Yerel Haberler
Ankara
Bakan Bolat: "Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur" 13 Nisan 2026 Pazartesi - 13:15:56 Avrupa Birliği (AB) ülkeleri büyükelçileriyle toplantı gerçekleştiren Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur. Bu yıl Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin 30’uncu yıldönümünü kutlarken, ekonomilerimiz arasındaki derin entegrasyona en başından beri ne kadar önemli bir katkı sağladığının farkındayız" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri büyükelçileriyle toplantı gerçekleştirdi. Ticaret Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda, AB ülkeleriyle olan ekonomik ve ticari iş birlikleri ele alındı. Burada bir konuşma gerçekleştiren Bakan Bolat, küresel ekonominin değişen tedarik zincirlerine, teknolojik dönüşümüne ve artan jeopolitik belirsizliklerle yeniden şekillendiği bir dönemde bir araya geldiklerini vurgulayarak, "Böyle bir dönemde güvenilir ortaklar, dirençli ekonomiler ve entegre değer zincirleri artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Tam da bu bağlamda, Avrupa ekonomisiyle 30 yılı aşkın derin entegrasyonuyla güvenilirliğini kanıtlamış olan Türkiye, güçlü ve büyüyen performansıyla daha da pekişen konumuyla öne çıkmaktadır" diye konuştu. "Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur" Bolat, Türkiye-AB ekonomik ilişkilerine dair bilgiler aktararak, "2025 yılında yüzde 3,6’lık bir GSYH büyüme oranı elde ederek Orta Vadeli Program hedefimizi aştık ve art arda 22 çeyrek kesintisiz ekonomik büyüme kaydettik. 1,6 trilyon dolarlık milli gelirimizle dünyanın en büyük 16. ekonomisi ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri haline geldik. Buna bağlı olarak kişi başına düşen milli gelirimiz 18 bin 40 dolara ulaştı. Bu büyüme yolculuğunda Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur. Bu yıl Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin 30’uncu yıldönümünü kutlarken, ekonomilerimiz arasındaki derin entegrasyona en başından beri ne kadar önemli bir katkı sağladığının farkındayız. Ekonomik entegrasyonumuz, Avrupa Birliği ile derin ve stratejik olmaya devam etmektedir. 2025 yılında ihracatımızın yüzde 43’ü AB’ye yönelirken, ithalatımızın yüzde 32’si AB kaynaklı olmuştur. Avrupa Birliği Türkiye’nin birincil ticaret ortağı olmaya devam ederken, Türkiye de AB’nin 5’inci büyük ortağı konumunu sürdürmektedir" ifadelerine yer verdi. "Türkiye Avrupa için güvenilir bir üretim, tedarik ve yatırım ortağıdır" Avrupa Birliği ile olan ikili ticaretin neredeyse 9 kat genişleyerek 1995’teki 26,6 milyar dolardan 2025’te 233 milyar dolara ulaştığı bilgisini de paylaşan Bolat, "Türkiye bugün sadece büyüyen bir ekonomi değil, aynı zamanda Avrupa için güvenilir bir üretim, tedarik ve yatırım ortağıdır. Türkiye ile AB arasındaki yatırım bağları da aynı derecede güçlüdür ve derinleşmeye devam etmektedir. Türkiye’deki doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık yüzde 70’i Avrupalı şirketler kaynaklıdır. Otomotiv sektöründe Türkiye, Avrupa’da 4’üncü, küresel olarak ise 12’inci en büyük üretim merkezidir. Savunma ve havacılık ihracatımız son yirmi yılda kırk kat artarak 10 milyar doları aşmıştır" açıklamasında bulundu. Toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bolat, bu toplantıların danışma ve istişareler yapmak amacıyla gerçekleştirdiklerini aktardı. Bolat, son zamanlardaki gelişmelerden sonra Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak belirledikleri pozisyonlarına ve görüşlerine ilişkin Avrupa Birliği üyesi ülkelerin büyükelçiliklerini bilgilendirdiklerini ifade etti. "Avrupa Birliği açısından Türkiye, 3’üncü büyük tercihli ticaret ortağı konumunda" Türkiye-Avrupa Birliği ekonomik ilişkilerinin geldiği boyut itibariyle memnuniyetlerini de ifade ettiklerini kaydeden Bolat, sözlerine şu şekilde devam etti: "AB ile 233 milyar dolarlık bir ihracat, ithalat toplam hacmine sahibiz ve ihracat-ithalatta AB Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı konumunda. Avrupa Birliği açısından da Türkiye dünyadaki 5’inci büyük ticaret ortağı ve 3’üncü büyük tercihli ticaret ortağı konumunda bunları vurguladık. Türkiye’de bugün 286 milyar dolar olan doğrudan yabancı yatırımlar içinde Avrupa Birliği üyesi ülkelerin ve birlik dışındaki Avrupa ülkelerinin 3’te 2’ye yakın bir payı var. Çok önemli 1 milyon 200 bin toplamda istihdam sağlanıyor ve Türkiye’nin ihracatına da yaklaşık 70 milyar dolar bir katkı yapıyorlar. Türkiye ile AB arasında özellikle imalat sanayi sektörlerinde ve otomotiv sektöründeki tedarik zincirinin ne kadar önemli ve sıkı olduğunu kendilerine hatırlattık. Bu noktada Avrupa Birliği’nin geçtiğimiz haftalarda kabul ettiği AB komisyonu tarafından kabul edilmiş olan sanayi hızlandırma yasasını, Türkiye’nin de Gümrük Birliği üyesi olarak ’Made-İn EU’ projesinde yer almasından duyduğumuz memnuniyeti ifade ettik." "Yeşil ekonomi konusunda ticaretin olumsuz etkilenmemesi için yoğun bir çalışma içindeyiz" Avrupa Birliği’nin Türkiye ekonomisi için entegrasyon bakımından önemine vurgu yapan Bolat, Türkiye’nin de aynı şekilde Avrupa Birliği ekonomisi için önemli olduğunu ifade etti. Bolat, "Avrupa Birliği’nin gerek dijital ekonomi gerekse yeşil ekonomi konusundaki yeni mevzuatlarına Türkiye olarak uyum sağlama konusunda yaptığımız çalışmalardan bahsettik. Kamu alımları ile alakalı olarak Avrupa Birliği ile ikili bazda müzakere hazırlıklarımızdan bahsettik ve yeşil ekonomi konusunda sanayilerimizin en az ticaretin aksaması şeklinde olumsuz etkilenmemesi için yoğun bir çalışma içindeyiz. Ve bu noktada Avrupa Birliği komisyonundan da gerekli koordinasyonu görüyoruz. Ekiplerimiz iki tarafta da çalışıyorlar. Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunda ki ülke olarak beklentimizi ve talebimizi bir kez daha ifade ettik. Bunun yanında ulaştırma sektöründeki kotaların kaldırılması ve vize zorunluluğunun kaldırılması ve daha da şimdilik kaydıyla hafifletilmesi konusundaki beklentilerimizi söyledik" değerlendirmesinde bulundu. "Cumhurbaşkanımızın kaptanlığında yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz" Yeşil ekonomiye uyum ve ’Sınırda Karbon’ düzenlemelerinin yürürlüğe girdiğini hatırlatan Bolat, "Emisyon ticaret sistemi Türkiye’de yakında kurulmuş olacak. Bu çabalarımızla Türkiyemizin ekonomik büyümesinde lokomotif görevi gören ihracatlarımızın, sanayilerimizin, tarım ve hizmetler sektörümüzün pazarlarını genişletecek, önünü açacak. İmkanları meydana getirmek için tüm hükümet olarak Cumhurbaşkanımızın kaptanlığında, önderliğinde yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 12:17 Bakan Ersoy: "Yazma eserler, geleceği inşa etmenin en sağlam zeminidir" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Yazma eserler yalnızca geçmişin bir hatırası değildir. Onlar, bugünü anlamanın ve geleceği inşa etmenin en sağlam zeminidir" dedi. Bakan Ersoy, Rami Kütüphanesi’nde ‘Mazimizin Bekçisi A. Süheyl Ünver Sergisi’nin açılışına katıldı. Dünyanın en kapsamlı yazma eser platformu Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının yürüttüğü dijitalleşme çalışmalarına ilişkin verileri açılış konuşmasında paylaşan Bakan Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nın (TÜYEK) 784 bini aşkın yazma ve nadir matbu eserle dünyanın en büyük yazma eser hazinelerinden birini yönettiğini ifade etti. Ersoy, kurum tarafından hayata geçirilen dijital platformda 640 bin eserin künye bilgisinin yer aldığını, 483 bin 600 yazmanın ise dijital görüntüsüyle erişime açıldığını belirtti. Ersoy, bu yapısıyla platformun dünyanın en kapsamlı yazma eser veri tabanlarından biri haline geldiğini kaydetti. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, "TÜYEK’in dijital külliyatına kayıtlı kişilerin sayısı 27 bine yaklaşırken ziyaretçi sayısı ise 1 milyon 155 bine ulaşmıştır. Sitedeki eserlerin görüntülenmesi 5 milyon 218 bin gibi rekor bir rakama ulaşmıştır. Toplamda 13 milyonu aşan toplam sayfa görüntüleme rakamlarıyla, kültürel mirasımızın küresel ölçekte ilgi gördüğünün en güçlü göstergelerinden biri haline gelmiştir" diye konuştu. Yürütülen çalışmaların yalnızca koruma ile sınırlı kalmadığını vurgulayan Ersoy, kataloglama, dijitalleştirme ve ilmi neşir faaliyetleriyle büyük bir külliyatın ortaya konduğunu ifade etti. Bu kapsamda edebiyattan tarihe, hukuktan tıbba; İslam ilimlerinden matematik ve astronomiye kadar geniş bir alanda kaleme alınmış eserlerin tercüme, tahkik ve tıpkıbasım yöntemleriyle yeniden yayımlandığını belirten Ersoy, çalışmalar sonucunda 357 cilt ve 244 bin 194 sayfaya ulaşan kapsamlı bir külliyatın ilim dünyasına kazandırıldığını söyledi. Ersoy, ayrıca yayımlanan eserlerin e-kitap formatında ücretsiz olarak erişime açıldığını ve bu uygulamanın hem akademik çevreler hem de vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördüğünü dile getirdi. Dünyanın en büyük restorasyon laboratuvarlarından biri Bakan Ersoy, yazma eserlerin korunması ve ihyası çalışmalarına da değinerek Rami Kütüphanesi’nde kurulan restorasyon merkezinin bu alanda örnek bir yapı olduğunu aktardı. Merkezde bugüne kadar yaklaşık 5 bin eserin restore edildiğini, on binlerce eserin ise bakım, temizlik ve koruma işlemlerinden geçirildiğini belirten Ersoy, bu yapının yazma eserlerin korunması açısından uluslararası ölçekte önemli bir konuma ulaştığını vurguladı. "Yazma eserler, geleceği inşa etmenin en sağlam zeminidir" Yazma eserlerin taşıdığı değere dikkat çeken Ersoy, şu ifadelere yer verdi: "Yazma eserler yalnızca geçmişin bir hatırası değildir. Onlar, bugünü anlamanın ve geleceği inşa etmenin en sağlam zeminidir. Bu anlayış doğrultusunda yürütülen yayın faaliyetleriyle İmam Buhari’den İbn Sina’ya, İbn Haldun’dan Mevlana’ya; Fuzuli, Baki ve Matrakçı Nasuh gibi önemli isimlerin eserlerinin yeniden ilim dünyasına kazandırıldı. 1001 Eser Projesi ile medeniyetimizin başyapıtları yeniden gün yüzüne çıkarılırken yapılan tıpkıbasım ve çeviri çalışmaları sayesinde bu eserler yalnızca akademik çevrelerin değil, toplumun tüm kesimlerinin istifadesine sunulmaktadır." Kültürel miras için yeni projeler Sergi kapsamında yeni projelerin de hayata geçirileceğini belirten Ersoy, A. Süheyl Ünver adına hazırlanan özel kitabın kısa süre içinde yayımlanacağını açıkladı. Sergi süresince alanında uzman isimlerin katılımıyla anma programlarının düzenleneceğini ifade eden Ersoy, ayrıca Geleneksel Türk sanatları alanında önemli eserlerin de yayın programına alındığını belirtti. Ersoy, açılışın ardından sergiyi gezdi. Açılışa Bakan Ersoy’un yanı sıra AK Parti İstanbul Milletvekili Sevan Sıvacıoğlu, İstanbul Vali Yardımcısı Süheyl Uçar ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz ile araştırmacılar ve çok sayıda davetli katıldı.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 12:10 AK Partili Gökçek: "Mansur Yavaş suyu Ankaralılara fahiş fiyatlarla sattığından dolayı bunun utancını yaşamalıdır" AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, "Mansur Yavaş suyu Ankaralılara fahiş fiyatlarla sattığından dolayı bunun utancını yaşamalıdır" dedi. Gökçek, Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin ASKİ su tarifelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin belediye meclis kararını iptal etmesi nedeniyle basın toplantısı düzenledi. Su gibi temel kamu hizmetinin belediyecilik adı altında vatandaşa yük bindirme aracı haline getirilemeyeceğini dile getiren Gökçek, "Seçim öncesinde Mansur Yavaş ne demişti? Ben suyu ucuzlatacağım demişti. Su insan hakkıdır demişti. 50 liralık faturaları 15 liraya düşüreceğim diye söz vermişti. Peki gerçek ne oldu? Bırakın ucuzlatmayı, Ankaralı vatandaşlarımızın sırtına göreve geldiği günden bu yana yüzde 3 bini aşan zamlar yaptı. Yetmedi, son yaptığı zamları savunurken ne dedi? Biz zam yapmadık, çok su kullananlara yansıtıyoruz dedi. Biz ne dedik? Bu zamların ne enflasyonla ne maliyette açıklanamayacağını söyledik. Ve vatandaşımızın hakkını savunmak için konuyu yargıya taşıdık. Değerli basın mensupları bugün geldiğimiz noktada mahkeme ne dedi? 2 ayrı bilirkişi raporu neyi ortaya koydu? Birinci bilirkişi raporunda konut ve iş yerlerinde suyu yüzde 93 zamlı sattığı ortaya çıktı.Sonra Büyükşehir itiraz etti. İkinci bir rapor daha hazırlandı. Bu da 11 tane ayrı abone grubunun içerisinde olduğu, burada da yüzde 31 zam yaptığı ortaya çıktı" ifadelerini kullandı. "Mahkeme, konut ve iş yerlerinde yüzde 93, 11 ayrı abone grubunda ise yüzde 31 zam yapıldığını ispatladı" Vatandaşa söylenen ile yapılan tamamen farklı olduğunun altını çizen Gökçek, "Su tarifeleri maliyet esasına göre belirlenmek zorunda. Peki burada ne yapıldı? Su gibi temel bir insan hakkı, doğal tek el olan bir kamu hizmeti, vatandaşın sırtından gelir kapısına çevrildi. Değerli basın mensupları mahkemeye Ankara Büyükşehir Belediyesi yüzde 6.5 karla biz bu suyu satıyoruz dedi. Peki mahkeme ne dedi? Konut ve iş yerlerinde yüzde 93, 11 ayrı abone grubunda yüzde 31 zam yapıldığını ispatladı. Yani açık konuşuyorum. Vatandaşın cebinden haksız bir kazanç sağlanmıştır. Mansur Yavaş ve ekibi de aleni olarak yargıya, vatandaşa yalan mı söylemiştir? Değerli Ankaralılar, Ankara Büyükşehir Belediyesi elindeki Meclis çoğunluğuna güvenerek; biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi’nde çoğunluk, vatandaşımıza adeta zulmetmiştir. Çamlıdere’ye bir pompa istasyonu dahi kuramadılar. Buradan açıkça söylüyorum. Bugün mahkeme, bu kararı iptal etti. Eğer aynı anlayışla aynı zihniyetle bu işi tekrarlamaya kalkarsa Masur Yavaş biz yine buradayız. Yine yargıya gideriz. Yine bu hukuksuzluğu durdururuz. Bu şehrin seçilmiş bir milletvekili olarak şunu çok net olarak söylemek istiyorum" diye konuştu. "Mansur Yavaş suyu Ankaralılara fahiş fiyatlarla sattığından dolayı bunun utancını yaşamalıdır" Vatandaşların her zaman yanında olacaklarını ifade eden Gökçek, "Suyu ucuzlatacağız diye geldiniz. Bu zamları yapmaya devam edecek misiniz? Belediye ve bağlı şirketleri batırmanızın faturasını vatandaşa kesmeye utanmıyor musunuz diyorum. Meclis çoğunluğunuzu arkanıza alıp Ankara halkını cezalandırmaya daha ne kadar devam edeceksiniz? Bu yargı kararını nereye koyacağız sayın basın mensupları? Yargı önünde iki tane bilirkişi raporuyla bu işler ispatlandı. Şimdi Mansur Yavaş vatandaşın yüzüne bakıp ne diyecek. Yazık günah değil mi bu vatandaşa? Elini vatandaşın cebine sokup bir de utanmadan yüzde 6.5 ben zam yaptım diyorsun. Mahkemede yüzde 93 ve 31 olduğu ortaya çıkıyor. Ben bir milletvekili olarak bugün bir vatandaşımın evine bir nebzede olsa maddi açıdan katkı sağlayabilmenin gururunu, sorumluluğunu taşımaktayım. Mansur Yavaş da aynı şekilde vatandaşın cebine kirli ellerini sokarak suyu fahiş fiyatlarla sattığından dolayı bunun utancını yaşamalıdır" dedi.
Bakan Bak: "Özel sporcular bizim için çok kıymetli"
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:57 Bakan Bak: "Özel sporcular bizim için çok kıymetli" Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, "Cumhurbaşkanımız engelli kardeşlerimizin spor yapabilmeleri için çok destekte bulunuyor. Türkiye Özel Sporcular Federasyonu da bu anlayışla yoğun bir şekilde çalışıyor. Özel sporcular bizim için çok kıymetli dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, çektikleri videolarla kendisine maç davetinde bulunan down sendromlu sporcularla parkede bir araya geldi. Bakan Bak, Ankara Üniversitesi Spor Salonunda özel sporcularla birlikte basketbol maçı oynadı. Bakan Bak, tamamı özel sporculardan oluşan beyaz takımda yer aldı. Mavi takımda ise Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya, Spor Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Veli Ozan Çakır, Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Başkanı Birol Aydın özel sporcularla birlikte mücadele etti. Sporcuların ailelerinin de izlediği maçta hava atışını, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar yaptı. Karşılaşmayı Bakan Bak’ın formasını giydiği beyaz takım kazanırken, Bakan Bak, maç sonunda galibiyet sevincini sporcularla birlikte kutladı. "Türkiye Özel Sporcular Federasyonu da bu anlayışla yoğun bir şekilde çalışıyor" Mücadelenin ardından açıklamalarda bulunan Osman Aşkın Bak, özel sporcular ile birlikte basketbol oynamaktan büyük keyif aldıklarını belirterek, "Cumhurbaşkanımız engelli kardeşlerimizin spor yapabilmeleri için çok destekte bulunuyor. Türkiye Özel Sporcular Federasyonu da bu anlayışla yoğun bir şekilde çalışıyor. Özel sporcular bizim için çok kıymetli. Pek çok branşta büyük başarılar elde ediyorlar. Onlarla bir araya geldik. Güzel bir maç oldu. Beyaz takım olarak biz kazandık. Güzel oynadılar, hepsini tebrik ediyorum. Onlara destek olan ailelerine, antrenörlerine teşekkür ediyoruz. Sporcularımızın sevinci, mutluluğu bizler için değerli" diye konuştu. Bakan Bak, konuşmasının sonunda özel sporcuları çok sevdiklerini belirtti. Ayrıca Bakan Bak ile sporcular, karşılıklı olarak "En büyük Türkiye" tezahüratı yaptı. Osman Aşkın Bak, daha sonra günün anısına sporcularla birlikte yaş pasta kesti, organizasyona katılan özel sporculara hediye verdi.
İletişim Başkanı Duran: "Geçici ateşkesi bölgesel istikrar ve küresel barış açısından önemli bir fırsat olarak görüyor ve memnuniyetle karşılıyoruz"
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:46 İletişim Başkanı Duran: "Geçici ateşkesi bölgesel istikrar ve küresel barış açısından önemli bir fırsat olarak görüyor ve memnuniyetle karşılıyoruz" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "İran, ABD ve İsrail arasında ilan edilen geçici ateşkesi bölgesel istikrar ve küresel barış açısından önemli bir fırsat olarak görüyor ve memnuniyetle karşılıyoruz" dedi. İletişim Başkanı Duran, İran ve ABD/İsrail arasında varılan geçici ateşkes hakkında açıklamalarda bulundu. Ateşkesin bir fırsat olduğunu belirten Duran, Türkiye olarak bölgesel ve küresel barışın tesisi için her türlü katkıyı vermeye devam edeceklerini ifade etti. Diplomasinin bölge için önemli olduğuna dikkati çeken Duran, "İran, ABD ve İsrail arasında ilan edilen geçici ateşkesi bölgesel istikrar ve küresel barış açısından önemli bir fırsat olarak görüyor ve memnuniyetle karşılıyoruz. Bu gelişmenin mevcut tansiyonu düşürmekle sınırlı kalmayıp, kalıcı bir çözüme ve barışa kapı aralamasını temenni ediyorum. Bölgemizde uzun süredir devam eden kırılgan güvenlik ortamı, diyalog ve diplomasi kanallarının ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Karşılıklı anlayışın güçlendirilmesi, gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması ve uluslararası hukuk temelinde hareket edilmesi, kalıcı barışın tesisinde belirleyici olacaktır" ifadelerine yer verdi. Türkiye’nin barışın tesisi için her zaman çalışmaya devam edeceğini belirten Duran, "Türkiye, sahip olduğu güçlü diplomasi geleneği, adil ve dengeli yaklaşımıyla her zaman barıştan yana bir tutum sergilemiş; krizlerin çözümünde güvenli bir liman olma sorumluluğunu üstlenmiştir. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bölgesel ve küresel barışın tesisi için her türlü katkıyı vermeye devam edeceğiz" dedi.