Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Adana
Trafikte dehşet: Tırdaki yolcu bıçakla saldırdı
23 Mart 2026 Pazartesi - 21:00:52
Adana’da trafikte çıkan tartışmada tırda bulunan yolcu, otomobil sürücüsünün önünü kesip bıçakla saldırarak, araca zarar verdi. Yaşananlar araç kamerasına yansıdı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 14:52
Kepme: "Finlandiya ve ülkemiz arasında bir ilke imza atmaktan onur duyuyoruz"
İstanbul Lider Koleji İcra Kurulu Başkanı Filiz Kepme, Finlandiya’nın uygulamalı bilimler alanındaki üniversitelerinden olan Laurea’dan akademisyen heyetinin ilk kez Türkiye’de öğrencilere ‘kabul sınavı’ yapacağını açıklayarak, süreçten memnuniyet duyduğunu söyledi. Finlandiya’nın dünyaca ünlü üniversitelerinden Laurea Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, öğrenci seçimi süreci kapsamında ilk kez Türkiye’ye bir heyet göndererek fiziksel sınav gerçekleştirecek. Bu sınav İstanbul Lider Koleji iş birliğiyle gerçekleşecek. İlk 30 öğrencinin sınav ücreti ev sahibinden Böylece Türkiye’den Finlandiya’da eğitim almak isteyen öğrenciler, Laurea’nın öğrenci kabul sürecine kendi ülkelerinde, daha erişilebilir şartlarda katılma imkanı bulacak. İstanbul Lider Kolejleri’nin sunduğu destek kapsamında ise sınava başvuran ilk 30 öğrencinin sınav giriş ücretleri kolej tarafından karşılanacak. Başvurular başladı Laurea’nın resmi duyurularına göre Türkiye başvuru dönemi 18 Mart- 1 Nisan tarihleri arasında açık olacak. Adayların başvuru evrakını sisteme yüklemeleri için son tarih ise 8 Nisan. Uygun bulunan adaylara sınav davetleri daha sonra iletilecek ve giriş sınavları 21-24 Nisan tarihleri arasında Ankara’da düzenlenecek. Laurea Uygulamalı Bilimler Üniversitesi; İşletme Yönetimi, İşletme Bilişim Teknolojileri ve Sağlık Hizmetleri alanlarında Türkiye’den başvurular kabul ediyor. Laurea Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’ndeki bu bölümler Türkiye’de İşletme, Yönetim Bilişim Sistemleri ve Hemşirelik bölümlerine denk geliyor. Sınavın Türkiye ayağı Ankara’da Başvuru sürecinde öğrencilerden lise transkripti, lise diploması ya da mezuniyet durumunu gösteren resmi belge ve en az IELTS 6.0 veya eşdeğeri bir İngilizce yeterlilik sonucu talep ediliyor. Sınav süreci, teorik değerlendirme ve mülakat olmak üzere iki temel aşamadan oluşuyor. Laurea’nın ilgili sayfalarında, Türkiye uygulamasında sınavların Ankara’da yapılacağı ve yalnızca uygun bulunan adayların sınava davet edileceği belirtildi. "Finlandiya ve ülkemiz arasında bir ilke imza atmaktan onur duyuyoruz" İstanbul Lider Kolejleri İcra Kurulu Başkanı Filiz Kepme de sürece ilişkin değerlendirmesinde bu iş birliğinin yalnızca akademik bir sınav organizasyonu olarak değil, öğrencilerin küresel geleceklerine dokunan stratejik bir adım olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Kepme, "Sektörle iç içe, uluslararası ölçekte güçlü bir eğitim modeli sunan Laurea Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nin Türkiye’ye ilk kez bir heyet göndererek öğrenci kabul sınavı yapacak olması, eğitim dünyamız adına son derece kıymetli bir gelişmedir ve Türkiye’de bir ilktir. Gençlerimizin uluslararası eğitim fırsatlarına doğrudan erişebilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle ilk 30 öğrencinin sınav giriş ücretlerini karşılayarak öğrencilerimizi bu yolculukta somut biçimde desteklemek istedik. İstanbul Lider Koleji olarak gençlerimizin hayallerini ve hedeflerini desteklemek için ulusal ve uluslararası iş birliklerimize devam edeceğiz" dedi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:10
Kozan’da aranan 2 kişi tutuklandı
Adana’nın Kozan ilçesinde polis ekiplerince gerçekleştirilen "Kozan’a Güven" uygulamasında çok sayıda denetim yapılırken, çeşitli suçlardan aranan 2 kişi yakalanarak tutuklandı. Kozan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 16-23 Mart 2026 tarihleri arasında "Kozan’a Güven" uygulaması kapsamında denetimler gerçekleştirildi. 40 ayrı noktada toplam 271 emniyet personelinin katılımıyla yapılan uygulamalarda asayiş ve trafik kontrolleri yapıldı. Denetimlerde 2 adet ruhsatsız tüfek ele geçirilirken, modifiye nedeniyle 3 araca işlem uygulandı. Ayrıca 39 motosiklet sürücüsüne çeşitli maddelerden idari para cezası kesildi. Kontrollerde 11 araç ile 8 motosiklet trafikten men edildi. Uygulamalarda 49,95 gram uyuşturucu/uyarıcı madde ele geçirilirken, uyuşturucu ticareti yaptığı değerlendirilen 2 şüpheli gözaltına alındı. Öte yandan, "kullanmak için uyuşturucu madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak" suçundan 6 yıl 9 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 kişi ile "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan aranan 1 kişi yakalanarak çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:40
Petrol yerine nişasta: 180 günde biyobozunabilen plastik alternatifi
Adana merkezli Sunar NP, mısır nişastasından ürettiği biyoplastik ham maddelerle plastik kirliliğine çevreci bir alternatif sunuyor. Bitki bazlı biyopolimerlerden üretilen ürünler 180 gün içinde doğada çözünerek gübreye dönüşebiliyor. Bu ürünler, EN 13432 standardına uygun olarak doğada tamamen biyolojik olarak çözünüyor ve mikroplastik oluşumuna yol açmıyor. Biyoplastikler, geleneksel plastiklerden çevresel etkileri bakımından ayrışırken, plastik türleri arasındaki farkların doğru anlaşılmasının önemi de giderek daha fazla gündeme geliyor. Plastik atıkların çevreye verdiği zarar her geçen gün daha fazla gündeme gelirken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan’ın tek kullanımlık plastiklere yönelik düzenlemelere ilişkin yaptığı son açıklamalar, çevreci alternatifler açısından önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Turan, yönetmelik taslağında biyobozunur plastiklerin diğer plastiklerden ayrı değerlendirilerek muaf tutulmasının planlandığını belirtirken, planlanan düzenlemenin Sıfır Atık yaklaşımı ve döngüsel ekonomi hedefleri çerçevesinde, petrol bazlı ve oksobozunur plastiklerden biyobozunur plastiklerin ayrı tutulmasını öngördüğünü ifade etti. Bu yaklaşım, sektör temsilcileri tarafından "her plastik aynı değildir" anlayışının mevzuata yansıması olarak değerlendirilirken; petrol bazlı plastiklerin doğada yüzlerce yıl kalabildiği, oksobozunur plastiklerin ise parçalanma sürecinde mikroplastik oluşturarak çevreye kalıcı zarar verebildiği hatırlatılıyor. Nişasta bazlı biyoplastiklerin uygun şartlar altında tamamen biyolojik olarak çözünerek doğaya geri dönebildiği vurgulanıyor. Bu da sürdürülebilir malzeme geliştiren sektörler tarafından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Plastik kirliliğine sürdürülebilir çözüm Sunar NP tarafından mısır nişastasından üretilen biyopolimerler, kısa sürede doğada biyolojik olarak çözünerek plastik kirliliğine karşı sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Bu kapsamda, biyobozunur plastiklerin mevzuatta ayrı bir kategoride ele alınması ve teşvik edilmesi yönündeki yaklaşımın hem çevresel etkilerin azaltılması hem de yerli ve yenilikçi üretim kapasitesinin desteklenmesi açısından kritik bir adım olduğu vurgulanıyor. Bu yaklaşım sayesinde karbon ayak izinin düşürülmesine ve ithal petrokimya bağımlılığının azaltılmasına da katkı sağlanıyor. Avrupa Birliği’nde uygulanan bu yaklaşımda, biyobozunur ve kompostlanabilir malzemeler kullanım alanlarına göre ayrıştırılarak özellikle organik atıklarla birlikte toplanabilen ürünlerde teşvik ediliyor. Bu sayede hem atık yönetimi süreçleri daha verimli hale getiriliyor hem de döngüsel ekonomi hedefleri destekleniyor. "Çevre dostu ürünler, yaygınlaşmalı" Bakanlığın tek kullanımlık plastiklere yönelik planladığı düzenlemeye dair görüşlerini paylaşan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, bu yaklaşımı desteklediklerini belirterek, "Biyobozunur alternatiflerle tek kullanımlık plastiklerin aynı yönetmeliğe tabi olmaması son derece kritik bir önem taşıyor. Yönetmeliğin bunu açık ve net bir şekilde ortaya koyması gerektiğini düşünüyoruz. Tüm plastiklerin aynı olmadığı gerçeği doğrultusunda biyobozunur plastiklerin diğerlerinden ayrı tutulması gerekiyor. Çevre dostu ürünlerin yaygınlaşması, doğanın korunması ve sürdürülebilir üretim açısından büyük önem taşıyor" dedi. Çomu ayrıca, oksobozunur plastiklerin aksine biyoplastiklerin mikroplastik oluşumuna yol açmadığını ve çevresel etki profillerinin farklı olduğunu vurguladı. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, mısır nişastasından üretilen biyoplastik ürünlerin plastik sektöründe çevreci bir dönüşümün parçası olduğunu belirterek ürünün geliştirilme sürecini de anlattı. Çomu, ürünlerin TÜV sertifikalı olduğunu ve Türkiye’de biyoplastik alanında ilk nişasta bazlı üretici olduklarını ifade etti. Ayrıca Avrupa Birliği’nin Packaging and Packaging Waste Regulation çerçevesinde biyoplastiklerin yasal olarak tanımlanması ve teşvik edilmesinin önemli bir örnek olduğunu söyledi. "Bu ürünün geleceği olduğunu yıllar önce gördük" Çomu, biyoplastik çalışmalarının temellerinin yaklaşık 15 yıl önce atıldığını belirterek, şirket mühendislerinin dünyadaki nişasta bazlı ürünleri incelemesiyle sürecin başladığını söyleyerek, "O dönemde dünyada nişasta bazlı ürünlerden neler üretildiğini araştırmaya başladık. Rakiplerimizin bu ürünleri ürettiğini mühendislerimiz fark etti. 2012–2013 yıllarında AR-GE yöneticimizle babam arasında geçen bir görüşmede ’bu ürünün geleceği var, yatırım yapmalıyız’ fikri ortaya çıktı. Sonrasında yaklaşık 4–5 yıl boyunca tesislerde sadece bu ürünlerin kombinasyonları üzerine çalıştık" dedi. "Birçok plastik ürünün çevreci alternatifi üretilebiliyor" Biyopolimerlerin birçok farklı sektörde kullanılabildiğini ifade eden Çomu, ürünlerin plastik içindeki biyolojik oranı artırarak çevresel etkiyi azalttığını belirtti. Mustafa Nuri Çomu, "Termoplastik nişasta ve termoplastik nişasta içeren biyoplastik hammaddeleri üretiyoruz. Bu malzemeler biyoplastik formülasyonlarında biyobazlı içeriği artırmak amacıyla kullanılıyor. Bu hammaddelerle tek kullanımlık poşetler, kargo poşetleri, çöp torbaları, çatal-kaşık gibi ürünler, kulak çöpleri, içecek karıştırıcıları, pipetler, çeşitli ambalaj malzemeleri, tarım sektöründe kullanılan örtü filmleri ve hatta 3D yazıcı filamentleri üretilebiliyor" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de ham maddeden üretim yapan tek üreticiyiz" Türkiye’de nişasta bazlı biyoplastik ham maddesini üreten tek entegre üretici olduklarını vurgulayan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, üretimin büyük bölümünün ihracata yönelik olduğunu söyledi. Çomu, "Türkiye’de nişastadan, bu ürünü ham maddeden başlayarak üreten tek entegre üreticiyiz. Şu anda ağırlıklı olarak ihracata çalışıyoruz. Avrupa, Çin, Uzak Doğu ve Güney Amerika’da bu ürünler regülasyonlarla destekleniyor. Devletler petrol bazlı plastikleri yasaklayarak veya ek ücretler getirerek bu ürünlerin kullanımını teşvik ediyor" ifadelerini kullandı. "Devlet politikalarıyla kullanım hızla artabilir" Türkiye’de benzer teşvik mekanizmalarının devreye alınması halinde biyoplastik kullanımının hızla yaygınlaşabileceğini belirten Çomu, birçok zincir marketin bu ürünleri kullanmaya hazır olduğunu söyledi. Türkiye’deki ambalaj üreticilerinin ise biyoplastik ambalajlar ve tek kullanımlık ürünleri halihazırda ağırlıklı olarak ihracat için ürettiğini ifade etti. Çomu, "Eğer bu yönde bir politika uygulanırsa birçok zincir market bu ürünleri kullanmaya hazır. Biz de bu konuda üretimlerimizi sürdürüyoruz. 2020 yılından bu yana Avrupa’da da birçok iş ve sürdürülebilirlik ödülü aldık" dedi. Çomu ayrıca Türkiye’nin iklim politikaları açısından önemli bir döneme girdiğini belirterek, "Türkiye’nin COP31 yılı olması nedeniyle çevre ve sürdürülebilirlik alanında atılacak adımlar uluslararası ölçekte de büyük önem taşıyor. Biyobozunur ve bitki bazlı ürünlerin teşvik edilmesiyle Türkiye bu alanda öncü ülkelerden biri olabilir. Biz de Sunar Yatırım olarak bu dönüşümü sonuna kadar desteklemeye ve katkı sunmaya hazırız" diye konuştu.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 09:01
Polis memuru kaza kurşunuyla hayatını kaybetti
Kayseri Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru tatilini geçirmek için geldiği memleketi Adana’nın Tufanbeyli ilçesinde boş arazide akrabaları ile silahla ateş ederken yaralanıp hayatını kaybetti. Edinilen bilgiye göre olay, Tufanbeyli ilçesi Güzelim köyünde akşam saatlerinde meydana geldi. İddiaya göre, Kayseri Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru Mehmet Akif Gündoğan (49), eşi Gülümser Gündoğan (44) ile tatilini geçirmek üzere memleketi Güzelim köyüne geldi. 12 Temmuz günü Gündoğan eşi, kardeşi Ertuğrul Gündoğan ve bacanağı Mehmet D. (43) ile birlikte köyde boş bir araziye gitti. Burada şahıslar belirledikleri hedefe silahla ateş etmeye başladı. Bu sırada polis memuru Gündoğan göğsünden yaralandı. Tufanbeyli Devlet Hastanesine kaldırılan polis memuru hayatını kaybetti. Polis memuru otopsi için adli tıp kurumu morguna kaldırıldı. Bu arada atış sırasında yanında bulunan eşi, kardeşi ve bacanağı gözaltına alındı. Yapılan incelemede polis memurunun ölümüne neden olan kurşunun bacanağının silahından çıktığı öne sürüldü. Eşi ve kardeşi ifadesinin ardından serbest bırakılırken, bacanağı çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
13 Temmuz 2025 Pazar - 15:47
ADASO Başkanı Kıvanç : "Terörsüz Türkiye tarihi bir dönüm noktası"
Adana Sanayi Odası (ADASO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan "Terörsüz Türkiye" hedefini ve bu kapsamda yaşanan gelişmeleri tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. Türkiye’nin huzur ve güven ortamının güçlenmesinin, sürdürülebilir kalkınmanın en temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Kıvanç, bu sürecin yatırım, üretim ve istihdam açısından çok önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Başkan Zeki Kıvanç, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan bu yeni dönem, yalnızca güvenlik politikaları açısından değil, ekonomik kalkınma ve toplumsal barış adına da son derece kritik bir süreci işaret etmektedir. Terörle mücadelede gösterilen kararlılık, savunma sanayisinde elde edilen başarılar, diplomatik kazanımlar ve toplumun barışa duyduğu güçlü özlem, Türkiye’yi bu noktaya taşımıştır. Silahların susması ve terör örgütünün kendini feshetme süreci, ülkemizin geleceği adına umut verici bir gelişmedir." Kıvanç, yıllardır terör nedeniyle yatırım almayan bölgelerin, bu yeni dönemde sanayi ve ticaretin merkezlerinden biri haline gelebileceğini belirterek, şöyle devam etti: "Türkiye Yüzyılı vizyonunun hayata geçmesi, toplumun her kesiminin barış, güven ve huzur içinde yaşayabileceği bir ortamla mümkündür. Terörün gündemden çıkarılması, başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere, tüm illerimizde sanayicilerimizin ve yatırımcılarımızın daha güçlü adımlar atabilmesinin önünü açacaktır. Bu gelişme, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal refahın artmasına da katkı sağlayacaktır." ADASO Başkanı Kıvanç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Güvenliğin sağlandığı, istikrarın pekiştiği bir Türkiye; daha çok üretim, daha çok ihracat ve daha güçlü bir ekonomi anlamına gelmektedir. Şehitlerimizin aziz hatırasına ve gazilerimizin fedakârlıklarına uygun şekilde yürütülmesi gereken bu sürecin, ülkemizin geleceği için bir milat olacağına inanıyoruz. Bu tarihi adımın atılmasında kararlılık gösteren başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm devlet büyüklerimize şükranlarımızı sunuyoruz. İş dünyası olarak, geçmişte olduğu gibi bundan sonra da üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye, Türkiye’nin üretim gücünü büyütmeye kararlılıkla devam edeceğiz."
13 Temmuz 2025 Pazar - 15:45
AOSB’nin vizyonu ATÜ’nün bilimsel gücüyle buluştu
Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) ile Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) arasında sanayi-üniversite iş birliğini güçlendirmeye yönelik önemli bir protokol imzalandı. AOSB Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen törende imzalar, AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü ile ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen tarafından atıldı. Törene, her iki kurumun yöneticileri, akademisyenleri ve idari temsilcileri de katılım sağladı. İmzalanan protokol kapsamında, ATÜ akademisyenleri AOSB’de faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarına danışmanlık, proje geliştirme, araştırma ve teknik analiz gibi alanlarda destek verecek. Ayrıca öğrencilere uzun süreli staj ve uygulamalı eğitim olanakları sunulurken, mezunlara yönelik istihdam destekleri ve firmalarla doğrudan temas kurabilecekleri kariyer fırsatları oluşturulacak. ATÜ Teknoloji Transfer Ofisi’ne AOSB bünyesinde mekânsal destek sağlanacak ve ortak Ar-Ge projeleri, teknik ziyaretler, seminerler ile eğitim programları düzenlenecek. AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, iş birliğinin sanayiciler için bilimsel destek, öğrenciler için ise sektöre güçlü bir geçiş fırsatı sunduğunu vurgulayarak, "Geleceğin rekabeti bilgiyle şekillenecek. AOSB olarak üretimi sadece fiziksel değil, entelektüel bir süreç olarak da görüyoruz. Bu iş birliğini, Adana’nın güçlü yarınları için atılmış stratejik bir adım olarak değerlendiriyoruz." dedi. ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen ise AOSB ile kurulan bu ortaklığın üniversitenin sektöre entegre olma hedefi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Öğrencilerimiz reel sektörü yakından tanıma fırsatı bulacak, akademisyenlerimiz ise sahadaki ihtiyaçlara yönelik bilimsel çözümler üretecek. ATÜ’nün bilimsel birikimini AOSB’nin vizyonuyla buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz." ifadelerini kullandı. Protokolle birlikte ATÜ tarafından AOSB’ye yönelik tezli-tezsiz yüksek lisans programları, MEB onaylı teknik eğitimler ve sürekli eğitim modülleri sunulacak. Böylece üniversite ile sanayi arasında bilgi ve tecrübe temelli sürdürülebilir bir iş birliği modeli hayata geçirilmiş olacak. Törene ayrıca; AOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Kaya, Yönetim Kurulu Üyeleri M. Nedim Büyüknacar, Yusuf Kara, Mehmet Tosmur, AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, ATÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Haşim Kelebek, Genel Sekreter Doç. Dr. Nihat Döngel, Dekanlar Prof. Dr. İhsan Kalenderoğlu, Prof. Dr. Naime Filiz Özdil, Prof. Dr. Salih Yılmaz, TTO Müdürü Doç. Dr. Levent Aydemir, Doç. Dr. Abdurrahim Dal, Öğr. Gör. Manolya Güldürek ve Özel Kalem Müdürü Tuğba Bilici katıldı.
13 Temmuz 2025 Pazar - 12:40
Adana’da ilginç kavga kamerada
Adana’da, bir kişinin arkadaşının boğazını sıkarak "telefonu vereceksin" diye bağırması anbean görüntülendi.
13 Temmuz 2025 Pazar - 11:25
Cezaevinden firar eden hükümlü sokakta yakalandı
Adana’da devriye görevi yapan polis ekipleri, hakkında 26 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve cezaevinden firar ettiği belirlenen şahsı yakaladı. Yüreğir İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı devriye ekipleri, 12 Temmuz günü saat 15.00 sıralarında Selahattin Eyyubi Mahallesi 3815 Sokak üzerinde durumundan şüphelendikleri bir şahsı durdurarak kimlik kontrolü yaptı. Yapılan sorgulamada şahsın, İsmail A. olduğu, Adana Asliye Ceza İlamat Masasınca "Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık" suçundan hakkında 26 yıl 2 ay 25 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu ve cezaevinden firar ettiği tespit edildi. Şahıs, polis ekiplerince gözaltına alınarak, Cumhuriyet Polis Merkezi Amirliğine teslim edildi.
13 Temmuz 2025 Pazar - 11:24
Karabatak su üzerine çalı ve ot taşıyarak yuva yaptı
Adana’da karabatakların Seyhan Nehri üzerine çalı ve ot taşıyarak yuva yapması görenlerin ilgisini çekti. Karabatakların Seyhan Nehrinde su içinde bulunan yosunların üzerine ot ve çalı taşıyarak yuva yapması ilgi odağı oldu. Suyun üstünde herhangi bir duracak yerlerinin olmaması ve yuvayı suyun altında olan yosunlara tutundurarak yapmaları ilginç görüntüler oluşturdu. Karabatakların bu anını gören doğa fotoğrafçısı Kadir Acarlar, kuşların performansı karşısında hayranlık duyduğunu belirterek, kuşların yuvayı iki günde yaptığını belirtti. Kuşların yuva sürecine tanık olan Taşkın Kozaeker ise "Kuşlar çok muhteşem varlıklar. Buradan geçerken kuşların bu anını görüyorum bana huzur veriyor mutluluk veriyor. Suda yuvayı kuracak bir yer yok ama kuşlar suyun altındaki yosunlara tutundurarak yuva yaptılar" diye konuştu.
13 Temmuz 2025 Pazar - 11:21
Endemik mavi kelebekler için Saimbeyli’ye akın ettiler
Adana’nın Saimbeyli ilçesinde yalnızca 20 gün boyunca doğada gözlemlenebilen ve Türkiye’deki kelebek türlerinin yüzde 40’nın görülebildiği bölgede yaşayan endemik Saimbeyli Mavi Kelebeği, doğaseverler ve fotoğraf tutkunlarının ilgi odağı oldu. Saimbeyli Kaymakamlığı ve Belediye tarafından bu yıl ilçede düzenlenen gözlem ve fotoğrafçılık etkinliğine yüzlerce vatandaş katıldı. Saimbeyli Kaymakamlığı ve Saimbeyli Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl ikincisi düzenlenen "Saimbeyli Mavi Kelebeği Fotoğraf ve Gezi Etkinliği", Avcıpınarı Mahallesi’ndeki lavanta bahçelerinde gerçekleşti. Etkinliğe Saimbeyli Kaymakamı Emre Açar, Belediye Başkanı Mahmut Dal, Feke Belediye Başkanı Cömert Özen, Adana Olgunlaşma Enstitüsü, Kozan Ticaret Odası, sivil toplum kuruluşları ve çevre ilçelerden çok sayıda vatandaş katıldı. Lavanta çiçeklerine konan kelebeklerin oluşturduğu renkli görüntüler, katılımcılara adeta görsel bir şölen sundu. Fotoğraf tutkunları, endemik mavi kelebeği ölümsüzleştirmek için objektiflerine sarıldı. Saimbeyli Kaymakamı Emre Açar, etkinlikte yaptığı konuşmada ilçede son dönemde yaşanan acılar nedeniyle konser ve eğlence programlarının iptal edildiğini belirterek, "12 şehidimiz ve ilçemizde vefat eden vatandaşlarımız nedeniyle bu yıl etkinliğimiz sade bir şekilde gerçekleşiyor. Sadece 2 hafta gözlemlenebilen bu nadir tür sayesinde ilçemizin doğal ve kültürel değerlerini tanıtmayı amaçlıyoruz" dedi. Saimbeyli Belediye Başkanı Mahmut Dal ise, "Ülke olarak acımız büyük. Bu nedenle şenlik ve konser kısımlarını iptal ettik. Ancak mavi kelebeğimizin tanıtımı sayesinde doğa ve fotoğraf turizminde ilçemizin kalkınacağına inanıyoruz. Bu yıl ikinci gerçekleşen etkinlikte sadece ilçemizde gözlemlenebilen Mavi kelebek için bir araya gelerek ilçemizde üretilen ürünlerini de katılımcılara tanıyoruz" ifadelerini kullandı. Feke Belediye Başkanı Cömert Özen ise Kuzey adanın doğada endemik canlıları doğası ile Adana2nın eko turizmde parlayan bir yıldız olduğunu kaydetti. Etkinlikte, Adana Olgunlaşma Enstitüsü’nün mavi kelebekten ilhamla hazırladığı el sanatları büyük beğeni topladı. Kelebek figürleri, kilim, takı ve geleneksel dokumalarda işlenerek sergiye sunuldu. Saimbeyli’ye gelerek mavi kelebeği gözlemleyen Metehan Demirelli ise, "Kelebekleri görünce çok mutlu olduk. Bu güzelliği yakından gözlemlemek harika bir deneyim" dedi.
13 Temmuz 2025 Pazar - 11:09
Prof. Dr. Özkan: "Diş koltuğunda öğürme refleksi mi yaşıyorsunuz? Nedeni bağırsaklarınız olabilir"
Diş hekimliğinde hastaların yüzde 15’inde görülen şiddetli öğürme refleksi, birçok diş tedavisinin yarım kalmasına, genel anesteziye ihtiyaç duyulmasına, hastalarda kalıcı diş hekimi korkusuna ve ağız sağlığının bozulmasına neden olduğunu anlatan Uzman Diş Hekimi ve Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan bu sorunun çoğunlukla sadece psikolojik olmadığını belirterek, "Özellikle gut hastalarında, bağırsak duvarına saplanan ürik asit kristalleri, vagus siniri yoluyla beyin sapındaki öğürme merkezini uyarıyor. Bu da diş koltuğunda kontrol edilemeyen öğürme krizlerine neden olabiliyor. Sorun, bağırsak-beyin ekseniyle doğrudan ilişkili" dedi. Özkan, yaptığı açıklamada öğürme refleksinin dil kökü, yumuşak damak ve boğaz gibi bölgelerin istemsiz uyarılmasıyla gelişen, doğal bir korunma mekanizması olduğuna değinerek, "Ancak refleksi aşırı duyarlı kişilerde şu durumlara yol açar: Tedavi yarım kalır. Kusma, nefes darlığı ve panik hissi gelişebilir. Diş hekimi korkusu kalıcı hale gelir. Çürükler ve diş eti hastalıkları ilerler. Genel anestezi riskleriyle başbaşa kalır" diye konuştu. Özkan’a göre öğürmeyi etkileyen en önemli tetikleyiciler ise şöyle : "Bağırsak beyin ekseni. Gut hastalarında bağırsaktaki iltihap ve kristaller, vagus siniriyle beyne refleks uyarımı gönderir. Nörolojik ve anatomik duyarlılık. Bazı kişilerde yumuşak damak ve dil kökü sinirleri aşırı hassastır. Basit bir temas refleksi tetikleyebilir." Özkan bundan kurtulmanınn önerilen 5 etkili çözüm yöntemini ise şöyle sıraladı: "Temassız lazer destekli tedavi. Fiziksel temas minimuma indirilir. Kanamasız ortam sağlanır. Refleks tetikleyici koku ve sıvılar oluşmaz. Çürük temizliği, kanal tedavisi, doku kesimi ve implant işlemleri hassasiyetle ve tek seansta tamamlanabilir sayesinde korku azalır. Sessiz motorlu el aletleri. Yüksek frekanslı sesler yerine ses desibeli düşük el cihazları (airatör ve mikromotorlar) kullanılır. Bu sayede işlem sırasında sessiz ortam sağlanır. Bu, hastanın kaygısını ve refleks yanıtını yüzde 90 oranında azaltır. Blok anestezi. Dil kökü ve yumuşak damakta bölgesel anestezi uygulanarak dil öğürme refleksi ve ağrı baskılanır. Sprey kullanılmaz çünkü öğürmeyi tetikleyebilir. Dil ekartasyonu ve ağız açıklığını sınırlama. Tedavi sırasında dile baskı uygulanmaz, dilin kontrollü ekarte edilmesiyle hareket sınırlandırılır. Ağız, mümkün olan en az açıklıkla tutulur; bu sayede refleks baskılanır. Tedavi aralıklarıyla dinlendirme protokolü. Seans boyunca çene eklemi korunur, hastanın refleks eşiği gözetilerek sık aralıklarla dinlendirme uygulanır. Aksi takdirde beynin stres merkezi olan hippokampus uyarılarak öğürme artar. El cihaz ve narin alet kullanımı. Küçük başlıklı el cihazları ve narin el altlerinini ağız içinde kullanılması ağzı içinde fazlalık hissini sonlandırır, dil yanak ve boğaz temasını minimumam indirir. Bu sayede konforlu ve öğürmeden kaçındıran bir tedavi yöntemi benimsenir." Özkan, tedavi öncesi hastaların, hafif bir öğünle gelmesi, burun tıkanıklığı varsa deniz suyu spreyi kullanması, derin nefes almayı (diyafram nefesi) öğrenmesi, kaygıların hekimle paylaşılması gerektiğini ve seans sırasında burundan yavaşça nefes alınması gerektiğini söyledi. Artık öğürme refleksi diş tedavilerine engel değil Özkan, "Lazer destekli işlemler, sessiz cihazlar, narin el aletler, kısa işlem süreleri ve kişiselleştirilmiş tedavi protokolleriyle gut hastalarında ve refleksi hassas bireylerde öğürme refleksini yüzde 83’e varan oranlarda baskılayabiliyoruz. Tedaviler tek seansta tamamlanabiliyor, diş hekimi korkusu sona eriyor. Refleksin nedenlerini hedef alarak çalışan bu yaklaşımlarla, hem fizyolojik hem psikolojik düzeyde çığır açan bir konfor sağlanmasını öneriyor" dedi.
13 Temmuz 2025 Pazar - 09:08
Teknolojinin ulaşamadığı tarlalarda ellik ve orakla hasat başladı
Adana’nın Feke ilçesinde yüzyıllardır değişmeyen gelenek ellik ve orakla hasat başladı. Sarp yamaçlara ekilen ata tohumu buğday, hâlâ ilk tarım aletlerinden ellik ve orakla, imece usulü hasat ediliyor. Feke ilçesine bağlı Gaffaruşağı, Gedikli ve Ormancık Mahallelerinde köylüler, binlerce yıldır değişmeyen yöntemlerle buğday hasadı yapıyor. Feke ilçesine bağlı 800 rakımlı Gaffaruşağı Mahallesi’nde, köylüler sarp arazilere ektikleri ata tohumu çavdar ve buğdayın hasadına başladı. Teknolojinin giremediği arazilerde vatandaşlar, asırlardır Anadolu’da kullanılan en eski tarım aletlerinden ellik ve orakla ürünlerini hasat ediyor. Köyde her yıl imece usulüyle hasat yapıldığını kaydeden Kenan Ersin, "Ata usulüyle, komşularla birlikte imece usülü hasat gerçekleştiriyoruz. Sabah saat 08.00’de başlayıp, akşam ezanında bırakıyoruz. Bu buğday çeşidini satmıyoruz. Öğütüp un yapıyor, ekmek pişiriyoruz. Hasat sonrası yığınlar oluşturuluyor, ardından desteler halinde patosa giriyor" dedi. Gençler gidiyor, gelenek yaşlılara kalıyor Kırsalda yaşayan gençlerin çoğu eğitim ve iş için büyükşehirlere göç ettiğini kaydeden Bekir Dişli ise, "Hasat geleneğini yaşatanlar köyde kalan aileler oluyor. Bizler bugün hasadımızı gerçekleştiriyoruz" dedi. Belediye Başkanı sözünü tuttu, orakla hasada katıldı Köylülerin, seçimden sonra kendilerini unuttukları yönündeki serzenişi üzerine Feke Belediye Başkanı Cömert Özen, Ormancık Mahallesi’nde ellik ve orak ile köylülerle birlikte buğday hasat etti. Seçim öncesi verdiği "Hasada geleceğim" sözünü tutan Başkan Özen, "Buradaki üretim bir mirastır. Her zaman üreticimizin yanında olacağız. Seçimde söz verdim ve bugün hasadı birlikte yapıyoruz. Tüm çiftçilerimize bereketli hasatlar diliyorum" diye konuştu.
13 Temmuz 2025 Pazar - 09:07
Kilosu bin lira olan bu dondurma sıcak havada yok satıyor
Türkiye’nin en sıcak illerinden Adana’da kilogramı bin lira olan fıstık ezmeli çikolatalı dondurma yok satıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Adana’da hava sıcaklıkları mevsim normalleri üzerinde seyrediyor. Kent genelinde öğle saatlerinde gölgede sıcaklıklar 35-40 dereceleri bulurken güneş altındaki termometreler 40 dereceyi aşıyor. Sıcaklar tatlıcıları inovasyona itti Kentte uzun yıllardır faaliyet gösteren tatlıcı Zeynep Geyik ise sıcak havalara özel Kahramanmaraş dondurmasını fıstık ezmesine sarıp çikolata sos ile hazırladı. Kilogramı bin liradan satılan fıstık ezmeli, çikolatalı dondurma Adana sıcaklarında adeta yok satmaya başladı. "Satışlarımız umduğumuzdan güzel gidiyor" İhlas Haber Ajansı’na konuşan Zeynep Geyik, "Adana sıcaklarından dolayı insanlar soğuk, serinletici tatlılara yöneliyor. Bizde bunun için fıstık ezmeli, çikolata kaplı dondurma yaptık. Biz bu ürünü çıkarttığımızdan bu yana her gelen müşterimiz beğeniyor. Satışlarımız umduğumuzdan güzel gidiyor. Havaların ısınmasıyla birlikte satışlar canlandı" ifadelerini kullandı. "Bu dondurma insanların hoşuna gidiyor" Porsiyonu 195 liradan satılan dondurmanın kilogramının bin lira olduğuna değinen Geyik, "İnsanlar bu dondurmayı kilo olarak da istiyor, adet olarak da alıyor. Bazı öğretmenler, sınavı güzel geçen öğrencilere dağıtmak için bu üründen 15-20 tane alıyor. Satışlar çok güzel. Hem fıstık ezmeli hem de çikolatalı olduğu için bu dondurma insanların hoşuna gidiyor" diye konuştu.
13 Temmuz 2025 Pazar - 01:54
Adana’da alkol ve ışık donanımı uygulaması: 98 kişiye 596 bin 659 TL ceza
Adana’da trafik polisleri, düzenledikleri alkol ve ışık donanımı uygulamasında 98 kişiye 596 bin 659 TL cezai işlem uyguladı. Adana İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri kent genelinde alkol ve ışık donanımı denetimi gerçekleştirdi. Denetimde ekipler 470 aracı kontrol ederken, 98 kişiye toplam 596 bin 659 TL cezai işlem uyguladı. Öte yandan uygulamada 5 araç trafikten men edildi.
12 Temmuz 2025 Cumartesi - 21:51
Nehirde kaybolan uzman çavuşun cansız bedenine ulaşıldı
Adana’nın İmamoğlu ilçesinde girdiği Seyhan Nehri’nde kaybolan uzman çavuşun cansız bedenine ulaşıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder