Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Emniyet Genel Müdürü Fidan’dan "Kurban Bayramı" mesajı
26 Mayıs 2026 Salı - 20:40:24
Emniyet Genel Müdürü (EGM) Ali Fidan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, yola çıkacak tüm vatandaşları trafik kurallarına riayet etmelerini konusunda uyararak, "İstiyoruz ki; hiçbir yolculuk yarım kalmasın, bayram sevinci gözyaşıyla gölgelenmesin. Bu duygu ve düşüncelerle; Türk Polis Teşkilatımızın kıymetli mensuplarının, değerli ailelerinin ve aziz milletimizin Kurban Bayramı’nı en kalbi duygularımla tebrik ediyor; bayramın ülkemize, milletimize ve tüm İslam alemine sağlık, huzur ve bereket getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum" dedi. Emniyet Genel Müdürlü Ali Fidan, yayımladığı Kurban Bayramı mesajında, "Manevi iklimiyle gönüllerimizi aydınlatan, birlik ve beraberlik duygularımızı pekiştiren; sevgi, saygı, kardeşlik ve hoşgörünün en güzel örneklerinin yaşandığı mübarek Kurban Bayramı’na milletçe erişmenin mutluluğunu bir kez daha yaşıyoruz. Bayram; milletimizin sahip olduğu kardeşlik şuurunun, merhamet duygusunun ve gönül zenginliğinin en değerli tecellilerinden biridir. Kırgınlıkların son bulduğu, dostlukların pekiştiği, yardımlaşma ve dayanışma ruhunun gönüllerde yankı bulduğu bu müstesna zamanlar; ortak değerler etrafında kenetlendiğimiz, bizi biz yapan hasletleri yeniden hatırladığımız mukaddes günlerdir" dedi. "Yola çıkacak tüm vatandaşlarımızdan; trafik kurallarına riayet etmelerini rica ediyoruz" Fidan, Türk Polis Teşkilatı’nın vatandaşların bayramı huzur ve güven içinde geçirebilmeleri için ülkenin dört bir yanında gerekli tüm tedbirleri aldığını belirterek, "Trafikte, sokaklarda, caddelerde, vatandaşlarımızın yoğun olarak bulunduğu güzergah ve alanlarda önleyiciliği esas alarak her türlü suç ve suç unsuruyla etkin mücadele yürütüyoruz. Bayram sevincinin gölgelenmemesi, her bir vatandaşımızın sevdiklerine sağ salim kavuşabilmesi amacıyla, her daim olduğu gibi bayramda da aynı hassasiyet ve titizlikle sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Yola çıkacak tüm vatandaşlarımızdan; trafik kurallarına riayet etmelerini, emniyet kemerlerini muhakkak takmalarını, hız ihlallerinden kaçınmalarını, yorgun ya da uykusuz şekilde araç kullanmamalarını, seyir halindeyken cep telefonu kullanımından uzak durmalarını ve uzun yolculuklarda düzenli aralıklarla mola vermelerini özellikle rica ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Coğrafyamızdaki kardeşlerimizin acılarının dinmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum" Türk milletinin Kurban Bayramı’nı kutlayan Fidan, mesajında şunları kaydetti: "İstiyoruz ki; hiçbir yolculuk yarım kalmasın, bayram sevinci gözyaşıyla gölgelenmesin. Bu duygu ve düşüncelerle; Türk Polis Teşkilatımızın kıymetli mensuplarının, değerli ailelerinin ve aziz milletimizin Kurban Bayramı’nı en kalbi duygularımla tebrik ediyor; bayramın ülkemize, milletimize ve tüm İslam alemine sağlık, huzur ve bereket getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Rabbim, kurban ibadetimizi kabul, dualarımızı makbul eylesin. Bu mübarek günlerin; gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin acılarının dinmesine, insanlığın vicdanını yaralayan zulümlerin son bulmasına ve aziz milletimizin birlik, beraberlik ve kardeşlik ikliminin daha da güçlenmesine vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum."
26 Mayıs 2026 Salı - 20:31
Ankara Valisi Canbolat’tan Kurban Bayramı mesajı
Ankara Valisi Yakup Canbolat, Kurban Bayramı dolayısıyla bayram mesajı yayımladı. Ankara Valisi Canbolat, yayımladığı Kurban Bayramı mesajında, "Manevi iklimiyle gönüllerimizi buluşturan mübarek Kurban Bayramı’nı, Ankaralı hemşehrilerimle birlikte karşılamanın heyecan ve mutluluğunu yaşamaktayım. Bayramlar; sevgi, hoşgörü, yardımlaşma ve dayanışma duygularının güç kazandığı, kırgınlıkların geride bırakıldığı, küskünlüklerin yerini muhabbetin, mesafelerin yerini yakınlığın aldığı müstesna zaman dilimleridir. Paylaşma ve merhametin hayat bulduğu bu anlamlı günlerde; büyüklerimizi ziyaret etmek, ihtiyaç sahiplerinin yanında olarak onlara destek elini uzatmak ve her şeyden önemlisi bizleri bir arada tutan milli ve manevi değerleri yaşatmak, kadim medeniyet anlayışımızın en kıymetli yansımaları arasında yer almaktadır. Bu mübarek günlerde; şehit ailelerimizi, kahraman gazilerimizi, yaşlılarımızı, öksüz ve yetim çocuklarımızı yalnız bırakmamak, onların yanında olduğumuzu hissettirmek ve bayramın sevincini hep birlikte paylaşmak büyük anlam taşımaktadır. İhtiyaç sahiplerine uzanan her yardım eli, gönüllerde oluşan her tebessüm ve gösterilen her vefa, milletçe taşıdığımız dayanışma ruhunun en kıymetli göstergelerindendir. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Ankaralı hemşehrilerim olmak üzere aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle tebrik ediyor, bayramın ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa sağlık, huzur, bereket, kardeşlik ve esenlik getirmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
26 Mayıs 2026 Salı - 20:29
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
26 Mayıs 2026 Salı - 18:56
CHP Aydın Milletvekili Yıldız: "Tarihte ilk defa Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekilleri Genel Merkez’e alınmadı"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, "Tarihte ilk defa Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde, milletvekilleri kendi Genel Merkezi’ne giremedi. Bunun sorumlusu da başta Özgür Özel olmak üzere bütün oradaki arkadaşlarımız" dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na konutunda ziyaretler devam ediyor. Bu çerçevede CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak; Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti. Çıkışta açıklama yapan Hüseyin Yıldız, milletvekilleri ve Parti Meclisi (PM) üyeleriyle CHP Genel Merkezi’ne gittiklerini belirterek, "Milletvekilleri olarak kendileriyle görüşmek istedik, içeri gitmek istedik doğal olarak. Bizim genel merkezimiz, biz de milletvekiliyiz. Oraya gidip, oradaki arkadaşlarımızla da görüşmek istemiştik. Ama üzülerek söylüyorum; ilk defa tarihte, Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekilleri genel merkeze alınmadı" ifadelerini kullandı. Yıldız, "İcra müdürü geldi oraya girmek istedi ve biz orada polislerin girmesini engelledik. Ne zamana kadar? Saat 15.00’a kadar. Arkadaşlar, bizimle görüşseydi, biz orada güzellikle çıkacaktık, orada da o olaylar olmayacaktı. Onun sorumlusu başta Grup Başkanı Özgür Özel ve diğer arkadaşlarımız. Tarihte ilk defa Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde, milletvekilleri kendi Genel Merkezi’ne giremedi arkadaşlar. Yani bizi içeri almadılar. Yani bunun sorumlusu da başta Özgür Özel olmak üzere bütün oradaki arkadaşlarımız" şeklinde konuştu.
10 Şubat 2026 Salı - 19:03
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan Meclis Başkanı Turgunbek uulu’yu kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan Meclis Başkanı Nurlanbek Turgunbek uulu’yu kabul etti.
10 Şubat 2026 Salı - 17:26
Bakan Fidan, Kırgızistan Yüksek Meclisi Başkanı Uulu ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kırgızistan Jogorku Keneşi (Parlamento) Başkanı Nurlanbek Turgunbek Uulu ile bir araya geldi.
10 Şubat 2026 Salı - 17:25
Bakan Fidan, Kırgızistan Yüksek Meclisi Başkanı Uulu ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kırgızistan Jogorku Keneşi (Parlamento) Başkanı Nurlanbek Turgunbek Uulu ile bir araya geldi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kırgızistan Jogorku Keneşi Başkanı Nurlanbek Turgunbek Uulu ile Ankara’da görüştü.
10 Şubat 2026 Salı - 17:04
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ’Kadınlar için Enerji Okulu İş birliği Protokolü’ yenilendi
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Reges Elektrik arasında geçen yıl imzalanan ’Kadınlar için Enerji Okulu İş birliği Protokolü’ yenilendi. Bakanlıktan edinilen bilgiye göre, ’Kadınlar için Enerji Okulu İş birliği Protokolü’ ile enerji sektöründe kadın istihdamının artırılması ve temsiliyetinin güçlendirilmesinin yanı sıra kadınların bilgi, deneyim ve yenilikçi bakış açısıyla geleceğin enerjisini şekillendiren, kadın işbirliği ağlarının da oluşmasına imkan sunan kapsayıcı bir ekosistem oluşturulacak. Bu kapsamda, Kadınlar için Enerji Okulu’nun 2’inci döneminde hibrit eğitim ile programın Türkiye’nin dört bir yanına yaygınlaştırılarak, güçlendirme atölyeleri ile kadınların teknik ve kişisel yetkinlikleri artırılarak, kadınların profesyonel ağları ve sektörel etkileri güçlendirilecek. Söz konusu protokol Kadının Statüsü Genel Müdürü Süreyya Erkan ve Reges Elektrik Finans İşleri Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Cansu Ünal Öngören tarafından imzalandı.
10 Şubat 2026 Salı - 16:55
DEM Parti grup toplantısı
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tulay Hatımoğulları Oruç, "Siyasal faaliyetleri nedeniyle cezaevinde tutulan siyasetçilerin özgürlüğüne kavuşması bu sürecin önemli parçalarından birisidir. Ana dilde eğitim bir lütuf değildir, bir haktır. Kalıcı güvence ise anayasal vatandaşlık ve tekçiliği reddeden eşit yurttaşlıktır" dedi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Oruç, partisinin grup toplantısında konuştu. Oruç, 6 Şubat’ta yaşanan deprem felaketine değinerek, "Depremin yaşandığı ilk günden itibaren Hatay’da memleketimdeydim, aylarca kaldım orada ve yaşanan her ana tanıklık ettim." Depremin üstünden üç yıl geçmesine rağmen konteynırlarda yaşayan insanlara dikkat çeken Oruç, "Adıyaman’da, Hatay’da yurttaşlarımız konteynırda yaşıyor. Yirmi bir metrekareye üç yıldır sığdırılmış hayatlar söz konusu. Ve biz buradan bir kez daha soruyoruz. Deprem vergileri nerede? Bu vergilerle depreme dayanıklı ortalama 100 metrekare büyüklüğünde tam bir milyon ev yapılabilirdi" şeklinde konuştu. SDG ile Suriye yönetimi arasında 30 Ocak’ta yapılan mutabakata değinen Oruç, "Uluslararası topluma düşen görev bu mutabakatın sağlıklı bir şekilde hayata geçmesi için destek ve katkı sunmaktır. Türkiye’ye bu konuda çok daha büyük görev ve sorumluluklar düşüyor. 30 Ocak mutabakatı sabote edilmemeli. Komşu ülke Suriye’de bu mutabakatın hayata geçmesi için azami düzeyde bir katkı sağlanmalı. Bu hem Suriye’nin hem Türkiye’nin geleceği için hayati önemdedir. Gelelim Türkiye’deki sürece. Bakın 30 Ocak mutabakatıyla şimdilik bir yol alınıyor. Artık Türkiye’deki iktidarın ve devlet aklının elinde mazeret kalmamış olmalı. Şimdi süreci hızlandırmanın tam da zamanı. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ortak rapor yazım sürecinde sona gelmiş bulunuyor. Bizce bu rapor temennilerin ötesine geçmelidir. Barışı gerçekten mümkün kılacak siyasal ve hukuki bir çerçeve ortaya koyulmalıdır. Sürecin gereklilikleri yerine getirilmelidir. Biz DEM Parti olarak bu barış sürecini üç temel perspektiften ele alıyoruz. Birincisi demokratikleşmedir. Barış demokrasiden sonra hatırlanacak bir hedef değildir. Demokrasiyle eş zamanlı yürütülmek zorundadır. Bu yüzden demokratikleşmenin vazgeçilmez şartı kayyum uygulamaları kaldırılmalıdır. Seçilmişler makamlarına kayyumlar kendi görevlerine dönmelidir. Komisyon raporu barış sürecini güvenceye alacak özgürlük yasalarını ve demokratik entegrasyon düzenlemelerini açıkça önermelidir. Barış dağda olanların, sürgünde olanların, ülkesinden koparılanların demokratik yaşama onurlu bir biçimde katılımı sağlayacak bir süreçtir. Siyasal faaliyetleri nedeniyle cezaevinde tutulan siyasetçilerin özgürlüğüne kavuşması bu sürecin önemli parçalarından birisidir. Ana dilde eğitim bir lütuf değildir, bir haktır. Kalıcı güvence ise anayasal vatandaşlık ve tekçiliği reddeden eşit yurttaşlıktır. İkincisi hukuktur. Hukukun askıya alındığı yerde barış kalıcı olamaz. AYM, AİHM kararlarının uygulanmadığı bir ülkede barış söylemi inandırıcılığını yitiriyor. Kent uzlaşısı nedeniyle tutuklu bulunanlar bütün seçilmiş belediye başkanları derhal serbest bırakılmalıdır. Komisyon raporu TCK, TMK ve infaz kanununda kapsamlı değişiklikleri önermelidir. TMK demokratik siyaseti kriminalize eden bir araç olmaktan çıkarılmalı. İnfaz rejimi toplumsal barışı güçlendirmeli" dedi. Umut hakkına yönelik olarak Oruç, "Umut hakkı sayın Abdullah Öcalan dahil ağırlaştırılmış müebbet rejimindeki siyasi tutsaklar için tanınmalı, hukuki bir zemin tanınmazsa hukuki zemin eksik kalır. Ayrıca şu bilinmeli ki bu sürecin en önemli aktörü sayın Abdullah Öcalan’dır ve buna göre hareket edilmelidir. Üçüncüsü ise özgürlükler. Barış toplumun nefes alması demektir. Düşünce ve ifade özgürlüğü örgütlenme ve basın özgürlüğü olmadan barış olamaz. İnanç ve ibadet özgürlüğü sağlanmalıdır" diye konuştu. DEM heyeti ile Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmesine ilişkin soruya Oruç, "Heyetimizin programında Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşme var fakat bunun ne zaman gerçekleşeceğine dair henüz bir bilgimiz yok. Bununla ilgili bir gelişme oldukça heyetimiz ve parti sözcülerimiz sizinle paylaşacaklar. Resmi talepte henüz bulunulmadı ama bir görüşme talebinin olduğu zaten herkesçe biliniyor. Gerçekleştiği zaman tarihini paylaşacağız" şeklinde konuştu.
