Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
ATO Başkanı Baran: "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız"
12 Mayıs 2026 Salı - 17:25:17
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle "Belçika Ekonomik Misyonu" kapsamında Türkiye’yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet ile İstanbul’da düzenlenen "Üst Düzey Türkiye-Belçika İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı"na katıldı. Baran, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Belçika arasında 2025 yılı sonu itibariyle ticaret hacminin 9,2 milyar dolara ulaştığını kaydederek, Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkileri daha da iyi seviyelere çıkaracaklarını dile getirdi. "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" İki ülke iş dünyası arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği imkanların artacağını düşündüklerini vurgulayan Baran, "Başkent Ankara, savunma ve havacılık sanayinden medikale, makine ve ekipman üretiminden yazılım ve teknoloji girişimlerine kadar pek çok stratejik sektörde güçlü bir ekosisteme sahip. Bu yönüyle Ankara’nın, Belçikalı firmalar için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyoruz. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim, lojistik ve Ar-Ge alanlarında ortak projeler geliştirilebileceğine inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.
12 Mayıs 2026 Salı - 17:23
Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı
Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi’nce (DEHUKAM) Türk deniz yetki alanlarına ilişkin hazırlanan kanun taslağıyla ilgili "Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz" açıklaması yaptı. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı. Hazırlanan kanun taslağına ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, şunları dedi: "Türkiye’nin, üç tarafının denizlerle çevrili olması nedeniyle deniz hukukuna ilişkin çalışmaları yakinen takip etmesi gerekiyor. Türkiye artık, deniz hukuku terminolojisinin sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda bu kavramların oluşturulmasında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet. Ben bu noktadan sonra bu taslağın bir teklife, akabinde de bir kanuna kısa süre içerisinde dönüşeceğine inanıyorum. Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz. Türkiye bu kanun metnini hazırlarken herhangi bir ülkeyi paranteze alarak bir metin ortaya koymuş değil. Biz Türk milletinin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri dikkate alınarak yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan bir metinden söz ediyoruz. Başka ülkeler sanki dünyada sadece kendileri varmış gibi, Türkiye onları düşünerek bir şeyler yapıyormuş gibi düşünebilir. Bu kanun çalışmaları hazırlanırken çok da dikkate alınan bir husus olmadı. Zaten Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri var ve bunları da sürdürecek. ’Mavi Vatan kanunu’ Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı olsun." "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız, sadece Türkiye’yi çevreleyen denizler değil, Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği denizlerdir" DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara ise "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız yalnızca Türkiye’nin etrafını çevreleyen denizler değil, bunun da ötesine geçerek Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği tüm dünya denizleridir. Bu anlayışla Türkiye yalnızca kendisini çevreleyen denizleri değil, bunun ötesinde yer alan tüm dünya denizleriyle ilgili bir gündeme sahiptir. Söz konusu gündem, Türkiye’nin ulusal yetki alanlarının dışındaki biyoçeşitliliğin korunmasına ilişkin BBNJ anlaşmasına taraf olmasıyla da kendisi göstermiştir. Türkiye, geçtiğimiz dönemde Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne haklı gerekçeler ve özellikle Ege Denizi’ndeki özel koşulları dikkate almayan maddelerin nedeniyle ısrarlı itirafçı konumda bulunduğumuz üç maddesine karşı bu sözleşmenin bir uygulama anlaşması olan BBNJ anlaşmasına son dönemde taraf olmuştur. Yine Türkiye, son dönemde deniz hukuku alanındaki güncel gelişmelerle ilgili çok ciddi mesafeler kat etmiş. Bu mesafelerin iç hukuktaki yansımalarından en önemli denilen birisi olan Türk Deniz Yetki Alanı’nın kanununa ilişkin çalışmalar da artık önemli bir aşamaya gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara’nın yanı sıra DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, akademisyenler ve hukukçular katıldı.
12 Mayıs 2026 Salı - 17:17
Cumhurbaşkanı Erdoğan:"Asıl yüz kızartıcı olan ülkemizi yurt dışında başarıyla temsil eden Türkiye sevdalısı yüreklere zırzop diyerek hakaret eden aşağılık zihniyettir"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Partisinin İl Başkanları Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu.
12 Mayıs 2026 Salı - 17:13
Türkiye Kayak Federasyonu başkanı yeniden Süleyman Şahin oldu
Türkiye Kayak Federasyonu 6. Olağan Genel Kurulu’nda, Tarkan Soyak ve mevcut başkan Süleyman Şahin başkanlık için yarıştı. Şahin, 176 oy alarak tekrar Türkiye Kayak Federasyonu’na başkan olarak seçildi. Türkiye Kayak Federasyonu yeni başkanını seçti. 6. Olağan Mali Genel Kurulu ile 6. Olağan Seçimli Genel Kurulu’na 250 delegeden 240’ı katıldı. Süleyman Şahin, 176 oy alarak 4 yıllığına Türkiye Kayak Federasyonu başkanı olarak seçildi. Yönetim ve denetleme kurulu raporlarının ibra edildiği genel kurulda 2 oy geçersiz sayılırken, Şahin’in rakibi Tarkan Soyak ise 62 oyda kaldı. Süleyman Şahin’in yönetim listesinde; Mehmet Ata Öztürk, Erdal Arıkan, Volkan Burak Mumcu, Ali İhsan Kabakçı, Atınç Taşdemir, Selim Bağrıyanık, Tekin Bingöl, Ahmet Üstüntaş, Fikret Ören, Atakan Alaftargil’in yer aldı. "Bugün kazanan Türk Kayağı almıştır" Bundan sonra kayakta sorumluluklarının daha da artığını belirten Şahin, "Bugün kazanan Türk Kayağı almıştır. Bugün kazanan bu salondaki tüm delegelerimiz olmuştur. Ben destek veren, vermeyen bütün camiaya teşekkür ediyorum. Hep birlikte olacağız. Kayağı birlikte ileriye taşıyacağız. Bu bir hizmet yarışıdır. Bundan sonraki sorumluluklarımız daha da arttı. Bizlere vermiş olduğunuz bu destek bizlerin sorumluluğunu bugünden itibaren daha da arttırdı. Bundan sonra daha hızlı hareket edeceğiz. Daha güzel işler yapacağız. Kayağı hizmet etmek isteyen bütün paydaşlarımız, bütün arkadaşlarımız bizler için kıymetli. Bugün, Gençlik ve Spor Bakanlığımızdan da aldığımız güçle Türk kayağını artık hak ettiği noktaya el ele taşıyacağız. Bugünü bir milat kabul edelim. Türk kayağını olimpiyat hedefine, olimpiyat zirvesine taşıyalım. Kayak turizmini en yukarılara çıkaralım. Milyarlarca dolarlık bir kayak turizmi pastası var. Ülkemizin bu noktada en iyi şekilde yararlanmasını sağlayalım. Türkiye’nin kayak potansiyeli olan tüm coğrafyasında her noktanın etkin hale gelmesini hep birlikte sağlayacağız. Elbette yapılacak çok işimiz var. Bundan sonra birlik beraberlik içerisinde güç birliği ile hedeflerimize gitmenin projelerini ve çalışmalarını başlatacağız. Mevcut kulüplerimizi destekleyeceğiz. Olimpiyat hedefi olan sporcularımızı gün gün, akşam akşam ve saat saat takip edeceğiz. Antrenörlerimizin gelişimleri için dünyadaki bilimdeki gelişmeleri takip ederek daha iyi bir antrenman periyotlama yapmasını sağlayacağız" ifadelerini kullandı.
07 Mart 2026 Cumartesi - 16:15
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları: "Son gelişmeler kapsamında KKTC’nin güvenliğinin sağlanması için kademeli planlamalar yapılmaktadır. F-16 uçaklarının adaya konuşlanması değerlendirilen hususlardan biridir."
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları: "Son gelişmeler kapsamında KKTC’nin güvenliğinin sağlanması için kademeli planlamalar yapılmaktadır. F-16 uçaklarının adaya konuşlanması değerlendirilen hususlardan biridir."
07 Mart 2026 Cumartesi - 15:35
Standartlara aykırı plaka denetimleri 1 Nisan’a kadar rehberlik amacıyla yapılacak ve sürücülere ceza kesilmeyecek
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, standart dışı plaka denetimleri 1 Nisan’a kadar sadece rehberlik amacıyla yapılacak ve sürücülere herhangi bir idari para cezası uygulanmayacak. Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklikler çerçevesinde, 27 Şubat’tan itibaren araçlarında standart dışı plaka "Amerikan Pres Plaka" (APP) takılı olan sürücülere 140 bin lira para cezası, sürücü belgelerine 30 günlüğüne el konulması ve aracın 30 gün süre ile trafikten men kararı verilmişti. İhlalin aynı sene içerisindeki ikinci tekrarında ise verilecek cezanın iki katına çıkarılacağı duyurulmuştu. Vatandaşların mağdur olmaması için İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda 1 Nisan’a kadar sürücülere herhangi bir cezai yaptırım uygulanmayacağı belirtildi. Kolluk kuvvetlerince yapılacak denetimlerin ise mart ayı sonuna kadar eğitim ve bilgilendirme amaçlı yapılacağı aktarıldı. Yeterli güvenlik özelliklerine sahip olmayan APP plakaların 1 Nisan’a kadar değiştirmesi gerekiyor Kamu güvenliğinin sağlanması amacıyla yürürlüğe giren düzenlemede, APP plakaların standart yazı tipi, güvenlik hologramı ve yetkili kuruluş mührü gibi güvenlik özelliklerine sahip olmadığı için standartlara uygun plaka ile en geç 1 Nisan’a kadar değiştirilmesi gerekiyor. Değişimin nedeninin ise standart plakaların elektronik denetim sistemleri ve şehir güvenlik kameralarınca hatasız olarak tespitinin yapılabilmesinin sağlanması. Plaka değişikliği için yapılması gerekenler Standart dışı plakaya sahip sürücülerin öncelikle Polis Merkezi Amirliklerine veya Jandarma Karakol Komutanlıklarına kayıp ihbarında bulunması gerekiyor. Daha sonra izlenecek adımlar ise noterden plaka basım talep belgesini teslim alan sürücülerin, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’nun (TŞOF) plaka basımı gerçekleştiren odalarına müracaat etmesi gerektiği olarak ifade edildi. Plaka değişim işlemi sadece yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından yapılacak Öte yandan, sürücülere sosyal medyada ücret karşılığında plaka basma vaadinde bulunan kişilere itibar etmemeleri önem taşırken, işlemin sadece yetkilendirilmiş kuruluşlarca gerçekleştirilmesi gerektiği ifade edildi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 15:35
Türk Eğitim-Sen Başkanı Geylan: "Kadınların güçlenmesi, her alanda etkin olması, Türk milletinin yükselmesinin en temel şartıdır"
Türk Eğitim-Sen Başkanı Talip Geylan, "Kadınların güçlenmesi, her alanda etkin olması, Türk milletinin yükselmesinin en temel şartıdır. Milletimizin bağımsızlık mücadelesinde kadınlar en ön saflarda yer almış; gerektiğinde cepheye koşmuş, gerektiğinde cephe gerisinde ordunun en büyük destekçisi olmuştur" dedi. Türk Eğitim-Sen Başkanı Talip Geylan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yazılı mesaj yayımladı. Geylan, "Kadın; azmin, emeğin ve fedakarlığın adıdır. Kadın; hayatın her alanında sabırla, kararlılıkla ve büyük bir özveriyle var olur; ailesinde, iş yaşamında, toplum içinde sorumluluk üstlenir; karşılaştığı zorluklara rağmen çalışmaya, üretmeye devam eder. Şefkatiyle yürekleri ısıtan kadınlarımız, cesaretiyle de öncü olurlar" ifadelerini kullandı. "Kadınların güçlenmesi, her alanda etkin olması, Türk milletinin yükselmesinin en temel şartıdır" Türk kadının tarih boyunca gösterdiği kahramanlıkla ayrı bir yere sahip olduğunu vurgulayan Geylan, "Kadınların güçlenmesi, her alanda etkin olması, Türk milletinin yükselmesinin en temel şartıdır. Milletimizin bağımsızlık mücadelesinde kadınlar en ön saflarda yer almış; gerektiğinde cepheye koşmuş, gerektiğinde cephe gerisinde ordunun en büyük destekçisi olmuştur. Türk kadını, vatan savunmasında yalnızca destek veren değil, doğrudan mücadele eden güçlü bir iradenin temsilcisi olmuştur. Türk kadını; cesareti, milli bilinci diri tutan kararlılığı ve kahramanlıklarıyla tarih sahnesinde silinmez bir iz bırakmıştır" açıklamasında bulundu. Toplumların kalkınmasının kadın erkek eşitliğiyle mümkün olabileceğini aktaran Geylan, "Kadınların güçlenmesi; eğitimden ekonomiye, bilimden kültür ve sanata kadar her alanda etkin olması, Türk milletinin yükselmesinin, ilerlemesinin ve çağdaş bir geleceğe ulaşmasının en temel şartıdır" diye konuştu. "Günümüzde kadınların karşı karşıya olduğu sorunlar hepimizi derinden yaralamaktadır" Kadına yönelik şiddetin önlenmesi adına daha kararlı adımlar atılması gerektiğine dikkati çeken Geylan, sözlerine şöyle devam etti: "Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için daha kararlı adımlar atılması, cezai müeyyidelerin artırılması ve hukuk mekanizmasının hızlı ve güçlü şekilde işletilmesi hayati önem taşımaktadır. Ancak böylesine güçlü bir tarihi mirasa rağmen, günümüzde kadınların karşı karşıya olduğu sorunlar hepimizi derinden yaralamaktadır. Kadına yönelik her türlü şiddet, taciz ve ayrımcılık hala en önemli sorunlar arasında yer almaktadır. 2023 yılında 420, 2024 yılında 455, 2025 yılında 457 kadın, 2026 yılının başından bugüne kadar ise 66 kadın cinayete kurban gitmiştir. Bu veriler, sorunun ciddiyetini ve aciliyetini açıkça ortaya koymaktadır. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için daha kararlı adımlar atılması, cezai müeyyidelerin artırılması ve hukuk mekanizmasının hızlı ve güçlü şekilde işletilmesi hayati önem taşımaktadır. Bunun yanı sıra kadını koruyucu ve kadına yönelik şiddeti önleyici politikaların oluşturulması, toplumsal farkındalığın artırılması da büyük önem arz etmektedir." "Kadınlarımız, toplumda erkeklerle eşit haklara sahip olana dek mücadelemiz devam edecektir" Kadınların istihdamının önündeki engellerin kaldırılması ve eğitimden istihdama uzanan süreçte destekleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini de vurgulayan Geylan şu ifadeleri kullandı: "Kadınların çalışma hayatındaki temsili de arzu edilen seviyede değildir. TÜİK’in Ocak 2026 verilerine göre, mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 47,9 olmuştur. Bu oran erkeklerde yüzde 65,3 iken kadınlarda yüzde 30,9 olarak gerçekleşmiştir. İşsizlik oranı ise 15 ve üzeri yaş grubunda erkeklerde yüzde 6,6 iken, kadınlarda yüzde 11’dir. Görüldüğü üzere kadınların çalışma hayatında yer alması, erkeklere göre oldukça düşük düzeydedir. Bu noktada yapılması gereken; kadınların istihdamının önündeki engellerin kaldırılması ve eğitimden istihdama uzanan süreçte destekleyici politikaların hayata geçirilmesidir. Kız çocuklarının eğitimi ise geleceğimiz açısından hayati öneme sahiptir. Eğitim hakkı hiçbir şart altında engellenmemeli, erken yaşta ve zorla evliliklerin önüne ivedilikle geçilmeli, kız çocuklarının okullaşmasının önündeki engeller kaldırılmalı, okullaşma oranları yüzde 100 seviyesine çıkarılmalıdır. Tüm bunların yanı sıra eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalı, dezavantajlı bölgelerde yaşayan ailelerin çocukları için eğitim imkanları artırılmalı, en ücra köylerde, beldelerde dahi çocuklarımız eğitim-öğretim alabilmelidir. Kadın sorunlarını tartışmak ve çözüm önerilerini paylaşmak için bir gün elbette yeterli değildir. Kadınlarımız, toplumda erkeklerle eşit haklara sahip olana dek mücadelemiz devam edecektir."
07 Mart 2026 Cumartesi - 15:34
Kadın sağlığı ve iyi yaşam Güven Hastanesi’nde buluştu
Güven Hastanesi’nde düzenlenen ‘Kadının En İyi Hali’ etkinliğinde kadın sağlığı ve iyi yaşam üzerine uzmanlar tarafından seminer verildi. Güven Çayyolu Tıp Merkezi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen ‘Kadının En İyi Hali’ etkinliğinin kapsamında düzenlenen 2 günlük seminer, kadın sağlığını ve iyi yaşamı bütüncül bir bakış açısıyla ele aldı. 2 gün boyunca katılımcılar bir yandan uzmanların gerçekleştirdiği seminerlere katılırken diğer yandan etkinlik alanında kurulan deneyim alanlarını keşfetme fırsatı buldu. Etkinlik kapsamında oluşturulan deneyim alanlarında katılımcılar; bütünleştirilmiş vücut analizi, cilt analizi, saç analizi, profesyonel cilt bakımı ve yüz jimnastiği uygulamalarını deneyimledi. Uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilen analizlerle katılımcılar kendi sağlık ve bakım ihtiyaçlarına dair kişisel değerlendirmeler aldı. "Cilt sağlığı yalnızca estetik bir konu değil, genel sağlığın da önemli bir parçasıdır" Güven Çayyolu Tıp Merkezi’nden Dermatoloji Bölümünden Uzm. Dr. Sera Kayhan ise konuşmasında cilt yenilemede kullanılan ileri teknolojilere ve ameliyatsız gençleşme yöntemlerine değinerek, "Cilt sağlığı yalnızca estetik bir konu değil, genel sağlığın da önemli bir parçasıdır. Günümüzde gelişen teknolojiler sayesinde cilt kalitesini artırmak ve yaşlanma etkilerini azaltmak mümkün. Ancak en önemli nokta doğru değerlendirme ve kişiye özel planlamadır" diye konuştu. "Farklı uygulamaların dahil olduğu güzel bir etkinlik alanı oluşturuldu" Güven Hastanesi Medikal Estetik Hekimi ve Fonksiyonel Tıp Hekimi Mert Yiğitbaşı ise 8 Mart kadınlar günü için güzel bir deneyim alanı oluşturduklarını belirterek, "Hem kadınların sağlığı açısından hem de güzellik işlemleri açısından danışanlarımızın ve misafirlerimizin deneyimleyebileceği cilt analizleri, saç analizi, cilt bakımları ve farklı uygulamaların dahil olduğu güzel bir etkinlik alanı oluşturuldu. Bu da hem sağlık hem doğal hem de kalıcı bir şekilde iyi yaşlanma işlemleri için danışanlarımıza güzel hizmetler verdiğimizi düşünüyoruz. Herkesin 8 Mart kadınlar günü kutlu olsun" ifadelerini kullandı. "Sağlıklı yaşamın temelinde dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları yer alır" Uzm. Dyt. Melis Bengisu Demirci ise sağlıklı beslenmenin yaşam kalitesi üzerindeki etkilerine dikkati çekerek, "Sağlıklı yaşamın temelinde dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları yer alır. Bedenimizi doğru beslemek yalnızca kilo kontrolü için değil, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve genel sağlığın korunması için de büyük önem taşır" dedi. Ayrıca Demirci, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Etkinliğin seminerler bölümünde ise kadın sağlığı, estetik, dermatoloji ve yaşam deneyimlerine uzanan geniş bir perspektifte uzman isimler katılımcılarla buluştu.
07 Mart 2026 Cumartesi - 14:16
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Munir ile görüştü
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asim Munir ile telefonla görüştü. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asim Munir ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ikili ilişkiler ve bölgesel konular ele alındı.
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:45
22 ildeki dolandırıcılık operasyonunda 600 milyon lira vurgun yapan 390 şüpheli yakalandı
İçişleri Bakanlığı, 22 ilde dolandırıcılara yönelik icra edilen operasyonlarda 600 milyon lira dolandırıcılık yaptığı tespit edilen 390 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi. İçişleri Bakanlığından operasyonla ilgili yapılan açıklamada, "22 ilde vatandaşlarımızı 600 milyon lira dolandırdığı tespit edilen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonlarda 390 şüpheli yakalandı. 247’si tutuklandı, 143’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde İl Emniyet Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucunda yakalanan şüphelilerin; kendilerini kamu/banka görevlisi olarak tanıtarak, sahte otel rezervasyonları yaparak, belediyeye işe alma vaadinde bulunarak, sosyal medya üzerinden sahte ürün ilanları vererek, sazan sarmalı yöntemiyle gayrimenkul satışı yaparak ve yasa dışı ilaç ve sağlık raporu aldırmak vaadiyle vatandaşlarımızı dolandırdıkları tespit edildi. Savcılıklarımızca bu şahıslar hakkında soruşturma başlatıldı. Operasyonlar sonucu; 3 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet ruhsatsız tüfek ele geçirildi. 13 adet gayrimenkule el konuldu" ifadelerine yer verildi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:13
Eğitim Bir-Sen: "Kadınlar için haftalık çalışma süresi 4 güne düşürülmelidir"
Eğitimciler Birliği Sendikası Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, kadın kamu çalışanlarının haftalık çalışma süresinin 32 saate, çalışma gününün ise 4’e düşürülmesi çağrısını yaptı. Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Aydın, kadın kamu çalışanlarının iş-aile dengesini güçlendirecek yeni düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu belirterek haftalık çalışma süresinin 32 saate, çalışma gününün ise 4’e düşürülmesi çağrısını yaptı. Eğitim-Bir-Sen olarak kadın kamu görevlilerinin çalışma hayatındaki sorunlarına dikkati çekmeye ve çözüm önerileri geliştirmeye devam ettiklerini ifade eden Aydın, 214 bini aşkın kadın üye ile Türkiye’de kadınların en büyük örgütlü gücü olma sorumluluğunu taşıdıklarını vurguladı. ‘Örgütlü Kadın, Güçlü Aile; Güçlü Aile, Güçlü Toplum’ anlayışıyla yürüttükleri çalışmaların sahada karşılık gördüğünü belirten Aydın, 2025 yılı itibarıyla kadınların sendikalaşma oranının yüzde 71,27’ye ulaşmasının bu kararlı mücadelenin somut bir göstergesi olduğunu kaydetti. Kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları sorunların çözümü için uzun yıllardır mücadele verdiklerini vurgulayan Aydın, "Kurulduğumuz günden bu yana iş-aile uyumunun sağlanması, analık haklarının korunması, çalışma hayatında şiddet ve mobbingin önlenmesi ve fırsat eşitsizliğinin giderilmesi için mücadele ediyoruz. Israrlı takiplerimiz ve girişimlerimiz sonucunda doğum ve babalık izinlerinin artırılmasından yarım zamanlı çalışma hakkına, kreş hizmetlerinin tasarruf genelgesi kapsamından çıkarılmasından 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesine kadar pek çok konuda sivil toplum ve siyasetin harekete geçmesini sağladık" açıklamasında bulundu. Türkiye’nin uzun süredir sessiz fakat derin bir demografik dönüşüm süreci yaşadığına dikkati çeken Aydın, nüfusun yaşlandığını, doğurganlık oranlarının düştüğünü belirterek, bu tablonun çalışma hayatının yapısıyla doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti. Kadın kamu görevlilerinin annelik sorumlulukları ile çalışma hayatı arasında sıkıştığını anlatan Aydın, aileyi güçlendiren, çocukların ihmal edilmediği, aynı zamanda adil ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni sağlayan yeni bir modele ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Eğitim alanında çalışan kadın kamu görevlileri arasında yaptıkları ‘Türkiye’de Eğitim Alanında Çalışan Kadın Kamu Görevlilerinin Analık Haklarına Yönelik Beklentileri’ başlıklı saha araştırmasının sonuçlarının bu ihtiyacı açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Aydın, araştırmaya katılanların büyük çoğunluğunun doğum izinlerinin artırılmasını ve yarım zamanlı ile esnek çalışma modellerinin geliştirilmesini talep ettiklerini aktardı. Araştırmaya katılanların yüzde 92’sinin yarım zamanlı çalışmanın kapsamının genişletilmesini, yüzde 96’sının ise bu süreçte özlük ve sosyal haklarının korunmasını istediğini ifade eden Aydın, şunları kaydetti: "Kadınlar, esnek çalışma modellerini desteklemekte, ancak hak ve gelir kaybına uğramadan, güvenceli istihdamdan vazgeçmeden, emeklilik hakları zedelenmeden ve kariyerlerinden geri düşmeden. Bugün dünyada pek çok ülkede uygulanan haftada 4 gün çalışma modeli, ülkemizde de başta kadın kamu görevlileri için uygulanmalı, özel sektörü teşvik edecek iyileştirmeler yapılmalı, çocuk sayısına göre çalışma saatlerinde düzenlemeye gidilmeli, kadın kamu görevlileri çalışma süresi 32 saate düşürülmelidir. Eğitim-Bir-Sen olarak doğru planlanmış, yeterli ve güvenceli analık haklarının kadınların verimliliğini azaltmayacağını, aksine çalışma hayatını güçlendiren ve sürdürülebilirliğini destekleyen temel bir yöntem olabileceğini vurguluyoruz." Kadınların çalışma hayatındaki verimliliğinin güçlü analık haklarıyla desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Aydın, bu kapsamdaki önerilerini şöyle sıraladı: "Analık izni doğumdan önce 8, doğum sonrası 52 olmak üzere toplamda 60 haftaya çıkarılmalı, Süt izni iki yıla çıkarılmalı, Babalık izin süreleri artırılmalı, Tüm kamu kurumlarında kreş hizmeti zorunlu hale getirilmeli veya kreş yardımı sağlanmalı, Çocuk sayısına göre ilave prim günleri verilmeli ve emeklilikte yıpranma payı uygulanmalı, Yıllık izin süreleri çocuk sayısına göre artırılmalı, Kamu görevlileri için gelir vergisi yüzde 15’e sabitlenmeli, Evliliği ve çocuk sahibi olmayı teşvik eden düzenlemeler daha da geliştirilmeli." Sıdıka Aydın, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun teklifinde doğum ve babalık izin sürelerinin artırılmasına yönelik düzenlemeyi olumlu karşıladıklarını belirterek, "Doğum hızını ve doğurganlık oranlarını artırmayı hedefleyen düzenlemelere kararlılıkla devam edilmelidir. Ancak saha araştırmamız da göstermiştir ki sorunu aşmak için daha kalıcı ve kapsamlı çözümler üretilmelidir." ifadelerini kullandı. Eğitim-Bir-Sen olarak kadınların daha iyi çalışma şartlarına kavuşması, huzurlu ve saygın bir çalışma ortamında üretmeye devam etmesi için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade eden Aydın, emekleri, mücadeleleri ve fedakarlıklarıyla hayatın her alanına değer katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:36
Anayasa Mahkemesi başkanvekili seçimi 10 Mart’ta yapılacak
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan’ın görev süresinin sona ermesi nedeniyle yapılacak başkanvekilliği seçimi 10 Mart’ta gerçekleştirilecek. Konuyla ilgili AYM’den yapılan açıklamada, "Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan’ın görev süresinin 23/3/2026 tarihinde sona erecek olması nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 146. maddesi ve 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 12. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Seçimi yapılacaktır" ifadeleri yer aldı.
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:33
MSB kaynakları:"Bazı mecralarda hiçbir açıklama yapılmadan Türk askerinin Barış Pınarı Harekat bölgesinden çekildiğine dair haberler yer almaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Barış Pınarı bölgesindeki görevine devam etmektedir. Herhangi bir değişiklik söz k
MSB kaynakları:"Bazı mecralarda hiçbir açıklama yapılmadan Türk askerinin Barış Pınarı Harekat bölgesinden çekildiğine dair haberler yer almaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Barış Pınarı bölgesindeki görevine devam etmektedir. Herhangi bir değişiklik söz konusu değildir."
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:30
Ankara’da tıra çarpan tanker şoförü hayatını kaybetti
Ankara’da, seyir halindeki tanker, geriye doğru gelen tıra arkadan çarptı. Meydana gelen kazada tanker sürücüsü hayatını kaybetti.
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:30
Şubat ayında havayoluyla seyahat edenlerin sayısı 45 ilin nüfusunu aştı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2026’nın ilk iki ayında 32 milyon 877 bin 752 yolcunun havayolu ile seyahat ettiğini bildirerek "Şubat ayında toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcu havayolu ile seyahat etti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünün 2026 yılı Şubat ayına ait havayolu uçak, yolcu ve yük verilerini değerlendirdi. Söz konusu ayda yolcu ve çevre dostu havalimanlarında iniş-kalkış yapan uçak sayısının iç hatlarda 65 bin 188, dış hatlarda ise 53 bin 18 olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, "Böylece toplam uçak trafiği üst geçişler ile 159 bin 97’ye ulaştı. 2025 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında üst geçişler dahil toplam uçak trafiğinde yüzde 6,8 artış meydana geldi" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, Şubat ayında iç hat yolcu trafiğinin 7 milyon 64 bin 417, dış hat yolcu trafiğinin ise 8 milyon 20 bin 106 olarak gerçekleştiğini belirtti. Direkt transit yolcular ile birlikte toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcunun seyahat ettiğini kayden Uraloğlu, "Geçen yılın aynı ayına göre direkt transit dahil toplam yolcu trafiğinde yüzde 5,8 artış gerçekleşti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Uraloğlu ayrıca, Şubat ayında taşınan yük miktarının iç hatlarda 62 bin 588 ton, dış hatlarda 299 bin 19 ton olmak üzere toplamda 361 bin 607 tona ulaştığını kaydetti. "Toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi" Uraloğlu, Ocak-Şubat döneminde; havalimanlarına iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin, iç hatlarda 133 bin 559, dış hatlarda 115 bin 767 olduğunu, böylece üst geçişler ile birlikte toplam 338 bin 175’e ulaştığını kaydetti. Söz konusu dönemde üst geçişler dahil hizmet verilen toplam uçak trafiğinin geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında yüzde 4,1 arttığını söyleyen Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye geneli havalimanları iç hat yolcu trafiğinin 15 milyon 264 bin 562, dış hat yolcu trafiğinin 17 milyon 593 bin 28 olduğu bu dönemde direkt transit yolcular ile birlikte toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi. 2026 yılı Şubat sonunda hizmet verilen yolcu trafiği 2025 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında; direkt transit dâhil olmak üzere toplam yolcu trafiğinde yüzde 7,7 artış oldu." Uraloğlu ayrıca, söz konusu dönemde havalimanları yük trafiğinin; iç hatlarda 138 bin 209 ton, dış hatlarda 625 bin 264 ton olmak üzere toplamda 763 bin 473 tona ulaştığını da bildirdi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:29
Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk ünite yerleştirildi
Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk MEG modülü eklemesi üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin desteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz" dedi. Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’nin Karadeniz’deki görevine bu yıl içinde başlayacak. Hazırlık çalışmaları Filyos Limanı’nda devam ederken kritik bir aşama başarıyla tamamladı. Deniz altındaki kuyu ve bağlantı hatlarına gönderilecek özel sıvıyı içinde barındıran MEG modülü Osman Gazi’ye eklendi. Yaklaşık 44 metre uzunluğunda, 41,5 metre genişliğinde ve 30 metre yüksekliğindeki 2 bin 500 tonluk MEG modülü, Osman Gazi’nin üretim sisteminin temel bileşenlerinden biri olacak. Bu modül sayesinde düşük sıcaklık ve basınç kaynaklı tıkanmalar önlenecek ve doğal gaz akışı kesintisiz bir şekilde sağlanacak. Üretimi ikiye katlayacak Osman Gazi’nin üretime katılmasıyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki doğal gaz üretimi yeni bir faza geçecek. Halihazırda günlük 9,5 milyon metreküplük üretim, 20 milyon metreküpe çıkacak. Böylece yaklaşık 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacı yerli kaynaklardan karşılanmış olacak. Kıyıdan 161 kilometre açıkta deniz tabanına sabit bir şekilde 20 yıl boyunca görev yapacak olan Osman Gazi, çıkarılan gazı işleyerek karaya ulaştıracak. Adeta deniz üstünde kurulu bir fabrika gibi çalışacak platform, gazın sisteme güvenli ve kesintisiz şekilde verilmesini sağlayacak. Osman Gazi’nin bir benzeri olan ve 2028 yılında envantere dahil olması planlanan ikinci yüzer üretim platformuyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki günlük üretim 40 milyon metreküpe çıkacak. "2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik" Bakan Bayraktar, Osman Gazi yüzer üretim platformundaki çalışmalara ilişkin sosyal medya hesaplarından videolu bir paylaşım yaparken şu mesajları verdi: "Karadeniz’de doğal gaz üretimimizi yeni bir aşamaya taşıyacak Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu için kritik bir eşiği daha geride bıraktık. Doğal gaz akışının sürekliliğini güvence altına alacak 2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik. Bu yıl devreye almayı planladığımız Osman Gazi ile Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimimizi iki katına çıkaracağız. Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin desteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder