Yerel Haberler
Adana
Kozan’da ıslah edilen mera alanı dualarla açıldı, sürüler alanda otlamaya başladı 22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:24:36 Adana’nın Kozan ilçesinde ıslah çalışmaları tamamlanan mera alanı yeniden hayvancılığa kazandırıldı. Kozan ilçesi Hamamköy Kamışoba Mahallesi’nde ıslah edilen mera alanında açılış töreni düzenlendi. Programın açılışında konuşan Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Beyazıt, meraların hayvancılık açısından en önemli kaba yem kaynaklarından biri olduğunu belirterek, "İlimiz genelinde yaklaşık 449 bin 500 dekar mera alanı bulunuyor. Bu alanlar il yüzölçümünün yaklaşık yüzde 3’üne karşılık geliyor. Meralar, hayvancılığın yanı sıra ekolojik sistem açısından da büyük öneme sahiptir" dedi. Meraların zamanla yoğun otlatma, çevresel etkiler ve plansız kullanım nedeniyle verim kaybı yaşayabildiğini ifade eden Beyazıt, Tarım ve Orman Bakanlığı koordinesinde yürütülen ıslah ve amenajman projeleriyle bu alanların yeniden verimli hale getirildiğini söyledi. Beyazıt, il genelinde bugüne kadar 51 mera ıslah projesi yürüttüklerini belirterek, "Bunların 41’i tamamlandı, 10’unda çalışmalar devam ediyor. Toplam 107 bin dekar alanda ıslah çalışması yapıldı. Bu kapsamda ot verimini artırmak için karışım ekimleri ve gübreleme çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Ayrıca hayvanların su ihtiyacı için sıvatlar yapıyor, gölgelik alanlar oluşturuyoruz" diye konuştu. 70 hayvanı bulunan besici Atilla Konuksever ise yem tasarrufu edeceğini kaydederek meranın kendileri için avantaj olduğunu söyledi. Büyükbaş hayvancılık yapan Ömer Esen de yem katkısı nedeniyle mera alanının avantajlı olduğunu ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. İlçe Müftüsü Mustafa Kaya tarafından yapılan dua ile mera alanı hizmete açılırken, üreticiler hayvanlarını otlatmaya başladı. Hamam Mahallesi’nde 245 dekar alanda yapılan ıslah çalışmasıyla daha önce verimsiz olan mera alanının yeniden hayvancılığa kazandırıldığı bildirildi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 10:27 ADASO’da yeni Yerli Malı Tebliği tanıtıldı Adana’da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Adana Sanayi Odası (ADASO) iş birliğinde düzenlenen programda, 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren "Yeni Yerli Malı Tebliği" tanıtıldı. ADASO Başkanı Zeki Kıvanç, yeni düzenleme ile suistimallerin önüne geçileceğini ve gerçek üretici kimliğinin ön plana çıkarılacağını vurguladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi İş Birlikleri Daire Başkanlığı ile ADASO tarafından düzenlenen bilgilendirme toplantısında, yerli malı belgelendirme süreçlerindeki köklü değişiklikler ele alındı. Küresel ticaretin yeniden şekillendiği bir dönemde yerli üretimin stratejik bir hamle olduğunu belirten ADASO Başkanı Zeki Kıvanç, yerli malı belgesinin sadece bir evrak değil, ekonomik bağımsızlığın anahtarı olduğunu ifade etti. "Dijital doğrulama ile bürokrasi azalıyor" Yeni tebliğin şeffaflık ve teknoloji odaklı olduğunu belirten Başkan Kıvanç, "Dijital doğrulama ve veri entegrasyonu sayesinde bürokrasi azalırken güvenilirlik artıyor. Yerli katkı oranı hesaplamalarında daha hassas ve üretim gerçeklerini yansıtan kriterler getirildi. Ayrıca belgelendirme sonrası izlenebilirlik güçlendirilerek gerçek üretici kimliği ön plana çıkarılıyor. Bu belge, kamu ihalelerinde sağlanan yüzde 15 fiyat avantajının ötesinde, devlet desteklerinden yararlanma ve yerli üretim kapasitesinin tescili açısından kritik rol oynuyor" dedi. "Yerli ve ithal girdiler net biçimde ayrıştırılıyor" Toplantıda teknik detayları paylaşan Sanayi İş Birlikleri Daire Başkanı Mehmet Çağatay Taşkın, düzenlemenin temel amacının Türkiye’nin üretim gücünü yapısal olarak artırmak olduğunu söyledi. Taşkın, "Yeni sistemde üretimde kullanılan tüm girdiler çok daha detaylı şekilde analiz ediliyor. Yerli ve ithal girdiler net biçimde ayrıştırılıyor; işçilik, elektrik, su, doğalgaz gibi giderlerin yanı sıra fikri ve sınai mülkiyet hakları ile geri dönüşüm katkıları da hesaplamaya dahil ediliyor" şeklinde konuştu. "Çok katmanlı denetim mekanizması" Belgelendirme sürecinin artık çok daha sıkı denetlendiğini ifade eden Taşkın, "Başvuru süreci oda ve borsalar üzerinden başlıyor, teknik ve mali uzman incelemeleriyle devam ediyor. Ardından TOBB ve TESK onaylarının da dahil olduğu çok katmanlı bir değerlendirme mekanizması işletiliyor. Belirli eşik değerler ve raporlama zorunlulukları sayesinde hem standart sağlanıyor hem de suistimallerin önüne geçiliyor" ifadelerini kullandı. Toplantı, sanayicilerin yeni sisteme dair sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.
Başkan Kozay: “Gençlerin işe başlaması için aracı oluyoruz”
15 Ocak 2025 Çarşamba - 12:59 Başkan Kozay: “Gençlerin işe başlaması için aracı oluyoruz” Çukurova Belediyesi’nce gerçekleştirilen ve iş arayanlarla işveren firmaların buluşturulduğu "Kariyer Günleri" devam ediyor. Başkan Emrah Kozay’ın başlattığı “Kariyer Günleri”nin 2025 yılı ilk buluşması Çukurova Belediyesi Orhan Kemal Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Çukurova Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada özel bir firması yetkilileri, iş arayan gençlerle buluştu. Firma hakkında yaptığı sunumun ardından iş fırsatlarını katılımcılara aktaran firma yetkilisi, iş arayan gençlerin sorularını yanıtladı. İş arayan gençlerden Başkan Kozay’a teşekkür Kariyer Günlerine katılan gençler Başkan Emrah Kozay’a sağladığı imkan nedeniyle teşekkür etti. Engelli bireylerin de iştirak ettiği Kariyer Günlerinde daha sonra firma için iş başvuruları kabul edildi. Kariyer Günlerinde çok sayıda genç iş başvuru formunu teslim ederek, yeni bir başlangıç için ilk adımı attı. “Çukurova, işsizlerin umudu oldu” İstihdam Biriminin işsizlerin umudu olduğunu belirten Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay, daha önce gerçekleştirilen Kariyer Günlerinde çok sayıdaki gencin işe başlamasından dolayı memnuniyet duyduklarını ifade etti. İstihdam Birimi’nce belli aralıklarla düzenlenen Kariyer Günleri’nin gün ve saati Çukurova Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarından duyuruluyor.
Adana’da kasap ve vatandaşlardan fahiş fiyatla et satanlara tepki
15 Ocak 2025 Çarşamba - 10:22 Adana’da kasap ve vatandaşlardan fahiş fiyatla et satanlara tepki Adana’da kemikli karkas etin kilogramı 380, kemiksiz karkas etin kilogram fiyatı ise 480 liradan alıcı bulurken kasaplar ve vatandaşlar fahiş fiyata et satanlara tepki gösterdi. Türkiye’de kırmızı et tüketiminin en çok olduğu iller arasından bulunan ve kebabın başkenti olan Adana’da et fiyatlarına uzun süredir zam yapılmadı. Adana Kasaplar Çarşısı’nda kemikli karkas etin kilogramı 380 liradan, kemiksiz karkas etin kilogram fiyatı ise 480 liradan alıcı buluyor. Ancak bazı zincir marketler ve kasaplarda et fiyatları 600 lirayı aşmış durumda. Hal böyle olunca kasaplar ve vatandaşlar fahiş fiyata et satanlara tepki gösterdi. “Marketler yükseğe, biz ucuza et satmaya devam edeceğiz” İhlas Haber Ajansı’na konuşan Adana Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, Adana Kasaplar Çarşısı’ndaki esnafın Et ve Süt Kurumu’ndan et aldıklarını bu nedenle de uygun fiyata et sattıklarını anlatarak, “Şu anda kemikli et 380, kemiksiz et ise 480 liraya kadar satılıyor. Tarım ve Hayvancılık Bakanı İbrahim Yumaklı bizlere destek çıktı. Et ve Süt Kurumu’na açma ruhsatımızı teslim etmemizin ardından etlerimizi alabiliyoruz. Bizler kemiksiz eti 480 liraya verip para kazanıyoruz. Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi vatandaşlarımız, yüksek fiyatlara et almasın ve bizim gibi küçük esnaflardan alsınlar. Marketler her ne kadar da yüksek fiyattan satış yapsa da bizler ucuza et satmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. “1 yıldır marketlerden et almıyorum” Et almaya gelen Metin Altay isimli vatandaş, “1 kilo et, 1 kilo kıyma aldım. Burada etin kilogramı 380 lira ama markette 600-700 civarında satılıyor. Bizim gücümüz marketlere yetmiyor mecbur buraya geliyoruz. Buradaki esnafın yeri belli, herkesi buradan alışveriş yapmaya davet ediyorum. Ben 1 yıldan fazladır marketlerden et almıyorum” dedi. “Marketlerde fiyatlar değişiyor” Esra Tunçtan isimli vatandaş ise fiyatların çarşıda daha uygun olduğunu anlatarak, “Kasaplar çarşısındaki etlerin marketlerden daha taze olduğunu düşünüyorum. Her gittiğiniz markette kasap reyonunda fiyatlar değişiyor. Burada sürekli kesim olduğu için ve devamlı her şeyi bulabildiğimiz için tercihim burası oluyor” ifadelerini kullandı.
Ölümlü kazada sürücünün yargılanmasına devam edildi
15 Ocak 2025 Çarşamba - 09:32 Ölümlü kazada sürücünün yargılanmasına devam edildi Adana’da önündeki araca makas attıktan sonra yolun karşısına geçmek isteyen kadına çarparak ölümüne neden olduğu iddia edilen sürücünün yargılanmasına devam edildi. Ölen kadının çocukları olayın cinayet olduğunu öne sürerken, avukatlar ise şüphelinin deliller toplanmadan apar topar tahliye edildiğini söyledi Çukurova ilçesi Turgut Özal Bulvarı’nda 10 Ağustos’ta Kasım Yılmaz, kullandığı 01 AEY 213 plakalı otomobil ile iddiaya göre önündeki araca makas attıktan sonra direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine refüje çıktı. Savrulan otomobil, yolun karşısına geçmek isteyen Sevgi Akbaş’a (54) çarptı. Akbaş hayatını kaybederken sürücü Kasım Yılmaz ise tutuklandı. Kaza ile ilgili alınan kaza tespit tutanağı ve trafik bilirkişi raporunda, kazanın oluşumunda sürücü Kasım Yılmaz’ın kusurlu, Sevgi Akbaş’ın ise kusursuz olduğu belirtildi. Yapılan soruşturma sonunda sürücü Kasım Yılmaz hakkında Adana 40. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ‘Taksirle Ölüme Neden Olma’ suçundan açılan davanın ikinci duruşması yapıldı. Duruşmaya ev hapsi ile tahliye olan sanık Kasım Yılmaz, müştekiler ile tarafların avukatları katıldı. Duruşmada kazada ölen Sevgi Akbaş’ın eşi ile çocukları dinlendi. Ali Akbaş, sanığın kullandığı araçla annesine çarpıp 23 metre sürüklediğini belirterek, “Sanık 70 kilometre hızla gittiğini söylüyor. Anneme yolun ortasında çarptığı söyleniyor. Anneme bu hızla çarpıp 23 metre sürüklemesi matematiğe ve hayatın olağan akışına uygun değil. Sanığın daha hızlı olduğu ortadadır. Sanık kendini kurtarmak için yalan söylüyor” dedi. Annesinin ölümünün ardından üzüntüden gözlerinde kist oluştuğu belirtilen ve duruşmada gözyaşlarına hakim olamayan Cansu Şahin, arkadaşlarının kazayı gördüğünü belirterek, “Sanığın 70 kilometre hızında olduğunu söylemesi gerçeği yansıtmamaktadır. Çok hızlı olduğu ve anneme çarpıp fırlatması aşikardır. Tutuklanmasını istiyorum” dedi. "Kaza değil kasten öldürmedir" Onur Akbaş da, annesinin ölümünü esnaf arkadaşlarının araması ile öğrendiğini söyledi. Akbaş, “Kazada ölenin annem olduğunu bilen arkadaşlarım beni aradı. Kazadan öyle haberim oldu. Bilirkişi raporunda sanığın otomobili ile makas attığı net hızının 70 kilometreden fazla olduğu da belirtilmiştir. Bu bir kaza değil kasten öldürmedir. Annemi 23 metre sürüklemiştir. Annemin vücudunda kaç kırık, kaç darbe olduğu adli tıp raporunda belli” diyerek sanığın tekrar tutuklanmasını istedi. Ramazan Akbaş ise sanığın tutuklanmasını isteyerek, “Cinayet gibi bir kaza. Zoruma gidiyor. Sanık çok süratli, drift attığı belli. Tutuklanmasını istiyorum” dedi. Kazada ölen Sevgi Akbaş’ın çocuklarının avukatı, deliller toplanmadan sanığın sağlığı nedeniyle 1 ay cezaevinde tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmesine dikkat çekerek, “Henüz eksik hususlar vardı. Rapor bile sanık tahliye edildikten sonra geldi. Sağlık durumu ise iyidir. Sanık esrarengiz şekilde tahliye edilerek ödüllendirildi. Bu kazaya kamuoyu taraf oldu. Sanığın otomobili ile makas atması bilinçli taksir değil olası kasıt vardır. Böylesi bir olayda sanık ilk celsede tahliye edilmiştir. Savcı bile tutukluluğunun devamını istemiştir. Sanık makas atarak can alıyorsa kasıt vardır, araç silah olarak kullanılmıştır. Tahliye kararından sonra ölen Sevgi Akbaş’ın yakınları kanser oldu. Cansu Şahin’in gözlerinde, annesinin ölümü ve sanığın tahliye kararı nedeniyle ağır üzüntü ve gözyaşlarından dolayı kist oldu. Olayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar götüreceğiz. Deliller toplanmış gibi göz boyamak için sanığa ev hapsi verilmiştir. Karar vicdanları sızlatmıştır” diyerek sanığın tekrar tutuklanmasını talep etti. "Aileye başsağlığı dilerim" Sanık Kasım Yılmaz da karşı tarafın sosyal medya gücünü kullanarak kendisini kötülemeye çalıştığını iddia ederek, “Benim 19 kez hızdan ceza aldığım ve ehliyetime el konulduğu yazılarak beni kötülemeye ve yargılamayı etkilemeye çalışıyorlar. Ben ceza almadım ve ehliyetime de el konulmadı. Kanser raporumu 2 yıl önce aldım. Aileye başsağlığı dilerim, acıları var. Trafik kazası. Karşı tarafı tanımam, kasıtla öldürmemi gerektirecek bir şey yok” dedi. Daha sonra kaza yerinde esnaflık yapan İ.Ç. tanık olarak dinlendi. Dükkanın bulunduğu yerdeki bankta otururken fren sesi duyduğunu belirten İ.Ç., “Fren sesinin ardından araç kaza yaptı sandım. Araç yolu karşıdan karşıya geçmek isteyen kadına çarptı. Kadın benim sol tarafıma düştü” dedi. Avukatların sorusu üzerine tanık İ.Ç., “Kadının refüjde olduğunu görmedim. Aracın refüjden çıkıp sağ tarafa döndüğünü gördüm” diye ifade verdi. "Bu kazadan cinayet çıkmaz" Sanığın avukatı da, kazada makas atma olayının olmadığını iddia etti. Karşı tarafın mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını öne süren avukat, “Bu bir kaza. Bu kazadan cinayet çıkmaz. Üzücü bir olay. Ev hapsinin dahi gereksiz olduğu kanaatindeyiz. İkili bilirkişi raporu istiyoruz. Müvekkilimin ev hapsinin imza atma yönünde adli kontrole çevrilmesini talep ediyoruz” dedi. Mahkeme savcısı, sanığın ev hapsinin devamına ve eksikliklerin tamamlanmasını talep etti. Hakim, sanığın ev hapsinin devamına karar verirken sanık avukatının ikili bilirkişi raporu talebini daha önceki raporların uyumlu olması nedeniyle reddetti. Duruşma eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi.
Uzman Psikolog Çapar: “Sosyal medya kıskançlığı tetikleyebilir”
15 Ocak 2025 Çarşamba - 09:06 Uzman Psikolog Çapar: “Sosyal medya kıskançlığı tetikleyebilir” Sosyal medya paylaşımlarının çiftler arasında kıskançlık ve güven sorunlarını tetikleyebildiğine dikkat çeken Uzman Psikolog Tara Çapar, ilişkilerinin nasıl algılandığı düşüncesinin kaygıya yol açabileceğini belirterek bunun zamanla bir kişinin kendini baskı altında hissetmesine yol açacağına belirtti. Romantik ilişkinin flörtlerin, sevgililerin, nişanlıların ve evlilerin arasında iki kişinin özgür iradesiyle seçtiği “aşk, tutku ve bağlanma bütününde betimlenen birliktelik” olduğunu söyleyen Acıbadem Adana Hastanesi Uzman Psikolog Tara Çapar, “Romantik ilişkilerde kişiler birlikte zaman geçirmekten zevk aldığı, yakınlığın olduğu, sevginin, aitliğin, bağlılığın hissedildiği ve fiziksel çekimin barındırıldığı ilişkilerdir. Dahası romantik ilişkiler, karşılıklı yoğun duyguların hissedildiği, hayata dair benzer veya ayrı görüşlerin fark edildiği, bağlılığın olduğu bir süreçtir” dedi. “Çevrim içi profiller, yanıltıcı olabilir” Sosyal medya platformlarının partner bulmayı kolaylaştırdığını vurgulayan Psikolog Çapar, mesajlaşma ve görüntülü görüşme imkanlarıyla iletişimin hızlı ve rahat olduğunu, bunun da ilişkideki bağlılığı arttırıp iletişim engellerini aşmayı sağladığını, ulaşamayacakları kişilere ulaşmalarını sağladığını dile getirdi. Dijital imkanların gelişmesiyle birlikte romantik ilişkilerin online platformlarda kurulup sürdürüldüğüne dikkat çeken Çapar, dijital flörtte kişilerin genellikle, profillerini oluştururken dikkat çekici fotoğraflar ve ilgi çekici bir biyografi yazdıklarını ifade etti. Bu platformların kişiler arasındaki uzak mesafeyi ortadan kaldırarak kolayca iletişim kurma imkanı sağladığına değinen Çapar, “Kişiler kendilerini tanıtan bir profil oluşturarak partnerlerinde aradıkları kriterleri belirtebilir. Fakat bu platformları kullanan kişiler partnerlerini sadece çevrimiçi platformda gördükleri için yüz yüze geldiklerinde büyük farklılıklar yaşayabilirler. Dahası online iletişim, yüz yüze iletişimin psikolojik ve duygusal derinliğini sağlamayabilir ve bu da bazen ilişkilerde belirsizliklere neden olabilir” diye konuştu. “Çiftler birbirlerini kontrol etmeye başlayabilir” İlişkilerin online platformlarda paylaşılarak herkese açık bir hale geldiğini aktaran Psikolog Çapar, “Romantik ilişkilerini sosyal medyada paylaşan bireyler bir süre sonra kendilerini baskı altında hissedebilir. İlişkilerinin başkaları tarafından nasıl algılandığını düşünmeye başlayabilir. Bu da çiftlerin sorunlar yaşamasına yol açabilir. Bir diğer etkisi ise, kıskançlık hissinin tetiklenmesidir. Çiftler birbirlerinin sosyal medya platformlarını kontrol etmeye, incelemeye başlayabilir. Bunun sonucunda da birbirlerine olan güvensizlik ve kıskançlık duygusunun ortaya çıkmasına sebep olabilir. Dahası sosyal medya aracılığı ile partnerlerinin eski partnerlerini araştırabilir ve güvensizliklerinin artmasına neden olabilir” dedi. “Başkalarının ilişkisini idealize etmeye yol açar” Sosyal medya paylaşımlarının partnerler arasındaki kıskançlığı, güvensizliği arttırdığını vurgulayan Psikolog Çapar, “Sosyal medya kullanılarak partnerlerinin davranışlarını sürekli olarak izlemek ve yorumlamak anlayışsızlığa ve tartışmalara da neden olur. Başka insanların ilişkilerini idealize etmenize neden olabilir. Bazen sosyal medyada gezerken karşımıza mükemmel bir ilişkiye sahip görünen çiftler çıkar. Ancak sosyal medya sorunları ve gerçekliği maskelemede başarılı bir araçtır. Şunu unutmayalım ki ilişki yaşayan çiftler sosyal medya üzerinden yaşamlarını gerçeklikten farklı bir şekilde sunma eğiliminde de olabilir” şeklinde konuştu. “Kıskançlığın önüne geçmek için güven sağlayın” Kişilerin bazen de partnerlerinin eski ilişkilerini gereğinden fazla incelediklerini hatırlatan Psikolog Çapar, “Partnerinizin bir fotoğrafı beğenmesi veya yorum yapması başka bir kişiyle flört ettiği veya ilişkide sorunlar olduğu anlamına gelmemekle birlikte bu şekildeki düşünceler kıskançlığı ve kaygıyı arttırarak ilişkinizi zedeleyebilir” dedi. Psikolog Çapar, romantik ilişkilerde güven sağlanmasının sosyal medya üzerinden ortaya çıkabilecek kıskançlıkların önüne geçtiğinin altını çizdi. Çevrimiçi ilişkilerde sınırların korunmasının önemini vurgulayarak dijital iletişimi bilinçli şekilde kullanmanın sağlıklı ve sürdürülebilir romantik ilişkilerin temellerini oluşturduğunu sözlerine ekledi.