Yerel Haberler
Adana
25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:08 Adana’da sel suları tarım arazilerini sular altında bıraktı Türkiye’nin en verimli ovalarından Çukurova’da, iklim değişikliğinin etkilerini göstermesiyle birlikte aşırı yağışlar sonucu baraj kapaklarının açılmasının ardından tarım arazileri sular altında kaldı. Bölge dronla görüntülendi. Türkiye’nin en sıcak illerinden Adana’da bu sene yaşanan aşırı ve yoğun yağışların ardından ani sıcaklık yükselmeleri sonucunda karlar eridi. Hal böyle olunca Seyhan Barajı’na gelen su miktarında artış yaşandı. Seyhan Barajı’nda su miktarının artmasının ardından kontrollü su tahliyesi yapıldı ve Yüreğir ilçesinde birçok tarla su altında kaldı. Narenciye bahçelerinde kısmi zarar Çukurova çiftçisi, aşırı yağışlar nedeniyle karpuz, domates ve birçok ürünün ekimini bekletti ancak sel suları narenciye bahçelerini göle çevirdi. Birçok ağaç suyun içinde kaldı. Bölge dronla görüntülenirken Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. "Şu an Ceyhan nehri tehlike saçıyor" 2024 ve 2025 yıllarında aşırı sıcak ve kuraklık nedeniyle arazilerin ancak 3’te 1’ini sulayabildiklerini hatırlatan Doğan, "2026’nın Ocak ayından bugüne kadar, son bir ayda inanın ki bir yıllık yağış düştü. Havaların bir sıcak, bir yağmurlu olmasıyla dağlardaki yoğun kar kütleleri eridi. Yedigöze Barajı, altındaki Çatalan Barajı ve onun altındaki Seyhan Barajı tam kapasitenin üzerine çıkınca yetkililer uyarı yaparak kapakları açmak zorunda kaldı. Önce saniyede 500 metreküp, ardından 700-800 metreküp su salındı. Dün itibarıyla Aslantaş Barajı’nın kapakları da açıldı ve şu an Ceyhan nehri tehlike saçıyor" ifadelerini kullandı. "Tarlaların ekilmemesi faciayı önledi" Suların ırmak yataklarındaki setlerin içerisinde kalmasının daha büyük bir felaketi önlediğini belirten Başkan Doğan, daha sonra şunları söyledi: "Setler yarılıp ovaya su taşsaydı sıkıntımız çok daha büyük olacaktı. Şu an ırmak yatağındaki bahçelerde hasadı yapılmamış greyfurt ve geç hasat edilen portakallar sular altında. Sular uzun süre çekilmezse narenciyenin kökleri hava alamayacağı için bitki gelişimi duracak ve yıl ağaçlar verim vermeyecek. Aslında bu sel suları Mart ortası olsaydı buralara karpuz, kavun, domates ve biber ekilmiş olacaktı. Ocak ve Şubat ayları çok yağışlı geçtiği için çiftçimiz tarlaya girip ürün ekemedi. Yağışlar ekimi engellediği için bu ürünlerdeki devasa bir zararın eşiğinden dönülmüş oldu." "Çatalan Barajı 10 metre yükseltilseydi bu sorun yaşanmazdı" Çiftçilere 19 Şubat’tan itibaren birinci, ikinci ve üçüncü derece uyarı mesajları attıklarını belirten Doğan, kalıcı çözüm içinde önerilerde bulunarak, "Bölgemizde aşırı sıcakta kuraklık, soğukta don, yağışta ise sel riski yaşıyoruz. Aslında bunun çok net bir önlemi var. Çatalan Barajı’nın gövdesi 10 metre daha yükseltilmiş olsaydı, bugün yağan bu yağmurları ve kar sularını rahatlıkla depolayabilecek, bu sel felaketini hiç yaşamıyor olacaktık. Zarar gören çiftçilerimizin Tarım İlçe Müdürlüklerine başvurularını yapmalarını bekliyoruz. Devletimizden de bu zor günlerde çiftçimize yardım eli uzatmasını talep ediyoruz" dedi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:46 Kozan’da ustaların Ramazan ayında pide mesaisi Adana’nın Kozan ilçesinde Ramazan ayıyla birlikte fırınlarda yoğun mesai başladı. Kozan Belediyesi Halk Ekmek fırınında sahurla başlayan üretim, iftar saatine sıcak ekmek ve pide yetiştirme telaşıyla aralıksız sürerken, "askıda pide" uygulaması ilçede dayanışmanın en güzel örneklerinden biri oldu. Kozan ilçesinde Belediye Halk Ekmek fabrikasında ustaların Ramazan ayında zorlu pide mesaisi sahur vakti başlayıp iftar vaktine kadar sürüyor. Öte yandan belediye tarafından ilk kez başlatılan "Askıda Ramazan pidesi" uygulaması ilçede dayanışmanın en güzel örneklerinden biri oluyor. 45 yıllık ekmek ustası Ali Öz, sabah 03.00’te işbaşı yaptıklarını belirterek iftar saatine sıcak ekmek yetiştirmek için yoğun tempoda çalıştıklarını kaydetti. Ekmek ustası İbrahim Özdemir de günlük yaklaşık 16 bin ekmek üretildiğini ifade ederek Ramazan ayında pidenin vazgeçilmez olduğunu, üretimin askıda ekmek ve pide uygulamasıyla birlikte daha da arttığını söyledi. Kozan Belediyesi Halk Ekmek Fırını sorumlusu Caner Sağlam ise sahurla başlayan üretimin iftar saatine kadar sürdüğünü belirterek, "Askıda pide uygulamasıyla günlük bin pide ihtiyaç sahipleri için ayrıca üretiliyor. Ekmek 220 gram 12,5 liradan, Ramazan pidesi ise 320 gram 20 liradan satışa sunuluyor" dedi. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, Ramazan’ın rahmet, bereket ve paylaşma ayı olduğunu belirterek, bu mübarek günlerde birlik ve beraberliğin güçlenmesinin önemine dikkat çekti. Başkan Atlı, Ramazan boyunca iftar programlarının düzenleneceğini, Sosyal Hizmetler Müdürlüğü aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara gıda yardımlarının devam ettiğini ifade ederek, "Belediyeye ait halk ekmek fırınında her gün bin Ramazan pidesi, askıda pide uygulamasıyla ücretsiz olarak vatandaşlara ulaştırılacak" diye konuştu.
Trendyol 1. Lig: Adana Demirspor: 0 - Bandırmaspor: 3
23 Ocak 2026 Cuma - 22:06 Trendyol 1. Lig: Adana Demirspor: 0 - Bandırmaspor: 3 Trendyol 1. Lig’in 22. haftasında Adana Demirspor, evinde Bandırmaspor’a 3-0 mağlup oldu. Maçtan dakikalar 24. dakikada orta sahada kazanılan topu Mulumba Amaral’a pasını aktardı. Amaral’ın sağ çaprazdan ceza sahasına girerek arka direğe yerden ortaladığı topu Douglas Tanque, meşin yuvarlağı filelere gönderdi. 0-1 34. dakikada Orta alanda topla buluşan N’Dongala, savunma arkasına kaçan Amaral’a yerden pasını gönderdi. Kaleciyle karşı karşıya kalan Amaral sol ayağıyla vuruşunu yaparak topu ağlarla buluşturdu. 0-2 52. dakikada sol kanattan gelişen atakta Toprak, ceza sahası dışı sol çaprazdan gönderdi. Kaleci Arda üzerine gelen topu kornere çeldi. 84. dakikada gelişen Adana Demirspor atağında orta alandan gelen pası sol kanatta kontrol eden Yücel’in kale alanına yerden tehlikeli gönderdiği topu kaleci Arda kontrol etti. 90+4. dakikada savunma arkasına atılan uzun topa hareketlenen Badji, kaleci Murat ile ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda meşin yuvarlağı filelere yolladı. 0-3 Stat: Yeni Adana Hakemler: Asen Albayrak, Azad İlhan, Sami Şad Adana Demirspor: Murat Eser, Aykut Sarıkaya, Ali Fidan, Yusuf Buğra Demirkıran, Diyar Zengin (Yücel Gürol dk. 46), Kürşat Türkeş Küçük, Toprak Bayar (Kayra Saygan dk. 82), Enes Demirtaş (Mert Menemencioğlu dk. 76), Osman Kaynak, Gökdeniz Tunç, Ahmet Yılmaz Yedekler: Aslan Atay, Barış Timur, Ahmet Bolat, Doğuhan Dübüş, Ata Gül, Ali Arda Yıldız, Eren Fidan Teknik Direktör: Kubilayhan Yücel Bandırmaspor: Arda Özçimen, Oğuz Ceylan, Kerim Alıcı (Mücahit Albayrak dk. 85), Atınç Nukan, Enes Aydın, Remi Mulumba (Yusuf Can Esendemir dk. 90), Muhammet Gümüşkaya, Joa Amaral (Badji dk. 85), Dieumerci N’Dongala, Douglas Tanque, Abdulkadir Parmak (Enes Çinemre dk. 63) Yedekler: Hountondji, Tolga Kalender, Akın Alkan, Yiğit Zorluer Teknik Direktör: Mustafa Gürsel Goller: Douglas Tanque (dk. 24), Amaral (dk. 34), Amidou Badji (dk. 90+4) (Bandırmaspor) Sarı kartlar: Douglas Tanque, Enes Çinemre, Remi Mulumba (Bandırmaspor), Enes Demirtaş (Adana Demirspor)
Başkan Karslıoğlu: "Yapılan düzenlemeler çarpıtılmamalı"
23 Ocak 2026 Cuma - 12:22 Başkan Karslıoğlu: "Yapılan düzenlemeler çarpıtılmamalı" Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, kamuda personel çalıştıran taşeron firmalar ile alakalı işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleriyle alakalı olarak, "Yapılan düzenlemelerin çarpıtılmadan, gerçek amacıyla kamuoyuna aktarılması hem iş dünyasının hem de Türk hukuk sisteminin itibarını güçlendirecektir" dedi. İçerisinde kamuda personel çalıştıran taşeron firmalar ile alakalı işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerininde içerildiği torba yasa, geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi. "İşçilerin kıdem tazminatları ilgili kamu kurumu tarafından ödenmekte" Konuyla ilgili Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu açıklamalarda bulundu. Başkan Karslıoğlu, "Kamu idareleri tarafından gerçekleştirilen personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde, isteklilerin tekliflerini EKAP İşçilik Hesaplama Modülü üzerinden hazırlaması mevzuat gereği zorunludur. Ancak söz konusu modülde kıdem tazminatı maliyet kalemi yer almamakta, bu nedenle yüklenici firmaların bu gideri teklif bedeline dahil etmesi fiilen ve hukuken mümkün olmamaktadır. Buna mukabil, 6552 sayılı kanunun 8. maddesi uyarınca, işçilerin kıdem tazminatları ilgili kamu kurumu tarafından ödenmekte, sonrasında ise bu tutarlar yüklenici firmalara rücu edilerek tahsil edilmeye çalışılmaktadır. Bu uygulama; teklif aşamasında öngörülmesi ve fiyatlandırılması mümkün olmayan bir maliyetin, sonradan yüklenicilere yüklenmesi sonucunu doğurmakta ve hukuki güvenlik, belirlilik ve hakkaniyet ilkeleriyle açıkça çelişmektedir" ifadelerini kullandı. "Torba yasa bu hukuki sorunun çözümüne yönelik önemli bir adımdır" Yapısal sorunlar ile alakalı olarak DAİMFED olarak uzun yıllardır mücadele ettiklerini belirten Karslıoğlu, "Kamu ihale sistemi içerisinde hukuka uygun ve sürdürülebilir bir mali yapı oluşturulması, yüklenicilerin öngöremedikleri maliyetler nedeniyle mağdur edilmemesi, idare-yüklenici ilişkisinde adil risk paylaşımının sağlanması amacıyla yoğun bir mücadele yürütülmüştür. Bu süreçte yalnızca iktidar değil, muhalefet partileri nezdinde de girişimlerde bulunulmuş; meselenin siyasi polemiklerden uzak, tamamen hukuki bir adalet sorunu olduğu özellikle vurgulanmıştır. Türk hukuk sisteminin itibarını zedeleyen bu çelişkinin giderilmesinin, ülkemizde hukuk devleti ilkesine katkı sağlayacağı her platformda ifade edilmiştir. Nitekim bu adaletsizliğin giderilmesine yönelik olarak, mevcut hükümet tarafından hazırlanan ve 21.01.2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen torba yasa, uzun yıllardır dile getirilen bu hukuki sorunun çözümüne yönelik önemli bir adım niteliğindedir" diye konuştu. "Konu siyasi bir polemik alanına sürüklenmiştir" Torba yasadaki bu konunun siyasi bir polemik olmaması gerektiğine de değinen DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, daha sonra şunları söyledi: "Geçtiğimiz gün bir haber kanalında yayımlanan haberde, söz konusu düzenleme amacı dışına çıkarılmış, konu hukuki içeriğinden koparılarak siyasi bir polemik alanına sürüklenmiştir. Bu haberde kamuoyunda adalet arayışının temsilcisi olması beklenen ve önemli siyasi sorumluluklar üstlenen CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşçıer ile İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta’nın, konuya ilişkin teknik ve hukuki altyapı yeterince yansıtılmadan yapılan değerlendirmelerle, farkında olunmadan kara propaganda niteliği taşıyan bir tartışmanın parçası haline getirildiği görülmüştür. Oysa bu mesele bir parti meselesi değil, bir iktidar-muhalefet tartışması değil, doğrudan hukukun üstünlüğü, adil yargılanma ve hukuki güvenlik meselesidir. DAİMFED olarak çağrımız nettir. Bu konuda tüm siyasi aktörlerin, medyanın ve karar vericilerin bilgiye dayalı, hukuki temelli ve sorumlu bir dil kullanması, adaletin tesisi açısından hayati önemdedir. Yapılan düzenlemelerin çarpıtılmadan, gerçek amacıyla kamuoyuna aktarılması hem iş dünyasının hem de Türk hukuk sisteminin itibarını güçlendirecektir."
Boşanmaya çalıştığı eşi, yapmadığını bırakmadı
23 Ocak 2026 Cuma - 10:42 Boşanmaya çalıştığı eşi, yapmadığını bırakmadı Adana’da bir kadının evine, boşanma aşamasındaki eşinin kız kardeşi ve yeğeni tarafından kapı çilingirle açılarak girildi. Kapının kilidi değiştirilip eşyalar taşındı, o anlar güvenlik kamerasıyla görüntülenirken yaşadıklarını anlatan kadın, "Eşim benim evimi kız kardeşi ve yeğenine kiraya vermiş gibi göstermiş. Onlar da çilingirle kapıyı açtırıp giriyor. Eşim beni kaçırmaya bile kalktı. Elektronik kelepçesi var ancak o da 1 aylık bir kelepçe. İnsanı özgürlüğünden mahrum bırakmanın bedeli 1 ay mı" dedi. Adana’da yaşayan hemşire Ayça Yıldırım (50), 26 sene önce S.Y. (60) ile evlendi. Çiftin bu evlilikten 1 çocukları dünyaya geldi. Ancak çift, 2016 yılında anlaşamadıkları için boşandı. 2019 yılında ise çift, yeniden evlendi. İddiaya göre, 6 Şubat depremlerinden sonra çift arasında geçimsizlik başladı ve Ayça Yıldırım ile S.Y., ayrı evlerde yaşamaya başladı. 2025 yılının başında ise Ayça Yıldırım, S.Y.’den boşanmak için Adana 4. Aile Mahkemesi’ne başvurdu. Boşanma davasından sonra başına gelmeyen kalmadı Bu süreçten sonra Ayça Yıldırım’ın adeta başına gelmeyen kalmadı. Otomobili gasp edilen Yıldırım, merkez Çukurova ilçesine bağlı Kurttepe Mahallesi’ndeki evinde ise bir türlü huzur bulamadı. S.Y.’nin kız kardeşi ve yeğeni, Ayça Yıldırım’ın kaldığı eve defalarca çilingirle gelip kapıyı açıp içeri girdi ve eşyalarını taşıdı. Eşi hakkında uzaklaştırma kararı da alan Yıldırım, bu sefer de eşinin Kurttepe Mahallesi’ndeki adresi ikametgah olarak gösterdiği için kendi evine dahi giremedi. Öte yandan Ayça Yıldırım, bu süreçte eşi tarafından darp edilip, kaçırıldığını da öne sürdü. "Pes etmemem gerektiğini fark ettim" Yaşadıklarını İHA muhabirine anlatan Ayça Yıldırım, "Boşanma davasının normal hukuki bir süreç olarak devam edeceğini düşünmüştüm. Şu anda artık fiziksel ve psikolojik şiddet var. Bunlar artık benim bıkıp, teslim olmam için yapılan bir süreç. Pes etmemem gerektiğini fark ettim. Ben suçlu değilim, sahip olduğum şeyleri korumam gerekiyor. Boşanma davası başladığında bu şahıs ikametgahını oturduğu ev yerine tapusu benim üzerime olan bu evi gösteriyor" ifadelerini kullandı. "Sahte sözleşme sunuyorlar" Evine defalarca Y.’nin kız kardeşi ve yeğeni tarafından çilingirle girildiğini de öne süren Yıldırım, "Benim evime defalarca girildi ve eşyalarım taşındı. Bu yaptıklarının kanunda cezası yok. Aramızda nikah olduğu için güven sarsıcı hareket olarak gözüküyor. Burası benim evim ama benim evime ben giremeyeyim diye bir de karakola şikayetçi oluyorlar. Güya burasını ben eşimin yeğeni ve kız kardeşine 3 bin liraya kiraya vermişim gibi sahte bir sözleşme sunuyorlar" dedi. "Özgürlüğün bedeli 1 ay mı" Tek istediğinin boşanmak olduğunu belirten Ayça Yıldırım, "Her defasında bir şekilde ya karakolda ya da adliyede bir şekilde bunların işleri kendi lehlerine dönüyor. Önceden korkuyordum ama artık beni kaçırmaya çalıştığı için bir elektronik kelepçesi var. Ancak o da 1 aylık bir kelepçe. İnsanı özgürlüğünden mahrum bırakmanın bedeli 1 ay mı" diyerek feryat etti.
Çukurova çiftçisinden zirai don önlemi: 15 dönüm limon ağacı fileyle örtüldü
23 Ocak 2026 Cuma - 09:32 Çukurova çiftçisinden zirai don önlemi: 15 dönüm limon ağacı fileyle örtüldü Adana’da bir çifti, zirai dondan etkilenmemek için 15 dönüm limon ağacını fileyle kapladı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) zirai don uyarısının ardından hafta boyu hava sıcaklığının eksi 4 dereceye kadar düşmesiyle, bazı ürünler hafiften zarar gördü. Hava sıcaklıklarının eksi 4 derecelere kadar düşmesinin ardından bazı bahçelerde portakal, limon ve mandalinalar dalında dondu. Yüreğir ilçesine bağlı Pekmezli Mahallesi’nde ise çiftçi Serkan Altınyüzük, 15 dönüm limon ağacını fileyle örtüp ağaçlarını zirai dondan korumak için kendince önlem aldı. "Seneye çoğu bahçe fileyle kaplanacak" İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Geçtiğimiz yıl Şubat ayında 4 günlük kuvvetli bir don olmuştu ve bütün bahçeler bu dondan zarar görmüştü. Çiftçimiz de bu sene yeniden dondan etkilenmemek için 30 dönümlük bahçesindeki ağaçların 15 dönümünü fileyle kapattı. İşçilik ve file parası dahil burada 50 bin lira maliyet var. Yaklaşık dönüme 3-4 bin lira maliyeti var. Çiftçimiz bu sene önlem aldı ve bu da örnek bir davranış. Çiftçimiz buradan önemli bir sonuç alırsa seneye inanın ki çoğu bahçelerimiz bu fileyle kaplanacak. File çekilen yerle çekilmeyen arasında fark var" ifadelerini kullandı. "Bu sene verim bekliyoruz" Çiftçi Serkan Altınyüzük ise geçen seneki zirai don nedeniyle bu sene hiçbir ağaçtan ürün alamadığını anlatarak, "Zirai don pervanesi 2 milyon TL olmuş. Bir dostumuz böyle bir fikir verdi. Biz de bu fileyi çektik ve file çektiğimiz ile çekmediğimiz ağaçlar arasında ciddi bir fark var. Bu sene inşallah ağaçlardan verim bekliyoruz" dedi.
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "SGK borcu bulunan çiftçiye kredi verilmemesi, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar vermekte"
22 Ocak 2026 Perşembe - 19:02 Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "SGK borcu bulunan çiftçiye kredi verilmemesi, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar vermekte" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, SGK borcu bulunan çiftçiye kredi verilmemesi uygulamasının tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar verdiğini söyledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, SGK prim borcu bulunan çiftçilere Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından kredi verilmediğine dikkat çekerek, "2025 yılı tarım sektörü açısından olağanüstü zorluklarla geçti. Özellikle zirai don, kuraklık ve iklim kaynaklı afetler üreticilerimizi ciddi şekilde etkiledi. Yaşanan afetler nedeniyle oluşan verim kayıpları, çiftçilerin gelirlerini önemli ölçüde düşürdü’’ dedi. Doğan, üreticilerin bu ağır şartlar altında hem üretimi sürdürmeye çalıştığını hem de artan maliyetler nedeniyle SGK prim borçlarını ödemekte zorlandığını vurgulayarak, SGK borcu gerekçe gösterilerek çiftçilerin krediye erişiminin engellenmesinin zaten zor durumda olan üreticileri daha da çıkmaza sürüklediğini ifade etti. Don, kuraklık ve ekonomik baskılar altında üretim yapan çiftçinin bugün en büyük ihtiyacının finansman olduğunu belirten Doğan, ‘’SGK borcu bulunan çiftçiye kredi verilmemesi gibi bir uygulama, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar vermektedir. Krediye erişimin engellenmesi yalnızca çiftçiyi değil, aynı zamanda ülkenin gıda arzını da tehdit etmektedir. Finansa erişemeyen çiftçi üretim yapamaz, tarımsal üretimin azalması ise gıda fiyatlarına doğrudan yansır. Bu durum gıda güvenliği açısından ciddi riskler barındırmaktadır. Gıda güvenliğinin korunması ancak üreticinin ayakta kalmasıyla mümkün olur’’ diye konuştu. Doğan, Çukurova’nın ülke tarımı ve gıda arzı açısından taşıdığı stratejik önem göz önünde bulundurulduğunda afetler ve ekonomik şartlar nedeniyle borç yükü artan çiftçilere finansmana erişimde pozitif ayrımcılık yapılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Doğan, SGK prim borcu bulunan üreticilere yönelik kredi uygulamasının mevcut şartlar dikkate alınarak yeniden düzenlenmesinin üretimin devamlılığına ve gıda güvenliğinin korunmasına önemli katkı sağlayacağını belirtti.