Yerel Haberler
Ankara
07 Mart 2026 Cumartesi - 00:32 Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar hakkında karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile yayımlanan karar ile birlikte, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda açık bulunan Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu üyeliklerine Hamza Gökçe, Salih Akyüz, Sedat Aydınlı ve Ferruh Şen atandı. Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı Hatay İl Müftülüğüne atanan Ahmet Dilek, Bilecik İl Müftülüğüne atanan Ahmet Aktürkoğlu ve Adıyaman İl Müftülüğüne atanan Mustafa Düzgün’ün atamalarına ilişkin bölüm iptal edilirken, Hatay İl Müftülüğüne, Ağrı İl Müftüsü Necati Şafak, Ağrı İl Müftülüğüne İhsan İlhan, Adıyaman İl Müftülüğüne Mehmet Reşat Şavlı, Edirne İl Müftülüğüne ise Burhan Çakır atandı. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Viyana Ofisi Nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliğine Mustafa Kibaroğlu, Gürcistan Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Mustafa Türker Arı, Vatikan Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Fahrettin Altun, Arnavutluk Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Balkanlar ve Orta Avrupa Genel Müdür Yardımcısı Barış Ceyhun Erciyes atandı. Ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdür Yardımcısı Elif Uzun Sümercan görevden alındı. Kültür ve Turizm Bakanlığında açık bulunan Strateji Geliştirme Başkanlığına ise, Personel Genel Müdür Yardımcısı Fatih Mehmet Özveren atandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Enver Merallı görevden alınırken yerine Seda Şentürk atandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Erkan Tahran görevden alınırken yerine Cem Can Deliorman atandı. Kültür ve Turizm Bakanlığında açık bulunan Tanıtma Genel Müdür Yardımcılığına ise Aslı Gündoğdu Aksungur atandı. Ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğü 1’inci Hukuk Müşaviri Hakan Sezgin görevden alınırken yerine Yıldıray Korkmaz atandı. Vakıflar Meclisi Üyeliğine ise Mustafa Halil Çelik atanırken Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ise Muhammet Enes Çınar atandı. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığına ise Başkan Yardımcısı Abdulhadi Turus atandı. Milli Eğitim Bakanlığı, Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürü Kemal Bülbül görevden alınırken yerine Erdal Kılınç atandı. İnşaat ve Emlak Genel Müdürü Özcan Duman görevden alınırken yerine Aynur Gökalp Durna atandı. Ayrıca Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdür Yardımcılığına Murat Nedirli, Talim ve Terbiye Kurulu üyeliğine ise Mahmut İnan atandı. Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığına ise Halil İbrahim Güray atandı. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı Ardahan İl Tarım ve Orman Müdür Muhammet Fatih Cineviz görevden alınırken yerine Harun Akıllı atandı. Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünde açık bulunan Yönetim Kurulu Üyeliğine ise Nebi Çelik atandı. Ayrıca Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Tek görevden alınırken yerine Uğur Erdem atandı. Ayrıca, Adalet Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına İbrahim Çelik, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Ahmet Ergül, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Ali Mert, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına İsmail Ceylan, Dışişleri Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Taner Ataman, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Selim Çiçek, Gençlik ve Spor Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Mustafa Çelik, Hazine ve Maliye Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Murat Çevik, İçişleri Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Mustafa Güngör, Kültür ve Turizm Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Arda Heb, Milli Eğitim Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Metin Tayarer, Sağlık Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Gökhan Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına İbrahim Kütük, Tarım ve Orman Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Hüseyin Erbaş, Ticaret Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Tayfur Temur, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına ise Şakir Ünver atandı.
Dijital Platformları Denetleme Kurulu geliyor
29 Ocak 2026 Perşembe - 09:14 Dijital Platformları Denetleme Kurulu geliyor Sanal mecralarda örgütlenen çocuk çeteler bardağı taşıran son damla oldu. Uyuşturucu, şiddet, terörün önlenemediği sosyal medya için denetleyen bir üst kurul oluşturulması önerildi. Türkiye Gazetesi’nin haberine göre, sosyal medyadaki kontrolsüz tehdit ve suça sürüklenen çocuklar, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında ele alındı. Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kapsamlı bir sunum yaptı. Sunumda, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde sosyal medyanın olumsuz etkileri, dijital platformlardaki denetimsizlik ve mevcut düzenlemelerin yetersizliği detaylarıyla ele alındı. Göktaş, neden bu düzenlemeye ihtiyaç olduğunu, hiçbir şey yapmamanın bir seçenek olarak kabul edilemeyeceğini, bu yasağı uygulayan örnek ülkeler çerçevesinde anlattı. Bazı üyeler, radyo ve televizyon yayınlarını denetleyen RTÜK’e atıf yaparak, sosyal medya ve dijital platformları denetleyecek benzer bir üst kurulun kurulması gerektiği önerisinde bulundu. Üyeler, kurulacak yeni yapının "Yeni dijital medyanın denetim organı" olması gerektiğini belirtirken, sosyal dokuyu zedeleyen ve özellikle çocukları ve gençleri hedef alan gayriahlaki içeriklerle ancak bu şekilde etkin mücadele edilebileceğini dile getirdi. MKYK üyeleri, sosyal medya platformlarına bugüne kadar getirilen yükümlülüklerin gerçekte etkili bir sonuç doğurmadığından dert yandı. TikTok, Instagram, YouTube ve X gibi, gençlerin yoğun olarak kullandığı uygulamalarda şiddet, uyuşturucu ve cinsel içerikli paylaşımların kolaylıkla erişilebilir olduğu yönündeki şikâyetlerin dile getirildiği toplantıda, sosyal medya şirketlerinin ülkelere göre farklı içerik kısıtlama politikaları uygulamasının sorunu daha da derinleştirdiği vurgulandı. Toplantıda, İstanbul’da 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından bıçaklanarak öldürülmesi de gündeme geldi. Olay, gençler arasında artan şiddet ve dijital ortamların etkisi bağlamında değerlendirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, konuyla alakalı olarak ilgili birimlerin kapsamlı ve titiz bir çalışma yürüttüğünü, hem cezaların caydırıcılığının artırılması hem de önleyici tedbirlerin güçlendirilmesi yönünde adımlar atılacağını ifade ettiği öğrenildi.
Siber suçlara yönelik 5 gündür düzenlenen operasyonlarda 200 şüpheli yakalandı
29 Ocak 2026 Perşembe - 08:16 Siber suçlara yönelik 5 gündür düzenlenen operasyonlarda 200 şüpheli yakalandı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 gündür polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonlarda 200 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Bakan Yerlikaya sosyel medya hesabından yaptığı açıklamada, Siber Suçlarla Mücadele kapsamında son 5 gündür polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonlarda 200 şüphelinin yakalandığını belirterek, "Bu kişiler aracılığıyla işlenebilecek dolandırıcılık, çocuk müstehcenliği ve yasa dışı bahis gibi siber suçlardan vatandaşlarımızın maddi ve manevi zarar görmesini engelledik" ifadesini kullandı. 19 il merkezli "Nitelikli Dolandırıcılık, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Yasa Dışı Bahis" suçlarına yönelik son 5 gündür süren operasyonlarımızda yakalanan şüphelilerin; 65’i tutuklandığını kaydeden Yerlikaya, 48 şüpheli hakkında hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığını, diğerlerinin işlemlerinin devam ettiği bilgisini verdi. Bakan Yerlikaya, yapılan operasyonlarla ilgili şu ayrıntıları paylaştı; "Şüphelilerin; Sosyal medya platformları ve oltalama (phishing) siteleri üzerinden "görev yap kazanç sağla ve ürün satışı" temalarını kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları, Vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, Yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, Yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri ve reklamını yaptıkları, Müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, Pos tefeciliği yaptıkları, kişisel verilerin paylaşımı ve sorgulama konularında paylaşımlar yaptıkları tespit edildi. EGM Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımız ve MASAK koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu; Adana, Adıyaman, Aydın, Bolu, Çanakkale, Denizli, Düzce, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Mardin, Sakarya, Samsun ve Van’da düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin Savcılıklarımızca haklarında soruşturma başlatıldı. Siber suçlara karşı yürüttüğümüz kararlı mücadeleyle, dijital alanda vatandaşlarımızın güvenliğini tehdit eden hiçbir yapıya müsamaha göstermiyoruz. Emeği geçenleri tebrik ediyorum."
İlham Tohti İnsiyatifi Hareketi Başkanı Can: "İlham Tohti insan hakları mücadelesinin simgelerinden biri kabul edilmektedir"
28 Ocak 2026 Çarşamba - 23:07 İlham Tohti İnsiyatifi Hareketi Başkanı Can: "İlham Tohti insan hakları mücadelesinin simgelerinden biri kabul edilmektedir" İlham Tohti İnisiyatifi Hareketi Başkanı Enver Can, "Bugün İlham Tohti yalnızca Uygur halkının değil evrensel insan hakları mücadelesinin de vicdani simgelerinden biri olarak kabul edilmektedir" dedi. Ankara’da bir otelde Yesevi Hareketi, İlham Tohti İnisiyatifi Hareketi, İsa Yusuf Alptekin Vakfı ve İzmir Düşünce Platformu paydaşlığında, Uygur Türkü Aktivist Doç. Dr. İlham Tohti’nin "Nobel Barış Ödülü’ne" aday gösterilmesi üzerine toplantı yapıldı. Çin’in başkenti Pekin’de öğretim üyesi olan ekonomist Doç. Dr. İlham Tohti’nin 2014 yılında tutuklanarak müebbet hapis cezasına çarptırması üzerine harekete geçtiklerini belirten, İlham Tohti İnisiyatifi Hareketi Başkanı Enver Can, Tohti’nin Uygur Türkleri ve evrensel insan hakları mücadelesi veren tüm insanlar için bir simge olduğunu ifade etti. Tohti’nin Nobel Barış Ödülü’nü almasının Uygur Türklerinin mücadelesi için önemli olduğunu vurgulayan Can, "İlham Tohti’nin Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesi şiddete başvurmadan hak aramanın hukuku esas alan direnişin ve diyalog çağrısının evrensel bir değer olarak teyit edilmesi anlamına gelecektir. Bu nedenle özellikle akademik çevrelerin ve düşünce insanlarının bu süreci daha güçlü biçimde desteklemesi hem Tohti’nin özgürlüğü hem de Uygur meselesinde barışçıl çözüm arayışlarının güçlendirilmesi açısından bir önem taşımaktadır. Bugün İlham Tohti yalnızca Uygur halkının değil evrensel insan hakları mücadelesinin de vicdani simgelerinden biri olarak kabul edilmektedir" diye konuştu. Yesevi Hareketi Ankara Başkanı Miraç Gür ise, Çin’de Uygur Türklerine yapılan bazı uygulamalardan bahsetti. Uygur Türklerine iyi vatandaş, kötü vatandaş değerlendirilmesi yapıldığına değinen Gür, "Uygur Türklerinin telefonlarına zorunlu bir şekilde yüklenen bazı programlar var. Bunların yüklenmesinden kaçınamıyorlar ve bu telefonlarla yüklemeden dolayı bütün fotoğrafları, mesajlaşmaları, bütün girdikleri, bütün ayak izleri, internetteki bütün kişisel verileri otomatik bir şekilde ele geçirilebiliyor Çin tarafından. Yaptıkları her hareket gözetlenebiliyor, izlenebiliyor. Bu yüzden sosyal kredi sistemi denilen bir sistem vasıtasıyla bu insanlara puanlama veriliyor ve bu puanlamada iyi vatandaş, kötü vatandaş olarak nitelendiriliyor. Dolayısıyla Uygur Türkleri müslüman oldukları için, Türk oldukları için, kültürleri Çin’de nispeten farklı olduğu için Tabii ki kendilerine göre internet sitelerine girmeleri puanlarının düşük olmasına sebep oluyor" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Ömer Kul ise, "Nobel Barış Ödülü’nün ben siyasi bir ödül olduğunu düşünüyorum. Bu konuda da eğer İlham Tohti’ye de verilecekse bunu hak etmiş bir şahıstır. Duruşu, yaptıkları çektiği eziyetler dolayısıyla sonuna kadar hak etmiştir. Velev ki siyasi olarak verilsin biz bu yolda bir kişinin hayatının kurtarılmasına, insanca yaşamasına vesile olmuş oluruz. Bunun kadrini yaradan verecek diye inanıyorum. Ama hiçbir şey olmazsa, bu ödül verilmezse biz İlham Tohti’yi anlattık, bunun üzerinden Doğu Türkistan davasını anlattık, orada bizim açımızdan boynumuzu büken, ırkdaşımızın, dindaşımızın tecavüze maruz bırakıldıklarını, çocuklarını Çinlilerin bile bugün giymedikleri o eski Çin giysileriyle asimile ettiklerini, şayet böyle giderse 15-20 yıl sonra Doğu Türkistan’da müslümanım, Türküm bırak Türküm, Uygur’um diyecek insan kalmayacağını bunları dilimiz döndüğünce, Çin tehlikesinin insanlık adına ve dünya adına nasıl tehlike olduğunu dilimiz döndükçe anlatmaya çalıştık" dedi.
15 yaşındaki Fatih’in bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin dava kapalı olarak görüldü
28 Ocak 2026 Çarşamba - 17:32 15 yaşındaki Fatih’in bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin dava kapalı olarak görüldü Ankara’da 15 yaşındaki çocuğun çıkan tartışmada bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin dava kapalı olarak görüldü. Ankara 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya sanık D.G. (15) ile taraf avukatları katıldı. D.G.’nin 18 yaşından küçük olması sebebiyle kapalı görülen duruşmada, salona izleyiciler ve basın mensupları alınmadı. Mahkeme, D.G.’nin tutukluluk halinin devamına ve gelecek celsede tanıkların dinlenmesine karar vererek, duruşmayı 3 Mart’a erteledi. İddianameden Ankara’nın Pursaklar ilçesinde D.G.’nin (15) çıkan tartışma sonucu Fatih Acacı’yı (15) 7 Eylül 2025 günü Şehit Murat Dülger Parkı’nda bıçaklayarak öldürmesine ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, suça sürüklenen çocuk D.G. hakkında "kasten öldürme" suçundan dava açıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, suça sürüklenen çocuk D.G ile maktul Fatih Acacı arasında çıkan kavgada Fatih Acacı’nın kesici aletle yaralandığı, tedavi amacıyla kaldırıldığı hastanede 8 Eylül 2025 tarihinde hayatını kaybettiği kaydedildi. İddianamede, olay sonrası yapılan ölü muayenesinde maktulün vücudunun çeşitli bölgelerinde çok sayıda kesici alet yarasının tespit edildiği, kesin ölüm sebebinin belirlenmesi amacıyla sistematik otopsi yapılmasına karar verildiği ifade edildi. İddianamede, müşteki, bilgi sahibi ve tanık beyanlarına da yer verildi. Müştekinin ifadesinde olaydan önce taraflar arasında sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden yazışmalar olduğu, olaydan sonra maktulün bıçaklandığını öğrendiği ve hastanede hayatını kaybettiği belirtildi. Suça sürüklenen çocuk D.G. ise savunmasında maktulü öldürme kastının bulunmadığını, olayın aniden geliştiğini, kendisini savunmak amacıyla hareket ettiğini belirterek, "Hepimiz ortak arkadaştık, çok pişmanım. Benim sadece amacım o gün kendimi savunmaktı, öldürmek değildi" iddialarına yer verdi. Toplanan deliller, tanık beyanları, ölü muayene tutanağı ve CD inceleme tutanağı birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuk D.G.’nin maktul Acacı’yı kesici aletle yaralayarak ölümüne sebep olduğu, eylemin "kasten öldürme" suçunu oluşturduğu ifade edildi.