Yerel Haberler
Ankara
TESK Başkanı Palandöken: "Hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamalı uygulamanın kaldırılması lazım" 18 Nisan 2026 Cumartesi - 11:14:14 Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Araç muayene istasyonlarında aracın periyodik çalışır haldeki durumunun bakılması yanında emisyonla yapılan muayene var. Bu çifte bir fiyatlandırma oluyor. Maliye Bakanlığı’nın tahakkümlerine göre kredi kartlarından ayrıyeten komisyon alınması yasak" dedi. Palandöken, hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamalı uygulamanın bir an evvel kaldırılması gerektiğini söyledi. Araç muayene ücretlerinin yüksek olduğunu ve uygulamada çift ücretlendirme sistemi bulunduğunu söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Araç muayene istasyonlarında yapılan muayenelerde, bilindiği üzere aracın periyodik çalışır haldeki durumunun bakılması yanında emisyonla yapılan muayene var. Bu çifte bir fiyatlandırma oluyor. Bunun miktarı da 3 bin 750 lira civarında oluyor. Aynı işlevi yapan muayene istasyonunda ayrıyeten emisyon için de ayrı bir ücret alınıyor. Bununla da kalınmıyor. Maliye Bakanlığı’nın tahakkümlerine göre kredi kartlarından ayrıyeten komisyon alınması yasak. Ama bunlar münhasıran ayrı bir statüye tabi tutuluyor. Götüreceksiniz, 3 bin 750 lirayı cebinizde taşıyacaksınız. Nakit verirseniz bu komisyondan kurtulacaksınız. 21. yüzyılın sonunda yapay zekanın olduğu bir dönemde ancak bunun yapılması esnafa eziyet. Saatlerce hem trafikte çalışma saatinizi durdurup orada sıraya girmek için kuyruk bekleyeceksiniz. Gittiğiniz zaman da söylediğim bu eziyetlerle karşı karşıya kalacaksınız. Bu hakkaniyetli değil hem de adil değil." "Trafikteki araç sayısı 2007’den bugüne kadar 2 buçuk kat artmış" Araç muayene işlemleri süreci için yeni bir düzenlemenin yapılması gerektiğini ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bunun için yapılması gereken şey aynı şekilde daha önce olduğu gibi muayene istasyonlarındaki yapılan sistemde araçların gerçekten de alınan paranın miktarıyla bugün karşılaştırdığınız zaman astronomik bir rakam çıkıyor. Bunu da bir tarafa koyun. Trafikteki araç sayısı 2007’den bugüne kadar 2 buçuk kat artmış. 13 milyon araç 33 milyon araca dönüşmüş. Yani trafikte şu anda kamyon, kamyonet, binek, ticari olmak üzere 33 milyon vasıta karayolları üzerinde çalışıyor. E şimdi 2007 ile 19 yıl arasındaki bu artışı hesap ettiğiniz zaman bir düzenlemenin acilen yapılması lazım. Devir işlemleri yapıldıktan sonra istasyonları farklı gruplar yönetecekler. En azından bu süreç içerisinde bu komisyonun kalkması, ücretlerin neye göre ayarlandığı, 3 bin 750 lira gibi bir rakamın niçin alındığını, 5 dakikalık muayene için, 450 lira niçin emisyon ücretinin alındığını hesap ettiğiniz zaman gerçekten de esnaf üzülüyor. Esnaf değil, vatandaşa da aynı şeyler oluyor. Bilindiği üzere aracınız varsa bu şekilde hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamayla bu adil olmayan uygulamanın bir an evvel kaldırılması lazım" diye konuştu. "Esnafın bu kadar mağdur edilmemesi gerekiyor" Özellikle ulaştırma sektöründeki esnafın bu konudaki mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Esnafın bu kadar mağdur edilmemesi gerekiyor. Sadece ticari araçların takometreden tutun taksimetreye kadar, yani bir tornavida ile 2 saniyede ayarlanan şey 3-4 bin liralık bir yeni parça mı ekleniyor? Veyahut işte onlar atıl oluyor da yenileri mi yapılıyor? Bunun için esnafın bu kadar mağdur edilmesi ve fiyatların bu kadar yükselmesi ama yanı sıra da biliyorsunuz ülkemizin üç tarafında yangın var. Hadi şimdi petroldeki bu artışları buna bağlayalım. Ama bunların üzerindeki eşel mobil sistemi biraz insanlar rahatladım derken ulaşan fiyatlarla birlikte benzin fiyatları da bu hem halka yansıyor hem esnaf aldığı tarifelerle aracını bakıma götürdüğü zamanki parça maliyetleriyle en azından KDV’yi kaldırın diyoruz. Niçin? Vatandaşın daha konforlu daha sağlıklı araçlarla sonra teknolojiler artık süratli değişiyor. Bilindiği üzere eskiden ne vardı? Benzinli mazotlu vardı. Şimdi elektrikli araçlar çıktı. Daha tasarruflu doğayı kirletmeyen. Bunlara göre sırasıyla tedbirlerin alınması lazım ve esnafın mağduriyetinin önünü geçirmesi lazım. Hem vatandaşların aracını kullanan vatandaşların aynı şekilde ticaretini yapanların nakliyeyi yapan o şoför esnafının gerçekten de bu handikaptan kurtarılması lazım" ifadelerini kullandı.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 10:51 Lise öğrencileri arası ’Enerji Verimliliği Proje Yarışması’nın sonuçları belli oldu: 4 proje ödüle layık görüldü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) iş birliğiyle düzenlenen Lise Öğrencileri Arası Enerji Verimliliği Proje Yarışması’nın sonuçları belli oldu. 57 başvurunun olduğu yarışmada üç proje dereceye girerken, bir proje de jüri özel ödülüne layık görüldü. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, enerji verimliliğine yönelik farkındalığın artırılması için attığı adımlara bir yenisini daha ekledi. Toplumda enerji kültürünün oluşturulması, gelecek nesillerde enerji verimliliği ve çevre bilincinin geliştirilmesi ve enerjinin üretimden nihai tüketime kadar tüm aşamalarda verimli kullanımına yönelik davranış biçimlerinin kazandırılması amacıyla, Bakanlık ile TÜBİTAK iş birliğinde lise öğrencileri arasında Enerji Verimliliği Proje Yarışması düzenlendi. 57 başvuru Yarışmaya, bu yıl toplam 57 proje başvurusu yapıldı. Başvuruların 25’i konut, 11’i sanayi, 12’si tarım ve 9’u ulaşım sektörlerine yönelik oldu. 4 projeye ödül Başvurular, akademisyenlerden oluşan bir jüri tarafından değerlendirildi. Değerlendirme sonucunda, üç proje dereceye girerken, bir proje de jüri özel ödülüne layık görüldü. Yarışmada dereceye giren projelerden, ’Atıl Tekstilden Nano-Gümüş Selüloz Kompozit: Enerji Verimliliği ve Küf Dirençli Akıllı Panel’ birincilik ödülüne layık görülürken, ’Tarımsal Sulama Göletlerinde Sürdürülebilir Su Yönetimi için Büyük Veriye Dayalı Tahmin ve Yapısal Optimizasyon Modeli’ ikinci, ’Şehiriçi Trafikte Bekleme Sürelerini Azaltmaya Yönelik Matematiksel Tabanlı Enerji Verimliliği Modeli’ ise üçüncü oldu. ’Güneş Paneli Verimliliğinin Soya Parafini Baryum Sülfat Kompoziti ile Artırılması’ adlı proje de jüri özel ödülünü kazandı.
Bakan Göktaş’tan Osmaniye’deki sel felaketine ilişkin açıklama:
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:08 Bakan Göktaş’tan Osmaniye’deki sel felaketine ilişkin açıklama: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde meydana gelen sel felaketinden etkilenen hanelerin acil ve temel ihtiyaçlarının karşılanması için Osmaniye Kadirli ilçesi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na (SYDV) 2 milyon lira kaynak aktardıklarını bildirdi. Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, Bakanlık olarak yağışların başladığı ilk andan itibaren saha çalışmalarını etkin bir şekilde sürdürdüklerini belirtti. Sel felaketinin ardından, SYDV ekiplerince inceleme, hane ziyaretleri ve hasar tespit çalışmalarının ilgili kurumlarla koordineli şekilde yürütüldüğünün altını çizen Göktaş, şunları kaydetti: "Bu kapsamda, afetten etkilenen vatandaşlarımızın acil ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik Osmaniye Kadirli ilçesi SYDV’ye 2 milyon lira tutarında kaynak aktardık Devletimiz, tüm kurumlarıyla birlikte afetten etkilenen vatandaşlarımızın yaralarının en kısa sürede sarılması için çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Yoğun yağışlar sonucu yaşanan sel felaketi nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Evleri zarar gören ve yaşamları olumsuz etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, her zaman yanlarında olduğumuzu ifade ediyoruz." Bakan Göktaş ayrıca sel felaketinden etkilenen vatandaşların psikososyal destek ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ekiplerin sahada hazır olduğunu bildirdi. İlk belirlemelere göre 208 hane, 22 işyeri ve 16 araç hakkında hasar ihbarında bulunulduğunu ve iki can kaybının yaşandığını bildiren Göktaş, "AFAD ekipleri tarafından ihbarların değerlendirilmesi ve Kadirli Belediye ekiplerince sel sularının tahliye işlemlerinin tamamlanmasının ardından Bakanlık olarak uzman personelimizle psikososyal destek çalışmalarına başlayacağız" ifadelerini kullandı.
Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde değişiklik Resmi Gazete’de
09 Nisan 2026 Perşembe - 07:53 Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde değişiklik Resmi Gazete’de Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yenilenen yönetmelikte; aile sağlığı merkezlerinin kamu sağlık kuruluşu olduğu belirtildi. Hizmet mekanına ilişkin asgari fiziki şartlar hizmet sunumundaki ihtiyaçlara göre güncellendi ve aile hekimliği birimlerince aile sağlığı merkezindeki ortak kullanılan malzemelerin aile sağlığı merkezine ait olduğu belirlendi. Hizmet sunumunda ihtiyaçtan dolayı tereddütsüz temin edilen ve zaten kullanılan tıbbi cihaz ile sarf malzemeler daha açık şekilde listelenerek asgari tıbbi cihaz ve malzemelerde güncelleme yapıldı. Aile hekimliği uygulamasında personel istihdamı teşvik edildi Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı istihdamına ilişkin usul ve esaslarda düzenleme yapılarak aile hekimliği uygulamasında personel istihdamı teşvik edilecek. Aile hekimi olarak görev yapmakta iken askerlik veya doğum nedeniyle uygulamadan ayrılmak zorunda kalan hekimlerin uygulamaya dönmek istediklerinde öncelik hakları bulunacak. Bu öncelik hakkının kullanımı sırasında yönetmelik hükmünün farklı şekilde yorumlanması neticesinde uygulama farklılıkları görüldüğünden bu hakkın kullanımı için şartlar detaylı olarak açıklanacak ve öncelik hakkının kullanımı için başvuruya yeterli süre tanınacak. Sağlıkta şiddetin önlenmesi adına yönetmelikte yeni bir düzenleme yapıldı Hem sağlık çalışanını korumak hem de vatandaşın hizmet alımını engellememek amacıyla; şiddet durumunda vatandaşın aile hekimi kayıt değişikliğinin öncelikle farklı bir aile sağlığı merkezine yapılması, ikametgahına yakın farklı aile sağlığı merkezi yok ise aynı aile sağlığı merkezindeki başka bir aile hekimliği biriminin seçileceği hususu yönetmelikte düzenlendi. Birinci aşama uyum eğitimlerinin ilk üç ayda tamamlanması zorunlu oldu Aile hekimliği uygulamasına geçiş sürecinin hızlandırılması için tüm aile hekimliği çalışanlarının bu süreçte aldığı temel eğitimleri uygulamaya geçişten sonra da alabilmesine imkan sağlanacak; ancak birinci aşama uyum eğitimlerini kişinin yerleştiği tarihten itibaren 3 ay içinde tamamlaması zorunluluğu getirilecek. Yönetmelikte ayrıca, Sağlık Bakanlığı’na ait Aile Hekimliği Bilgi Sistemi’nin kullanımına ve bu sisteme geçiş sürecine ilişkin düzenlemeye yer verildi. Aile sağlığı merkezinde dört hekim yerine her beş hekim için ilave oda bulunması şartı getirildi Aile sağlığı merkezlerinde birim sayısına göre oluşturulan "aşılama ve bebek/çocuk izlemleri odası" ile "gebe izlem ve üreme sağlığı odası" kriterlerinde düzenleme yapılarak her dört hekim için değil, her beş hekim için ilave oda bulunması şartı getirildi. Uygulamada sıklıkla oda sayısının fazla olduğu ve bu odaların kullanılmadığı gözlemlendiğinden bu odaların "aile hekimliği birimi" olarak sisteme katkı sunmasının sağlanması amaçlanacak.