Yerel Haberler
Zonguldak
16 yıllık sırrı "özel ekip" çözdü: Barajda kemikleri bulunan Ahmet Yılmaz cinayetinde 2 tutuklama 28 Şubat 2026 Cumartesi - 17:28:49 Zonguldak’ta 2008 yılında "arkadaşıma gidiyorum" diyerek evinden ayrılan ve 2 yıl sonra baraj gölünde kemikleri bulunan Ahmet Yılmaz cinayetinde 16 yıl sonra dosya yeniden açıldı. Polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda gözaltına alınan 3 şüpheliden 2’si tutuklandı. Zonguldak’ın Terakki Mahallesi’nde 2008 yılında yaşanan olayda, 39 yaşındaki Ahmet Yılmaz, "arkadaşlarıma gidiyorum" diyerek evden ayrıldı. Bir daha kendisinden haber alınamadı. Biri henüz bir aylık, diğeri 5 yaşında olan iki çocuk babası Yılmaz’ın annesi Sare Yılmaz, o dönem gözyaşları içinde oğlunun hayatından endişe ettiğini belirterek yetkililerden yardım istedi. 2 yıl sonra barajda kemikleri bulundu Kayıp ihbarından 2 yıl sonra, 2010 yılında Ulutan Barajı mevkisinde bir balıkçı tarafından insan kemikleri bulundu. Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderilen parçalar üzerinde yapılan DNA eşleşmesi sonucunda, 2012 yılında bu kemiklerin kayıp olarak aranan Ahmet Yılmaz’a ait olduğu kesinleşti. Ancak olayın failleri uzun süre belirlenemeyince dosya "faili meçhul" olarak rafa kalktı. Polisin titiz takibi 16 yıl sonra sonuç verdi Zonguldak Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 16 yıldır aydınlatılamayan cinayet dosyasını yeniden açtı. Fiziki ve teknik takibi derinleştiren ekipler, elde edilen yeni deliller ışığında operasyon için düğmeye bastı. Soruşturma kapsamında K.A., T.Y. ve E.İ. isimli şahıslar gözaltına alındı. 2 tutuklama, 1 ev hapsi Emniyetteki 3 günlük sorgularının ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden K.A. ve T.Y., çıkarıldıkları mahkemece "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüpheli E.İ. hakkında ise ev hapsi kararı verildi.
Madenden çıkıp okula koştular
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:34 Madenden çıkıp okula koştular Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde 4 Aralık Dünya Madenciler Günü, duygu yüklü bir buluşmaya sahne oldu. Yerin metrelerce altından çıkan madenciler, üzerlerinde iş kıyafetleri çocuklarının okuluna ziyaret gerçekleştirdi. Babalarını karşılarında gören çocukların sevinci, madencilerin tüm yorgunluğunu unutturdu. 4 Aralık Dünya Madenciler Günü etkinlikleri kapsamında ilk tören Kilimli ilçesindeki meydanda gerçekleştirildi. Kilimli Kaymakamı Kübra Demirer ve protokol üyeleri, maden işçisi Kahraman Bekçili’nin objektifinden yansıyan karelerin yer aldığı "Karaelmas" isimli fotoğraf sergisinin açılışını yaptı. Sergiyi, madenciler ve protokol üyeleri birlikte gezdi. İş kıyafetleriyle okula geldiler Günün en anlamlı anları ise sergi sonrasında Zeki Gökalp Ortaokulu’nda yaşandı. Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürlüğü tarafından organize edilen programda, madenciler çocuklarının eğitim gördüğü okula geldi. Okul bahçesinde ellerinde babaları için hazırladıkları dövizlerle bekleyen öğrenciler, madenci babalarını coşkuyla karşıladı. Babalarını ilk kez iş kıyafetleri, baretleri ve çizmeleriyle okulda gören çocuklar, onlara koşarak sarıldı. Duygusal anların yaşandığı buluşmada öğrencilere çeşitli hediyeler takdim edildi. "Çocuklarıma sarılınca yorgunluğum gitti" Babasına duyduğu sevgiyi dile getiren öğrenci Yağmur Köse, "Babamla gurur duyuyorum, iyi ki madenci olmuş. Onu okulumda görünce çok mutlu oldum" ifadelerini kullandı. 7 yıldır madencilik yapan baba Rasim Köse ise yaşadığı mutluluğu şu sözlerle anlattı: "Tüm meslektaşlarımın gününü kutluyor, şehitlerimizi rahmetle anıyorum. İşimiz dünyanın en zor işlerinden biri ama ailemiz için, çocuklarımız için mücadele ediyoruz. Okula gelip evladıma sarıldığımda o bütün beden yorgunluğum gitti." "Bizi ilk kez böyle gördüler" Oğlu Ahmet ile okul bahçesinde kucaklaşan 10 yıllık maden işçisi Hakan Örenli de bu ziyaretin kendileri için çok kıymetli olduğunu vurguladı. Örenli, "Daha önce çocuklarımız bizi iş yerimizde ziyaret etmişti, bugün biz onlara iade-i ziyarette bulunduk. Sabah evden çıkarken vedalaşmıştık ama okula iş elbiselerimizle geldik. Çocuklarımız bizi belki de ilk kez böyle tam teçhizatlı madenci kıyafetiyle gördü. Ocaktan çıkıp doğrudan buraya, onların yanına gelmek ve kucaklaşmak bizi çok duygulandırdı" diye konuştu. (OA
Emine Erdoğan, Karadeniz Ereğli’de özel eğitim kampüsünün açılışına katıldı
03 Aralık 2025 Çarşamba - 18:54 Emine Erdoğan, Karadeniz Ereğli’de özel eğitim kampüsünün açılışına katıldı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Karadeniz Ereğli Özel Eğitim Kampüsü’nün açılış programında yaptığı konuşmada, engelli bireylerin toplumun eşit, onurlu ve saygın fertleri olduğunu belirterek kapsayıcı şehirler ve erişilebilir yaşam alanları oluşturmanın devletin temel önceliklerinden biri olduğunu söyledi. Karadeniz Ereğli ilçesinde Özel Eğitim Kampüsünün açılış programı gerçekleştirildi. Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile eşi Ayşe Tekin, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saadet Oruç, Zonguldak milletvekilleri Saffet Bozkurt ve Ahmet Çolakoğlu, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ile eşi Güney Hacıbektaşoğlu ve davetliler katıldı. Anaokulunda sınıf ziyareti gerçekleştiren Emine Erdoğan, Zonguldak’ta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Erdoğan, "Güzel Zonguldak’ımızda, böylesine anlamlı bir açılış vesilesiyle bir araya gelmekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Bizi, büyük bir sevgi ve misafirperverlikle karşılayan hemşerilerimize, çok teşekkür ediyorum. Karadeniz Ereğli Özel Eğitim Kampüsü; güzel fikirlerin, iyi niyetlerin ve işine gönülden bağlı insanların ortak emeğinin eseridir. Bu örnek eğitim yuvası ayrıca, Devletimizin; çocuklarımızın ve ailelerinin daima yanında olduğunun ve onlar için her zaman daha iyisini yapma kararlılığının somut bir ifadesidir. Bugün bizlere bu gururu yaşatan, Millî Eğitim Bakanımıza ve Bakanlığımızın kıymetli çalışanlarına, canı gönülden teşekkür ediyorum. Emeği geçen herkesi kutluyor; çocuklarımız için fedakarca çalışan öğretmenlerimize bilhassa şükranlarımı sunuyorum" dedi. Erdoğan, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün hayatı herkes için daha yaşanabilir kılma sorumluluğunu hatırlattığını söyledi. Erdoğan şöyle devam etti: "Meşhur bir sözde ‘Bir medeniyetin gelişmişliği, içindeki en zayıf üyelerine nasıl davrandığıyla ölçülür’ denir. Bir toplum, her mensubunu eşit önemde gördüğünde medeni olur. Eğer, yeryüzündeki hayatı herkes için yaşanabilir kılmanın derdindeysek, kalbimizin odalarında herkese yer varsa, işte o zaman, adil ve hakiki bir insan sevgisinden bahsedebiliriz. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü, bu konudaki eksiklerimizi düşünmenin, ’Hayatı güzelleştirmek için daha fazla ne yapabiliriz?’ diye sormanın bir vesilesi olmalıdır. Biz ’engellilik’ kavramını, insanları iki gruba bölen bir etiket olarak görmüyor; karşımızdakine, ’eksiklik’ atfeden bir bakışla ele almıyoruz. Engelli bireylerin hayatlarını kolaylaştıracak sistemsel düzenlemeleri, eğitim ve istihdam olanakları oluşturmayı ya da erişilebilirliği sağlamayı, bir hakkın teslim edilmesi olarak görüyoruz. Çünkü, engelli bireyler, toplumun eşit, onurlu ve saygın fertleridir. Onlara esas engel teşkil eden, sistemik sorunlardır. O nedenle, bu sorunları çözmek ve toplumu herkesin sahip olduğu farklı yetenek seviyelerine uyumlu hale getirmek hepimizin görevidir. En başta, inancımız bizi, yeryüzünü imar etmekle mükellef kılar. Okul, hastane, bina, yol yaparken, kapsayıcı olabiliyorsak, bu hizmetlerden herkes, eşit şekilde faydalanabiliyorsa, iş yerleri, alışveriş merkezleri, sinemalar, tiyatrolar, yani sosyal ve kamusal hayatın nabzının attığı yerlere ulaşmak, bir külfet olmaktan çıkmışsa, kimse kendini hayatın kıyısına itilmiş hissetmiyorsa, işte o zaman, işimizi layığıyla yapıyoruz, demektir. Hükümetimiz, ilk günden bu yana, engelli vatandaşlarımızın haklarını korumak ve sosyal adaleti tesis etmek için çok güçlü adımlar atıyor. Erişilebilirlik standartlarından, bakım desteğine; evde bakım hizmetlerinden, eğitimde kaynaştırma ve bütünleştirme uygulamalarına kadar, geniş kapsamlı çalışmalar yürütüyor. Ailelerimize maddi ve manevi destekler sağlıyor. Bugün bu salonda, aramızda ailelerimiz de bulunuyor. Sizlerin yaşadığı sorunların farkında olduğumuzu bilmenizi isterim. Hayatın sizi bazen yorduğunu görüyoruz. O yüzden, biz bu yolu sizlerle birlikte, el ele, omuz omuza yürüyoruz. Bugün açılışını yaptığımız bu eğitim kampüsü, bizim için ne kadar değerli olduğunuzun, evlatlarımızı bu toplumun emaneti ve zenginliği olarak gördüğümüzün bir ispatıdır. Hiçbir şüpheniz olmasın ki; kamu kurumlarımızla, yerel yönetimlerimizle ve devletimizin tüm imkânlarıyla, her zaman sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz." "Modern dünya, hayatı ve insanları iki kutuplu hale getiriyor" Okullarda, kaynaştırma ve bütünleştirme uygulamalarıyla, özel eğitime ihtiyacı olan çocukların diğer akranlarıyla birlikte öğrenim gördüğünü hatırlatan Emin Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu uygulama, bir yandan özel ihtiyaçları olan evlatlarımızın gelişimine olumlu katkılar sağlarken, diğer yandan birlikte yaşama kültürümüzü besliyor. Çocuklarımızın empati kurabilen, hayatın farklılıklarla zenginleştiğini içselleştiren, yardımlaşma ve dayanışmanın önemini erken yaşlarda kavrayan, erdemli insanlar olarak yetişmelerini sağlıyor. Hepimiz, haber mecralarında, ayrımcılığın ve nefret dilinin, tüm dünyada yaygınlaştığına dair haberlere, üzülerek şahit oluyoruz. Modern dünya, hayatı ve insanları iki kutuplu hale getiriyor. Gönül köprülerini yıkıyor. En kötüsü de, bireyselliği ön plana çıkararak, bencilliğe meşru bir zemin kazandırıyor. O nedenle, manevi değerlerin erozyona uğradığı, böylesine sert bir küresel iklimde, bizi biz yapan kültürel kodlarımıza ve toplumsal adap kurallarımıza daha sıkı sarılmamız gerekiyor. Ne yazık ki, bazen, sırf AVM’lerin giriş kapılarına yakın diye, engelli vatandaşlarımız için tahsis edilmiş park yerlerinin işgal edildiğini görüyoruz. Aynı şekilde, kaldırımlarda, görme engellilerin yolunun üzerine ya da engelli rampalarının önüne bırakılmış araçlara sıkça rastlıyoruz. Hatta, bu sürücülerin, kendilerini uyaranlara karşı, hiçbir mahcubiyet içermeyen tavırlar takındıklarına, üzülerek şahit oluyoruz. Oysa bu topraklar; gönüller yapmaya gelenlerin, işi kolay kılanların, şefkat ve merhamette güneş gibi olanların, insan insanın yurdudur diye inananların, kılı kırk yaran ince ruhların memleketidir. O yüzden, ne hayatı birbirimize zorlaştırmak bize yakışır, ne de birbirimizi incitmek. Bugün dünya genelinde, 1 milyardan fazla engelli insan var. Engellilik, imtihan dünyası olduğuna inandığımız bu alemde, hayatın türlü türlü hallerinden biridir. Bizim inancımızda ve medeniyet tasavvurumuzda insan, yalnızca bedenden ibaret olmayan; aklıyla, ruhuyla, kalbiyle, gönlüyle, hayaliyle de var olan, çok zengin bir varlıktır. Aşık Veysel’in gönlü, Cemil Meriç’in aklı, medeniyetimize nasıl hiç silinmeyecek izler bıraktıysa, paralimpik sporcularımız, hayalin ve bir ideale inanmanın sınırsızlığını nasıl gösterdiyse, yolları açıldığı takdirde, aynı şekilde, insanlığa ilham verecek nice insanımız var. Yeter ki, onların varlık potansiyellerini gerçekleştirmelerine fırsat verecek imkanlar oluşturalım. Bu vesileyle, engelli bireylerin, karar alma mekanizmalarında ve liderlik pozisyonlarında yer almalarının ne kadar önemli olduğunun da altını çizmek istiyorum. Çünkü sürdürülebilir kalkınmanın ve toplumsal değişimin yolunun, birlikte düşünmekten, hayata birbirimizin gözlerinden bakmaktan geçtiğine inanıyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son veriyorum. Bu güzide eğitim yuvasının, öğrencilerimizin ve ailelerimizin hayat yolculuklarında hayırlı başlangıçların vesilesi olmasını diliyorum." Açılış töreninde konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, engelliliğin toplumsal, zihniyet ve ahlaki bir düzlemde herkesi içine alan bir sınama alanı olduğuna dikkat çekti. Bu durumun bir insanlık sınaması olduğuna vurgu yapan Bakan Tekin, "Dünya Sağlık Örgütü verileri her bir toplumda ve her coğrafyada milyonlarca insanın farklı tür ve düzeylerde engellerle yaşadığını ortaya koyuyor. Yani karşımızda artık görmezden gelemeyeceğimiz küresel bir gerçeklik var. Peki bunu nasıl okumalıyız? Bu okumayı nasıl insan tasavvuruna yerleştireceğiz? Sözde modern toplumların ölçülebilir yetersizlikler üzerinden kurduğu hiyerarşiye karşılık bizim inanç ve medeniyet dünyamız insanı sahip olduğu yetilerden öte emanet taşıma kabiliyetiyle sorumluluk alma iradesiyle sabır ve dirayet gösterme gücüyle tanımlar. Bu perspektiften baktığımızda da engel dediğimiz alan toplumun vicdanını, adalet duygusunu ve merhamet ufkunu test eden bir zemin oluşturur. Nitekim kimi eksiklikler, bedensel veya duyusal farklılık olarak fark edilirken kimi eksiklikler merhametsiz bir bakışta ilgisiz bir kalpte yanı başımızdaki yükü görmezden gelen bir zihinde gizlidir. Bize düşen görüp de görmeyen duyup da duymayan hissedip de hissedemeyen bütün eksiklik biçimlerini birlikte düşünmek kendi halimizi de o terazide tartmaktır. Çünkü asıl mesele, engelli kardeşlerimizi hayatın içine almak kadar da kendi kalbimizin etrafını ördüğümüz görünmez engelleri de kaldırmaktır" şeklinde konuştu. "Çoğu zaman biz ve onlar diye iki ayrı dünya kuruyoruz" Kullanılan her kelimenin kişinin kendisine de ayna tuttuğunu belirten Bakan Tekin, "Kullandığımız her kelime karşımızdakine olduğu kadar kendi kendimize de ayna tutar. Günlük dilde engelli derken bilemin içinde saklı duran o engelin farkında olmadan aramızda koyduğumuz mesafeyi çizdiğimiz görünmez sınırları görmek zorundayız. Çoğu zaman fark etmeden biz ve onlar diye iki ayrı dünya kuruyoruz. İnsanı bir eksiklik üzerinden tanımlayan bir dili içselleştiriyoruz. Oysa yapmamız gereken tek şey tarihimizin kültürümüzü geleceklerimizin, insanlığımızı öncelemektir. İnsan hep beraber şuurlu bir biçimde inşa etmektir. Engelliliğin çok güçlü bir sosyal boyutu olduğunda biliyoruz, bedeninde veya duyularında yoksunluk taşıyan evlatlarımızın yanında onların bakım yükünü taşıyan sessizce omuzlayan anneler, babalar, kardeşler var. Bu yük bir ailenin sabrına ve imkanlarına terk edildiğinde ortaya çıkan şey bireysel bir sorun değil, yapısal bir adaletsizliktir. Sosyal devletin ve toplumun ortak sorumluluğu bu yükü tek başına ailelerine omuzuna bırakmamak kamusal politikalarla yerel yönetimlerle eğitim ve istihdam alanındaki düzenlemelerle paylaşmak, hayatı herkes için erişilebilir kılmaktır" şeklinde konuştu. "Engelliliği merhamet söylemine sıkışmış bir başlık olmaktan çıkardık" Dili dönüştürmek, bakışı düzeltmek, kamu politikalarını ve mevzuat metinlerinde bu hassasiyeti büyütmenin önemine vurgu yapan Bakan Tekin şöyle devam etti: "Dilimizi dönüştürmek, bakışımızı düzeltmek, kamu politikalarımızı ve mevzuat metinlerimizde bu hassasiyeti büyütmek, bu yüzden çok önemlidir. İşte bu değerler ifade ettiği bu felsefemin, Türkiye’de de Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bilhassa son 20 yılda her alanda olduğu gibi engellilik alanında da önemli önemli bir zihniyet dönüşümüne şahitlik etti. Engelliliği merhamet söylemine sıkışmış bir başlık olmaktan çıkardık ve insan onurunu merkeze alan hak temelli bir noktaya taşıdık. Ben bu felsefe değişikliğinden dolayı bu anlayış değişikliğinden dolayı sayın Cumhurbaşkanımızı huzurlarınızda bir kez daha teşekkür etmek istiyorum." "AK Parti hükümetleri döneminde güçlenen bu hak temelli anlayış, medeniyet mirasımızın güncel ve kararlı bir yorumudur" AK Parti hükümetleri döneminde sosyal devlet anlayışının; medeniyet mirasının güncel ve kararlı bir yorumu olduğuna vurgu yapan Bakan Tekin, "Bizler de Milli Eğitim Bakanlığı olarak geçtiğimiz eğitim öğretim yılından uygulamaya koyduğumuz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli de bu yorumun eğitim alanındaki çerçevesini oluşturacak ve onu kurumsallaştıracak. Her bir çocuğumuzu hangi gelişim özelliğine sahip olursa olsun bu medeniyet tasavvurunun saygın bir öznesi olarak gören engellilik karşısındaki hak, adalet ve merhamet ölçülerimizi nesiller boyu taşıyacak bir eğitim iklimine dönüştürmeyi hedefliyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizler eğitim politikalarımızı farklı girişim özelliklerine ve ihtiyaçlara sahip çocuklarımızı kuşatacak şekilde tasarlıyor, özel eğitim ihtiyacı olan evlatlarımızı, sistemin merkezinde konumlandırıyoruz. Onlara sunulan her imkanın, bu ülkenin eğitim sisteminin adalet duygusunun insan onu saygısının ve sosyal devlet ilkesine bağlı olduğunun somut bir göstergesi olarak görüyoruz. Özel eğitim hizmetlerimizi en az sınıflandırılmış eğitim ortamı ilkesine göre kurguluyoruz. Akranlarıyla yan yana okuyan kaynaştırma ve bütünleştirme öğrencilerimiz bu sistemi demin ana omurgasını teşkil ediyor" diye konuştu. Konuşmaların ardından Emine Erdoğan ve beraberindekiler kampüsün açılış kurdelesini kesti. Hatıra fotoğrafı çektirilmesinin ardından Emine Erdoğan, kampüsü gezerek öğrencilerle sohbet etti. Recep Asaf isminde otizmli çocuğa eşlik ederek birlikte oyun oynadı. Kitap etkinliğinde okuma yapan çocukları da dinleyen Emine Erdoğan, Sıfır Atık sergisini gezdi. Öğretmenler odasında öğretmenlerle bir araya gelen Erdoğan, porsuk ağacı dalından köklendirilen fideyi kampüs bahçesine dikti. 10 metrekare alana inşa edilen Özel Eğitim Kampüsünde orta ve ağır düzeyde özel gereksinimli öğrenciler eğitim görüyor. Kampüste özel eğitim anaokulu, özel eğitim uygulama okulunun (1. 2. ve 3. kademe) yanı sıra konferans salonu, yemekhane, kapalı yüzme havuzu, sera alanları ve spor sahaları yer alıyor.
Milli Eğitim Bakanlığının birim amirlerinden Zonguldak ve ilçelerine saha ziyareti
03 Aralık 2025 Çarşamba - 18:06 Milli Eğitim Bakanlığının birim amirlerinden Zonguldak ve ilçelerine saha ziyareti Milli Eğitim Bakanlığı birim amirleri, Zonguldak ve ilçelerinde kaymakamlar, okul müdürleri ile görüştü, öğretmen ve öğrencilerle buluştu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in talimatıyla birim amirlerince tüm illerde okul yöneticileri, öğretmenler ve diğer paydaşlarla Bakanlığın eğitim politikalarına ilişkin istişareler sürdürülüyor. Bakan Tekin’in katılımıyla bugün düzenlenen Karadeniz Ereğli Özel Eğitim Kampüsü açılış programı öncesinde de genel müdürler, Zonguldak merkez ve yedi ilçesinde okulları ziyaret ederek İl Milli Eğitim Müdürlüğü yöneticileri, okul müdürleri, öğretmen ve öğrencilerle bir araya geldi. Ziyaretlerde ilçe kaymakamları ve diğer yöneticilerle de görüşmeler gerçekleştirildi. Sınıflarda derslere katılan, öğretmenler odasında da öğretmenlerle buluşan genel müdürler, ayrıca her kademedeki yöneticilerin katılımıyla toplantılar yaptı. Yapılan toplantılar ve görüşmelerde yönetici ve öğretmenlerin görüş, öneri ve talepleri dinlendi; eğitim öğretime ilişkin yürütülen faaliyetler değerlendirildi. Yerelde karşılaşılan problemlerin çözülmesine dönük istişarelerin yapıldığı toplantılarda Bakanlığın yürüttüğü politikalar ve sahadan gelen talepler doğrultusunda uygulamada yapılan değişiklikler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantılarda yönetici ve öğretmenler, Bakanlığın karar alma süreçlerine dahil olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Çaycuma’da Engelliler Günü kutlandı
03 Aralık 2025 Çarşamba - 18:04 Çaycuma’da Engelliler Günü kutlandı Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen "Engelsiz Hayaller" Projesi kapsamında 3 AralıkDünya Engelliler Günü kutlama programı düzenlendi. Programa Çaycuma İlçe Kaymakamı Adem Kaya, AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cihad Demirli, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, İlçe Emniyet Müdürü Uğur Duman, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ayhan Alagöz, AK Parti İlçe Başkanı Birol Yiğit, CHP İlçe Başkanı Fahri Diler, MHP İlçe Başkanı Mustafa Kaplan, İYİ Parti İlçe Başkanı Sabahattin Durmuşoğlu, Saadet Partisi İlçe Başkan Yardımcısı Yaşar Kurtman, daire müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş da yoğun ilgi gösterdi. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle programda konuşma yapan İlçe Kaymakamı Adem Kaya; "Bugün burada. Çaycuma Kaymakamlığı Proje Ofisi koordinasyonunda hazırlanan ve İçişleri Bakanlığımız Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen "Engelsiz Hayaller" Projesi kapsamında bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu proje; devletimizin vatandaş odaklı hizmet anlayışının, engelli bireylerin yaşamlarını kolaylaştırmaya yönelik güçlü iradesinin ve kurumlarımız arasındaki iş birliğinin somut bir yansımasıdır. Projeye katkı sunan tüm kurum ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Çaycuma Kaymakamlığı, Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğümüz, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüz ve İlçe Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğümüzün ortaklığıyla yürütülen bu proje ile; engelli vatandaşlarımızın spora erişimlerinin kolaylaştırılması, sosyal hayata daha aktif katılım sağlamaları ve toplum genelinde farkındalık oluşturulması hedeflenmektedir. Spor etkinliklerinden kültürel faaliyetlere, farkındalık çalışmalarından sporcu tarama faaliyetlerine kadar geniş bir alanda yürütülecek çalışmaların, hem bireysel gelişime hem de toplumsal bütünleşmeye değerli katkılar sunacağına inanıyorum. Engellerin, doğru imkânlar sağlandığında birer güç kaynağına dönüşebileceğini biliyoruz. Bizlere düşen; engelli bireylerimizin bu güçlerini ortaya çıkaracak ortamları oluşturmak, onların her zaman yanında olduğumuzu hissettirmek ve hayatın tüm alanlarında eşit fırsatlara erişebilmeleri için gereken desteği sunmaktır. Bu düşüncelerle, "Engelsiz Hayaller" Projesinin ilçemize ve tüm engelli bireylerimize hayırlı olmasını diliyor; başta sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğümüz olmak üzere emeği geçen tüm kurum ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum" dedi. Etkinlik kapsamında kurulan stantları gezerek projede emeği geçenleri tebrik eden Kaymakam Adem Kaya, yaptığı konuşmada engellerin doğru imkânlarla aşılabileceğini vurguladı. Kaya, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Engellerin, doğru imkânlar sağlandığında birer güç kaynağına dönüşebileceğini biliyoruz. Bizlere düşen; engelli bireylerimizin bu güçlerini ortaya çıkaracak ortamları oluşturmak, onların her zaman yanında olduğumuzu hissettirmek ve hayatın tüm alanlarında eşit fırsatlara erişebilmeleri için gerekli desteği sunmaktır. Bu düşüncelerle ‘Engelsiz Hayaller’ projesinin ilçemize ve tüm engelli bireylere hayırlı olmasını diliyor; başta Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğümüz olmak üzere emeği geçen tüm kurum ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum." Programın sonunda katılımcılar, engelli bireylerin hazırladığı çalışmalar ve ürünlerin sergilendiği stantları inceleyerek projeye katkı sunanlarla sohbet etti. Etkinlik, farkındalık ve dayanışma vurgusuyla hatıra fotoğrafı çektirilerek program sonunda yemek ikramında bulunuldu.
Anaokulu önünde kamyonetin ezdiği 4 yaşındaki Sarp toprağa verildi
02 Aralık 2025 Salı - 16:36 Anaokulu önünde kamyonetin ezdiği 4 yaşındaki Sarp toprağa verildi Zonguldak’ta anaokulundan çıktıktan sonra yokuşta kayan aracın altında kalarak hayatını kaybeden 4 yaşındaki Sarp Eymen Darıcı, son yolculuğuna uğurlandı. Adliyeye sevk edilen sürücü Ömer S. ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak’ta dün öğlen saatlerinde Ahmet Erdoğan Anaokulu önünde yaşanan olayda 21 yaşındaki sürücü Ömer S., okul girişindeki yokuşa 67 DD 908 plakalı su dağıtım kamyonetini park etti. Sürücü su almak için aracın arkasına yöneldiği sırada eğimli zeminde kayan kamyonet yokuş aşağıya hareket etti. Bu sırada anaokulundan çıkan Sarp Eymen Darıcı (4) kamyonetin altında kaldı. Kamyonet çarpmanın etkisiyle dururken küçük çocuk yanındaki annesi ve çevredekilerce kurtarılarak başka bir araçla hastaneye getirildi. Ağır yaralı halde Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi altına alınan çocuk, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili sürücü Ömer S. ile su dağıtım firmasının yetkilisi İ.K., polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Kamyonet ise muayene istasyonuna getirilerek muayeneden geçirildi. Yapılan ön muayenede araçta ağır kusura rastlanmadığı öğrenildi. Gözaltındaki sürücü Ömer S. ile İ.K. emniyetteki işlemlerinin ardından Zonguldak Adliyesi’ne getirildi. Sürücü Ömer S. tutuklanırken İ.K. ise serbest bırakıldı. Sürücü Ömer S. adliyeye getirildiği sırada yüzünü montuyla kapatarak "Görüntümü alamazsınız" dedi. Otopsisi tamamlanan Sarp Eymen Darıcı’nın Devrek ilçesine bağlı Oğuzhan köyü Tığlar Mahallesi Cami’sine getirildi. Burada öğlen namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından gözyaşlarıyla toprağa verildi.