Yerel Haberler
Adana
Kış hastalıklarında erken müdahale çocukları daha büyük sorunlardan koruyor
05 Şubat 2026 Perşembe - 13:29 Kış hastalıklarında erken müdahale çocukları daha büyük sorunlardan koruyor Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, özellikle cilt ve solunum yollarındaki doğal koruyucu bariyerin soğukla birlikte daha hassas hale geldiğini belirterek, "Çocukların üşümemesi çok önemli. Çocuğunuzu tek bir kalın kıyafet yerine kat kat giydirmeniz daha iyi bir ısı koruması sağlar" dedi. Kış aylarında çocuklar, üst solunum yolu enfeksiyonlarına yetişkinlere oranla iki kat daha fazla yakalanıyorlar. Bu gibi hastalık durumlarında tedaviye erken başlamanın büyük önem taşıdığını belirten Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, "Çünkü tedavi geciktiğinde enfeksiyonun yayılımına bağlı olarak orta kulak iltihabı, romatizmal ateş, hatta zatürre gibi daha ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor" diyerek çocuklarda hastalık riskini azaltacak önerilerde bulundu. "Soğuk havalara uygun giydirin" Dr. Çiğdem Şenol, soğuk havaların vücudun savunma mekanizmasını zayıflattığını belirterek, "Özellikle cilt ve solunum yollarındaki doğal koruyucu bariyer soğukla birlikte daha hassas hale gelir. Bu nedenle çocukların üşümemesi çok önemlidir. Çocuğunuzu tek bir kalın kıyafet yerine kat kat giydirmeniz daha iyi bir ısı koruması sağlar. Pamuklu ve teri emen kumaşlar tercih edilmeli, sentetik kıyafetlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Ayrıca çocuklarda ısı kaybı en çok baş bölgesinden olduğu için mutlaka bere ve atkı kullanılmalıdır. Çocukların hastalıklardan korunmasında en önemli adımlardan biri de bulaş riskini azaltmaktır. Evde biri hastaysa çocuğa yakın temas mümkün olduğunca sınırlandırılmalı, özellikle kapalı alanlarda maske kullanımı ihmal edilmemelidir. Hastalık döneminde çocuğu öpmek de virüs ve bakterilerin kolayca geçmesine yol açabilir" dedi. "Kapalı ortamları düzenli havalandırın" Virüslerin kapalı alanlarda daha kolay yayıldığını söyleyen Şenol, "Özellikle okul, ev ve oyun alanları gibi kalabalık ortamlarda hava sirkülasyonu yetersizse enfeksiyon riski artar. Bu nedenle ortamın her saat başı kısa süreli havalandırılması bulaş riskini azaltmaya yardımcı olur. Gün içinde birkaç kez pencereyi açarak temiz hava girişi sağlamak oldukça etkili bir önlemdir. Çocuklarla aynı bardak, çatal, kaşık gibi eşyaların paylaşılması enfeksiyonların yayılmasına yardımcı olur. Çünkü virüsler tükürük ve salgılar yoluyla yüzeylere taşınabilir. Bu nedenle özellikle hastalık dönemlerinde ortak eşya kullanımından kaçınılmalıdır. Kış aylarında sağlıklı beslenme bağışıklık sisteminin güçlü kalmasına katkı sağlar. Domates, içeriğindeki likopen sayesinde vücut direncini destekler. Portakal, nar, elma, üzüm, kayısı gibi meyveler vitamin ve antioksidan yönünden zengindir. Vişne ve vişne suyu ise A vitamini ve potasyum içeriğiyle dikkat çeker. A vitamini özellikle solunum yollarını güçlendirerek vücudun hastalıklara karşı daha dayanıklı olmasına yardımcı olur. Bunun yanında et, süt, yumurta gibi protein kaynakları da antikor üretimini destekleyerek bağışıklığın güçlenmesine katkı sağlar" diye konuştu. "El temizliği alışkanlık haline getirilmeli" El hijyeninin üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı en etkili korunma yöntemlerinden biri olduğunu belirten Şenol, "Çocukların ellerini en az 2 dakika sabunla yıkaması sağlanmalı, özellikle dışarıdan eve geldiklerinde, tuvalet sonrası ve yemek öncesinde bu alışkanlık mutlaka kazandırılmalıdır. Ayrıca ortak havlu kullanımı yerine kişisel havlu kullanılması daha doğru olacaktır" dedi.
Sunar Yatırım’dan net sıfır hedefi: 2027 sonunda tesislerinin tüm elektrik ihtiyacını GES’lerden karşılayacak
05 Şubat 2026 Perşembe - 12:23 Sunar Yatırım’dan net sıfır hedefi: 2027 sonunda tesislerinin tüm elektrik ihtiyacını GES’lerden karşılayacak Yarım asrı aşan üretim geçmişiyle Türkiye’nin gıda, tarım ve biyoendüstri alanındaki öncü gruplarından Sunar Yatırım, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırıyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, üretim süreçlerinde enerji kullanımını dönüştürerek 2027’ye kadar karbon salımını yüzde 50, 2030’a kadar ise yüzde 75 azaltmayı hedeflediklerini açıkladı. 2026 yılında bu konuya 30 milyon dolar ilave kaynak ayırdıklarını söyleyen Çomu, 2027 sonuna kadar ise üretim tesislerinin elektrik ihtiyacının tamamını GES’lerden karşılayacaklarını duyurdu. Enerji maliyetlerinin hızla arttığı ve karbon yönetiminin sanayi şirketleri için stratejik bir zorunluluk haline geldiği bu dönemde Sunar Yatırım; enerji dönüşümünü uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyor. Tarımdan sanayiye uzanan entegre üretim yapısıyla grup, yatırımlarını tüm tesislerine yayıyor ve enerji verimliliği ile yenilenebilir enerji uygulamaları sayesinde çevresel etkiyi azaltırken operasyonel dayanıklılığını güçlendiriyor. Konuyla ilgili yol haritalarını ve 2025 yılı karnesini paylaşan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, "Tarıma dayalı endüstride sürdürülebilir büyüme için üretim süreçlerinin bütüncül bir yaklaşımla yeniden ele alınması gerekiyor. Enerji verimliliği ve temiz enerji yatırımlarımızı hem çevresel sorumluluğumuzun hem de uzun vadeli üretim gücümüzün doğal bir parçası olarak görüyoruz" değerlendirmesini yaptı. Elektriğin yüzde 50’sini güneşten alıyor Sunar Yatırım, bu strateji doğrultusunda üretim süreçlerinde enerji kullanımını kalıcı biçimde dönüştürmeyi planlıyor ve karbon azaltma hedeflerini ölçülebilir yatırımlarla destekliyor. 2025 yılı itibarıyla tükettiği elektriğin yüzde 50’sini kendi güneş enerjisi santrallerinden (GES) karşılamaya başlayan şirket, 2027 yılına kadar üretim tesislerinin elektrik ihtiyacının tamamını GES’lerinden karşılamayı hedefliyor. Toplam yenilenebilir enerjide kurulu gücü 41,5 MWp’ye ulaşan grubun hali hazırda; Adana Sunar Yatırım Kampüsü, Ankara Polatlı, Çankırı Kurşunlu, Konya Karapınar ve Yozgat Yerköy’de GES’leri bulunuyor. Eskişehir Alpu, Adıyaman Besni, Manisa Soma, Aydın Efeler, Aydın Koçarlı, Antalya Kumluca, Adana Saimbeyli ve İzmir Kınık gibi yeni lokasyonlarda santrallerin kurulum çalışmaları ise devam ediyor. 2027 yılında kurulu güç 100 MWp’e ulaşacak Yenilenebilir enerji yatırımlarına projeksiyon tutan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, "Mevcut 41,5 MWp kurulu gücümüzü 2026 yılı sonuna kadar 66,5 MWp’ye, 2027 yılı sonu itibarıyla ise yaklaşık 100 MWp seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, 2024-2025 döneminde yaklaşık 52 milyon dolarlık yatırım yaptığımız yenilenebilir enerjiye, 2026 yılı için 30 milyon dolarlık ilave kaynak ayırdık" bilgisini verdi. Çevreye, 527 ağacın yıllık oksijen üretimine eşdeğer katkı sağlıyor Sunar Yatırım, tesislerinde hayata geçirdiği enerji verimliliği projeleri sayesinde 2025 yılında 7,36 milyon kWh enerji tasarrufu sağladı. Bu çalışmalar, yıllık 576 bin Euro’nun üzerinde mali kazanım sağlarken 3 bin 529 ton karbon emisyonunun azaltılmasına katkıda bulundu. Sağlanan bu çevresel kazanım, yıllık bazda 527 ağacın oksijen üretimine eşdeğer bir etki oluşturdu. Aynı dönemde enerji verimliliği alanında 1,3 milyon Euro, çevre yatırımları kapsamında ise 19,5 milyon TL yatırım yaptıklarını açıklayan Mustafa Nuri Çomu, "Enerji verimliliğine yönelik aldığımız aksiyonlar ile çevresel etkimizi azaltırken kaynaklarımızı doğru kullanarak büyüme yolculuğumuzu sürdürülebilir kılıyoruz. Su yönetimi, çevresel risklerin azaltılması, tesis altyapısının iyileştirilmesi, atık yönetimi uygulamaları ve karbon ayak izinin izlenmesi gibi başlıklarda hayata geçirdiğimiz yatırımlar ile çevresel mevzuata uyumun ötesinde, üretim sahamızda daha izlenebilir, kontrollü ve güvenli bir altyapı oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. 12 Milyon Euro yatırımla atıksu arıtma tesisi kuruyor Sunar Yatırım, bu kapsamda en önemli yatırımlarından biri olarak toplam tutarı 12 milyon Euro olan yeni atıksu arıtma tesisini devreye alıyor. Üretim süreçlerinden kaynaklanan atıksular, ileri teknoloji ile arıtılacak ve geri kazanılacak. Arıtılan su, yenilenebilir enerji üretiminde kullanılacak. Tesis bünyesinde kurulacak anaerobik arıtma sistemi sayesinde atıksulardan biyogaz üretilecek ve tesisin önemli bir bölümünün enerji ihtiyacı bu biyogazdan karşılanabilecek. Bu sayede kömür ve doğalgaz gibi fosil yakıtların kullanımı azalacak, karbon emisyonları düşecek ve daha temiz, verimli bir enerji yapısına geçilecek. Ayrıca yeni tesis, yasal deşarj standartlarının ötesinde bir arıtma kalitesi sunacak şekilde tasarlandı. İleri biyolojik arıtma ve membran teknolojileri sayesinde arıtılan su, ilerleyen dönemde üretim süreçlerinde yeniden kullanılabilecek. Bu yaklaşım hem su kaynaklarının korunmasına hem de döngüsel ekonomi anlayışının güçlenmesine katkı sağlayacak. 2030’a doğru net sıfır yolculuğu Sunar Yatırım, yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji verimliliği projeleriyle net sıfır hedefi doğrultusunda ilerliyor. Grup, enerji dönüşümünü kısa vadeli kazanımlarla sınırlı tutmadan, tüm tesislerine yayılan kalıcı bir üretim modeline dönüştürmeyi amaçlıyor. Bu vizyonu özetleyen Çomu, sözlerini şöyle tamamladı: "Hedefimiz, güvenilir üretimi çevresel sorumlulukla birlikte ele alan bir biyoendüstri modeli oluşturmak. Enerji dönüşümü, bu modelin temel yapı taşlarından biri. GES projelerimiz yıllık bazda 80 bin tonun üzerinde karbon salımının önüne geçiyor. Planımız, 2030 yılına kadar karbon nötr üretim modeline geçişi tamamlamak."
Bakan Yumaklı: "459 su ve sulama tesisi için 110 milyar liralık yatırım yapılacak"
05 Şubat 2026 Perşembe - 12:04 Bakan Yumaklı: "459 su ve sulama tesisi için 110 milyar liralık yatırım yapılacak" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Deprem bölgesinde tarımsal üretimin sürekliliğini sağlamak adına çalışmalar yürüttük. İçme suyu, sulama suyu gibi konularda altyapı inşalarının çalışmalarına başladık. 459 su ve sulama tesisi için 60 milyar lira yatırım yaptık. Devam edenlerle birlikte bu rakam 110 milyar liraya ulaşacak" dedi. Bir dizi programa katılmak için Adana’ya gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Adana Valiliği’ni ziyaret etti. Ziyaretinin ardından Bakan Yumaklı, AK Parti İl Başkanlığı’na gelerek basın toplantısı düzenledi. "2.8 milyar lira nakdi ödeme yapılmıştır" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, deprem bölgesinde 455 bin 357 bağımsız bölümün inşa edildiğini hatırlatarak, "Hem Adana’da hem de bütün deprem bölgelerinde AK Parti olarak hem yerinde değerlendirmeler yapmak hem de birlikte yapılanları paylaşmak hem de devlet-millet dayanışması olarak verdiğimiz bu mücadelenin hatırlatmasını yapacağız. Rabbim bir daha ülkemize, milletimize bu felaketleri yaşatmasın. Depremin yaşandığı ilk andan itibaren devletimiz bütün kurum ve kuruluşlarıyla sahada oldu. Büyük bir afet yaşadık, bunu ifade ederken asrın afeti idi daha sonra asrın dayanışmasına döndü. Daha sonrasında Cumhurbaşkanımızın kararlı ifadeleriyle asrın inşasına döndü. AFAD ve diğer bütün kurumlar el ele verip konut, köy evi ve iş yeri olarak 11 ilde toplam 455 bin 357 bağımsız bölüm inşa edilmiştir. Adanamızda da 11 bin 334 konut, 739 köy evi tamamlanmış ve bunların Aralık ayında kurası yapılmıştır. AFAD tarafından, destek ödemesi, taşınma yardımı, kira yardımı gibi başlıklarda toplamda 2.8 milyar lira nakdi ödeme yapılmıştır" ifadelerini kullandı. "67 milyar lira üreticilerimize destek verdik ve tarımsal yatırım yaptık" Geçilen 3 yıl da, Türkiye’nin millet-devlet dayanışmasının bütün dünyaya en iyi örneğini gösterdiğini hatırlatan Bakan Yumaklı, daha sonra şunları söyledi: "Bunu başaracağımıza inanmayanlar olmadı mı? Elbette oldu. Siyaseten bu işin altında kalkmamızı istemeyenler, artık bugün mahcubiyetlerini saklayamıyorlar. Geçtiğimiz 3 yıl, millet-devlet dayanışmasının bütün dünyaya en iyi örneğini göstermiştir. Bakanlık olarak bölgede tarımsal üretimin sürekliliğini sağlamak adına çalışmalar yürüttük. İçme suyu, sulama suyu gibi konularda altyapı inşalarının çalışmalarına başladık. 459 su ve sulama tesisi için 60 milyar lira yatırım yaptık. Devam edenlerle birlikte bu rakam 110 milyar liraya ulaşacak. Bu yatırımlarla vatandaşlarımızın su ihtiyaçlarını karşılamış olduk. 11 ilimizde 67 milyar lira üreticilerimize destek verdik ve tarımsal yatırım yaptık. Cumhurbaşkanımız depremden hemen sonra şunun sözünü vermişti; "Hayvanları telef olan çiftçilerimizin kayıplarını inekse inek, koyunsa koyun, tavuksa tavuk, arıysa arı olarak tekrar bedelsiz yerine koyacağız." Bunu da söz verdiğimiz gibi tamamladık. 50 bine yakın küçükbaş ve büyükbaş, 550 bin kanatlı ve 26 bin arılı kovanı üreticilerimize teslim ettik." "Baraj ve göletlere 79 milyon yavru balık bıraktık" Üreticilere 2 bin 645 projede 1,2 milyar lira hibe desteği sağlandığını hatırlatan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "2 bin 645 projeye 1,2 milyar lira hibe desteği sağladık. Bireysel sulama sistemlerinin desteklenmesi kapsamında, 5 bin 135 projeyle 400 bin dekar alanı, 949 milyon TL hibe vererek, modern basınçlı sulama sistemlerine kavuşturduk. Üreticilerimize kredilerin ertelenmesi, hibe ve destek sürelerinin uzatılması gibi çeşitli kolaylıklar sağladık. Bölgede sertifikalı tohum kullanan çiftçilerimize, sertifikalı tohum kullanım desteğini iki kat fazla ödedik. Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi kapsamında üreticilerimize 603 milyon lira tutarında ayni tohum desteği sağladık. Depremden etkilenen balıkçılarımızı da unutmadık. Bin 21 balıkçı gemisi ve 29 yetiştiricilik tesisine destekleme ödemesinde bulunduk. Deprem bölgesinde yer alan illerdeki baraj ve göletlere 79 milyon yavru balık bıraktık. Bizim bu destek ve yatırımlarımız, çiftçilerimizin gayret ve emeğiyle, bölgedeki tarımsal faaliyetler kesilmedi, devam etti. Bütün şartlara rağmen üretimden vazgeçmeyen aziz çiftçilerimize şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. "Karataş Sera Organize Tarım bölgemizin altyapı inşaatının yüzde 93’ünü tamamladık" Adana’ya son 23 yılda 301 milyar liralık yatırım yapıldığını hatırlatan Bakan Yumaklı, "Son 23 yılda Adana’mızın bereketli topraklarındaki potansiyeli ülkemize kazandırmak için 301 milyar liralık yatırım yaptık ve tarımsal destek sağladık. Su ve sulama alanında 143 tesisi hizmete aldık. Sulama tesisleri ile 1,3 milyon dekar araziyi sulamaya açtık. Sulamaya açılan araziler, ekonomiye yaklaşık 22 milyar lira ek gelir artışı sağlıyor. Kırsal Kalkınma ve ORKÖY kapsamında hibe ve kredi vererek, yaklaşık 19 bin projeyi destekledik. Tarımsal üretim alanlarının korunması amacıyla 4,5 milyon dekar alana sahip Çukurova’yı koruma altına aldık. Yapılan bu çalışmalarla Adana’nın tarımsal hasılasını, 54 kat artışla yaklaşık 70 milyar liraya çıkardık. Tarımsal ihracatta da 8 katlık bir artış sağladık. Son 23 yılda Adana’nın yeşiline yeşil katmak için de yaklaşık 493 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Adana için daha yapacağımız çok iş, daha çok proje, daha çok çalışma var. 1,5 milyar lira yatırım tutarı olan Karataş Sera Organize Tarım bölgemizin altyapı inşaatının yüzde 93’ünü tamamladık. 3 bin kişiye istihdam sağlayacak bu dev projeyle, Karataş ilçesi sebze üretiminde bölgenin kalbi olacak ve ekonomiye yıllık 5 milyar lira katkı sunacak. İçinde yüksek teknolojili seralardan, paketleme tesisleri ve soğuk hava depoları olacak OTB’mizde, ilk seralar önümüzdeki ay kurulmaya başlanacak" dedi. "Deprem bölgesinden yatırıma ilave 10 puan pozitif ayrımcılık" Karataş Su Ürünleri Organize Tarım Bölgesi’ndeki inşaatlarında önümüzde ay başlanacağını vurgulayan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Karataş Su Ürünleri Organize Tarım Bölgemiz ülkemizde bir ilk olacak, yatırım tutarı 2,2 milyar lira olan bu OTB’miz tam kapasite devreye girdiğinde; yılda 70 bin ton su ürünü yetiştirilecek. 5 bin kişinin istihdam edileceği bu OTB’den yılda 350 milyon dolar hasıla ve 250 milyon dolar su ürünleri ihracatı hedefliyoruz. Bu dev projenin altyapı inşaatına önümüzdeki ay başlıyoruz. Adana ve deprem bölgesi illerinden başvuru yapan projelere ilave 10 puan vererek pozitif ayrımcılık yapacağız" ifadelerini kullandı. "14 milyar lira maliyetli 6 su yatırımını ihale edeceğiz" Adana’da ki sulama yatırımlarından bahseden Bakan Yumaklı, daha sonra şunları söyledi: "13 milyar lira maliyetli, Çukurova ve Seyhan ilçelerine hizmet verecek Aşağı Seyhan Ovası Sulamaları Yenileme İnşaatı Sağ Sahil Sulaması 1. kısım işini yatırım programına aldık. 50 bin dekar yenileme ve 5,5 kilometre iletim tüneli faydaları olan bu yatırımı inşallah bu yılın ikinci yarısında ihale edeceğiz. Adanamıza hayırlı olsun inşallah. Bildiğiniz gibi, İmamoğlu sulamaları kapsamında yapay zeka destekli sulama otomasyonu projesini hayata geçirmiştik. Türkiye’de ilk olması açısından bu proje hem Adana hem bölgemiz açısından önem taşıyor. Ayrıca Adana’da, bu yıl içinde 14 milyar lira maliyetli 6 su yatırımını ihale edeceğiz. 5 milyar lira maliyetli 5 yatırımı da yıl içerisinde tamamlamayı hedefliyoruz" Öte yandan Bakan Yumaklı, devlet-millet eliyle deprem yaralarının tamamen sarılacağını da sözlerine ekledi.
Uçurum: "AOSB’yi yeniden Türkiye’nin zirvesine taşımak için yola çıktık"
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:13 Uçurum: "AOSB’yi yeniden Türkiye’nin zirvesine taşımak için yola çıktık" Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde (AOSB) 10 Şubat’ta yapılacak seçimler öncesinde sanayici kimliği, yönetsel deneyimi ve katılımcı vizyonuyla öne çıkan Başkan Adayı İsrafil Uçurum, "Hep birlikte yönetmek, hep birlikte büyümek" anlayışını merkeze alan bir vizyon ile hizmete talip olduklarını belirtti. AOSB’nin köklü ve güçlü sanayi yapısının simge firmaları arasında yer alan Bossa ve Oğuz Tekstil’in Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten ve Adana Sanayi Odası (ADASO) Meclis Başkanlığı görevini 2014 yılından bu yana sürdüren İsrafil Uçurum, seçim yarışında özellikle arsa, enerji ve yönetişim başlıklarında ortaya koyduğu net mesajlarla öne çıktı. 2004-2010 yılları arısında AOSB’nin yönetiminde görev alan, başkanlık yapan ve bu görevi kendi isteğiyle devrederek kurumsal yönetişim anlayışıyla örnek bir davranış ortaya koyan İsrafil Uçurum, güneyin sanayi üssünü yeniden Türkiye’nin en güçlü üretim merkezlerinden biri haline getirmek için başkanlığa talip olduğunu vurguladı. İsrafil Uçurum, "AOSB, Adana’nın sanayi hafızası, Türkiye’nin ihracat gücünün önemli merkezlerinden biridir. Ben de bu bölgenin içinde yetişmiş, yatırımını AOSB’ye yapmış, üretimin her aşamasını birebir yaşamış bir sanayici olarak sorumluluk almaya talibim. Çünkü AOSB’nin yeniden ivme kazanması, sanayicinin önünün açılması ve bölgenin hak ettiği yere ulaşması gerektiğine inanıyorum" dedi. "Vizyonumuzun temel sütunları şeffaflık, katılımcılık ve kurumsallık" Yönetim vizyonunun merkezinde şeffaflık, katılımcılık ve kurumsallık anlayışının yer aldığını, kişilere değil sisteme dayalı bir yönetim anlayışı hedeflediklerini kaydeden İsrafil Uçurum, "Farklı sektörlerden 11 asıl, 11 yedekten oluşan güçlü bir yönetim kurulu oluşturduk. AOSB’deki sanayicilerin teveccühü ile hizmet bayrağını devraldıktan sonra önde gelen sanayicilerin yer alacağı bir de danışma kurulu oluşturacağız. Bölgemizdeki sanayicileri karar süreçlerine doğrudan dahil edeceğiz. Genç ve kadın sanayicilerimizi de OSB yönetimine entegre edeceğiz. AOSB’yi 500 sanayicimizle birlikte yönetmek istiyoruz. Herkes ne olup bittiğini bilsin, söz sahibi olsun. Bunu anlayışın oturmasını istiyoruz" diye konuştu. Küresel rekabetin giderek sertleştiği bir dönemde sanayicinin üzerindeki maliyet baskısının azaltılmasının temel öncelik olması gerektiğini vurgulayan İsrafil Uçurum, özellikle ucuz ve temiz enerji konusuna dikkat çekti. Yönetimleri döneminde atmış oldukları adımlar sayesinde bugün OSB’de kullanılan elektriğin ve doğalgazın OSB dışındaki fabrikalara göre daha ucuz olmasını sağladıklarını kaydeden İsrafil Uçurum, "Şimdi mevcudun üzerine yenilerini ekleme zamanıdır. Göreve gelir gelmez sanayicinin daha ucuz ve temiz enerji kullanabilmesi için bakanlıklar başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarla irtibata geçeceğiz. Türkiye genelinde tarıma elverişsiz alanlarda enerji santrali projemizi hayata geçirmek istiyoruz. Böylelikle sanayiciye uygun maliyetli elektrik sağlayacağız. Bu yatırımlarımız sınırda karbon düzenlemesi başta olmak üzere küresel çevre standartlarını da gözeten stratejik yatırımlar olacak" ifadelerini kullandı. Temel amaçlarının AOSB’de üretim yapan sanayicinin rekabet gücünü artırmak, yatırımı teşvik etmek ve bölgeyi yeniden Türkiye’nin öncü sanayi merkezlerinden biri haline getirmek olduğunu kaydeden İsrafil Uçurum, "Elektrik, su, doğal gaz ve OSB aidatlarında maliyetleri aşağı çekecek düzenlemeler yapacağız. Sanayicinin dış pazarlara erişimini kolaylaştıracak ihracat destek ofislerinin kurulmasını sağlayacağız. Nitelikli iş gücüne erişimi güçlendirecek insan kaynakları destek mekanizmalarını hayata geçireceğiz. Dijitalleşme, yazılım ve yeni nesil sanayi yatırımları için altyapıyı güçlendireceğiz" dedi. "Sanayicilerin ortak çağrısı ve talebiyle başkan adayı oldum" Başkan adaylığının bir makam arayışından değil, sanayicilerin ortak çağrısı ve talebiyle şekillendiğini vurgulayan İsrafil Uçurum, yönetim anlayışının merkezine sorumluluk, şeffaflık ve hesap verebilirliği koyduklarını ifade etti. Makamların hizmet aracı olarak görülmesi gerektiğini dile getiren İsrafil Uçurum, "Makam peşinde değiliz. Zamanında AOSB Başkanlığını kendi isteği ile bırakan biriyim. Adana Sanayi Odası Meclis Başkanı olarak odasını sanayiciye hizmet üretmek için Türk Eximbank’a veren bir anlayışa sahibim" diye konuştu. En dikkat çekici taahhütlerinden birinin de görev süresi sınırlaması olduğunu belirten İsrafil Uçurum, AOSB’de yönetim anlayışının kurumsallaşması gerektiğine dikkat çekti. İsrafil Uçurum, bu kapsamda başkanlık görev süresinin en fazla iki dönemle sınırlandırılmasına yönelik prensip kararının genel kurulda sanayicilerin oyuna sunulmasını hedeflediklerini söyledi. AOSB’nin bugün çözüm bekleyen en önemli sorunlarının başında arsa üretimi ve yatırım süreçlerinde yaşanan tıkanıklıkların geldiğini söyleyen İsrafil Uçurum, daha sonra şunları söyledi: "Yıllardır ön tahsisi yapılmış ancak yatırıma dönüşmemiş alanlar, teslim tarihleri belirsiz projeler ve sanayicinin kullanamadığı ciddi bir kaynak söz konusu. Sanayici arsa istiyor. Ön tahsis yapılmış ama arsa sanayiciye yatırım için teslim edilmediği gibi alt yapı yatırımları dahi yapılmamış alanlar mevcut. Göreve gelir gelmez en öncelikli işimiz, arsa üretimini hızlandırmak, altyapıları tamamlamak ve tüm süreçleri şeffaf, takvime bağlı ve denetlenebilir hale getirmek olacaktır. AOSB, bir dönem Türkiye’nin en büyük ve en güçlü 2’nci OSB’si iken ancak bugün geldiğimiz noktada ilk 15 içine dahi giremiyor. Doğru yönetim, güçlü vizyon ve sanayicinin desteğiyle AOSB’yi yeniden Türkiye’nin ilk üç organize sanayi bölgesi arasına taşımak mümkündür. Ben bu sorumluluğu almaya, AOSB’yi birlikte yönetmeye ve üretimin gücünü yeniden zirveye taşımaya hazırım."
Yüreğir Ziraat Odası’ndan BDDK’ya düzenleme çağrısı: "Üretimin devamlılığı için limitler korunmalı"
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:10 Yüreğir Ziraat Odası’ndan BDDK’ya düzenleme çağrısı: "Üretimin devamlılığı için limitler korunmalı" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, BDDK tarafından planlanan kredi kartı limit düzenlemesinin tarım sektöründeki yansımalarına dikkat çekti. Doğan, limitlerin düşürülmesinin üretim süreçlerini zorlaştırabileceğini belirterek, tarımsal sürdürülebilirlik için mevcut finansal imkanların korunması gerektiğini vurguladı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) 400 bin TL üzerindeki kredi kartı limitlerinin kullanılmayan kısımlarında indirime gitme hazırlığı, tarım sektöründe hassasiyetle takip ediliyor. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, çiftçinin üretim planlamasında kredi kartı limitlerinin stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade ederek, düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Üretim faaliyetlerinde kredi kartı finansal hareket alanı sağlıyor Son dönemde iklim değişikliği ve artan girdi maliyetleri nedeniyle üreticilerin zorlu bir süreçten geçtiğini ifade eden Başkan Doğan, kredi kartlarının çiftçiler için önemli bir finansal araç haline geldiğini söyledi. Doğan, "Çiftçilerimiz, üretimlerini kesintisiz sürdürebilmek adına kredi kartlarını aktif bir şekilde kullanmaktadır. Bu limitler sadece tarımsal girdilerde değil, çiftlik onarımlarından temel yaşam ihtiyaçlarına kadar pek çok alanda finansal bir güvence oluşturmaktadır" dedi. Limitlerin düşürülmesinin üretim çarkları üzerinde baskı oluşturabileceğine değinen Doğan, üreticinin dönemsel ihtiyaçlarına göre bu limitlere ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Harcamaların kısıtlanmasının üretimi aksatabileceğine işaret eden Doğan, "Borç yönetimiyle üretimini ayakta tutmaya çalışan çiftçimiz için limitlerin korunması, tarım sektöründeki istikrarın devamı açısından kritik bir öneme sahiptir. Limitlerdeki azalma, üretimin aksamasına ve sektörde beklenmedik mali zorlukların yaşanmasına zemin hazırlayabilir" uyarısında bulundu. Tarımın stratejik önemine ve gıda arz güvenliğine dikkat çeken Başkan Doğan, BDDK tarım sektörünün özel şartlarını değerlendirmeli, ülke ekonomisinin lokomotifi olan tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması için mevcut düzenlemeden vazgeçerek çiftçinin finansal hareket alanını korumalıdır ifadelerini kullandı.
Depremzede aile: "İnsanlar arkamızdaki güçlü iradeye güvensin"
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:01 Depremzede aile: "İnsanlar arkamızdaki güçlü iradeye güvensin" Adana Valisi Mustafa Yavuz, kent genelinde yapılan deprem konutlarının yüzde 98 seviyesine ulaştığını belirtti. Depremde evleri yıkılan ve TOKİ konutlarında yaşamaya başlayan çift ise, "Allah devletimizden razı olsun, insanlar arkamızdaki güçlü iradeye güvensin" dedi. 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde evleri yıkılan binlerce depremzede için 11 ilde TOKİ tarafından yapılan konutların inşa süreci devam ediyor. Depremde 418 kişinin hayatını kaybettiği Adana’da ise 11 bina deprem sırasında yıkılırken, çok sayıda bina da ağır hasar gördü. Depremden etkilenen aileler için TOKİ tarafından yapılan 13 bin 517 bağımsız bölümün yüzde 98’i tamamlanırken, kalanların inşası ilçelerde devam ediyor. Adana Valisi Mustafa Yavuz, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 il arasındaki Adana’da evleri yıkılan hak sahipleri için Çukurova ilçesindeki Şambayadı Mahallesi’ndeki yapılan TOKİ 3. Etap’ta incelemelerde bulundu. Mehmet Serkan Sertoğlu ve ailesinin evine de misafir olan Vali Yavuz, aileyle sohbet etti. Daha sonra basın açıklaması yapan Vali Yavuz, depremin 3’ncü yıldönümü olduğunu hatırlatarak, "11 ilimizde ve Adana’mızda asrın felaketini yaşadık. Hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ise sabırlar diliyorum" dedi. "Tüm imkanları seferber ettik" Vali Yavuz, "6 Şubat depremlerinde 50 binden fazla vatandaşımızı maalesef kaybettik. 100 binden fazla vatandaşımız yaralandı. Bugün hala tedavisi devam eden vatandaşlarımız var. Adana, belki 11 il içerisinde depremin etkisi en az hissedilen illerden oldu. Buna rağmen 13 binamız maalesef çöktü. Adana’da 418 vatandaşımızı kaybettik, bin 700’den fazla vatandaşımız yaralandı. Tabi ki bu asrın felaketini yaşadığımız günlerde bende Adana’da görev yapıyordum. Hem bu depremleri yaşadık hem de aylarca bu depremin yaralarının sarılması noktasında vatandaşlarımızla birlikte sahada olmaya gayret ettik. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimiz tüm imkanlarını seferber ederek vatandaşlarımızın yanında oldu" diye konuştu. "Allah bir daha böyle bir afet yaşatmasın" Asrın felaketinin ilerleyen günlerde asrın dayanışmasına dönüştüğüne dikkati çeken Vali Yavuz, "Şimdi de asrın inşası devam ediyor. Şuanda 11 ilimizde ve depremden etkilenen illerimizde ilçelerimizde büyük bir inşa faaliyeti devam ediyor. Şuan içinde bulunduğumuz Çukurova ilçemizin Şambayadı Mahallesi’nde de bu inşanın en güzel örneğini görüyoruz. Burada 341 dairemizde vatandaşlarımız yerleşti, yaşıyor. Adana’mızda, ilçelerimizde devam eden inşa faaliyetleriyle birlikte kalıcı konutlarla ilgili yüzde 98 seviyesinde çalışmalar devam ediyor. Merkezde hak sahibi olan tüm vatandaşlarımızın kuraları çekilerek kendilerine teslim edildi. Kentte 13 bin 527 bağımsız bölümümüz orta hasar ve üzerinde zarar görmüş oldu. Yaklaşık 3 bin 237 binamız da ağır hasarlı olarak tespit edildi. Adana’da bu hasarlı yapıların yıkım çalışmaları yüzde 96 seviyesinde gerçekleştirilmiş ve hafriyatlar kaldırılmış oldu. Kalıcı konutlara hızlı bir şekilde devam edildi. Hızlı bir aksiyonla 13 bin 429 bağımsız bölümümüzün ihalesi yapıldı ve bunlardan da 12 bin 73 konutumuzun hak sahiplerine teslimi yapılmış oldu. İnşallah Allah bir daha böyle bir afet yaşatmasın" ifadelerini kullandı. Depreme merkez Çukurova ilçesi Turgut Özal Bulvarı’nda yakalanan ve evleri ağır hasar alıp yıkılan depremzede Uğur ve Mustafa Çetinkaya çifti de hak sahibi ailelerden biri. Evleri yıkılan, kızları Beyza deprem korkusu nedeniyle beyin kanaması geçirip tedavi gören çift, şimdi yeni evlerinde yaşıyor. İHA’ya konuşan Uğur Çetinkaya, "Allah devletimizden razı olsun. O günleri bir daha yaşamak, hatırlamak dahi istemiyorum. İnancımızı kaybetmiyoruz, her zaman devletimizin arkamızda durduğunu hissediyorum. İyi ki devletimiz var, sadece insanlarımız güvensin, arkamızda büyük bir güç, büyük bir irade var" dedi.
Şehidin emanetine devletin sıcak eli değdi
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:54 Şehidin emanetine devletin sıcak eli değdi Adana’da alkollü bir uzman çavuşun çarpması sonucu şehit olan polis memuru Mustafa Akgül’ün taziyesinde şehidin tek gözlü evleri hafızalara kazınmıştı. Devlet, şehidin emanetine sahip çıkarak aileyi yalnız bırakmadı. Aileye yeni evleri duygu dolu anlarla teslim edildi. 7 Aralık 2024 tarihinde Sarıçam ilçesinde uygulama noktasından aracıyla kaçmaya çalışan alkollü uzman çavuşun çarpması sonucu polis memuru Mustafa Akgül şehit olmuştu. Şehidin baba ocağı Feke ilçesine bağlı Kaşaltı Mahallesi’nde taziye ziyaretleri yapılmış ailenin tek gözlü, sıvalı evleri hafızalara kazınmıştı. Şehidin emanetine sahip çıkan Feke Kaymakamlığı, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ve hayırseverlerinde desteğiyle şehit babasına yeni bir ev inşa etti. Tamamlanan ev dualarla şehit ailesine teslim edildi. Kaymakam Feyza Yılmaz, devletin şehit ailelerinin her zaman yanında olduğunu ifade ederek, "Bizler her zaman sizlerin yanındayız. Şehidimizin ruhu şad olsun" dedi. "Benim sağ kolum gitti ama devlet yanımda" 6 evladı olduğunu ve şehit oğlunun ‘sağ kolu’ olduğunu söyleyen şehit babası Selim Akgül, duygu dolu anlar yaşadı. Akgül, "Oğlumun bahtı böyleymiş. Vatan sağ olsun. Oğluma çarpana 20 yıl vermişler, 20 yıl daha versinler, adalet yerini bulsun istiyorum. Ben Çukurova’da yıllarca çalışarak bu evi yapmıştım. Devletimiz, milletimiz için çalıştım. Devletimizin Allah yokluğunu vermesin. Hepsi yanımda. Kaymakam kızım benim için ayrı. Benim oğlumla hiç resmimiz yok, bir sözümü iki etmezdi, sağ kolumdu. Benim sağ kolum gitti. Allah’tan geldi. Allah devletimize zeval vermesin. Herkesten Allah razı olsun. Geldiğiniz için çok mutlu oldum. Devlet hep benim, bizlerin yanında" diye konuştu. Anahtar teslimi sırasında Kur’an-ı Kerim okunarak şehitler için dua edildi. Şehit babası Selim Akgül, anahtar teslimi sırasında duygu dolu anlar yaşadı.