Yerel Haberler
Zonguldak
27 Mart 2026 Cuma - 12:13 "Yüksek sesle müzik" kavgasında 24 yaşındaki Dilara’nın öldüğü cinayetin sanığı hakim karşısında Zonguldak’ın Gökçebey ilçesinde yüksek sesle müzik dinleme ve araç park etme meselesi yüzünden çıkan tartışmada komşusu Dilara Yıldırım’ı bıçaklayarak öldüren, Faruk B.’yi ise yaralayan tutuklu sanık Serdar S. ilk kez hakim karşısına çıktı. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Serdar Subaşı, müşteki Faruk B., olayda hayatını kaybeden Dilara Yıldırım’ın annesi Yeliz Yıldırım (SEGBİS) yöntemiyle katılırken, taraf avukatları ve tanıklar da hazır bulundu. Hakkında ’kasten öldürme’, ’mala zarar verme’ ve ’kasten yaralama’ suçlarından dava açılan sanık Serdar S., mahkemedeki savunmasında olayın planlı olmadığını ve cinayet kastıyla hareket etmediğini öne sürdü. "Babamı ortalarına almışlardı, amacım korkutmaktı" Geçen yıl 28 Eylül günü yaşanan olayda gece saatlerinde 4 aylık bebekleri uyuduğu için eşiyle terasta oturduklarını ve orada uyuyakaldığını anlatan sanık savunmasında olay anını şu sözlerle anlattı: "Saat 03.00 sıralarında yüksek sesli müzikle bir araç geldi. Camdan baktığımda sürgülü kapımızın önüne, araçlarımızın çıkışını kapatacak şekilde park ettiğini gördüm. Araçtan inen Faruk’un elinde açılmamış bira şişeleri vardı. Yabancı olduğu için ’Hayırdır kime bakıyorsun?’ diye seslendim. Bana ağır küfürlerle karşılık verdi. Eşim beni tuttu, evden çıkmamı engelledi. Tekrar camdan baktığımda Faruk’un yanında Dilara’yı gördüm. Aşağıdan bana ve eşime yönelik küfürlerine devam ettiler. Alt kata indim, annem çıkış kapısında durup beni engelledi. Daha sonra seslerin çoğaldığını fark edip balkondan baktığımda babamın dışarı çıktığını gördüm. Babamı ortalarına almışlardı. Önde Faruk, arkasında Dilara vardı ve küfür ediyorlardı. Faruk babama yumruk sallıyor, bir yandan da elini sol cebine atıyordu. Bunu görünce alt katta babamın evinden mutfaktan bir bıçak alıp dışarı çıktım. İlk önce kapımızı kapatan Faruk’un arabasının sol ön lastiğini kestim. Faruk lastikleri patlattığımı görünce bana yumruk atmaya başladı ancak sarhoş olduğu için isabet ettiremedi. Elimdeki bıçağı korkutmak amacıyla salladım, bel tarafına geldi. Öldürme niyetim olsa üst kattan bıçağı alıp inerdim, amacım sadece korkutmak ve saldırısını önlemekti." "Çömelik vaziyetteyken arkamdan saldırıp tırmaladı" Faruk B.’nin kaçması üzerine sinirine hakim olamayarak aracın arka lastiklerini de kestiğini belirten sanık Serdar S., Dilara Yıldırım’ın ölümüne neden olan anları ise şöyle aktardı: "Lastikleri kesmek için çömelik vaziyetteydim. Arkamdan birisi bana tokat ve yumruk atıp ensemi, boynumu tırmalamaya başladı. ’Seni öldüreceğim’ diyerek hakaret ediyordu. Baktığımda Dilara olduğunu gördüm. Çömelik olduğum için bir anda kalkamadım. Elimde büyük bir bıçak varken sert bir şekilde sola doğru döndüm. Bana doğru hamle yapınca o esnada yaralanmış. Ardından geri çekilip evinin olduğu sokağa doğru yürüdü. Evime girdikten sonra eşimi kontrol etmesi için gönderdim. Eşim Dilara’nın yaralandığını ve karnından kan geldiğini söyleyince hemen 112’yi aradım. Ambulans gecikince ikinci kez aradım, muhtara haber verdim. Hiçbir şekilde Dilara’ya karşı husumetim yoktu. Arkamdan saldırdığı sırada aniden dönünce kazaen yaralandı, o an bıçaklandığını anlamadım bile. Pişmanım, tahliyemi talep ediyorum." "Bıçağı görür görmez kaçmak istedim beni sırtımdan bıçakladı" Olayda sırtından bıçaklanan ve aracında maddi hasar oluşan müşteki Faruk B. ise sanığın iddialarını reddederek şikayetçi oldu. Faruk B. ifadesinde, "Hastaneden çıkıp kız arkadaşımı evine bırakmak için sokağa girdim. Yol bozuk olduğu için evin önüne kadar çıkamadım, sanığın evinin karşısına aracı park ettim. İnene kadar sanığı görmedim. Bana laf atıp küfür etti. Arabaya binip uzaklaşmak istedim ancak babası dışarıdaydı ve kız arkadaşımın kafasına vurdu. Arabadan inip aralarına girdim. O esnada Serdar balkondan atlayıp yanımıza geldi. Bıçağı görür görmez kaçmak istedim ama beni sırtımdan bıçakladı. Sonrasında aracımın lastiklerini kesti. Ben olay yerinden ayrılırken Dilara ayaktaydı, hiçbir sıkıntısı yoktu. Bıçaklansa fark ederdim. Aracımda yüksek sesle müzik çalmıyordu. Şikayetçiyim" dedi. Duruşmaya SEGBİS bağlantısıyla katılan maktul Dilara Yıldırım’ın annesi Yeliz Yıldırım ise olay günü evde olmadığını ancak evdeki güvenlik kamerası kayıtlarını jandarmaya teslim ettiklerini söyleyerek, "Katilin en ağır cezayı almasını istiyorum" şeklinde konuştu. Duruşmada tanıklar da dinlendi. Bazı tanıklar Dilara Yıldırım’ın vücudunda kan görmediklerini söyledi. Duruşmada güvenlik kamera kayıtları izlendi. Dilara Yıldırım’ın önce eve geldiği sonrasında dışarı çıktığı, bir yakınının "Kalk Dilara" diye bağırdığı, arbede sırasında küfürleşmelerin yaşandığı, bir kişinin de Faruk B.’ye yönelik "Bin arabaya git" dediği tespit edildi. Cumhuriyet Savcısı sanığın tutukluluk halinin devamını talep ederken bir sonraki celse de mütalaa açıklanacağı taraflara tebliğ edildi. Mahkeme heyeti, Faruk B.’nin aracındaki maddi zararın giderilmesi için sanık tarafına süre verdi. Sanık Serdar S.’nin tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme, savcılık mütalaasının hazırlanması için duruşmayı ileri tarihe erteledi.
27 Mart 2026 Cuma - 11:04 Kadın kursiyerlerden Afrika’ya Kur’an-ı Kerim hediyesi Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde kadın kursiyerlerin desteğiyle bin 200 adet Kur’an-ı Kerim, ihtiyaç sahibi coğrafyalara ulaştırılmak üzere yola çıktı. Türkiye Diyanet Vakfı’nın (TDV) "Hediyem Kur’an Olsun" kampanyası kapsamında Alaplı İlçe Müftülüğü koordinesinde Ramazan ayı başında başlatılan "Haydi Alaplı" seferberliği, özellikle Tepekent Kur’an Kursu kursiyerleri ve TDV Alaplı kadın gönüllülerinin yoğun çalışmalarıyla büyüdü. Kurs öğreticisi İmran Çetin öncülüğünde yürütülen çalışmalar sonucunda 240 bin 50 TL bağış toplanarak Türkiye Diyanet Vakfı’na teslim edildi. Toplanan bu destekle birlikte bin 200 adet Kur’an-ı Kerim, ihtiyaç sahibi coğrafyalara ulaştırılmak üzere yola çıktı. Kampanyanın öncüsü İmran Çetin, Afrika’da Kur’an öğrenmeye çalışan çocukların yaşadığı zorlukların kendilerini derinden etkilediğini belirterek şunları söyledi: "İmkânsızlıklar nedeniyle ayetleri ağaç kabuklarına yazarak öğrenmeye çalışan öğrencileri görünce harekete geçtik. Bu hayra ortak olan herkese gönülden teşekkür ediyorum." Kampanyaya destek veren kursiyerler Hacı Kadın Bakır ve Melek Dönmez ise, Afrika’daki çocukların yaşadığı zorlukların kendilerinde büyük bir sorumluluk duygusu oluşturduğunu ifade ederek, "Onların bir Mushaf’a kavuştuğunda yaşayacağı mutluluğu hayal ederek yola çıktık. Tek isteğimiz o çocukların yüzünde bir tebessüm oluşturabilmekti" ifadelerini kullandı. Alaplı İlçe Müftüsü Dr. Yılmaz Çelik ise yapılan çalışmanın sadece bir yardım değil, aynı zamanda bir insanlık görevi olduğunu vurguladı. Çelik, "Bugün hâlâ bazı coğrafyalarda çocuklar Kur’an-ı Kerim’e ulaşamadığı için ayetleri tahta levhalara yazıp silerek öğrenmeye çalışıyor. Bu dayanışma, gidemeyene gitmek, ulaşamayana ulaşmaktır" dedi. Çelik, kampanyaya katkı sunan tüm gönüllülere teşekkür ederek Alaplı’da başlatılan bu anlamlı dayanışmanın artarak devam edeceğini ifade etti.
30 Ağustos Zafer Bayramı Kdz. Ereğli’de kutlandı
30 Ağustos 2024 Cuma - 12:57 30 Ağustos Zafer Bayramı Kdz. Ereğli’de kutlandı Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 102. yılı dolayısıyla geçit töreni gerçekleştirildi. İlk tören, Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirildi. Buradaki tören; çelenklerin sunulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın söylenmesi ile başlayıp, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti üyelerinden 12 kahramanın büstlerine ve şehitlere karanfil bırakılmasının ardından sona erdi. Anıt önündeki törenin ardından Karadeniz Ereğli Kaymakamı Mehmet Yapıcı, Kaymakamlıktaki makamında tebrikleri kabul etti. Zafer Bayramı kutlama töreni ise Devrim Bulvarı üzerinde gerçekleştirildi. Kaymakam Mehmet Yapıcı, Karadeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Albay Ahmet Öztürk ve Belediye Başkan Vekili Erkan Mutlu’nun halkın bayramını kutlaması ile başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın söylenmesi ile devam etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajının da okunduğu törende İkmal Üsteğmen Can Şahin, Zafer Bayramı ile ilgili bir konuşma yaptı. Yöresel oyunların sergilendiği törende kortej geçişi yapıldı. Muharip gaziler, polis ve jandarmanın yanı sıra sporcular ile resmi araçların geçişinin ardından tören sona erdi. Düzenlenen törene; Karadeniz Ereğli Kaymakamı Mehmet Yapıcı, Karadeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Albay Ahmet Öztürk, AK Parti Zonguldak Milletvekili Saffet Bozkurt, Karadeniz Ereğli Belediye Başkanvekili Erkan Mutlu, Siyasi Partilerin, Oda ve Derneklerin Başkan ve yöneticileri ile vatandaşlar katıldı.
Rektör Özölçer’den 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı
29 Ağustos 2024 Perşembe - 14:23 Rektör Özölçer’den 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Rektör Özölçer, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Tarih boyunca bağımsızlık ve özgürlük ilkesinden asla taviz vermeyen aziz milletimizin Kurtuluş Savaşı’yla başlattığı ve topyekûn destansı mücadelesiyle düşman askerlerini tarihte unutamayacakları bir hezimete uğratarak bertaraf edip kazandığı, 30 Ağustos Zafer Bayramı’na erişmenin gururu ve mutluluğu içerisindeyiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde 19 Mayıs 1919 tarihinde işgalci kuvvetlere karşı başlatılan bu kutlu direniş ve kurtuluş hareketi, 30 Ağustos 1922 yılında Başkomutanlık Meydan Muharebesi’yle dünyada esaret altında ve zulüm gören tüm milletlere ilham olacak bir zaferle nihayete erdirilmiştir. Ülkemizi parçalamak ve milletimizi esaret altına almak isteyen devletlere karşı büyük bir fedakârlıkla kazanılan bu zafer, toprakları işgal altında olan bir milletin zaferlerle bezenmiş tarihinden güç aldığı azmi ve kararlılığıyla küllerinden yeniden doğarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kayıtsız şartsız bağımsızlığını muştulamıştır. Tüm dünyaya örnek timsal eden şanlı tarihinin içinde, hiçbir zaman tutsaklığa boyun eğmeyip bağımsızlığını muhafaza eden necip milletimiz, bu uğurdaki mücadelesiyle yüzyıllardır, insanlığın hafızasında kahramanlık kavramının cisimleştiği, saygın bir yer edinmiştir. Türk milletinin saysız zaferler ve kahramanlıklarla dolu tarihinde, kahramanlığın nasıl elde edildiğini, edebiyatımızın mümtaz şairlerinden Faruk Nafiz Çamlıbel; ‘Kazanmak istersen zaferi / Gürleyen sesinle doldur gökleri / Zafer dedikleri kahraman peri / Susandan kaçar da coşana gider’ sözleriyle dile getirerek tüm dünyadaki mazlumlara ve esaret altındaki milletlere eşsiz bir misal olmaktadır. Bu duygu ve düşüncülerle 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutlayarak, kurtuluş sürecinde devletimizin ve ülkemizin ilelebet payidar kalması adına canla başla mücadele eden başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşları olmak üzere, vatanımız ve milletimiz uğruna şehadete eren tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve saygıyla yâd ediyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.”
Otomobilin altında kalan hamile köpeğin imdadına hayvanseverler yetişti
29 Ağustos 2024 Perşembe - 11:26 Otomobilin altında kalan hamile köpeğin imdadına hayvanseverler yetişti Zonguldak’ın Devrek ilçesinde otomobilin çarparak altında metrelerce sürüklediği hamile köpek, hayvanseverlerin yardımıyla klinikte tedavi altına alındı. Köpek, 8 yavrusundan 7’si sağlıklı şekilde dünyaya getirdi. Olay geçen 22 Ağustos günü Devrek ilçesinde yaşandı. İsmi öğrenilemeyen bir kişi aracıyla çarptığı hamile köpeği metrelerce aracının altında sürükledikten sonra olay yerinden ayrıldı. Çevredekilerin yardımına koştuğu köpeğin durumunu sosyal medyadan öğrenen hayvansever Gülcan Köroğlu, Zonguldak’ta yaşayan hayvansever Seda Mercan’a durumu bildirdi. Mercan da tedavi masraflarını üstlendiği köpeği Zonguldak’taki veteriner kliniğine getirdi. Burada ultrasonla yavrularının kalp atışları fark edilince kürtajdan vazgeçen veteriner hekim Ömer Faruk Alkan, 8 yavrudan 7’sinin sağlıklı şekilde doğduğunu, birinin ise doğum sırasında vefat ettiğini anlattı. Alkan, "Ultrasona aldığımız zaman çocukların kalplerinin attığını ve sağlıklı olduklarını gördük. Aralarından sadece bir tanesinde sıkıntı vardı. Bekleyip durumunu takip ettik. Hep gözümüzün önündeydi. Kanama durumunda acil ameliyata alacaktık. Şuan gayet sağlıklılar. Kliniğe geldiğinde ciddi yaralar vardı. Operatif olarak yavrulara zarar vermeyecek anesteziler kullandık. Yan tarafındaki yaraları çok genişti. Giriş yeri çok dar ama içeriye doğru çok geniş yaralar vardı. Temizleyerek cerrahi operasyonunu sağladık. Şu an yaraları da çok iyi. Çocuklarına da çok güzel bakıyor" ifadelerini kullandı. "Sarı Kız" adını verdikleri köpeğin kolu, çenesi, sırtında açık yaralar olduğunu; köpeğin metrelerce aracın altında sürüklenmesinden dolayı söz konusu yaraların oluştuğunu anlatan hayvansever Seda Mercan, "Devrek’te bir hayvan sever var, Gülcan. Köpeğin durumunu paylaştı ben de ondan gördüm. Kendilerine ’Getiremiyorsanız kliniğe, ben üstlenebilirim’ dedim. Alıp buraya kliniğe getirdik. Hamile olduğu için bebeklerde zarar görmüş olabilirdi. Doğum için daha vakti vardı ama darbeler, yaşadığı travma nedeniyle erken doğum yaptı. Yavruları dünyaya geldi. Anne karnında hayata tutundular" diye konuştu. Son zamanlarda hayvanlara yönelik il genelinden şiddet olaylarının arttığını söyleyen Mercan, "Artık yetişemiyorum. Zonguldak’ın her yerinden, beldeden, ilçeden, merkezden sürekli şiddet haberleri geliyor. Ben bu duruma çok üzülüyorum. Nereye kadar böyle yetişebileceğiz? Vicdan ve merhamet diliyorum insanlara. Yalvarıyorum vicdanlı ve merhametli olsunlar. O çarpan kadın bir anne. Buradan ona sesleniyorum; onun çocuğu buna tanık oldu. Tanık olduğu halde köpeğe hiçbir emek vermedi, kliniğe götürmedi. Bunu normalleştiriyorlar. Bu sefer şiddet olayı normal gibi oluyor" diye tepki gösterdi. Mercan, köpeğin ve yavrularının ilerleyen günlerde sahibine teslim edileceğini sözlerine ekledi.