açtığı krizlerden, oluşan siyasi krizlerin tetiklediği ekonomik krizler, 28 şubatlar, demokrasi çıtasının yerlere düşürülmesi ve tüm bunlardan bunalan milletimiz Recep Tayyip Erdoğan’ı gördü ve AK Parti’nin kurulmasını sağladı" dedi. Tunç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 22 yıldan bu yana AK Parti’nin kesintisiz lideri olmasının, milletin hissiyatını iktidarda temsil etmesi ve milleti gibi düşünmesinden kaynaklandığının altını çizdi. Milletin refahı, Türkiye’nin güçlenmesini sağlamak için Cumhurbaşkanı liderliğinde canla başla çalıştıklarını anlatan Tunç, "Ülkemizin demokratik kalkınmasını da ihmal etmedik. Yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşması için çok çalıştık. Büyük reformlar yaptık. Türlü türlü engellemelerle karşılaştık" diye konuştu. Parti kurulumu sırasında tuzakların kurulduğundan bahseden Tunç, şunları söyledi: "Partimize, Cumhurbaşkanımıza tuzaklar kuruldu. Henüz daha partimiz kurulurken kapatma davasıyla karşı karşıya kaldık. Başörtülü kurucu üyemiz var diye ihtar davası açıldı. ’Başörtülü birisi partinin kurucu üyesi olamaz’ dediler. O günlerden bu günlere geldik. Sonrasında seçim kararı alındı. 14 aylık bir parti seçimlere girecek. Milletimizde büyük bir heyecan var. 90’lı yılların kronik sorunlarından milletimiz bir an önce kurtulmak istiyor. Erdoğan iş başına gelmesi lazım. Partisi iktidar olması lazım diyor ama o vesayetçi, darbeci anlayış, demokrasi düşmanları sahneye çıkıyor. Erdoğan milletvekili olamaz diyor. Muhtar bile olamaz diyen manşetlerin atıldığı o günlerde bu günlere geldik. O seçim kurulu Erdoğan’ın adaylığını iptal ediyor ve listeden seçilmesini sağlıyor. Genel başkanı milletvekili adayı olmayan bir parti seçimlere gidiyor. 3 Kasım’da Anadolu yeni bir dönemi başlatıyor. Türkiye’de AK Parti dönemi başlıyor." AK Partinin kurulduktan sonra kapatma davası, MİT krizi, Gezi Parkı, 17-25 Aralık operasyonları, 15 Temmuz darbe girişimi gibi olaylarla karşılaştığını ve bu tür olayları milletin desteğiyle bertaraf ettiklerinin altını çizen Tunç, Türkiye’nin geleceği için çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini söyledi. "27 Mayıs’ta, 12 Eylül’de darbecilerin yanında duran, 28 Şubat’ta darbecilere kalkan olan yargı sisteminden bugün milli iradeye sahip çıkan yargı sistemimiz var" diyen Tunç, "Biz ülkemizde yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı noktasında mücadelemizi sürdüreceğiz. Türkiye’nin yüksek standartlı demokrasiye kavuşması için mücadelemiz sürecek" ifadelerini kullandı. Türkiye yüzyılında yeni demokratik, sivil bir anayasa hedeflediklerini aktaran Tunç, "Bunun için mecliste uzlaşma gerekiyor. Bu uzlaşmaya ’evet’ diyenler milletimiz tarafından takdir görecektir. Biz mücadelemizi sürdüreceğiz. Ülkemizi yeni bir anayasa kavuşturarak demokrasinin standartlarını daha yukarı taşıyacağız" şeklinde konuştu. Konuşmanın ardından Bakan Tunç’a Devrek bastonu hediye edildi.
01 Kasım 2024 Cuma - 16:39
Örümcek adam kostümüyle mağarayı gezdi
Türkiye’nin dört bir yanını örümcek adam kostümüyle dolaşmayı hedefleyen Salih Ayaz Koç, yolculuğunun 52. durağında Karadeniz Ereğli’ye vardı. İzmir’den yola çıkan 24 yaşındaki Koç, ilçenin tarihi ve kültürel değerlerinden olan Cehennemağzı Mağaralarını ziyaret ederek, halkın büyük ilgisini topladı. Koç, özellikle deprem bölgelerinde çocuklar için gösteriler düzenlemesiyle tanınıyor. İzmir’deki 2020 depremi ile Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depreminin ardından afet bölgelerine giderek çocuklara moral desteği sağlayan Koç, 72 gün boyunca çadır kentlerde kalarak depremzede çocuklarla oyunlar oynadı ve askerlere yemek yaparak dayanışmaya katkıda bulundu. Bu deneyimlerin ardından Türkiye’yi gezip tanıtmaya karar verdiğini söyleyen Koç, kendisini "Türkiye’nin Spider-Man’i" olarak tanımlıyor. Karadeniz Ereğli’yi ziyaretinde Cehennemağzı Mağaraları hakkında düşüncelerini paylaşan Koç, buranın nefes alınabilir temiz havası ve mitolojik önemiyle ziyaretçilere şifa verdiğini belirtti. Mitolojiye göre Herkül’ün kendisine verilen 12 görevi tamamlamak için Ereğli’ye gelerek bu mağaralarda son görevini gerçekleştirdiğini anlatan Koç, Cehennemağzı’nın mutlaka görülmesi gerektiğini vurguladı. Yerel halktan gördüğü sıcak karşılamadan duyduğu memnuniyeti de ifade eden Koç, Türkiye’yi tarihi ve kültürel güzellikleriyle tanıtma yolculuğuna devam edeceğini belirtti. Ziyaret sırasında ilçenin sahilinde bulunan 2,5 metrelik Herkül heykelini de gezen Koç, vatandaşlarla sohbet ederek hatıralarını paylaştı.
01 Kasım 2024 Cuma - 16:30
AK Parti İlçe Başkanı Birol Yiğit, mazbatasını aldı
Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde geçtiğimiz 27 Ekim Pazar günü yapılan AK Parti Çaycuma İlçe Başkanlığı 8. Olağan Kongresi’nde yeniden İlçe Başkanı olarak seçilen Birol Yiğit, kalabalık topluluğun katımıyla mazbatasını teslim aldı. Yeniden AK Parti Çaycuma İlçe Başkanlığı’na seçilen Birol Yiğit mazbatasını AK Parti İlçe Yönetim Kurulu üyeleri ve belediye başkanlarının katımıyla Çaycuma Adliyesi’nden teslim aldı. Mazbata alım törenine;Perşembe Belediye Başkanı Turhan Okumuş, Karapınar Belediye Başkanı Necdet Dernek, Karapınar Belediye Başkanı Ali Özdal, yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda partilinin katılımı ile İlçe Seçim Kurulundanmazbatasını aldı. Birol Yiğit mazbata sonrası yaptığı açıklamada: "27 Ekim 2024 Pazar günü Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Dayın Mahinur Özdemir Göktaş hanımefendinin katılımı ile 8. Olağan AK parti Çaycumakongremizi yaptık. Kongremize teşrif eden, başta Sayın Bakanımıza, bakan yardımcımıza, il başkanımıza, milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza, il genel meclis, belediye meclisüyelerimize, belde başkanlarımıza,kadın ve gençlik kollarımıza, üyelerimize, delegelerimize, sivil toplum kuruluşlarının değerli başkanlarına kongremizde bizleri yalnız bırakmadıkları için ayrı ayrı teşekkür ediyorum" dedi.
01 Kasım 2024 Cuma - 13:09
Tezgahın en ucuz balığı palamut oldu
Zonguldak’ta tezgahların en ucuz balığı palamut oldu. Zonguldak’ta günlerdir 150 lirada satılan palamut bugün tezgahlarda 100 liradan alıcı buldu. Palamut fiyatının düşmesiyle birlikte tezgahların en ucuz balığı oldu. Fiyatın düşmesiyle birlikte vatandaşlar tezgahlara yoğun ilgi gösterdi. Balıkçı Oktay Ertürk, “Palamut fiyatlarında düşüş var. Kayığımız yine balık yakaladı. Balığın fiyatını 100 liraya düşürdük. Balıkların 1 tanesi 1,5 kg geliyor. İsteyen alır dolabına koyar. Her yerde 125 lira 250 lira. Bende 100 lira palamut. Bugün bedava. 2-3 gün sürükleyeceğiz palamutu. Gene bedava balık yiyorlar bana dua etsinler. Daha da yiyecekler. Bolluk devam edecek. Bu fiyatların altına düşüreceğiz daha“.
01 Kasım 2024 Cuma - 12:53
Çaycuma’da bebekler hizmete giren yeni doğan ünitesine emanet
Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde bulunan Devlet Hastanesi’nde ‘Yeni Doğan Ünitesi’ düzenlenen törenle hizmete girdi. Ünitenin hizmete girmesiyle dünyaya gelen bebeklerin tedavileri bu ünitede sürdürülecek. Yeni Doğan Ünitesi’nin açılış törenine; Kamu Hastaneleri Birliği Başkanı Uzman Dr. Pınar Menderes Turhan, Çocuk doktoru Emin Demirpolat, Çaycuma Devlet Hastanesi Başhekim Hazel Ercan Mutlu, Devrek Devlet Hastanesi Başhekimi, Çaycuma Devlet Hastanesi Başhekim Vekili Dr. Avni Çelik, İdare Mali İşler Müdürü Feti Kuzu, Çaycuma Devlet Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Nagehan Odabaş ve sağlık personeli katıldı. “Ünitemiz hem hasta takibi hem de bebeklerimizin takip için önem arz ediyor” Ünitenin Çaycuma’ya kazandırılmasının ardından konuşma yapan Çaycuma Devlet Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Hazel Ercan Mutlu, “Doğum süreci ve doğum sonrasında hem hasta takibi hemde bebeklerimizin takibi gibi müthiş önem veren hastanemizdir” dedi. Başhekim Mutlu; “Çaycuma Devlet Hastanesi bölgemiz açısından çok önemli bir hastane. Doğumdan sonra bebeklerimizin takibi hemde doğumdan sonraki bir aylık süreçteki çocukların ve bebeklerin takibi bizim için önem arz ediyor. Bu şekilde yoğun bakım ünitesini kurmaya karar verdik. Bu konuda bize destek veren Nagihan hanıma, Feti beye ve genç arkadaşlarımıza buranın kurulmasında çok yardımcı oldular. Asıl teşekkür edilecek olanlar doktorlarımız onlar olmasa bu emekler olmayacaktı. Çaycuma’mıza bu ünitemiz hayırlı ve uğurlu olsun” şeklinde konuştu. “Zonguldak’ta dört yeni doğan ünitemiz var” Kamu Hastaneleri Birliği Başkanı Uzman Dr. Pınar Menderes Turhan ise “Zonguldak ilimizde Tıp Fakültemiz ve Kamu Hastanelerimizde olmak üzere dört hastanemizde yenidoğan yoğun bakım ünitemiz bulunmaktadır” dedi. Turhan; “Bugün Çaycuma Devlet Hastanemizde yenidoğan yoğun bakım ünitesinin açılışını gerçekleştirdik. Bu konuda emeği geçen hastane yöneticilerimize çok teşekkür ediyorum. Yenidoğan yoğun bakım ünitemizde çalışacak olan çocuk hekimlerimize ve yenidoğan yoğun bakım hemşirelerimize de şimdiden emekleri için teşekkür ediyorum. Bebeklerimiz burada ehil ve emin ellerde olacaklar. Zonguldak ilimizde Tıp Fakültemiz ve Kamu Hastanelerimizde olmak üzere dört hastanemizde yenidoğan yoğun bakım ünitemiz bulunmaktadır. Bu ünitelerimizde