Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Adana
Demirçalı: "Belediyemizin tek kuruş borcu kalmamıştır"
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:31:23
Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, yürütülen disiplinli ve planlı çalışmalar sonucunda, belediyenin ve iştiraki olan Yüreğir Personel Hizmetleri ve İmar Tic. A.Ş.’nin, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na herhangi bir borcunun kalmadığını ifade etti. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, belediyenin mali durumuna ilişkin açıklamada bulundu. Demirçalı, "Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren mali disiplini esas alan, şeffaf ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışı benimsedik. Titizlikle yürüttüğümüz çalışmalar, uyguladığımız tasarruf tedbirleri ve doğru kaynak yönetimi sayesinde bugün itibarıyla belediyemizin ve Yüreğir Personel Hizmetleri ve İmar Tic. A.Ş.’nin, maliyeye vadesi geçmiş tek kuruş borcu bulunmamaktadır" dedi. Elde edilen sonucun güçlü bir yönetim anlayışı ve ekip çalışmasının ürünü olduğunu vurgulayan Başkan Demirçalı, "Hemşehrilerimizin bize emanet ettiği kaynakları en verimli şekilde kullanmaya özen gösterdik. Hizmet üretirken mali dengeyi korumayı başardık. Bu tablo, Yüreğir’imiz adına önemli bir kazanımdır" dedi. Demirçalı, önümüzdeki süreçte de aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini belirterek, "Mali yapısı güçlü, hizmet kapasitesi yüksek bir belediye olarak Yüreğir’imize değer katmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:19
Feke’de zabıta ekipleri Ramazan denetimlerini sürdürüyor
ADANA (İHA) – Feke Belediyesi, Ramazan ayı boyunca ilçedeki marketlerde denetimlerini sürdürüyor. Feke Belediye Başkanı Cömert Özen’in talimatları doğrultusunda, zabıta ekipleri Ramazan ayı boyunca ilçedeki marketlerde kapsamlı denetimler gerçekleştiriyor. Denetimlerde fiyat etiketi, hijyen, son kullanma tarihi ve raf düzeni gibi kriterler titizlikle kontrol ediliyor. Yapılan kontrollerle tüketicilerin mağduriyet yaşamaması sağlanıyor. Ekipler, Ramazan boyunca marketlerdeki denetimlerini aralıksız sürdüreceklerini belirtti. Feke Belediye Başkanı Cömert Özen, ilçede düzenli olarak fiyat etiketi, hijyen, son kullanma tarihi ve raf düzeni kontrollerinin yapıldığını kaydederek, "Vatandaşlarımızın sağlıklı, güvenli ve gönül rahatlığıyla alışveriş yapabilmesi için ekiplerimiz sahada çalışmalarını sürdürmektedir" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:12
Kozan’da öğrenciler ilahiler söyleyerek sokaklarda yürüdüler
Adana’da bir grup ilkokul öğrencisi, Marif’in Kalbinde Ramazan etkinliği kapsamında ellerinde teflerle sokağa çıkıp ilahiler söyledi. Kozan ilçesinde İnkılap İlkokulu öğrencileri, "Marif’in Kalbinde Ramazan" etkinliği kapsamında teflerle sokağa çıktı. Ellerindeki teflerle ritim tutan öğrenciler, yürüyüş güzergahı boyunca çeşitli ilahiler ve maniler okudular. Öğrenciler, vatandaşların arasından geçerek İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü binasına ulaştılar. İlçe Milli Eğitim Müdürü Özgür Çelik ile görüşen öğrenciler, Ramazan ayının yardımlaşma ve kardeşlik esasları üzerine bir süre sohbet etti. Öğrenciler, programın sonunda yanlarında getirdikleri hurmaları kurumda çalışan personele ikram etti.
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:11
Kozan’da öğrenciler ilahiler söyleyerek sokaklarda yürüdüler
Adana’da bir grup ilkokul öğrencisi Marif’in Kalbinde Ramazan etkinliği kapsamında ellerinde teflerle sokağa çıkıp ilahiler söyledi. Kozan ilçesinde İnkılap İlkokulu sınıfı öğrencileri, ellerinde teflerle " Marif’in Kalbinde Ramazan" etkinliği için sokağa çıktı. Ellerindeki teflerle ritim tutan öğrenciler, yürüyüş güzergahı boyunca çeşitli ilahiler ve maniler okudular. 4/B sınıfı kafilesi, vatandaşların arasından geçerek İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü binasına ulaştılar. Etkinlik kapsamında İlçe Milli Eğitim Müdürü Özgür Çelik ile görüşen öğrenciler, Ramazan ayının yardımlaşma ve kardeşlik esasları üzerine bir süre sohbet etti. Öğrenciler, programın sonunda yanlarında getirdikleri hurmaları kurumda çalışan personele dağıttılar.
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:55
Kış aylarında göz kuruluğu şikayetleri artıyor
Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Koçluk, kış aylarında artan yakınmaların göz ardı edilmemesi ve düzenli göz kontrollerinin aksatılmaması gerektiğini söyledi. Kış aylarının bir getirisi olan soğuk hava, rüzgar ve ısıtıcıların kullanıldığı kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirilmesi kimi zaman göz sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle soğuk ve rüzgarlı havalarda göz yüzeyinin nem dengesi bozuluyor, bunun sonucunda da göz kuruluğu şikayetleri oraya çıkıyor. Göz kuruluğu en sık gözlerde yanma, batma, kızarıklık, kum kaçmış hissi ve zaman zaman bulanık görme gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Medline Adana Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Koçluk, bu sorunun günlük yaşam konforunu düşürmesine rağmen çoğu zaman ihmal edildiğini belirterek alınabilecek önlemleri anlattı. Soğuk ve rüzgar olumsuz etkiliyor Prof. Dr. Koçluk, soğuk havanın etkisiyle gözyaşının daha hızlı buharlaştığını belirterek, "Rüzgar, göz yüzeyindeki koruyucu gözyaşı tabakasını zayıflatarak kuruluğu artırır. Kış aylarında kapalı ortamlarda kullanılan kalorifer, klima ve sobalar ise havadaki nem oranını düşürerek göz yüzeyinin kurumasına neden olur. Bununla birlikte bilgisayar, tablet ve telefon gibi dijital ekranlara uzun süre bakmak, göz kırpma sayısını azaltarak göz kuruluğunu daha da belirgin hale getirir. Özellikle masa başında çalışanlar, öğrenciler ve uzun süre ekran kullanan kişiler kış aylarında bu sorunu daha sık yaşayabilir" dedi. Enfeksiyon riskine yol açıyor Koçluk, göz kuruluğunun sadece rahatsız edici bir his oluşturmayıp tedavi edilmediğinde göz yüzeyinde hassasiyet artışına, enfeksiyon riskinin yükselmesine ve görme kalitesinde geçici düşüşlere yol açabildiğini belirterek, "Kontakt lens kullanan kişilerde bu durum daha belirgin hissedilebilir. Ayrıca ileri yaş, bazı kronik hastalıklar ve düzenli kullanılan bazı ilaçlar da göz kuruluğu riskini artıran faktörler arasında yer alır. Göz kuruluğu, yalnızca gözlerde hissedilen fiziksel rahatsızlıklarla sınırlı kalmayıp günlük yaşam kalitesini de olumsuz etkiler. Uzun süreli okuma, araç kullanma, ekran başında çalışma gibi dikkat gerektiren aktiviteler sırasında göz yorgunluğu ve odaklanma güçlüğü ortaya çıkabilir. Bu durum hem iş verimliliğini hem de sosyal yaşamı etkileyerek kişinin yaşam konforunu düşürür. Özellikle kış aylarında artan şikayetler, göz sağlığının düzenli olarak değerlendirilmesi gerekliliğini daha da önemli hale getirir" dedi. Erken tanı önem kazanıyor Göz kuruluğunda erken tanı ve şikayetlerin kontrol altına alınması ve ilerleyici sorunların önlenmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Koçluk, "Kış aylarında artan yakınmaların göz ardı edilmemesi ve düzenli göz kontrollerinin aksatılmaması, göz sağlığının gelecekte de korunmasına katkı sağlar. Kuruluk hissi, yanma ya da batma gibi yakınmalar uzun süre devam ediyorsa, altta yatan farklı bir göz hastalığının olup olmadığının değerlendirilmesi önemlidir" diye konuştu. Prof. Dr. Koçluk, kış aylarında göz kuruluğuna karşı şu önerilerde bulundu: "Rüzgarlı ve soğuk havalarda dışarı çıkarken koruyucu gözlük kullanın. Kapalı ortamlarda ortamı nemlendirici cihazlardan faydalanın. Bilgisayar ve telefon kullanımında düzenli aralar verin, bilinçli şekilde göz kırpmaya özen gösterin. Gözlerinizi ovalamaktan kaçının. Bol su tüketerek vücudun genel nem dengesini koruyun. Göz kuruluğu şikayetleri devam ederse, göz doktorunun önerdiği suni gözyaşı damlalarını kullanın. Şikayetler uzun sürüyorsa bir göz hastalıkları uzmanına başvurun."
