Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
e-YÖKDİL 2026/1 sonuçları açıklandı
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:38:10
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Başkanlığı (ÖSYM), e-YÖKDİL 2026/1 "İngilizce-Sosyal Bilimler" sonuçlarının açıklandığını duyurdu. ÖSYM, e-YÖKDİL 2026/1 "İngilizce-Sosyal Bilimler" sonuçlarının açıklandığını duyurdu. 16 Mayıs’ta uygulanan Elektronik Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı’nın (e-YÖKDİL 2026/1 İngilizce-Sosyal Bilimler) değerlendirme işlemleri tamamlandı. Adaylar, sınav sonuçlarına 16 Mayıs tarihinden itibaren ÖSYM’nin https://sonuc.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle erişebilecek.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:42
Yarış atı taşıyan aracın içinde 27 kilo esrar yakalandı
Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde, polis ekipleri tarafından yapılan operasyonda yarış atı taşıyan aracın içinde valize konulmuş şekilde taşınan 27 kilogram esrar yakalandı. Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından, gece saatlerinde uyuşturucu madde kullanımı ve ticaretinin önlenmesine yönelik operasyon gerçekleştirildi. Yarış atı taşıyan bir araçta esrar taşındığı tespit edildi. Emniyet ekipleri tarafından, hareket halinde olan yarış atı taşıyan araç durduruldu. Araçta yapılan aramalar sonucunda, bir valiz içinde 27 kilogram esrar ele geçirildi. Olayla ilgili olarak 4 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında, "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçundan adli işlem başlatıldı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:13
Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği
Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:38
Gençlerbirliği, Trabzonspor maçına hazır
Trendyol Süper Lig’in 34. haftasında deplasmanda Trabzonspor ile karşılaşacak olan Gençlerbirliği, hazırlıklarını tamamlayarak maç saatini beklemeye başladı. Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri’nde Teknik Direktör Metin Diyadin yönetiminde yapılan antrenmanda kırmızı-karalı oyuncular, ısınmaya yönelik koordinasyon ve sprint çalışması yaptı. 5’e 2 top kapma oyunuyla devam eden antrenman, taktiksel varyasyonlar ve duran top organizasyonlarıyla son buldu. Başkent ekibinin yaptığı sezonun son antrenmanını, Gençlerbirliği Başkanı Haydar Arda Çakmak ve yönetim kurulu üyeleri de saha kenarından izleyerek oyunculara, Trabzonspor maçı öncesi moral verdi. Trabzonspor ile oynanacak karşılaşma öncesinde kırmızı-karalılarda cezalı oyuncu bulunmazken; tedavileri devam eden Dal Varesanovic, Thalisson Kelven ve Sekou Koita’nın maç kadrosunda yer alması beklenmiyor.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:14
Milli İstihbarat Akademisi’nin raporu yayınlandı: "Uluslararası sistem tarihte az görülen çok katmanlı bir dönüşüm sürecinden geçiyor"
Milli İstihbarat Akademisi tarafından hazırlanan "Jeopolitik Rekabetin Dönüşümü, Yeni Meydan Okumalar ve Türkiye" başlıklı raporda, uluslararası sistemin tarihte az görülen çok katmanlı bir dönüşüm sürecinden geçtiği belirtildi. Milli İstihbarat Akademisi tarafından hazırlanan "Jeopolitik Rekabetin Dönüşümü, Yeni Meydan Okumalar ve Türkiye" raporu yayınlandı. Raporda güç rekabetinden savunma ekonomilerine, yeni nesil harp teknolojilerinden uzay ve siber alan mücadelelerine kadar uzanan geniş bir yelpaze, kritik mineraller jeopolitiğiyle birlikte bütüncül bir analitik çerçevede değerlendirildi. Hazırlanan raporda, mevcut güvenlik paradigmasının yerini devletler arası rekabetin sertleştiği ve konvansiyonel güç unsurlarının ileri teknoloji ile iç içe geçtiği yeni bir stratejik dönemin aldığına dikkat çekildi. Bu dönüşümün yalnızca askeri kapasiteyle sınırlı kalmadığı; karar alma mekanizmalarını, ittifak yapılarını ve küresel güç dağılımını da yeniden şekillendirdiği ifade edildi. Belirsizliğin artık yönetilmesi gereken bir risk olmaktan çıkarak uluslararası rekabeti doğrudan biçimlendiren bir değişkene dönüştüğü kaydedildi. Raporun mevcut gelişmeleri tasvir etmekle yetinmeyerek geleceğin muhtemel çatışma patikalarına ilişkin stratejik bir okuma sunduğu aktarıldı. Stratejik öngörü kapasitesinin devletlerin güvenlik ve dış politika performansını belirleyen temel dinamiklerden biri haline geldiğinin de altı çizildi. Devletlerarası rekabetin yeniden yükselişi ve harp teknolojilerinin dönüşümü Raporda, 21. yüzyılın ilk çeyreği geride kalırken uluslararası sistemin tarihsel bir kırılmaya tanıklık ettiği ifade edildi. 11 Eylül sonrası dönemin düşük yoğunluklu çatışma ve terörizmle mücadele merkezli stratejik okumalarının yerini, devletler arası rekabetin sert geometrisinin aldığına işaret edildi. Uluslararası düzenin bir yandan çatışmacı köklerine dönerken, diğer yandan teknoloji jeopolitiğinin asimetrik etkileriyle yeniden şekillendiği değerlendirildi. Harp sahasına ilişkin enformasyon akışının hızla arttığı ve askeri-siyasi zeminin yeniden konvansiyonel unsurlar etrafında şekillendiği belirtildi. Zırhlı tugaylar, hava indirme tümenleri, balistik füzeler ve siber-elektronik muharebe ağlarının belirleyici unsurlar olarak öne çıktığı aktarıldı. Mevcut görünümün Soğuk Savaş’ı andıran bir disiplin taşısa da hiper harp teknolojilerinin belirleyici olduğu yeni bir döneme işaret ettiği kaydedildi. Bulut muharebe ağları, robotik harp, algoritmik harp ve yapay zekanın savaşın doğasını yeniden tanımladığına dikkat çekildi. Teknolojik dönüşümün askeri kapasitenin ötesinde jeopolitik rekabetin alanlarını genişlettiği ifade edildi. Rusya-Ukrayna savaşı ve stratejik teknolojilerin yaygınlaşması Raporda, Rusya-Ukrayna savaşının yalnızca büyük güç rekabetini değil, stratejik teknolojilerin geniş kitlelerin kullanımına açıldığı bir konjonktürü de ortaya koyduğu belirtildi. Uydu görüntülerinin artık açık kaynak istihbarat zincirinin rutin verisine dönüştüğü ve düşünce kuruluşlarının olağan girdileri haline geldiği ifade edildi. Muharip dronlarla elde edilen hedefleme verilerinin sosyal medyada yayımlanmasının yeni bir harp epistemolojisinin inşasına zemin hazırladığı kaydedildi. Bu dronların önemli bir bölümünün ticari olarak temin edilebildiği ve start-up düzeyindeki yapılar tarafından üretilebildiği aktarıldı. Rusya’nın savunma harcamalarının devlet kapitalizmi tarafından taşınabilir bir seviyede tutulduğu değerlendirildi. 2022’den bu yana Rus savunma harcamalarının direnç gösterdiği ve harp ekonomisinin sürdürülebilirliğine işaret ettiği belirtildi. Rusya’nın ikinci bir cephe açabilecek askeri-endüstriyel kapasiteye sahip olduğuna dair analizlere yer verildi. Küresel fay hatları ve stratejik kutuplaşmalar Raporda, Asya-Pasifik cephesindeki risklerin küresel stratejik denklemin ağırlık merkezini belirsizleştirdiği ifade edildi. Tayvan çevresinde çıkacak bir savaşın ekonomik maliyetinin 10 trilyon doları aşabileceğine yönelik hesaplamalara dikkat çekildi. ABD’nin stratejik önceliklerinin Batı Yarım Küre dominasyonu ve Asya-Pasifik’te caydırıcılığın tahkimi doğrultusunda kaydığı belirtildi. Avrupa’nın kendi askeri kapasitesini inşa edebilmek için yüz milyarlarca dolarlık ilave savunma harcamasına ihtiyaç duyacağı değerlendirildi. ABD’nin Avrupa müdafaasından çekildiği senaryolarda konvansiyonel kuvvetler için gerekli tedarik bütçesinin 1 trilyon doları aşabileceği kaydedildi. CRINK olarak adlandırılan Çin-Rusya-İran-Kuzey Kore ekseninin klasik bir ittifak şemasına oturmayan esnek bir güvenlik ekosistemi oluşturduğu ifade edildi. İran-İsrail hattında nükleer meseleler ve balistik füze envanteri bağlamında diplomatik bir formülün henüz bulunamadığı belirtildi. Muhtemel bir İran-İsrail savaşının hidrokarbon piyasaları üzerinden küresel ekonomik krize ve ciddi göç dalgalarına yol açabileceği değerlendirildi. Türkiye’nin direnç kapasitesi ve özerk kabiliyetleri Raporda, Türkiye’nin jeopolitik konumu ve son 20 yılda yaşanan krizlerin odağında yer alması nedeniyle küresel belirsizlik ortamının etkilerini erken hissettiği ifade edildi. Bu süreçte yaşanan çatışma ve istikrarsızlıkların Türkiye’nin güçlü bir direnç geliştirmesine imkan sağladığı kaydedildi. Türkiye’nin bu direnç sayesinde kendi istikrarını muhafaza ettiği ve bir istikrar odağı olarak öne çıktığı belirtildi. Komşu bölgelerin güvenliğine ve istikrarına katkı sunan etkili bir paydaş konumuna geldiği aktarıldı. Geleneksel müttefiklerin son 10 yılda güvenlik ve savunma alanında beklenen ölçekte katkı sunmadığı, bu durumun Türkiye’nin özerk kabiliyetlerini geliştirme çabalarını ivmelendirdiği vurgulandı. Savunma, istihbarat, güvenlik ve diplomasi alanlarında geliştirilen kapasitenin Türkiye’yi yeni küresel jeopolitik atmosfere görece daha hazırlıklı kıldığı vurgulandı. Türkiye’nin güçlü yönlerini avantaja dönüştürmesi ve riskleri kurumsal kapasitesini pekiştirerek karşılaması halinde önümüzdeki dönemde de kriz ve belirsizlikler karşısında istikrarlı ve güçlü kalacağı değerlendirildi.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:08
Adalet Bakanlığı’ndan 81 il başsavcılığına yasa dışı bahis yazısı
Adalet Bakanlığı, "Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı" kapsamında 171 Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcılığına resmi yazı gönderdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yasa dışı bahis ve sanal kumarla mücadelede yeni bir süreci başlattığı bildirildi. Bakan Gürlek’in 11 Şubat 2026’da göreve başlamasının ardından, 16 Şubat’ta Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Bakan adına 171 Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcılığına "GÜNLÜDÜR" ibareli yazı gönderildiği doğrulandı. Bakan Gürlek, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "Yasa dışı bahis ve sanal kumarla mücadelemiz sonuna kadar devam edecek" ifadelerini kullanarak 81 il başsavcılığına özel yazı gönderildiğini duyurmuştu. 6 ayda bir zorunlu toplantı Cumhurbaşkanlığı’nın 31 Ekim 2025 tarihli, "Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı" doğrultusunda gönderilen talimatta; yasa dışı bahis ve kumar suçlarına ilişkin soruşturmalarda etkinliğin artırılması, uygulamada karşılaşılan sorunların tespiti ve çözümü ile kolluk ve adli birimler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi hedeflendi. Bu kapsamda her ağır ceza merkezinde, bilişim suçları alanında görevli cumhuriyet savcılarının katılımıyla emniyet ve jandarma birimleriyle birlikte en geç 6 ayda bir "Bilgilendirme ve Koordinasyon Toplantısı" yapılması talimatı verildi. İlk toplantının ise bir ay içinde gerçekleştirilmesi istendi. Para trafiği ve dijital deliller masada Toplantılarda özellikle; dijital materyallerin incelenmesi, delil toplama süreçleri, malvarlığına el koyma ve tedbir uygulamaları, istinaf ve temyiz kararları ve kurumlar arası bilgi paylaşımı başlıklarının ele alınacağı belirtildi. Toplantı sonuçlarının ise raporlanarak Adalet Bakanlığına gönderilmesi de zorunlu tutuldu. Suç gelirlerine odaklı mücadele Bakanlık kaynakları, yurt dışı merkezli bahis siteleri, kiralanan banka hesapları ve panel sistemleri üzerinden yürütülen yasa dışı bahis faaliyetlerine karşı kapsamlı bir çalışma başlatıldığını ifade etti. Ankara kulislerinde söz konusu adım, yasa dışı bahisle mücadelede, "Türkiye genelinde eş zamanlı ve kurumsal bir seferberlik" olarak değerlendiriliyor.
27 Şubat 2026 Cuma - 10:59
TÜRKYED Genel Başkanı Çelik: "Hayvan refahı artık yalnızca vicdani bir başlık değildir"
Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik, "Hayvan refahı artık yalnızca vicdani bir başlık değildir. Bu mesele doğrudan milli ekonomimizi ilgilendiriyor" dedi. TÜRKYED Genel Başkanı Çelik, Türkiye’nin en önemli ticaret ortaklarından Avrupa Birliği ile yürütülen ticari ilişkilerde hayvan refahının bağlayıcı kriter haline geldiğine dikkat çekti. Türkiye’nin iklim değişikliğinden yoğun şekilde etkilendiğini belirten Çelik, artan sıcaklık ve kuraklığın hayvanlarda stres oluşturduğunu, bunun da verim kaybına ve hastalık riskine yol açtığını söyledi. Refah odaklı barınak sistemleri, doğru havalandırma ve çevresel düzenlemelerin hem hayvan sağlığını hem de üretim sürdürülebilirliğini koruduğunu vurgulayan Çelik, refahı güçlendirmenin aynı zamanda üretimi korumaktan geçtiğini belirtti. Çelik, politika yapıcılar, akademi ve üreticiler arasında kurulacak güçlü iş birliğiyle mevzuatın güçlendirilmesi, eğitim programlarının yaygınlaştırılması ve etkin teşvik mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini de belirterek, Türkiye’nin hayvan refahı standartlarında daha ileri bir seviyeye taşınmasının mümkün olduğunu sözlerine ekledi. "Hayvan refahı artık yalnızca vicdani bir başlık değildir" Hayvan refahı uygulamalarının bir maliyet unsuru olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Çelik, "Hayvan refahı artık yalnızca vicdani bir başlık değildir. Bu mesele doğrudan milli ekonomimizi ilgilendiriyor. Üretim kalitesi, verimlilik, ihracat kapasiteleri ve uluslararası pazar erişimi hayvan refahı standartlarıyla yakından ilişkilidir. AB ülkelerinde üretim ve ithalat süreçlerinde hayvan refahı temel bir standarttır. Türkiye bu alandaki uygulamalarını güçlendirmezse, küresel pazarda rekabet avantajını zayıflatır. Güçlü üretim, güçlü standartlarla mümkündür. Hayvan refahı bir gider kalemi değildir. Uzun vadede verim artışı, kalite yükselişi ve ihracat avantajı sağlayan stratejik bir yatırımdır. Refahı ihmal eden üretim modeli, zamanla hem üreticiyi hem de ülke ekonomisini zarara uğratır" dedi.
27 Şubat 2026 Cuma - 10:45
MSÜ’ye 645 bin aday başvurdu
Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı (MSÜ) 1 Mart Pazar günü yapılacak. Sınava 645 bin 406 adayın başvurduğu açıklandı. Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı (MSÜ) 1 Mart Pazar günü yapılacak. 645 bin 406 adayın başvurduğu MSÜ, 81 ilde 133 sınav merkezinde düzenlenecek. Sınav için bin 467 bina ve 28 bin 879 salon kullanılacağı belirtilirken, sınavda adaylara ortaöğretim düzeyinde Türkçe (40 soru), Sosyal Bilimler (20 soru), Temel Matematik (40 soru) ve Fen Bilimleri (20 soru) testlerinden oluşan 120 soru sorulacak ve 165 dakika cevaplama süresi verilecek. Saat 10.15’te başlayacak ve saat 13.00’te sona erecek olan sınavda, adaylar saat 10.00’dan sonra sınav binalarına alınmayacak. İl ve ilçe nüfus müdürlükleri açık olacak Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlüklerinin sınav günü saat 07.00-10.00 arasında açık tutulacağı açıklandı. Adayların sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesi, ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr adresinde 19 Şubat tarihinden itibaren erişime açıldı. MSÜ’ye katılacak adayların Harp Okulları ikinci seçim aşamalarına katılabilmeleri için 2026 yılı Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) 1. oturumu olan Temel Yeterlilik Testi’ne ve YKS’nin 2. oturumu olan Alan Yeterlilik Testleri’ne (AYT) girmeleri gerektiği ifade edilirken, MSÜ’ye katılacak adayların Astsubay Meslek Yüksekokulları ikinci seçim aşamalarına katılabilmeleri için 2026 yılı Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) 1. oturumu olan Temel Yeterlilik Testi’ne (TYT) girmeleri gerektiği vurgulandı. Sonuçlar 26 Mart’ta açıklanacak Sınav sonuçları ise 26 Mart’ta açıklanacak. Sonuçların yalnızca sınavın yapıldığı yıl için geçerli olacağı vurgulandı. MSÜ sonuçlarının diğer yükseköğretim kurumlarına yerleştirme, yatay geçiş, dikey geçiş ve benzeri işlemlerde kullanılmayacağı belirtildi. "Sınav güvenliği için 7 bin 803 emniyet görevlisi sahada olacak" MSÜ hakkında açıklamalarda bulunan ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, sınavda güvenliğin üst seviyede olduğunu belirterek, "340 bin 514 kadın, 304 bin 892 erkek aday olmak üzere toplamda 645 bin 406 adayın başvurduğu 2026-MSÜ’de 84 bin 996 kişi görev alacak. Sınav güvenliği için 7 bin 803 emniyet görevlisi sahada olacak. Sınavlara başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutuldu. Bu kapsamda bin 336 aday bu haktan yararlandı. Sınava başvuran 87 engelli aday için uygun sınav ortamı oluşturuldu. Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı, gençlerimizin ülkemize hizmet edecek nitelikli askeri personel olma yolunda attıkları en önemli adımlardan biridir. Bu sınav, sadece akademik bilgiyi değil, aynı zamanda disiplinli çalışma alışkanlığını, azmi ve kararlılığı da ölçmektedir. Amacımız, her bir öğrencimizin eşit şartlar altında kariyer yolculuğuna başlamasını sağlamaktır. Gençlerimizin kendilerine güvenmelerini ve sınav günü sakin kalmalarını tavsiye ediyorum. Adaylarımız sınavdan bir saat önce sınav yerlerinde hazır bulunmalı. Yanlarında sınava giriş belgeleriyle geçerli kimlik belgelerini bulundurmayı unutmamalı. Sınava girecek adaylara başarılar, görevlilere de kolaylıklar dilerim" ifadelerini kullandı.
27 Şubat 2026 Cuma - 10:29
Kırmızı bültenle aranan 23 suçlu ve ulusal seviyede aranan 18 suçlu Türkiye’ye getirildi
İçişleri Bakanlığı kırmızı bültenle aranan 23 suçlu ile ulusal seviyede aranan 18 suçlunun yurtdışından Türkiye’ye getirildiğini bildirdi. İçişleri Bakanlığı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kırmızı bültenle aranan 23 suçlu ile ulusal seviyede aranan 18 suçlu olmak üzere toplam 41 suçlunun yurtdışından, Türkiye’ye getirildiğini duyurdu. Bakanlığın konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verildi: "Kırmızı bültenle aradığımız 23, ulusal seviyede aradığımız 18 suçlu olmak üzere toplam 41 suçlu; Gürcistan (27), Bulgaristan (5), Almanya (2), Arnavutluk, Azerbaycan, Belçika, Irak, İngiltere, Karadağ ve Slovenya’dan ülkemize geri getirildi. Kırmızı bültenle uluslararası seviyede arananlar; B.K., S.D., M.K., U.K., A.K.Ç., H.C., G.K.Ö.D., M.K., B.Y., R.A., D.K., T.G., H.K., R.K.S., E.O., A.G., Ü.D., T.S., B.A., S.A., R.R., S.K., Ö.G. Ulusal seviyede arananlar; E.Z., Y.Ş., M.Ş.A., M.H.A., M.E.K., H.K., Y.Y., Ü.K., V.T., K.A., U.A., S.A.M., K.A., U.Ö., Ö.G., Ü.Ö., M.Z., M.C. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı. EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve Terörle Mücadele Daire Başkanlıklarınca; yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdük. İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen ortak iş birliğiyle yakalanan şahısların ülkemize iadeleri sağlandı. Emeği geçen daire başkanlıklarımızı ve kahraman polislerimizi tebrik ediyoruz."
27 Şubat 2026 Cuma - 10:16
Yaşlı, engelli ve hasta vatandaşların ihtiyaçları için 5,1 milyar lira kaynak ayrıldı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, yaşlı, engelli ve hasta vatandaşların temel ve zaruri ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla sürdürülen Ulusal Vefa Programı için bu yıl 5,1 milyar lira kaynak ayrıldığını açıkladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki ‘Vefa Ekipleri’, Ramazan ayında da yaşlı, engelli ve ağır kronik hastalığı bulunan vatandaşlara yardım etmeye devam ediyor. İftar sofralarının kurulmasından ev ve kişisel temizliğe kadar pek çok alanda destek veren Vefa Ekipleri, temel ihtiyaçlarını kendi başına karşılamakta güçlük çeken bireylerin toplumsal hayata katılımlarının artırılması amacıyla 2022 yılından bu yana Ulusal Vefa Programı’nı yürütüyor. 5,1 milyar lira kaynak ayrıldı Program kapsamında öz bakımını yerine getiremeyen yaşlı, engelli ve ağır kronik hastalığı bulunan vatandaşlar düzenli aralıklarla evlerinde ziyaret edilerek, ihtiyaçları yerinde tespit edilip, gerekli destek sağlanıyor. Ramazan ayında da çalışmalarını sürdüren ekipler, talep olması halinde vatandaşların iftar yemeklerini hazırlıyor, ev temizliğini gerçekleştiriyor ve kişisel bakım süreçlerine destek oluyor. Yaşlı, engelli ve hasta vatandaşların temel ve zaruri ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla sürdürülen Ulusal Vefa Programı için ise bu yıl 5,1 milyar lira kaynak ayrıldığı açıklandı. Söz konusu kaynağın ocak, şubat ve mart aylarını kapsayan ilk çeyrek ödemesi olan 1,3 milyar lira Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına aktarılmıştı. Geçen yıl yaklaşık 128 bin vatandaşın yararlandığı Ulusal Vefa Programı ile bu yıl 132 bin kişiye ulaşılmasının hedeflendiği belirtildi.
27 Şubat 2026 Cuma - 00:09
Pursaklar’da Ramazan ayı coşkusu
Pursaklar Belediyesi, Ramazan ayı boyuncu vatandaşlara çeşitli etkinlikler düzenliyor. Ramazan ayında Pursaklar Belediyesi, ilahi, ezgiler ve birbirinden keyifli etkinliklerle, ilçe halkını buluşturuyor. Pursaklar Belediyesi, Ramazan ayında Yaşam Merkezi’nde gencinden yaşlısına tüm yaş grubuna hitap eden, birçok programı içerisinde barındıran etkinlikleri Pursaklar halkı ile buluşturuyor. 26 Şubat-15 Mart tarihleri arasında Pursaklar’da Ramazan etkinlikleri kapsamında, ilahi, ezgi, rap müziği, söyleşi ve şiir naat dinletisi, seymenler gösterisi, ebru sanatı, cam üfleme sanatı, kaliagrafi sanatı, çömlek sanatı, tokat baskısı, ahşap yakma sanatı, yüz boyama, minik ressamlar atölyesi, taş boyama atölyesi, hint kınası, bubble World, şişme oyun evi, air hockey, rodeo, uçan balon, nostaljik salıncak, kinetik kum alanı, yetenek parkuru, kara tahta boyama, kapla alanı, geoboard, puzzle bloklar ve konserler başta olmak üzere her gün birçok gösteri düzenliyor.
26 Şubat 2026 Perşembe - 23:15
Bakan Gürlek: "Avukatlık kanunu daha kapsamlı bir şekilde ele almak için çalışmaya başladık"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, avukatlık mesleğinin güçlenmesi için yalnızca tekil düzenlemelerin yeterli olmayacağını konunun bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirterek, "Bu maksatla Avukatlık kanunu daha kapsamlı bir şekilde ele almak için çalışma yapmaya ivedilikle başladık" dedi. Bakan Gürlek, Ankara 2 No’lu Barosunun düzenlediği iftar programına katıldı. Programda konuşan Bakan Gürlek, mülkün temelinin adalet, adaletin temelinin ise savunma hakkı olduğunu söyledi. Bakan Gürlek, avukatlık mesleğinin güçlenmesi için yalnızca tekil düzenlemelerin yeterli olmayacağını konunun bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Bakan Gürlek, "Bu maksatla Avukatlık Kanunu daha kapsamlı bir şekilde ele almak için çalışma yapmaya ivedilikle başladık. Yargı reformu strateji belgesinde savunmanın güçlendirilmesinin temel hedeflerinden biri olarak önümüzdeki dönemde Avukatlık Kanununu güncelleyecek avukatların birlik, beraberlik ve belge temin yetkilerini genişletecek, stajyer avukatlara destek verecek düzenlemeler yapacağız. Amacımız avukatların mesleğini güven içinde saygınlıkla ve etkin şekilde icra edebileceği bir ortamı hazırlamaktır. Savunmanın güçlenmesi, yargının güçlenmesidir. Yargının güçlenmesi ise adaletin güçlenmesidir" dedi. Avukatlar yalnızca müvekkillerini temsil etmediğini aynı zamanda hukuk devletinin teminatı olduğunu anlatan Bakan Gürlek, arabuluculuk ve uzlaştırma gibi uygulamalarda elde edilen başarılarda avukatların rolünün çok büyük olduğunu kaydederek, "Son yıllarda avukatlık mesleğini güçlendirmek için önemli adımlar attık. Hukuk mesleklerine giriş sınavını getirdik. Hukuk fakültelerine, kaliteyi arttıracak düzenlemeler yaptık. E-duruşma sistemini hayata geçirerek avukatların yargılamalarda bulundukları yerden katılmasını sağladık. UYAP entegrasyonunu genişlettik. Bazı avukatlık hizmetlerindeki KDV oranını düşürdük. Mesleğe yeni başlayan avukatlar için baro keseneği muafiyeti ve finansman desteği imkanı getirdik. Adli yardım gelirlerini arttırdık. Bunlar savunmanın sesine kulak verilerek hayata geçirilmiş düzenlemelerdir" diye konuştu.
26 Şubat 2026 Perşembe - 23:02
AK Parti’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın doğum gününe özel video klip
AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum günü dolayısıyla bir video klip paylaştı. AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığı tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın doğum günü nedeniyle bir video klip paylaşıldı. İzleyenleri Erdoğan’ın lise yıllarına götüren klip, genç bir öğrencinin katıldığı şiir yarışmasında yaşadığı bir anıyı merkezine alıyor. Karşılaştığı tüm provokasyonlara ve engelleme girişimlerine rağmen sahneyi terk etmeyen ve birinciliği göğüsleyen o gencin kararlılığı, izleyiciye aktarılıyor. Videonun en vurucu ve duygusal anı ise geçmişle bugünün kesiştiği noktada yaşanıyor. Lise yıllarındaki genç Erdoğan ile bugünün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ının birbirlerini selamladığı o sahne; davanın, istikametin ve sarsılmaz iradenin yıllar içindeki sürekliliğini gözler önüne seriyor. Tanıtım ve Medya Başkanlığı tarafından dün yayımlanan "Nice Yıllara Reis" isimli doğum günü şarkısı ile klibinin ardından gelen bu ikinci video, Erdoğan’ın doğum günü içerik serisini gösterdi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 22:25
CHP Genel Başkanı Özel: "Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 1970’lerin başından beri Filistin meselesine, Filistin’in birliği, bütünlüğü, özgürlüğü, doğu Kudüs’te iki devletli bir yapının savunulması, bağımsız Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Ankara İl Örgütünce gerçekleştirilen iftar programına katıldı. Çankaya Zübeyde Hanım Sosyal Tesisinde konuşan Özel, Ramazan ayının mübarek olmasını diledi. Özel, "Bir siyasi partiyi gençleştirmek önemli, gençlerle buluşturmak önemli. Ama bir siyasi partiyi bir yaşta olan, yaşayan bir organizma olarak görmemek lazım. Bir orman gibi görmek lazım; en genç fidelerinden, en köklü ağaçlarına, en tecrübeli olan dallarına kadar" diye konuştu. "Siyasi tarihimizin en büyük saldırılarından bir tanesi ile karşı karşıyayız" Özel, "Bugünlerde yapılan her konuşmada, her sohbette, ele mikrofon alınca yapacağınız her söylemde mutlaka içinde adalet oluyor, adalet olmadan bir şey konuşmak mümkün değil. En başta hiç şüphe yok ki siyasi tarihimizin en büyük saldırılarından bir tanesi ile karşı karşıyayız. CHP ile hizmette yarışacak takati kalmayanlar, CHP’yi itibarsızlaştırmak, belediye başkanlarını itibarsızlaştırmak ve siyasi olan ama yargı eliyle yürütülen birtakım davalar ya da dava tehditleri üzerinden milletin verdiği desteği, gösterdiği teveccühü görmezden gelmek, dikkatleri başka yere çekmek, sulandırmak ve milletin CHP’ye yönelişine bir set çekmeye çalışıyorlar. Bunun karşısında şüphesiz büyük bir cesaret, kararlılık, birlik ve beraberlik içinde mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Biz var oldukça da kimse Cumhuriyet’e, kazanımlarına, değerlerine el uzatamayacak" Özel, her zorluğa karşı ayakta kaldıklarını vurgulayarak, "Biz savaş meydanlarında kurulmuş, darbelerde kapanmış ve ilk fırsatta tekrar açılmış ve genel başkanları hapis yatmış, il başkanları siyasi cinayetlere, ilçe başkanları, üyeleri siyasi cinayetlere kurban gitmiş ama bir santim eğilmemiş bir siyasi geleneğiz. Cumhuriyet’ten önce vardık, Cumhuriyet oldukça da var olacağız. Biz var oldukça da kimse Cumhuriyet’e, kazanımlarına, değerlerine el uzatamayacak. Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir parti" şeklinde konuştu. "Türkiye İttifakı, içinde Türkiye’nin bütün demokratlarını barındırır" CHP’nin bünyesinde barındırdığı tüm çeşitliliklerden güç aldığını söyleyen Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Cumhuriyet Halk Partililer, bir yaşam biçiminin tek başına tercih eden insanların oluşturduğu bir yapıdan değil, Anadolu’nun bütün renklerini, bütün inançlarını, bütün mezheplerini, bütün yaşam biçimlerini içinde barındıran ama ülkenin bölünmez bütünlüğü, ay yıldızlı al bayrak ve kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk sevgisinde birleşen koca bir ailedir. Bu ailenin varlığı, son girdiğimiz yerel seçimlerde ay yıldızlı al bayrağımızdan rengini alan Türkiye İttifakı’na katılmıştır. Türkiye İttifakı, içinde Türkiye’nin bütün demokratlarını barındırır. Türkiye İttifakı, sosyal demokratların, muhafazakar demokratların, milliyetçi demokratların, liberal demokratların, Kürt demokratların bir arada olduğu, bir arada yaşamı savundukları, ülkenin varlığı, birliği, bütünlüğü için hep birlikte olan, ülkedeki herkesin inancına saygılı, inancını yaşamasına saygılı, tüm özgürlüklerin teminatı ve Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında bir kez daha yüzyıl öncesinde olduğu gibi tüm Anadolu’yu ve Trakya’yı kapsayan, kucaklayan milletin kol kola girerek ayağa kalktığı, bütün zorluklardan, bütün kuşatmalardan birlikte kurtuldukları bir süreci yeniden yaşamanın adıdır." "Hep birlikte çok güzel günlere omuz omuza, kol kola yürümeye kararlıyız" Özel, omuz omuza yürümeye kararlı olduklarını vurgulayarak, "Biz Türkiye olarak biriz, beraberiz. Ülkemizle, vatanımızla, milletimizle, bayrağımızla, Atatürk’ümüzle birlikte bundan sonraki süreçte Türkiye’nin yüzde 90, 95’i olarak, bu büyük aile olarak aramıza nifak sokmaya çalışanlara, farklılıklardan kavga çıkarmaya çalışanlara, sürtüşmeden tansiyon, tansiyondan siyasi nema çıkarmaya çalışanlara karşı biz birbirimizi seviyoruz ve hep birlikte çok güzel günlere omuz omuza, kol kola yürümeye kararlıyız. Biz Türkiye’yiz ve Türkiye’yi çok seviyoruz" açıklamasında bulundu. "Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz" Türkiye olarak 1970’lerin başından beri Filistin için verilen mücadeleye destek olduklarını aktaran Özel, şu ifadeleri kullandı: "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 1970’lerin başından beri Filistin meselesine, Filistin’in birliği, bütünlüğü, özgürlüğü, doğu Kudüs’te iki devletli bir yapının savunulması, bağımsız Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz. Buna uluslararası dünya da onunla birlikte Türkiye de vermesi gereken en sert reaksiyonu doğru zamanda vermedi. Ortaya çıkan tabloda kimse masum değil. Ama şimdi Trump‘ın Amerika’nın başına yeniden gelmesiyle, Gazze’ye dönük bakıp ‘Buraları güzelmiş. Orada Filistinlilere yer yok. Etraftaki Müslüman ülkelere onları dağıtacağım. Oraya kocaman oteller yapacağım, kumarhaneler açacağım. Plajları çok güzel. Önünde de çok petrol var, hidrokarbon var. Orayı istiyorum’ dediği yer Gazze. Şimdi bir Gazze Barış Planı ortaya attı. Bir heyete uluslararası camiayı davet etti. Aklı başında, gerçek Filistin dostu, Amerika’dan korkmayan, bir takım çıkar ilişkileri içinde olmayan ülkeler bu işe mesafe koydular."
26 Şubat 2026 Perşembe - 22:18
AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Afganistan ile Pakistan arasında yaşanan gerginliği endişeyle takip ediyoruz"
AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, "Afganistan ile Pakistan arasında yaşanan gerginliği endişeyle takip ediyoruz. İki dost ve kardeş ülke arasındaki sorunların diplomasi yoluyla çözülmesini temenni ediyoruz" dedi. AK Parti Genel Başkan Vekili Ala, Afganistan ile Pakistan arasında yaşanan gerginlikle ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Afganistan ile Pakistan arasında yaşanan gerginliği endişeyle takip ediyoruz. İki dost ve kardeş ülke arasındaki sorunların diplomasi yoluyla çözülmesini temenni ediyoruz. Türkiye, krizlerin ancak yapıcı diplomasi ve karşılıklı güvenin güçlendirilmesiyle mümkün olduğuna inanmaktadır. Bu çerçevede Türkiye, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi ve istikrarın yeniden tesis edilmesi için her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazırdır" ifadelerini kullandı.
26 Şubat 2026 Perşembe - 22:18
Bakan Kurum: "COP31, iklim eyleminde bir dönüm noktası olacak"
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "COP31, yalnızca bir konferans olmayacak, iklim eyleminde bir dönüm noktası olacak. COP31, kararların yazıldığı bir toplantı dışında; kararların hayata geçtiği bir zirve olsun istiyoruz" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bugün düzenlenen COP31 Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısı’na katıldı. Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede toplumsal sahiplenmeyi ve uluslararası iş birliğini artırma kararlılığını ele alan Kurum, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği adaylığı sürecinde, bu organizasyonun yalnızca teknik bir süreç olmadığını, toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren bir meseleye dönüştüğünü ifade etti. "Bu organizasyona talip olduğumuzda ülkemizin kabiliyetine inandık" Bakan Kurum, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 sürecinin en kritik aşamalarından birine katkı sunmak üzere toplantıya katılacaklarını dile getirdi. Toplantı vesilesiyle başlatılan istişare sürecinin COP31 konferansı sonuna kadar devam edeceğini vurgulayan Bakan Kurum, "Bu organizasyona talip olduğumuzda ülkemizin aslında bu konudaki gücüne kabiliyetine ve buradaki değerli katılımcılarımızın potansiyeline de inandık. Türkiye’nin ilk iklim şurasını düzenlerken ilk iklim kanunumuzu çıkartırken, sıfır atık projesini hayata geçirirken, deprem bölgesinde dünyaya örnek olacak bir inşa seferberliği yürütürken nasıl bir dayanışma gösterdiysek bu tarihi yolculukta da yine çözüm ortağımız olarak sizlerle birlikte yola çıkmak istiyoruz" açıklamasında bulundu. "Görüşmelerde COP31 için ortak bir vizyon oluşturma doğrultusunda beklentilerimizi burada değerlendirdik" COP31 kapsamında şu ana kadar yapılmış olan çalışmalara ilişkin bilgilendirmelerde bulunan Kurum, şu ifadelere yer verdi: "COP31 toplantısı için Antalya EXPO alanını tasarladık ve hızlı bir şekilde de saha çalışmalarını başlattık. Geçtiğimiz hafta İstanbul’da iki günlük çok önemli bir hazırlık toplantısı gerçekleştirdik. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekreteryası yine burada müzakereleri yürütecek olan COP31 Başkanlığıyla istişare içerisinde yürütecek olan Avustralyalı kardeşlerimiz dostlarımız ve bir önceki dönem COP başkanımız Brezilya ve yine dost ve kardeş Azerbaycan’dan gelen misafirlerimizle birlikte gerçekten önemli bir çalışma ortaya koyduk. Bütünleşik, stratejik misyon çalışmamızı ortaya koyduk ve görüşmelerde COP31 için ortak bir vizyon oluşturma doğrultusunda beklentilerimizi ve önceliklerimizi burada değerlendirdik tabii artık somut hedeflerin somut adımlarla desteklenmesi gerektiği yönünde kararlılığımızı da ortaya koyduk." "Birinci Stratejik Misyon çalışmamızı ortaya koyduk" Bakan Kurum, katılımcılara COP31 sürecinde yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi: "Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle COP31 Başkanı olarak atandıktan hemen sonra kurumsal kapasitemizi sürece uyumlu hale getirmek için çalışmalar ortaya koyduk. COP31 Başkanlık Ofisimizi kurduk, organizasyon şemamızı belirledik. Bütün bakanlıklarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, istişare kurulumuzda bulunan tüm arkadaşlarımızla birlikte COP31’de herkesin dinlendiği, herkesin sözünün, ifadesinin dikkate alındığı bir süreci yürütmek istiyoruz. COP31 toplantısı için Antalya EXPO alanını tasarladık ve hızlı bir şekilde saha çalışmalarını başlattık. Geçtiğimiz hafta İstanbul’da 2 günlük çok önemli bir hazırlık toplantısı gerçekleştirdik. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası, Avustralya, Azerbaycan ve Brezilya’dan gelen misafirlerimizle birlikte önemli bir çalışma ortaya koyduk. Birinci Stratejik Misyon çalışmamızı ortaya koyduk. Görüşmelerde COP31 için ortak bir vizyon oluşturma doğrultusunda beklentilerimizi ve önceliklerimizi değerlendirdik. Artık somut hedeflerin somut adımlarla desteklenmesi gerektiği yönündeki kararlığımızı açıkça ortaya koyduk." "Hayvanlar öldürülecek, yapay et verilecek’ gibi sosyal medyada dönen konulara da hep birlikte şahitlik ettik" Bakan Kurum, iklim değişikliği kanunu çıkarılırken bir takım spekülasyonlara da yer verildiğini belirterek, "Türkiye’de iklim kanunu çıkarırken işte acaba burada ‘hayvan yetiştiriciliği ile ilgili bir kısıt mı gelecek’ veya ‘hayvanlar öldürülecek, yapay et verilecek’ gibi sosyal medyada dönen konulara da hep birlikte şahitlik ettik. Yine havayla ilgili ücret alınacağından tutun da üretimle ilgili belli kısıtların getirileceğine kadar birçok konu maalesef gündem dışı konular kanun sürecinde ülkemizin gündemine geldi. Tam bu noktada hep birlikte 1,3 santigrat derece dediğimiz 1,5 santigrat derece hedefi doğrultusunda tüm dünyanın ortak olarak ortaya koymuş olduğu bu mücadeleyi hep birlikte yüksek bir sesle dile getirmemiz ve bu farkındalığı evimizde sokağımızda mahallemizde arttırmamız gerektiğini net bir şekilde tabi ifade ettik" diye konuştu. "Artık mesele o belirlediğimiz hedefleri sahaya indirmek ve uygulamayı hızlandırmak" COP31 sürecini üç temel değer üzerine inşa ettiklerini kaydeden Bakan Kurum, "Diyalog, uzlaşı ve aksiyon. Bu üç başlığı açmadan önce şunun altını çizmem gerekiyor. Bugün iklim krizinde yeni bir eşiğin içindeyiz. Dünya artık iklim değişikliğine karşı bekleme lüksünü kaybetmiştir. Artık mesele sadece hedef belirlemek değildir. Artık mesele; hedefleri sahaya indirmek ve uygulamayı daha da hızlandırmaktır. Başkanı ve ev sahibi olduğumuz COP31 tam da bu anlayışla icra edilecektir. Nihai hedeflere ulaşmak, alınan kararları somut bir şekilde hayata geçirmek için yatırım, politika uyumu, kamu-özel sektör iş birlikleriyle desteklenen somut uygulamaları destekleyeceğiz. Daha kararlı adımlar atacağız. Yaklaşımımız tek ses değil diyaloğa; ayrılığa değil uzlaşıya, durağanlığa değil aksiyona dayalı olacak. Artık, söz değil, eylem zamanı diyeceğiz. Bugüne kadar konuşulanları uygulamaya geçirme çağrısı yapacağız" dedi. "Bu süreçlerin başarısı STK’ların güçlendirilmesine bağlı" Bakan Kurum, COP31’e yalnızca bir diplomatik toplantı olarak bakmadıklarının altını çizerek, "COP31’i uygulamanın hızlandığı, güvenin tüm dünya ülkeleri nezdinde yeniden tesis edildiği ve somut sonuçların üretildiği bir dönüm noktası olarak görüyoruz. COP31 vizyonumuzu da ‘Geleceğin COP’u: Uygulama COP’u’ üzerine inşa ediyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımızdan beklentimiz çok yüksek çünkü bu sürecin en önemli aktörleri sizler olacaksınız. Her ne kadar COP süreçleri devletlerin müzakere meselesi olsa da bu manada bu masada yer aldığı platformlarda bu süreçlerin başarısı sivil toplum kuruluşlarımızın da güçlendirilmesine bağlıdır. Dünyanın COP31’den beklentilerinin yüksek olduğunu biliyoruz. Bu dönemde potansiyelimizi daha da geliştirme imkanına sahibiz. İşte hep birlikte bu beklentileri doğru okuyarak, taraflar arasında güven inşa ederek ve etkili sonuçlar üreterek katkı sunacağımıza inanıyorum" ifadelerini kullandı. "Bu süreçlerin başarısı STK’ların güçlendirilmesine bağlı" Bakan Kurum, COP31’e yalnızca bir diplomatik toplantı olarak bakmadıklarının altını çizerek, "COP31’i uygulamanın hızlandığı, güvenin tüm dünya ülkeleri nezdinde yeniden tesis edildiği ve somut sonuçların üretildiği bir dönüm noktası olarak görüyoruz. COP31 vizyonumuzu da ‘Geleceğin COP’u: Uygulama COP’u’ üzerine inşa ediyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımızdan beklentimiz çok yüksek çünkü bu sürecin en önemli aktörleri sizler olacaksınız. Her ne kadar COP süreçleri devletlerin müzakere meselesi olsa da bu manada bu masada yer aldığı platformlarda bu süreçlerin başarısı sivil toplum kuruluşlarımızın da güçlendirilmesine bağlıdır. Dünyanın COP31’den beklentilerinin yüksek olduğunu biliyoruz. Bu dönemde potansiyelimizi daha da geliştirme imkanına sahibiz. İşte hep birlikte bu beklentileri doğru okuyarak, taraflar arasında güven inşa ederek ve etkili sonuçlar üreterek katkı sunacağımıza inanıyorum" diye konuştu. "Türkiye iklim krizi kaynaklı sorunlara karşı çözümün adresi oldu" COP31’e ev sahipliği yapacak olan Türkiye’nin başarısının arkasında iklim kriziyle mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalar olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye yalnızca sözünün gücüyle değil; duruşuyla, vizyonuyla, eylemleriyle ve temsil ettiği köklü sistemiyle ayakta duran ve dünyaya yön veren; çözümün, diyaloğun ve uzlaşmanın merkezi haline gelmiştir. Türkiye tüm dünyada, iklim krizinden kaynaklanan sorunlara karşı çözüm üretmenin de adresi olmuştur. Bugün karşı karşıya olduğumuz iklim krizinin aciliyeti, bize şunu açıkça göstermektedir: Her seviyede çok taraflılık, tüm zorluklara rağmen insanlığın ortak geleceğini koruyabilmek adına yegane ve meşru en etkili zemin olacaktır. İnsanlık için onurlu çıkışın yolu burada alınacak olan kararlar ile mümkün olacaktır. Türkiye bir yandan iklim adaleti, adil geçiş, insani diplomasi yaklaşımı ile kalkınma arayışında olan ülkelerin sesi olurken diğer yandan yeşil ekonomi, yeşil enerji, hakkaniyet, kayıp zarar fonu gibi önerilerle gelişmiş ülkeleri sorumluluk almaya davet edecektir. Çünkü bize göre, iklim değişikliğiyle mücadele, hayatı kısıtlamak, büyümelerine, gelişmelerine engel olmak değildir. Halkın bu kalkınmadan yoksun bırakılması değildir. Burada refahı tüm dünya geneline yayan, gıdaya, suya, enerjiye erişimi ve adaleti sağlayan bir devrimdir." "COP31, iklim eyleminde bir dönüm noktası olacak" İklim kriziyle mücadelede Türkiye’nin sorumluluğunun büyük olduğuna işaret eden Bakan Kurum, "İnsanlık gemisini güvenli limanlara ulaştırmanın sorumluluğu bizi bekliyor. "İnsanlık, insanlığı bekliyor; Türkiye’yi bekliyor." Türkiye olarak küresel iklim mimarisini ve diplomasisini ülkelerin gündelik siyasetinden etkilenen değil, siyaset üstü bir yaklaşımla inşa edeceğiz. COP31, yalnızca bir konferans olmayacak, iklim eyleminde bir dönüm noktası olacak. COP31, kararların yazıldığı bir toplantı dışında; kararların hayata geçtiği bir zirve olsun istiyoruz. İnanıyorum ki, bunu da birlikte başaracağız. Güven inşa edeceğiz. Uzlaşı sağlayacağız. Sahada koyduğumuz hedefler doğrultusunda sonuç alacağız. Ben bu süreçte sizleri iklim diplomasisinin gönüllü elçileri olmaya davet ediyorum. Ve bu tarihi fırsatı; dünyaya bir iz bırakmak üzere birlikte değerlendirelim" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder