Yerel Haberler
Ankara
Bakan Gürlek: "Düzenleme sayesinde benzer davalar aynı mahkemelerde görülerek süreçlerin daha hızlı ilerlemesi sağlanacak" 05 Mart 2026 Perşembe - 02:20:44 Adalet Bakanı Akın Gürlek, bazı davaların belirli mahkemelerde görülmesine ilişkin kararın yayımlanmasının ardından, "Bu düzenleme sayesinde benzer davalar aynı mahkemelerde görülerek süreçlerin daha hızlı ilerlemesi sağlanacak; kararlar arasındaki uyum güçlenecek ve vatandaşlarımızın davalarının daha makul sürede sonuçlanmasına katkı sunulacaktır" dedi. Resmi Gazete’de yayımlanan Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararı ile birlikte acele kamulaştırma işlemleri, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları, Turizmi Teşvik Kanunu kapsamındaki satış, tahsis ve kiralama işlemleri ile Çevre Kanunu uyarınca çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlardan doğan davalara belirlenen ihtisas idare mahkemeleri bakacak. Adalet Bakanı Akın Gürlek, kararın ardından sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, "Yargı hizmetlerinin daha hızlı, verimli ve uzmanlaşmış bir yapıda yürütülmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, bazı önemli dava türlerinin belirli mahkemelerde görülmesini sağlayarak yargı süreçlerini daha etkin hale getiriyoruz. Resmî Gazete’de yayımlanan Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi kararıyla; acele kamulaştırma işlemleri, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları, Turizmi Teşvik Kanunu kapsamındaki satış, tahsis ve kiralama işlemleri ile Çevre Kanunu uyarınca çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlardan doğan davalara belirlenen ihtisas idare mahkemeleri bakacaktır" ifadelerine yer verdi. Bakan Gürlek, bu kararlar yargı süreçlerinin daha hızlı ilerlemesini sağlamak istediklerini belirterek, Bu düzenleme sayesinde benzer davalar aynı mahkemelerde görülerek süreçlerin daha hızlı ilerlemesi sağlanacak; kararlar arasındaki uyum güçlenecek ve vatandaşlarımızın davalarının daha makul sürede sonuçlanmasına katkı sunulacaktır. Yargı camiamız, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olsun" dedi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:37 BBP Genel Başkanı Destici: "Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Türkiye ne Afganistan’a benzer ne Suriye’ye benzer, ne Irak’a benzer ne Filistin’e benzer, ne Sudan’a Somali’ye, ne Venezuela’ya ne İran’a benzer. Türkiye, Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin Keçiören İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen İftar programına katıldı. Programda konuşan Destici, dünya Müslümanlarının durumuna değinerek, "Doğu Türkistan’dan Filistin’e, Kafkaslar’dan Türkmen eline, Myanmar’a kadar hala pek çok Türk coğrafyasında ve İslam coğrafyasında kan ve gözyaşı akmaya devam ediyor. Gazze’deki kardeşlerimiz yıkık dökük binalar arasında Ramazan’ı geçirmeye çalışıyor. Doğu Türkistan’dakiler Kızılçin’in zulmü altında Ramazan’ı karşılıyor. Myanmar’dakiler, Yemen’dekiler, Sudan’dakiler, Somali’dekiler bir taş çorbayı bulamadan iftar yapıyor, üç hurma bulamadan sahur yapıyor" ifadelerini kullandı. Türk milletinin vatanı için yapabileceklerini aktaran Destici, "Türkiye ne Afganistan’a benzer ne Suriye’ye benzer, ne Irak’a benzer ne Filistin’e benzer, ne Sudan’a Somali’ye, ne Venezuela’ya ne İran’a benzer. Türkiye, Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez. Rahmetli şehit liderimiz Muhsin Başkanımızın tam buna uygun bir güzel sözü var. Biz kan dökmeyi seven bir millet değiliz. Ama gerektiğinde dünyanın şah damarını kesmesini de biliriz. Onun için Türkiye’ye parmak sallayanlar şunu bilsinler ki Türkiye’nin o parmak sallayanları da o parmakları da onun arkasındaki güçleri de kıracak, yenecek, mağlubiyete uğratacak gücü de, azmi de, kararlılığı da vardır" diye konuştu. Programa, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ve partililer katıldı.