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:36
Türk sağlık sistemindeki hukuksal reformlar Amerika’ya örnek olacak
Tıbbi Histoloji ve Embriyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bahar Uslu, ABD’de ’Üreme Tıbbi Yüksek Direktörü’ oldu. Prof. Dr. Uslu, Türkiye’nin sağlık sistemindeki hukuksal reformların Amerika’da uygulanması için çalışma yapacak. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı Uzmanı Adanalı Prof. Dr. Bahar Uslu, kadın-doğum, tüp bebek ve kısırlık çalışmalarında 40 yıldır uygulanmakta olan tedavi yöntemlerindeki eksik ve sakıncalı yönleri bularak, daha pratik ve doğru sonuçlar alınmasını sağlayan yeni bir yöntem geliştirdi. Türk doktorun geliştirdiği yöntem, dışarıdan destekli hamilelik, tüp bebek edinme gibi bilimsel araştırmalar kapsamında ‘Uslu Yöntemi’ olarak tıp literatürüne geçti. Türkiye’nin tüp bebek uzman eğitiminde diğer ülkelere göre önde olması ve gerekli hukuksal reformlar üzerine makale yazıp çalışma yapan Prof. Dr. Bahar Uslu, şimdi ABD’de ’Üreme Tıbbi Yüksek Direktörü’ oldu. Prof. Dr. Uslu, Türkiye’nin sağlık sistemindeki hukuksal reformların Amerika’da uygulanması için çalışma yapacak. Konuyla ilgili İHA muhabirine konuşan Prof. Dr. Bahar Uslu, "Modern tıp denilen dünya tıbbındaki eksiklikleri Amerika’ya gittikten sonra fark ettim. Ben tabii bir tüp bebek uzmanıyım. Embriyoloji uzmanlığının düzenlemeleri olmadığını, hukuki düzenlemelerin eksik olduğunu, etik değerlerin göz ardı edildiğini fark ettim ve dünyadaki ilk embriyo hakları yayınlarını yapan kişiyim. Amerika’da geçtiğimiz aylarda Alabama Yüksek Mahkemesi iki tüp bebek kliniğini kapattı. Çünkü çocukları olmayan bir ailenin hırsızlık girişimiyle embriyoları darbetmesi sonucunda mahkeme ne karar vereceğini şaşırdı. Embriyonun bir doku parçası mı ya da ne olarak değerlendirilmesine karar verememiş ve benim yayınlarıma ulaşmışlar. Dolayısıyla mahkemeler beni bilirkişi olarak tayin ettiler. Benim yayınlarımı okumuşlar, onlar hakkında görüşlerimi ilettim. İnsan potansiyeli taşıdığı için bu kaybın insan öldürmekten farksız olduğunu onlara anlattım" ifadelerini kullandı. "Takip edilen Amerika, Türkiye’yi örnek almış olacak" Donald Trump yönetimindeki sağlık sisteminin embriyo ve tüp bebek konusuna daha fazla önem gösterdiğine vurgu yapan Prof. Dr. Uslu, "Amerika hükümeti yeni seçimlerde biraz da bu konuya çokta kıymet veriyor, eksikliklerini de fark ettiler. Büyük ihtimalle bana verilen bu yardım etmem gereken durumun bununla ilgisi olduğunu düşünüyorum ve bu unvanı alan ilk Türk hekim olmak ayrıca bana büyük gurur veriyor. Bu görevimde embriyoyu korumakla, hasta haklarını korumakla, kurumu korumakla yetkilendirildim. Bunun kanunlarını hazırlayacağım, regülasyonlarını hazırlayacağım ve takip edilen Amerika, Türkiye’yi örnek almış olacak" dedi. Prof. Dr. Bahar Uslu, Türkiye’deki tıp kanununun yıllar önce çıktığını ve bu kanundaki düzenlemelerin ABD’de çıkartılacak kanuna da örnek teşkil edeceğini belirtti.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:07
Oğlunu av kazasında kaybeden anne: "18 yaş altı bir çocuk eline tüfek alabiliyorsa bunun cezası olmalı"
Adana’nın Aladağ ilçesinde domuz avı sırasında arkadaşı tarafından yanlışlıkla vurularak hayatını kaybettiği iddia edilen 17 yaşındaki Barış Şahin’in annesi Necla Şahin, yaşananların cinayet olduğunu iddia ederek, olayın aydınlatılmasını istedi. Anne Şahin, olay yerinin temizlendiğini, bir tane bile boş kovan olmadığını belirterek, "18 yaş altı bir çocuk eline tüfek alabiliyorsa bunun cezası olmalı" dedi.
22 Ocak 2026 Perşembe - 09:58
Kornaya basan, cezayı yedi
Adana’da trafik polisleri, gereksiz yere kornaya basarak gürültü kirliliğine neden olan toplu taşıma araçları sürücülerine adeta ceza yağdırdı. Ceza yazılan sürücüler sürekli ceza yedikleri gerekçesiyle tepki gösterdi. Adana Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Seyhan ilçesine bağlı Kuruköprü Mahallesi 5 Ocak Meydanı’nda toplu taşıma araçlarına yönelik gereksiz korna denetimi gerçekleştirdi. Yaklaşık 1 saat süren uygulamada kurallara uymayan toplu taşıma sürücülerine adeta ceza yağdı. Gereksiz korna kullanma, seyir halinde cep telefonuyla konuşmak gibi maddelerde 28 sürücüye, 116 bin 976 TL para cezası uygulandı. Gereksiz kornadan dolayı ceza kesilen Riyasettin Sarı, "Kurallara gayet dikkatliydim, araçta korna ne için var? Biri önüne atladığında aniden uyarmak için. Önüne araba kırdı, ben kornayı o yüzden çalarım. Cam filmini de sıcaktan korumak için takıyorum. Çok fazla ceza yiyoruz, hemen hemen iki güç güne bir ceza yiyoruz" diye konuştu. Seyir halinde telefon kullandığı için ceza kesilen Mehmet Pınar da "Telefon dediler ama kulaklığım takılı, anlamadım. Sürekli ceza yiyoruz" dedi.
22 Ocak 2026 Perşembe - 09:50
Kornaya basan, cezayı yedi
Adana’da trafik polisleri, gereksiz yere kornaya basarak gürültü kirliliğine neden olan toplu taşıma araçları sürücülerine adeta ceza yağdırdı. Ceza yazılan sürücüler sürekli ceza yedikleri gerekçesiyle tepki gösterdi. Adana Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Seyhan ilçesine bağlı Kuruköprü Mahallesi 5 Ocak Meydanı’nda toplu taşıma araçlarına yönelik gereksiz korna denetimi gerçekleştirdi. Yaklaşık 1 saat süren uygulamada kurallara uymayan toplu taşıma sürücülerine adeta ceza yağdı. Gereksiz korna kullanma, seyir halinde cep telefonuyla konuşmak gibi maddelerde 28 sürcüye 116 bin 976 TL para cezası uygulandı. Gereksiz kornadan dolayı ceza kesilen Riyasettin Sarı, "Kurallara gayet dikkatliydim, araçta korna ne için var? Biri önüne atladığında aniden uyarmak için. Önüne araba kırdı, kornayı o yüzden çalarım ben. Cam filmini de sıcaktan korumak için takıyorum. Çok fazla ceza yiyoruz, hemen hemen iki güç güne bir ceza yiyoruz" diye konuştu. Seyir halinde telefon kullandığı için ceza kesilen Mehmet Pınar da "Telefon dediler ama kulaklığım takılı, anlamadım. Sürekli ceza yiyoruz" dedi.
22 Ocak 2026 Perşembe - 09:36
Arkadaşına güvenip IBAN’ını kullandırdı, başına gelmeyen kalmadı
Adana'da 3 sene önce arkadaşına güvenip IBAN'ını kullandıran 23 yaşındaki Özlem Develi, dolandırıcılıktan 15 gün cezaevinde tutuklu kaldı. Hakkında açılan 20 davadan 11'i de süren ve bir davada 4 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırılan Develi, "Ben suçsuz yere cezaevine girdim. Yapmadığım halde cezasını ben çekiyorum" dedi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 19:03
Atlas Çağlayan cinayetinde aileyi tehdit edenlere Adana’da operasyon: 1 tutuklama
İstanbul’da 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın bıçaklanarak öldürülmesinin ardından, acılı aileyi tehdit edenlere yönelik yürütülen operasyonlar Adana’ya da uzandı. Sosyal medya üzerinden provokatif paylaşımlar yaparak aileyi tehdit ettiği öne sürülen 2 kişi, Adana’da gözaltına alındı. Şüphelilerden 1’i çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. İstanbul’un Güngören ilçesinde 14 Ocak’ta ‘yan bakma’ tartışması sonucu çıkan kavgada Atlas Çağlayan’ı bıçaklayarak öldüren E.Ç. (15), olayın ardından kısa sürede yakalanarak tutuklandı. Cinayetin ardından Çağlayan’ın annesi ve ailesine yönelik tehdit mesajlarının gelmesi üzerine soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında, aileyi tehdit edenlere yönelik operasyon düzenleyen Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sosyal medya üzerinden tehdit içerikli paylaşımlar yaptığı belirlenen 2 şüpheliyi gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri tutuklanırken, diğeri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:47
Lüks villadaki aile faciasında eski eşten son mesaj: "Geldiğinde, ben ve çocuklar ölmüş olacağız"
Adana’da iki çocuğunu öldürdükten sonra intihar eden babanın, kendilerini terk ettiği öne sürülen eşine ‘Sen geldiğinde, ben ve çocuklar ölmüş olacağız" diye mesaj attığı öne sürüldü. Çiftin komşusu Zehra Özgül, "Anne G.A. telefonda bana ‘Abla çocuklarım elinde, çocuklarımı kurtar’ diyerek çığlık attı" dedi. Olay, 15 Ocak akşam saatlerinde merkez Sarıçam ilçesi Boynuyoğun Mahallesi’ndeki bir villada meydana geldi. İddiaya göre, Sergen A. (34) kendilerini terk ettiği öne sürülen eşine ‘Sen geldiğinde, ben ve çocuklar ölmüş olacağız’ diye mesaj attı. Ardından bahçede bulunan lüks otomobilini ateşe verdi. Cinnet getiren koca, tabancayla çocukları Ada (8) ve Mert’i (6) vurduktan sonra aynı tabancayla kendini vurdu. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Bölgeye gelen sağlık ekipleri, baba ve çocukların hayatını kaybettiğini tespit etti. G.A. ile aile yakınları da acı haberi alınca olay yerine geldi. Bölgede yapılan incelemelerin ardından baba ve çocukların cenazeleri, otopsi yapılmak üzere Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Sergen A.’nın çocuklarını katletmeden dakikalar önce eşi G.A.’ya "Sen geldiğinde, ben ve çocuklar ölmüş olacağız" şeklinde mesaj attığı ortaya çıktı. "Çocuklarımı kurtar" Sergen ve G.A. çiftinin komşusun Zehra Özgül, "Olay sırasında kendi evimdeydim. Komşumun biri geldi dedi ki; ’Aşağıdaki evde arabayı ateşe verdi’ ben pencereden baktım. Yok zannetmiyorum otları falan yakıyordur dedim. Daha sonra alevler yükseldi. Bunun üzerine G.A.’yı aradım. G.A., bana telefonda ‘Abla çocuklarım elinde, çocuklarımı kurtar’ diye çığlık attı. Ben çılgına döndüm, evden fırladım sokağa attım kendimi" dedi. "Böyle bir şey yapacağı aklıma gelmezdi" Özgül, "Arabada patlamalar meydana gelince korktum. Sokakta feryat figan bağırdım. O patlamalarla beraber silahta patladı. Silah hiç aklıma gelmedi, Sergen A.’ın böyle bir şey yapacağı aklıma gelmedi" diye konuştu. "Geldiğinde, ben ve çocuklar ölmüş olacağız" Zehra Özgül son olarak, "G.A.’nın annesiyle konuştuğumda, onlarda Sergen A.’nın böyle bir şey yapacağına ihtimal vermiyordu. Olaydan dakikalar önce Sergen A., G.A.’ya ‘Sen geldiğinde, ben ve çocuklar ölmüş olacağız’ diye mesaj attığını G.A.’nın annesi söyledi" dedi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 10:22
Hayvan üreticilerinin kurtlarla başı dertte
Adana’nın Feke ilçesinde hayvancılıkla geçimini sağlayan üreticiler, son yıllarda artan kurt saldırıları nedeniyle büyük kayıplar yaşıyor. 1600 rakımda, eksi 30 dereceyi bulan zorlu kış şartlarında ayakta kalmaya çalışan üreticiler, kurtların sürülere gündüz saatlerinde dahi saldırdığını belirterek yetkililerden çözüm bekliyor.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 09:42
Öldürülen restoran sahibi ‘intikam’ kurbanı olmuş
Adana’da bir restoran sahibinin öldürüldüğü silahlı saldırının intikam cinayeti olduğu ortaya çıktı. Cinayet sonrası yakalanan tetikçinin ifadesinde, "Yapmam gerekiyordu, yaptım" dediği öne sürüldü. Soruşturma çerçevesinde tetikçi ile birlikte 10 şüpheli tutuklandı. Olay, 29 Kasım günü 00.15 sıralarında Çukurova ilçesine bağlı Mahfesığmaz Mahallesi Turgut Özal Bulvarı’ndaki bir restoranda meydana geldi. İddiaya göre, kimlikleri tespit edilemeyen 2 şüpheli motosiklet ile restorana geldi. Motosikletten inen bir şüpheli içeri girip, iş yeri sahibi Cengiz Durmaz’a (57) tabanca ile defalarca ateş açtı. Ardından şüpheli kendisini bekleyen motosiklet binip hızla olay yerinden kaçtı. Başından ve göğsünden vurulan Durmaz ise kanlar içerisinde yere yığıldı. İhbar üzerine sağlık ekibi ve çok sayıda polis sevk edildi. Bölgeye gelen sağlık ekipleri ağır yaralı Cengiz Durmaz’ı Adana Şehir Hastanesine kaldırdı. Burada yapılan müdahalelere rağmen Durmaz kurtarılamadı. İntikam için öldürülmüş Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Cengiz Durmaz’ı öldüren şüphelinin 17 yaşındaki D.E.A. olduğunu tespit etti. Cinayet ekipleri, konuyu derinlemesine araştırdığında, D.E.A.’ın arkadaşı M.C.Ö.’ün (25), 23 Kasım günü bir eğlence mekanından çıktığı sırada uğradığı silahlıda yaralandığını belirledi. M.C.Ö.’yü yaralayan R.H.’nin (23) saklanması için Cengiz Durmaz’ın oğlu M.E.D.’nin (24) yardım ettiği tespit edildi. Cinayet ekipleri R.H.’yi ve M.E.D.’yi kısa sürede yakaladı, şüpheliler tutuklandı. Bu olayın ardından intikam almak için Cengiz Durmaz cinayetinin işlendiği ortaya çıktı. Cinayet Büro Amirliği ekipleri D.E.A.’ın yardım ettiği öne sürülen daha önceki olayda yaralanan M.C.Ö., U.