yenidoğan bebeklerimiz ihtiyaç halinde yatırılmakta ve tedavi görmektedir” diye konuştu. “Yeni Doğan Ünitesi’nin Çaycuma’ya açılması güzel oldu” Çocuk doktoru Emin Demirpolat; “Ben bu hastanede daha önce geçici olarak çalışmıştım. O dönemlerde yeni doğan ünitesi yoktu. Yeni doğanlara yoğun bakım ünitesinde müdahale ediyoruz. Yeni Doğan Ünitesi’nin Çaycuma’da açılması güzel oldu. En azından çocuklara daha rahat müdahale ediliyor. Gereken tedavileri vermemiz daha yüksek. Bu şekilde olumsuz şartları da azaltmış oluyoruz. Yeni doğan ünitesi her hastane için önemli, bu hastane içinde önemli. Burası gözbebeğimiz diyeceğimiz yagane bir yerlerde birisidir. Bu duruma öncülük edenlere de ayrıca teşekkür ediyorum” dedi. Çelik; “Çaycuma’da bu ünite bizi çok sevindirdi” Son olarak bir konuşma yapan Çaycuma Devlet Hastanesi Başhekim Vekili Dr. Avni Çelik ise ’Çaycuma Devlet Hastanesi bölgemizin en iyi çalışan hastanelerden birisi olduğunu söyleyerek: ’Sayın başhekimimiz buraya geldikten sonra çok büyük atılımlar oldu ve bu atılan atılımların olması bizi çok sevindirdi. Bölgemizde çocuk yoğun bakımı açısından özellikle Çaycuma’da yoğun bakım ünitesi bizi çok sevindirdi. Hastanemize burası inşallah hizmet verir. Doktor kadromuzu da genişletiriz. Böyle bir yoğun bakım ünitesine öncülük eden başhekimimize, hastane müdürlerimize, Nagihan hanıma ve diğer müdürlerimize, personellerimize çok teşekkür ediyoruz. Buraya hizmet veren hekim arkadaşlarımıza, hemşirelerimize ve diğer personellerimize ayrıca teşekkür ediyoruz. Hayırlı ve uğurlu olur. Bebişlerimizde sağlıklı büyür. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz’ şeklinde konuştu.
01 Kasım 2024 Cuma - 12:22
BEUN’un akademik kadrosu büyümeye ve güçlenmeye devam ediyor
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), 1’i profesör ve 3’ü doçent olmak üzere toplam 4 atamayla akademik kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Rektörlük Senato Salonu’nda düzenlenen törene BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal ile Prof. Dr. Servet Karasu, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz ile öğretim üyeleri katıldı. Tören kapsamında ataması yapılan 1 profesöre cübbesi giydirildi. 3 doçentin ise ataması gerçekleştirildi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer başkanlığında gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Toplantısı’nda konuşan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, “Üniversitemizin akademik kadrosu her geçen gün daha da güçlenmeye emin adımlarla devam etmektedir. Akademisyenlerimizle bir yandan nitelikli bilimsel, sosyal ve kültürel faaliyetlerimize devam ederken diğer yandan üniversitemizi her alanda tercih edilen bir kuruma dönüştürme kararlılığını hedef ediniyoruz. Gerçekleştirdiğimiz hedefler doğrultusunda ülkemizin en köklü akademik camiaları arasında yer alarak başarı çıtamızı da her geçen gün yükseltiyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle ataması gerçekleştirilen akademisyenlerimizi tebrik ediyor, özverili çalışmalarının artarak devam edeceğine canı gönülden inanıyorum” açıklamasında bulundu. Ataması gerçekleştirilen öğretim üyeleri ise kendilerine verdiği desteklerden dolayı Rektör Özölçer’e teşekkürlerini sundu. Tören, günün anısına binaen hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
01 Kasım 2024 Cuma - 12:10
Zonguldak’ta "En İyi Narkotik Polisi Anne" toplantısı yapıldı
Zonguldak’ta polis ekiplerince "En İyi Narkotik Polisi Anne" toplantısı gerçekleştirildi. Zonguldak Emniyet Müdürlüğünce uyuşturucu ile mücadele çalışmalarında toplumun tüm kesiminin bu sürece katılması, vatandaşların narkotik suçları kapsamında bilinçlendirilmesi amacıyla eğitim faaliyetleri sürüyor. Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görevli Rehberlik Öğretmenleri ve Okul Aile Birlikleri, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde görevli Çocuk Evleri çalışanları, İl Sağlık Müdürlüğü, Yeşilay ve Kızılay çalışanları, Zonguldak Toplumsal Madde ve Madde Bağımlıları Mücadele Derneği, Zonguldak Toplumsal Uyuşturucu ile Mücadele Eğitim Federasyonu’nun katılımıyla Zonguldak Polis Evi Toplantı Salonunda En İyi Narkotik Polisi Anne Projesi kapsamında bilgilendirme toplantısı yapıldı. Narko Rehberler vasıtasıyla 120 anne ve anne adayına “bağımlı olunmadan kullanımın fark edilmesi ve erken müdahale” konulu eğitim verilerek broşürler dağıtıldı, Narkotik suçlarına yönelik cep telefonu üzerinden hızlı bir şekilde ihbar yapmaya olanak sağlayan “Uyuma” aplikasyonu tanıtıldı ve uyuşturucu madde bağımlılığının zararları konusunda bilgilendirme yapıldı. Narkotik suçlarına karşı Zonguldak Emniyet Müdürlüğünce vatandaşları bilinçlendirme çalışmalarının devam edeceği ifade edildi.
01 Kasım 2024 Cuma - 11:27
Zonguldak’ta Milli Eğitim ile Kızılay işbirliği protokolü imzaladı
Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Türk Kızılay Zonguldak Şubesi arasında imzalanan protokolle, öğretmenlere, öğrencilere ve velilere yönelik insani yardım, afet yönetimi ve sosyal sorumluluk alanlarında eğitimler düzenlenmesi hedefleniyor. Protokol, gönüllülük bilincini artırmayı ve sosyal sorumluluk çalışmalarını desteklemeyi amaçlıyor. Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Türk Kızılay Zonguldak Şubesi, toplumsal dayanışmayı artırmak ve sosyal sorumluluk çalışmalarına katkı sağlamak amacıyla iş birliği protokolü imzaladı. Protokol, Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürü Osman Bozkan ve Türk Kızılay Zonguldak Şubesi Başkanı Kürşat Yağız tarafından imzalandı. İş birliği çerçevesinde, öğretmenlere, öğrencilere ve velilere yönelik insani yardım, afet yönetimi ve sosyal sorumluluk eğitimleri verilecek. Eğitimlerin amacı, gönüllülük bilincini artırarak daha geniş kitlelerin sosyal sorumluluk projelerine katılımını sağlamak ve böylece toplumda iyileştirme çalışmalarını desteklemek olduğu ifade edildi. Protokolün bir diğer hedefi, Kızılay’ın faaliyetlerinin tanıtılması ve Kızılay gönüllülerinin yetişmesine katkı sunmak. İl Milli Eğitim Müdürü Osman Bozkan, Kızılay’ın toplum yararına sunduğu hizmetlerin önemine dikkat çekerek, bu iş birliğiyle gönüllülük bilincinin artırılacağını ve eğitim camiası olarak Kızılay’ın her türlü faaliyetini destekleyeceklerini belirtti. Protokol, iki kurumun güçlerini birleştirerek eğitim ve sosyal hizmetlerde daha etkili sonuçlar elde etmeyi hedefliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder