Yerel Haberler
Aksaray
Aksaray’da yağmur yağışları tarımsal üretime can suyu oldu 07 Mayıs 2026 Perşembe - 11:18:50 Aksaray’da 3 aydır aralıklarla devam eden yağmur yağışları hem üreticinin yüzünü güldürdü hem de tarım arazilerine adeta can suyu oldu. Birçok tarım arazisi hiç sulama yapılmadan mayıs ayına kadar gelirken, hasat dönemi yaklaşan sarımsak tarlaları yağmur suları ile yeşerdi. Halen yağışların aralıklarla devam ettiği Aksaray’da rekoltede geçen yıla oranla 2 katı artış bekleniyor. Nüfusunun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı Aksaray’da bu yıl sürekli olarak yağan yağmur yağışları tarım arazilerine adeta can suyu oldu. Tarım üretiminde birçok üründe ülkede ilk 10’a giren Aksaray’da yağışlar nedeniyle rekoltede 2 katı artış bekleniyor. Organik sarımsak üretimiyle yurt dışına ihracat yapan üretici Uğur Öngün, geçen yıl eylül ayında dikim sezonuna girdiklerini ve mayıs ayına kadar yağmur sayesinde herhangi bir sulama yapmadıklarını söyledi. Son 5 yılın en yüksek yağış miktarını aldıklarını belirten Öngün, "Biz sarımsak üretimi yapıyoruz. Organik tarım sarımsak alanındayız. Biz yaklaşık son 5 yıldır bu şekilde bir yağış almadık. Dikim tarihimiz eylül ayında başladı. Ekim ayında sarımsaklarımızın dikim zamanlaması bitmişti. Bu zamana kadar herhangi bir sulama yapmadık. Çünkü yağışlarımız son 5 yılın belki de daha fazla en güzel yağış miktarına ulaştı. En güzel yağışları aldık bu sene. Toplamda yaklaşık 7 aydır sulama yapmadık. Normalde şu anda ikinci suyunu vermemiz gerekiyordu. Ama şu an hiç su vermedik ve yağışlar tamamen topraklarımızı ıslak tuttu. Şu an 3 hafta boyunca bitkimiz su istemiyor" dedi. "Bitkilerimiz diğer yıllara göre daha çok gelişmiş durumda" Düzenli yağışlar nedeniyle bitki gelişiminin de çok iyi olduğunu belirten Öngün, "Yağan yağmurların içindeki azotlar ve zamanlamaları bitkiye zamanında girdiği için bitkilerimiz şu anda çok iştahlı. Bitkilerimiz diğer yıllara göre daha çok gelişmiş durumda. Yeşil aksamı gördüğünüz gibi çok iyi, şu ana kadar da herhangi bir hastalık olmadı. Yağışların içerisinde azot miktarları yüksek olduğu için de bitkilerimizin gelişimi şu an çok çok daha iyi. Havaların ısınmamasına rağmen düzenli, zamanlı yağan yağmurlar bitkinin gelişimini müthiş derecede geliştirip iştah oluşturdu. Bitkiler şu anda müthiş derecede gelişim sağlıyor. Bu sene geçtiğimiz yıllara oranla yağışların ve verimliliğin iyi olmasından dolayı yaklaşık 2 katı rekolte artışı bekliyoruz" diye konuştu. "7 aydır bitkilere su vermedik, 1,5 ay sonra hasadımız var" Hasada 1,5 ay kalmasına rağmen 7 ay boyunca hiç sulama yapılmadığına değinen Öngün, "Bizim bölgemiz Türkiye’nin hemen hemen en kırsal bölgelerinden birisi. Son 5 yılda bitkilerimiz normalde yağmur ihtiyacı olduğu ve bunu alamadığı için vahşi sulama sistemiyle sulama yapıyorduk. Böylelikle bitkinin çok su ihtiyacı oluyordu, su israfı da oluyordu. Sonucunda da bitkiye yağmur kadar yaramıyordu. Vahşi sulama bitkiyi ve toprağı çok sıkıyordu. Ama yağan yağmurlar zamanlı ve düzenli yağdığı için bitkilerin halen şu an su ihtiyacı yok. 7 aydır bitkimiz toprağın atında ve kafa oluşma evresine ulaşmış durumda. 1,5 ay sonra hasadımız var ve biz hiç sulama yapmadık. Yağan yağmurlar bitki gelişimi ve rekolteye çok katkı sağladı. İnşallah rahmetin bütün ülkemize, üreticilerimize faydalı olması ve devamının gelmesini temenni ediyorum" şeklinde konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 11:08 Aksaray’da yağmur yağışları tarımsal üretime can suyu oldu Aksaray’da 3 aydır aralıklarla devam eden yağmur yağışları hem üreticinin yüzünü güldürdü hem de tarım arazilerine adeta can suyu oldu. Birçok tarım arazisi hiç sulama yapılmadan Mayıs ayına kadar gelirken, hasat dönemi yaklaşan sarımsak tarlaları yağmur suları ile yeşerdi. Halen yağışların aralıklarla devam ettiği Aksaray’da rekoltede geçen yıla oranla 2 katı artış bekleniyor. Nüfusunun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı Aksaray’da bu yıl sürekli olarak yağan yağmur yağışları tarım arazilerine adeta can suyu oldu. Tarım üretiminde birçok üründe ülkede ilk 10’a giren Aksaray’da yağışlar nedeniyle rekoltede 2 katı artış bekleniyor. Organik sarımsak üretimiyle yurt dışına ihracat yapan üretici Uğur Öngün, geçen yıl eylül ayında dikim sezonuna girdiklerini ve mayıs ayına kadar yağmur sayesinde herhangi bir sulama yapmadıklarını söyledi. Son 5 yılın en yüksek yağış miktarını aldıklarını belirten Öngün, "Biz sarımsak üretimi yapıyoruz. Organik tarım sarımsak alanındayız. Biz yaklaşık son 5 yıldır bu şekilde bir yağış almadık. Dikim tarihimiz eylül ayında başladı. Ekim ayında sarımsaklarımızın dikim zamanlaması bitmişti. Bu zamana kadar herhangi bir sulama yapmadık. Çünkü yağışlarımız son 5 yılın belki de daha fazla en güzel yağış miktarına ulaştı. En güzel yağışları aldık bu sene. Toplamda yaklaşık 7 aydır sulama yapmadık. Normalde şu anda ikinci suyunu vermemiz gerekiyordu. Ama şu an hiç su vermedik ve yağışlar tamamen topraklarımızı ıslak tuttu. Şu an 3 hafta boyunca bitkimiz su istemiyor" dedi. "Bitkilerimiz diğer yıllara göre daha çok gelişmiş durumda" Düzenli yağışlar nedeniyle bitki gelişiminin de çok iyi olduğunu belirten Öngün, "Yağan yağmurların içindeki azotlar ve zamanlamaları bitkiye zamanında girdiği için bitkilerimiz şu anda çok iştahlı. Bitkilerimiz diğer yıllara göre daha çok gelişmiş durumda. Yeşil aksamı gördüğünüz gibi çok iyi, şu ana kadar da herhangi bir hastalık olmadı. Yağışların içerisinde azot miktarları yüksek olduğu için de bitkilerimizin gelişimi şu an çok çok daha iyi. Havaların ısınmamasına rağmen düzenli, zamanlı yağan yağmurlar bitkinin gelişimini müthiş derecede geliştirip iştah oluşturdu. Bitkiler şu anda müthiş derecede gelişim sağlıyor. Bu sene geçtiğimiz yıllara oranla yağışların ve verimliliğin iyi olmasından dolayı yaklaşık 2 katı rekolte artışı bekliyoruz" diye konuştu. "7 aydır bitkilere su vermedik, 1,5 ay sonra hasadımız var" Hasada 1.5 ay kalmasına rağmen 7 ay boyunca hiç sulama yapılmadığına değinen Öngün, "Bizim bölgemiz Türkiye’nin hemen hemen en kırsal bölgelerinden birisi. Son 5 yılda bitkilerimiz normalde yağmur ihtiyacı olduğu ve bunu alamadığı için vahşi sulama sistemiyle sulama yapıyorduk. Böylelikle bitkinin çok su ihtiyacı oluyordu, su israfı da oluyordu. Sonucunda da bitkiye yağmur kadar yaramıyordu. Vahşi sulama bitkiyi ve toprağı çok sıkıyordu. Ama yağan yağmurlar zamanlı ve düzenli yağdığı için bitkilerin halen şu an su ihtiyacı yok. 7 aydır bitkimiz toprağın atında ve kafa oluşma evresine ulaşmış durumda. 1,5 ay sonra hasadımız var ve biz hiç sulama yapmadık. Yağan yağmurlar bitki gelişimi ve rekolteye çok katkı sağladı. İnşallah rahmetin bütün ülkemize, üreticilerimize faydalı olması ve devamının gelmesini temenni ediyorum" şeklinde konuştu. (YC-FM-
05 Mayıs 2026 Salı - 14:04 Arkadaşının müdahalesiyle kurtarılmıştı, 8 ay sonra canına kıydı Aksaray’da 8 ay önce kafasına dayadığı tabanca ile 7 saat süren çalışmaya rağmen ikna edilemeyen ve arkadaşının anlık müdahalesiyle elindeki tabanca alınarak kurtarılan vatandaş, dün gece yarısı oto sanayide bir dükkanda kafasına ateş ederek intihar etti. İntihara teşebbüs olayı, 8 ay önce 2 Ekim 2025 tarihinde Aksaray’ın merkeze bağlı Gücünkaya köyü Mamasın Barajı yakınlarındaki boş arazide yaşanmıştı. Latif Gümüşsoy (35), girdiği bunalım sonucu eline geçirdiği tabancayla aracına binerek Mamasın Barajı çevresine gitmiş, burada arkadaşlarını arayıp intihar edeceğini söylemesi üzerine arkadaşları durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirmişti. İhbar üzerine araç ve şahıs Mamasın Barajında bulundu. Olay yerine sevk edilen jandarma ekiplerinin saatlerce süren ikna çalışması sonuç vermezken, şahsın arkadaşları da olay yerine çağırıldı. Arkadaşlarının da gelmesiyle ikna çalışmaları yeniden başlarken, 7 saat boyunca ikna edilemeyen Latif Gümüşsoy’un intihar girişimi arkadaşının bir anlık müdahalesi ile tabancayı almasıyla son bulmuştu. 8 ay sonra gece yarısından sonra Bahçesaray Mahallesi Oto Sanayi K-3 Blokta bulunan dükkanda bunalıma giren Latif Gümüşsoy, tabancayla kafasına ateş ederek intihar etti. Silah sesini duyan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri şahsın öldüğünü belirledi. Polis ekipleri olay yerinde inceleme yaparken, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili tahkikat başlattı.
Gece gasp edilen motosiklet, gündüz apartman bahçesinde bulundu
02 Aralık 2023 Cumartesi - 14:23 Gece gasp edilen motosiklet, gündüz apartman bahçesinde bulundu Aksaray’da arkadaşlarının motosikletini gasp eden 3 kişi kayıplara karışırken, gasp edilen motosiklet polisin takibiyle bir apartmanın bahçesinde bulundu. Olay, dün gece 02.00 sıralarında Kılıçarslan Mahallesi 1337 Sokakta yaşandı. İddiaya göre, V.Y. (30), E.M.M. (28) ve E.M.G. (27) arkadaşları olan V.Ö.’ye (29) ait motosikleti gasp ederek kayıplara karıştı. Arkadaşlarına bir süre ulaşamayan V.Ö. 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak motosikletinin zorla alındığı ihbarında bulundu. İhbarın ardından olay yerine gelen İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Gasp Büro Amirliği ekipleri, aldıkları bilgiler doğrultusunda motosiklet ve 3 kişinin peşine düştü. Polis ekipleri yapılan takibin ardından şüphelilerden V.Y.’nin motosikleti Zafer Mahallesi 6838. Sokakta bulunan 3 katlı apartmanın bahçesine bıraktığı tespit edildi. Başka bir arkadaşlarının bahçesine bırakılan motosiklet Gasp Büro Amirliği ekiplerince bulundu. Motosiklet, Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan incelemenin ardından çekici ile İl Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Arkadaşlarının motosikletini gasp eden ve bir apartmanın bahçesine bırakan şüphelilerin yakalanması için İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince çalışma başlatıldı. Öte yandan, şüphelilerden V.Y.’nin çeşitli suçlardan 8 yıl kesinleşmiş hapis cezasının olduğu öğrenildi.
İşte dünyanın ilk beyin ameliyatına ait kafatası
02 Aralık 2023 Cumartesi - 11:50 İşte dünyanın ilk beyin ameliyatına ait kafatası Aksaray’da 10 bin 500 yıl önce genç bir kadına yönelik yapılan ilk beyin ameliyatındaki kafatası, müzede sergilenirken, ziyaretçilerini şaşırtıyor. Tarihi geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve Orta Anadolu’nun ilk yerleşim yeri olarak bilinen Aksaray’da yaşanan dünya ilkleri herkesi şaşırtıyor. İlkler arasında yer alan 10 bin 500 yıl önce dünyanın ilk beyin ameliyatına ait kafatası müzedeki ziyaretçilerini şaşırtıyor. Aksaray’ın Gülağaç ilçesine bağlı Kızılkaya köyünde bulunan Aşıklı Höyükte kazı çalışmaları her yıl aralıksız olarak devam ettiriliyor. 1989 yılında başlatılan kazı çalışmalarında birçok yaşam malzemelerinin yanı sıra genç bir kadına ait kafatası bulundu. Kafatasının 2 tarafından yaklaşık 11.2 milimetre genişliğinde bir delgi ile delindiği tıbben de kanıtlanırken, yapılan bilimsel çalışmalarda hasta kadının bu ameliyattan sonra 10 gün daha yaşadığı tespit edilmiş. Aşıklı Höyük ve ilk beyin ameliyatına ilişkin bilgiler veren Aksaray Müze Müdürü Yusuf Altın, kazı çalışmalarının 30 yılı aşkın bir süredir devam ettiğini söyledi. Tespit edilen 10 bin 500 yıl önceki yaşam koşullarını ve mücadelesini de anlatan Altın, ilk beyin ameliyatının burada yapıldığına işaret etti. Aşıklı Höyük’te 1300 yıllık bir yaşam serüveni olduğunun altını çizen Müze Müdürü Yusuf Altın, “Aşıklı Höyük bizim Cumhurbaşkanlığımız kararlı kazılarımızdan bir tanesidir. Kazı çalışmalarına yaklaşık 30 yılı aşkın bir süreçten beri devam edilmektedir. Buradaki kafatasına geldiğimiz zaman milattan önce 8500 yılıyla 7300 yılları arasında 1300 yıllık bir yaşam serüveni var orada. Yani o zamanki neolitik yaşam tarzı olarak normal ilkel kabileler tarafından yaşanmaktaydı. O dönemde ilk önce etçil bir toplum, aynı zamanda otçul bir toplum, avcı toplayıcı bir toplum ile hayvan evcilleştirilmesi var. Obsidyen taşlarımızla kemiklerle birlikte ilk değirmen yapıtlarını görmekteyiz. Sürtme taşlarıyla birlikte buğday ekerek tarım toplumuna da yavaş yavaş geçildiğini görmekteyiz. İlk mimari olarak mimari yapılarını da görmekteyiz. Etçil bir toplum, otçul bir toplum ve daha sonra da sağlık meydana geliyor. Sağlık meydana gelince de ilk beyin ameliyatını bundan 9500 yıl önce Aşıklı Höyük’te görüyoruz. Bu beyin ameliyatına geldiğimiz zaman 25-30 yaşlarında bir hanımefendinin kafatasından 2 tane delik açılarak böyle bir çalışma yapıyorlar. Bu çalışmayı da muhtemelen kemik ve obsidyen madenlerini kullanarak bu çalışma yapılmış. Bu çalışmalar yapıldıktan sonra hastanın 10 gün daha yaşadığı tespit edildi. Peki yaşadığı nasıl tespit ediliyor? Örneğin bir uzvumuz kırıldığı zaman bir kaynama süreci geçer ve yeni bir doku, kemik dokusu oluşma süresi var. Antropologlar ve tıp aleminde bununla ilgili gerekli çalışmalar yapıldı ve 10 gün daha yeni bir doku oluştuğu tıbben ispat edilmiştir. Öyle olunca da ilk beyin ameliyatı olarak müzemizin değerli envanterlerinden bir tanesidir” dedi.
12. yüzyılın mumyaları Aksaray’da
01 Aralık 2023 Cuma - 10:09 12. yüzyılın mumyaları Aksaray’da 12. yüzyılda sevdikleri tarafından mumyalanan insan, çocuk, bebek ve kedi mumyaları Türkiye’nin ilk ve tek mumya bölümüyle Aksaray Müzesi’nde sergileniyor. Kiminin dişleri, kiminin de saçları hala korunmuş olan 13 adet mumya ilgi çekiyor. Aksaray yöresinde yapılan kazılarda gün yüzüne çıkarılan yetişkin insan, çocuk, bebek ve kedi olmak üzere toplam 13 adet mumya Aksaray Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor. Mumya bölümü bulunan Türkiye’nin tek müzesi Mumyaların özel bölümlerde muhafaza edilerek sergilendiğini anlatan Aksaray Müze Müdürü Yusuf Altın, Aksaray Müzesi’nin Türkiye’de ilk ve tek mumya bölümüne sahip olan müze olduğunu kaydetti. Niğde ve Amasya Müzesi’nde mumya bulunduğuna değinen Altın, “Mumya bölümü olarak biz Türkiye’de tek müzeyiz. Daha önce bizim bölgemizden çıkan bir rahibe mumyası var ve bu geçmiş yıllarda Aksaray Müzesi’nin Niğde’ye bağlı olması nedeniyle Niğde Müzesi’ne gönderilmişti. Bir de Amasya Müzesi’nde var ama bunlar tek tiptedir. Tek olan mumya bölümü bizim Aksaray Müzemizde ziyaretçilerimize özel olarak sergileniyor” dedi. "Mumyalar milattan sonra 12. yüzyıla ait" Mumyaların yapılma teknik ve özelliklerinin birbirlerinden farkı olduğunu ifade eden Yusuf Altın, “13 adet mumyamız bulunmaktadır. Bu mumyalar yapılma teknikleriyle, özellikleriyle birbirinden ayrıdır. Bunlar daha çok milattan sonra 12. yüzyıldaki mumyalar. Bu mumyalar Ihlara Vadisi, Çanlı Kilise ve Topakkaya beldesi bölgesindeki ören yerinden çıkarılmış. Mumyalar müzemizin kurtarma çalışmalarıyla çıkarılmış ve bazıları ise yasa dışı yapılan kazılardan çıkarılarak müzemize kazandırılmıştır. Mumyalama tekniği diğer Mısır’daki mumyalama tekniklerinden farklı bir tekniktir. Bu tekniği şöyle özetleyebiliriz; Mısır’daki bizim Orta Asya’daki, İslamiyet’e girmeden önceki Türk geleneklerimizde mumyalama tekniğini biz kullanıyorduk. 3. ve 4. yüzyılda Anadolu’ya gelen Hristiyanlaşmış olan Türk bölgelerinde bu mumyalama adeti devam etmiştir. Ölüye saygı bakımından daha sonra bölgede yaşayan Hristiyanlar da mumyalama tekniğini devam ettirmiştir” diye konuştu. "Mumyalar ölen kişinin iç organları çıkartılarak yapılmış" Mumyaların yapılış ve özelliklerine değinen Müze Müdürü Altın, “Bu mumyalama nasıl oluyor? Kişi öldükten sonra iç organları çıkartılıyor. Bal mumu ve benzeri değişik kimyasal maddelerden beslenilerek vücudun üzerine tamamen bir tabaka sarılıyor. Daha sonra kefenlenerek, kumaşla üzeri örtülerek üstü kapaklı bir şekilde yapılıyor. Biz bunları bu şekilde görüyoruz” şeklinde konuştu. "13 mumya özel tekniklerle donatılmış bölümlerde korunuyor" Mumyaların belirli sıcaklıktaki bölümlerde korunduğunu dile getiren Altın, “Şu anda biz bu mumyalarımızı burada özel tekniklerle, özel klima teknikleriyle mumya bölümümüzde 21 ile 23 derece arasındaki sıcaklıkta koruyoruz. Her yıl bunların bakım ve onarımlarını yapıp koruyoruz. Burada 13 adet mumyamız var. Bunlardan birisi yetişkin erkek mumyası, çocuk mumyaları, 7-8 yaşlarında çocuk mumyamız var ve bebek mumyalarımız var. Ayrıca çok enteresandır ki hayvansever vatandaşlarımızın çok ilgi gösterdiği, özelikle çocukların çok ilgi gösterdiği kedi mumyamız var. Kedi mumyamızda kişi sevdiğiyle olduğu için sevgisinden kedisini mumyalaştırmış. O da ziyaretçilerimiz tarafından büyük ilgi görmektedir” ifadelerini kullandı.
12. yüzyılın mumyaları Aksaray’da
01 Aralık 2023 Cuma - 10:04 12. yüzyılın mumyaları Aksaray’da 12. yüzyılda sevdikleri tarafından mumyalanan insan, çocuk, bebek ve kedi mumyaları Türkiye’nin ilk ve tek mumya bölümüyle Aksaray Müzesi’nde sergileniyor. Kiminin dişleri, kiminin de saçları hala korunmuş olan 13 adet mumya ilgi çekiyor. Aksaray yöresinde yapılan kazılarda gün yüzüne çıkarılan yetişkin insan, çocuk, bebek ve kedi olmak üzere toplam 13 adet mumya Aksaray Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor. Mumya bölümü bulunan Türkiye’nin tek müzesi Mumyaların özel bölümlerde muhafaza edilerek sergilendiğini anlatan Aksaray Müze Müdürü Yusuf Altın, Aksaray Müzesi’nin Türkiye’de ilk ve tek mumya bölümüne sahip olan müze olduğunu kaydetti. Niğde ve Amasya Müzesi’nde mumya bulunduğuna değinen Altın, “Mumya bölümü olarak biz Türkiye’de tek müzeyiz. Daha önce bizim bölgemizden çıkan bir rahibe mumyası var ve bu geçmiş yıllarda Aksaray Müzesi’nin Niğde’ye bağlı olması nedeniyle Niğde Müzesi’ne gönderilmişti. Bir de Amasya Müzesi’nde var ama bunlar tek tiptedir. Tek olan mumya bölümü bizim Aksaray Müzemizde ziyaretçilerimize özel olarak sergileniyor” dedi. "Mumyalar milattan sonra 12. yüzyıla ait" Mumyaların yapılma teknik ve özelliklerinin birbirlerinden farkı olduğunu ifade eden Yusuf Altın, “13 adet mumyamız bulunmaktadır. Bu mumyalar yapılma teknikleriyle, özellikleriyle birbirinden ayrıdır. Bunlar daha çok milattan sonra 12. yüzyıldaki mumyalar. Bu mumyalar Ihlara Vadisi, Çanlı Kilise ve Topakkaya beldesi bölgesindeki ören yerinden çıkarılmış. Mumyalar müzemizin kurtarma çalışmalarıyla çıkarılmış ve bazıları ise yasa dışı yapılan kazılardan çıkarılarak müzemize kazandırılmıştır. Mumyalama tekniği diğer Mısır’daki mumyalama tekniklerinden farklı bir tekniktir. Bu tekniği şöyle özetleyebiliriz; Mısır’daki bizim Orta Asya’daki, İslamiyet’e girmeden önceki Türk geleneklerimizde mumyalama tekniğini biz kullanıyorduk. 3. ve 4. yüzyılda Anadolu’ya gelen Hristiyanlaşmış olan Türk bölgelerinde bu mumyalama adeti devam etmiştir. Ölüye saygı bakımından daha sonra bölgede yaşayan Hristiyanlar da mumyalama tekniğini devam ettirmiştir” diye konuştu. "Mumyalar ölen kişinin iç organları çıkartılarak yapılmış" Mumyaların yapılış ve özelliklerine değinen Müze Müdürü Altın, “Bu mumyalama nasıl oluyor? Kişi öldükten sonra iç organları çıkartılıyor. Bal mumu ve benzeri değişik kimyasal maddelerden beslenilerek vücudun üzerine tamamen bir tabaka sarılıyor. Daha sonra kefenlenerek, kumaşla üzeri örtülerek üstü kapaklı bir şekilde yapılıyor. Biz bunları bu şekilde görüyoruz” şeklinde konuştu. "13 mumya özel tekniklerle donatılmış bölümlerde korunuyor" Mumyaların belirli sıcaklıktaki bölümlerde korunduğunu dile getiren Altın, “Şu anda biz bu mumyalarımızı burada özel tekniklerle, özel klima teknikleriyle mumya bölümümüzde 21 ile 23 derece arasındaki sıcaklıkta koruyoruz. Her yıl bunların bakım ve onarımlarını yapıp koruyoruz. Burada 13 adet mumyamız var. Bunlardan birisi yetişkin erkek mumyası, çocuk mumyaları, 7-8 yaşlarında çocuk mumyamız var ve bebek mumyalarımız var. Ayrıca çok enteresandır ki hayvan sever vatandaşlarımızın çok ilgi gösterdiği, özelikle çocukların çok ilgi gösterdiği kedi mumyamız var. Kedi mumyamızda kişi sevdiğiyle olduğu için sevgisinden kedisini mumyalaştırmış. O da ziyaretçilerimiz tarafından büyük ilgi görmektedir” ifadelerini kullandı. (YC-FM-
Maskeli hırsızlar kamerayı çevirip kasayı soydu
30 Kasım 2023 Perşembe - 11:51 Maskeli hırsızlar kamerayı çevirip kasayı soydu Aksaray’da bir fabrikanın camını kırıp içeriye giren 2 hırsızlık şüphelisi, muhasebe odasında bulunan kasayı bulunca güvenlik kamerasının açısını değiştirip taşlama makinesi ile kasayı kesip 100 bin TL ile kamera kayıt cihazını çaldı. Hırsızlık şüphelileri, JASAT ekiplerinin 96 saatlik kamera incelemesi sonucu tespit edilerek saklandıkları evde yakalandı. Olay, Aksaray Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan bir fabrikada yaşandı. Edinilen bilgiye göre, gece yarısı 2 hırsızlık şüphelisi, bir fabrikanın camını kırarak içeri girdi. Fabrika içerisinde bulunan muhasebe odasını bulan şüpheliler, odaya girerek çekmece ve dolapları aradı. Bir süre arama yapan hırsızlar dolapta çelik kasayı bulunca sandalyeye çıkarak odadaki güvenlik kamerasının açısını değiştirdi. Ardından taşlama makinesi ile çelik kasayı kesen şüpheliler, kasa içerisinde bulunan 100 bin TL parayı ve kamera kayıt cihazını alarak kaçtı. JASAT 96 saatlik görüntülü saniye saniye izleyerek tespit etti Sabah iş yerine gelen fabrika personeli kasanın kesildiğini görünce durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) dedektifleri sevk edildi. Olay yerine gelen JASAT ekipleri, fabrikanın güvenlik kameralarına ait kayıt cihazının çalınması nedeniyle görüntülere ulaşamadı. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde harekete geçen ekipler, fabrika bölgesinde bulunan diğer iş yerlerinin ve organize sanayi girişindeki güvenlik kameralarından yola çıkarak şüphelilerin peşine düştü. Onlarca güvenlik kamerası görüntüsünü izleyerek şüphelilerin izini süren JASAT ekipleri, 96 saatlik kamera kaydını saniye saniye izledi. Çalınan kamera kayıt cihazı hırsızlarla birlikte ele geçirildi İzlenen 96 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünden kimliklerini belirledikleri şüphelilerin İ.K. ve A.K. isimli şahıslar olduğunu belirleyen JASAT ekipleri, bu kez şüphelilerin saklandıkları yeri bulmak için harekete geçti. Güvenlik kameraları sayesinde şüphelilerin evini de tespit eden JASAT dedektifleri, düzenledikleri baskında 2 şüpheliyi yakaladı. İkamette yapılan aramada soydukları fabrikadan çaldıkları güvenlik kamerası kayıt cihazı da ele geçirildi. Kayıt cihazındaki görüntüleri inceleyen jandarma, hırsızların muhasebe odasında arama yaptığını, dolap içinde kasayı bulduklarını ve ardından sandalyeye çıkarak güvenlik kamerasının açısını değiştirdiği görüntülere ulaştı. Gözaltına alınan 2 şüpheli İl Jandarma Komutanlığına götürüldü. Sorguya alınan 2 şüphelinin çaldıkları parayı yedikleri öğrenildi. İşlemlerin ardından Aksaray Adliyesine sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.