10 Şubat 2026 Salı - 16:55
Özel: "Ben o gün gözleri ateş gibi parlayan ve inandığını söyleyen Mesut’u görmek istiyorum. Ama anlıyorum ki o Mesut da yalanmış, anladım ki sen hırsızmışsın"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Ben o gün gözleri ateş gibi parlayan ve inandığını söyleyen Mesut’u görmek istiyorum. Ama anlıyorum ki o Mesut da yalanmış. Anladım ki sen hırsızmışsın" dedi. Özel, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın iddialarına cevap verdi. Özel, Özarslan’ın kendisine gelerek, "’Bana güvenin ben kul hakkı yemedim, ben rüşvet yemedim, ben hırsızlık yapmadım’ dedin. Ben de sana inandım. Şimdi sana inanmayanlara, güya sana iftira atanlara teslim oluyorsun. Ya da onlara giderek bana yalan attığını, aslında hırsız olduğunu itiraf ediyorsun. Ben buna inanmak istemiyorum. Ben o gün gözleri ateş gibi parlayan ve inandığını söyleyen Mesut’u görmek istiyorum. Ama anlıyorum ki o Mesut da yalanmış. Anladım ki sen hırsızmışsın. Ve hırsızlığını bilenlerle, hırsızlığını görenlerle uzlaşarak kendini kurtarmaya çalışıyorsun. O zaman sen layığını bulmuşsun" dedi. Özel, Keçiören Belediye Başkanı hakkında iddialarla ilgili olarak Özarslan’ı Genel Merkeze çağırdığını hatırlatarak, "Ben dedim ki; ’eğer bir kabahatin varsa şimdi söyle, bizim yolsuzluk yapanla işimiz olmaz. Türkiye bize umudunu bağlamış, eğer korktuğun bir şey varsa bunu bize söyle ve gereğini yap. Dedi ki ’söylenenlerin tamamı iftira, asla yolsuzluğa, hırsızlığa bulaşmadığını’ öyle yeminlerle burada başta Mansur Başkan ve 15 belediye başkanımız, 14 belediye başkanımız, herkes şahit; her birimize, her sorana öyle büyük büyük büyük yeminlerle, çocuklarını yeminlere katarak, ailesini o berbat yeminlere ispatlara katarak her şeyi söyleyerek inkar etti. Üç gün öncesine kadar, üç gün öncesine kadar" şeklinde konuştu. Özel, konuşmasına şöyle devam etti: "Öğreniyoruz ki çarşamba günü AK Parti’ye katılacak. Telefonlar açılıyor, il başkanının telefonlarını açmıyor, arkadaşlarının telefonlarını açmıyor, şehirden kaçıyor. En yakınları ’evet katılıyordu’ diyorlar. Ve bunun üzerine, bunun üzerine kendisine öncesinde bir gün önce telefon açıyorum. Binbir tane yemin! ’Ya deme böyle’ dediği övgüler bana... ’Sen Atatürk’ten sonra partinin başına gelmiş en büyük lidersin’ diye başlayan, kendisine sinkaflı yakıştırmalarla ’ben öyle haysiyetsiz miyim, öyle nokta nokta mıyım, böyle bilmem ne miyim’ falan... Ertesi gün telefonları kapıyor. Ve bunun üzerine de kendisine telefonla ulaşamadığım için kendisine mesaj atıyorum. O mesajları ki ’efendim anneme küfretti...’ Haşa! Ne anne, seni doğuran annen utanır her lafı annesini karıştırdığı için. Onun dışında ne söyleyeceğim kişilik tespitine yöneliktir. Aileye yönelik bir kastım varsa Allah cezamı versin. Ama benim birileri oradan bir de yalandan diyor; ’milli değerlerimize sövdü, şuna sövdü...’ İşte şey yapacak ya... ’Kutsal değerlerimize sövdü, aileme sövdü.’ Birini ispatla birini!" Özel, mesajları okuyarak, "CHP Genel Başkanı nerede? Birileri nerede? CHP nasıl bir parti? Birileri nasıl bir parti? Aleyhimizde sızdırılan ve güya mahkemeye verilecek belge; öyle bir yanlışın içindesin ki; dün hırsız dediklerinin, alçak dediklerinin, sana hırsız diyenlerin, sana saldıranların koynuna girmeye kalkıyorsun. Onlar seni aldatıyor oğlum, onlar seni aldatıyor. Bir kusurum varsa, bir hırsızlığım varsa... Bir kusurun varsa, bir hırsızlığın varsa... Ben bunu zaten hazmetmem. Ama seni hırsızlığınla hazmedenlere gidiyorsan zaten yanlış yoldasın. Şimdi bunlar benim utanacağım ve onun kanıtları... Aramızda geçen konuşmaların, ona söylediklerimin ve onun söylediklerinin onun sızdırdığı dökümleri. Sen bana geldin ve dedin ki; ’Genel Başkanım bende hata yok, kusur yok, yalan atıyorlar, iftira atıyorlar, sakın inanmayın. Bana güvenin ben kul hakkı yemedim, ben rüşvet yemedim, ben hırsızlık yapmadım’ dedin. Ben de sana inandım. Şimdi sana inanmayanlara, güya sana iftira atanlara teslim oluyorsun. Ya da onlara giderek bana yalan attığını, aslında hırsız olduğunu itiraf ediyorsun" ifadelerini kullandı.
10 Şubat 2026 Salı - 16:48
Ankaragücü’nden Özgür Özel’e yanıt: "MKE Ankaragücü Spor Kulübü bağımsız bir camiadır"
MKE Ankaragücü Spor Kulübü tarafından Özgür Özel’in sözlerine ilişkin, "MKE Ankaragücü Spor Kulübü, kuruluşundan bu yana her zaman siyaset üstü bir duruşu ilke edinmiş; hiçbir siyasi parti, kurum, kişi veya oluşumla özdeşleştirilemeyecek kadar büyük ve bağımsız bir camiadır" açıklaması yapıldı. MKE Ankaragücü Spor Kulübü, bugün Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in TBMM grup toplantısında Ankaragücü’ne yönelik sözlerinin ardından açıklama yaptı. Açıklamada, "Bugün CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından yapılan bazı açıklamalarda; kulübümüzün, tribünlerimizin ve Ankaragücü camiasının isimlerinin siyasi tartışmaların içerisine dahil edilmeye çalışıldığını büyük bir şaşkınlık ve üzüntüyle takip etmiş bulunmaktayız. 116 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan MKE Ankaragücü Spor Kulübü, kuruluşundan bu yana her zaman siyaset üstü bir duruşu ilke edinmiş; hiçbir siyasi parti, kurum, kişi veya oluşumla özdeşleştirilemeyecek kadar büyük ve bağımsız bir camiadır" ifadeleri kullanıldı. "Ankaragücü siyasetin değil, sporun; ayrışmanın değil, birliğin kulübüdür" Kulübün adının politik hesaplara malzeme yapılamayacağı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Ankaragücü; gücünü siyasetten değil, taraftarından, tarihinden ve Ankara’dan alır. Kulübümüzün adı, tribünlerimizin iradesi ve büyük Ankaragücü taraftarı; herhangi bir siyasi hedefe, parti değişikliğine ya da politik hesaplara asla malzeme yapılamaz. Bu camia; farklı görüşlere sahip binlerce insanı aynı arma altında birleştiren, tarafsızlığı ve bağımsızlığıyla var olan bir spor kültürüdür. Ankaragücü camiasının hiçbir ferdinin, kulübümüz adına konuşma veya kulübümüzü siyasi tartışmaların parçası hâline getirme yetkisi yoktur. Bu yönde yapılacak her türlü açıklama ve ima, kulübümüzün temel değerleriyle bağdaşmamaktadır. MKE Ankaragücü Spor Kulübü olarak bir kez daha açıkça ifade ediyoruz; Ankaragücü siyasetin değil, sporun; ayrışmanın değil, birliğin kulübüdür."
10 Şubat 2026 Salı - 16:08
Ankara’da adliye emanetinden zimmetine altın geçiren emanet memuru tutuklandı
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Bürosundan 9 tam ve 5 çeyrek altın zimmetine geçiren emanet memuru tutuklandı. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, Başsavcılık Emanet Bürosunda yapılan rutin dışı denetimde 9 tam ve 5 çeyrek altının eksik olduğunun tespiti üzerine resen soruşturma başlatıldığını duyurdu. Başsavcılık, failin Ankara Batı Emanet Memuru olarak görev yapan E.Ö. olduğunun tespit edildiğini ve şüpheli emanet memurunun alınan ifadesinde atılı suçu kabul ettiğini bildirdi. Aynı zamanda Başsavcılık tarafından, şüphelinin alınan ifadesini müteakip 6 Şubat tarihinde sevk olunduğu Nöbetçi Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğince zimmet suçundan tutuklandığını belirtildi. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: "6 Şubat tarihinde Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Bürosunda yapılan rutin dışı denetimde 9 tam ve 5 çeyrek altının eksik olduğunun tespiti üzerine resen soruşturma başlatılmıştır. Yürütülen soruşturma kapsamında, olayın failinin Ankara Batı Emanet Memuru olarak görev yapan E.Ö. olduğu tespit edilmiş olup, şüpheli emanet memuru alınan ifadesinde atılı suçu ikrar etmiştir. Şüpheli alınan ifadesine müteakip 6 Şubat tarihinde sevk olunduğu Nöbetçi Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğince zimmet suçundan tutuklanmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma tüm yönleriyle ve titizlikle sürdürülmekte olup soruşturmanın safahatı ve sonucu hakkında ayrıca bilgi verileceği hususu, kamuoyuna saygıyla duyurulur."
10 Şubat 2026 Salı - 16:05
Bakan Güler: "YPG-SDG’nin mutabakatlara şartsız ve eksiksiz olarak uyması bir zorunluluktur"
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Suriye’de terör örgütlerinin entegrasyona mecbur kaldığını belirterek YPG-SDG’nin mutabakatlara eksiksiz uyması gerektiğini söyledi. Bakan Güler, Kilis’te 6’ncı Kolordu Komutanlığına bağlı 11’inci Hudut Tugay Komutanlığını ziyaret etti. Burada görevli personele hitap eden Güler, küresel güvenlik ortamının giderek karmaşıklaştığı bir dönemden geçildiğini belirtti. Bakan Güler, özellikle Türkiye’nin güneyinde kritik gelişmeler yaşandığını dile getirerek, "İçinde bulunduğumuz hassas süreçte ülkemizin bekası, asil milletimizin huzuru ve sınırlarımızın güvenliğinin sağlanması hepimizin öncelikli görevidir. Bu bilinçle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz karada, denizde ve havada icra ettiği tüm faaliyetlerde hak ve menfaatlerimizi en güçlü şekilde korumak için büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Bu bütüncül güvenlik anlayışımızın sınır hattındaki temsilcileri de sizlersiniz. Nitekim 11’inci Hudut Tugay Komutanlığımız kritik önemdeki Kilis ve Gaziantep hudutlarımızın korunması, yasa dışı geçişlerin ve terörist sızmaların önlenmesi hususunda büyük bir özveriyle görev yapmıştır ve yapmaya da devam etmektedir. Unutmayınız ki sizler, üstlendiğiniz hudut görevi ile asil milletimizin huzur içinde olmasına büyük katkılar sağlamaktasınız" ifadelerini kullandı. Suriye’de devlet otoritesinin çöktüğü dönemde hudut hattının ciddi tehditlerle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Güler, "Tehditleri bertaraf etmek için şanlı ordumuz sınır ötesi operasyonlarını emsalsiz bir kahramanlıkla icra ederek tesis ettiği güvenli bölgeler sayesinde hudutlarımızın emniyetini ileriden sağlamış, bu sayede Kilis dâhil sınır şehirlerimiz huzur ve istikrara kavuşmuştur. Geldiğimiz bu noktada terör örgütünün hareket kabiliyeti büyük ölçüde sınırlandırılmıştır. Devletimiz de terörle mücadelede kaydedilen bu önemli aşamayı dikkate alarak millî birlik ve kardeşliğimizi güçlendirmek ve terörü tamamıyla sona erdirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini başlatmıştır" şeklinde konuştu. Örgütün mutabakatlara uymadığını söyleyen Güler, "Suriye Ordusu icra ettiği başarılı operasyonlarla geniş bir alanı örgüt unsurlarından temizlemiş, böylelikle örgüt ateşkes istemeye ve entegrasyonu kabul etmeye mecbur kalmıştır" dedi. "YPG-SDG’nin 10 Mart ve 18 Ocak Mutabakatları’nın gereklerine şartsız ve eksiksiz olarak uyması bir zorunluluktur" Suriye yönetimiyle yakın koordinasyon içinde çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Güler, şu ifadelere yer verdi: "YPG-SDG’nin 10 Mart ve 18 Ocak Mutabakatları’nın gereklerine şartsız ve eksiksiz olarak uyması bir zorunluluktur. Buna yönelik çalışmaların başlamasını memnuniyetle karşılıyor, entegrasyon sürecinin Suriye’nin siyasi birliği ile tek ordu esaslarını güçlendirecek şekilde uygulanmasını bekliyoruz. Suriye yönetimiyle bu konuda yakın bir koordinasyon içerisinde çalışmaya devam edeceğiz. Bu süreçte elbette sınır hattında görev yapan siz kıymetli silah arkadaşlarımın üstlendiği caydırıcılık rolü de son derece kritiktir. Her türlü senaryoya karşı sergilediğiniz teyakkuz ve sorumluluğunuza tevdi edilen görevleri hassasiyetle yerine getirmeniz hak ve menfaatlerimizin kararlılıkla korunmasının açık bir göstergesi olmuştur. Bundan sonra da ülkemizin güvenliğini tehdit edecek en küçük riske dahi fırsat tanımayacak sahadaki tüm gelişmeleri dikkatle izleyerek Suriye yönetimine destek olmaya devam edeceğiz. Zira Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile tek devlet, tek orduya dayalı idare ve güvenlik yapısının tesis edilmesi, sınırlarımızın kalıcı emniyeti açısından vazgeçilmezdir." Konuşmasında Gazze’ye de değinen Güler, Türkiye’nin kalıcı ateşkesin sağlanması ve yeniden imar sürecinin başlatılması için aktif rol üstlendiğini belirtti. Gazze Deklarasyonu’na imzacı taraflardan biri olduklarını hatırlatan Güler, Barış Kurulunda Türkiye’nin kurucu üye olarak yer almasının ülkenin katkısının somut göstergesi olduğunu söyledi. Bulunulan coğrafyada gevşemeye ve rahatlığa yer olmadığını vurgulayan Güler, hudutlarda görev yapan personelin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da görevlerini büyük bir özveriyle yerine getireceğine inandığını söyledi. Güler, sabır ve disiplinin vazgeçilmez iki temel ilke olduğunu belirterek elde edilen başarıların korunması ve ileriye taşınmasının önemine dikkati çekti.
10 Şubat 2026 Salı - 15:54
Bakan Güler: "YPG-SDG’nin 10 Mart ve 18 Ocak Mutabakatları’nın gereklerine koşulsuz ve eksiksiz olarak uyması bir zorunluluktur"
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kilis’te 11’inci Hudut Tugay Komutanlığında görevli personele hitap ederek hudut güvenliğinin Türkiye’nin bekası açısından öncelikli görev olduğunu vurguladı. Güler, Suriye’de terör örgütlerinin entegrasyona mecbur kaldığını belirterek YPG-SDG’nin mutabakatlara eksiksiz uyması gerektiğini söyledi. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kilis’te 6’ncı Kolordu Komutanlığına bağlı 11’inci Hudut Tugay Komutanlığını ziyaret ederek görevli personele hitap etti. Küresel güvenlik ortamının giderek karmaşıklaştığı bir dönemden geçildiğini belirten Bakan Güler, özellikle Türkiye’nin güneyinde kritik gelişmeler yaşandığını dile getirerek "İçinde bulunduğumuz hassas süreçte ülkemizin bekası, asil milletimizin huzuru ve sınırlarımızın güvenliğinin sağlanması hepimizin öncelikli görevidir. Bu bilinçle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz karada, denizde ve havada icra ettiği tüm faaliyetlerde hak ve menfaatlerimizi en güçlü şekilde korumak için büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Bu bütüncül güvenlik anlayışımızın sınır hattındaki temsilcileri de sizlersiniz. Nitekim 11’inci Hudut Tugay Komutanlığımız kritik önemdeki Kilis ve Gaziantep hudutlarımızın korunması, yasa dışı geçişlerin ve terörist sızmaların önlenmesi hususunda büyük bir özveriyle görev yapmıştır ve yapmaya da devam etmektedir. Unutmayınız ki sizler, üstlendiğiniz hudut görevi ile asil milletimizin huzur içinde olmasına büyük katkılar sağlamaktasınız" ifadelerini kullandı. Suriye’de devlet otoritesinin çöktüğü dönemde hudut hattının ciddi tehditlerle karşı karşıya kaldığını anımsatan Güler, "Tehditleri bertaraf etmek için şanlı ordumuz sınır ötesi operasyonlarını emsalsiz bir kahramanlıkla icra ederek tesis ettiği güvenli bölgeler sayesinde hudutlarımızın emniyetini ileriden sağlamış, bu sayede Kilis dâhil sınır şehirlerimiz huzur ve istikrara kavuşmuştur. Geldiğimiz bu noktada terör örgütünün hareket kabiliyeti büyük ölçüde sınırlandırılmıştır. Devletimiz de terörle mücadelede kaydedilen bu önemli aşamayı dikkate alarak millî birlik ve kardeşliğimizi güçlendirmek ve terörü tamamıyla sona erdirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini başlatmıştır" şeklinde konuştu. Örgütün mutabakatlara uymadığını söyleyen Güler, "Suriye Ordusu icra ettiği başarılı operasyonlarla geniş bir alanı örgüt unsurlarından temizlemiş, böylelikle örgüt ateşkes istemeye ve entegrasyonu kabul etmeye mecbur kalmıştır" dedi. "YPG-SDG’nin 10 Mart ve 18 Ocak Mutabakatları’nın gereklerine koşulsuz ve eksiksiz olarak uyması bir zorunluluktur" Suriye yönetimiyle yakın koordinasyon içinde çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Güler, şu ifadelere yer verdi: "YPG-SDG’nin 10 Mart ve 18 Ocak Mutabakatları’nın gereklerine koşulsuz ve eksiksiz olarak uyması bir zorunluluktur. Buna yönelik çalışmaların başlamasını memnuniyetle karşılıyor, entegrasyon sürecinin Suriye’nin siyasi birliği ile tek ordu esaslarını güçlendirecek şekilde uygulanmasını bekliyoruz. Suriye Yönetimi’yle bu konuda yakın bir koordinasyon içerisinde çalışmaya devam edeceğiz. Bu süreçte elbette sınır hattında görev yapan siz kıymetli silah arkadaşlarımın üstlendiği caydırıcılık rolü de son derece kritiktir. Her türlü senaryoya karşı sergilediğiniz teyakkuz ve sorumluluğunuza tevdi edilen görevleri hassasiyetle yerine getirmeniz hak ve menfaatlerimizin kararlılıkla korunmasının açık bir göstergesi olmuştur. Bundan sonra da ülkemizin güvenliğini tehdit edecek en küçük riske dahi fırsat tanımayacak sahadaki tüm gelişmeleri dikkatle izleyerek Suriye yönetimine destek olmaya devam edeceğiz. Zira Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile tek devlet, tek orduya dayalı idare ve güvenlik yapısının tesis edilmesi, sınırlarımızın kalıcı emniyeti açısından vazgeçilmezdir." Konuşmasında Gazze’ye de değinen Güler, Türkiye’nin kalıcı ateşkesin sağlanması ve yeniden imar sürecinin başlatılması için aktif rol üstlendiğini belirtti. Gazze Deklarasyonu’na imzacı taraflardan biri olduklarını hatırlatan Güler, Barış Kurulunda Türkiye’nin kurucu üye olarak yer almasının ülkenin katkısının somut göstergesi olduğunu söyledi. Bulunulan coğrafyada gevşemeye ve rahatlığa yer olmadığını vurgulayan Güler, hudutlarda görev yapan personelin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da görevlerini büyük bir özveriyle yerine getireceğine inandığını söyledi. Güler, sabır ve disiplinin vazgeçilmez iki temel ilke olduğunu belirterek elde edilen başarıların korunması ve ileriye taşınmasının önemine dikkati çekti.
10 Şubat 2026 Salı - 15:31
Milli Savunma Bakanı Güler: "YPG-SDG’nin 10 Mart ve 18 Ocak Mutabakatları’nın gereklerine koşulsuz ve eksiksiz olarak uyması bir zorunluluktur."
Milli Savunma Bakanı Güler: "YPG-SDG’nin 10 Mart ve 18 Ocak Mutabakatları’nın gereklerine koşulsuz ve eksiksiz olarak uyması bir zorunluluktur."
10 Şubat 2026 Salı - 15:21
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 3 ülkenin büyükelçisinden güven mektubu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalya, Arjantin ve Katar büyükelçilerini kabul etti. Büyükelçiler kabulde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektuplarını sundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalya Büyükelçisi Giuseppe Manzo, Arjantin Büyükelçisi Pablo Jose Rodriguez Brizuela’yı, Katar Büyükelçisi Faisal Abdullah H.A. Al-Hanzab’ı kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki kabulde büyükelçiler, Erdoğan’a güven mektuplarını sundu. Büyükelçiler, büyükelçilerin aileleri ve bazı büyükelçilik mensupları Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yapılan takdiminin ardından Erdoğan ile hatıra fotoğrafı çektirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra büyükelçileri ayrı ayrı kabul etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder