Yerel Haberler
Zonguldak
Nörolojik hastalıklarda botoks dönemi, sadece estetik değil şifa kaynağı oldu 07 Nisan 2026 Salı - 08:57:46 Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN) Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esra Acıman Demirel, istemsiz kas kasılmaları ve titremelere yol açan hareket bozukluklarının tedavisinde botulinum toksin (botoks) enjeksiyonuyla hastaların yaşam kalitesini artırdıklarını bildirdi. Hareket bozukluklarının hastalar üzerindeki olumsuz etkilerini anlatan Doç. Dr. Esra Acıman Demirel, "Bazı hareket bozukluklarında kaslar istemsiz kasılır, sertleşir ve titremeler olur. Bu günlük yaşam aktivitelerini bozar. Yemek yiyemez hasta, başını dik tutamaz, yazı yazamaz ve psikolojisi bozulabilir. Bu durum özellikle günlük yaşam aktivitelerini bozar, hastanın yaşam kalitesini düşürür" ifadelerini kullandı. Tedavinin amacına ve uygulandığı bölgelere değinen Demirel, "Peki biz botulinum toksin enjeksiyonuyla ne yapıyoruz? Bu kasların kasılmasını azaltmak, titremesini azaltmak ve aynı zamanda da ağrısını gidermek için yaptığımız bir yöntem. Biz bunu göz ve çevresindeki, göz kapağındaki kasılmaları gidermek, boyundaki kasılmaları ve titremeleri gidermek, eldeki kasılmaları ve titremeleri gidermek, yine tek taraflı yüz kasılmalarında uyguluyoruz" dedi. "Hasta günlük yaşamına devam edebilir" Uygulama sürecinin cerrahi bir işlem olmadığını ve hastanın aynı gün normal yaşantısına dönebildiğini vurgulayan Demirel, şunları kaydetti: "Tedavi kas içine uygulanan bir enjeksiyon yöntemidir. Hastalığın şiddetine, hastanın semptomlarına göre kas içerisine uygun dozlarda botulinum toksini enjekte edilir. Hastalığın şiddetine göre birkaç dakika ile 10 dakika arasına kadar sürebilir. Cerrahi bir işlem değildir. Hasta gün içerisinde günlük yaşamına tekrar aynı şekilde devam edebilir. Etkisi yaklaşık 10 günde başlar ama en etkin düzeye 2-4 haftada ulaşır. 3-4 ay kadar etkisi sürebilir, bu da tabii hastadan hastaya değişebilir. Belirli aralıklarla botulinum toksin enjeksiyonu yapılabilir." "BEUN’da etkili ve güvenli yöntemi uygulamaktayız" Yöntemin güvenilirliğine dikkat çeken Demirel, "Enjeksiyon yerinde ağrı, hafif morarma, geçici kas güçsüzlükleri olabilir ama bu etkiler geçici gerçekten ve çok nadir gördüğümüz yan etkiler. O yüzden oldukça etkili ve güvenli bir yöntem olarak uygulamaktayız. BEÜN’de hareket bozuklukları polikliniğinin adı altında botulinum toksin enjeksiyonları etkili ve güvenli bir şekilde yapılabilmektedir" diyerek sözlerini tamamladı.
07 Nisan 2026 Salı - 08:51 Nörolojik hastalıklarda botoks dönemi, sadece estetik değil şifa kaynağı oldu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN) Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esra Acıman Demirel, istemsiz kas kasılmaları ve titremelere yol açan hareket bozukluklarının tedavisinde botulinum toksin enjeksiyonuyla hastaların yaşam kalitesini artırdıklarını bildirdi. Hareket bozukluklarının hastalar üzerindeki olumsuz etkilerini anlatan Doç. Dr. Esra Acıman Demirel, "Bazı hareket bozukluklarında kaslar istemsiz kasılır, sertleşir ve titremeler olur. Bu günlük yaşam aktivitelerini bozar. Yemek yiyemez hasta, başını dik tutamaz, yazı yazamaz ve psikolojisi bozulabilir. Bu durum özellikle günlük yaşam aktivitelerini bozar, hastanın yaşam kalitesini düşürür" ifadelerini kullandı. Tedavinin amacına ve uygulandığı bölgelere değinen Demirel, "Peki biz botulinum toksin enjeksiyonuyla ne yapıyoruz? Bu kasların kasılmasını azaltmak, titremesini azaltmak ve aynı zamanda da ağrısını gidermek için yaptığımız bir yöntem. Biz bunu göz ve çevresindeki, göz kapağındaki kasılmaları gidermek, boyundaki kasılmaları ve titremeleri gidermek, eldeki kasılmaları ve titremeleri gidermek, yine tek taraflı yüz kasılmalarında uyguluyoruz" dedi. "Hasta günlük yaşamına devam edebilir" Uygulama sürecinin cerrahi bir işlem olmadığını ve hastanın aynı gün normal yaşantısına dönebildiğini vurgulayan Demirel, şunları kaydetti: "Tedavi kas içine uygulanan bir enjeksiyon yöntemidir. Hastalığın şiddetine, hastanın semptomlarına göre kas içerisine uygun dozlarda botulinum toksini enjekte edilir. Hastalığın şiddetine göre birkaç dakika ile 10 dakika arasına kadar sürebilir. Cerrahi bir işlem değildir. Hasta gün içerisinde günlük yaşamına tekrar aynı şekilde devam edebilir. Etkisi yaklaşık 10 günde başlar ama en etkin düzeye 2-4 haftada ulaşır. 3-4 ay kadar etkisi sürebilir, bu da tabii hastadan hastaya değişebilir. Belirli aralıklarla botulinum toksin enjeksiyonu yapılabilir." "BEUN’da etkili ve güvenli yöntemi uygulamaktayız" Yöntemin güvenilirliğine dikkat çeken Demirel, "Enjeksiyon yerinde ağrı, hafif morarma, geçici kas güçsüzlükleri olabilir ama bu etkiler geçici gerçekten ve çok nadir gördüğümüz yan etkiler. O yüzden oldukça etkili ve güvenli bir yöntem olarak uygulamaktayız. BEÜN’de hareket bozuklukları polikliniğinin adı altında botulinum toksin enjeksiyonları etkili ve güvenli bir şekilde yapılabilmektedir" diyerek sözlerini tamamladı.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 15:29 BEUN İş Birliğiyle Şehit Yakınları ve Gazilere Yönelik "Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı" başlatıldı Zonguldak’ta şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarının sosyal hayata katılımlarının desteklenmesi ve sanatın iyileştirici gücünden faydalanılması amacıyla "Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı" başladı. Program kapsamında gerçekleştirilen ilk eğitim, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Gökçebey Mithat Mehmet Çanakcı Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Erdal Kara tarafından verildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü koordinesinde, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile BEUN iş birliğinde 11 şehit ve gazi yakınına yönelik seramik kursu açıldı. İl Müdürlüğü hizmet binasında gerçekleştirilen ilk eğitime Zonguldak Vali Yardımcısı Fatih Baysal, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse ve il müdürlüğü çalışanları katılım sağlayarak kursa hayırlı olsun ziyaretinde bulundu ve katılımcılarla bir araya geldi. Altı ay sürmesi planlanan kurs süresince eğitimler, BEUN Gökçebey Mithat Mehmet Çanakcı Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Erdal Kara tarafından yürütülecek olup katılımcıların sanat aracılığıyla kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri ve özgüvenlerinin artırılması hedefleniyor. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, programa ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Şehit yakınları ve gazilerimizin toplumsal yaşamda daha aktif yer almalarını desteklemek, onların kendilerini ifade edebilecekleri alanlar oluşturmak büyük önem taşımaktadır. Sanatın iyileştirici gücünü merkeze alan bu anlamlı programda paydaş olmaktan memnuniyet duyuyoruz. BEUN olarak, toplumsal sorumluluk anlayışımız doğrultusunda şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle programa öncülük eden başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’a ve bakanlığımıza şükranlarımı sunuyorum. Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğümüze, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüze ve eğitimleri büyük bir özveriyle yürüten kıymetli akademisyenimize ise canıgönülden teşekkür ediyorum."
Uluslararası Yönetim, İktisat ve İşletme Kongresi ZBEÜ’de başladı
09 Mayıs 2024 Perşembe - 14:42 Uluslararası Yönetim, İktisat ve İşletme Kongresi ZBEÜ’de başladı Uluslararası Yönetim, İktisat ve İşletme Kongresi’nin ikincisi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde başladı. ZBEÜ Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde başlayan kongrenin açılış töreni gerçekleştirildi. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunduğu törenin açılış konuşmasını İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ferda Çakmak yaptı. Kongrede 137 bildirinin yer aldığını 55’ten fazla üniversiteden katılım sağlandığını aktaran Çakmak, şöyle dedi: “Güncel akademik dünyada uluslararası platformda var olabilmenin en önemli kriterlerinden biri olan kolaborasyon felsefesiyle oluşturduğumuz ekip ruhlu vizyonumuzun en önemli katılımı olan uluslararası yönetim, iktisat ve işletme kongremizde iktisat, yönetim, pazarlama, finans, muhasebe, mali, çalışma ekonomisi, endüstriyel ilişkiler, siyaset bilimi ve kamu yönetimi bilim alanlarında mentor konumunda akademisyenlerin yer aldığı multidisipliner çok sayıda oturum gerçekleştirmeyi planladık. Kongremizde 32’si yüz yüze 105’i çevrim içi olmak üzere 137 bildiri bulunmaktadır. Bu bildirilere yazar olarak katılan toplam kişi sayısı 183 olup kongremize 55’ten fazla üniversiteden Ticaret Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın teveccühü ile farklı kurumlardan katılım sağlanmıştır. Kabul edilen 137 bildirinin 36’sı üniversitemizden olması ayrıca kongremizin üniversitemiz bazlı ne denli sahiplenildiğinin kanıtıdır.” ZBEÜ Rektör Vekili Hakan Kutoğlu da üniversitede son dönemde çok sayıda kongre düzenlendiğini, Zonguldak’ta adeta bir kongre turizmi yaşandığına dikkat çekti. Kutoğlu, “Üniversitemiz rektörümüz göreve geldikten buyana sayısız kongre gerçekleştirdi. Bugün İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin düzenlemiş olduğu kongrede birlikteyiz. Zonguldak adeta bir kongre turizmi yaşıyor bu dönemde. Çok sayıda kongre gerçekleştirildi. Bu kongreleri gerçekleştiren dekanlarımıza, yüksekokul müdürlerimize, kongrelerde görev alan tüm arkadaşlarımız ve öğrencilerimize içten teşekkürlerimizi sunuyoruz” diye konuştu. Ekonomistlerin İkinci Dünya Savaşı sonrasında türev ürünleri çıkarttığını bu sürecin aynı zamanda bir canavar oluşturduğunu ve canavarın sürekli büyümek istediğine vurgu yapan Kutoğlu, dünyayı aslında ekonomistlerin yönettiğini söyledi. Plastiklerin geri dönüşümü gibi döngüsel ekonomi yöntemlerinin konuşulduğuna vurgu yapan Kutoğlu, “Lütfen bu canavarı dizginleyin. Yoksa torunlarımıza bırakabileceğimiz bir dünya kalmayacak” dedi. Kutoğlu şöyle devam etti: “İnsanlıkta çeşitli dönemlerden bahsedilir. Çeşitli devrimlerden bahsedilir. Sanayi devrimi, teknoloji devrimi, internet devrimi gibi. Ama ben kendi okumalarımdan son dönemleri şu şekilde özetlemeyi tercih ediyorum. Sanayi ve ekonomi devrimi diye özetlemeyi düşünüyorum. Sanayi devrimini mühendisler, ekonomi devrimini de ekonomistler yaptı. Sanayi devrimi için çok fazla finansman gerekliydi. Ama finansman kısıtlıydı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ekonomistler çok zekice bir şekilde türev ürünleri çıkarttılar. Para piyasalarını oluşturdular. Şu anda dünyada karşılığı olmayan bir sürü türev ürünü var. Bir ürün elli defa satılıyor. Tabi bu bir canavar oluşturdu. Hakikaten büyük ilerlemeler, yatırımlar sağladı. Ama aynı zamanda da bir canavar oluşturdu. Bu canavar sürekli büyümek istiyor. Ama dünyadaki kaynaklar kısıtlı. Eğer siz sürekli büyürseniz sonunuza çok daha hızlı erişirsiniz. İnsanlık tarihi yüz binlerce yıl son yüz yılda doğal kaynaklar noktasında, iklim krizi gibi çevre krizleri yaşamaya başladık. Bunun farkındayız. Yeni birtakım öneriler ortaya atılıyor. Döngüsel ekonomi gibi öneriler ortaya atılıyor. Ama maalesef kanımıza girmiş bir şey var. Alışkanlıklarımız var. Bunların hiçbir tanesi bugüne kadar işe yaramış değil. Mesela döngüsel ekonomi diyoruz. Dünyada dönüştürmek amacıyla toplanan plastiklerin sadece yüzde 9’u dönüştürülebiliyormuş. Şimdi tıpçılar, mühendisler çok havalıdır. Dünyayı kendileri yönetiyor zannediyorlar ama aslında dünyayı ekonomistler yönetiyor. Onlar idare ediyor. Çıkarttıkları finansal araçlarla dünya sizin parmaklarınızın ucunda. Bu canavarı siz ürettiniz, bu canavarı siz dizginlemek, yeni metotlar, yeni ekonomik modeller bulmak sizin göreviniz. Lütfen bu canavarı dizginleyin. Yoksa torunlarımıza bırakabileceğimiz bir dünya kalmayacak. İnşallah bu kongremizde yeni arayışlara, alışkanlıklarımızı değiştirecek dünyada sürdürülebilir bir ekonomi üretebilecek yeni yöntemler geliştirirsiniz. Çünkü dünyayı siz yönetiyorsunuz.” Kongrenin açılış töreni davetli konuşmacılar olan Prof. Dr. Kemal Yıldırım’ın “Tarihsel Gelişim Süreci İçerisinde Makro Ekonomik Modeller”, Prof. Dr. Mehmet Erçek’in “Türkiye’de İnovasyon ve Girişimcilik Ekosistemi: Durum Tespiti ve Öneriler” konulu sunumlarıyla devam etti. (OA
Kız çocuğuna cinsel istismar iddiasıyla yargılanan kuaföre tahliye
08 Mayıs 2024 Çarşamba - 20:22 Kız çocuğuna cinsel istismar iddiasıyla yargılanan kuaföre tahliye Zonguldak’ta 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklanan ve hakkında 48 yıl 3 ay hapis cezası talep edilen kuaför ilk duruşmada tahliye edildi. İddialara göre, kadın kuaföründe stajyer olarak çalışan 14 yaşındaki kız çocuğu, işletme sahibi H.E. tarafından cinsel istismara uğradığını ve kendisine mesajlar gönderdiğini öne sürerek durumu ailesine bildirdi. Aile durumu polise anlatarak, işletme sahibi H.E.’den şikayetçi oldu. Pedagog eşliğinde kız çocuğunun ifadesine başvuruldu. H.E., ekiplerce yakalanarak gözaltına alındı. Tutuklanan H.E. hakkında hazırlanan iddianame 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Tutuklu sanık H.E. hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğa karşı cinsel taciz suçlarından 48 yıl 3 ay hapis cezası talep edildi. Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmada hakim karşısına çıkan H.E., suçlamaları reddederek, kendisine iftira atıldığını öne sürdü. Kız çocuğu Ö.T.’nin iş yerinde stajyer olarak çalıştığını, kendisine fazladan harçlık da verdiğini söyleyen H.E., “Bizde çalışması için onay verdik. Şartları kabul ettiler. Bunlara devlet para ödüyor. Hesabına yatan parayı ailesi elinden alıyormuş. Sonrasında kendi parasız kaldığı için benden harçlık istedi. Bizde diğer stajyerlere harçlık verdiğimiz gibi kendisine de harçlık verdik. Sonrasında ise parasız kaldığında bizden harçlık alamadığında iş yerinde huzursuzluk çıkarmaya başladı. Verilen işleri yapmamaya başladı. Tartışmaya başladı. Kendisiyle konuştuk, ‘Bu şekilde yapmaya devam edersen işini sonlandıracağız’ dedik. Bu konuşmaların üzerine bir ara iyi oldu, yine agresif hareketlerine tekrar başladı” dedi. Ö.T.’nin bir ara ailesiyle tartıştığını ve işe gelemeyeceği yönünde mesajlar attığını söyleyen H.E., “Bana WhatsApp üzerinden kollarını jiletlediği fotoğraf attı. ‘Ben yarın işe gelemeyeceğim’ dedi. Ailesiyle tartışmış. Sonrasında işe geldi. Bizde dedik ki ‘Böyle şeyler’ yapma. Psikologdan destek alması gerektiğini söyledik. Agresif hareketler yapmaya devam etti. Tekrar konuştuk. ‘Senin stajını yakacağız’ dedik. Ondan sonrasında şahsın psikolojik sorunları olduğu ve ailesine bu durumları anlatamayacağı için ailesinden de şiddet görüyormuş, bu iftiraları bize attı” diye konuştu. "Üzerimize atılan tamamen iftiradır" Ö.T.’yi iş yerine kilitlemediğini ve cinsel tacizde bulunmadığını öne süren H.E., “İş yerine kilitleme yoktur. İş yerimin kapısı camdır, içerisi görülür. İş yerimizin anahtarı tektir. Son çıkan anahtarı çıkışta askılığa asar. Kendisinin ‘Göğsümü tuttu, öptü’ gibi bu iddialar doğru değildir. Bu olaylar hiç yaşanmamıştır. Böyle bir olay yaşanmamıştır. Bizim koridorumuzda avukat, hukuk büroları var. Geç saate kadar çalışırlar. 23 yıldır kendi iş yerimi işletiyorum. Çok sayıda stajyer çalıştırdım. Bu zamana kadar böyle bir olay olmamıştır. Üzerimize atılan tamamen iftarıdır” ifadelerini kullandı. Ö.T. ile aralarındaki mesajlaşmalar ve ses kaydıyla ilgili mahkeme başkanının sorusuna da yanıt veren H.E., “Şahsın bahsettiği konuşmalar tamamen işle alakalıdır. Cinsel içerikli hiçbir konu yoktur. Ses kaydı almış. Orada işle ilgili konuştuk. O ses kaydından da haberim yok. Kendi kafasında hikaye kurgulamış. Kurguladığı şeye inanmış. Hakkımda şikayetçi olmuştur. Şahıs bu stajını yakma olayını anlatamayacağı için bu iftirayı üzerime atmıştır. Çünkü bir sene sınıf tekrarı yapmak durumunda kalacaktı” şeklinde kendini savundu. Sosyal çalışmacı eşliğinde ifadesi alındı Sosyal çalışmacı eşliğinde ifadesi alınan Ö.T. ise otele gelin saçı yapmaya gittikleri gün H.E.’nin kendisine “Seninle olmak istiyorum” diye mesaj attığını öne sürdü. Bu mesajları staja başlamasına referans olan ve tanık olarak dinlenilen Z.P.’ye de gösterdiğini söyleyen Ö.T., şöyle devam etti: “Geçen aralık ayında göğsüme dokundu. Kıyafetlerin üzerinden dokunuyordu. Sürekli ‘Seninle birlikte olmak istiyorum. Sen benimsin’ gibi cümleler kullanıyordu. Onu istemediğimi, ondan uzaklaşmaya çalıştığımı söyledim. Bana daha çok yakınlaşmaya çalışıyordu. Her fırsatta bana dokunmaya çalışıyordu. Okulumla tehdit etti. Diğer elemanları çıkartmıştı, tehdit ettiği için çıkamadım. Kapıyı kilitledi. Kendi soyundu. Ben uzaklaşınca ‘Git o zaman’ dedi. ‘Seni istemiyorum, bana zorla dokunuyorsun’ dedim.” "Şahit olsam engellemeye çalışır, müdahale ederdim" Duruşmada Ö.T.’nin babası T.T. ile annesi Ş.T. de dinlendi. Baba T.T. olayı öğrenince polis merkezine giderek şikayetçi olduğunu söylerken, anne Ş.T. de “Kızım gergindi, nedenini sorduğumda o da bana taciz olaylarını anlattı. Kızımın karşısında soyunmuş ve kendini dokundurmak istemiş. Kızım kendini savunmak amacıyla bıçak çektiğini söyledi. Kızım bana ses kaydını gösterdi” ifadelerine yer verdi. H.E.’nin Ö.T.’ye yönelik iddialarıyla ilgili dinlenen tanık Z.P., “Böyle bir şey varsa ailesine anlatması gerektiğini söyledim. Eğer korkuyorsa beraber anlatabileceğimizi söyledim. Birkaç gün sonra ailesine anlattı. Şikayette bulundular. O sıra bende sanık H.E.’ye mağdur Ö.T.’nin anlattıklarını sormuştum. O da bana ‘Böyle bir şey yok’ dedi. Gözümle gördüğüm bir olay yoktur. Şahit olsam engellemeye çalışır ve müdahale ederdim. Sanığın ‘Seni istiyorum, çok güzelsin’ şeklinde mesajlar attığını gördüm” dedi. Sanık avukatı, söz konusu iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğunu savundu. Cumhuriyet savcısının tahliye talebinin ardından karar veren mahkeme heyeti, suçun niteliğinin değişme ihtimali, tutuklulukta geçirdiği süreyi ve tutuklamanın tedbir niteliğini dikkate alarak yurtdışı çıkış yasağı koyarak, sanık H.E.’nin tahliyesine karar verdi.
Trafik değerlendirme toplantısı düzenlendi
08 Mayıs 2024 Çarşamba - 19:56 Trafik değerlendirme toplantısı düzenlendi Zonguldak’ın Alaplı Kaymakamlık başkanlığında, 2023-2024 yılının ilk 3 aylık Trafik haftası etkinliği toplantısı düzenlendi. İçişleri Bakanlığının talimatları doğrultusunda Alaplı Kaymakamlık Toplantı Salonunda gerçekleştirilen toplantıya Alaplı Kaymakamı Selçuk Köksal, İlçe Jandarma Komutanı İbrahim Guzgun, İlçe Emniyet Müdür Vekili Baki Acar, Alaplı Belediye Başkan Yardımcı Yaşar Çevik, İlçe Milli Eğitim Müdürü Cevat Çevik, İlçe Müftüsü Yılmaz Çelik, Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanımız Kemal Çam, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Zafer Can ve Kent Konseyi Başkanı Yasin Ören katıldı. Trafik Haftası Etkinliği toplantısında kazalarının önlenmesi adına hayata geçirilen ‘Önce Yaya’ uygulaması ile yaya önceliği, güvenliği ve yaşam tünellerinin yaygınlaştırılması konuları ele alındı. 2023-2024 yılının ilk 3 ayının değerlendirildiği toplantıda kentteki trafik denetimlerinin arttırılması, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarının azaltılması ile ilgili alınacak tedbirler görüşüldü. Toplantıda trafik kazaları ve can kayıplarına neden olan trafiği tehlikeye sokacak şekilde motosiklet güvenliği, makas atma ile hız ve emniyet kemeri denetimlerinin etkinliğinin daha arttırılması gündeme geldi. Ayrıca yaz mevsimi gelmesi sebebiyle yoğunluğun fazla olduğu Tepeköy çekirdek tepe noktalarında ise güvenliği artırılmasına kararı da alındı. Öte yandan, Alaplı’da İlçe Trafik buluşma toplantısında konuşan İlçe Kaymakamı Selçuk Köksal 2023-2024 ilk üç ay döneminde ilçedeki vaka sayıları ve kesilen cezalarla ilgili bilgiler verdi. Kaymakam Selçuk Köksal 2023 yılın Ocak ayından bugüne kadar Alaplı’da yapılan trafik denetimlerinde 424 bin 586 lira idari para cezası kesildiğini bildirdi.
Aroması ve tadı ile Osmanlı çileği tarlada alıcı buluyor
08 Mayıs 2024 Çarşamba - 13:23 Aroması ve tadı ile Osmanlı çileği tarlada alıcı buluyor Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde kendine has aroması ve tadı ile ilgi gören ’Osmanlı çileği’, tarladan hasat edilmeden satılıyor. Kilosu 400 liraya satılan çileğin yaygınlaştırılması çalışmaları devam ediyor. Karadeniz Ereğli’de kestane toprağında yerli kara çilekle etkileşime girerek özgün bir çeşit olarak üretilen Osmanlı çileğinin yaygınlaştırılması çalışmaları sürüyor. Her yıl Mayıs ayında hasat edilen çilek, rengi ve aromasıyla tarlada alıcı buluyor. Osmanlı Çileğini Yaygınlaştırma ve Üreticiyi Koruma Derneği Başkanı Şaban Çetinkaya, kilosu 400 liradan satılan çileğe yurt dışından da yoğun talep olduğunu anlattı. Üçköy’de kurum ve kuruluşların destekleriyle beş dönüm araziye kurulan Osmanlı Çileği Fide Üretim Merkezi’yle birlikte üründe artış yaşandığını aktaran Çetinkaya, bu yıl 4 ton çilek hasat etmeyi hedeflediklerini aktardı. Çetinkaya, “Mayıs ayının ilk haftasındayız daha önceki dönemlerde bu kadar olgunlaşmamıştı. Yaptığımız çalışmalar artık kendini göstermeye başladı. Bölgemizde üretim geçtiğimiz yıllara nazaran en az ikiye katlandı. Çevredeki üretim sayısı hızla artıyor. Burada yapılan çalışmalar, halkın bilgilendirilmesi, Osmanlı çileğinin yeniden anlaşılmış olması bunda büyük etken. Dolayısıyla Osmanlı çileği için insanlar yeniden üretime başladılar. Ereğli Kaymakamlığımız, Osmanlı çileği ile ilgili çilek üreticileri kursları açmaya başladı. Bu da son derece önemli bir adım. Osmanlı çileğinin gelişimini sağlayabilmek için bu yıl kararlar aldık. Aldığımız karar da ürünün belli bir miktarını az da olsa ilçe halkına tattırmak için manav, pazarlara küçük ambalajlarla indirmeyi düşünüyoruz. Ereğli’de yaşayan insanlar daha fazla Osmanlı çileğine yabancı kalmasın, bu lezzete kavuşsun” ifadelerine yer verdi.
Aroması ve tadı ile Osmanlı Çileği tarlada alıcı buluyor
08 Mayıs 2024 Çarşamba - 13:13 Aroması ve tadı ile Osmanlı Çileği tarlada alıcı buluyor Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde kendine has aroması ve tadı ile ilgi gören Osmanlı Çileği, tarladan hasat edilmeden satılıyor. Kilosu 400 liraya satılan çileğin yaygınlaştırılması çalışmaları devam ediyor. Karadeniz Ereğli’de kestane toprağında yerli kara çilekle etkileşime girerek özgün bir çeşit olarak üretilen Osmanlı Çileği’nin yaygınlaştırılması çalışmaları sürüyor. Her yıl Mayıs ayında hasat edilen çilek, rengi ve aromasıyla tarlada alıcı buluyor. Osmanlı Çileğini Yaygınlaştırma ve Üreticiyi Koruma Derneği Başkanı Şaban Çetinkaya, kilosu 400 liradan satılan çileğin yurt dışından da yoğun talep olduğunu anlattı. Üçköyde kurum ve kuruluşların destekleriyle beş dönüm araziye kurulan Osmanlı Çileği Fide Üretim Merkezi’yle birlikte üründe artış yaşandığını aktaran Çetinkaya bu yıl 4 ton çilek hasat etmeyi hedeflediklerini aktardı. Çetinkaya, “Mayıs ayının ilk haftasındayız daha önceki dönemlerde bu kadar olgunlaşmamıştı. Yaptığımız çalışmalar artık kendini göstermeye başladı. Bölgemizde üretim geçtiğimiz yıllara nazaran en az ikiye katlandı. Çevredeki üretim sayısı hızla artıyor. Burada yapılan çalışmalar, halkın bilgilendirilmesi, Osmanlı çileğinin yeniden anlaşılmış olması bunda büyük etken. Dolayısıyla Osmanlı çileği için insanlar yeniden üretime başladılar. Ereğli Kaymakamlığımız, Osmanlı çileği ile ilgili çilek üreticileri kursları açmaya başladı. Bu da son derece önemli bir adım. Osmanlı Çileği’nin gelişimini sağlayabilmek için bu yıl kararlar aldık. Aldığımız karar da ürünün belli bir miktarını az da olsa ilçe halkına tattırmak için manav, pazarlara küçük ambalajlarla indirmeyi düşünüyoruz. Ereğli’de yaşayan insanlar daha fazla Osmanlı çileğine yabancı kalmasın, bu lezzete kavuşsun” ifadelerine yer verdi.
Kafkametler’in kayıp 7 mürettebatı 171 gündür aranıyor
08 Mayıs 2024 Çarşamba - 13:02 Kafkametler’in kayıp 7 mürettebatı 171 gündür aranıyor Zonguldak’ta 171 gün önce askeri mendireğe çarptıktan sonra batan Kafkametler’in enkazını çıkartılması çalışmalarında kayıp 7 mürettebatını arama çalışmaları sürüyor. Rusya Temryuk limanından aldığı yükü 12 Türk mürettebatı ile İzmir’in Aliağa limanına götürmek üzere sefere çıkan Kafkametler adlı Türk Bayraklı yük gemisi; 19 Kasım 2023 günü olumsuz hava şartları nedeniyle Karadeniz Ereğli Limanı önünde demirledi. Gemi, askeri mendireğe çarparak 10.24’te battı. Arama- kurtarma çalışmalarının beşinci gününde 5 mürettebatın cansız bedenine ulaşıldı. Kayıp 7 mürettebatı bulmaya yönelik çalışmalar 171. günde de aralıksız olarak devam etti. Arama-kurtarma çalışmaları kapsamında Aras Gemi Kurtarma ve Enkaz Kaldırma Şirketi’nce; kayıp denizcileri arama ve enkaz kaldırma faaliyeti devam ediyor. Geçen 26 Nisan günü enkazın yaşam mahalli iskele tarafının ikinci katında kırlangıç altından zincir geçilerek kesim işlemi gerçekleştirildi. Böylelikle geminin köprü üstü, kırlangıçlar ve direkleri kesilerek platform üzerine alındı. Enkazın birinci parçasının (kıç) kıç ayna ve iskele tarafı poliple taranarak derinleştirildiği ve diğer parçalarının çıkarılma çalışmasının devam ettiği öğrenildi. Platform çalışmanın yapıldığı bölgenin açığına alınarak çevresine bariyer çekildi. Olay gününden bugüne kadar tüm imkanlar kullanılarak ilçe sahili bandında, liman içinde-dışında ve batık alanında karadan, denizden, havadan insan ve teknik ekiplerle tüm arama faaliyetleri devam ediyor.