Yerel Haberler
Ankara
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 23:39 10 ülkenin dışişleri bakanlarından İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesi hakkında ortak açıklama Türkiye, Bangladeş, Brezilya, Endonezya, İspanya, Kolombiya, Libya, Maldivler, Pakistan ve Ürdün dışişleri bakanları tarafından İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırılarına ilişkin ortak açıklama yapıldı. 10 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti, Bangladeş Halk Cumhuriyeti, Brezilya Federal Cumhuriyeti, Endonezya Cumhuriyeti, İspanya Krallığı, Kolombiya Cumhuriyeti, Libya Devleti, Maldivler Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Ürdün Haşimi Krallığı Dışişleri Bakanları, Filistin halkının maruz kaldığı insani felakete uluslararası toplumun dikkatini çekmeyi amaçlayan barışçıl sivil bir insani girişim olan Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail’in mükerrer saldırılarını en güçlü şekilde kınamaktadır" denildi. Bakanların filoda bulunanların can güvenliğinden endişe ettiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bakanlar, uluslararası sularda önceki filolara yönelik İsrail müdahalelerini derin endişeyle hatırlamakta ve sivil gemiler ile insani yardım aktivistlerini hedef alan düşmanca eylemlerin sürdürülmesini kınamaktadır. Gemilere yönelik saldırılar ve aktivistlerin keyfi şekilde alıkonulması da dahil olmak üzere söz konusu saldırılar, uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlalini teşkil etmektedir. Bakanlar, filoda yer alan sivillerin emniyet ve güvenliğine ilişkin ciddi endişelerini ifade etmekte ve alıkonulan tüm aktivistlerin derhal serbest bırakılması ile haklarına ve onurlarına tam anlamıyla saygı gösterilmesi çağrısında bulunmaktadır." Açıklamada, "Bakanlar ayrıca barışçıl insani girişimlere yönelik mükerrer saldırıların uluslararası hukuk ile seyrüsefer serbestisine yönelik süregelen kayıtsızlığın yansıması olduğunu vurgulamaktadır. Bakanlar, uluslararası topluma hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirme, sivillerin ve insani misyonların korunmasını sağlama ve cezasızlığın sona erdirilmesi ile söz konusu ihlaller bakımından hesap verebilirliğin temini amacıyla somut adımlar atma çağrısında bulunmaktadır" denildi.
TVHB Başkanı Eroğlu: "(Aydın’da veteriner olmayan birinin hayvana sezaryen yapmaya çalışması) Hayvancılığımızın geleceği açısından önemli bir risk"
16 Şubat 2026 Pazartesi - 12:38 TVHB Başkanı Eroğlu: "(Aydın’da veteriner olmayan birinin hayvana sezaryen yapmaya çalışması) Hayvancılığımızın geleceği açısından önemli bir risk" Türk Veteriner Hekimler Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, Aydın’da veteriner olmayan bir vatandaşın hayvana sezaryen yapmaya çalışması olayına ilişkin, "Bu hayvancılığımızın geleceği açısından da sürdürülebilirliği açısından da bir önemli bir risk, bir tehdit unsuru taşıyor. Bizim arzumuz, talebimiz herkes kendi mesleğini yapsın" dedi. TVHB Başkanı Eroğlu, Aydın’da veteriner olmayan birinin hayvana sezaryen yapmaya çalışmasıyle ilgili yaptığı açıklamada, mevzuata göre hayvan hastalıklarına müdahalenin yalnızca veteriner hekimler tarafından yapıldığını hatırlatarak, "Bu konu ötelenemez, görmezden gelinemez, asılsız mazeretlere de sığınılacak bir konu değil. Bir ekmek bıçağıyla hayvanın karnını daha sonra rahmini kesmek suretiyle yavruyu kurtarmak gibi bir müdahale asla kabul edilemez" dedi. Veteriner hekimlerin icrasının kanunla ifade edildiğini dile getiren Eroğlu, "Kanunun birinci maddesi veteriner hekim kimdir onu tanımlıyor. Yine 6343 sayılı kanunun 11’inci maddesi aynen şöyle; ‘Veteriner hekim bulunan şehir kasaba ve köylerde veteriner hekim olmayan her türlü hayvan hastalıklarını bahane ve tedavi etmeleri, hayvanlar üzerinde ameliyat yapmaları yasaktır’. Yine kanunun 68’inci maddesi bu kanunun 11’inci maddesinde yazılı vasıflara aiz olmayıp da veteriner hekimlik yapan ve hayvan hastalıklarını tedavi yolda bulunanlar 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır" açıklamasında bulundu. "Herkes hangi eğitim almışsa onun mesleğini yapıyor" Ülkenin çeşitli yerlerinde benzer olayların yaşandığını söyleyen Eroğlu, "Veteriner hekim olmayan insanlar hayvan hastalıklarını, hayvan tedavisine işte böyle doğum gibi durumlara müdahale ediyorlar. Bunu kesinlikle kabul etmemiz mümkün değil. Herkes hangi eğitim almışsa onun mesleğini yapıyor. Dolayısıyla da bunların muhatabı veteriner hekimlerdir" diye konuştu. "Bu olayların bir kez daha ülkemizde yaşanmaması için hangi yaptırımlar gerekiyorsa bunların ivedilikle yapılması lazım" Bu tür olayların yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması gerektiğine dikkati çeken Eroğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Bu olayların bir kez daha ülkemizde yaşanmaması için yetkili merciler olayın araştırılması, soruşturulması ve idari, adli hangi yaptırımlar gerekiyorsa bunların ivedilikle yapılması lazım. Bu konuyla ilgili bakanlık kurum ve kuruluşlarla da bir kez daha bu olay üzerine gerekli görüşmeyi yapıp müracaatlarımızı bir kez daha yenileyeceğiz ve bu görüntülerden ülkemizin kurtulması lazım. Bu olaylar ya da müdahaleler hem bizim mesleğimizin saygınlığını, hayvan insan sağlığını, hayvan haklarını, hayvan refahını kesinlikle tehdit eden hususlar. O açıdan önemsiyoruz ve bir kez daha tüm yetkilileri göreve çağırıyoruz." "Hayvancılığımızın geleceği açısından da sürdürülebilirliği açısından da önemli bir risk" Buzağının yaşadığı bilgisini paylaşan Eroğlu, "Aydın Veteriner Hekimler Odası Başkanımızdan aldığımız bilgiye göre buzağının yaşadığını ifade ettiler. Hadise öğle saatlerinde oluyor. Bahsedilen ilçede, birçok serbest veteriner hekim arkadaşımız var. Kaldı ki gece hangi saat olursa olsun veteriner hekimler her zaman göreve hazır. Zaten veteriner hekimlik mesleğinin riskli, meşakkatli bir meslek olduğunu ifade ederken gecesi, gündüzü, cumartesi, pazar yoktur. Bir doğum vakası hem yavrunun hayatı hem annenin hayatı. Bu hadisede anne hayatını kaybetti, yavru yaşıyor. Bu hayvancılığımızın geleceği açısından da sürdürülebilirliği açısından da bir önemli bir risk, bir tehdit unsuru taşıyor. Bizim arzumuz, talebimiz herkes kendi mesleğini yapsın" dedi.
Sağlık-Sen’den afiliasyon sistemine yönelik çalıştay
16 Şubat 2026 Pazartesi - 10:36 Sağlık-Sen’den afiliasyon sistemine yönelik çalıştay Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen), sağlık sisteminin önemli başlıklarından biri olan Sağlık Bakanlığı-üniversite ortak kullanım (afiliasyon) modelini kapsamlı bir çalıştayla ele aldı. Sağlık-Sen Hekim Komisyonu tarafından Sağlık Bakanlığı ile üniversiteler arasında imzalanan Afiliasyon Protokolü kapsamında ortak kullanılan hastanelerde yaşanan sorunların ele alındığı ’Sağlık Bakanlığı-Üniversite Ortak Kullanım Çalıştayı’ gerçekleştirildi. Çalıştaya, Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Mustafa Kasım Karahocagil, Tıp Fakültesi Dekanı Ali Güneş, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mücella Arıkan Yorgun, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hanifi Körkoca ile akademisyenler ve hekimler katıldı. "Ülke kaynakları açısından afiliasyon önemli" Çalıştayda konuşan Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, afiliye hastanelerinin sorunlarını yakından bildiğini belirterek, "Ben bir hekimim. Hem üniversite hastanelerinde hem de ortak kullanılan afiliye hastanelerde çalıştım. Afiliye olan hastanelerde birlikte kullanımdan kaynaklanan sorunlar yaşanıyor. Afiliasyonun doğru bir sistem olduğuna inanıyorum. Ülke kaynaklarının verimli kullanılması açısından afiliasyon önemli. Ancak burada mevzuattan, uygulamalardan kaynaklanan sorunlar yaşanıyor. Bunların konuşulup tartışılması gerekiyor" dedi. "Sağlık-Sen’in bu konuyu sahiplenmesi çok önemli" Sağlık-Sen’in konuyu gündeme taşımasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Karahocagil, sendikanın ve Hekim Komisyonu’nun bu alandaki çalışmalarını önemli bulduklarını ifade ederek şöyle konuştu: "Sağlık-Sen gibi güçlü bir sendikal yapının bu konuyu sahiplenmesi bizim için çok kıymetli. Bu çalıştaydan çıkacak sonuçların afiliasyon sisteminin, sağlık hizmetinin ve tıp eğitiminin daha nitelikli hale gelmesine katkı sağlayacağına inanıyorum." İki başlıkta sorunlar masaya yatırıldı Açılış konuşmalarının ardından oluşturulan iki ayrı masada katılımcılar; akademisyenlerin Özlük Hakları ve Asistan-Uzman-Akademisyen İlişkileri başlıklarında yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini değerlendirdi.
Uzmanından uyarı: "Her tiroid kanseri ameliyat gerektirmez"
16 Şubat 2026 Pazartesi - 10:27 Uzmanından uyarı: "Her tiroid kanseri ameliyat gerektirmez" Güven Hastanesi Genel Cerrahi Bölümünden Prof. Dr. Hüsnü Hakan Mersin, tiroid kanserine ilişkin, "Her tiroid kanseri ameliyat gerektirmez. Papiller tiroid kanserinde tümör 1 santimetreden küçük, tek odaklı ve yayılım yoksa tiroidin sadece ilgili yarısının alınması yeterli olabilir" dedi. Güven Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Hüsnü Hakan Mersin, tiroid kanserine ilişkin açıklamalarda bulundu. Mersin, her tiroid kanserinin ameliyat gerektirmediğini, papiller tiroid kanserinde tümör 1 santimetreden küçük ise, ilgili yarısının alınmasının yeterli olabileceğini vurguladı. "Yayılım yoksa tiroidin sadece ilgili yarısının alınması yeterli olabilir" Tümörün tipine, boyutuna, yayılımına ve hastanın özelliklerine göre planlandığını belirten Mersin, "Her tiroid kanseri ameliyat gerektirmez. Papiller tiroid kanserinde tümör 1 santimetreden küçük, tek odaklı ve yayılım yoksa tiroidin sadece ilgili yarısının alınması yeterli olabilir. Son yıllarda düşük riskli bazı hastalarda daha sınırlı cerrahiler ya da cerrahi dışı yöntemler gündeme geldi. Tüm tiroid kanserleri aynı özelliklere sahip olmamakla birlikte standart tedavi, cerrahi olarak tiroid bezinin tamamının çıkarılmasıdır. Ancak son yıllarda düşük riskli bazı hastalarda daha sınırlı cerrahiler ya da cerrahi dışı yöntemler gündeme gelmiştir. Örneğin, en sık görülen tiroid kanseri olan papiller tiroid kanserinde tümör 1 santimetreden küçükse, tek odaklıysa ve çevre dokulara veya uzak organlara yayılım yoksa sadece tiroidin ilgili yarısının alınması yeterli olabilir" ifadelerini kullandı. "Ablasyon tedavileri de alternatifler arasındadır" Papiller tiroid kanseri 1 santimetrenin altında olan bazı hastalarda, cerrahi yerine düzenli ultrason kontrolleriyle yapılan aktif izlemin alternatif bir seçenek olabileceğini vurgulayan Mersin, "Aktif izlemin ne kadar devam etmesi gerektiği henüz net değildir. Aktif izlem altında olan hastaların bir kısmında takip sırasında cerrahi tedavi gerekebilir. Ayrıca uygun özelliklere sahip, düşük risk grubunda bulunan ve dikkatlice seçilmiş papiller tiroid kanserli hastalarda, deneyimli merkezlerde uygulanabilecek ablasyon tedavileri de alternatifler arasındadır. Ancak bu konudaki çalışmalar sınırlıdır; uzun dönem sonuçlarıyla ilgili yeterli ve güvenilir kanıtlar bulunmamaktadır. Bu uygulamaların yaygınlaşabilmesi için ek çalışmalara ihtiyaç vardır" cümlelerine yer verdi. Doğru tedavi, bilimsel ve kanıta dayalı olmalı Mersin, boyutu 2 santimetrenin üzerinde olan papiller tiroid kanserlerinde ve kötü seyirli tiroid kanserlerinde ise tiroidin tamamının alınması gerektiğini belirterek, doğru tedavinin bilimsel ve kanıta dayalı yaklaşımlar olduğunun altını çizdi.
Gölbaşı Belediyesi’nden besicilere eğitim
16 Şubat 2026 Pazartesi - 09:52 Gölbaşı Belediyesi’nden besicilere eğitim Ankara’nın Gölbaşı ilçesi Oyaca Mahallesi’nde üreticilere besi hayvancılığı konularında bilgilendirme yapıldı. Gölbaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü ile Ankara Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı iş birliğinde, Oyaca Mahallesi’nde faaliyet gösteren besicilere yönelik bilgilendirme ve istişare toplantısı gerçekleştirildi. Tarım ve hayvancılığın mevcut durumunu yerinde değerlendirmek, bölge halkının talep ve önerilerini dinlemek ve hayvancılığın geliştirilmesine yönelik atılacak adımları ele almak amacıyla düzenlenen toplantıya; Gölbaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürü İlhami Aslanoğlu, Ankara Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli veteriner hekimler ile mahalledeki besiciler katıldı. Toplantıda besicilere; hayvancılık uygulamaları, buzağı yetiştiriciliği, küçükbaş hayvancılık ve besi hayvancılığı konularında eğitimler verildi. Ayrıca önümüzdeki dönemde üreticilere sağlanması planlanan destekler hakkında da bilgilendirme yapıldı. "Gölbaşı’mızda tarım ve hayvancılık, emeğin ve üretmenin bir yansımasıdır" Kırsal kalkınmanın önemine dikkat çeken Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, "Gölbaşı’mızda tarım ve hayvancılık, sadece ekonomik bir faaliyet değil; aynı zamanda kültürümüzün, emeğin ve üretmenin bir yansımasıdır. Üreten, alın teri döken her bir besicimizin yanında olmak bizim en temel sorumluluğumuzdur. Bu doğrultuda Ankara Büyükşehir Belediyemizle güçlü bir iş birliği içerisinde, üreticilerimizin bilgiye erişimini artıran, onları doğru uygulamalarla buluşturan çalışmalar yürütüyoruz. Oyaca Mahallemizde gerçekleştirdiğimiz bu toplantı, sahadaki sorunları doğrudan üreticilerimizden dinlemek ve çözüm yollarını birlikte belirlemek açısından son derece kıymetlidir. Hayvancılığın sürdürülebilirliği için eğitim, teknik destek ve doğru yönlendirme şarttır. Biz de Gölbaşı Belediyesi olarak kırsal mahallelerimizde üretimi güçlendirecek, üreticimizin maliyetini azaltacak ve verimliliği artıracak toplantılar düzenlemeye devam edeceğiz. Amacımız, kendi kendine yeten, üreten ve kazanan bir Gölbaşı’dır" ifadelerini kullandı.
Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen ‘Sorumlu Sosyal Medya Etkileyicileri Eğitimi" gerçekleştirildi
16 Şubat 2026 Pazartesi - 09:45 Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen ‘Sorumlu Sosyal Medya Etkileyicileri Eğitimi" gerçekleştirildi Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen ‘Sorumlu Sosyal Medya Etkileyicileri Eğitimi’nin dördüncüsü İstanbul’da gerçekleştirildi. Eğitim programı kapsamında Ticaret Bakanlığı temsilcileri tarafından; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili ikincil mevzuat çerçevesinde tüketicilerin korunmasına yönelik düzenlemeler, Reklam Kurulu’nun yapısı, işleyişi ve sosyal medya reklamlarına ilişkin yasal yükümlülükler, emsal kararlar ışığında katılımcılara aktarıldı. Ayrıca; sosyal medya etkileyicilerinin vergisel sorumlulukları, reklam etiği, kişisel verilerin korunması ve fikri mülkiyet hakları gibi önemli başlıklar detaylıca ele alındı. Kamu kurumları ile sosyal medya etkileyicilerini bir araya getiren eğitim programı ile sosyal medya etkileyicilerinin (influencer) mevzuata uyum bilincinin güçlendirilmesi, tüketicilerin dijital mecralardaki güvenliğinin artırılması ve sorumlu reklamcılık anlayışının dijital ekosistemin tamamına yayılması amaçlandığı belirtildi. Söz konusu eğitim programında, Ticaret Bakanlığı’nın paydaşı olduğu ‘Dijital Ortamda Yasa Dışı Bahisle Mücadele Eylem Planı’ kapsamında yürütülen çalışmalara özel bir bölüm ayrıldı. Sosyal medya mecralarının yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinin tanıtımında bir araç olarak kullanılmasının önlenmesi amacıyla; etkileyicilerin bu tür içeriklerin yayılmasındaki hukuki ve cezai sorumlulukları, yasa dışı bahis reklamlarının toplum sağlığı ve ekonomik düzen üzerindeki tahribatları, söz konusu içeriklere yönelik Reklam Kurulu tarafından uygulanan idari yaptırımlar, hakkında kapsamlı bilgilendirme yapıldı. Bu çerçevede, sosyal medya etkileyicilerinin dijital mecralarda yasa dışı bahis ve kumarın özendirilmesine karşı sergileyecekleri tutumun, yasa dışı bahisle mücadelenin başarısında anahtar rol oynadığı vurgulandı.