Yerel Haberler
Zonguldak
Zonguldak’ta kafes balıkçılığına karşı eylem kararı 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 23:02:23 Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesi ile Alaplı arasında planlanan kafes balıkçılığı projesine karşı çıkan balıkçılar, düzenlenen toplantıda eylem kararı aldı. Karadeniz Ereğli Su Ürünleri Kooperatifi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, Bozhane balıkçı esnafı başta olmak üzere çevre il ve ilçelerden gelen balıkçılar projeye yönelik endişelerini dile getirdi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Kooperatif Başkanı Murat Toprak, kafes balıkçılığı projesine karşı çıkışlarının bireysel değil, tamamen üyelerin talepleri doğrultusunda alındığını söyledi. Küçük ölçekli balıkçıların geçim kaynaklarının tehlikeye girebileceğine dikkat çeken Toprak, "Hepimizin bildiği gibi Karadeniz Ereğli-Alaplı arasında planlanan kafes balıkçılığı projesi bölgemizin en önemli gündem maddesi haline geldi. Küçük ölçekli balıkçılar ciddi endişeler yaşıyor. Geçim kaynağını riske atabileceği düşünülen, rekabet şartlarını ağırlaştırabileceği öğrenilen ve deniz üzerindeki faaliyet alanlarının daralmasına kaygı duyan çok sayıda üyemiz var. Hiçbir proje, balıkçı esnafımızın emeğinin ve geleceğinin önüne geçemez. Bu nedenle aldığımız karar bireysel değildir. Sizlerin iradesinin bir sonucudur. Kafes balıkçılığına karşı çıkma tutumumuz tamamen üyelerimizin talepleri sonucu şekillenmiştir. Biz gelişme, yatırım ve bölge ekonomisine katkı sağlayacak projelere karşı değiliz" dedi. Toprak, projeye karşı olmadıkları yatırımların da bulunduğunu ancak bu tür girişimlerin mevcut düzeni bozmayacak ve küçük esnafı koruyacak şekilde planlanması gerektiğini ifade etti. Sürecin şeffaf şekilde yürütüleceğini belirten Toprak, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. "Proje deniz ekosistemine zarar verir" Mali Müşavir Adnan Manaş ise kafes balıkçılığının çevresel etkilerine dikkat çekti. Manaş, denizde yoğun şekilde yapılan kafes balıkçılığının yem atıkları, balık dışkıları ve kimyasal kullanımı nedeniyle deniz kirliliğine yol açtığını belirterek, oksijen seviyesinin düşmesiyle birlikte ekosistemin zarar görebileceğini ifade etti. Kafes balıkçılığının hastalıkların yayılmasına, biyoçeşitliliğin bozulmasına ve kıyı kullanım alanlarının daralmasına neden olabileceğini dile getiren Manaş, "Bu proje hayata geçirilirse sadece balıkçılar değil, bölgedeki tüm kıyı yerleşimleri olumsuz etkilenecek" diye konuştu. Çevre ilçelerden destek Toplantıya Kozlu, Alaplı, Kocaali, Akçakoca ve Karasu’dan gelen su ürünleri kooperatif başkan ve yöneticileri de katılarak, Bozhaneli balıkçılara destek verdi. Katılımcılar, söz konusu projenin bölge balıkçılığı ve denizcilik faaliyetlerine zarar vereceğini savundu. Akçakoca Su Ürünleri Kooperatif Başkan Yardımcısı Çağdaş Özer, "Bu proje de olursa zaten ortalama bizim yasak sahanın bittiği yerde burası başlayacak. Biz Ereğli balıkçıları ile beraber avlanmaya başladık. Şimdi buraya da sığamayacağız. Melen tarafına gitmeye başlayacağız. Orada da fazlasıyla balıkçı var" diyerek endişelerini dile getirdi. Toplantı sonunda balıkçılar, kafes balıkçılığı projesine karşı ortak hareket etme ve süreci birlikte takip etme kararı aldı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:23 Devrek Belediyesindeki yolsuzluk iddianamesinde CHP’li eski başkan ve ekibine rekor hapis talebi Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 30 şüpheli iddianamede, Devrek Belediyesindeki zimmet, rüşvet ve irtikap suçlamalarıyla eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt hakkında 177 yıla kadar, ağın merkezindeki kurum müdürleri hakkında ise yüzlerce yıla varan hapis cezaları istendi. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ile Devrek Belediyesinde 2019-2024 yılları arasında yaşanan usulsüzlük iddiaları yargıya taşındı. İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin raporları, MASAK kayıtları ve şüpheli ifadelerine dayandırılan iddianamede, belediye kaynaklarının sistematik bir şekilde şahsi hesaplara aktarıldığı belirtildi. İddianamede eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt ile en yakınındaki kurum müdürlerinin yer aldığı suçlamaların detayları ve talep edilen cezalar yer aldı. Eski Başkan Bozkurt’a 177 yıla kadar hapis talebi İddianamede eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un ihalelere fesat karıştırdığı, müteahhitleri zorlayarak haksız menfaat temin ettiği ve personelin zimmet eylemlerine kasten göz yumarak kamu zararına neden olduğu ifade edildi. Çetin Bozkurt’un, ilçede iş yapan bir müteahhidi inşaatlarını mühürlemekle ve ruhsat vermemekle tehdit ederek güncel değeri 10 milyon lira olan bir villayı 23 bin lira rayiç bedelle annesi üzerine geçirdiği iddianamede yer aldı. İddianamede mağdur olarak yer alan müteahhit Ş.B. "Ben 2019 tarihinde bu villa için yapı ruhsatını alarak inşaata başladım. Yapının önemli bir kısmını bitirip çatısını yaptığımda Belediye 3 ay gibi bir süre boyunca bu inşaatımı sebepsiz yere mühürledi. İnşaat mühürlendiğinde ben Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un yanına gittim. Kendisine ‘İnşaatımı neden mühürlediniz dedim’ o da ‘eksik işlerin var, yollara zarar veriyorsun’ dedi. ‘Devrekspor’a 50 bin TL bağış yaparsan mührünü söktürtürüm’ dedi. Ben de benim herhangi bir usulsüz işim olmadığını söyleyerek Devrekspor’a da bağış yapmadığımı söyledim. Bu nedenle de 3 ay inşaatım mühürlü kaldı. Daha sonra baktım mührü bir türlü söktüremeyince Devrekspor’un banka hesabına 2020 yılında 50 Bin TL para yatırdım. 50 Bin TL’ yi yatırdıktan sonra inşaatımdaki mührü söktüler" dedi. "Belediye başkanıyım bana güvenmiyor musun?" Bir süre sonra dönemin belediye başkanı Çetin Bozkurt’un kendisini belediyeye çağırdığını ifade eden Ş.B., "Bu yaptığım tripleks villaya talip olduğunu söyledi. Benim kendisine burayı çok satma niyetim yoktu yalnız Devrek’te devam eden başka projelerim de vardı bu nedenle 2020 yılı 6 ıncı ayda 1 Milyon TL’ ye anlaştık. Sözleşme yapalım dedim ben Belediye Başkanıyım bana güvenmiyor musun diyerek sözleşme yapmayı reddetti zaten 6 ay içinde ödeyeceğim bunun için sözleşme mi yapacağız dedi. Ödeme konusunda da benden 6 ay süre istedi 6 ay içinde dairemi de satıp tamamını peyder pey ödeyeceğim dedi. Daireyi annesinin üzerine satın aldı ancak annesinin vekaleti ile tapuda satış işlemi kendisine yapıldı. Annesine vekaleten kendisi geldi. Tapudaki evrakları da o imzaladı. Emlak rayiç bedelini de 30 Bin TL göstermiş. Çünkü emlak rayiç bedellerini Belediye veriyordu kendi rayiç bedelini de 30 Bin TL göstermiş. Tapu masraflarını anlaşmamız gereği kendisi ödedi. Belediye Başkanı olduğu ve bana yanlış yapmayacağını düşündüğüm için herhangi bir bedel almadan tapu devrini yaptım. Ancak safrasında hiçbir ödeme yapmadı. Daha sonra Başkanlık süresi boyunca yaklaşık 4 yıl boyunca villa bedelini defalarca istememe rağmen ödemedi. Benim de ilçede başka inşaatlarım olduğu için icra takibi veya diğer yollara gidemedim. Halen daha Çetin Bozkurt’tan villa parasını istemekteyim. Şu an o villanın değeri yaklaşık 10 Milyon TL. Ben de Çetin BOZKURT’ a haber göndererek satmış olduğum villanın şu anki değeri olan 10 Milyon TL’ mi istiyorum ancak bir türlü ödeme yapmadı" dedi. Ayrıca 15 Temmuz Demokrasi Meydanı düzenlemesi işinde, daha önce Şişli Belediyesi tarafından yaptırılan işler için yeniden ihale açtırarak adrese teslim şekilde 3 milyon 515 bin liralık kamu zararına neden olduğu ve 11 milyon liralık parke ihalesini iptal ettirerek aynı işi 18 milyon liraya anlaştığı firmaya verdiği kaydedildi. Bozkurt hakkında 8 defa nitelikli zimmete iştirak, icbar suretiyle irtikap, 2 defa resmi belgede sahtecilik ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından toplam 74 yıldan 177 yıla kadar hapis cezası istendi. Zimmet ağının merkezindeki müdüre 600 yılı aşkın hapis talebi Belediyedeki usulsüzlüklerin merkezinde yer aldığı belirtilen eski İnsan Kaynakları Müdürü Tuncay Ulupınar’ın, 9 yıl boyunca kendi maaşını fahiş şekilde yüksek göstererek 1 milyon 473 bin lirayı doğrudan zimmetine geçirdiği tespit edildi. Ulupınar’ın ayrıca sahte fazla mesai, kullanılmayan izin ücretleri ve emekli işçiler adına mükerrer kıdem tazminatı bordroları düzenleyerek tahsildarlar aracılığıyla milyonlarca lirayı elden teslim aldığı bildirildi. Etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen Ulupınar hakkında 79 defa nitelikli zimmet ve 55 defa resmi belgede sahtecilik suçlarından 600 yılı aşan hapis cezası talep edildi. Mali işlerde rüşvet ve sahtecilik sarmalı İddianamede Mali Hizmetler Müdürü Nafia Çakır’ın, sahte ödeme emirlerini onaylayarak zimmet eylemlerine ortak olduğu ve müteahhitlerden rüşvet aldığı yer aldı. Çakır’ın hesaplarında 1 milyon 905 bin lira şüpheli nakit girişi saptanırken, şüpheli hakkında 62 defa nitelikli zimmet ve rüşvet almak suçlarından 500 yılı aşan hapis cezası istendi. Başkan Yardımcılığı ve Mali Hizmetler Müdürlüğü görevlerinde bulunan İsmail Karademir’in ise sahte bordrolara onay vermesinin yanı sıra, emekli bir işçinin kıdem tazminatını ödemek için 30 bin lira rüşvet aldığı kaydedildi. Karademir hakkında 16 defa nitelikli zimmet, 3 defa rüşvet, icbar suretiyle irtikap ve 2 defa sahtecilik suçlarından 140 yıldan 350 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede diğer şüpheliler hakkında belirtilen suçlar oranında cezalar talep edildi. 30 şüphelinin önümüzdeki günlerde Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkması bekleniyor.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:18 Devrek Belediyesindeki yolsuzluk iddianamesinde CHP’li eski başkan ve ekibine rekor hapis talebi Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 30 şüpheli iddianamede, Devrek Belediyesindeki zimmet, rüşvet ve irtikap suçlamalarıyla eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt hakkında 177 yıla kadar, ağın merkezindeki kurum müdürleri hakkında ise yüzlerce yıla varan hapis cezaları istendi. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ile Devrek Belediyesinde 2019-2024 yılları arasında yaşanan usulsüzlük iddiaları yargıya taşındı. İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin raporları, MASAK kayıtları ve şüpheli ifadelerine dayandırılan iddianamede, belediye kaynaklarının sistematik bir şekilde şahsi hesaplara aktarıldığı belirtildi. İddianamede eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt ile en yakınındaki kurum müdürlerinin yer aldığı suçlamaların detayları ve talep edilen cezalar yer aldı. Eski Başkan Bozkurt’a 177 yıla kadar hapis talebi İddianamede eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un ihalelere fesat karıştırdığı, müteahhitleri zorlayarak haksız menfaat temin ettiği ve personelin zimmet eylemlerine kasten göz yumarak kamu zararına neden olduğu ifade edildi. Çetin Bozkurt’un, ilçede iş yapan bir müteahhidi inşaatlarını mühürlemekle ve ruhsat vermemekle tehdit ederek güncel değeri 10 milyon lira olan bir villayı 23 bin lira rayiç bedelle annesi üzerine geçirdiği iddianamede yer aldı. İddianamede mağdur olarak yer alan müteahhit Ş.B. "Ben 2019 tarihinde bu villa için yapı ruhsatını alarak inşaata başladım. Yapının önemli bir kısmını bitirip çatısını yaptığımda Belediye 3 ay gibi bir süre boyunca bu inşaatımı sebepsiz yere mühürledi. İnşaat mühürlendiğinde ben Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un yanına gittim. Kendisine ‘İnşaatımı neden mühürlediniz dedim’ o da ‘eksik işlerin var, yollara zarar veriyorsun’ dedi. ‘Devrekspor’a 50 bin TL bağış yaparsan mührünü söktürtürüm’ dedi. Ben de benim herhangi bir usulsüz işim olmadığını söyleyerek Devrekspor’a da bağış yapmadığımı söyledim. Bu nedenle de 3 ay inşaatım mühürlü kaldı. Daha sonra baktım mührü bir türlü söktüremeyince Devrekspor’un banka hesabına 2020 yılında 50 Bin TL para yatırdım. 50 Bin TL’ yi yatırdıktan sonra inşaatımdaki mührü söktüler" dedi. "Belediye başkanıyım bana güvenmiyor musun?" Bir süre sonra dönemin belediye başkanı Çetin Bozkurt’un kendisini belediyeye çağırdığını ifade eden Ş.B., "Bu yaptığım tripleks villaya talip olduğunu söyledi. Benim kendisine burayı çok satma niyetim yoktu yalnız Devrek’te devam eden başka projelerim de vardı bu nedenle 2020 yılı 6 inci ayda 1 Milyon TL’ ye anlaştık. Sözleşme yapalım dedim ben Belediye Başkanıyım bana güvenmiyor musun diyerek sözleşme yapmayı reddetti zaten 6 ay içinde ödeyeceğim bunun için sözleşme mi yapacağız dedi. Ödeme konusunda da benden 6 ay süre istedi 6 ay içinde dairemi de satıp tamamını peyder pey ödeyeceğim dedi. Daireyi annesinin üzerine satın aldı ancak annesinin vekaleti ile tapuda satış işlemi kendisine yapıldı. Annesine vekaleten kendisi geldi. Tapudaki evrakları da o imzaladı. Emlak rayiç bedelini de 30 Bin TL göstermiş. Çünkü emlak rayiç bedellerini Belediye veriyordu kendi rayiç bedelini de 30 Bin TL göstermiş. Tapu masraflarını anlaşmamız gereği kendisi ödedi. Belediye Başkanı olduğu ve bana yanlış yapmayacağını düşündüğüm için herhangi bir bedel almadan tapu devrini yaptım. Ancak safrasında hiçbir ödeme yapmadı. Daha sonra Başkanlık süresi boyunca yaklaşık 4 yıl boyunca villa bedelini defalarca istememe rağmen ödemedi. Benim de ilçede başka inşaatlarım olduğu için icra takibi veya diğer yollara gidemedim. Halen daha Çetin Bozkurt’tan villa parasını istemekteyim. Şu an o villanın değeri yaklaşık 10 Milyon TL. Ben de Çetin BOZKURT’ a haber göndererek satmış olduğum villanın şu anki değeri olan 10 Milyon TL’ mi istiyorum ancak bir türlü ödeme yapmadı" dedi. Ayrıca 15 Temmuz Demokrasi Meydanı düzenlemesi işinde, daha önce Şişli Belediyesi tarafından yaptırılan işler için yeniden ihale açtırarak adrese teslim şekilde 3 milyon 515 bin liralık kamu zararına neden olduğu ve 11 milyon liralık parke ihalesini iptal ettirerek aynı işi 18 milyon liraya anlaştığı firmaya verdiği kaydedildi. Bozkurt hakkında 8 defa nitelikli zimmete iştirak, icbar suretiyle irtikap, 2 defa resmi belgede sahtecilik ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından toplam 74 yıldan 177 yıla kadar hapis cezası istendi. Zimmet ağının merkezindeki müdüre 600 yılı aşkın hapis talebi Belediyedeki usulsüzlüklerin merkezinde yer aldığı belirtilen eski İnsan Kaynakları Müdürü Tuncay Ulupınar’ın, 9 yıl boyunca kendi maaşını fahiş şekilde yüksek göstererek 1 milyon 473 bin lirayı doğrudan zimmetine geçirdiği tespit edildi. Ulupınar’ın ayrıca sahte fazla mesai, kullanılmayan izin ücretleri ve emekli işçiler adına mükerrer kıdem tazminatı bordroları düzenleyerek tahsildarlar aracılığıyla milyonlarca lirayı elden teslim aldığı bildirildi. Etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen Ulupınar hakkında 79 defa nitelikli zimmet ve 55 defa resmi belgede sahtecilik suçlarından 600 yılı aşan hapis cezası talep edildi. Mali işlerde rüşvet ve sahtecilik sarmalı İddianamede Mali Hizmetler Müdürü Nafia Çakır’ın, sahte ödeme emirlerini onaylayarak zimmet eylemlerine ortak olduğu ve müteahhitlerden rüşvet aldığı yer aldı. Çakır’ın hesaplarında 1 milyon 905 bin lira şüpheli nakit girişi saptanırken, şüpheli hakkında 62 defa nitelikli zimmet ve rüşvet almak suçlarından 500 yılı aşan hapis cezası istendi. Başkan Yardımcılığı ve Mali Hizmetler Müdürlüğü görevlerinde bulunan İsmail Karademir’in ise sahte bordrolara onay vermesinin yanı sıra, emekli bir işçinin kıdem tazminatını ödemek için 30 bin lira rüşvet aldığı kaydedildi. Karademir hakkında 16 defa nitelikli zimmet, 3 defa rüşvet, icbar suretiyle irtikap ve 2 defa sahtecilik suçlarından 140 yıldan 350 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede diğer şüpheliler hakkında belirtilen suçlar oranında cezalar talep edildi. 30 şüphelinin önümüzdeki günlerde Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkması bekleniyor.
8 yaşındaki Azra, lösemi hastaları için saçlarını bağışladı
03 Eylül 2023 Pazar - 20:30 8 yaşındaki Azra, lösemi hastaları için saçlarını bağışladı Zonguldak’ın Gökçebey ilçesinde 8 yaşındaki Azra Usluoğlu, kestirdiği saçlarını lösemi hastası çocuklara peruk yapılmak üzere bağışladı. Gökçebey ilçesinde yaşayan 8 yaşındaki Azra Usluoğlu, Kanser Savaşçıları Derneği tarafından hayata geçirilen, “Saçım Saçın Olsun” kampanyasına destek oldu. Uzun zamandır uzattığı saçlarını kestiren Usluoğlu, ailesinin de desteğiyle kestirdiği saçlarını lösemi hastası çocuklar için peruk yapılmak üzere derneğe bağışladı. "Kızıma bu projeden bahsettiğimde çok mutlu oldu" Kızının almış olduğu kararda destekçi olduğunu ifade eden Azra Usluoğlu’nun annesi Necla Usluoğlu, “Kızımın bu kararı aldığı gün ve saçlarını kestirmeye gittiğimiz gün beraberdik. Kampanya ile ilgili araştırma yapmıştım daha sonra Azra bahsettim oda bu kararı vererek bizleri duygulandırdı televizyonda lösemi hastası arkadaşlarını gördüğünü ve onlara destek olmak istediğini belirtti. Biz de gerekli araştırmaları yaparak onun bu düşüncesine katkı sağladık. Bu kararı aldığımda kuaför arkadaşım Gülşen’i aradım bu projeden bahsettim Azra’nın kendi kararı olduğunu söylediğimde o da çok duygulandı ve kuaförünü bizlere açarak lösemi hastası çocuklara destek olmak istediğini söyledi. Bu bölgede böyle projenin yapılmadığını gördük. Bizler de daha da yaygınlaşması için elimizden geleni yapacağız." dedi.
ZBEÜ’de mezuniyet heyecanı
03 Eylül 2023 Pazar - 12:35 ZBEÜ’de mezuniyet heyecanı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) 2022-2023 akademik yılı mezuniyet heyecanı sürüyor. Çaycuma Şehir Stadı’nda gerçekleştirilen Çaycuma MYO, Çaycuma Gıda Tarım MYO, Gökçebey Mithat Mehmet Çanakçı MYO, Uygulamalı Bilimler YO, Devrek MYO, Devrek Adalet MYO’nun mezuniyet törenine ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Çaycuma Kaymakamı Mehmet Göze, Gökçebey Kaymakamı Adem Taşpınar, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Devrek Belediye Başkanı Çetin Bozkurt, Gökçebey Belediye Başkanı Vedat Öztürk, Perşembe Belediye Başkanı İsmail İnam, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal, Prof. Dr. Servet Karasu, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, protokol üyeleri, senato üyeleri, akademik-idari personel, öğrenciler ve aileleri katıldı. Öğretim elemanları ve öğrencilerinin tören alanına gelmesi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, Devrek Meslek Yüksekokulu 2022-2023 Akademik Yılı Dönem birincisi Özel Güvenlik ve Koruma Bölümü öğrencisi Semih Ak, mezunlar adına bir konuşma yaptı. Mezun olmanın yeni başlangıçlara işaret ettiğini belirten Ak, öğrenci odaklı yaklaşımıyla desteğini sürekli hissettiren Rektör Özölçer’e ve emeği geçen tüm öğretim üyelerine teşekkür etti. Törendeki konuşmasına bu yıl Kahramanmaraş merkezli meydana gelen deprem felaketinde hayatını kaybeden ZBEÜ öğrencilerini anarak başlayan Rektör Özölçer, bu dönem mezuniyet töreninde buruk bir sevinç yaşadıklarını ifade etti. Mezuniyetlerin hem yeni başlangıçları temsil ettiği için mutluluk ile heyecanı hem de vedayı temsil ettiği için hüznü yaşattığını belirten Rektör Özölçer, kuruluşundan bu yana ZBEÜ’nün 98.778 mezun verdiğini ve bu sene 5454 öğrenciyi meslek hayatına uğurlamanın gururunu yaşadıklarını vurguladı. Geçtiğimiz hafta ZBEÜ Devlet Konservatuvarı Müdürü Doç. Dr. İlker Kömürcü’nün Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen 100. Yıl Marşı yarışmasında elde ettiği birinciliğin ZBEÜ olarak kendilerine gurur yaşattığını dile getiren Özölçer, yeni mezunlara da üniversiteleri ile gurur duymalarını ve her zaman ZBEÜ’den aldıkları kültür iklimine sahip çıkmalarını öğütledi. Konuşmaların ardından, dönem birincilerine hediyeleri sunuldu. Mezunlara, diploma takdim edilmesiyle devam eden tören, öğrencilerin meslek yemini etmesi ve kep atmasıyla sona erdi.
Zonguldak’ta 3.5 milyon yıllık Gökgöl Mağarası’na ziyaretçi rekoru
03 Eylül 2023 Pazar - 12:15 Zonguldak’ta 3.5 milyon yıllık Gökgöl Mağarası’na ziyaretçi rekoru Zonguldak’ta 3.5 milyon yıllık tarihiyle 875 metrelik Gökgöl Mağarası ziyaretçilerini ağırlıyor. İlk altı ayda 33 bin aşkın ziyaretçiyi ağırlayan mağaranın Gökgöl Mağarası, Temmuz ayında ise ilk altı aydaki ziyaretçi rakamının yarısına ulaştı. Mağarayı yalnızca Temmuz ayında 14 bin 942 kişi ziyaret etti. Yıl sonuna kadar toplam ziyaretçi rakamının 75 bine ulaşması bekleniyor. Mağara, mikro klima özelliğiyle de astım hastalarının ilgi odağı oldu. Türkiye’nin en uzun mağaralarından birisi olan 3.5 milyon yıllık Gökgöl Mağarası; Temmuz ayında da adeta ziyaretçi rekoru kırdı. Geçen yıl yapılan tadilat sonrası hizmete açıldığı günden bugüne Zonguldak Mağaraları Ziyaretçi Merkezi projesiyle yapımı tamamlanan mağara, tur firmalarının da ilgi odağı oldu. Fosil giriş, Astım Salonu, Harikalar Salonu gibi bölümlendirilen mağara ziyaretçilerin büyük ilgisini görüyor. İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ahmet Karayılmaz, "Başladığımız tadilat işleri ve müze kısmı bitti. Bir hedef koymuştuk. 2000 yılından 2020 yılına kadar yıllık ortalaması yaklaşık 20 binler civarında olan mağaramızın ziyaretçi sayısını ilk etapta 50 bine çıkartmayı hedeflemiştik. Daha sonrasında 100 bini hedeflemiştik. Çok şükür 2022 yılında bunu 60 bin bandına çıkarttık. 2023 yılında da geçen iki ayda çok ciddi bir rekor, vatandaşlarımız çok güzel bir teveccüh gösterdiler. Şehir içinden ve şehir dışından hatta uluslararası düzeyde yurt dışından birçok misafirimiz ziyaret etti. 14 bin 900 kişi Temmuz ayında 11 bin 900 Ağustos ayında ciddi bir rekor var. Bu yılın sonunda 75 bin civarında olmasını hedefliyoruz. Mağaramız her vatandaşımızın çok rahatlıkla yürüyüş mesafesinde ulaşabileceğiz toplamda 875 metreden oluşmakta. İçerisinde sarkıt ve dikitler, değişik farklı canlıların figürlerinin de sergilendiği özel bir mağara. Vatandaşlarımız da bu konuda çok ciddi memnuniyetlerini görmekteyiz. Bu da bizi ayrıca memnun ediyor. Amacımız Zonguldak’taki turizm faaliyetlerini çok daha yukarılara taşımak. Bu sayede hem konaklama hem gıda sektöründe ciddi bir şekilde girdi elde etmek. İlimize ekonomik anlamda katkı sağlamak" diye konuştu. Mağaranın girişindeki astım salonuna bazı vatandaşların özellikle şifa bulmak için geldiğini söyleyen Karayılmaz, "Girişte bir fuaye alanımız var. Zaman zaman nefes darlığı çeken astım hastalığı olan arkadaşlarımız da gelip içeride birkaç saat vakit geçirip bundan faydalanabiliyor. Bundan çok ciddi şekilde şifa gördüklerini ifade ediyorlar" şeklinde konuştu.
372 madenci yakını kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edildi
02 Eylül 2023 Cumartesi - 14:53 372 madenci yakını kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edildi AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı, Zonguldak, Bartın ve Karabük’teki şehit madenci yakınlarından işlemleri tamamlanan ilk etapta 372 kişinin kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edildiğini bildirdi. AK Parti Zonguldak Milletvekili Avcı, Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) bağlı Kozlu, Üzülmez, Karadon, Armutçuk ve Amasra Müessese Müdürlüğü ile özel maden ocaklarındaki kazalarda şehit düşen işçilerin yakınlarının kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilmelerine yönelik hükümetleri tarafından getirilen yasal düzenlemenin ardından olumlu adımların gözle görülür olarak ivedilikle atıldığını söyledi. Milletvekili Avcı, şunları kaydetti: ‘’Söz konusu düzenleme daha önce ilk kez 13 Mayıs 2014’teki Soma ve 28 Ekim 2014’teki Ermenek maden kazalarında yaşamını yitiren madencilerin aileleri ile sınırlı olarak çıkartılmıştı. 2015 yılında kapsam biraz daha genişletilerek 10 Haziran 2003-13 Mayıs 2014 tarihleri arasındaki kazalarda ölen madencilerin aileleri de kapsama alınmış oldu. Ülkemiz ekonomisine her daim katkılar sağlarken yer altı kömür madenlerinde bugüne kadar yaşanan kazalarda yaşamlarını yitiren gözü pek madenci kardeşlerimizin yakınlarına bir kişilik istihdam hakkı tanınarak ölen kişinin yakınlarından biri kamuda sürekli işçi olarak istihdam edilmeye başlandı. İstihdam hakkından sırasıyla ölen madencinin eş ve çocuklarından birisi, eşi ve çocuğu yoksa kardeşlerinden biri yararlanıyor.’’ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla hayata geçirilen yasal düzenlemeyle 3 Mart 2023 tarihinde yayınlanan Resmi Gazete’de kamuda istihdam hakkına ilişkin kuralların belirlendiğine dikkati çeken Avcı, ‘’Cumhurbaşkanımız talimat verdi, TBMM’de kabul edilen kanunla madenci ailelerine çeşitli haklar sağlandı. Tarih sınırlaması olmaksızın kömür ve linyit madenlerinin yer altı işlerinde meydana gelen kazalarda hayatını kaybedenlerin hak sahibi ailelerinden bir yakınına kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli işçi kadrolarında istihdam hakkı tanınıyor’’ diye konuştu. Milletvekili Avcı, ‘’Zonguldak, Bartın ve Karabük’teki şehit madenci yakınlarından işlemleri tamamlanan ilk etapta yaklaşık 372 kişi, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilmeye başladı. Zonguldak ve Bartın’daki Sosyal Güvenlik Kurumlarına bu illerdekilerinin yanı sıra Karabük’ten de bugün itibariyle (31 Ağustos 2023) toplamda 622 başvuru yapılmış, bunlardan işlemleri tamamlanan 372’si kamu kurum ve kuruluşlarda işe yerleştirildi, diğerleri de evrak işlemleri tamamlandığında aynı yöntemle istihdam edilecekler. Bilinmelidir ki Türkiye genelindeki şehit madenci yakınlarının tamamı çok kısa sürede kamuda iş başı yapmış olacaklar" diye konuştu. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ili emeğin başkenti kömür kentin milletvekili Avcı, Zonguldak’ı hak ettiği yatırımlarla büyütmeye devam ettiklerine işaret ederek, ‘’Dünya liderimiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi (Rabiamız; Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Durmak yok; yola, çalışmaya, hizmet ve eser üretmeye devam)’’ dedi.
Sergen Mudanya’nın adı Alaplı’da yaşatılacak
02 Eylül 2023 Cumartesi - 14:47 Sergen Mudanya’nın adı Alaplı’da yaşatılacak Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’ın İskenderun ilçesinde evinde depremde yaşamını yitiren Metin Mudanya’nın oğlu Sergen Mudanya’nın (27) adı Sahil Park’ta yaşatılacak. Zonguldak’ın Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin başkanlığında yapılan Eylül ayı olağan Meclis toplantısında görüşülen, ‘İlçemiz Sahil Park’ta dolgu alanında yer alan çocuk parkına deprem şehidi Sergen Mudanya’nın isminin verilmesi görüşülmesi ’maddesi oy birliği ile kabul edildi. Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin, 6 Şubat tarihinde yaşanan depremlerin Türkiye’yi yasa boğduğunu belirterek, “6 Şubat sabahı Ülkemizi sarsan depremlerde birçok vatandaşımızı kaybettik. Bu kayıplarımız arasında İlçemizde yaşayan her kesimin çok sevdiği çok değerli genç kardeşimiz Sergen Mudanya hayatını kaybetti. Hepimizi çok üzdü. Çocukluğundan bu yana tanıdığımız sevdiğimiz bir kardeşimizdi. Alaplı Belediyesi olarak deprem şehidimiz Sergen Mudanya’nın adını yaşatmak için ailesi ile birlikte yaşadığı Taşbaşı Mahallesi’nin hemen arkasındaki Sahil Parkta büyük çocuk parkına onun adını vermeye düşündük. Ailesinin de görüşünü alarak Meclis toplantısında oy birliği ile karara bağladık. Sergen Mudanya kardeşimizi hiçbir zaman unutmayacağız. Genç kardeşimiz başta olmak üzere tüm deprem şehitlerimizi, bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz; mekânları cennet olsun. Rabbim, milletimize ve insanlığa bir daha böyle acılar, doğal afetler yaşatmasın” dedi.
İlker Kömürcü, dünyaya ilan edilen 100. Yıl Marşı’nı Türk bayrağına bakarak yazdı
02 Eylül 2023 Cumartesi - 09:32 İlker Kömürcü, dünyaya ilan edilen 100. Yıl Marşı’nı Türk bayrağına bakarak yazdı Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıl etkinlikleri çerçevesinde sözü ve bestesi kendisine ait 100. Yıl Marşı birincilik ödülüne layık görülen İlker Kömürcü, yaşadıklarını anlattı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 100. yıl etkinlikleri çerçevesinde 100. Yıl Marşı Yarışması düzenlendi. 400’ün üzerinde eserin gönderildiği yarışmada, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müdürü Doç. Dr. İlker Kömürcü’nün eseri birincilik elde etti. Ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden alan Kömürcü’nün yazdığı ve bestelediği marş, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası tarafından icra edildi. Büyük bir beğeni gören 100. Yıl Marşı’nı yazma hikayesini anlatan Kömürcü, evinin penceresinden seyrettiği Türk bayrağından ilham alarak sürecin bugüne geldiğine dikkat çekti. Kömürcü, "Bu hikaye aslında şöyle başladı. Başlangıçta bir marş yapma düşüncem yoktu. Ama malum Cumhuriyetimizin 100. yılı vesilesi ile pek çok marş ortaya çıktı. Bunları dinlediğimde hep içimden his geliyordu. ’Ben bunlardan daha iyisini yapabilirim’ içinizde onu hissedersiniz. Kalbinizden gelen bir şeydir. Sizi o yöne yönlendiren, kalbinizden itici güç olan şey. Ben iyi bir şey yapabileceğimi hissediyordum. Ve bu hissiyatla birlikte piyanonun başına geçtiğimde ilk dizeler hep aklımda vardı. Parlayan yıldız Anadolu’nun... Bu dizeler evimin penceresinden baktığımda çok güzel bir Türk bayrağı var. Üniversitemizin diktiği; evin içinde bile dolaşırken Türk Bayrağı’na bakarak mırıldandığım dizelerdi. Piyanonun başına oturduğumda bunu marşa dönüştürme isteği oluştu. Ve bunun melodisi akabinde geldi. İlk başlangıç noktası buydu. Marşım tamamlandığı zaman gerçekten çok coşkulu bir marş olduğunu, güçlü bir marş olduğunu düşündüm. Türk Milleti’nin coşkusunu, yüksek karakterini, yüce duygularını ifade edebilecek güçlü bir marş ortaya çıktı. Ve bu güçlü marşı gerçekten yarışmaya gönderme arzusu doğdu. Ve hikaye aslında böyle başladı" diye konuştu. "100 yılda bir olacak şey bana nasip oldu" Yaşadıklarının kelimelerle anlatılamayacağını ifade eden Doç. Dr. İlker Kömürcü, eserinin birinci seçilerek icra edildiği gece heyecanının zirve noktasında olduğunu belirterek şöyle dedi: "O gece şöyle, tabi ki bir noktadan sonra aslında o gece geldiğinde heyecanın zirve noktasıydı. Bunu her zaman söylüyorum ama 100 yılda bir olacak olan bir şey. Her müzik insanının hayalinde olan bir hedef. Bunun bana nasip olması çok büyük bir gurur. Ama bunu söylüyorum. Onur, gurur, mutluluk bunların hepsi çok yetersiz kelimeler. O gece ki duygularım aslında şuydu. Ben bu marşı çok yoğun hissiyatla ve duygularla yazdım. Aslında artık sanki bunu hani bir gemiyi yaptınız da denize bıraktınız gibi milletin beğenisine sunmuş olduk. Umuyorum milletin gönlünde hak ettiği yeri bulur. Birinci seçildiğimi öğrendiğimde öncelikle aslında inanmakta güçlük çektim. Gerçekten inandığım güçlü bir marş olduğunu biliyordum ama binlerce marş yazıldı. Binlerce marş yazıldı bütün müzik insanları bunun için kalem oynattılar. Çaba sarf ettiler. Bu kadar insanın içerisinden benim marşımın seçiliyor olması benim için gurur. Gerçekten bir süre inanmakta güçlük çektim. Ama gerçekten Türk milletinin birlikteliğini, beraberliğini, coşkusunu çok iyi anlatan, çok etkili bir marş olduğuna inanıyorum." "Sözleri ve bestesi bana ait" Eserin sözleri ve bestesinin kendisine ait olduğunu düzenlemenin ise Yusuf Yalçın’a ait olduğunu belirten Kömürcü, "Haberlerde geçilirken söz yazarı İlker Kömürcü, besteci Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası olarak geçti. O anda sunucular da bunu bu şekilde anons ettiler. Söz Yazarı İlker Kömürcü, beste Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası dediler. Ödülümü alırken Cumhurbaşkanımızdan rica ettim. Düzeltebilir miyiz diye. Kendisi de sağolsun kırmadı. O anda o düzeltmeyi yaptık. Öyle zannediyorum tam net olarak anlaşılmadı. İşin aslı marşın sözleri de müziği de bestesi de bana ait. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası marşı düzenledi ve icrasında bulundu. Çok güzel bir düzenleme oldu. Düzenleme Yusuf Yalçın’a aittir. Emekleri için teşekkür ediyorum. Doğrusu hem sözü hem müziği bana aittir" şeklinde sözlerini tamamladı.