Yerel Haberler
Zonguldak
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:30 Milyonlarca yıll sonra Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu" dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir" ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi" şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu son olarak "Afrika bloğu Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu" dedi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:05 Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, yıllar uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda şuradan Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Şu bölgede Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası burada Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde şurada ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu." dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir." ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi." şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Anadolu.. Afrika... itibaren Anadolu bloğunu sıkıştırıyor. Bu demektir ki buradaki hareketlere., baktığımız zaman zamanında Afrika bloğu buradan Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de şuradan yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu."
22 Mart 2026 Pazar - 12:01 BEUN Rektörü Özölçer’den bayram ziyareti, hastalar ve sağlık çalışanlarıyla bayramlaştı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Ramazan Bayramı münasebetiyle İbni Sina Kampüsü’nde hizmet veren BEUN Hastanesini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında düzenlenen bayramlaşma programına hastane yönetimi ile birlikte akademik ve idari personel katıldı. Bayramın manevi atmosferini birlikte paylaşmak amacıyla gerçekleştirilen ziyarette, hastanede tedavi gören hastalar, hasta yakınları ve sağlık çalışanlarıyla yakından ilgilenen Rektör Özölçer, geçmiş olsun dileklerini ileterek moral verdi. Sağlık çalışanlarının bayramda da büyük bir özveriyle görevlerini sürdürdüğüne dikkat çeken Özölçer, emeklerinden dolayı tüm sağlık personeline teşekkür etti. Program kapsamında açıklamada bulunan Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, bayramların yalnızca dini bir vecibe değil, aynı zamanda toplumsal birlik ve beraberliğin, hoşgörü ve dayanışmanın da en güçlü simgelerinden biri olduğuna dikkat çekerek sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Ramazan Bayramı; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve gönüller arasında köprüler kurmanın en güzel zamanlarından biridir. Böyle mübarek ve anlamlı günlerde; hastalarımızın, yakınlarının ve fedakârca görev yapan sağlık çalışanlarımızın yanında olmak bizler için çok kıymetlidir. Nitekim Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Aile Yılı’ olarak ilan ettiği bu süreç, bizlere ailevi, manevi ve kültürel değerlerimize daha sıkı sarılma sorumluluğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Elbette ki aile, sadece aynı çatı altında yaşayan bireylerden ibaret değildir. Aile, bizler için Üniversitemiz çatısı altında kurduğumuz büyük ve güçlü bağın da adıdır. 101 yıllık köklü bir geçmişe sahip Üniversitemiz; hasta ve hasta yakınlarımızın yanında olmak, sağlık çalışanlarımızın özverili mücadelesine ortak olmak bu bağı daha da güçlendirmektedir. Bu vesileyle Hastanemizde tedavi görmekte olan tüm hastalarımıza acil şifalar diliyor, hasta yakınlarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bununla birlikte değerli akademik ve idari personelimizin, öğrencilerimizin ve Zonguldaklı hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Hep birlikte nice sağlıklı, huzurlu ve mutlu bayramlara erişmeyi Rabbim’den niyaz ediyorum." Bayram ziyareti, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılması ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.
Meme kanseri farkındalık ayı düzenlendi
25 Ekim 2024 Cuma - 15:24 Meme kanseri farkındalık ayı düzenlendi Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Koordinasyonunda 1-31 Ekim Ayı Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı etkinlikleri düzenlendi. Düzenlenen etkinliklerde Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından çarşı esnafı ve vatandaşların katıldığı etkinlikte Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Sevilen Köktürk, Uzman Sevil Çelik ve birim çalışanlarının katıldığı etkinlikte “Meme kanseri erken tanı ile tedavi edilebilir” yazılı pembe şapka ve Pembe Kurdele takan esnaflarla birlikte alışveriş yapan vatandaşlara broşürler dağıtıldı. Etkinlikler kapsamında bir açıklama yapan İl Sağlık Uzm. Dr. Ertuğrul Güner şöyle dedi: "Ülkemizde ve dünyada kadınlarda en sık görülen ve aynı zamanda en sık ölüme neden olan meme kanseri, meme dokusunda yer alan hücrelerin kontrolsüz çoğalması ile ortaya çıkmaktadır. 4 Şubat 2021’de Dünya Sağlık Teşkilatı, artık meme kanserinin tüm yeni tanı konulan kanserlerin yüzde 11.7’si olarak ilk sıraya yükseldiğini, akciğer kanserinin bunun ardından yüzde 11.4 ile ikinci sıklıkta, kalın bağırsak kanserinin yüzde 10 ile üçüncü, prostat kanserinin yüzde 7,3 ile dördüncü ve mide kanserinin yüzde 5,6 ile beşinci sıklıkta görüldüğünü duyurmuştur. Her yıl Ekim ayında düzenlenen “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” dünya çapında 2,3 milyon kadını etkileyen hastalığın taranmasını ve önlenmesini teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Ekim ayında tüm dünyada yürütülen farkındalık ve bilinçlendirme etkinliklerinde “Pembe Kurdele” teması kullanılmaktadır. En iyi pembe tema rengiyle bilinen bu ayda, meme kanseri konusunda çalışan, uluslararası kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler başta olmak üzere tüm paydaşlar bir dizi kampanya ve program yürütmektedir. Bu çalışmaların hedefi; Metastatik meme kanseri de dahil olmak üzere meme kanseri teşhisi konan kişileri desteklenmesi, İnsanların meme kanseri risk faktörleri konusunda eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi, Kişisel meme kanseri risklerinin bilinmesi ve uygun yaştan başlayarak düzenli taramanın öneminin vurgulanması, Hastalık hakkında daha fazla desteğe ve araştırmaya duyulan ihtiyaç konusunda farkındalığın artırılmasıdır. Meme kanseri erken dönemde tespit edilebilen kanser türlerinden biridir. Erken tespit için 20 yaşından itibaren her kadın, her ay kendi kendine meme muayenesi ; 40-69 yaş aralığında 2 yılda bir mamografi çekimi yaptırmalıdır. İlimizde mamografi çekimleri hastanelerimizin yanı sıra Merkez KETEM, Ereğli SHM ve Çaycuma KETEM’de yapılmaktadır. 40-69 yaş arası tüm kadınlarımızı mamografi çekimlerini yaptırmak üzere KETEM’lerimize davet ediyoruz."
Zonguldak’ta 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama programı belli oldu
25 Ekim 2024 Cuma - 12:46 Zonguldak’ta 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama programı belli oldu Zonguldak Valiliği tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 101. yılına özel düzenlenecek kutlama, tören ve etkinlik programları açıklandı. İki gün sürecek olan etkinlikler kapsamında Atatürk ve Cumhuriyet Koşusu, resim sergileri, römorkör gösterisi ve fener alayı gibi çeşitli etkinlikler yer alacak. Zonguldak Valiliği, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 101. yılı kutlamaları için iki gün boyunca düzenlenecek etkinlik programını duyurdu. 28 Ekim Pazartesi ve 29 Ekim Salı günlerinde çeşitli etkinlikler ve törenlerle Cumhuriyet coşkusu Zonguldak’ta yaşanacak. İlk gün etkinlikleri, saat 11.45’te Atatürk ve Cumhuriyet Koşusu ile başlayacak. Koşu, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü hizmet binası önünde gerçekleştirilecek. Ardından saat 13.00’te Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu yapılacak. Saat 13.30’da Cumhuriyetin Yaşayan Değerleri konulu resim sergisi Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde açılacak. Saat 15.00’te ise Cumhuriyetin Renkleri konulu resim sergisi Belediye Kültür ve Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak. Cumhuriyet Bayramı’nın ana etkinlikleri 29 Ekim Salı günü sabah saat 10.00’da Valilik Makamı’nda yapılacak olan kutlama tebrigat töreni ile başlayacak. Saat 11.00’de Karaelmas Kemal Köksal Stadyumu’nda düzenlenecek olan törenle Cumhuriyet Bayramı kutlamaları devam edecek. Ardından saat 13.15’te Zonguldak Limanı’nda düzenlenecek Römorkör Su Gösterisi izlenebilecek. Tren Garı önünden başlayacak Fener Alayı Yürüyüşü ile bayram coşkusu sokaklara taşacak. Gün boyu, 10.00 ile 17.00 saatleri arasında ise Zonguldak Limanı’nda TCSG-86 Bot Komutanlığı’nın botu ziyaretçilere açık olacak. Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Cumhuriyet Bayramı’nın 101. yılı kutlamalarına tüm vatandaşları davet etti.
Otizmli bireyler etkinlikte bir araya geldi
25 Ekim 2024 Cuma - 12:36 Otizmli bireyler etkinlikte bir araya geldi Devrek’in Çaydeğirmeni beldesinde Engelliler Derneği tarafından özel etkinlik programı düzenlendi. Zonguldak’ın Devrek ilçesine bağlı Çaydeğirmeni beldesinde Engelliler Derneği tarafından protokol ve vatandaşlara yönelik özel program düzenlendi. Çaydeğirmeni Belediyesinin katkıları, Devrek Müftülüğü Din Görevlileri ile Çaydeğirmeni Engelliler Derneğinin ortaklaşa organize edildiği programın bu yıl ikincisi düzenlenirken, etkinlikte protokol, engelliler ve vatandaşlar bir araya geldiler. Belediye mesire alanında adı altında düzenlenen programa saygı duruşu ve istiklal Marşı ile başlandı. Din görevlisinin Kur’an-ı Kerim tilaveti okuması ile devam edildi. Açılış konuşmaları, ilahiler okundu, sema gösterileri dua ve yemek ikramının ardından program sona erdi. Programı düzenlemekteki asıl amaçlarının yetkililere seslerini duyurmak olduğunu ifade eden Çaydeğirmeni Engelliler Derneği Kurucusu ve Başkanı Sibel Kocabıyık, ”Derneğimizi yaklaşık iki yıl evvel hayata geçirdik. Asıl kuruluşumuz amacı, otizmli ve engelli ayırt etmeksizin sosyal, ekonomik ve sanatsal her türlü faaliyetleri desteklemek, onların ve ailelerinin yaşam alanlarını erişebilirliklerinin genişletmek ve iyileştirmek amacıyla kurduğumuz bir sivil toplum kuruluşudur. Ben bugünkü programda bir anne olarak zor durumda kaldım sizlerde davetliler olarak şahit oldunuz. Benim çocuğumun zamanında alması gereken ilacı alamadığı için saatlerce çırpınma ve ağlama krizine girdi. Benim çocuğum ciddi anlamda rahatsız. Takıntılarının ve odaklanmasının artırılması ve bazı duygularının kontrolü için bu ilacı kullanması gerekiyor. Ben bu ilacı günlerce hatta haftalarca aradım bulamadım ve bulamadığım için de çocuğum krizlere girdi zam gelecek diye depolarda saklanarak eczanelere maalesef verilmiyor. Benim çocuğum otizmli. Otizmli çocuklar eceliyle ölürler ama epilepsi hastası çocuklar, down sendromlu ve diğer birçok çocuklarda ilaçlarını bulamadıkları için ölürler. Bizim devletimizden isteğimiz karaborsacılık yapan sağlık sektöründe görev alan medikal ve eczanelerin sıklıkla denetlenmesini istiyoruz. İlaçlara zam gelecek diye bana ilaç satmak istemediler ve ben bugün sizlerde gördünüz çocuğum krizlere girdi. Ben dernek başkanı olamam rağmen satmadılar ve 25 gün sonra gelecek zam için benim yavrumu çırpındırdılar burada lütfen devletimiz bizlere bu konuda yardımcı olsun” diye konuştu. Düzenlene programa; Çaydeğirmeni Belediye Başkanı Satılmış Gebeş, Devrek Belediye Başkan Yardımcısı Özcan Özmekik, Devrek Müftüsü Murat Mutlu, din görevlileri, engelliler, engeli aileleri ile çok sayıda davetli katıldı.
Minik eller Çaycuma’da üretti
25 Ekim 2024 Cuma - 10:16 Minik eller Çaycuma’da üretti Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde ’Minik Eller Üretiyor’ projesi kapsamında İlçe Kaymakamı Adem Kaya ve kurum amirerinin katılımıyla ilçeye bağlı Burunkaya Şehit Emrah Kartal İlkokulu’nda etkinlikler yapıldı. Proje kapsamında düzenlenen fide ve tohum dikme etkinliğinde öğrencilerle bir araya gelen Kaymakam Kaya, doğa sevgisi ve tarım bilincinin küçük yaşlarda kazandırılmasının önemine vurgu yaptı. Etkinlikte öğrencilere hitap eden Kaymakam Adem Kaya, çocukların doğayla iç içe büyümesinin, çevre bilincinin küçük yaşlarda kazandırılmasının ve üretim kültürünü öğrenmelerinin geleceğe yönelik önemli bir yatırım olduğunu belirtti. Kaya, “Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın, hem doğayı sevmeleri hem de üretim kültürünü öğrenmeleri bizler için büyük bir mutluluk kaynağıdır. Çevre bilincini aşılayan her projeye destek olmaya devam edeceğiz” dedi. Burunkaya Şehit Emrah Kartal İlkokulu’nda düzenlenen etkinlikte minik öğrenciler, öğretmenleri ve kurum amirleriyle birlikte okul serasında fide ve tohum dikimi gerçekleştirdi. Proje ile öğrencilerin doğa sevgisiyle yetişmesi ve sürdürülebilir tarım bilincinin küçük yaşlarda kazandırılması hedefleniyor. Kaymakam Kaya, projenin, çocukların doğa ile bütünleşmesine katkı sağladığını ve çevreyi koruma bilinci kazandırdığını ifade ederek, bu tür projelerin devam edeceğini belirtti. "Minik Eller Üretiyor" projesi ile çocukların çevreye duyarlılıkları ve üretkenlikleri daha da artırılacak.