Yerel Haberler
Ankara
Dışişleri Bakanı Fidan, Üç Deniz Girişimi Zirvesi için Hırvatistan’a gidiyor 27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:26:22 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hırvatistan’da düzenlenecek Üç Deniz Girişimi 11. Zirvesi’ne Cumhurbaşkanı’nı temsilen katılacak. Türkiye, "Stratejik Ortak" sıfatıyla ilk kez zirvede yer alacak. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hırvatistan’ın ev sahipliğinde 28-29 Nisan tarihlerinde Dubrovnik’te düzenlenecek Üç Deniz Girişimi (ÜDG) 11. Zirvesi’ne katılmak üzere 28 Nisan’da ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, zirveye Cumhurbaşkanı’nı temsilen katılım sağlayacak. Türkiye ilk kez "Stratejik Ortak" sıfatıyla katılacak Zirve, Türkiye’nin 28-29 Nisan 2025’te Varşova’da düzenlenen ÜDG Zirvesi’nde "Stratejik Ortak" olarak kabul edilmesinin ardından bu sıfatla katılım sağlayacağı ilk toplantı olması bakımından önem taşıyor. Bakan Fidan’ın zirvede yapacağı konuşmada, günümüzde bağlantısallığın yalnızca fiziksel altyapıyla sınırlı olmadığına dikkat çekmesi bekleniyor. Bu kapsamda bağlantısallığın; ulaşım, enerji, dijital ağlar, finans ve yönetişim alanlarını kapsayan çok boyutlu bir yapıya dönüştüğünü vurgulayacağı ifade ediliyor. Tedarik zincirleri ve enerji hatlarında çeşitlilik vurgusu Bakan Fidan’ın, küresel ölçekte yaşanan çatışmaların ekonomi ve arz güvenliği üzerindeki etkilerine işaret ederek, tedarik zincirleri ile enerji hatlarının çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çekmesi öngörülüyor. Türkiye iş birliğini derinleştirmeye hazır mesajı Türkiye’nin ÜDG’yi bölgesel sahiplenmeyi güçlendiren kapsayıcı bir platform olarak gördüğünü dile getirmesi beklenen Bakan Fidan’ın, Türkiye’nin jeostratejik konumu sayesinde girişime "Stratejik Ortak" olarak katkı sunmaya ve iş birliğini derinleştirmeye hazır olduğunu ifade etmesi bekleniyor. Türkiye-AB ilişkileri için "yeni anlatı" mesajı Fidan’ın ayrıca, günümüzün karmaşık ve birbiriyle bağlantılı sınamaları karşısında Türkiye-AB ilişkilerinde somut ilerleme sağlayacak yeni bir yaklaşıma ihtiyaç duyulduğunu vurgulaması ve bağlantısallık gündeminin bu açıdan önemli bir fırsat sunduğunu belirtmesi öngörülüyor. Orta Koridor ve Kalkınma Yolu vurgusu Konuşmada, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu Projesi gibi girişimlerin küresel ticarete sunduğu fırsatlara değinilmesi, Türkiye’nin bağlantısallık koridorlarını rekabet unsuru olarak değil, birbirini tamamlayan yapılar olarak değerlendirdiğini ifade etmesi bekleniyor.
Bakan Gürlek: "Hafızlık eğitim sürecini tamamlayan 29 hükümlü ve tutuklu, ceza infaz kurumlarımızda gerçekleştirilen sınavlara katıldı"
29 Mart 2026 Pazar - 14:02 Bakan Gürlek: "Hafızlık eğitim sürecini tamamlayan 29 hükümlü ve tutuklu, ceza infaz kurumlarımızda gerçekleştirilen sınavlara katıldı" Adalet Bakanı Akın Gürlek, 29 hükümlü ve tutuklunun, ceza infaz kurumlarında gerçekleştirilen sınavlar sonucu 25’inin Hafızlık İcazet Belgesi almaya hak kazandığını açıkladı. Bakan Gürlek, resmi sosyal medya hesabından Diyanet İşleri Başkanlığı ile iş birliği içinde sürdürülen çalışmalara dair açıklamada bulundu. 2026 yılında hafızlık eğitim sürecini tamamlayan 29 hükümlü ve tutuklunun, ceza infaz kurumlarımızda gerçekleştirilen sınavlara katıldığını ve 25’inin Hafızlık İcazet Belgesi almaya hak kazandığını duyuran Gürlek, ceza infaz kurumlarındaki toplam hafız sayısının 145’ten 170’e yükseldiğini bildirdi. "Hafızlık eğitim sürecini tamamlayan 29 hükümlü ve tutuklu, ceza infaz kurumlarımızda gerçekleştirilen sınavlara katıldı" Bakan Gürlek, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Ceza infaz kurumlarımızda yürüttüğümüz manevi rehberlik ve eğitim faaliyetleriyle hükümlü ve tutukluların yeniden topluma kazandırılmasını destekliyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığımız ile iş birliği içinde sürdürülen çalışmalar kapsamında 976 din görevlisi aktif olarak görev yapıyor. Bu çerçevede 2026 yılında hafızlık eğitim sürecini tamamlayan 29 hükümlü ve tutuklu, ceza infaz kurumlarımızda gerçekleştirilen sınavlara katıldı. Başarılı olan 25 kişi, Hafızlık İcazet Belgesi almaya hak kazandı. Bu başarıyla birlikte ceza infaz kurumlarımızdaki toplam hafız sayısı 145’ten 170’e yükseldi. Bu süreçte sağlanan katkı ve iş birliği dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığımıza özellikle teşekkür ediyorum. Hükümlü ve tutukluların manevi gelişimini destekleyen çalışmalarla topluma uyum süreçlerine katkı sunmaya devam edeceğiz."
Türk Milletler Ligi kapsamında kardeşlik maçı
29 Mart 2026 Pazar - 13:46 Türk Milletler Ligi kapsamında kardeşlik maçı Kazakistan’dan gelen Arlandar U15 takımı ile Gençlerbirliği U15 ekibi Ankara’da kardeşlik maçında karşı karşıya geldi. Türk dünyası arasında birlik ve dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlayan ‘Türk Milletler Ligi’ projesi kapsamında Ankara’da kardeşlik maçı oynandı. Kazakistan’dan gelen Arlandar U15 takımında yer alan 14 genç sporcu ile Gençlerbirliği U15 takımı sahada buluştu. Futbolun farklı toplumları bir araya getiren gücüne dikkat çekilen organizasyonda, Türk halkları arasında ortak değerler üzerinden daha güçlü bir bağ kurulmasının hedeflendiği ifade edildi. Proje kapsamında uzun süredir yurt dışında yürütülen çalışmalarla genç yeteneklerin keşfedilerek uluslararası futbol ortamına kazandırıldığı belirtildi. Ankara’da gerçekleştirilen karşılaşmanın dostluk ve dayanışma mesajı taşıdığı vurgulanırken, organizasyonun Türk dünyası arasında spor yoluyla kalıcı bir iletişim zemini oluşturmayı amaçladığı kaydedildi. "Bu tür faaliyetleri destekliyoruz" Gençlerbirliği’nin uluslararası faaliyetleri olduğunu ve bu konuda vizyonlu bir kulüp olduklarını vurgulayan Gençlerbirliği Gençlik Programı Teknik Sorumlusu Tuncay Marancı, "Daha önce yurt dışında turnuvalara katıldık. Bize de misafir gelen takımlar oldu. Bugün de yöneticilerimiz vasıtasıyla Arlandar takımı bir teklifte bulundu. Bizim U15 takımımız ile bir hazırlık maçı yapalım diye. Aslında bir taraftan tanıtım, tanıtımın dışında da onların bizi bilmelerini sağlayacak bir unsurdu. Biz de bu anlamda kendilerine fayda sağlamak adına bu faaliyeti kabul ettik ve bugün sahada görüldüğü gibi bizim çocuklarımız kardeş ülke takımlarından bir tanesi olan Kazakistan takımıyla maç yapıyorlar. Bu tür faaliyetleri destekliyoruz" diye konuştu. Tuncay Marancı, proje kapsamında üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirdiklerini belirterek, girişimin Orta Asya’daki ortak kültür ve kimliklerin bir araya gelmesine katkı sağlayacağını düşündüklerini ifade etti. Projeyi desteklediklerini ve doğru bir adım olarak gördüklerini dile getirdi. "İletişim ve karşılıklı anlayış bizim için çok kıymetli" Kardeşlik maçına dair değerlendirmede bulunan Marancı, "Bizim bu grubumuz geçen sene Türkiye üçüncüsü oldu. İçlerinde çok kıymetli oyuncularımızla milli oyuncuların olduğu bir grup. Bizim de öncelik aldığımız gruplardan bir tanesi. Bize göre daha yumuşak bir takımdı diyelim rakibimiz ama biz burada şunu düşünüyoruz, bir temsil oyunu olduğu için yenmek yenilmekten daha ziyade iletişim ve karşılıklı anlayış bizim için çok kıymetli bir durum olduğu için öyle değerlendirilir. Yoksa kazanmak ya da kaybetmek açısından değil" ifadelerini kullandı. Aynı zamanda Marancı, Gençlerbirliği’nin köklü altyapı geleneğine sahip bir kulüp olduğunu belirterek aynı vizyon ve anlayışla genç oyuncular yetiştirmeye devam ettiklerini ve bu doğrultuda görevlerini en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştıklarını dile getirdi.
Uydu destekli sistemler tehlike sinyallerini dakikalar içinde tespit ediyor
29 Mart 2026 Pazar - 12:48 Uydu destekli sistemler tehlike sinyallerini dakikalar içinde tespit ediyor Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin (AAKKM) 2025 yılı boyunca 634 deniz arama kurtarma operasyonu gerçekleştirildiğini bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin (AAKKM) 2025 yılı çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, 2025 yılı boyunca AAKKM koordinasyonunda 634 deniz arama kurtarma operasyonu gerçekleştirildiğini bildirdi. Gerçekleştirilen bu operasyonlarda toplam 7 bin 861 kişi sağ, 101 kişi ise yaralı olarak kurtarıldı. Bakan Uraloğlu, AAKKM’nin modern teknik altyapısı ve uzman personeliyle Türkiye’nin arama kurtarma sorumluluk sahasında meydana gelen deniz ve hava kazalarına yönelik faaliyetleri koordine ettiğini belirterek, "Merkezimiz aynı zamanda dünyanın herhangi bir yerinde tehlike altında bulunan Türk bayraklı veya Türk vatandaşlarını taşıyan deniz ve hava araçlarına ilişkin durumlarda da ilgili ülkelerin arama kurtarma birimleriyle gerekli koordinasyonu sağlıyor; hafta sonu ve resmî tatiller dahil olmak üzere 7 gün 24 saat esasıyla görev yapıyor" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin uydu destekli arama kurtarma sistemleriyle operasyonlara çok daha hızlı müdahale edebildiğini ifade eden Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Uluslararası Uydu Yardımlı Arama Kurtarma Sistemi COSPAS-SARSAT, tehlike sinyali gönderen gemi, uçak ve kişilerin kimlik ve konum bilgilerini süratle tespit ediyor. Uydu destekli sistemimiz sayesinde müdahale ekipleri hızla harekete geçebiliyor. Bu sistem sayesinde acil durum sinyallerini dakikalar içinde doğrulayabiliyor, yüksek hassasiyetle tespit edilen konum verileri sayesinde arama kurtarma ekiplerini kısa sürede olay yerine yönlendirebiliyoruz." Türkiye’nin Görev Kontrol Merkezi (MCC) bulunan 36 ülke arasında yer aldığını belirten Uraloğlu, "Kendi sorumluluk sahamıza ilaveten İran, Irak, Afganistan, Gürcistan ve Ukrayna’ya da Türk MCC üzerinden ücretsiz hizmet sunuyoruz. Yeni ülkelerin hizmet kapsamına alınmasına yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Doğu Akdeniz’de etkin müdahale kapasitesi Bakan Uraloğlu, Deniz ve Hava Araçları Kazalarında Arama ve Kurtarma Yönetmeliği kapsamında Türk Arama Kurtarma Sahası’nın Doğu Akdeniz’de genişletildiğini belirterek bölgede müdahale kapasitesinin güçlendirildiğini söyledi. Arama kurtarma portalı geliştiriliyor Arama kurtarma faaliyetlerinde teknolojinin etkin şekilde kullanıldığını ifade eden Uraloğlu, tüm arama kurtarma unsurlarının canlı olarak takip edilebildiği, meteorolojik verilerin işlendiği ve yapay zekâ destekli karar süreçlerinin yer aldığı Arama Kurtarma Portal Projesi üzerinde çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Uraloğlu, Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin güçlü teknik altyapısı ve uluslararası koordinasyon kapasitesiyle arama kurtarma faaliyetlerini kesintisiz sürdürdüğünü belirterek insan hayatını önceleyen çalışmaların devam edeceğini ifade etti.
Bakan Bayraktar’dan doğal gaz açıklaması
29 Mart 2026 Pazar - 12:01 Bakan Bayraktar’dan doğal gaz açıklaması Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "2028’de tükettiğimiz doğal gazın en az yüzde 20’sini depolayabileceğiz" dedi. Küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalara karşı arz güvenliğini sağlamlaştırmak için çalışmalarını sürdüren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, kış sezonu sonrasında kısmen boşalan doğal gaz depolarını yeniden dolduruyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Olası küresel şokların etkilerini en aza indirmek adına depolarımızı yeniden tam kapasiteyle doldurmak üzere çalışıyoruz." dedi. Doğal gaz depolarının kapasitesini artırmak için de çalıştıklarını kaydeden Bakan Bayraktar, "Yapacağımız yatırımlarla 2028 yılında, tükettiğimiz doğal gazın en az yüzde 20’sini depolayabileceğiz" açıklamasını yaptı. Türkiye’nin enerji arz güvenliğine katkı sağlayan iki önemli doğal gaz depolama tesisi bulunuyor. Tuz Gölü ve Silivri’de bulunan bu yer altı depolama tesisleri, doğal gaz tüketiminin arttığı günlerde arz-talep dengesinin sağlanmasına fayda sağlıyor. Depolar doluyor Kışa doğal gaz depoları dolu giren Türkiye, geliştirdiği LNG altyapısı ve kaynak çeşitliliği sayesinde soğuk kış günlerini depolarına çok fazla ihtiyaç duymadan geride bıraktı. Halihazırda depoların doluluk oranı yüzde 71 seviyesinde. Türkiye, küresel arz krizinin yaşandığı dönemde depoları yeniden tam kapasiteyle doldurmak için çalışmalarına da başladı. En büyük tesis Silivri Bir yandan depoların dolumu devam ederken, diğer yandan da depoların kapasitesinin artması için çalışılıyor. Silivri Doğal Gaz Depolama Tesisi, halihazırda 4,6 milyar metreküp depolama kapasitesiyle hizmet veriyor. ‘Denizlerde Avrupa’daki en büyük depolama tesisi’ unvanına da sahip olan Silivri Doğal Gaz Depolama Tesisi’nin kapasitesinin artırılması için çalışmalara devam ediliyor. Silivri’deki kapasitenin 2028’de 6 milyar metreküp çıkarılması planlanıyor. Tuz Gölü’nde de kapasite artıyor Tuz Gölü Doğal Gaz Depolama Tesisi’nin kapasitesi ise halihazırda 1,7 milyar metreküpe ulaşmış durumda. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tuz Gölü’ndeki bu kapasiteyi de 2032 yılında 8,5 milyar metreküpe çıkarmayı hedefliyor. Depolarımızın boş kalmasını önledik Doğal gaz depolarındaki gaz miktarının normal şartlarda kış aylarından sonra azaldığını, yaz aylarında tekrar doldurularak gelecek kışa hazır hale getirildiğini anlatan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "‘LNG alım kapasitemizi önemli ölçüde artırarak doğal gaz depolarımızın boş kalmasını önledik. Bu nedenle, kış aylarından çıkmamıza rağmen doğal gaz depolarımız yüzde 71 seviyesinde dolu vaziyette. Dünyada yaşanan jeopolitik gerilimleri ve arz krizini yakından takip ediyor, gerekli adımları atıyoruz. Olası küresel şokların etkilerini en aza indirmek adına depolarımızı yeniden tam kapasiteyle doldurmak üzere çalışıyoruz." dedi. Yüzde 20’sini depolayabileceğiz Doğal gaz depolarının kapasitesini artırmak için de çalıştıklarını kaydeden Bakan Bayraktar, "Şu ana kadar yaptığımız çalışmalarla Silivri ve Tuz Gölü’nde toplam depolama kapasitemizi 6,3 milyar metreküpe çıkardık. Depolama konusundaki yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Yapacağımız yatırımlarla 2028 yılında, tükettiğimiz doğal gazın en az yüzde 20’sini depolayabileceğiz" diye konuştu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, "Dünya Otizm Farkındalık Günü" kapsamında etkinlikler düzenleyecek
29 Mart 2026 Pazar - 11:52 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, "Dünya Otizm Farkındalık Günü" kapsamında etkinlikler düzenleyecek Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 2 Nisan "Dünya Otizm Farkındalık Günü" kapsamında Nisan ayı boyunca Türkiye genelinde çeşitli etkinlikler düzenleyecek. Etkinlikler arasında mavi ve kırmızı ışıkla aydınlatılan kamu binaları, seminerler, söyleşiler, yürüyüşler, sosyal ve sportif aktiviteler ile bilgilendirme çalışmaları yer alıyor. Bakanlık, afiş, broşür ve sosyal medya paylaşımlarıyla da otizme dair farkındalığı yaygınlaştıracak. Bakanlık, Otizm Spektrum Bozukluğu olan bireylerin toplumsal hayata katılımına yönelik farkındalık çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Bakanlık, "Dünya Otizm Farkındalık Günü" dolayısıyla bu yıl da Nisan ayı boyunca ülke genelinde çeşitli etkinlikler düzenlemeyi planlıyor. Buna göre, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri hizmet binaları ile bazı tarihi ve simgesel yapılar Otizmi temsilen mavi veya kırmızı ışıkla aydınlatılacak. Seminer, söyleşi, panel, çalıştay ve konferanslar düzenlenip ilgili kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların katılımıyla farkındalık yürüyüşleri gerçekleştirilecek. Etkinlikler kapsamında merkezi noktalarda tanıtım stantları kurulacak ve Bakanlık personeli aracılığıyla bilgilendirme faaliyetleri yürütülecek. Sinema gösterimi, tiyatro, piknik ve otizm şenlikleri gibi sosyal etkinliklerin yanı sıra spor karşılaşmalarında farkındalık pankartları kullanılacak, el baskısı atölyeleri ve bowling gibi etkinliklerle farkındalık artırılacak. Öte yandan Bakanlık ve diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından afiş, broşür, kamu spotu ve kısa film çalışmaları yürütülecek, otizme yönelik bilgi yarışmaları düzenlenecek ve sosyal medya paylaşımları gerçekleştirilecek. Yerel basın ve yayın organlarında söyleşi ve haber çalışmaları yapılacak, farkındalık videoları ile radyo programları hazırlanarak kamuoyuna sunulacak.
Allı turnaların yuvası yok oluyor
29 Mart 2026 Pazar - 11:07 Allı turnaların yuvası yok oluyor Her yılın Mart ayında Ankara’ya gelen allı turna sürülerinin konakladığı Sel Kapanı Baraj Gölü’nde, su seviyesi geçen yıla kıyasla neredeyse kurudu. Bu sene Sel Kapanı Baraj Gölü’nde hiçbir canlı gözükmedi. Her yıl Mart ayında göç eden allı turnalar, Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Sel Kapanı Baraj Gölü’ne gelerek burada beslenmekte ve sonbahara kadar konaklamaktaydı. Ancak bu yıl allı turnalar Sel Kapanı Baraj Gölü’nde gözlemlenmedi. Sadece allı turnalar değil, her yıl görünen pelikanlar, yüzlerce tür kuş türü de gölün çekilmesiyle kuraklıktan nasibini aldı. Kuraklık nedeniyle gölün su seviyesi geçen yıllara kıyasla neredeyse dibi gördü. Ayrıca gölün içerisinde adacıklar ortaya çıktı. Bu durum, allı turnalar başta olmak üzere, yüzlerce çeşit kuş türünün besin kaynaklarının azalmasına yol açarak yaşam alanlarını tehdit ediyor. Gölün civarında vakit geçiren Sezgin Şahin ise, bu yıl kuraklığın Sel Kapanı Baraj Gölü’nü ciddi bir şekilde etkilediğini ve bu durumdan dolayı hüsrana uğradığını belirtti. "Göl bayağı çekilmiş. Hatta neredeyse kurumuş" Her yıl bu zamanlar allı turnaları ve çeşitli kuş türlerini izlemek için Sel Kapanı Baraj Gölü’ne geldiğini belirten Sezgin Şahin, "Biz buraya her yıl arkadaşlarla keyif yapmaya geliyorduk. Gördüğünüz alan 2 yıl öncesine kadar gayet doluydu ve vatandaşların geldiği bir yerdi. Her sene vatandaşlar burayı ziyaret ederdi. Şu anda kimsenin olmadığını gördüm. Çok üzüldüm. Göl bayağı çekilmiş. Hatta neredeyse kurumuş. Burası çeşitli kuş türlerine ev sahipliği yapıyordu. Flamingolar (allı turna), pelikanlar ve bir sürü adını bilmediğimiz kuş türleri buraya geliyordu. Biz onları görmekten çok keyif alıyorduk. Galiba onlar da bu sene kuraklıktan dolayı gelmemişler. Çok üzüntü içerisindeyiz. Yetkililerin bir an önce çözüm bulması lazım diye düşünüyorum" diye konuştu.
Johannes Brahms’ın ’Ein deutsches Requiem’ eseri Ankaralı sanatseverlerle buluştu
28 Mart 2026 Cumartesi - 22:37 Johannes Brahms’ın ’Ein deutsches Requiem’ eseri Ankaralı sanatseverlerle buluştu Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu (DÇK), DenizBank Konserleri kapsamında Johannes Brahms’ın "Ein deutsches Requiem" eserini Ankaralı sanatseverlerle buluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu, romantik dönem repertuvarının en derinlikli ve etkileyici eserlerinden biri olan Johannes Brahms’ın ’Ein deutsches Requiem’ adlı eserini sanatseverlerle buluşturdu. CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da şef Jan Schumacher’in yönettiği konserde, soprano Ceren Aydın ve bariton Kartal Karagedik solist olarak sahne aldı. Piyanoda Gülce Sevgen ve Filiz Peker, timpanide ise Can Kıyıcı yer aldı. "Benim için çok özel bir şehir Ankara" Konser öncesinde İHA muhabirinin sorularını yanıtlayan müzik direktörü Jan Schumacher, "Frankfurt Üniversitesi müzik direktörüyüm ve tüm dünyada şeflik yapıyorum. Bu akşam çok özel bir konserimiz var. Yohannes Brahms’ın Requiem’ini seyrediyoruz. Bu harika bir konser. Burada olduğum ve Devlet Çok Sesli Korosu sanatçıları ile çalışmaktan çok mutluyum. İki harika piyanistimiz var. Onlar, Filiz ve Gülçin, her zaman Requiem’le çalışıyorlar. Ve iki mükemmel solistleri var: Ceren ve Kartal. Daha önce de Ankara’daydım ama hiç bu kadar harika bir alanda olmadım. Konser için çok heyecanlıyım. Benim için çok özel bir şehir Ankara. Ankara’da daha önce birçok kez bulundum ama bu salonda ilk kez konser yapıyorum" diye konuştu.
Bakan Göktaş: "Nüfus konusu, bizim için bir beka meselesi"
28 Mart 2026 Cumartesi - 15:43 Bakan Göktaş: "Nüfus konusu, bizim için bir beka meselesi" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Nüfus konusu, bizim için bir beka meselesi. Genç ve dinamik nüfus yapısı her zaman dayanağımız oldu" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bir televizyon kanalının canlı yayınında soruları yanıtlayarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. New York’ta Türkiye’yi temsilen katıldığı Birleşmiş Milletler (BM) Kadının Statüsü Komisyonunun 70’inci Oturumunda Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerde kadın ve çocukların sesi olduklarını belirten Göktaş, "İran’da 170 çocuk ilk gün vuruldu, hayatını kaybetti. Bu konuya da dikkat çektik fakat uluslararası kuruluşlardan çok daha güçlü bir beyan beklerdim. Bu savaş odağında da neredeyse ses eden olmadı. İlkeli tutumun çok önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Bir ilke tutumunuz varsa bunu her platformda dile getirmek lazım. Bazı savaşları görüp bazılarını görmezden gelemeyiz. Biz, nerede olursa olsun mazlumun, mağdurun, kadınların, çocukların yanında olmayı, onların sesleri olmayı sürdüreceğiz. Biz, ülke olarak savaşı önlemek adına çok yoğun çaba harcadık. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda oldukça hassas. En kısa zamanda barışın, huzurun tekrar tesis edilmesi ve çatışmaların bir an önce son bulması en büyük temennimiz" şeklinde konuştu. Göktaş, ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşta Türkiye’nin tutumunun diplomatik yollarla süreci sakinleştirmek, bir an önce bölgede barışın ve istikrarın sağlanması olduğunu dile getirdi. 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesi Bakan Göktaş, çocukların yüzde 63’ünün sosyal medyada çok yoğun varlık gösterdiğine dikkati çekti. ‘Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı’nı oluşturduklarını anlatan Göktaş, şunları kaydett: "Yaklaşık 1,5 yıldan fazladır bu konuya çalışıyoruz. Bu konu tüm dünyanın gündeminde. Ailelerle, çocuklarla, uzmanlarla, teknoloji firmalarıyla bir araya geldik. Hassasiyetlerimizi dile getirdik ve ülkemize özgü bir model çalıştık. Torba yasamızın içerisinde bulunan 15 yaş altı sosyal medya düzenlememizi AK Parti Grubumuz, Meclis Başkanlığına sundu. Haftaya inşallah komisyonda görüşülecek. En yakın zamanda yasalaşma sürecini bekliyoruz. Bununla birlikte yönetmelik çıkacak." Bakan Göktaş, kamuoyunda yüzde 80’in üzerinde bu konuda destek verildiğini belirterek, "Amacımız, yasakçı zihniyet değil denetim mekanizmalarının oluşturulması. Oyunlarla ilgili de benzer hassasiyetler var. Amacımız, burada bir muhatap bulmak. Sosyal medya, bağımlılık üretiyor. Dijitalde akran zorbalığı da çok arttı. Biz de ’Çocuklar Güvende’ uygulamasını hayata geçirdik. Çocuklarımızın okulda veya sokakta karşılaşabildikleri olumsuzlukları bildirdiği bir platform oluşturduk. Bu uygulamayı ailelerimize ve çocuklarımıza anlatmamız gerekiyor. Bildirimde bulunduklarında biz de müdahale edebiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Nüfus konusu, bizim için bir beka meselesi" Doğum oranlarına değinen Göktaş, "Nüfus konusu, bizim için bir beka meselesi. Genç ve dinamik nüfus yapısı her zaman dayanağımız oldu. Hane büyüklüğümüz oldukça küçüldü, hane ortalamamız 3,17. Hanelerin yüzde 57’sinde 18 yaş altı çocuk bulunmuyor. Hızla yaşlanıyoruz. Nüfusta da bütün dünyada düşüş var ama ülkemizdeki düşüş çok hızla oldu. Bazı ülkelerin 90 yılda yaşadığı düşüşü biz, 27 yıl gibi kısa bir sürede yaşadık. Doğurganlık hızımızda bu şekilde gidersek önümüzdeki 5 yıl içerisinde ilkokul çağındaki çocuk oranımız 900 bin azalacak. Bu, çok büyük bir düşüş" değerlendirmesinde bulundu. Doğum izinlerine düzenleme Göktaş, doğum izinlerinde de uzun yıllardır düzenleme yapılmadığını, 16 haftalık doğum izni süresini 24 haftaya, 5 günlük babalık iznini de 10 güne yükseltmeyi hedeflediklerini dile getirerek, "Yasal düzenlememiz çıktığı andan itibaren 24 haftayı tamamlamamış olup tekrar işe dönmek zorunda kalanların da 24 haftayı tamamlamasına yönelik bir ek madde ekledik. Süreç boyunca eğer ki o süreci tamamlamadılarsa ve 24 hafta içerisindelerse onlar da tamamlayabilecekler. Koruyucu ailelere de özellikle 0-3 yaştaki evlat edinme süreçlerinde doğum izni süresi gibi bir izin süresi tanımış olacağız" diye konuştu. 132 bin 686 gence kredi ödemesi yapıldı Aile ve Gençlik Fonu’yla ilgili detayları anlatan Göktaş, şöyle konuştu: "Gabar’dan, Filyos’tan, yer altı zenginliklerinden çocuklarımızın geleceğine yatırım yapıyoruz. Oradan gelen rakamlar, Aile ve Gençlik Fonu’nda birikiyor ve bu kaynakları gençlerimizin evlenme yolunda yanında olmak adına kullanıyoruz. Ocak ayı itibarıyla 18-25 yaş arasında olanlarda geliri 250 bine, 26-29 yaş arasındaki gençlerimizde de 200 bin liraya getirdik. Evlenmeden önce onları iki gün eğitim programına da tabi tutuyoruz. Şu ana kadar 227 bin 993 çift, Aile ve Gençlik Fonu’muza başvurdu ve kredi ödemesi yapılan genç sayımız 132 bin 686. 10 milyar 734 milyon lira bir kaynak aktardık. Bu kredi 4 yıllık, 2 yıl geri ödemesiz ve 0 faizli. 48 ay içerisinde de çocuk sahibi olurlarsa 12 ay erteleme imkanı sunuyoruz. Bu krediden faydalanan gençlerimize 2 bin 46 şirketten de yüzde 40’a varan indirim sağlıyoruz. Sadece evlendirmekle kalmadık. Bugüne kadar 1 yılda 8 bin 20 çiftimizin 8 bin 113 çocuğu oldu. Ortalama anne baba yaşının da böylece düştüğünü görüyoruz. En güçlü kalemiz aile." Güçlü devletlerin, güçlü ailelerden oluştuğunu vurgulayan Bakan Göktaş, yaşlılar için de birçok çalışma yaptıklarını, yanlarında olmayı sürdürdüklerini, evlerinde de destek olduklarını anlattı. Göktaş, özel sektörde de engelli istihdamını artıracak adımlar attıklarını belirterek, AK Parti döneminde kamuda engelli sayısının 5 binden 80 bine çıktığını söyledi. Kadına yönelik şiddete ilişkin değerlendirmede bulunan Bakan Göktaş, "Kadına yönelik şiddet, küresel bir mesele ve maalesef görünürlüğü oldukça arttı. Şiddet vakalarında bütün dünyada bir artış olduğunu söyleyebilirim. Biz, dün olduğu gibi bugün ve yarın da sıfır toleransla bu konunun üzerine gidiyoruz. Bizim için gerçekten siyaset üstü bir konu. 81 ilimizde şiddet önleme ve izleme merkezlerimiz var. Ayrıca şiddetle mücadele irtibat noktalarımız var. Şiddet konusunda 6,9 milyon vatandaşımıza eğitimler verdik. Şiddet, farkındalığı arttıkça azalır, şiddet işaretleri bir anda gelmez. Kadınla ilgili şiddetle mücadelede etkin bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz" açıklamasında bulundu.
8 ilde dolandırıcılık operasyonu: 50 kişi tutuklandı
28 Mart 2026 Cumartesi - 15:24 8 ilde dolandırıcılık operasyonu: 50 kişi tutuklandı İçişleri Bakanlığı, 8 ilde düzenlenen operasyonlar sonucunda 58 şüphelinin yakalandığını ve bu kişilerden 50’sinin tutuklandığını açıkladı. İçişleri Bakanlığı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, düzenlenen dolandırıcılık operasyonlarında toplam 810 milyon lira hesap hareketi bulunan 58 şüphelinin yakalandığını belirterek, "Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucunda vatandaşlarımızı dolandıran şüphelilere yönelik 8 ilde operasyonlar gerçekleştirildi. Antalya, Diyarbakır, Eskişehir, Kırşehir, Manisa, Mersin, Samsun ve Tekirdağ’da düzenlenen operasyonlar sonucu 810 milyon lira hesap hareketi bulunan 58 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 50’si tutuklandı, 8’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelilerin; kendilerini kamu görevlisi veya avukat olarak tanıtarak, araç muayene hizmeti adı altında sahte internet siteleri kurarak ve ‘sazan sarmalı’ yöntemiyle gayrimenkul satışı gerçekleştirerek vatandaşlarımızı dolandırdıkları tespit edildi. Operasyonlar neticesinde çok sayıda GSM hattı, dijital materyal ile birlikte suçtan elde edildiği değerlendirilen nakit para ve altın ele geçirildi. Daire başkanlıklarımızı, kahraman polislerimizi, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verdi.