Yerel Haberler
Zonguldak
KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Zonguldak’ta gazilerle ve iş dünyasıyla bir araya geldi
20 Ağustos 2024 Salı - 19:01 KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Zonguldak’ta gazilerle ve iş dünyasıyla bir araya geldi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Zonguldak’ta gaziler ve iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Tatar, Zonguldak ile Kıbrıs arasındaki tarihi bağlara vurgu yaparak, ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Zonguldak’ın enerji, madencilik, marina ve denizcilik faaliyetlerindeki başarısını KKTC iş dünyası ile paylaşılmasının büyük bir zenginlik olacağına dikkat çekti. AK Parti Zonguldak Milletvekilleri Saffet Bozkurt ve Ahmet Çolakoğlu, CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ile birlikte basın açıklaması yapan Tatar, "Heyetimle beraber Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz, Kıbrıs MÜSİAD Başkanı Ramazan Gündoğdu, doktor Mustafa Kalfaoğlu, başdanışmanım İlker Edip ve diğer heyet mensupları ile Zonguldak’tayız. Zonguldak, bizler için Türkiye Cumhuriyeti’nin kadim şehirlerinden biri. Bugün burada, tekrar yad ettiğimiz gibi 24 Aralık 1963 tarihinde Kıbrıs’ta katledilen Binbaşı Mustafa Necmi İlhan’ın eşi Mürevvet Hanım ve evlatları Murat Kutsi ile Hakan’ı anıyoruz. Mürevvet Hanım Zonguldaklıydı ve az önce kendisini rahmetle andık, tüm aileyi rahmetle andık" dedi. Tatar, 24 Aralık 1963 tarihinde Kıbrıs’ta katledilen Binbaşı Mustafa Necmi İlhan ailesini anarak, Zonguldak ile Kıbrıs arasındaki bağların geçmişten bugüne güçlü bir şekilde sürdüğünü belirtti. Tatar, "Binbaşı Necmi İlhan Elazığlıydı ama Zonguldak’ta bir süre eğitim alırken doktor olarak Zonguldak’ta çalışmış. Bunu ben bugün öğreniyorum. Necmi İlhan, meşhur ’banyo katliamı’nın kurbanıdır. O vahim olayı öğrendikten sonra, Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne çağrılarak olay hakkında bilgilendirilmiş ve ’Vatan sağ olsun’ diyor. İşte bu vesileyle, Zonguldak’la aramızda böyle bir bağ var. Daha sonra, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Barış Harekatı’nın talimatını veren merhum Başbakan Bülent Ecevit de uzun yıllar Zonguldak milletvekilliği yapmış ve siyaset hizmet etmiştir. Dolayısıyla Zonguldak ile aramızda bir başka güçlü bağ daha bulunmaktadır" dedi. Zonguldak’tan Kıbrıs Barış Harekatı’nda 500’den fazla Mehmetçik’in yer aldığını hatırlatan Tatar, şunları kaldetti: "Bugün burada buluştuğum Kıbrıs gazileriyle çok duygusal anlar yaşadık. Aldığım bilgilere göre, Zonguldak’tan Kıbrıs Barış Harekatı’na katılan 500’den fazla Mehmetçik var. Çoğu hayatta ve burada benimle kucaklaştılar. Hepsine minnet duygularımı ifade ettim. Gerçekten çok duygulu anlar yaşadık. Gazilerin gözlerindeki parıltıyı gördüm; çünkü onlar genç yaşta, 19-20 yaşlarındayken Kıbrıs’ta vatan uğruna canlarını siper ettiler. O harekatta şehit olanları da rahmetle anıyorum. Gazilerimize tekrar minnet ve şükranlarımı sunuyorum."
Emekli öğretmenin feci şekilde öldüğü kaza güvenlik kamerasında
20 Ağustos 2024 Salı - 14:02 Emekli öğretmenin feci şekilde öldüğü kaza güvenlik kamerasında Zonguldak’ta geçen Mayıs ayında yük treninin çarparak hayatını kaybetmesine neden olduğu 89 yaşındaki emekli öğretmen Şükran Bayhan’ın öldüğü kazaya ilişkin trenin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Bayhan’ın oğlu Cankut Bayhan, "Görürseniz haber verin" dediği makinistin ifadesinin ve güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesini istedi. Geçen 8 Mayıs günü Kilimli ilçesine bağlı sahil yolunda yük taşıyan tren, tren raylarında dengesini kaybederek yere yığılan demans hastası 89 yaşındaki emekli öğretmen Şükran Bayhan’a çarptı. Makinistin ihbarı üzerine olay yerine gelen ekipler, trenin altında 10 metre sürüklenen Bayhan’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Makinist O.M. ise ifadesinin ardından serbest bırakıldı. O.M. hakkında ise taksirle ölüme neden olma suçundan soruşturma başlatıldı. Yük treninin çarptığı trenin kaza anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Dengesini kaybedip yere düşen Bayhan’ın üzerinden geçen trenin makinisti ve şefinin panik yaşaması görüntülere yansıdı. Annesinin 06.41’de evden ayrıldığını ve evin önüne kurdukları kamera sisteminin kendisine alarm bildirmesiyle durumu fark edip aramaya çıktığını anlatan oğlu Cankut Bayhan şöyle dedi: "Kazada hayatını kaybedene kadar bu tren yolu üstünde 3 saat 25 dakikalık bir zaman geçirmiş. Saat 08.00-08.20 aralığında buradan geçen tek vagonluk bir kontrol bakım ünitesi var. Şahitlerden aldığımız duyumlara göre, buradan geçen makinistin annemi gördüğü, ‘Ben de onu oralarda oyalanırken gördüm. Benden de son anda sıyırdı’ şeklinde beyanları olduğunu öğrendik. Kazaya sebep olan makinistin ise başka bir beyanı var. ‘Benden önceki tren durabilmiş. Onun fren tertibatı benimki gibi değil. Ben aynı şekilde duramadım’ şeklinde kendi durumunu anlatırken daha önce annemi görüp yavaşlayabilen, annemin rayda ilerlerken kaçabilmesi için ona müsaade eden ama neticesinde onu gören ve haber vermeyen bir başka tren olduğunu da öğrenmiş bulunuyoruz." Annesini aramaya çıktığında İnağzı durağında Kilimli istikametine gidecek olan trenin makinistine eşkâl bildirdiğini anlatan Bayhan, "Süreç bu rayların üzerinde geçti. Birden çok trenin, zaten iki tanesinin ifadesi mevcut. Ben daha fazlasının gördüğünü düşünüyorum. Kameraları inceleyip İnağzı durağında beklerken Zonguldak’tan 9.25’te hareket edip İnağzı durağına 9.35’te ulaşan yolcu treninin makinistine hattın devam edeceği istikametinde annemin bulunabileceği bilgisini ve eşkalini verdim. Kendisi bana ‘tamam görürsek haber veririz’ dediği için ben de tünele girip bu mıntıkaya bakmadım. Fiziki şartlar başka bir yerde bulunmasına imkan vermiyor. Keşke böyle olmasaydı” diye devam etti. Bayhan, “10.12’de hayatını kaybetmiş bir insanın 9.35’te bu hat üzerinde görülmemiş olması imkansız. Hattı terk edebilecek başka bir alan yok. ‘Haber veririz’ demesi ve annemin kaçınılmaz olarak burada bulunması düşünüldüğünde bir haber vermeme durumu maalesef aşikar olduğu ve görülmüş olmasının da kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. En azından gerçeğin ne olduğunun anlaşılması için ifadesinin alınması gerekir. Aynı zamanda da gerçeğin anlaşılması için trenin kamerası var" şeklinde sözlerine devam etti. Kazadan önce Şükran Bayhan’ı raylarda gördüğü öğrenilen yolcu treninin makinisti D.K.’nin ifadesinde "Bölgeden geçerken tahmini 200 metre uzakta bir şahsın demir yoluna yakın olduğunu fark ettim. Hemen frenleme yaparak ikaz sirenini çaldım. Demir yolu hattının dışına doğru çıktı. Biz de yolumuza devam ettik. Şahsın güzergah üzerinde bulunan bahçelerde çalıştığını düşündük” şeklinde konuştu. Yaşlı kadının ölümüne sebep olan yük treninin makinisti O.M.’nin de ifadesinde "63 kilometre hızla tünelden geçiyorduk. Tren şefim ile birlikte tren yolunun kenarında bekleyen bir kadın olduğunu fark ettik. Frenleme yaparak ikaz sirenini durmaksızın çalmaya başladım. Aramızda yaklaşık 600 metre mesafe vardı. Şahıs raylardan biraz uzaklaştı ve geri gelerek rayların ortasına uzanarak yattı. Ben de frenleme yapmaya ve ikaz sirenini çalmaya devam ettim. Tüm müdahalelerimize rağmen tren durmadı ve şahsa çarpmış bulunduk” dediği öğrenildi.
Devrek Belediyesi pazar esnafını denetledi
20 Ağustos 2024 Salı - 13:19 Devrek Belediyesi pazar esnafını denetledi Devrek Belediyesi ilçede faaliyet gösteren pazarcı esnafını denetledi. Zonguldak’ın Devrek İlçesi Zabıta ekipleri tarafından ilçede faaliyette bulunan Pazar esnafına çeşitli denetimlerde bulundu. Belediye Başkanı Özcan Ulupınar’ın talimatları doğrultusunda Zabıta Müdürlüğü ekiplerimiz pazar alanında bulunan ölçü tartı aletlerini ölçü ayar memurları ile birlikte denetledi. Vatandaşların kaliteli ve daha güvenli alışveriş yapmalarını sağlamak amacıyla Zabıta Müdürlüğü ekipleri sahaya çıkarak ölçü tartı aletleri, ürün ağırlık kontrolü ve pazar alanı düzeni başta olmak üzere ilçenin sebze ve meyve pazarında denetimlerde bulundu. Ekipler ve ölçü ayar memurları teker teker pazar alanında bulunan tartıları denetledi. Denetimlerde muayene süresi dolmuş, doğru gramajı göstermeyen ve 3516 Sayılı Kanun gereği uluslararası standartlarda geçerliliği olmayan ve ticaret amacıyla kullanılmasının yasak olduğu Çin malı tartılara tutanaklar ile el konuldu. Diğer yandan denetim ekipleri vatandaşların pazar esnafından almış olduğu ürünleri özenle kendi tartılarında tartarak ürün gramaj kontrolü yaptı. Başkan Özcan Ulupınar, yaptığı açıklamada; ’Hemşerilerimizin ve şehrimize gelen misafirlerimizin, güven ve huzur ortamında ilçemiz pazar alanında alışveriş yapmalarını sağlamak amacıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Yaptığımız uygulamalar ile tartı ve tezgah hilelerine, vatandaşlarımızın bir kuruşun da dahi gözü olanlara fırsat vermiyoruz. Ekiplerimiz çalışmalarını her daim sürdürecek güven ve huzur ortamında alışverişlerini yapabileceklerdir” diye konuştu
Hülya Koçyiğit 58 yıl önce Zonguldak’ta çektiği filmin gösteriminde halkla buluştu
19 Ağustos 2024 Pazartesi - 22:23 Hülya Koçyiğit 58 yıl önce Zonguldak’ta çektiği filmin gösteriminde halkla buluştu Yeşilçam’ın ünlü oyuncularından Hülya Koçyiğit, 58 yıl önce Zonguldak’ta çekimlerini yaptığı "Kadın Asla Unutmaz" filminin yeniden gösterimi için halkla buluştu. Sinemanın önemine değinen Koçyiğit, kendisinin gelecekte sinema ile ilgili projesi olmadığını ancak genç sinemacıların tecrübeden yararlanması gerektiğine vurgu yaptı. Zonguldak Kültür Müdürlüğü ve Kent Konseyi işbirliğiyle Yeşilçam Film Günleri etkinliği gerçekleştirildi. 58 yıl önce Zonguldak’ta çekimleri yapılan "Kadın Asla Unutmaz" filminin Valilik binası önünde gösterimi gerçekleştirildi. Filmin başrol oyuncusu Hülya Koçyiğit, etkinlikler kapsamında Zonguldak’a geldi. Vatandaşlarla söyleşi yapan Koçyiğit’e Devrek bastonu ve Elpek bezi hediye edildi. Koçyiğit, hayranlarıyla beraber "Hayat Bayram" olsa şarkısını söyledi. Etkinlik öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hülya Koçyiğit, Zonguldak’ın 58 yılda geliştiğini ve değiştiğini söyledi. Şehirde en çok Gökgöl Mağarası’na hayran kaldığını belirten ve madencilerin önemine değinen Koçyiğit, şunları söyledi: "Çünkü buradan çok güzel anılarla ayrılmıştım. Zonguldak’ta film çektikten sonra bir kez daha gelmiştim. O zaman yollar çok zorluydu, toprak yollardan geçmiştik. Bu sefer çok konforlu bir yolculuk yaptık. Yollar düzelmiş, tüneller açılmış, yol kısalmış. Gayet rahat geldik. Zonguldak’ı tekrar göreceğim için heyecanlanıyorum, çünkü burada çok kısa kalmıştık. Çekimler sırasında fırsat bulup çok fazla gezememiştik ama o meşhur sarkıtların olduğu Gökgöl Mağarası gözümün önünden gitmiyor. Müthiş bir ihtişamı vardı. O zamanlarda çok rica etmiştim, ’Ne olur beni madenlere götürün, oradaki işçilere bir selam vermek istiyorum’ diye. Maalesef beni madenlerin derinliklerine indirmediler, ama işçilerle birlikte bir öğle yemeği yediğimizi hatırlıyorum. Onlarla sohbet ettiğimi hatırlıyorum. O günden beri ne zaman bir maden kazası haberi duysam kalbim çarpmaya başlıyor. Hepimiz çok zor bir iş yaptıklarını biliyoruz. Helal olsun onlara, iyi ki varlar." "Türk sinemasında olağanüstü bir gelişme var" Genç sinemacıların önemli işler yaptığını, eserlerinin uluslararası festivallerde yer aldığını ifade eden Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sinemanın gücünü hep birlikte bugün yaşayacağız. 58 yıl önce çekilmiş bir film, bugün yeniden seyircilerle buluşacak. Bu benim için olağanüstü bir heyecan ve duygusal bir an. Sinema öyle bir sanat ki, nesiller boyu yok olmadan izlenebiliyor. Türk sineması da böyle; geçmişten günümüze halkımızın iliklerine işlemiş bir sanat. Dün de vardı, bugün de var, yarın da olacak. Türk sinemasında olağanüstü bir gelişme var. Seçilen konular çok farklı, tekrar eden konular yok. Genç sinemacılar müthiş işler yapıyorlar; çoğu eğitimli, çok girişimci ve dünyaya açıklar. Uluslararası festivallerde hep onların eserleri yer alıyor ve ödüllerle dönüyorlar. Onlarla gurur duyuyorum. Sinema, aslında yaşama ayna tutmak gibi bir şey. Sinema yaşamı, belki de gözümüzle şahit olmadığımız ya da içinde olmadığımız yaşamı bize gösteriyor. Dolayısıyla kadınımızı da, erkeğimizi de sinemada görüyoruz. Sinema bence yaşamın kendisi. Sinema ölmez. Televizyon, günlük hayatımızda kolay ulaşılabilir olduğu için günlük hayatımızda var. Hiçbir şey sinemanın yerini tutamaz. İyi bir filmin yerini hiçbir şey tutamaz. Televizyon belki haber ya da eğlence anlamında, ki son zamanlarda televizyonda eğlence programları yerine daha çok haber programları görüyoruz. Bol bol haber programları görüyoruz. Haberlerde ne yazık ki kaza, ölüm veya kavga haberleri var. Bu nedenle biraz üzülüyorum. Halbuki dünyada ve ülkemizde ne güzel şeyler oluyor. Ne örnek insanlar var. Belki de çocuklara güzellikleri, doğruları ve iyiyi göstermek hepimizin görevi." "Sinema ile ilgili bir projem yok" Bir gazetecinin Yeşilçam oyuncularının günümüz filmlerinde yer almadığına dair sorusu üzerine Koçyiğit, "Aslında gösteriyor da, var da. Bu bir tercih meselesi. Tecrübe çok önemli bir şey. Genç sinemacıların tecrübeden yararlanması lazım" diye konuştu. Sinema ile ilgili bir projesinin olmadığını söyleyen Koçyiğit, "Artık sinema ile ilgili bir projem olmayacak gibi görünüyor. Şimdilik böyle bir düşüncem yok" ifadelerine yer verdi.