Diyarbakır Havalimanı’nda aletli iniş sistemi yeniden devrede
31 Ocak 2026 Cumartesi - 17:36 Diyarbakır Havalimanı’nda aletli iniş sistemi yeniden devrede Diyarbakır Havalimanı’nda bir süredir inşaat ve bakım çalışmaları nedeniyle askıya alınan aletli iniş sistemi (ILS), gerekli kontrollerin sağlanmasının ardından yeniden devreye alındı. Diyarbakır Havalimanı’nın ana pistinin, 2 Aralık 2025 tarihinde başlatılan inşaat ve bakım çalışmaları kapsamında geçici olarak hizmete kapatılmasının ardından, uçuşlar yardımcı pist üzerinden gerçekleştirilmeye başlanmıştı. Bu tarihte ana pistte başlatılan inşaat ve onarım çalışmaları sırasında geçici ve zorunlu olarak hizmet dışı bırakılan ILS sistemi; inşaat işlerinin yapılması, kritik sahaların korunması ve sinyal güvenliğinin sağlanmasının ardından yeniden devreye alındığı duyuruldu. Geçici süreyle kullanım dışı bırakılmıştı Ana pistteki çalışmalar sırasında, ILS cihazlarının önünde yer alan kritik ve hassas alanların etkilenebileceği ve sinyal güvenliğinin riske girebileceği değerlendirilerek sistem NOTAM yayımlanarak geçici süreyle kullanım dışı bırakılmıştı. Devam eden teknik düzenlemelerle ILS altyapısının kritik sahaları korunarak sinyal güvenliği sağlandığı, bunun üzerine mevcut ILS sisteminin yeniden devreye alınarak yardımcı pist için ‘side-step’ usulüyle yaklaşma hizmeti verilmeye başlandığı ifade edildi. Side-step uygulamasında uçaklar, ILS bulunan piste hassas yaklaşma yaptıktan sonra, şartların sağlanması halinde yardımcı piste yanal manevra yaparak inişini tamamladığı aktarıldı. Havalimanında ana pistteki bakım ve onarım faaliyetleri tamamlanıncaya kadar operasyonların yardımcı pist ve ’side-step’ yöntemiyle devam edeceği de ayrıca belirtildi.
Başkent’te eriyen karlar ve yağmur suları, barajları doldurmaya başladı
31 Ocak 2026 Cumartesi - 16:26 Başkent’te eriyen karlar ve yağmur suları, barajları doldurmaya başladı Ankara’nın önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Kurtboğazı Barajı’nda, eriyen karlar ve son günlerde etkili olan yağışlar sonrası doluluk oranı yavaş yavaş artış göstermeye başladı.Ankara, son zamanların en kurak dönemlerini yaşıyor. İl genelinde kuraklık ve yağışın azalması sonucu sular kesilmiş ve vatandaşlar mağdur edilmişti. Fakat son günlerde yer üstünde kalan karların erimesi ve yağan yağmur, barajları az da olsa doldurmaya başladı. Ankara’nın önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Kurtboğazı Barajı’nda da, eriyen karlar ve son günlerde etkili olan yağışlar sonrası doluluk oranı artış göstermeye başladı. Kış aylarında beklenen yağışların bir bölümünün bahar aylarına sarkmasıyla birlikte, özellikle yüksek kesimlerde eriyen kar sularının Kurtboğazı Barajı’na ulaşması, doluluk oranına az da olsa olumlu yansıdı. Uzmanlar, yağışların devam etmesi halinde barajdaki su seviyesinin daha da yükselebileceğini belirtti. Ancak uzmanlar, su tasarrufu konusunda tedbirli olunması gerektiğine dikkat çekerek, mevcut artışın rehavete yol açmaması gerektiğini vurguladı.ASKİ’nin verilerine göre baraj doluluk oranlarıAkyar Barajı: yüzde 1,99Çamlıdere Barajı: yüzde 13,74Çubuk 2 Barajı: yüzde 3,76Eğrekkaya Barajı: yüzde 17,68Kargalı Barajı: yüzde 14,02Kavşakkaya Barajı: yüzde 3,29Kesikköprü Barajı: yüzde 100Kurtboğazı Barajı: yüzde 8,90Peçenek Barajı: yüzde 15,29Türkşerefli Barajı: yüzde 5,92Uludere Barajı: yüzde 36,44
Kiminin çöpü, kiminin hazinesi: "Ankara Bit Pazarı"
31 Ocak 2026 Cumartesi - 16:10 Kiminin çöpü, kiminin hazinesi: "Ankara Bit Pazarı" Ankara’nın Ulus semtinde bulunan İtfaiye Meydanı’ndaki "Bit Pazarı" haftada üç gün kuruluyor. İkinci el eşya ve antika ürünlerin bulunduğu pazar koleksiyonerlerin dikkatini çekiyor. Altındağ’da Ulus’ta yer alan İtfaiye Meydanı’nda her cuma, cumartesi ve pazar günleri kurulan "Bit Pazarı", koleksiyonerlerin ve ikinci el eşya meraklıların dikkatini çekiyor. Antika ve ikinci el eşya koleksiyonerleri, aradıklarını bulmak için bu pazarı ziyaret ediyor. Pazarda, kimilerinin çöpe attığı eşyalar ilgilisi için adeta bir hazineye dönüşüyor. "Burada her bütçeye uygun eşya var" İtfaiye Meydanı’ndaki bit pazarında ikinci el eşya satıcılığı yapan pazarcı İbrahim Reşit, "Burası her cuma, cumartesi ve pazar kurulan Ankara’nın ikinci el İtfaiye Pazarı. Eski adıyla Hergele Meydanı. Burada insanlar uygun fiyatlı şeyler buluyor, alıyor ve satıyor. Herkese ve her bütçeye uygun İkinci el, antika güzel şeyler var burada. Buraya her kesimden insan geliyor. Büyükelçisi, profesörü, işsizi, garibanı da geliyor. Burası Ankara’nın özel ve güzel bir yeri" ifadelerinde bulundu. "Eski hep kıymetlidir" Bit pazarının Ankara’nın merkezi lokasyonunda bulunduğunu belirten Reşit, "Buraya çok fazla koleksiyoner gelir. Burada cumartesi sabahı yukarı tarafta antika pazarı kurulur. Buraya bir şey almak için gelmezsiniz fakat, çok küçük bir paraya büyük bir iyilik yapma imkanınız olur. Aynı zamanda çok güzel bir geri dönüşümle değerlendirmiş oluyorsunuz. İnsanların geri dönüşüme artık alışması lazım. İnsanlar yaşlandıkça dün ne yediğini unutur fakat çocukluğunu unutmaz. Eski hep kıymetlidir. Eskiden üretilen mallar kıymetli ve nadir bulunur. Ben de dolma kalem ve anahtarlık koleksiyoneriyim. Buraya hafta sonları herkesi bekleriz" dedi. "Ankara’da oturanlar için bu bit pazarı bulunmaz bir nimet" Son üç yıldır İtfaiye bit pazarında tezgah açan pazarcı Kemal Başar, "Emekliyim ve burada kendime bir meşgale buldum. Burada hem vakit geçiriyoruz hem de cebimize para giriyor. Yaklaşık kırk yıldır Ankara’dayım. Aradığınız her şey burada var. Fiyatlar da uygun. Ankara’da bulunan bütün dostlarımızı buraya bekliyoruz. Buraya gelip neye ihtiyaçları varsa karşılasınlar. Ankara’da oturanlar için bu bit pazarı bulunmaz bir nimet" diye belirtti. "Burada aradığın her şeyi bulabiliyorsun" Hobi olarak ikinci eşyalarla ilgilendiğini söyleyen Hacı Aslan, "Burada bir anahtar buldum, pazarlıkla beş yüz liraya aldım. Çok güzel ve çok eski bir anahtar. Burada aradığın her şeyi bulabiliyorsun. Pazarı dolanıyorsun ve günün stresini yorgunluğunu atıyorsun. Burada arkadaşlarla muhabbet ediyorsun, çay ve kahve içiyorsun. Burada güzel ve antika ürünler de oluyor değişik değişik. Ben evde biriktiriyorum ve koleksiyon yapıyorum. Benim için çok güzel bir eğlence oluyor. Bazen arkadaşlara hediye alıyorum" dedi.
Başkent’te eriyen karlar ve yağmur suları, barajları doldurmaya başladı
31 Ocak 2026 Cumartesi - 15:27 Başkent’te eriyen karlar ve yağmur suları, barajları doldurmaya başladı Ankara’nın önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Kurtboğazı Barajı’nda, eriyen karlar ve son günlerde etkili olan yağışlar sonrası doluluk oranı yavaş yavaş artış göstermeye başladı. Ankara, son zamanların en kurak dönemlerini yaşıyor. İl genelinde kuraklık ve yağışın azalması sonucu sular kesilmiş ve vatandaşlar mağdur edilmişti. Fakat son günlerde yer üstünde kalan karların erimesi ve yağan yağmur, barajları az da olsa doldurmaya başladı. Ankara’nın önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Kurtboğazı Barajı’nda da, eriyen karlar ve son günlerde etkili olan yağışlar sonrası doluluk oranı artış göstermeye başladı. Kış aylarında beklenen yağışların bir bölümünün bahar aylarına sarkmasıyla birlikte, özellikle yüksek kesimlerde eriyen kar sularının Kurtboğazı Barajı’na ulaşması, doluluk oranına az da olsa olumlu yansıdı. Uzmanlar, yağışların devam etmesi halinde barajdaki su seviyesinin daha da yükselebileceğini belirtti. Ancak uzmanlar, su tasarrufu konusunda tedbirli olunması gerektiğine dikkat çekerek, mevcut artışın rehavete yol açmaması gerektiğini vurguladı. ASKİ’nin verilerine göre baraj doluluk oranları şöyle: "Akyar Barajı: yüzde 1,99 Çamlıdere Barajı: yüzde 13,74 Çubuk 2 Barajı: yüzde 3,76 Eğrekkaya Barajı: yüzde 17,68 Kargalı Barajı: yüzde 14,02 Kavşakkaya Barajı: yüzde 3,29 Kesikköprü Barajı: yüzde 100 Kurtboğazı Barajı: yüzde 8,90 Peçenek Barajı: yüzde 15,29 Türkşerefli Barajı: yüzde 5,92 Uludere Barajı: yüzde 36,44".
Bakan Uraloğlu: "2025 yılında elleçlenen yük miktarı 553 milyon 268 bin 303 tona ulaştı"
31 Ocak 2026 Cumartesi - 14:00 Bakan Uraloğlu: "2025 yılında elleçlenen yük miktarı 553 milyon 268 bin 303 tona ulaştı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye limanlarında 2025 yılında elleçlenen yük miktarının Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını açıkladı. Yüzde 4’lük artışla 553 milyon 268 bin 303 ton yük elleçlendiğini belirten Uraloğlu, konteyner taşımalarının da yüzde 3,5 artışla 14 milyon TEU’ya ulaştığını söyledi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2025 verilerini değerlendirerek, "Ülkemizin deniz ticaretinden daha fazla pay alması ve dış ticaretimizin ana unsuru olan deniz taşımacılığının gelişmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2025 yılında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı geçen yıla göre yüzde 4 artışla 553 milyon 268 bin 303 tona ulaştı ve Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı" dedi. Uraloğlu, "2025 yılında limanlarımızdan yurt dışı limanlarına giden yük miktarı bir önceki yıla göre yüzde 0,4 artarak 142 milyon 784 bin 2 ton, yurt dışı limanlarından limanlarımıza gelen yük miktarı ise bir önceki yıla göre yüzde 5,6 artarak 271 milyon 632 bin 303 ton olarak gerçekleşti. 2025’te denizyoluyla yapılan yurt dışı yük taşımaları, bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 414 milyon 416 bin 305 tona ulaştı" açıklamasında bulundu. En fazla yük Aliağa’da elleçlendi Bakan Uraloğlu, bölge liman başkanlıkları bazında 2025 yılında en fazla yük elleçlemesinin 89 milyon 507 bin 150 ton ile Aliağa Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde gerçekleştiğini kaydetti. Uraloğlu, Aliağa’yı; 83 milyon 939 bin 975 ton ile Kocaeli ve 70 milyon 905 bin 737 ton ile İskenderun bölge liman başkanlıklarının izlediğini de ifade etti. 2025 yılında limanlarda deniz yoluyla yapılan transit yük taşımalarının 69 milyon 157 bin 356 ton, kabotajda taşınan yük miktarının ise 69 milyon 678 bin 982 ton olarak gerçekleştiğini de bildiren Uraloğlu, taşınan yüklerin cinslerine göre dağılımını da paylaştı. Uraloğlu, 2025 yılında en fazla elleçlemenin 169 milyon 714 bin 709 ton ile sıvı dökme yüklerde gerçekleştiğini söyleyerek, "Sıvı dökme yükler geçen yıla göre yüzde 4,6 artarken katı dökme yüklerdeki artış yüzde 5,7 ile 160 milyon 938 bin 575 tona ulaştı. Konteynerde taşınan yükler 144 milyon 339 bin 527 ton ile yüzde 0,7 oranında artış gösterdi. Genel kargo yükleri 65 milyon 847 bin 587 ton ile yüzde 6 artarken, Ro-Ro ile taşınan yükler ise yüzde 4,7 artışla 12 milyon 425 bin 500 ton olarak kaydedildi" şeklinde konuştu. En fazla artış taşkömüründe Uraloğlu, limanlarda elleçlenen yük miktarı en fazla artış gösteren yük cinslerinin sırasıyla; 4,35 milyon ton ile taşkömürü (briketlenmemiş), 3,15 milyon ton ile ham petrol ve 3,08 milyon ton ile sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) olduğunu belirtti. En fazla yük İtalya’ya gönderildi, Rusya’dan geldi 2025 yılında limanlardan deniz yolu ile yurt dışına gönderilen yükler arasında en fazla yük taşımasının 17 milyon 276 bin 832 ton ile İtalya’ya yapıldığını belirten Uraloğlu, "İtalya’yı; 13 milyon 518 bin 965 ton ile ABD ve 10 milyon 869 bin 420 ton ile Mısır takip etti. Türkiye’ye en fazla yükün geldiği ülkeler ise sırasıyla; 101 milyon 562 bin 166 ton ile Rusya, 21 milyon 729 bin 680 ton ile ABD ve 14 milyon 354 bin 73 ton ile Mısır oldu" diye konuştu. Elleçlenen konteyner miktarı 14 milyon TEU’ya ulaştı Elleçlenen konteyner miktarının ise geçen yıla göre yüzde 3,5 artarak 14 milyon TEU’ya ulaştığını duyuran Bakan Uraloğlu, 2025’te en fazla konteyner elleçlemesinin 3 milyon 428 bin 48 TEU ile Ambarlı Bölge Liman Başkanlığı sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde yapıldığını, Ambarlı’yı 2 milyon 505 bin 678 TEU ile Kocaeli ve 2 milyon 138 bin 327 TEU ile Tekirdağ bölge liman başkanlıklarının takip ettiğini ifade etti. Denizcilik sektörünün 2026 yılında da yeni rekorlar kırmasını beklediklerini belirten Uraloğlu, "Gemi insanı istihdamını odağa alan ve emniyetten ödün vermeyen stratejilerimizle dünya denizciliğinden çok daha büyük pay alarak ülkemizin refahını artırmayı hedefliyoruz" dedi.
Dışişleri Bakanlığı: "BM Barış Gücü’nün görev süresi uzatılırken Kıbrıs Türk tarafının rızasının bu defa da alınmaması, BM’nin yerleşik uygulama ve ilkelerine aykırıdır"
31 Ocak 2026 Cumartesi - 12:23 Dışişleri Bakanlığı: "BM Barış Gücü’nün görev süresi uzatılırken Kıbrıs Türk tarafının rızasının bu defa da alınmaması, BM’nin yerleşik uygulama ve ilkelerine aykırıdır" Dışişleri Bakanlığı tarafından "BM Barış Gücü’nün görev süresi uzatılırken Ada’daki egemen eşit iki halktan biri olan Kıbrıs Türk tarafının rızasının bu defa da alınmaması, BM’nin yerleşik uygulama ve ilkelerine aykırıdır" açıklamasında bulunuldu. Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Adası’nda konuşlu Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü’nün görev süresinin, 30 Ocak 2026 tarihli ve 2815 (2026) sayılı BM Güvenlik Konseyi kararıyla bir yıl daha uzatılma kararına ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada KKTC tarafından yapılan açıklamanın desteklendiği belirtilerek, "BM Barış Gücü’nün görev süresi uzatılırken Ada’daki egemen eşit iki halktan biri olan Kıbrıs Türk tarafının rızasının bu defa da alınmaması, BM’nin yerleşik uygulama ve ilkelerine aykırıdır. Barış Gücü’nün KKTC topraklarındaki faaliyetlerini KKTC makamlarının iyi niyetli yaklaşımı sayesinde sürdürebilmekte olduğunun altını çiziyoruz" denildi. Açıklamada, söz konusu faaliyetlerin devamı için hukuki bir zeminin en kısa sürede tesis edilmesinin elzem olduğunu vurgulanırken, gerçekleşmeme durumunda KKTC makamlarınca atılacak adımlar, Anavatan ve Garantör Türkiye’nin tam desteğine sahip olacağı ifade edildi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Anılan kararda, Ara Bölge’deki Pile köyündeki Kıbrıslı Türklerin vatanları KKTC’ye doğrudan erişebilmesini hedefleyen insani bir proje olan ve BM’nin Kıbrıs Türk tarafıyla vardığı mutabakatın bu konuda herhangi bir söz sahibi olmayan Rumların baskısı sonucunda Barış Gücü tarafından uygulanmaması nedeniyle halen tamamlanmayı bekleyen Yiğitler-Pile yolu yapım çalışmalarına, tarafsızlıktan uzak bir dille atıf yapılmaya devam edilmektedir. Aynı zamanda kararda, Kıbrıs Rum tarafının başta Astromerit-Evrihu otoyolu ve Pile bölgesinde inşa edilen üniversite gibi her geçen gün sayısı artan ve BM Barış Gücü tarafından ısrarla göz yumulan Ara Bölge ihlallerine yer verilmemesini esefle kınıyoruz. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin egemenliğinin Ada’nın kuzeyine uzanmadığı gibi Ara Bölge’yi de herhangi bir şekilde kapsamadığına dikkat çekiyoruz. Kıbrıs Adası’nda yarım asırdır barışı temin eden unsurun BM Barış Gücü değil, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mevcudiyeti ve Türkiye’nin etkin garantisi olduğu dikkate alındığında, idaresi altında bulunan Ara Bölge’de iki tarafa adil ve dengeli bir yaklaşım dahi sergilemeyen BM Barış Gücü’nün varoluş gerekçesi hakkında zihinlerde ciddi soru işaretleri oluşmaktadır. Güvenlik Konseyi’nin kararında Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik olarak on yıllar boyunca denenmiş ve başarısızlığı her defasında görülmüş yöntemlere atıfta bulunulmaya devam edilmesi çözüm çabalarına hiçbir fayda sağlamamaktadır. Dahası, meseleye Ada’daki gerçekler temelinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözüm bulunabilmesini geciktirmektedir. BM Güvenlik Konseyi’ni, Ada’daki iki tarafa eşit muamele sergilemeye ve çözüm için artık samimiyetle çaba sarf etmeye çağırıyoruz." "BM Güvenlik Konseyi’ni Ada’daki iki komşu devletin refahın ileri taşınacağı bir geleceğin önünü açmaya davet ediyoruz" Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümünün, Ada’daki iki devletin bir arada var olmasından geçmek olduğu ifade edilirken, "BM Güvenlik Konseyi’ni ve uluslararası toplumu bu gerçeği kabul etmeye, Kıbrıslı Türklerin özden gelen hakları olan egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünü tescil etmeye ve Ada’daki iki komşu devletin yakın iş birliğiyle şekillenecek, bölgesel istikrar, kalkınma ve refahın ileri taşınacağı parlak bir geleceğin önünü açmaya davet ediyoruz" denildi.