Yerel Haberler
Adana
Adana’da bayramda yağmur ve serin hava etkili olacak 15 Mart 2026 Pazar - 09:52:40 Adana’da dün etkili olmayan başlayan yağmurlu havanın çarşamba günü ara verdikten sonra arife günü yeniden başlayacağı, bayram boyunca havanın yağışlı ve serin olacağı öğrenildi. Adana’da cumartesi günü başlayan yağışlı hava etkisini sürdürüyor. Meteorolojik değerlendirmelere göre Doğu Akdeniz’de bu gece saatlerinden itibaren Adana ile birlikte Mersin, Osmaniye, Hatay ve Kahramanmaraş’ta yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış görülecek. Yetkililer, yağışlarla birlikte sel, su baskını, yıldırım ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı vatandaşları dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyardı. Adana’da hava sıcaklığının da mevsim normallerinin altında seyretmesi bekleniyor. Kentte bugün gündüz sıcaklığının 16, gece ise 11 derece olması öngörülürken, pazartesi 19, salı 18, çarşamba günü ise 22 dereceye kadar yükselmesi tahmin ediliyor. Ancak perşembe günü sıcaklığın 8 derece birden düşerek 14 dereceye gerileyeceği bildirildi. Cuma gününden itibaren hafta sonuna kadar sıcaklığın 16-17 derece civarında seyretmesi beklenirken, gece sıcaklıklarının ise 10 derece dolaylarında olacağı tahmin ediliyor. Bayram arifesi ve bayram günlerinde etkili olması beklenen yağışlı ve serin hava nedeniyle vatandaşların planlarını yaparken hava durumunu dikkate almaları öneriliyor.
Adana Yüreğir’de başkanın şirketine girilip koltuğuna ateş edildi
09 Eylül 2025 Salı - 14:37 Adana Yüreğir’de başkanın şirketine girilip koltuğuna ateş edildi Adana’nın Yüreğir ilçe Belediye Başkanı Ali Demirçalı’nın yapı ofisine giren kimliği belirsiz şüpheli, silahla koltuğuna ateş açıp kaçtı. Olay, Çukurova ilçesine bağlı 100. Yıl Mahallesi Öğretmenler Bulvarı üzerinde bulunan Asal Yapı’da meydana geldi. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı’ya ait olan yapı şirketinin ofisine kimliği belirsiz bir şahıs geldi. Şüpheli şahıs, elinde silahlarla ofisin içerisine girerek koltuğuna ateş açıp kaçtı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Olayda, kimsenin yaralanmadığı öğrenildi. "Makam koltuğuna ateş eden şahıs, olay yerinden kaçarak uzaklaşmıştır" Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı ise olayla ilgili yazılı açıklama yaptı. Demirçalı açıklamasında, "İş yerime kimliği belirsiz bir kişi tarafından silahlı saldırı düzenlenmiştir. Ofisime girerek makam koltuğuna ateş eden şahıs, olay yerinden kaçarak uzaklaşmıştır. Çok şükür herhangi bir can kaybı ya da yaralanma olmamıştır. Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki hiçbir zorbalık, hiçbir tehdit bizi yolumuzdan alıkoyamaz. Bizim tek amacımız, Yüreğir halkına hizmet etmek ve memleketimize değer katmaktır. Bu yolda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Olayın en kısa sürede aydınlığa kavuşacağına, failin ve eğer arkasında birileri varsa onların da yargı önünde hesap vereceğine inancım tamdır. Kimse şunu unutmasın biz milletimizin iradesinden ve halkımıza hizmet etme sorumluluğundan başka hiçbir güç tanımıyoruz. Karanlık oyunlarla, gözdağı vererek bizi korkutacaklarını sananlar büyük bir yanılgı içindedir" dedi.
Zihinsel engelli genç kıza cinsel saldırıdan yargılanan sanıktan "Uyuyordum" savunması
09 Eylül 2025 Salı - 14:28 Zihinsel engelli genç kıza cinsel saldırıdan yargılanan sanıktan "Uyuyordum" savunması Adana’da zihinsel engelli akrabası olan 19 yaşındaki kıza cinsel saldırıda bulunduğu iddiası ile hakkında 18 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan sanık mahkemede, "Uyuyordum. Yapmadığım bir şeyden dolayı tutukluyum" dedi. Mahkeme, iddia edilen olay yerinde keşif yapacak. Sarıçam ilçesine bağlı Baklalı Mahallesi’nde 5 Aralık 2024 tarihinde iddiaya göre, zihinsel engelli G.G.S. (19), koyunları ahıra koyduğu sırada akrabası M.T. (42) kendisine el işareti yaparak, zeytin bahçesine çağırdı. Yanına gelen genç kıza kıyafetlerini çıkarmasını söyleyen M.T., genç kızın bu isteğini reddetmesi üzerine "Seni burada öldürürüm" diye tehdit etti. Korkan genç kızın kıyafetlerini çıkarması üzerine M.T., kıza cinsel istismarda bulundu. Ardından kıyafetlerini giymesini söyleyip, eve gönderdi. Eve giden genç kızın durumu annesi T.S.’ye anlatması üzerine anne polise giderek M.T. hakkında şikayetçi oldu. Annenin şikayeti üzerine yakalanıp tutuklanan M.T. hakkında ’kendisini savunamayacak durumda olan kişiye karşı nitelikli cinsel saldırı’ suçundan Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ikinci duruşması yapıldı. Duruşmaya sanık M.T. ve tarafların avukatları katıldı. Mahkeme Başkanı, mağdur ile ilgili İstanbul Adli Tıp Kurumu’nca düzenlenen raporun geldiğini belirtti. "Rapora göre genç kızda zeka geriliği var" Mağdur G.G.S.’nin yapılan muayenesinde, hafif derecede zeka geriliğinin tespit edildiği belirtilerek, "Dava dosyasının incelemesinde olayların başlangıcı dikkate alındığında 3-4 yıldır devam eden bir süreç olduğunun anlaşıldığı, Kurulumuzca tespit edilen bu zeka geriliği ile olayların başlangıç tarihindeki yaşı birlikte değerlendirildiğinde mağdurun bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve bu olayda fiile ruhsal yönden mukavemet etmesine mani olacak mahiyet ve derecede olduğu, dolayısıyla; G.G.S.’nin 05/12/2024 tarihinde (iddianameye göre) mağduru bulunduğu olayın fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağı, kendisinde mevcut olan zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakın tanıyanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği ve beyanlarına itibar edilebileceği oy birliği ile mütalaa olunur" denildiğini belirtti. Daha sonra tanıklar dinlendi. Tanık E.S., sanık ve mağdurun akrabası olduğunu ifade ederek, yaşanan olayları şöyle anlattı: "Şunu belirtmek istiyorum ben taraf tutmuyorum gördüğümü söylüyorum, sabahleyin ben, T.S., H.S., E.S., S.U., A.T. beraber gece saat 04.00’da ekmek yapmaya başlamıştık. M.T. saat 08.30 civarı ekmek yerine geldi, orada sıkmasını yedi, ekmek yerinden ayrıldı. Saat 12.30 civarı benim telefonuma T.S.’nin telefonundan arama geldi, o da G.G.S.’ydi. Benim telefonum çalınca ben telefonu annesi T.’ye uzattım. Telefonu açtığımda kızın sesi geliyordu, kız ağlıyordu. Anne de kıza ’babanın yanına git’ dedi, sonra biz T.S.’ye G.’nin yanına gitmesini istedik, T. de bunun üzerine beni yanına çağırdı ’beraber gidelim’ dedi, bana M.T.’nin G.’yi taciz ettiğini söyledi. Ben de ’emin misin’ dedim. Daha sonra T. ile beraber G.’nin yanına gittik. G. de bana olayı anlattı. M.T.’nin onu taciz ettiğini söyledi. Ben de o ara hemen M.T.’yi aradım. M.T. cevap vermedi. Ben M.T.’yi aramak isteyince G. kendini odaya kapattı, sesini çıkartmadı, korkmuştu. Daha sonra ben M.T.’nin eşi A.T.’yi aradım onu bizim yanımıza çağırdım. G. de A.T.’ye M.T.’nin kendisini taciz ettiğini söyleyince A.T., ’15 yıldır ben böyle bir şey görmedim’ diyerek kabullenmedi. Daha sonra A.T.’ye M.T.’yi yanımıza getirmesini söyledim. A.T. de M.T.’yi yanımıza getirdi. G.’ye ’bize anlattığını M.’ye de anlat’ dedim. G. anlatınca M.T., ’ben öyle bir şey yapmadım, benden bekliyor musunuz’ dedi. G. ağlayıp kriz geçirince ben M.T.’den gitmesini istedim. G. de ’inanmıyorsanız gelin ayak izini göstereyim’ dedi ve bize ayak izini gösterdi. Yer toprak olduğu için ayak izini gördüm. Yer evin arkasındaydı. Bizim gittiğimiz yerde tel yoktu. Gittiğimiz yer T.S.’nin evinin arkasıdır. Ben, T. ile A.’ya ’ben olay dışıyım siz iki kadın iki aile olarak konuşun’ dedim. A.T., T.S.’ye ’ne yapacağız’ dedi. T.S. de, hastaneye gidip şikayet edeceğini söyledi. A.T. de, ’benim iki kızım var, hayvanlarım var’ dedi. T. de bunun üzerine sinirlendi ve ’malına tüküreyim’ diyerek gitti. Daha sonra da karakola gidildi. G.’nin sürekli kabız olduğunu bilmiyorum" dedi. Sanığın avukatının, tanıktan neden ayak izine bakma gereği hissettiklerini sorması üzerine tanık, "G. yalan söylemez. Çünkü o kadar zeki değil. G. bize ’beni taciz ettiğine inanmıyorsanız gelin ayak izlerini göstereyim’ dedi. M.’nin eşi de yanımızdaydı" diye cevap verdi. "Eşim yapmaz" Sanığın eşi A.T. de tanık olarak dinlendi. İddiaları yalanlayan A.T., eşinin G.’ye yönelik cinsel saldırısını görmediğini belirterek, "Ben kocamla 15 yıldır evliyim. Kocamdan böyle bir şey görmedim. Bensiz bir yere gitmez, nereye gitse beni götürür, çocuklarımı götürür. Olay günü ekmek yapıyorduk. Eşim yanımıza geldi çay içip sıkma yedi. Yaklaşık yarım saat sonra yanımızdan ayrıldı. G. annesine, eşimin ona tecavüz ettiğini söylemiş. Ama yanımızda gezdi tozdu. Tecavüze uğrayan yanımızda nasıl gezer? 15 yıllık evliyim kocam öyle bir şey yapmaz. Eşime sordum, ’yemin ederim ben bir şey yapmadım’ dedi. G.’nin kabızlık sorunu olduğunu biliyorum. Annesi, kabız olduğunu söyledi, kabız şurubu verdiğini söyledi" dedi. Mağdur avukatı Şirin Şeyma Bulut, sanığın eşinin beyanlarını kabul etmediklerini söyledi. HTS kayıtlarının sanığın uzun bir süre zeytinlikte olduğunu ispatlar nitelikte olduğuna dikkat çeken Av. Bulut, "Adli tıp raporundan da anlaşılacağı üzere G.’nin zeka geriliği vardır bu yüzden yalan söylemesi mümkün değildir. G.’nin beyanları kesin ve nettir. Kabızlığı ile ilgili tıbbi geçmişinde de bir durum söz konusu değildir. Biz sanığın en üst hadden cezalandırılmasını ve tutukluluk devam kararı verilmesini talep ederiz" dedi. Sanık M.T. tanık beyanlarında aleyhe olan hususları kabul etmediğini söyledi. İddia edilen olay saatlerinde kendisinin uyuduğunu tekrarlayan M.T., "Ben uyuyordum. Eşim gelip beni kaldırdı ve sonrada karakola beraber gittik. Yapmadığım bir işten dolayı tutukluyum" diyerek tahliyesini istedi. Sanığın avukatları da, mağdurun ifadelerinin çelişkili olduğunu belirterek, "Muayenede ortaya çıkan sonucun cinsel ilişki nedeniyle mi yoksa kabızlık nedeniyle mi oluştuğu konusunda uzman raporu alınması gerektiği kanaatindeyiz. Ancak bunun öncesinde mağdurun kabızlık sorunu olup olmadığı hususunda SGK’dan raporların ve kullandığı ilaçların alınmasını talep ediyoruz, ayrıca dinlenen tanıklarda dikkate alınarak keşif yapılması talebimizi yeniliyoruz, müvekkilin tutuklu kaldığı süre de dikkate alınarak bu aşamada tahliyesine karar verilmesini talep ederiz" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamını ve olay yerinde keşif yapılmasını kararlaştırdı. Duruşma, mağdurun kullandığı ilaçlara ilişkin raporların SGK’dan istenmesi ve eksikliklerin giderilmesi için ileri bir tarihe ertelendi.
ADASO Başkanı Kıvanç: "Orta Vadeli Program iş dünyasının öncelikleriyle örtüşüyor"
09 Eylül 2025 Salı - 12:54 ADASO Başkanı Kıvanç: "Orta Vadeli Program iş dünyasının öncelikleriyle örtüşüyor" Adana Sanayi Odası (ADASO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Orta Vadeli Programın iş dünyasının öncelikleriyle örtüştüğünü söyledi. ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Türkiye ekonomisinin 2026-2028 yıllarını kapsayan 3 yıllık hedef ve politikalarının yer aldığı yeni Orta Vadeli Program (OVP) hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kıvanç, programın ülke ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasını ortaya koyduğunu belirterek, özellikle enflasyonla mücadele, üretim, yatırım ve istihdamın korunmasına yönelik hedefleri olumlu bulduklarını söyledi. Yeni ekonomi yol haritasının Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyen Başkan Kıvanç, ülkemizin topyekün üstünde durduğu en önemli konu olan enflasyonla mücadele karşısında, dezenflasyon sürecinde 2026 yılı için yüzde 16, 2027 için yüzde 9, 2028 yılı için yüzde 8 olarak açıklanan hedeflere ulaşılması konusunda atılacak adımların önemine vurgu yaptı. Kıvanç, cari açığın kapanması ve dış ticaretin geliştirilerek büyüme hedeflerine ulaşılabilmesi için sanayi ve üretimin önceliklendirilmesi, yatırım ortamının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Zayıflayan dış pazar şartlarında ihracatın desteklenmesinin önemine dikkat çeken Kıvanç, özellikle istihdam hedeflerine ulaşılabilmesi için uygulama ve destek mekanizmalarının hızlı ve etkin şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. "İş dünyamızın öncelikleriyle örtüşüyor" Kıvanç, OVP’nin içeriğinde iş dünyasının uzun süredir dile getirdiği birçok hususun yer aldığına dikkat çekerek, şunları kaydetti: "OVP, iş dünyamızın öncelikleriyle örtüşüyor. Özellikle KOBİ’lerimizin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, emek yoğun sektörlere destek verilmesi, üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesinin korunması büyük önem taşıyor. İş gücü piyasasında yapılacak reformlar ve mesleki eğitime yönelik adımlar da nitelikli istihdam açısından kritik. Ayrıca, artan korumacılık ve küresel ticaret savaşları döneminde yerli sanayimizin korunması ve rekabet gücünün artırılması da önceliklerimiz arasında." "Kamu-özel sektör iş birliği şart" OVP’de yer alan hedeflerin başarıya ulaşması için kamu ve özel sektörün eşgüdüm içinde hızlı adımlar atması gerektiğini vurgulayan Kıvanç, "Sanayiciler olarak yüksek katma değerli üretimi, dijital ve yeşil dönüşümü, ihracatımızı artırmayı ve istihdamı korumayı sürdüreceğiz. Orta Vadeli Program’ın ülkemize hayırlı olmasını diliyor, iş dünyası olarak hedeflere ulaşmak için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum" dedi.
Ameliyat sonrası hayatını kaybeden genç kızın ağabeyi, nargile iddialarını yalanladı
09 Eylül 2025 Salı - 12:54 Ameliyat sonrası hayatını kaybeden genç kızın ağabeyi, nargile iddialarını yalanladı Adana’da özel bir hastanede mide fıtığı ameliyatı olduktan sonra hayatını kaybeden genç kızla ilgili hastane başhekiminin, "Taburcu olduktan sonra nargile ve elektronik sigara kulanmış" iddiasını genç kızın ağabeyi, "Ameliyattan sonra su bile içemedi" diyerek yalanladı. Irak’ta güzellik uzmanı merkezinde çalışan Çiğdem Bulut (33), bir yakınının taziyesi için bir süre önce memleketi Adana’ya geldi. Cenazede midesinden rahatsızlanınca gittiği Özel Altınkoza Hastanesi’nde Bulut’a doktor tarafından mide fıtığı teşhisi konuldu. Tedavi için ameliyat olmak isteyen Bulut, 15 Ağustos’ta muayene olduğu Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. B.G. ile anlaştı. Hastanede 18 Ağustos’ta ameliyata alınan Bulut, 2 gün sonra taburcu edildi. Ameliyat sonrası kusma şikayetleri başlayan Bulut’un durumundan endişelenen yakınları, durumu operasyonu gerçekleştiren doktora anlattı. Doktorun kendilerine "Psikolojiktir, benim ameliyatımla alakalı değildir" dediğini iddia eden yakınları, Bulut’un durumunun ağırlaşması üzerine 25 Ağustos’ta ameliyat olduğu hastaneye götürdü. Burada daha da kötüleşen Bulut, yoğun bakım ünitesine alınarak entübe edildikten sonra Seyhan Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Ameliyat sonrası iç organlarında hasar oluştuğu iddia edilen Bulut, ameliyata alındı ancak dün saat 18.30 sıralarında hayatını kaybetti. Aynı hastanede tedavi gören Yasmin Elif Salman da (4), 6 Eylül günü hayatını kaybetti. "Başhekim genç kızın ailesini suçladı" Genç kadının ardından bir çocuğun da hayatını kaybetmesi üzerine suçlamaların hedefinde olan Özel Altınkoza Hastanesi Başhekimi Onur Taktakoğlu, "İtibar saldırısına uğruyoruz. Hayatını kaybeden genç kadın konusunda kadın hastaneden gittikten sonra nargile kullanmış. Başarılı bir şekilde taburcu edildi. Hiçbir sıkıntısı yoktu. Evde nargile ve elektronik sigarayı bir günde bitirmiş. Doktorun herhangi bir madde kullanmayacaksın demesi üzerine kullanıyor" açıklamasında bulunmuştu. "Kız kardeşim nargile kullanmadı" Ağabey Mehmet Timur (45) ise doktorun açıklamasına karşılık açıklama yapma gereği duyduklarını belirterek, "Kızımızın evde nargile içtiğini söylüyorlar. Oysa ameliyattan çıktıktan sonra su bile içemedi. Doktorla irtibata geçtiğimizde, durumun psikolojik olduğunu belirttiler. Ancak gece rahatsızlandı, yoğun bakıma alındı ve entübe edildi. Bana akciğerinin söndüğünü söylediler. Ben de ’siz akciğerine bakmadınız mı’ diye sordum. Doktor ise ’bakmadım, bakmadım’ diyerek gitti. Ardından kız Seyhan Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Oradaki doktorlar ellerinden geleni yaptılar ama kurtarılamadı. Oysa bize sadece başsağlığı dileselerdi, olay bu dereceye gelmezdi" diye konuştu.