Yerel Haberler
Zonguldak
06 Mart 2026 Cuma - 13:49 BEUN’lu Akademisyenden "Meme Kanseri Farkındalığı" eğitimi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Gökçebey Kent Konseyi ve Gökçebey Belediye Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak tarafından "Meme Kanseri Farkındalığı" konulu eğitim gerçekleştirildi. Gökçebey halkının yoğun ilgi gösterdiği etkinliğe Belediye Başkanı Vedat Öztürk, BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ferda Çakmak, Gökçebey Mithat-Mehmet Çanakcı Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Erdal Kara, Gökçebey Mithat-Mehmet Çanakcı Meslek Yüksekokulu Güçlendirme ve Geliştirme Derneği Başkanı Sevgi Kurtoğlu, ilçe protokolü, akademisyenler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, meme kanserinde erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek hastalığın belirtileri, risk faktörleri ve korunma yolları hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler aktardı. Düzenli kontrollerin ve erken tanının önemine değinen Çakmak, özellikle kadınların kendi kendine meme muayenesi konusunda bilinçlenmesinin hastalığın erken dönemde tespit edilmesine büyük katkı sağlayacağını vurguladı. Bilgilendirici ve farkındalık oluşturmayı amaçlayan programda katılımcılar, meme kanseri hakkında merak ettikleri soruları da yöneltme fırsatı buldu. Program, teşekkür belgesinin takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.
06 Mart 2026 Cuma - 13:44 BEUN’lu Dünya Şampiyonu İsmail Hacı Bekar’dan çifte altın madalya Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi öğrencisi, dünya şampiyonu ve millî sporcu İsmail Hacı Bekar, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) tarafından 04-06 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlenen Bilek Güreşi ÜNİLİG Türkiye Şampiyonası’nda elde ettiği üstün performansla büyük bir başarıya imza attı. 59 üniversiteden toplam 252 sporcunun katılımıyla gerçekleştirilen Üniversiteler Ligi (ÜNİLİG) şampiyonasında Erkekler 65 kg kategorisinde mücadele eden Bekar, hem sağ kol hem de sol kol müsabakalarında rakiplerini geride bırakarak Türkiye Şampiyonu oldu. Gösterdiği üstün performansla iki ayrı kategoride altın madalya kazanan başarılı sporcu, hem Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailesine hem de Zonguldak’a büyük bir gurur yaşattı. Rektör Özölçer: "Öğrencilerimizin Spor Alanındaki Başarılarıyla Gurur Duyuyoruz" BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, millî sporcu Bekar’ın elde ettiği önemli başarı dolayısıyla duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu sözleri ifade etti: "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak öğrencilerimizin sportif başarılarıyla gurur ve mutluluk duyuyoruz. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından düzenlenen ÜNİLİG Türkiye Bilek Güreşi Şampiyonası’nda 65 kilogram kategorisinde hem sağ hem sol kolda tüm rakiplerini mağlup ederek iki altın madalya kazanan kıymetli öğrencimiz İsmail Hacı Bekar’ın bu büyük başarısı bizleri son derece mutlu etmiştir. Değerli öğrencimizin göstermiş olduğu bu üstün performans; disiplin, azim ve kararlılıkla çalışıldığında gençlerimizin ulusal ve uluslararası platformlarda ne denli önemli başarılara imza atabileceğinin en güzel göstergesidir. Üniversitemiz, sporun her alanında sunduğu güçlü altyapı, nitelikli eğitim ortamı ve öğrencilerimizin çok yönlü gelişimini destekleyen imkânlarıyla gençlerimizin hem akademik hem de sportif başarılarına katkı sunmaya devam etmektedir. Öğrencimizin elde ettiği bu önemli başarı, sadece sporcu öğrencilerimiz için değil, aynı zamanda tüm öğrencilerimiz için azmin ve emeğin karşılığını gösteren güçlü bir motivasyon kaynağıdır. Bu duygu ve düşüncelerle, genç millî sporcularımızı her daim destekleyen başta Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak ve Gençlik ve Spor Bakanlığı ailesi olmak üzere, öğrencilerimizin ve bizlerin her zaman yanında olan Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar ve tüm Yükseköğretim Kurulu ailesine şükranlarımı arz ediyorum. Ayrıca Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı ve Bayburt Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Mutlu Türkmen Hocamıza, ÜNİLİG Türkiye Bilek Güreşi Şampiyonası’nın başarıyla düzenlenmesine sunduğu kıymetli katkılar ve üniversite sporlarının gelişimine yönelik değerli çalışmaları dolayısıyla teşekkürlerimi sunuyorum. Aynı zamanda şampiyonanın düzenlenmesinde emeği geçen ve öğrencimizi yetiştiren kıymetli antrenörleri ile değerli akademisyenlerimize de teşekkür ediyorum. ÜNİLİG Türkiye Bilek Güreşi Şampiyonası’nda iki altın madalya kazanarak bizlere büyük bir gurur yaşatan sevgili öğrencimiz İsmail Hacı Bekar’ı yürekten tebrik ediyor; kendisine başarılarla dolu bir üniversite hayatı ve spor kariyeri diliyorum."
06 Mart 2026 Cuma - 13:41 Armutçuk’ta 103 maden şehidi anıldı Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) bağlı Armutçuk Müessesesi’nde 7 Mart 1983 tarihinde meydana gelen grizu faciasında hayatını kaybeden 103 maden işçisi, facianın 43’üncü yılında dualarla anıldı. Armutçuk Müessesesi’nde 6 Mart 2026 tarihinde düzenlenen anma törenine AK Parti Zonguldak Milletvekili Saffet Bozkurt, CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul, sendika genel başkanı Hakan Yeşil, Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin, Kdz. Ereğli Belediye Başkan Yardımcısı Çetin Yiğit, Kandilli Belediye Başkanı Osman Çakmakoğlu, Ormanlı Belediye Başkanı Bayram Başol, TTK Genel Müdür Yardımcısı Fazlı Uncu, sendika yöneticileri, TTK Armutçuk Müessese Müdürü Tuğrul Toprakçı, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Levent Yağcıoğlu, Maden Şehitleri Aileleri Derneği Başkanı Rıza Kılıçarslan ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile maden işçileri katıldı. Anma töreninde, faciada yaşamını yitiren işçiler için saygı duruşunda bulunuldu. Grizu faciasından yaralı kurtulan emekli maden işçisi Hüseyin Demirel’e, TTK Genel Müdür Yardımcısı Fazlı Uncu tarafından tüm şehit madenciler anısına madenci heykeli takdim edildi. Törende konuşma yapan Armutçuk Şube Başkanı Şanver Turan, 43 yıl önce şehit olan 103 maden işçisini ve tüm maden şehitleri ile tüm vatan şehitlerini sevgi, saygı ve rahmetle andıklarını söyledi. Anma töreninde, şehit madenciler için Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi. Programın ardından maden işçileri ocağa inerek mesailerine başladı.
Meslektaşının ofisinde saldırıya uğrayan avukat, yaşadıklarını anlattı
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 12:52 Meslektaşının ofisinde saldırıya uğrayan avukat, yaşadıklarını anlattı Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde görüşmek için gittiği meslektaşının ofisinde saldırıya uğrayan avukat Mustafa Durmuş, yaşadığı dehşet anlarını anlattı. Durmuş, üstlendiği bir dava sonrası tehdit edildiğini, ardından bir meslektaşı tarafından ofisine davet edilerek planlı bir "kumpas" ile pusuya düşürüldüğünü öne sürerek yapılan saldırının bir avukattan ziyade savunma hakkına olduğunu ifade etti. Olay, dört gün önce ilçe merkezindeki bir avukatlık bürosunda meydana geldi. İddiaya göre, bir dava dosyası hakkında görüşmek üzere meslektaşı Ş.C.’nin ofisine giden avukat Mustafa Durmuş ile burada bulunan kişiler arasında, henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine darbedildiğini ileri süren Mustafa Durmuş, ofisten ayrılarak yakındaki bir taksi durağına giderek esnaf yardım istedi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralı avukatı Karadeniz Ereğli Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. "Bir avukata davası nedeniyle kumpas kurulması çok üzücü" Tüm sürecin bir hafta önce aldığı bir trafik kazası davasıyla başladığını belirten ve aynı zamanda Karadeniz Ereğli Hukukçular Derneği Başkanı Avukat Mustafa Durmuş, tehdit edildiğini belirterek şöyle dedi: "İlçede avukatlık faaliyeti göstermekteyim. Şu şekilde gerçekten hukuk camiası açısından üzücü bir durum oldu. Yine ilçemizde çok üzerinden geçmedi bir hafta önce kadar. Bir trafik kazası gerçekleşmişti. Çarpan tarafın ailesi bize ulaştı. Bu sebeple avukatlıklarını üstlenmemizi istedi ve biz avukat olduğumuz için avukatlıklarını üstlendik. Avukatlıklarını üstlendikten sonra birkaç kez diğer tarafın ailesi tarafından tehdit edildik, dosyayı bırakmamız istendi. Dosyadan çekilmemiz istendi. Ancak hukuken böyle bir şey hem etik olmadığı için hem de mümkün olmadığı için biz buna kesinlikle karşı çıktık. Avukatlıklarını üstlendik ve vazgeçmeyeceğimizi, dosyadan da geri çekilmeyeceğimizi belirttik" "Olayın şokuyla kendimi dışarıya attım, gelen 5 kişi yardıma koşuyor sandım, saldırdılar" Meslektaşının ofisinde saldırıya uğradıktan sonra davayı üstlendiği olayın karşı tarafının arabalık bağı olduğunu öğrendiğini anlatan Durmuş, şöyle devam etti: "Meslektaşlarım tarafından olayın olduğu gün arandım. Sonradan öğreniyorum ki akrabalarıymış meslektaşlarımızla. Ofise davet ettiler beni gayet kibar bir şekilde. Yani aklımdan hiçbir şüphe geçmedi. Böyle bir olay yaşanacağını kesinlikle düşünmedim. Davet ettikten sonra ben ofislerine gittim. Ofislerine gittiğimde iki meslektaşım vardı. Direkt bana saldırmaya başladılar. Ben olayın şokuyla kendimi ofisten dışarıya attım. Ancak aşağıda 4-5 kişi tam olarak sayı 5 kişiydi. 5 kişi üzerime doğru geldiler. Normal bir şekilde yaklaştılar. Ben sesleri duydular, yardıma geldiler diye düşündüm ancak bir anda o beş kişi de saldırmaya başladı. Çok ağır darbeler aldım. Vücuduma birçok yerim kanadı, yara, bere oldu. Zar zor kendimi attım taksi durağına. Yine taksi durağına koşarken arkamdan koştukları da çok net bir şekilde gözüküyor." "Bir avukata almış olduğu dava nedeniyle kumpas kurulması gerçekten çok üzücü bir durum" Kendisinin olayın tarafı olmadığını, olayı üstlenen bir avukat olduğunu ifade eden Durmuş, "Bir avukata davası nedeniyle, almış olduğu bir dava nedeniyle bu şekilde bir kumpas kurulması, planlanması başında bir avukatım olması gerçekten çok üzücü bir durum. Kesinlikle beklemezdim. Bunu her zaman söylüyoruz. Herkesin savunmaya ihtiyacı vardır, savunma hakkı vardır. Bunun olması gerekiyordur. Hukuk camiası olarak herkes dikkatli ve net bir şekilde belirtmesi gerekiyor ve arkamızda durması gerektiğini düşünüyorum. Ancak hani birtakım illaki sorun olabilir. Evet, acılı bir aile. Ama burada taraf kesinlikle ben değilim, bir avukat değil. Bunun bu şekilde avukata yansıtılması, avukatın darp edilmesi gerçekten çok üzücü bir olay. Ben de gerçekten çok üzgünüm bu konuda" şeklinde konuştu. "Meslektaşım kibarca ofise davet etti, güvenerek gittim" Daha önce söz konusu meslektaşıyla tartışma yaşamadığını ifade eden Durmuş, sözlerini şöyle tamamladı: "Yok yani avukat meslektaşımla hiçbir tartışma yaşamadık. Zaten tanıştığımız, tanıdığımız biriydi. Sadece karşı tarafın ailesi birkaç kez arayıp tehditte bulunmuştu ancak dikkate almadık sonuçta avukatız mesleğimizi icra ediyoruz. Daha önce de birçok davalarda farklı davalarda birçok kez tehdit edildik ancak bu durumu biz hiçbir zaman vazgeçmedik. Hiçbir zaman geri çekilmedik. Yine çekilmeyeceğiz ne olursa olsun. Avukatla ilgili herhangi bir şekilde bir tehdit durum olmadı. Meslektaşım Ş.C. çok kibar bir şekilde ofise davet etti. Beni hani ki arkadaşım dedim güvenerek zaten tek başıma kendim böyle bir şeyin olmasını hiç beklemiyordum. Aklımın ucundan bile geçmez diye. Gerçekten çok üzücü bir durum." Mustafa Durmuş’un şikayetiyle birlikte haklarına işlem başlatılan avukatlar Ş.C. ve T.K. ile olayın taraflarından S.Ö., emniyetteki işlemlerin ardından çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Köpeğin ayağından hentbol topu büyüklüğünde kitle çıkartıldı
10 Ağustos 2025 Pazar - 13:00 Köpeğin ayağından hentbol topu büyüklüğünde kitle çıkartıldı Zonguldak’ta 13 yaşındaki Golden cinsi Şila isimli köpeğin ayağından 760 gram büyüklüğünde kitle alındı. Köpek, ameliyatın ardından sağlığına kavuştu. Zonguldak’ta 13 yaşındaki Golden cinsi Şila isimli köpeğin ayağında hentbol topu büyüklüğünde kitle oluştu. Hayvan sahipleri durumu fark ederek kent merkezindeki veteriner kliniğine getirdi. Veteriner hekim Gökmen Koç tarafından muayene edilen Şila hemen ameliyata alındı. Başarılı bir ameliyat geçiren Şila isimli köpeğin ayağından 760 gram büyüklüğünde kitle çıkartıldı. Ameliyat sonrasında açıklama yapan Veteriner Hekim Gökmen Koç, "Ayağında kitle şikayeti ile geldi. Büyükçe de bir şeydi. Yapılan tetkiklerde yaşının verdiği komplikasyonlar olabilirdi. Yaptığımız kan sonuçları güzel çıktı. Akabinde ameliyat kararı verdik. Aynı zamanda Şila’nın meme loplarında kitleler var. Bunun içinde kısırlaştırma kararı verdik. Hem kitleyi aldık, hem de kısırlaştırmayı gerçekleştirdik. Ağırlığı 760 gram. Büyüklüğü de hentbol topu kadar var. Kitleyi patolojiye yolladık. Sonucu ne çıkacak göreceğiz. Kötü huylu bir kitleyse çağımızın mikrobu diyeyim. Çağımızın berbat hastalığı tümör. Sebebi beslenme şartları genetik faktörler. Yapılan bazı yanlış uygulamalar. Bacaktan yapılan bir iğne olduğu söylendi. Yaklaşık 3 yıl önce küçük küçük oluşan kitleler büyümeye başlandığı söylendi. Kötü huylu tümörse bizim için altta yatan sebepten ziyade tedavisi bizim için önemli. Kitleyi bacaktan uzaklaştırdık. Patoloji sonucundan sonra tedaviye başlayacağız" dedi.