Ç. (25), H.Y. (19), V.G. (26), C.K. (21), Ş.D. (16), M.A. (22), M.E.B. (19), M.Y. ve U.C.’yi saklandıkları adreste yakaladı. Katil zanlısı D.E.A. ve yanındaki arkadaşı Y.A.B. (25) Edirne’ye giderek yurt dışına kaçmak istedi. D.E.A. ve Y.A.B., Edirne Emniyet Müdürlüğü ekiplerince saklandıkları evde yakalandı. Adana’ya getirilen katil zanlısı D.E.A.’nın emniyetteki sorgusunda, "Yapmam gerekiyordu, yaptım" dediği öğrenildi. İşlemlerinin ardından 12 şüpheli de adliyeye sevk olurken U.C. adli kontrol şartı, M.Y. ise savcılıktan serbest kaldı. D.E.A.’nın da aralarında bulunduğu 10 kişi tutuklandı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 09:40
Uzmanından uyarı: "Üveit tedavi edilmezse körlüğe yol açar"
Acıbadem Adana Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Sızmaz, üveitin uzun süreli takip ve tedavi gerektirdiğine dikkat çekerek, "Uygun şartlarda tedavi edilmemesi durumunda körlük ile sonuçlanabilir" uyarısında bulundu. Üveit, göz içi iltihaplanması olarak tanımlanır ve ciddi bir göz hastalığıdır. Konuyla ilgili Acıbadem Adana Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Sızmaz, açıklamalarda bulundu. "Vakaların yarısında altta yatan sebep bilinmiyor" Üveitin gözün damarsal tabakasında ortaya çıkan iltihap olduğunu belirten Sızmaz, "Damarsal tabaka gözün katmanları içinde en ortada olan tabakadır ve çok yoğun damarlanmaya sahiptir. Üveitin bu kadar önemli olmasının nedeni vakaların yarısında altta yatan sebebin bilinmemesinden kaynaklanır. Üveit tanısı zor konulan, tekrarlayıcı ve uzun süreli takip ve tedavi gerektiren bir hastalıktır" ifadelerini kullandı. "Üveit atağı ardından Behçet hastalığı tanınmış hastaların sayısı hiç de az değildir" Üveitin gözün ön, orta ya da arka kısmını tutabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Sızmaz, "Üveit enfeksiyon nedeniyle olabilir ya da enfeksiyondan bağımsız olarak da ortaya çıkabilir. Altta yatan sebep ya da hastalık etkeni tespit edildiğinde öncelik bu etken hastalığa verilerek üveit tedavi edilebilir. En sık üveit etkenleri enfeksiyonlara bağlı olarak tüberküloz, frengi, uçuk virüsü ve çiğ et tüketimi ile bulaşabilen bir parazit olan toksoplazma enfeksiyona bağlı olmaksızın ortaya çıkabilen Behçet hastalığı, omurga iltihabi, romatizmal hastalıklar, sarkoidoz, sistemik damar iltihapları sayılabilir. Örneğin o güne kadar bilinmeyen ancak üveit atağı ardından Behçet hastalığı tanınmış hastaların sayısı hiç de az değildir" dedi. "Tedavinin yetersiz olması durumunda gözde kalıcı hasar bırakabilir" Üveitin bazen tek bazen ise iki gözü de etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Selçuk Sızmaz, "Hastalar, üveitin tutulum bölgesi ve klinik şiddetine göre değişmekle beraber gözlerde kızarıklık, görme azlığı, bulanık görme, uçuşmalar, ışık hassasiyeti ve ağrıdan şikayetçi olurlar. Hastalık genellikle ataklarla seyreder. Tedavinin yetersiz olması durumunda gözde kalıcı hasar bırakabilir" ifadelerini kullandı. "Üveit dikkatle izlenmelidir" Üveit tedavisinde öncelikle etkene yönelik tedavinin başlanması gerektiğine dikkat çeken Acıbadem Adana Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Sızmaz, "Medikal ilaç tedavileri, damla, enjeksiyon veya sistemik tedavi uygulanabilir. Üveit tedavisinde amaç atağı hızla baskılamak ve hastalığın tekrarlama ihtimalini ortadan kaldırmak, tekrar durumunda da atağın şiddetini hafifletmektir. Üveit dikkatle izlenmelidir ve multidisipliner bir yaklaşım gerektirir" dedi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 09:39
Yaşları küçük, yürekleri büyük
Adana’da aynı apartmanda oturan 4 ilkokul öğrencisi, müzik çalıp turunç ve bileklik satıp topladıkları paraları, eczanede lösemili çocuklar için para toplanan kumbaraya attı. Çocukların bu örnek davranışı, ’iyiliğin yaşı yok’ dedirterek gönüllere dokundu. Merkez Çukurova ilçesine bağlı Toros Mahallesi’nde yaşayan Oğuzhan Uslu (12), Nisa Cemre Durmaz (11), Ayaz Kağan Kara (10) ve Saime Kara (8), lösemili çocuklara destek olmak için harekete geçti. Aynı apartmanda büyüyen 4 arkadaş, önce ailelerinin de desteğiyle evlerinde bileklik yaptı, ardından bahçeden turunç toplayarak satışa çıkardı. Çocuklar bununla da yetinmedi, apartmanın önünde müzik çalıp komşularından ve çevredeki vatandaşlardan harçlık toplayarak bağış miktarını artırdı. Topladıkları bin 580 lirayı elleriyle eczaneye götüren minik öğrenciler, lösemili çocuklar için oluşturulan bağış kumbarasına tüm birikimlerini attı. O anlara şahit olanlar duygulanırken, çocukların bu davranışı mahallede takdir topladı. Durumdan haberdar olan LÖSEV ekibi, çocuklara ’teşekkür belgesi’ düzenleyerek anlamlı bir hatıra bıraktı. "LÖSEV’li kardeşlerimizin yanında olmayı düşündük" Bağış için büyük heyecan yaşadıklarını İHA muhabirine anlatan Oğuzhan Uslu, "Bahçemizden toplayıp turunç sattık. Lösemili kardeşlerimizin yanında olmayı düşündük. Lösemili çocukların bize desteği lazım. Topladığımız paraları getirip LÖSEV’in kumbarasına attık" ifadelerini kullandı. "Yardım olsun diye yaptık" Nisa Cemre Durmaz ise amaçlarının sadece destek olmak olduğunu vurgulayarak, "Biz bahçeden turunç toplayıp sattık. Evden bir şeyler getirdik. Fındık sattık, şeker sattık, para topladık ve buraya geldik, kumbaraya attık. Lösemili çocuklara yardım olsun dedik" diye konuştu. "Yine toplanıp tekrar bağış yapacağız" Ayaz Kağan Kara ve Saime Kara da yardımlarının devam edeceğini belirterek, "Ben müzik çalarak para topladım, kardeşim de bileklik yapıp sattı. Topladığımız paraları kumbaraya attık. Lösemili çocukların ihtiyacı olduğu için böyle bir şey yaptık. Arkadaşlarımızla toplanıp tekrar lösemili kardeşlerimiz için bağışta bulunacağız" dedi. "Çocuklar kendi aralarında karar verip iyilik için yarıştılar" Nisa Cemre Durmaz’ın annesi Fulya Durmaz ise çocukların tamamen kendi istekleriyle bu yola çıktığını anlatarak şunları söyledi: "Çocuklar kendi aralarında oyun oynarken para toplamaya başladılar. Bahçeden turunç topladılar, evden çikolata getirdiler, bileklik sattılar ve melodikayla müzik çalarak para toplayınca faydalı bir şeyler yapmaya karar verdiler. Lösemili kardeşleri için bağış yapmak istediler ve bunu yaptılar. İki gün boyunca güzel para topladılar, daha sonra eczanemize teslim ettiler. LÖSEV’den teşekkür belgesi geldi. Okullarına geldiler, çocuklarımızı çok güzel heveslendirdiler."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder