Yerel Haberler
Zonguldak
05 Mart 2026 Perşembe - 07:14 Çaycuma’da gece saatlerinde film gibi kovalamaca kamerada: 366 bin TL ceza kesildi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde gece saatlerinde yaşanan ve mahalle mahalle süren kovalamacanın sonunda sürücü yakayı ele verdi. Olay, gece saatlerinde Çaycuma ilçe merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre C.A. (16) idaresindeki 74 ABZ 705 plakalı otomobil, ilçe merkezinde sergilediği şüpheli hareketler nedeniyle polis ekiplerinin dikkatini çekti. Ekipler aracı durdurmak için "Dur" ihtarında bulundu. Ancak sürücü bu uyarıya uymayarak hızla kaçmaya başladı. Kaçan sürücü önce ilçe merkezinde, ardından İstasyon Mahallesi, Velioğlu Mahallesi ve Perşembe beldesine bağlı Keçecioğlu Mahallesi güzergahında polis ekiplerini peşine takarak uzun süre kovalamacaya neden oldu. Mahalle mahalle süren kovalamacada ekipler şüpheli aracı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı. Kovalamaca sırasında jandarma sorumluluk bölgesine giren araç, bir süre sonra gözden kaybolarak izini kaybettirdi. Bunun üzerine polis ve jandarma ekipleri bölgede koordineli şekilde çalışma başlattı. Yapılan araştırma ve takip sonucunda, kaçan sürücü ve otomobilinin yeri tespit edildi. Düzenlenen çalışma sonucunda C.A. isimli şüpheli yakalanarak polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Jandarma ekiplerinin de koordinasyon sağladığı operasyonun ardından şüpheli Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyette yapılan kontrollerde sürücü C.A.’nın ehliyetinin bulunmadığı ortaya çıktı. Bunun üzerine sürücü hakkında Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince işlem yapıldı. Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Amirliği ekipleri tarafından yapılan işlemler sonucunda sürücüye yaklaşık 366 bin TL para cezası kesildi. Polis ekiplerinin yaptığı işlemlerin ardından 74 ABZ 705 plakalı otomobil trafikten men edildi. Araç daha sonra çekici ile bulunduğu yerden alınarak yediemin otoparkına çekildi. Öte yandan olayda dikkat çeken bir detay da araç üzerinde bulunan yazı oldu. Şüpheli sürücünün aracının arka kısmında yer alan "Kamera şakası" yazısı görenlerin dikkatini çekti. Yapılan incelemelerde ayrıca araçta oldukça güçlü bir ses sistemi bulunduğu da tespit edildi. Çevredeki vatandaşlar, aracın yüksek sesli müzik sistemi nedeniyle sık sık çevreye rahatsızlık verdiğini ifade etti. Yakalanan sürücünün çevresinde hız tutkusu ile tanındığı ileri sürülürken, polis ekipleri olayla ilgili incelemelerini sürdürüyor.
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:08 Zonguldak’ta ilkokulda "Ramazan Sokağı" kuruldu Milli Eğitim Bakanlığınca hayata geçirilen "Maarifin Kalbinde Ramazan" projesi kapsamında, Zonguldak Fener İlkokulu’nda oluşturulan "Ramazan Sokağı" renkli görüntülere sahne oldu. Okul koridorlarının geleneksel motiflerle süslendiği etkinlikte, öğrenciler hem eğlendi hem de kültürel değerleri yerinde öğrendi. Fener İlkokulu öğrencilerinin hazırladığı programda, Ramazan davulcusu geleneği manilerle yaşatılırken, sergilenen Hacivat-Karagöz oyunu büyük beğeni topladı. Etkinliğe Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, eşi Güney