Baba mesleğini bıraktı, 25 yıldır toprağa emek veriyor
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:07 Baba mesleğini bıraktı, 25 yıldır toprağa emek veriyor Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Kayıkçılar köyünde yaşayan 43 yaşındaki Hasan Yıldız, baba mesleği olan mobilyacılığı bırakıp 25 yıl önce tarıma başladı. Evli ve iki çocuk babası olan Yıldız, ailesine ait 20 dönümlük arazide 15 sera ile hem yazlık hem de kışlık sebze yetiştiriyor. Kayıkçılar köyünde baba mesleği olan mobilyacılığı bırakıp 25 yıl önce tarıma yönelen Hasan Yıldız, ailesine ait arazilerde üretimini sürdürüyor. Yıldız, 15 sera ve 20 dönümlük alanda yazlık ve kışlık sebze yetiştiriyor. Üretimi meslekten öte bir tutku olarak gören Yıldız, bitkilerin bakımını "çocuk büyütmeye" benzetiyor. Tarımda edindiği tecrübeyle ürünlerinin bakımını ve ihtiyaçlarını yıllar içinde ezbere bilir hale geldiğini ifade eden Yıldız şöyle dedi: "Çaycuma Kayıkçılar köyünde ikamet ediyorum. 2000 yıldan beri profesyonel bu çiftçilikle çalışıyorum. Daha önceki baba mesleğimiz mobilya marangoz üstüneydi. 35 yıl babam marangoz mobilyacılık yaptı. Daha sonra kendimiz çiftçilik yapmaya başladık. Profesyonel anlamda 25 yıldan beri yapmaya çalışıyoruz." Toplam 6,5 dönüm kapalı alanda üretim yapan Yıldız, karpuz, patlıcan, kapya biber, dolmalık biberin yanı sıra karnabahar, mor lahana, salatalık ve domates yetiştiren Yıldız, "Gerek armut bahçesi 15 bölüme yakın armut bahçemiz var. Şu anda 7-8 gün kapalı seramız var. Bunlarla iştirak etmekteyiz. Dışarı yaz aylarında patlıcan, karpuz, kavun yapıyoruz. Şu anda tarlamızda 5 dönüm karpuz, 5 dönüm patlıcan, 2 dönümde kapya biber dolma biber. Açıkta yetiştirmek şartıyla bunları üretiyoruz" ifadelerini kullandı. Ürünlerini Mengen, Yeniçağ, Gökçesu ve Çaycuma pazarlarının yanı sıra yerel satış noktalarına verdiğini belirten Yıldız, pazarlama konusunda destek beklediğini vurguladı. Yıldız, "Nitekim bunu kendimiz satmaya çalışıyoruz. Sıkıntımız burada. Üretimde sıkıntı yok. Pazarlara gittiğimizde zaman kayboluyor. Tabi üretim o zaman aksıyor. Canlı bakmak gerekiyor. Nitekim bu canlıya bakmak için de zaman gerekiyor. Zamanında pazarlara gittiğimiz zaman bir gün pazar hazırlığı. Bir günde pazarda kalıyoruz. Her pazar en azından 2 gün iş kaybı. Bunun yerine bize büyüklerimizin veyahut da yerel yöneticilerin bize pazarlarda şey yapmasını öneririz. Bizi pazar sağlamalarını veyahut da malzememizi pazarlamanın sağlanmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu. Tarımı bir "emek ve şefkat işi" olarak tanımlayan Hasan Yıldız, bitkilerin bakımını çocuk büyütmeye benzettiğini ifade etti. Yıldız, "Bire bin veren başka bir şey yok. Canlıya bakmak, küçüklükten beri dikiyorsun. Nereden nereye getiriyorsun? Bu bir hastalık. Bir emek, şefkat neredeyse. Bir çocuk gibi. Aynen. Aynı insan gibi. Bu fizyolojisini çözdükten sonra ne zaman ne istiyor? Azotu, gübresi, potasyumu. Bunları artık yıllardan beri yapa yapa ne zaman ne uygulanacağını biliyoruz" ifadelerine yer verdi.