Yerel Haberler
Ankara
HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam edeceğiz"
18 Mart 2026 Çarşamba - 16:19 HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam edeceğiz" HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Çanakkale ruhunu yaşatmaya, ülkemizin birliğini, bağımsızlığını ve geleceğini kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. Çanakkale, dayanışmanın, kardeşliğin ve milli birlik ruhunun adıdır" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Arslan, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Arslan açıklamasında, "Çanakkale, vatanı, bayrağı ve hürriyeti için topyekun ayağa kalkan bir milletin yazdığı eşsiz bir destandır. Çanakkale, emperyalizme karşı verilen mücadelenin, milletimizin birlik ve dayanışmasının tarih sahnesine kazınmış en güçlü nişanesidir. Çanakkale Savaşları ve elde edilen büyük zafer, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biridir. Çanakkale, sadece bir askeri başarı değil, bir milletin bağımsız yaşama kararlılığının, inancının ve fedakârlığının sembolüdür. Çanakkale, vatanı ve bağımsızlığı için düşmana karşı tek vücut olan aziz milletimizin kahramanlık destanını yazdığı yerdir. Çanakkale, milletimizin imanının, azminin ve kararlılığının tüm dünyaya ilan edildiği yerdir" dedi. "Seyit Onbaşı, imkansızlıklar karşısında inancın neleri başarabileceğinin en çarpıcı sembollerinden biri olmuştur" Çanakkale ruhunun önemli isimlerinden biri olan Seyit Onbaşı’nın vatan sevgisiyle hafızalarda silinmez bir yer edindiğini aktaran Arslan, "Çanakkale geçilmez diyerek yedi düvele meydan okuyan ecdadımız, bize bağımsızlığın ve egemenliğin ne kadar büyük bedellerle kazanıldığını göstermiştir. Bugün sahip olduğumuz özgürlük ve bağımsızlık, o gün toprağa düşen binlerce şehidimizin emanetidir. Çanakkale, milletimizin birlik olduğunda neleri başarabileceğinin en güçlü göstergesi olmuştur. Çanakkale ruhunun en müstesna timsallerinden biri olan Seyit Onbaşı, imanıyla, cesaretiyle ve vatan sevgisiyle milletimizin hafızasında silinmez bir yer edinmiştir. Sırtladığı mermiyle yalnızca savaşın seyrine değil, bir milletin direniş azmine de damga vuran Seyit Onbaşı, imkansızlıklar karşısında inancın, fedakarlığın ve kararlılığın neleri başarabileceğinin en çarpıcı sembollerinden biri olmuştur" ifadelerini kullandı. "Çanakkale’de emperyalist güçlere karşı verilen mücadele bize açık bir gerçeği göstermiştir" İsrail’in Orta Doğu’daki hukuk tanımaz uygulamalarının uluslararası barışı yok ettiğini belirten Arslan, "Bugün dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşlar ve saldırılar, bağımsızlığın ve egemenliğin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermektedir. Son dönemde emperyalist ABD ve katil siyonist İsrail’in Orta Doğu’yu ateş topuna çeviren hukuk tanımaz uygulamaları ve bölge ülkelerinin egemenliğini hedef alan saldırıları, uluslararası barışı ve istikrarı yok etmektedir. Çanakkale’de emperyalist güçlere karşı verilen mücadele bize açık bir gerçeği göstermiştir. Bağımsızlık fedakârlıkla kazanılan ve kararlılıkla nesilden nesile taşınan bir erdem, bir emanettir. Çanakkale ruhu; zulme, işgale ve haksızlığa karşı direnen milletler için her zaman ilham kaynağı olmuştur. Dün Çanakkale’de bağımsızlık için verilen mücadele nasıl ki tarihin akışını değiştirdiyse, bugün de milletlerin kendi kaderini tayin hakkına ve egemenliğine saygı gösterilmesi, dünya barışı için hayati önem taşımaktadır. Orta Doğu’da kalıcı barış; işgal, saldırı ve güç politikalarıyla değil, demokrasi, adalet, uluslararası hukuk ve egemenlik haklarına saygı temelinde mümkündür" dedi. "Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam edeceğiz" Arslan, sivillerin yaşam hakkını hiçe sayan saldırıların insanlığa karşı işlenen ağır suçlar olarak tarihe geçtiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Orta Doğu’yu daha büyük bir çatışma ve istikrarsızlık riskiyle karşı karşıya bırakan saldırılardan ivedilikle vazgeçilmesi dünya barışı adına elzemdir. Sivillerin yaşam hakkını hiçe sayan bu saldırılar, insanlığa karşı işlenen ağır suçlar olarak tarihe geçmektedir. Orta Doğu’da yanan ateşin tüm insanlığın vicdanını tutuşturacağı ve bütün dünyayı saracağı da unutulmamalıdır. Bizler, ecdadımızdan miras aldığımız Çanakkale ruhunu yaşatmaya, ülkemizin birliğini, bağımsızlığını ve geleceğini kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. Çanakkale, dayanışmanın, kardeşliğin ve milli birlik ruhunun adıdır. Bugün bizlere düşen görev, bu büyük mirasa sahip çıkmak ve gelecek nesillere aynı bilinçle aktarmaktır. Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünü kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatanı, bayrağı ve hürriyeti için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Ruhları şad olsun."
Bakan Bayraktar: "Ülkemizde enerji arz güvenliğiyle alakalı bir sıkıntı yok"
18 Mart 2026 Çarşamba - 15:51 Bakan Bayraktar: "Ülkemizde enerji arz güvenliğiyle alakalı bir sıkıntı yok" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Şu an için ülkemizde enerji arz güvenliğiyle alakalı bir sıkıntı yok" dedi. Bakan Bayraktar, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. "Ülkemizde enerji arz güvenliğiyle alakalı bir sıkıntı yok" Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin Türkiye’ye etkisini değerlendiren Bakan Bayraktar, "Bizim için arz güvenliği açısından bu bölge, petrol açısından herhangi bir risk şu an itibariyle arz etmiyor. İşin bir de doğal gaz boyutu var. Yine bizim Hürmüz’e bir bağımlılığımız yok. Türkiye olarak yaklaşık 12 ayrı ülkeden LNG tedarik ediyoruz. Dört ayrı ülkeden boru hatlarıyla doğal gazımızı tedarik ediyoruz. Doğal gazda da petrolde de ülkemize bugüne kadar arz güvenliğiyle alakalı bir sıkıntı yaşatmadık. Bundan sonraki süreci de çok yakın takip ederek yaşatmayacağız. Şu an için ülkemizde enerji arz güvenliğiyle alakalı bir sıkıntı yok" açıklamasında bulundu. "Rezervlerimizden yaklaşık 11 milyon varil rezervi, 90 günlük bir süre içerisinde bırakacağız" Uluslararası Enerji Ajansı’nın Türkiye’nin de aralarında yer aldığı üye ülkelerden petrol stoklarının bir kısmıyla ilgili talepte bulunduğunu belirten Bayraktar, "Ülke olarak kendi rezervlerimizden yaklaşık 11 milyon varil civarında bir rezervi, 90 günlük bir süre içerisinde bırakacağımızı ifade ettik. Bu, fiyatlardaki çok anormal artışların ki aslında artmış durumda fiyatlar, daha yukarı gitmesini belki baskılayan önemli unsurlardan bir tanesi" diye konuştu. "Son gelişmelerle birlikte yeni dönemi tekrar göz önünde bulundurmamız lazım" Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji fiyatlarına etkisinin olup olmayacağını da değerlendiren Bayraktar, "Özellikle bu son gelişmelerle birlikte yeni dönemi tekrar göz önünde bulundurmamız lazım. Nisan’da bir değerlendirme yapacağız" şeklinde konuştu. "2025 yılında yaklaşık 2.4 milyon ton petrol Türkiye’deki rafinerilere aktı" Irak petrolünün Türkiye’ye akışıyla ilgili de açıklama yapan Bakan Bayraktar, "2025 yılında bu hattan yaklaşık 2.4 milyon ton petrol Türkiye’deki rafinerilere aktı. Bu anlamda Irak’tan aldığımız petrolün bir kısmını bu hat üzerinden Kırıkkale’deki rafinerimize gönderiyoruz. Dolayısıyla geçtiğimiz yıl da 2.4 milyon tonluk bir akış bize yapıldı" ifadelerinde bulundu. Irak petrolünün Ceyhan’a gelen kısmıyla ilgili de konuşan Bayraktar, "Şu an itibariyle akış başladı. Günlük yaklaşık 170 bin ila 250 bin varillik bir akış olacak" diye konuştu. "Kerkük’e kadar olan boru hattını Basra’ya kadar uzatalım" Söz konusu boru hattının kapasitesinin 1,5 milyon varil olduğunu da ifade eden Bayraktar, "Şunu önerdik: Gelin biz bu Kerkük’e kadar olan boru hattını Basra’ya kadar uzatalım. Bugün Irak’ın günlük yaklaşık 3 milyon varil ham petrol ihracatı var. Bunun 1,5 milyon varilinin, yani neredeyse yüzde 50’sinin bu hat üzerinden, Akdeniz çanağındaki özellikle yeni müşterilere de gitme ihtimali var. Bunu yıllardır söyledik ama şimdi belki bu söylediğimiz daha iyi anlaşılıyordur muhataplarımız tarafından" dedi. Çağrı Bey Nisan’da sondaja başlayacak Çağrı Bey derin deniz sondaj gemisinin Somali’ye doğru yolda olduğunu hatırlatan Bakan Bayraktar, "Somali’de Nisan ayının ortası gibi ilk matkabı indirip çalışmamıza başlayacağız gibi gözüküyor" diye konuştu. "Batı Karadeniz’de yapacağımız sondaja önümüzdeki hafta başlıyoruz" Batı, Orta ve Doğu Karadeniz’de toplam 6 sondaj hedefleri bulunduğunu anlatan Bayraktar, "Batı Karadeniz’de yapacağımız sondaja önümüzdeki hafta başlıyoruz. Diğerine de Nisan’da başlayıp önümüzdeki 2-3 ay içerisinde de bu iki sondajın neticesini almayı hedefliyoruz. İnşallah yeni keşifler yeni müjdeleri de milletimizle paylaşmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Yeni FSRU tesisleri Yeni yapılacak olan Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Üniteleri (FSRU) ile ilgili de bilgi veren Bakan Bayraktar, "Şimdi Dörtyol’da yeni bir FSRU planlıyoruz. Yani, orada iki tane FSRU olacak. Yine Antalya Körfezi’ne yeni bir tane FSRU düşünüyoruz" şeklinde konuştu. "Kanada ile LNG anlaşmaları masamızda" Geçen hafta Kanada’da bulunduğunu, dün de Kanada Dışişleri Bakanı’nın kendisini ziyarete geldiğini hatırlatan Bayraktar, "Kanada ile LNG anlaşmaları masamızda. Ayrıca, Kanada’dan nükleer reaktörle alakalı bir çalışma içerisindeyiz" bilgisini verdi. Yeni enerji mimarisi 2021’de Türkiye’nin uzun dönemli Ulusal Enerji Planını açıkladıklarını hatırlatan Bayraktar, "Türkiye’nin yeni enerji mimarisini bu sene içerisinde kamuoyumuzla paylaşmış olacağız" açıklamasını yaptı. Bakan Bayraktar, COP31’in bu yıl Antalya’da düzenleneceğinin de altını çizdi. Suudi Arabistan ile elektrik projesi Suudi Arabistan’la yenilenebilir enerji alanında çok önemli bir anlaşma imzaladıklarını kaydeden Bakan Bayraktar, "En az o kadar, belki ondan daha önemli başka bir konu üzerinde çalışıyoruz; Suudi Arabistan’dan Türkiye’ye kadar bir elektrik iletim hattı ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya elektriğin transferi ile alakalı" bilgisini de paylaştı.
Pursaklar Belediyesi’nden evinden çıkamayan hastalara anlamlı ziyaret
18 Mart 2026 Çarşamba - 15:36 Pursaklar Belediyesi’nden evinden çıkamayan hastalara anlamlı ziyaret Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, evlerinden çıkamayan hasta vatandaşları yalnız bırakmayarak gerçekleştirdiği ziyaretlerle hem ihtiyaçlarını yerinde karşıladı hem de moral desteği sağladı. Vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla hareket eden Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, evlerinden çıkamayan hastaları ziyaret ederek hem destek veriyor hem de belediyenin şefkat elini her haneye ulaştırıyor. Zor günlerinde vatandaşların yanında olmaya büyük önem veren Belediye Başkanı Çetin, sağlık sorunları nedeniyle günlük yaşamlarını evde sürdürmek zorunda kalan vatandaşların kapılarını tek tek çalarak hem moral veriyor hem de ihtiyaçlarını yerinde tespit ediyor. ‘‘Vatandaşlarımızın yalnız olmadığını hissettirmek en önemli görevlerimizden biridir’’ Ziyaretlerin ardından kısa açıklamalarda bulunan Ertuğrul Çetin, ‘‘Bizim belediyecilik anlayışımızın merkezinde insan var. Vatandaşlarımızın zor zamanlarında yanlarında olmak, onların yalnız olmadığını hissettirmek en önemli görevlerimizden biridir. Evlerinden çıkamayan, tedavi sürecini evde geçirmek zorunda kalan hemşerilerimizi düzenli olarak ziyaret ediyor, ihtiyaçlarını yerinde tespit ediyoruz. Amacımız sadece hizmet sunmak değil, aynı zamanda gönüllere dokunmaktır. Mübarek Ramazan ayının hürmetine Rabbim tüm hastalarımıza acil şifalar versin. Dualarımızı eksik etmeyelim’’ dedi. Ziyaret edilen vatandaşlar ve aileleri ise Çetin’ine duyarlı yaklaşımından ve her zaman yanlarında olduklarını hissetmelerinden dolayı büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti.
BBP Genel Başkanı Destici: "Unutulmamalıdır ki Kıbrıs Türkiye’nin kalbidir"
18 Mart 2026 Çarşamba - 15:10 BBP Genel Başkanı Destici: "Unutulmamalıdır ki Kıbrıs Türkiye’nin kalbidir" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Unutulmamalıdır ki Kıbrıs; Türkiye’nin kalbidir, üzerinde bir tek Kıbrıslı Türk yaşamasa bile Türkiye için hayati bir kara parçasıdır" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin bütünlüğüne ve bağımsızlığına kast eden her türlü tehdide karşı kararlılıkla duruşlarını sürdüreceklerini ifade ederek, "Bu aziz vatanın korunması, bayrağımızın ilelebet dalgalanması için o büyük mücadeleyi milletçe doğru idrak etmek ve bu şuuru gelecek nesillerimize aktarmak, bizlere düşen en büyük sorumluluktur. Bizlere bu vatanı emanet eden ecdadımıza da olan bir borcumuzdur. Unutulmamalıdır ki bu zaferin şeref payı ne bir kişiye ne de bir zümreye aittir. Bu zafer tümüyle Müslüman Türk milletinin zaferidir. Çanakkale’de hesap yoktur, pazarlık yoktur. Orada bir milletin var olma iradesi vardır. Orada gerektiğinde ölümü göze alarak bağımsızlığı seçen bir ruh vardır, o da necip Türk milletinin iman ruhudur. Dün Çanakkale’de yedi düvele karşı nasıl dimdik durduysa bugün de ülkemizin birliğine, bütünlüğüne ve bağımsızlığına kast eden her türlü tehdide karşı aynı kararlılıkla durmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "Türkiye bölgesel istikrarın korunmasında kritik bir rol üstlenmektedir" İran merkezi gerilimin yalnızca İran’ı hedef almadığını aktaran Destici, "Türkiye açısından ve Türk milleti açısından baktığımızda doğumuzda, güneyimizde ve kuzeyimizde yoğunlaşan jeopolitik risklerin arttığını çok açık bir şekilde görmekteyiz. Bu nedenle Kıbrıs, Ege ve Trakya hattının stratejik önemi her zamankinden daha kritik bir hale gelmiştir. Türkiye böylesine geniş bir risk haritası üzerinde hem oyunu kurmak hem de askeri riskleri yönetmek gibi zorlu bir sorumluluğu üstlenmek zorundadır. İran merkezli gerilim, yalnızca İran’ı hedef almamaktadır. Afganistan-Pakistan hattından başlayarak Körfez üzerinden Kuzey Afrika’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada yeni kırılma hatları ve problem alanları oluşturma potansiyelini de taşımaktadır. Türkiye bu karmaşık tabloda adeta bir denge usulü olarak hareket etmekte, bölgesel istikrarın korunmasında kritik bir rol üstlenmektedir" diye konuştu. "Unutulmamalıdır ki Kıbrıs Türkiye’nin kalbidir" Kıbrıs meselesinin yalnızca dış politikayla sınırlı bir konu olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin geniş jeopolitik güvenlik yapısının temel unsurlarından biri olduğunu belirten Destici, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Tüm dünyanın dikkati İran üzerindeyken Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin deniz yetki alanlarını daraltmaya yönelik hamlelerin hız kazanması ihtimali dikkatli bir şekilde gözlemlenmeli ve değerlendirilmelidir. Olası bir kriz ortamında Kıbrıs çevresinde 12 mil dayatmaları ve buna eşlik edecek enerji hamleleriyle yeni fiili durumlar oluşturulması riski asla göz ardı edilmemelidir. Bu süreçte Kıbrıs ve Trakya’nın fırsatçılıkla şekillenen gelişimlere konu edilmesi ihtimali ciddiyetle ele alınmalıdır. Kıbrıs meselesi artık yalnızca bir dış politika başlığı değildir. Aynı zamanda Türkiye’nin geniş jeopolitik güvenlik mimarisinin temel taşlarından birisidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığı Anadolu’dan Balkanlara ve Kafkasya’ya uzanan geniş bir güvenlik halkasının çok önemli bir parçasıdır. Bu nedenle mevcut statünün daha ileri bir stratejik çerçeve ile güçlendirilmesi bir tercih değil, bize göre bir gereklilik, hatta bir zorunluluktur. İran savaşı bahane edilerek Doğu Akdeniz’e dönen sinsi işler ve yapılan askeri yığınaklar, aslında bir çeşit Türkiye’nin geleceğini ipotek altına alma girişimidir. Unutulmamalıdır ki Kıbrıs; Türkiye’nin kalbidir, üzerinde bir tek Kıbrıslı Türk yaşamasa bile Türkiye için hayati bir kara parçasıdır." "Türkiye Cumhuriyeti bir pazarlık masası değildir ve asla olmayacaktır" Terör örgütlerinin Türkiye üzerinden kazanç sağlamak istediklerini vurgulayan Destici, "Terör örgütü ve arkasındaki odaklar, Türkiye’yi sıkıştırarak masadan mümkün olan en büyük tavizi koparma hesabı yapmaktadırlar. Özellikle anayasa gibi hayati meselelerde ne koparırsak kardır anlayışıyla hareket ettikleri ortadadır. Ancak herkes bilmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti bir pazarlık masası değildir ve asla olmayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığı, ülkesinin ve milletinin birliği hiçbir şart altında asla müzakere konusu yapılamaz" diye konuştu. "Emeklilerimizin yüzünü bir nebze de olsa güldürelim" Destici, emekli aylıkları ve bayram ikramiyelerinde artış yapılmasının gerekli olduğunu söyleyerek, "2023 yılı Ocak ayında en düşük emekli maaşı 7 bin 500, en yüksek memur maaşı da 11 bin liraydı, yani oran üçe ikiymiş. Temmuz 2023’e gelindiğinde bu oran üçe bire düştü. En düşük emekli maaşı 7 bin 500’de kaldı ama en düşük çalışan maaşı 22 bine liraya çıktı. Bugün hala geldiğimiz noktada üç yıldır emekliler bu hak kaybını yaşıyor. Bu yıl içerisinde kademeli olarak emekli maaşlarında artışlar yapılarak, 2027 yılı Ocak ayına geldiğimizde tekrar o üçte ikilik dengenin sağlanması lazım. Buradan hükümetimize ve tüm bu konunun paydaşlarına çağrı yapıyoruz. Yarın arefe günü, emeklilerimizin yüzünü bir nebze de olsa güldürelim ve emeklilerimizin ikramiyelerine hak ettiği artışı açıklayalım ve verelim" şeklinde konuştu.
TVHB Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu’ndan Balıkesir’de toplu halde ölü bulunan köpeklere ilişkin açıklama
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:44 TVHB Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu’ndan Balıkesir’de toplu halde ölü bulunan köpeklere ilişkin açıklama Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Balıkesir’de sokak köpeklerinin toplu halde ölü bulunmasına ilişkin, "Sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların eksiksiz şekilde ortaya çıkarılmasını ve haklarında en ağır idari ve cezai yaptırımların uygulanmasının mecburi olduğunu vurgulamak isteriz" dedi. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu, Balıkesir’in Edremit ilçesinde sokak köpeklerinin toplu halde ölü bulunmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Toplu ölümlerin ardından ortaya çıkan görüntülerin toplumun her kesiminde derin bir infial oluşturduğunu söyleyen Eroğlu, "5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve ilgili tüm mevzuat hükümleri uyarınca sahipsiz hayvanların yaşatılması, korunması, tedavi edilmesi ve kayıt altında tutulması açıkça kamu idarelerinin sorumluluğundadır. Bu sorumluluğun yerine getirilmemesi, ihlal edilmesi idari bir kusur olarak değerlendirilemez. Zaman zaman karşı karşıya kaldığımız vicdanlara sığmayan bu tür olaylar, açıkça suç teşkil eden ve ağır cezai yaptırımları gerektiren fiillerdir. Ortaya çıkan manzara, kamu gücünün korumakla yükümlü olduğu canlılar üzerinde yok edici bir araca dönüştürüldüğüne dair son derece vahim bir şüphe doğurmaktadır" açıklamasında bulundu. Hiç kimse veya hiçbir kurumun yaşam hakkını ortadan kaldırma yetkisini kendinde göremeyeceğine dikkati çeken Eroğlu, "Karşı karşıya kaldığımız bu vahim olay, hayvan haklarının ihlali ve aynı zamanda hukukun üstünlüğüne, kamu vicdanına yönelmiş ağır bir saldırıdır. Bu denli geniş çaplı bir ölüm tablosunun ‘ihmal’ ya da ‘tesadüf" gibi ifadelerle açıklanması mümkün değildir; sorumluluğun kapsamı ve ağırlığı tartışmasızdır" ifadelerine yer verdi. TVHB olarak söz konusu olayların tüm yönleriyle tereddütsüz ve şeffaf bir biçimde soruşturulması gerektiğine vurgu yapan Eroğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların eksiksiz şekilde ortaya çıkarılması ve haklarında en ağır idari ve cezai yaptırımların uygulanmasının mecburi olduğunu vurgulamak isteriz. Delillerin karartılmasına, sorumluluğun örtülmesine ya da sürecin zamana yayılmasına yönelik her türlü girişimin de ayrıca suç teşkil edeceği açıktır. Hayvanlara yönelik bu ölçekteki bir şiddet ve yok etme girişimi, toplumun vicdani temellerini sarsan, kamu düzenini tehdit eden ve insanlık değerlerini doğrudan hedef alan bir vahşettir. Yaşatmak için yemin eden bir mesleğin temsilcileri olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, sorumluların yargı önünde hesap vermesi için gerekli tüm hukuki girişimlerde kararlılıkla bulunacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz."
Dışişleri Bakan Yardımcısı Gümrükçü: "Çanakkale Zaferi, bir neslin belki de en parlak temsilcilerini yitirdiğimiz destansı bir mücadele ve direniştir"
18 Mart 2026 Çarşamba - 12:44 Dışişleri Bakan Yardımcısı Gümrükçü: "Çanakkale Zaferi, bir neslin belki de en parlak temsilcilerini yitirdiğimiz destansı bir mücadele ve direniştir" Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Zeki Levent Gümrükçü, "Çanakkale Zaferi, tarihimizin en şanlı zaferlerinden biri olmakla birlikte, aynı zamanda yurdun her köşesinden 50 binin üzerinde şehidimizle bir neslin belki de en parlak temsilcilerini yitirdiğimiz destansı bir mücadele ve direniştir" dedi. Dışişleri Bakanlığı tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü nedeniyle Ankara’daki Cebeci Asri Mezarlığı’nda anma programı düzenlendi. Saygı duruşunda bulunulmasıyla başlayan programda Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından dualar edilerek, Dışişleri Bakanlığı’ndaki diplomatlara yapılan saldırılar sonucu şehit olanlar da anıldı. Törene katılan protokol üyeleri ve şehit yakınları, şehit kabirlerine karanfil bıraktı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Zeki Levent Gümrükçü, törende yaptığı açıklamada Çanakkale Zaferi’nin Türk milletinin bağımsızlık mücadelesindeki dönüm noktalarından biri olduğunu vurguladı. Şehitlerin fedakarlıklarının hiçbir zaman unutulmayacağını belirten Gümrükçü, tüm şehitlerin hatıralarını ömür boyu yaşatacaklarını sözlerine ekledi. "Çanakkale Zaferi, bir neslin belki de en parlak temsilcilerini yitirdiğimiz destansı bir mücadele ve direniştir" Cebeci Asri Mezarlığı’nda ve Türkiye’nin her köşesinde yatmakta olan şehitlerin aziz hatıralarını yaşatmak için ne gerekiyorsa yapacaklarını belirten Gümrükçü, "Her yıl 18 Mart’ta burada anlamlı tören için toplanıyoruz. Peki neden 18 Mart? Çünkü bugün aynı zamanda sadece Türk ulusunun geleceğini veya 1. Dünya Savaşı’nın gidişatını değil, bizzat dünya tarihinin akışını değiştiren en önemli dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü. O zafer ki, Türk milletinin içindeki bağımsızlık ateşini ve inancını dost-düşman herkese en açık şekilde göstermiş ve ‘Çanakkale Geçilmez’ sözlerini hepimizin zihinlerine adeta kazımıştır. Çanakkale Zaferi, tarihimizin en şanlı zaferlerinden biri olmakla birlikte, aynı zamanda yurdun her köşesinden 50 binin üzerinde şehidimizle bir neslin belki de en parlak temsilcilerini yitirdiğimiz destansı bir mücadele ve direniştir" diye konuştu. "Türkiye, terörizmden en çok acı çekmiş ülkelerin başında gelmektedir" Türkiye’nin uzun zamandır terör örgütleri ve yandaşlarıyla mücadele ettiğinin altını çizen Gümrükçü, "Türkiye terörizmden en çok acı çekmiş ülkelerin başında gelmektedir ve ülkemizin terör belasıyla mücadelesi geçmişte olduğu gibi bugün de bütün kararlılığıyla devam etmektedir. Terörle mücadele deyince birçoğumuzun aklına öncelikle PKK ve FETÖ gibi terör örgütleri ve bu örgütlerin uzun yıllara yayılan hain saldırıları neticesinde kaybettiğimiz askeri, polisi, öğretmeni ve niceleriyle on binlerce masum vatandaşımız gelmektedir. Ancak burada ülkemizin terörle sınavının ilk olarak 1970’li yıllarda Bakanlığımız mensuplarına karşı yurt dışında gerçekleştirilen menfur suikastlarla başladığını hatırlatmak isterim" şeklinde konuştu. "Barışın elçisi olan diplomatlarımız şehit olmuş, çok sayıda mensubumuz yaralanmıştır" Türkiye’nin terörle ilk mücadelesini 1973 yılında vermeye başladığını ve hala vermeye devam ettiğini ifade eden Gümrükçü, sözlerini şöyle sürdürdü: "Nitekim bu organize saldırıların ilki, 1973 yılında Los Angeles’ta şehit verdiğimiz Başkonsolos Mehmet Baydar ve Konsolosumuz Bahadır Demir, Türkiye’nin yabancı kaynaklı terörizme verdiği ilk kurbanlar olmuştur. Maalesef bunu izleyen yıllarda da ‘ASALA’ ve ‘17 Kasım’ gibi terör örgütleri tarafından düzenlenen saldırılarda aslında barışın elçisi olan diplomatlarımız, kamu görevlilerimiz ve çocukları dahil 41 vatandaşımız şehit olmuş, çok sayıda mensubumuz yaralanmıştır."
Ankara’da bayram öncesi fiyat ve etiket denetimleri artırıldı
18 Mart 2026 Çarşamba - 12:31 Ankara’da bayram öncesi fiyat ve etiket denetimleri artırıldı Ankara’da Ramazan Bayramı öncesinde haksız fiyat artışlarının önüne geçilmesi ve tüketicinin korunması amacıyla denetimler sıklaştırıldı. Ankara Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, Ticaret Bakanlığı’nın talimatları doğrultusunda il genelinde yerel ve ulusal marketler başta olmak üzere kafe, restoran ve fırınlarda kapsamlı denetimler gerçekleştiriyor. Denetimlerde özellikle haksız fiyat artışları ve Fiyat Etiketi Yönetmeliği’ne uygunluk titizlikle inceleniyor. Ekipler tarafından yapılan kontrollerde temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinin yanı sıra bayram dolayısıyla yoğun talep gören baklava, tatlı, çikolata ve şekerleme reyonları da mercek altına alındı. Ürünlerin fiyat bilgileri ile kasa fiyatları karşılaştırılarak, tüketiciyi yanıltıcı uygulamaların önüne geçilmesi hedefleniyor. Ankara Ticaret İl Müdürü Elif Tan, yaptığı açıklamada Ramazan Bayramı öncesinde denetimlerin yoğunlaştırıldığını belirterek, "Bakanlığımızın talimatları doğrultusunda tüketicinin çıkarlarını korumak ve piyasada haksız fiyat artışına mahal vermemek adına il genelinde yaygın denetimlerimize devam ediyoruz. Market denetimlerimizde temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinin yanı sıra bayram dolayısıyla baklava, tatlı, çikolata ve şekerleme reyonlarında da yoğun şekilde incelemelerde bulunuyoruz" dedi. Denetimlerin bayram süresince de aralıksız devam edeceği belirtilirken, vatandaşların karşılaştıkları olumsuz durumları ilgili kurumlara bildirmelerinin önemine dikkat çekildi.
Bakan Uraloğlu: "Bayramda iç hatlarda 867 ilave sefer planladık"
18 Mart 2026 Çarşamba - 12:01 Bakan Uraloğlu: "Bayramda iç hatlarda 867 ilave sefer planladık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ramazan Bayramı ve ara tatil yoğunluğuna karşı iç hatlarda ek uçak seferleri yapılacağını belirterek, "Vatandaşlarımızın seyahatlerini daha konforlu ve planlı şekilde gerçekleştirebilmeleri için iç hatlarda 867 ilave sefer planladık. Ek seferler bayram tatili sonuna kadar devam edecek" dedi. Bakan Uraloğlu, Ramazan Bayramı ile okulların ara tatil döneminin aynı zamana denk gelmesiyle hava yolu ulaşımında oluşacak talep artışına yönelik gerekli tüm planlamaları yaptıklarını belirtti. Bayram ve ara tatil döneminde artan yolcu talebini karşılamak amacıyla hava yolu şirketleri ile koordineli şekilde çalıştıklarını ifade eden Uraloğlu, "Vatandaşlarımızın seyahatlerini daha konforlu ve planlı şekilde gerçekleştirebilmeleri için iç hatlarda 867 ilave sefer planladık. Ek seferler bayram tatili sonuna kadar devam edecek" dedi. Planlamaya göre en fazla ek seferi Türk Hava Yolları’nın gerçekleştireceğini belirten Uraloğlu, "THY, iç hatlarda 368 ilave uçuş düzenleyecek. Pegasus Hava Yolları 271, AJet 178 ve SunExpress ise 50 ek sefer ile kapasite artışına katkı sağlayacak" ifadelerini kullandı. Yoğunluğu azaltacak planlama Toplamda 867 ek uçuşun devreye alınmasıyla özellikle bayram ziyaretleri ve tatil amaçlı seyahatlerde oluşabilecek yoğunluğun azaltılmasının hedeflendiğini kaydeden Uraloğlu, yapılan kapasite artışı sayesinde yolcuların daha fazla uçuş seçeneğine erişeceğini ifade etti. Uraloğlu, "Hava yolu ulaşımında vatandaşlarımızın taleplerini karşılamak için tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz" açıklamasında bulundu.
BBP Genel Başkan Yardımcısı Bağcı: "Bakan Gürlek’e yönelik iddialar itibar suikastından öteye geçmez"
18 Mart 2026 Çarşamba - 11:28 BBP Genel Başkan Yardımcısı Bağcı: "Bakan Gürlek’e yönelik iddialar itibar suikastından öteye geçmez" Büyük Birlik Partisi (BBP) Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Avukat Samet Bağcı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik iddialarına ilişkin, bu durumun bir itibar suikastından öte geçemeyeceğinin aşikar olduğunu kaydetti. BBP Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Avukat Samet Bağcı, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik iddialara ilişkin açıklama yaptı. Bağcı, Gürlek’in mesleki tecrübesi ve kararlı duruşuyla önemli başarılara imza attığını belirterek, hedef alınmasının bilinçli olduğunu ifade etti. Bağcı, yaptığı açıklamada Bakan Gürlek’in yıllara sair mesleki tecrübesiyle kimsenin cesaret edemeyeceği birçok başarılı operasyona ve karara imza attığını, tüm bunların neticesinde malum çevrelerin hedefi haline geldiğini söyledi. "İddialar itibar suikastından öteye geçmez" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in denize kıyısı olmayan Lüksemburg’da milyon dolarlık lüks yat iddiasının da gerçeği yansıtmadığını belirten Bağcı, söz konusu açıklamaların asılsız olduğunu, bunların bir itibar suikastından öteye geçemeyeceğinin aşikar olduğunu kaydetti. "Gürlek’in yanında olmaya devam edeceğiz" Büyük Birlik Partisi olarak Bakan Gürlek’in yanında olduklarını belirten Bağcı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkenin huzur ve refahı için sayısız başarılı operasyona imza atacağına olan inançlarının tam olduğunu dile getirdi.