Hacıbektaşoğlu ve İl Milli Eğitim Müdürü Uygar Keskin katılarak öğrencilerin heyecanına ortak oldu. "Çocukluğumuza, ilkokul günlerimize döndük" Okulda kurulan Ramazan Sokağı’nı gezen ve öğrencilerle sohbet eden Vali Osman Hacıbektaşoğlu, etkinliğin kendisini duygulandırdığını ifade ederek şöyle konuştu: "Fener İlkokulumuza Ramazan Sokağı etkinliği için geldik. Öğretmenlerimiz ve çocuklarımız çok güzel etkinlik hazırlamışlar. Daha ilk girerken çocukluğumuza, ilkokul günlerimize götürdü. Çok teşekkür ediyorum. Burada keyif aldık. Burada önemli olan çocuklarımızın ramazanı anlaması hissetmesi, ne olduğunu öğrenmesidir. Tabi ki evde ailelerimiz tekne orucuyla başlıyoruz. Sahura kalkmak arzusu, çocuklardan bunu tek tek dinledik." "Milli ve manevi değerler nakşediliyor" İl Milli Eğitim Müdürü Uygar Keskin ise bakanlık genelgesi doğrultusunda Ramazan ayı boyunca okullarda benzer etkinliklerin süreceğini belirterek şu bilgileri verdi: "Maarifin Kalbinde Ramazan etkinlikleri kapsamında bu gün Fener İlkokulumuzdayız. Milli Eğitim Bakanlığımızın genelgesi kapsamında okullarımızda ramazan boyunca etkinliklerimiz icra ediliyor. Ramazan Sokağı açılışını yaptık. Bakanlığımızın genelgesi doğrultusunda birçok etkinlik yapılıyor. Tamamen gönüllülük esasına göre öğrencilerimiz, velileri tarafından icra ediliyor. Ramazanın milli ve manevi değerlerini çocuklarımıza nakşetmek, bu kapsamda saygı, sevgi, merhamet gibi birçok değer öğrencilerimizin yapmış olduğu bu etkinlikle buluşmuş oluyor." Programın sonunda Vali Hacıbektaşoğlu ve beraberindekiler, etkinlikte görev alan öğrencilere çeşitli hediyeler takdim etti.
Devrek Anadolu Lisesi Türkiye ikincisi oldu
13 Eylül 2025 Cumartesi - 13:22 Devrek Anadolu Lisesi Türkiye ikincisi oldu Devrek Anadolu Lisesi katıldığı yarışmada Türkiye ikincisi oldu. Kocaeli’de gerçekleştirilen ve Türkiye genelinde birçok okulun iştirak ettiği Teknofest yarışmalarına katılmaya hak kazanan Devrek Anadolu Lisesi öğrencileri bin proje arasında ilk yirmiye girmenin haklı gururunu yaşadılar. Türkiye genelinde birçok okulun katıldığı İnsansız hava araçları yarışmalarında bin proje arasındaki elemelere girmeye hak kazanan Devrek Anadolu Lisesi öğrencileri finallerde Türkiye ikincisi oldular. Yarışmalarda ilçeyi ve okulu en iyi şekilde temsil etmenin gururunu yaşadıklarını ifade eden Devrek Anadolu Lisesi Müdürü Sonay Karameşe,"Teknofest Takım Danışmanı Burak Demirci hocamızın destekleri ile okulumuz, Teknofest Liselerarası İnsansız Hava Araçları Yarışmasında Türkiye ikincisi oldular. Çok yoğun çok yorucu müthiş mücadele ile geçen bir yarışmayı geride bıraktık. İkincilik ödülünde çok büyük emek var. Özellikle son bir haftadır verilen mücadeleyi kelimeler ile anlatmak mümkün değil. Aylarca çalıştık, hazırlandık bir sürü olumsuzlukla uğraştık. Burada da bazen uykusuz kaldık, bazen moralimiz bozuldu ama pes etmedik öğrencilerimiz müthiş bir deneyim kazandı. 2900 takımın katıldığı sadece 19 takımın finalist olabildiği bu yarışmada 19 takım içinde Devrek Anadolu Lisesi olarak ikinciliği elde etmenin haklı gururunu yaşamaktayız. Bizlere her konuda desteklerini esirgemeyen Devrek İlçe Müdürlüğü yetkililerine de buradan teşekkür ediyorum" diye konuştu.
İnönü Mağarası’ndaki 5 bin yıllık sır: Hastalıkları kömürle tedavi etmişler
12 Eylül 2025 Cuma - 15:37 İnönü Mağarası’ndaki 5 bin yıllık sır: Hastalıkları kömürle tedavi etmişler Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) akademisyenlerinin İnönü Mağarası’nda yürüttüğü disiplinlerarası proje, bölge tarihini yeniden yazacak bulgular ortaya koydu. Kömürün 5 bin yıl önce insanların hastalıklarında kullanıldığı ve antibiyotik direncinin de binlerce yıllık geçmişi olduğuna ulaşıldı. Arkeoloji ve mikrobiyoloji gibi iki farklı alanı bir araya getiren ve "İnönü Mağarası Kazısı Toprak Örneklerinin Antibiyotik Direnç Genlerinin Tespiti ve Metagenomik Analizi" adıyla yürütülen projeye, Ankara Üniversitesi’nden de önemli bir bilimsel katkı sağlandı. Prof. Dr. Emre Keskin ve ekibinde yer alan Esra Mine Ünal ile Ayşegül Er Gökçe, mağara katmanlarında yürüttükleri titiz çalışmalarla hem antibiyotik direnç genlerinin izini sürdü hem de önemli bakteri gruplarını da içeren geniş bir mikroorganizma haritasını başarıyla ortaya çıkardı. Kömür 5 bin yıl önce tedavide kullanılmış BEUN Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fadile Gülden Ekmen, Zonguldak’taki kömür kullanımının bilinenin aksine 1800’lerde değil, günümüzden 5 bin yıl önce tıbbi amaçlarla kullanıldığına dikkat çekti. Ekmen, bu bulgunun tarih öncesi insanların çevrelerindeki doğal kaynakları ne kadar iyi tanıdığını gösterdiğini vurguladı. Karadeniz Ereğli ilçesindeki İnönü Mağarası’nda 2017 yılında bugüne sürdürülen çalışmalarda günümüzden 5 bin yıl öncesine ait toprak numunelerinden tespit ettikleri sonuçları paylaşan Ekmen, Uzun Mehmet’in 1800’lü yıllarda kömürü bulmasıyla başlayan sürecin aslında tarih öncesine dayandığını anlattı. Tarih öncesi insanlar bazı hastalıklarını kömürle tedavi etmiş 5 bin yıl önce insanların mide bulantısı, kusma, ishal ve karın ağrısı gibi hastalıkların tedavisinde kömür türevi malzemelerin kullanıldığının altını çizen Ekmen şöyle dedi: "Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ve desteği yanında rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in destekleri ve meslektaşım Doçent Dr. Hamza Ekmen’in bilimsel başkanlığında sürdürdüğümüz İnönü Mağarası kazıları 2017 yılından beri yapılıyor. Son projemizde Doç. Dr. Şükran Öztürk hocamızla çalıştığımız projede farklı bağlamlardan aldığımız toprak numunelerinde bazı analizler yaparak tarih öncesindeki insanların yaşam şartları, hastalık profilleri, beslenme alışkanlıkları gibi konulara dikkat çekmeye çalıştık. Beş tabakanın dördüncü tabakası olan ve biz arkeologların Erken Tunç Çağı olarak tanımladığımız tabakada, yaklaşık günümüzden 5 bin yıl önce insanların yaşadığı bu tabakada aldığımız toprak numunelerinde tespit ettiğimiz sonuçlar, o çağda yaşayan insanların geçirdiği hastalıkların genelde çevrede maruz kaldıkları bakterilerle ilişkili olarak gastrointestinal hastalıkları olduğunu yani mide bulantısı, kusma, ishal, karın ağrısı gibi hastalıklarla mücadele ettiklerini ve bu hastalıkların tedavisiyle ilgili de kömür türevi malzemeleri kullandıklarını bize gösterdi. Genelde bildiğimiz 1800’lerde Uzun Mehmet’in öyküsüyle başlayan kömürün keşfinin aslında bu tarihte değil, kömür türevlerinin günümüzden 5000 yıl önce bu bölgede kullanıldığını göstermesi açısından çok önemli. Kültürel olarak baktığımızda da aslında biz kömür türevlerinin yakın tarihte işte romatizma, ateş düşürmesi gibi tedavilerde uygulandığını biliyoruz. Günümüzde modern tıp da bunu kullanıyor, aktif karbon tedavisini. Ama burada aslında altı çizilmesi gereken en önemli unsur, bu tedavi biçiminin tarih öncesinden kültürel bellekle aktarılarak günümüze kadar geldiğinin altını çizmek anlamında çok önemli. Zonguldak’ta tespit edilen bir mağarada günümüzden 5 bin yıl önce yaşayan insan topluluklarının kömür türevi malzemeleri kendi hastalıklarının tedavisinde kullanıldığına dair sonuçları özetle anlatmaya çalışıyorum." "Çağımızın sorunu sanılan antibiyotik direnci binlerce yıldır var" Projenin mikrobiyolojik analizlerini yürüten Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şükran Öztürk ise en çarpıcı bulgularından birinin, modern tıbbın en büyük tehditlerinden biri olarak görülen antibiyotik direncinin sadece ilaç kullanımına bağlı olmadığını ve köklerinin binlerce yıl öncesine dayandığını kanıtlamaları olduğunu ifade etti. Çevresel faktörler, mikrobiyal topluluklar, yaşam biçimi, geçirilen hastalıklar, iklim ve ekolojik unsurlar gibi pek çok faktörün antibiyotik direncini etkilediğine vurgu yapan Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: "Tespit edilen beş katman var ve biz bu beş katmanın dördünden mikrobiyolojik olarak çalışma yapmak adına toprak numuneleri aldık. Bir diğer hedefimiz de acaba günümüzden 6300 yıllardan itibaren başlamış olan bu dönemlere ait bir antibiyotik direnci bulabilir miyiz şeklindeydi çıkış noktamız. Çünkü antibiyotik direnci çağımızın, toplumların, tüm dünyanın ve tabi elbette Türkiye’nin de en büyük sorunları arasında yer almakta. Biz bu çalışmayla şöyle bir sonuca vardık diyebiliriz. Antibiyotik direnci sadece kullanıma bağlı değil, günümüzden 6300 yıl öncesine ait bir dönemden itibaren aslında var olmuş ve sadece kullanıma bağlı değil çevresel faktörler, insan faktörleri, mikrobiyal topluluklar, yaşam biçimleri, geçirilen hastalıklar, bitkisel durum, iklim, ekolojik unsurlar gibi birçok faktörün de aslında direnci etkilediğini gördük. Özellikle 3 katmanda biz antibiyotik direnç genlerini bulduk ve bu bize gerçekten direnç genlerinin çok geçmişe dayanan bir hikayesi olduğunu gösterdi. Tehlike bu anlamda biraz daha düşündürücü hale geldi çünkü sadece kullanım değil birçok faktörün de yer aldığı bir sorun mevzu bahis. Dolayısıyla aslında tek sağlık dediğimiz o bütüncül yaklaşımı destekleyen bir sonuca varmış olduk biz mikrobiyoloji olarak."
Devrek’te üretilen aronya meyve suyu büyük ilgi görüyor
12 Eylül 2025 Cuma - 09:23 Devrek’te üretilen aronya meyve suyu büyük ilgi görüyor Zonguldak’ın Devrek ilçesinde, bir girişimci tarafından kurulan tesiste aronya meyvesinden üretilen doğal meyve suyu, tüketicilerden yoğun ilgi görüyor. İstanbul’dan 2019 yılında memleketi Devrek’e dönen girişimci Yunus Emre Topal, bölgede başlattığı aronya üretimiyle dikkat çekti. Topal, şimdi de kurduğu kooperatif aracılığıyla bu meyvenin suyunu üreterek başarısını bir adım öteye taşıdı. 2022 yılında ’Devrek’te Tarım Gençlerle Tesisleşiyor’ projesiyle BAKKA’nın BAKAP Tarımsal Sanayinin Geliştirilmesi Güdümlü Proje Desteği kapsamında Özbağı Eveyikli Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifi’ni kurdu. 850 metrekare kapalı alana kurdukları tesis ile doğal ortamda meyve suyu imal ettiklerini belirten Topal, "2019 yılında İstanbul’dan köyüme göç ederek bölgemizde çok bilinmeyen aronya meyvesi üretimine başladım ve kısa zamanda bölgede bu meyvenin tanıtılmasına destek verdiğime inanıyorum. Özbağ köyünde 850 metrekare kapalı alanda kurmuş olduğumuz tesislerimizde tamamen doğal ortamlarda imal ettiğimiz aronya meyve suyunun imalatına başladık. Aronya meyvesi, özellikle de şeker hastaları için çok büyük faydaları olan bir meyve ve diğer birçok hastalığa da doktorlar tarafından iyi geldiği ifade ediliyor. Tesislerimizde meyve suyunun üretilmesinin yanı sıra reçel, marmelat, sirke, taze meyve ve ’freeze dry’ yöntemi ile başta aronya ve diğer meyveler olmak üzere kurutulmuş ürünlerinin de imalatlarını yapmaktayız. Üretilen aronyaları tesisimizde değerlendirip talep doğrultusunda ülkemizin her bölgesinden ürün alımı yapmaktayız. İmal ettiğimiz meyve sularını Zonguldak, Bartın, Karabük, Bolu, Ankara ve İstanbul’a satıyoruz. Amacımız, inşallah en kısa süre içerisinde ülkemizin her noktasında ürünlerimizin satışını sağlamaktır. Bununla beraber çeşitli AR-GE çalışmalarımıza hız kazandırarak ileriki zamanlarda ihracata yönelik faaliyetlerimize başlayarak yurtdışına da açılmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu.