Yerel Haberler
Zonguldak
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:24 Çantı tekniğiyle inşa edilen çivisiz cami 2 asırdır ayakta Zonguldak’ta çantı tekniği ile inşa edilen 2 asırlık çivisiz cami, adeta zamana meydan okuyor. Çaycuma ilçesine bağlı Akçahatipler Köyü Merkez Camisi, çantı tekniğiyle 2 asırdır cemaatini ağırlıyor. Mimarı bilinmeyen cami, Anadolu’nun ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birini oluşturuyor. Cemaatin sığmaması üzerine ikinci katı da inşa edilerek hizmete açılan cami, dron ile havadan görüntülendi. Merak eden yerli ve yabancı turistlerin camiyi ziyarete geldiğini anlatan köy sakinleri, cami için gerekli desteklerin de sağlanmasını istedi. Köylüler, caminin uzun yıllar daha yaşatılması gerektiğine vurgu yaptılar. Köy azası İsmail Kızıltoprak (59) caminin bakımından kendini sorumlu hissettiğini anlatarak, "Bu civarda bir tek bizim ahşap camimiz varmış. Civar köylerde cami yokmuş. Diğer köylerden bizim köye camiye gelirlermiş. Cami 200 yıllık. Giriş katının tarihini bilen yok. Daha önce babam ve dedem camiyi onarıyordu. Şu anda ben bakıyorum. Babamın görevini aldım. Camideki tamir ve onarımları yapıyorum. Dışarısını da ahşap koruyucular kullandık. İçerisini onardık. Bu hale kadar getirdik" dedi. Caminin yapımında kullanılan ağaçların tek tek işlemden geçirildiğini büyüklerinden duyduklarını anlatan Kızıltoprak, "Kütük olarak tek tek biçmişler. Buraya dışarıdan gelen de oluyor. Burayı görmek camiyi görmek için geliyorlar. Çok da beğeniyorlar. Ne kadar çok yer gezdim. Ben 59 yaşındayım. Daha dışarıda namaz kılındığını bilmiyorum. Camimiz çok büyük ve mükemmel, tarihi bir cami" şeklinde konuştu. Camiyi büyüklerinden devraldığını ifade eden Kızıltoprak, "Yaşımız ve gücümüz elverdiği müddetçe bundan sonrası için de Allah nasip eder ömür verirse elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:10 Çantı tekniğiyle inşa edilen çivisiz cami 2 asırdır ayakta Zonguldak’ta 200 yıl önce çantı tekniği ile inşa edilen çivisiz cami, adeta zamana meydan okuyor. Çaycuma ilçesine bağlı Akçahatipler Köyü Merkez Camisi, çantı tekniğiyle 2 asırdır cemaatini ağırlıyor. Kimin tarafından yaptırıldığı bilinmeyen cami, Anadolu’nun ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birini oluşturuyor. Cemaatin sığmaması üzerine ikinci katı da inşa edilerek hizmete açılan cami, dron ile havadan görüntülendi. Merak eden yerli ve yabancı turistlerin camiyi ziyarete geldiğini anlatan köy sakinleri, cami için gerekli desteklerin de sağlanmasını istedi. Köylüler, caminin uzun yıllar daha yaşatılması gerektiğine vurgu yaptılar. Köy azası İsmail Kızıltoprak (59) caminin bakımından kendini sorumlu hissettiğini anlatarak "Bu civarda bir tek bizim ahşap camimiz varmış. Civar köylerde cami yokmuş. Diğer köylerden bizim köye camiye gelirlermiş. Cami 200 yıllık. Giriş katının tarihini bilen yok. Daha önce babam ve dedem camiyi onarıyordu. Şu anda ben bakıyorum. Babamın görevini aldım. Camideki tamir ve onarımları yapıyorum. Dışarısını da ahşap koruyucular kullandık. İçerisini onardık. Bu hale kadar getirdik" dedi. Caminin yapımında kullanılan ağaçların tek tek işlemden geçirildiğini büyüklerinden duyduklarını anlatan Kızıltoprak, "Kütük olarak tek tek biçmişler. Buraya dışarıdan gelen de oluyor. Burayı görmek camiyi görmek için geliyorlar. Çok da beğeniyorlar. Ne kadar çok yer gezdim. Ben 59 yaşındayım. Daha dışarıda namaz kılındığını bilmiyorum. Camimiz çok büyük ve mükemmel, tarihi bir cami" şeklinde konuştu. Camiyi büyüklerinden devraldığını ifade eden Kızıltoprak, "Yaşımız ve gücümüz elverdiği müddetçe bundan sonrası için de Allah nasip eder ömür verirse elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 09:24 Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesi öğrenci ve akademisyenlerin hizmetine açıldı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), bilim ve eğitimin kalbi olan kütüphanelerini çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirmeye devam ediyor. Farabi Kampüsünde yer alan Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesinde gerçekleştirilen yenileme çalışmalarıyla oluşturulan modern oturma alanları ve Prof. Dr. Durmuş Günay anı köşesi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Gerçekleştirilen açılış törenine; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal ve Prof. Dr. Servet Karasu, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri ile birlikte akademik ve idari personel katıldı. Kütüphanenin giriş katında hayata geçirilen kapsamlı düzenleme çalışmalarıyla birlikte; Prof. Dr. Durmuş Günay’ın akademik mirasını yaşatacak tanıtım ve anı köşesi oluşturulurken, öğrencilerin daha konforlu bir ortamda vakit geçirebileceği modern oturma alanları da kütüphaneye kazandırıldı. Yenilenen ödünç-iade bankosu ile hizmet süreçleri hızlandırılırken, RFID teknolojisiyle güçlendirilen altyapı sayesinde K-matik, Self-Check ve katalog tarama cihazları da kullanıcı dostu bir şekilde hizmet vermeye hazır hâle getirildi. "Kütüphanelerimiz, bilginin ışığında geleceğin inşa edildiği irfan yuvalarıdır" Açılış kapsamında değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, gerçekleştirilen çalışmaların üniversitenin eğitim vizyonunun güçlü bir yansıması olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi: "Bugün burada yalnızca fiziki bir yenilenmeyi değil; bilgiye erişimi kolaylaştıran, öğrencilerimizin akademik gelişimini destekleyen ve üniversitemizin ilim yolculuğuna değer katan önemli bir dönüşümü hep birlikte hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Kütüphanelerimiz, sadece kitapların bulunduğu alanlar değil; aynı zamanda düşüncenin, üretimin ve geleceğin inşa edildiği müstesna irfan ocaklarıdır. Modern oturma alanları ve güçlendirdiğimiz teknolojik altyapı ile öğrencilerimize daha konforlu, daha verimli ve çağın gerekliliklerine uygun bir çalışma ortamı sunmayı hedefliyoruz. Bu yönüyle kütüphanelerimiz, gençlerimizi meslek hayatlarına hazırlamada ve donanımlı bir birey olmalarına rehberlik eden en kıymetli yapılarımızdır." Rektör Özölçer konuşmasının devamında, gerçekleştirilen yatırımların önemli kazanımlar olduğuna dikkat çekerek şu sözleri ifade etti: "Geçtiğimiz günlerde Kütüphaneler Haftası gibi anlamlı bir zaman diliminde, Çaycuma Kampüsümüzde Subsea7 iş birliğiyle Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesini üniversitemize kazandırmanın gururunu yaşamıştık. Bugün ise üniversitemizin en büyük kütüphanesi olan Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanemizde; yeni oturma alanlarını öğrencilerimizin hizmetine sunarken, üniversitemize uzun yıllar değerli hizmetlerde bulunmuş, birçok öğrenci yetiştirmiş ve Yükseköğretim Kurulu üyeliği gibi önemli görevler üstlenmiş kıymetli hocamız Prof. Dr. Durmuş Günay adına hazırladığımız anı köşesini açmanın da bahtiyarlığını yaşıyoruz. Üniversitemizi tercih eden öğrencilerimizin, böylesine önemli görevlerde bulunmuş kıymetli hocalarımızı yakından tanımaları, onların ilmi birikimlerinden ilham almaları bizler için son derece kıymetlidir. İnanıyorum ki kütüphanelerimiz; öğrencilerimizin sadece ders çalıştıkları alanlar değil, aynı zamanda dostluklarını pekiştirdikleri, birlikte ürettikleri ve geleceklerine yön verdikleri birer yaşam merkezi olacaktır. Burada geçirilen her an, onların akademik yolculuklarına değer katacak ve hayatlarında unutulmaz izler bırakacaktır. Bu anlamlı çalışmanın hayata geçirilmesinde emeği bulunan başta Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanımız Sayın Osman Demir olmak üzere tüm kütüphane yönetimine, akademik ve idari personelimize gönülden teşekkür ediyorum. Yenilenen kütüphanemizin üniversitemize ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyor, tüm öğrencilerimize yükseköğrenim hayatlarında üstün başarılar temenni ediyorum." Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in konuşmasının ardından program kurdele kesimiyle devam etti. Akabinde katılımcılar kütüphanede gerçekleştirilen çalışmaları yerinde inceleme fırsatı buldu. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Modern tasarımı, güçlü teknolojik altyapısı ve öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi yaklaşımıyla Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesi, BEUN’un eğitimde kalite vizyonunun somut bir yansıması olarak dikkat çekiyor. Hayata geçirilen bu çalışma, üniversitenin bilgiye erişimi kolaylaştıran ve akademik bilgi üretimini destekleyen öncü yapısını bir kez daha ortaya koyarken, öğrencilerin geleceğine değer katacak önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Alaplı’da gazeteciler öğrencilerle buluştu
03 Nisan 2026 Cuma - 17:42 Alaplı’da gazeteciler öğrencilerle buluştu Alaplı’da görev yapan ulusal ve yerel basın temsilcileri, kariyer günleri kapsamında öğrencilerle bir araya gelerek gazetecilik mesleğini tüm yönleriyle anlattı. Programda hem mesleğin incelikleri paylaşıldı hem de öğrencilerin gündeme dair dikkat çeken tespitleri öne çıktı. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün "Hikmet Projesi" kapsamında düzenlenen etkinlik, Alaplı Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Sosyal Proje Okulu konferans salonunda gerçekleştirildi. Programa; Alaplı Gazeteciler Derneği Başkanı Doğan Bostancı, Alaplı Faal Gazeteciler Derneği Başkanı Metin Mudanya ile birlikte gazeteciler Tuncay Tokay, Yasin Ören, Ertuğrul Yüksel, Fedai Kaçar ve Grafik Teknikeri Birol Koç katıldı. Gazeteciler, öğrencilere gazeteciliğin temel ilkeleri, haber üretim süreci ve gazete basım teknikleri hakkında bilgi verdi. Meslek hayatlarında yaşadıkları deneyimleri de paylaşan basın mensupları, gazeteciliğin toplumun doğru bilgilendirilmesindeki kritik rolüne dikkat çekti. "Gazetecilik Kamu Görevidir" Söz alan gazeteciler, mesleğin yalnızca haber yazmak olmadığını, aynı zamanda kamuoyunu aydınlatma sorumluluğu taşıdığını vurguladı. Zorlu şartlar altında görev yaptıklarını belirten gazeteciler, özellikle sahada karşılaştıkları güçlükleri ve mesleğin etik boyutunu öğrencilere aktardı. Programın en dikkat çeken bölümü ise soru-cevap kısmı oldu. Gazeteciler, öğrencilere ilçenin en önemli sorununu sorduklarında ortaya çarpıcı bir tablo çıktı. Öğrencilerin büyük bölümü, Alaplı’nın en önemli sorununun bozuk yollar olduğunu ifade etti. Bunun yanı sıra öğrenciler, başıboş sokak köpekleri, internet altyapısındaki yetersizlik, sosyal etkinlik eksikliği AVM bulunmaması gibi sorunları da dile getirdi. Program, öğrencilerin yaşadıkları şehre dair farkındalığını ortaya koyarken, yerel yöneticiler için de önemli mesajlar içerdi. Gençlerin özellikle altyapı ve sosyal yaşam konularındaki beklentileri, Alaplı’nın geleceği adına dikkat çekici bir tablo sundu.
Havladığı için 4 kurşunla vurulan köpek hayata tutundu; Adını "Kurşun" koydular
03 Nisan 2026 Cuma - 15:20 Havladığı için 4 kurşunla vurulan köpek hayata tutundu; Adını "Kurşun" koydular Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde bir araca havladığı iddiasıyla tabancayla vurularak 4 kurşunla ağır yaralanan sokak köpeği, 2,5 aylık yaşam mücadelesini kazandı. Mahallelinin maskotu olan ve sağlığına kavuşan köpeğe "Kurşun" adı verildi. Olay, geçen 25 Ocak’ta Çatalağzı beldesi Cumayanı Mahallesi’nde meydana geldi. Mahalle sakinlerinin 14 yıldır beslediği sahipsiz köpek, yoldan geçen bir araca havladığı iddiasıyla silahlı saldırıya uğradı. Silah sesleri üzerine sokağa koşan vatandaşlar, köpeği kanlar içinde bularak veteriner kliniğine ulaştırdı. Yapılan muayenede köpeğin boynuna bir, ön patilerine ise üç kurşun isabet ettiği tespit edildi. Yaşına bağlı yüksek enzimleri ve yoğun enfeksiyonu kontrol altına alınarak durumu stabil hale getirilen köpek, başarılı geçen ameliyatın ardından 2,5 aylık tedaviyle yeniden ayağa kalktı. Veteriner hekim ve mahalleli tarafından köpeğe "Kurşun" ismi verildi. Tedavi sürecini anlatan Veteriner Hekim Gökmen Koç, boyundaki kurşunun ameliyatla çıkarıldığını belirterek, "Ayak parçalandığı için bir hafta genel toparlanma tedavisi uyguladık. Başarılı bir ameliyat geçirdi. Kırık kemik kaynadığında onu daha güzel bir hayat bekliyor. Şu an koşup oynamaya başladı, beslenmesi ve temel fonksiyonları yerinde. Böylesi kasten yaralama vakalarıyla sık karşılaşmıyoruz. Bunu yapanları Allah’a havale ediyorum. Caydırıcı yaptırımlar olursa insanlar bu kadar gaddar olamazlar" ifadelerini kullandı.
Çifte cinayet 19 saniyede işlenmiş: Eşi ve kayınvalidesini vuran koca hakim karşısında
03 Nisan 2026 Cuma - 14:25 Çifte cinayet 19 saniyede işlenmiş: Eşi ve kayınvalidesini vuran koca hakim karşısında Zonguldak’ta 32 yıllık evliliğinde gördüğü şiddet iddiaları üzerine kendisine boşanma davası açan eşi Tülay Ündeş ve kayınvalidesi Zaide Alkaç’ı sokak ortasında 19 saniyede öldüren sanık, ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada eşini ve kızını kaybetmenin acısını anlatan müşteki baba Halil Alkaç, "Sabahlara kadar eşimin ve kızımın mezarını seyrediyorum" dedi. Zonguldak’ta geçen yıl aralık ayında boşanma aşamasındaki eşi Tülay Ündeş ve kayınvalidesi Zaide Alkaç’ı av tüfeğiyle vurarak öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan Yusuf Ündeş’in yargılanmasına başlandı. Duruşmada sanık suçlamaları reddederken, müşteki baba, sanığın çocukları ve tanıklar olayın öncesindeki sürece ve cinayet anına dair beyanlarda bulundu. 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Yusuf Ündeş, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada Halil Alkaç, anneleri babaları tarafından öldürülen Orkun Ü., Berat Ü. ve 14 yaşındaki U.F.Ü. ile taraf avukatları ve tanıklar hazır bulundu. Tüfekle gittiği eşini, "Cano bakar mısın?" deyip öldürmüş Tutuklu sanık Yusuf Ündeş, savunmasında eşiyle aralarındaki sorunların emeklilik sonrası köye taşınma isteği nedeniyle başladığını iddia etti. Boşanma sürecinde 14 yaşındaki oğlunun kendisine karşı kışkırtıldığını ve şiddet gördüğünü öne süren sanık, olay günü cinayet kastıyla değil, konuşmak amacıyla maktullerin yanına gittiğini savundu. Sanık Ündeş cinayet anını şu sözlerle anlattı: "Olay günü eşimle kayınvalidemi görünce konuşmak ve evladımı kurtarmak için yanlarına gittim. Onların evinde de silah olduğu için silahımı yanıma almıştım. Arabadan inip eşime ’Cano bakar mısın’ diye seslendim. Eşime oğlumun yaptıklarını sorarken bana, ’Ölümden korkuyor musun?’ dedi. Kayınvalidem de ’Senin zaten fişin çekildi’ deyince o sırada tetiğe bastım. Sonrasını hatırlamıyorum. Aileme bunu yaşatmak istemezdim, çok üzgünüm." Silahı cinayetten 4 ay önce almış Mahkeme başkanının cinayette kullanılan ve seri numarası silinmiş olan silahla ilgili sorusuna yanıt veren sanık Ündeş, "4 ay önce silahı aldım. Av merakım da vardı. Tüfeği internet üzerinden aldım. 32 yıllık evliliğimde eşime hiçbir zaman darp uygulamadım, şikayette bulunmadı. Ne varsa annesinin babasının evine gittikten sonra tavırları değişti. Beni her yerden engelledi. Tehdit etmedim" diyerek kendini savundu. "Evde tek başınayım, her gün karşımdaki mezarlarını seyrediyorum" Duruşmada söz alan maktul Zaide Alkaç’ın eşi ve Tülay Ündeş’in babası Halil Alkaç, kızının evliliği boyunca şiddet gördüğünü belirtti. Sanığın savunmasına tepki gösteren Alkaç, "Geçen sene bayramda kızıma, ’Senin kemiklerini çatır çatır kırmaz mıydım?’ diyerek tehditler savurdu. Uzaklaştırma talep ettik, ret verdiler. Olay günü telefonda ’Yusuf, Tülay ile yengemi vurdu’ dediler. O 15 dakikalık yol bana bitmedi. Oraya vardığımda canlarını kurtaracak bir tek ben yokmuşum. Şimdi evde tek başınayım, her gün karşımdaki mezarlarını seyrediyorum. En ağır cezayı almasını istiyorum" dedi. "Okul formuna bile baba yerine ağabeylerimin adını yazıyordum" Sanığın 14 yaşındaki oğlu U.F.Ü., babasının sürekli alkol aldığını ve evde korku içinde yaşadıklarını anlattı. Babasının annesiyle barışması için kendisine baskı yaptığını söyleyen U.F.Ü., "Beni annenle barıştır diyordu. İstemeyince yediğim ekmeğin lafını bile etmeye başladı. 12-13 yaşında gücüm ona nasıl yetecek? Annemle yaşayacağım çok günler varken şimdi mezarına sarılıyorum. Okul formunda bile baba ismi yerine ağabeylerimin adını yazıyordum. Askerliğimi yapmaya gideceğim, annem beni göremeyecek. Bu kişiye ‘baba’ bile demeyeceğim. Şikayetçiyim" diyerek feryat etti. Sanığın savunmasını oğulları çürüttü: "Av merakı yok, yalan söylüyor" Sanığın "Düğünlerini yaptım, maddi yardımda bulundum" şeklindeki savunmaları diğer oğulları Berat Ü. ve Orkun Ü. tarafından yalanlandı. Düğünlerini kendi imkanlarıyla yaptıklarını belirten Berat Ü., "Anneme her türlü şiddeti uyguluyordu. Bizi annesiz bıraktı" dedi. Orkun Ü. ise "Söylediklerinin yüzde 99’u yalan. Krediyi çeken bendim, onun kredi notu düşüktü. Evde sürekli ruhsatsız silah bulunurdu. Babamdan hep korkarak büyüdük" ifadelerini kullandı. Tanıklar sanığı yalanladı: "’Şimdi konuşun’ diyerek peş peşe ateş etti" Görgü tanıkları sanığın araçtan iner inmez silahına sarıldığını ve "Ne oldu, kaçma", "Şimdi konuşun lan" diyerek bağırdıktan sonra peş peşe ateş etmeye başladığını aktardı. "1 saat mezarlıkta beklemiş, cinayet 19 saniyede işlenmiş" Müşteki avukatı Hande Gündoğdu, eylemin tasarlanarak işlendiğini vurgulayarak, "Kamera kayıtlarına göre tüm olay 19 saniyede gerçekleşiyor. Sanık zaten silahla gittiğini itiraf ediyor. Tanık beyanlarına göre olay öncesi 1 saat mezarlıkta beklemiş. Burada açıkça tasarlanmış kasten öldürme eylemi olduğu kanaatindeyiz" dedi. Avukat, sanığın kabarık sabıka kaydının incelenmesini ve maktulün telefon şifresinin kırılarak tehditlerin tespitini talep etti. Sanığın tanık talebine ret: Tutukluluk hali devam edecek Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Yusuf Ündeş’in tutukluluk halinin devamına karar verdi. Sanık müdafinin tanık dinletme talebini "dosyaya yenilik katmayacağı" gerekçesiyle reddeden heyet, eksiklerin tamamlanması için duruşmayı ileri tarihe erteledi.
6. Geleneksel Alaplı Akıl ve Zeka Oyunları Turnuvası gerçekleştirildi
02 Nisan 2026 Perşembe - 16:43 6. Geleneksel Alaplı Akıl ve Zeka Oyunları Turnuvası gerçekleştirildi Alaplı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Akıl ve Zeka Oyunları İlçe Turnuvası, 1-2 Nisan 2026 tarihlerinde Karşıyaka Ortaokulu Konferans Salonu’nda yoğun katılım ve büyük bir heyecanla gerçekleştirildi. Turnuva, Akıl ve Zeka Oyunları İlçe Koordinatörü ve matematik öğretmeni Goncagül Korkmaz’ın açılış konuşmasıyla başladı. Öğrencilerin analitik düşünme, problem çözme ve strateji geliştirme becerilerini artırmayı amaçlayan turnuvada hakemlik görevini ilçede görev yapan öğretmenler üstlendi. Turnuvanın ilk gününde ilkokul öğrencileri Pentago, Abluka, Küre, Equilibrio ve Motif oyunlarında yarıştı. İkinci gün ise ortaokul öğrencileri Mangala, Kulami, Pentago, Küre ve Abluka oyunlarında kıyasıya mücadele etti. Turnuva boyunca öğrencilere ve görevli öğretmenlere meyve suyu ve simit ikramında bulunuldu. Dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi Turnuva sonunda düzenlenen ödül törenine İlçe Milli Eğitim Müdürü Cevat Çevik, şube müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler, veliler ve öğrenciler katıldı. Dereceye giren öğrencilere madalyaları protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Ödül töreninde konuşan İlçe Milli Eğitim Müdürü Cevat Çevik, akıl ve zeka oyunlarının öğrencilerin düşünme becerilerinin gelişimine önemli katkı sağladığını belirterek, bu tür organizasyonların çocukların analitik düşünme ve problem çözme yeteneklerini geliştirdiğini ifade etti. Turnuvanın düzenlenmesinde emeği geçen başta koordinatör öğretmen Goncagül Korkmaz olmak üzere tüm okul yöneticilerine ve öğretmenlere teşekkür eden Çevik, dereceye giren öğrencileri tebrik ederek, Mayıs ayında Zonguldak’ta düzenlenecek il turnuvasında ilçeyi temsil edecek öğrencilere başarılar diledi. Her kategoride birinci olan öğrenciler, Mayıs ayında Zonguldak’ta yapılacak İl Akıl ve Zeka Oyunları Turnuvası’nda Alaplı’yı temsil edecek. İlçe turnuvasına katılan tüm öğrenciler ve onları hazırlayan öğretmenler tebrik edilirken, il turnuvasına katılacak öğrencilere başarı temennisinde bulunuldu.
Olaylı seçimin ardından İl Genel Meclisinde ’kapalı oturum’
02 Nisan 2026 Perşembe - 13:29 Olaylı seçimin ardından İl Genel Meclisinde ’kapalı oturum’ Zonguldak İl Genel Meclisinde dün yaşanan gergin başkanlık seçiminin ardından bugünkü birleşim basına kapalı olarak gerçekleştirildi. Zonguldak İl Genel Meclisinde ’geçersiz oy’ tartışmaları ve arbedeyle gündeme gelen başkanlık seçiminin ertesi gününde meclis toplantısı kapalı oturumla yapıldı. İl Özel İdaresi binasında gerçekleştirilen toplantı süresince jandarma ekipleri bina ve çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı. Oturumun sona ermesinin ardından güvenlik önlemleri normale döndü. Toplantı çıkışında basın mensuplarının dünkü gerginliğe ve seçim sonucuna ilişkin sorularını yanıtsız bırakan İl Genel Meclisi Başkanı Necdet Karaveli, "Yarın açıklama yapacağım" ifadelerini kullandı. 32 üyeden oluşan mecliste dün yapılan başkanlık oylamasında pusulalardaki harf hataları gerekçesiyle 3 oy geçersiz sayılmıştı. 16’şar üyeye sahip grupların yarışında AK Partili Necdet Karaveli 15 oy alarak başkanlığa seçilirken, CHP’nin adayı Hayrettin Kartal 14 oyda kalmıştı. Meclis oturumunu aynı zamanda aday olan Karaveli’nin yönetmesine itiraz eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz ve beraberindeki heyet duruma tepki göstermişti. Salonda yükselen tansiyona jandarma müdahale etmiş, CHP’li meclis üyeleri salonun kapısını içeriden tutarak durumu protesto etmişti.
BEUN Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi hizmete sunuldu
02 Nisan 2026 Perşembe - 13:26 BEUN Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi hizmete sunuldu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), bilim, kültür ve eğitimin buluşma noktası olacak yeni bir eseri daha öğrencileriyle buluşturdu. Çaycuma Kampüsünde hayata geçirilen Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi, düzenlenen görkemli törenle hizmete açıldı. BEUN Çaycuma Kampüsü bünyesinde akademik gelişime katkı sunacak bu önemli yatırım, bilgiye erişimin kolaylaştığı ve geleceğin inşa edildiği bir merkez olarak kapılarını araladı. Açılış törenine; Çaycuma Kaymakamı Adem Kaya, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse, Filyos Belediye Başkanı Erol Acar, Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür, ilçe protokolü, akademik ve idari personel, basın mensupları, vatandaşlar ve çok sayıda öğrenci katıldı. Program, aziz şehitlerin anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından BEUN Devlet Konservatuvarı tarafından sunulan müzik dinletisi katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. Üniversitenin tanıtım filminin izlenmesiyle devam eden program, açılış konuşmalarıyla devam etti. Günün anlam ve önemine dair konuşma yapmak üzere kürsüye gelen Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür, şu ifadeleri dile getirdi: "Bugün burada, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ile Subsea7 iş birliğinde hayata geçirdiğimiz Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesinin açılışını gerçekleştirmenin büyük mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz. Kütüphaneler Haftası gibi anlamlı bir zaman diliminde, böylesine kıymetli bir eseri üniversitemize ve Zonguldak’a kazandırmak bizler için ayrıca anlam taşımaktadır. İnanıyorum ki bu kütüphane; öğrencilerimizin sadece ders çalıştıkları bir alan olmanın ötesinde, aynı zamanda dostluklarını pekiştirdikleri, birlikte ürettikleri ve geleceklerine yön verdikleri bir yaşam alanı olacaktır. Burada geçirilen her an, onların akademik yolculuklarına değer katacak, hayatlarında unutamayacakları izler bırakacaktır. 144 metrekarelik kullanım alanına sahip olan kütüphanemizde, 1500’ün üzerinde basılı kaynak titizlikle kataloglanarak öğrencilerimizin hizmetine sunulmuştur. Bunun yanı sıra RFID altyapısı, gelişmiş otomasyon sistemi, katalog tarama ve self-check cihazlarıyla donatılan bu merkez, kullanıcılarımıza hızlı, pratik ve çağın gereklerine uygun bir deneyim sağlamaktadır. Ayrıca zengin elektronik kaynak altyapımız sayesinde tüm kampüs kullanıcıları bilgiye her an, her yerden erişim imkânına sahiptir. Bu anlamlı projenin hayata geçirilmesinde başta Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlara, özveriyle çalışan ekip arkadaşlarıma ve bir parçası olmaktan gurur duyduğum Subsea7 ailesine gönülden teşekkür ediyorum. Bu kıymetli eserin, başta öğrencilerimiz olmak üzere Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailesine ve tüm Zonguldak halkına hayırlı olmasını temenni ediyorum." Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür’ün ardından kürsüye gelen BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bu müstesna zamanda böylesine anlamlı bir açılış vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Atalarımızın veciz ifadesiyle ‘Bir mekânın değeri, orada bulunan o anı anlamlı kılan insanlarla ölçülür.’ İşte bugün bu ortam; kıymetli çalışma arkadaşlarım, değerli öğrencilerimiz ve bu mutlu günümüze değer katarak ilme gönül veren siz saygıdeğer misafirlerimizle anlam kazanmaktadır. Nitekim bugün Kütüphaneler Haftası’nda yalnızca bir kütüphanenin kapılarını hizmete aralamıyoruz. Bilginin ve ilmin sayfalarını gençlerimizin ufkuna açıyoruz. Bilimin ışığıyla öğrencilerimizin ilerlediği kutlu yolu aydınlatıyoruz. Ecdadımız, kitaplarla dolu mekânları en kıymetli hazinelerden üstün görmüş; kütüphaneleri adeta birer ilim bahçesi olarak değerlendirmiştir. Bu sebeple kütüphaneler, yalnız kitapların bulunduğu mekânlar değildir. Aynı zamanda aklın, vicdanın ve hakikatin buluştuğu müstesna irfan ocaklarıdır. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu güzide eser de geleceğe bırakılan güçlü bir mirastır. Burada okunacak her kitap, yapılacak her araştırma, üretilecek her fikir, akademisyenlerimiz ve öğrencilerimizin Baki’nin de ifade ettiği gibi ‘hoş bir sada’ olarak yarınlara taşınacaktır. Bu anlamlı eserin hayata geçmesinde büyük emeği olan başta Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür Hanımefendi olmak üzere tüm Subsea7 ailesine verdikleri kıymetli desteklerden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Sözlerime son verirken; kütüphanemizin üniversitemize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Yükseköğrenim süreçleri boyunca kütüphanemizden faydalanacak öğrencilerimize Rabbimden üstün muvaffakiyetler diliyorum." Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer tarafından Subsea7 yönetim ekibine plaket takdim edildi. Program, kurdele kesimiyle devam ederken katılımcılar kütüphaneyi ziyaret edip çalışmaları yerinde inceledi. BEUN’dan Bilim ve Geleceğe Değer Katan Yatırım Modern altyapısı, zengin kaynakları ve teknolojik donanımıyla dikkat çeken Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi; öğrencilerin akademik gelişimine katkı sunarken, bölgenin bilimsel ve kültürel hayatına da önemli bir ivme kazandıracak. BEUN’un vizyoner yaklaşımıyla hayata geçirilen bu anlamlı yatırım, üniversitenin bilgi üretme ve paylaşma misyonunu daha da ileriye taşırken; gençlerin hayallerine, araştırmalarına ve geleceğine ışık tutacak güçlü bir ilim merkezi olarak hizmet verecek.