Yerel Haberler
Ankara
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:51 Sincan Belediyesinden 720 personel bayram boyunca sahada Sincan Belediyesi, Çimşit ve Yenikent’te oluşturulan 4 ayrı kesim noktasında ve pazar alanlarında veteriner hekimi gözetiminde kurban kesim hizmeti sundu. Vatandaşların herhangi bir aksaklık yaşamaması için görev başında olan 720 kişilik ekip, bayram boyunca sahada aktif olarak çalışmalarını sürdürüyor. Sincan Belediyesi, vatandaşların Kurban Bayramı’nı huzur ve güven içinde geçirebilmesi için tüm imkanlarını seferber etti. Bayram süresince 720 personel ile sahada görev alan ekipler, kurban kesim ve temizlik çalışmalarını titizlikle yürütüyor. 60 kasabın görev aldığı Yenikent ve Çimşit’teki 4 kurban kesim alanı ile pazar yerlerinde veteriner hekimi kontrolünde kurbanlıkların kesim işlemleri gerçekleştirildi. Vatandaşlar güvenle kurban ibadetlerini yerine getirirken, temizlik ekipleri de kesim işlemlerinin ardından anında temizlik çalışması yaptı. Çöp konteynerleri yıkandı. Dezenfeksiyon çalışmaları yürütüldü. Zabıta ekipleri denetimlerini sürdürdü, kesim alanları dışında kurban kesimi yapan şahıslara cezai yaptırım uygulandı. Kaçan kurbanlıkların yakalanması için oluşturulan kurban yakalama ekibi ise bayram süresince göreve devam edecek. Temizlikten zabıtaya, veteriner hizmetlerinden teknik ekiplere kadar birçok birim koordineli şekilde çalışırken, vatandaşlar sunulan hizmetlerden memnun kaldıklarını ifade etti.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:49 DEM Parti’den AK Parti’ye bayram ziyareti Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Kurban Bayramı dolayısıyla AK Parti’ye bayram ziyaretinde bulundu. Genel Başkan Yardımcısı Mahfuz Güleryüz, Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya ve Parti Meclis Üyesi Zeyno Bayramoğlu’ndan oluşan DEM Parti heyeti, Kurban Bayramı dolayısıyla AK Parti’ye bir ziyarette bulundu. DEM heyetini, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Sivil Toplum ve halkla ilişkiler Başkan yardımcısı Selahattin Yağcı, Sivas Milletvekili Rukiye Toy, Gençlik Kolları MYK Üyesi Abdullah Uçan karşıladı. AK Parti Genel Merkezindeki ziyarette konuşan Yayman, bayramların birlik ve beraberlik duygusunun aktarılması bakımından çok önemli olduğunu dile getirdi. Yayman, fikirlerin ve düşüncelerin farklı olabileceğini ama Türkiye’nin geleceği noktasında ortak paydada buluşmanın önemli olduğu düşüncesinde olduklarını da kaydetti. DEM Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahfuz Güleryüz de bayramın; barışa, kardeşliğe ve huzura katkı sunmasını temenni ettiklerini söyledi. "Önemli bir kavşaktan geçiyoruz" Türkiye’nin önemli bir kavşaktan geçtiğine ve önemli bir süreç yaşadığına dikkati çeken Güleryüz, "Biz, bu sürecin ülkemiz adına barışa ve demokratikleşmeye vesile olmasını diliyoruz. Bunun için çok çalışıyoruz. Bu süreçte sadece bizlerin değil bütün toplumsal dinamiklerinin sorumluluk almasını, Türkiye’nin barışı, huzuru ve ortak geleceği için eşit yurttaşlık temelinde yeniden bir inşa için sorumluluk almasını arzu ediyoruz. Sorunlar, problemler yaşadık ama tarihimiz güçlü çıkışların yapılabileceğinin de ortak tarihine sahip. Dolayısıyla bu sorunlarımızı demokrasi kültürü içerisinde birbirimizin farklılıklarını bir zenginlik olarak kabul ederek, demokratikleşmeyi arzulayan bir toplumun neferleri olarak sorumlulukla bu süreçten çıkacağımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı. "Meselemiz, Türkiye’yi daha aydınlık bir geleceğe taşımaktır" Yayman ise sadece Türkiye’nin değil dünyanın da çok önemli değişim dönemlerini yaşadığını belirterek, "Orta Doğu’da yaşanan gelişmelere bakıldığında, ABD ve İsrail’in İran’a müdahalesini düşündüğümüzde Türkiye’nin neden iç cephesinin güçlü olması gerektiği, neden birlik beraberliğinin önemli olduğunu bir kez daha görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız her konuşmasında tarihi vurguları yapmakta. Sayın Devlet Bahçeli çok tarihsel bir konumda yer almakta. Biz de Cumhur İttifakı olarak bu konuda çok önemli adımların atılmasına öncülük etmekteyiz. Tarihi bir dönemi hep beraber yaşıyoruz. Önce komisyonun kurulması, adaya ziyarete gidilmesi ve komisyonumuzun raporunun çıkması çok tarihi adımlardı. Bu noktada adımların atılmasını çok önemli buluyoruz. Burada sadece silahların elden değil zihinlerden de bırakılmasının önemine bir kez daha vurgu yapılması gerekiyor. Meselemiz, Türkiye’nin demokrasi standardını yükseltmek, sorun çözme yeteneğini artırmak ve Türkiye’yi daha aydınlık bir geleceğe taşımaktır. Türkiye bunu başarabilir, bizim inancımız buna tamdır" değerlendirmesinde bulundu. Terörsüz Türkiye sürecinin olumsuz etkilenmemesi için bir an önce doğru bir mimariyle yürütülmesi gerektiğine inandıklarının altını çizen Güleryüz, hükümetin bu süreçte yol haritasını hayata geçirme beklentisi içerisinde olduklarını aktardı. "İç cepheyi güçlendirmek bölge bakımından da tarihi önemdedir" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman da zamanın artık pratik adımlar zamanı olduğunu dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti: "Silahların bırakılması, tespit ve teyit meselesi, bu çağrılara uygun olarak hareket edilmesi, yasaların çıkarılması gibi adımlar çok önemlidir. Cumhurbaşkanımız her konuşmasında bu konuya vurgu yapmaktadır. Sayın Bahçeli bu konuda çok önemli sözler söylemekte. Bu meselenin çözülmesini isteyenler var, çözülmesini istemeyen içeriden ve dışarıdan bir takım odaklar var. Dolayısıyla iç cepheyi güçlendirmek sadece Türkiye’nin iç toplumsal kardeşliği bakımından değil bölge bakımından da tarihi önemdedir."
Bakan Göktaş açıkladı: EKPSS üzerinden bin 573 engelli vatandaş kamu kurumlarına yerleştirildi
02 Şubat 2026 Pazartesi - 12:59 Bakan Göktaş açıkladı: EKPSS üzerinden bin 573 engelli vatandaş kamu kurumlarına yerleştirildi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Engelli vatandaşlarımız için istihdamı büyüten, erişilebilirliği yaygınlaştıran ve aile desteklerini güçlendiren çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. ’Engelli Vatandaşların Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Töreni’ Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında gerçekleştirildi. Düzenlenen törende konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bin 573 engelli vatandaşımızı, kamu kurumlarına yetiştirmek üzere bir aradayız. Böylesi önemli bir günde, sizlerin heyecanını ve sevincini paylaşmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Engelli vatandaşların ihtiyaçlarına yönelik politikaları kararlılıkla hayata geçirdiklerini dile getiren Göktaş, "Her bir engelli kardeşimizin kendi potansiyelini gerçekleştirdiği güçlü bir toplum inşa etmeye gayret ettik. 2012 yılında başlatılan Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı, yani EKPSS, bu hedefe hizmet eden adımlardan biridir. 2002 yılında kamuda görev yapan engelli memur sayısı 5 bin 777 iken, yapılan atamalarla bu sayıyı 15 kat artırarak 82 bin 638’e çıkardık" şeklinde konuştu. "Bu yıl, 8’incisi yapılacak sınav için de desteklerimizi sürdüreceğiz" Bakanlık olarak engelli bireylerin yükünü azaltmak için sınav ücretlerine katkı sağladıklarını belirten Göktaş, "2024 yılı EKPSS kapsamında 33,8 milyon lira sınav ücretini biz karşıladık. Bu yıl, 8’incisi yapılacak sınav için de desteklerimizi sürdüreceğiz" diye konuştu. "Evde bakım yardımımızdan 517 bin vatandaşımız yararlanıyor" Göktaş, aile odakları hizmetlerle engelli vatandaşlara destek olmayı sürdürdüklerini aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu alanda temel politikamız, bireyin ailesinden ve sosyal çevresinden kopmadan, kendi yaşam alanında desteklenmesidir. Çünkü engelli kardeşlerimizin iyilik halinin aileyle birlikte güçlendiğini çok iyi biliyoruz. Böylece evde bakım yardımı ve gündüz hizmetlerimizle vatandaşlarımıza destek oluyoruz. Bugün itibarıyla evde bakım yardımımızdan 517 bin vatandaşımız yararlanıyor. Bugüne kadar, yaklaşık 240 milyar lira evde bakım desteği sağladık. Diğer yandan evde bakım desteğimizi, ailelerin ve engelli bireylerin gün içinde eğitim, rehabilitasyon ve sosyal etkileşim imkanına erişebileceği gündüz hizmetleriyle tamamlıyoruz. Bu alanı, hizmet zincirimizin vazgeçilmez bir parçası olarak görüyoruz." "Engelli vatandaşlarımız için aile desteklerini güçlendiren çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" Öz bakım becerilerinden iletişim ve sosyal uyuma uzanan hizmetler sunduklarını söyleyen Göktaş, 187 gündüzlü bakım, rehabilitasyon ve aktif yaşam merkezlerinin olduğunu hatırlattı. Göktaş, şu ifadeleri kullandı: "Ankara, Bursa, Mersin ve Kahramanmaraş’ta kurduğumuz ’Erken Çocukluk Gelişim Merkezleri’ ile çocuklarımızı destekliyoruz. Bunun yanı sıra ailelerine rehberlik ederek çocuklarımızın gelişimlerini güçlendiriyoruz. Diğer yandan ’Bireysel Sosyal Hizmet Danışmanlığı Modeli’ ile hem otizmli bireylere hem de ailelere destek olmayı sürdürüyoruz. Bu süreçte ise 18 ilimizde 3 bin 789 aileye bireysel danışmanlık hizmeti sağladık. Ayrıca, kamusal alanlardan dijital hizmetlere kadar her ortamda erişilebilirliği yaygınlaştırıyoruz. Geçtiğimiz yıl yayımlanan iki önemli Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle, engelli bireylerin bilgiye ve kamusal süreçlere erişimini bir standart haline getirdik. Engelsiz Türkiye Mobil Uygulamamızla, engelli bireylerin hizmetlere daha hızlı, güvenli ve kolay şekilde ulaşmalarını sağlıyoruz. Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği gibi, ’Engelli kardeşlerimizin hiçbir zorlukla karşılaşmadan hayatın her alanında güçlü şekilde var olabildiği bir Türkiye hedefliyoruz.’ Bugün gerçekleştirdiğimiz yerleştirme bu hedefin somut bir adımıdır. Engelli vatandaşlarımız için istihdamı büyüten, erişilebilirliği yaygınlaştıran ve aile desteklerini güçlendiren çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." Törene, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) Başkanı Bayram Ali Ersoy da katıldı.
Oğuzlardan bugüne bin yıllık Yaren geleneği yaşatılıyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 12:09 Oğuzlardan bugüne bin yıllık Yaren geleneği yaşatılıyor Çankırı Şabanözü Çaparkayı Köyü Yarenleri, Orta Asya’dan bugüne uzanan Yaren kültürünü kortej yürüyüşü ve yöresel oyunlarla Ankara’da yaşattı. Ankara’nın Pursaklar ilçesinde, Orta Asya’dan bugüne uzanan ve Türk kültürünün kadim miraslarından biri olan Yaren geleneği, Çankırı’nın Şabanözü ilçesine bağlı Çaparkayı Köyü Yarenleri tarafından düzenlenen yaren alayı kortej yürüyüşü ile yaşatıldı. Belediye binası önünden başlayan kortej yürüyüşü, protokol üyeleri ve vatandaşların katılımıyla gerçekleşirken, etkinlikte Sinsin oyunu, Tura oyunu, yöresel oyunlar ve Şabanözü halayı sergilendi. Kadim Türk kültürünün önemli unsurlarından biri olan Yaren geleneğini izlemek için çok sayıda vatandaş da yöresel oyunlara eşlik etti. "Yarenler, Oğuzların 24 boyunu temsil ediyor" Yaren geleneğinin binlerce yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirten Çaparkayı Köyü Yarenlerinden Ertuğrul Durmuş, "Yaren, Orta Asya’dan gelen Oğuzların 24 boyunu temsil eden, binlerce yıllık bir kültürdür. Kültürü yaşatmaya çalışıyoruz. Yaren odamız var. Kendi köyümüzde normalde. Baş ağalar var, Yarenimizin kurucuları. Orta oyunlarımız var. Misafirsiz Yaren olmaz, misafirler başımızın tacı. Oyun havaları oynarız. Daha sonra yemekten sonra yüzük oyunumuz vardır, mendil altına para saklanır. Yenilen tarafa ceza verilir. Gecenin sonunda misafirler uğurlanır, sonra mahkeme kurulur. Kural dışı hareket eden arkadaşlar heyet ile davalar görülür, ceza kesilir ve herkes evine gider. Genelde kışın yapılırmış. Hafta sonları genelde yapılıyor. Günümüz şartlarında 2 haftada bir yapıyoruz. Yaren arkadaşlık, dostluktur. Bu halkın hepsi de Oğuzlardan gelme" dedi. "Çankırılılar olarak kültürümüzü yaşatıyoruz" Yaren geleneğini gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini vurgulayan Harun Demirtaş, "Oğuz atadan günümüze uzanan bin yıllık kültürümüzü tanıtmaya çalışıyoruz. Sinsi, Tura oyunumuz, Yöresel Şabanözü Halayı gösterilerini yaptık. Kültürümüzü yaşatmak için Yaren ağalarımızla beraber mücadeleye devam ediyoruz. Çankırılılar olarak kültürümüzü yaşatıyoruz. Burada gördüğünüz ağalar gönüllü. Vaktinden, cebinden para harcayarak kültürü yaşatmaya çalışıyorlar. Bin yıldır atalarımız bu güne getirmiş. Gelecek nesillere aktarıp Yaren kültürümüzü yaşatmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Güzel bir gelenek, devamını dilerim" Etkinliği ilk kez izlediğini belirten Çankırı Şabanözü Mart köyünden Ramazan Mihvatoğlu, "Güzel bir gelenek, devamını dilerim. Pursaklar’da ilk defa görüyorum" şeklinde konuştu. "Atadan gelme yöresel kültürlerini devam ettiriyorlar" Gösterileri izleyen bir diğer vatandaş Serpil Sayın ise, "Pek bir bilgim yok ama çok güzel eğleniyorlar. Sık sık yapıyorlar, kesintisiz bu eğlenceyi düzenliyorlar. Herkes memnun. Atadan gelme yöresel kültürlerini devam ettiriyorlar. Kendim oralı değilim ama seviyorum yaptıkları eğlenceleri. Kortejde de yer aldım, eğlencelerine katıldım. Torunum Zeynep ile geldik" ifadelerini kullandı. "Zamanında, gençliğimizde biz de oynadık" Yöresel oyunları beğendiğini dile getiren Zekeriya Bodur, "Yöresel oyunlarımız çok güzel oluyor. Tebrik ederim hepsini, başarılar dilerim. Her sene olur, düzenlenir. Zamanında, gençliğimizde biz de oynadık" dedi. "Oğlum da oynuyor, kendisi paşa" Yaren kültürünün kendi köylerinden çıktığını belirten Kezban Demirtaş "Çok memnun olduk. Allah yardımcıları olsun. Benim kendi köyüm. Oğlum da oynuyor, kendisi paşa. Her sene yapıyorlar. Her yere gidiyor, Yarenlere gidiyor hiç durmuyor" açıklamasında bulundu. Etkinliğe, Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin ve İlçe Kaymakamı Üzeyir Aziz Özeren katıldı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından Verimlilik Artırıcı Projelere 27 milyon lirayı aşan destek
02 Şubat 2026 Pazartesi - 12:03 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından Verimlilik Artırıcı Projelere 27 milyon lirayı aşan destek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, enerji verimliliği projelerine yatırım bedelinin yüzde 30’u kadar hibe desteği sağladıklarını ve desteğin üst limitinin 2026 yılı için 27 milyon 92 bin 663 lira olarak belirlendiğini açıkladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Verimlilik Artırıcı Proje Destek Programı’nın kapsamını genişletti. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada enerji hizmet şirketlerinin (ESCO) enerji yöneticisi görevlendirmekle yükümlü olan endüstriyel işletmelerin, ticari binaların, hizmet binalarının ve kamu binalarında enerji performans sözleşmeleri (EPS) yoluyla uygulayacağı enerji verimliliği projelerinin, teşvikten yararlanabileceği belirtildi. Ayrıca enerji verimliliği projelerine yatırım bedelinin yüzde 30’u kadar hibe desteği sağlanacağı belirtilirken, desteğin üst limiti 2026 yılı için 27 milyon 92 bin 663 lira olarak belirlendi. ESCO’lar da dahil edildi Buna göre, ‘ESCO’ olarak da bilinen enerji hizmet şirketleri de artık enerji yöneticisi görevlendirmekle yükümlü olan endüstriyel işletmeler, ticari binalar, hizmet binaları ve kamu binalarında EPS yoluyla uygulayacağı enerji verimliliği projeleri için söz konusu destekten yararlanabileceği ifade edildi. Bu çerçevede, enerji yöneticisi görevlendirmekle yükümlü olan endüstriyel işletmeler, ticari binalar, hizmet binaları ve kamu kesimi binaları ile enerji hizmet şirketleri tarafından müştereken imzalanarak yürürlüğe girmiş ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılan başvuru duyurusunda belirtilen kriterleri ve enerji verimliliği önlemlerini içeren enerji performans sözleşmeleri için yapılan başvurular kabul ediliyor. 27 milyon lirayı aşan destek Enerji hizmet şirketlerinin EPS yoluyla uygulayacağı enerji verimliliği projelerine, yatırım bedelinin yüzde 30’una kadar hibe desteği sağlanacağı açıklanırken, desteklerde üst limitin, 2026 yılı için 27 milyon 92 bin 663 lira olacağı ve proje tutarı ne olursa olsun bu tutarı aşamayacağı vurgulandı. Ayrıca bu tutarın, her yıl yeniden değerleme oranında artırılacağı da ifade edildi. Destekte erken ödeme fırsatı Destek kararı verilen başvurular için belirlenen destek tutarının yüzde 50’sine teminat karşılığı erken ödeme yapılacağı, uygulama sonrası sözleşmede garanti edilen tasarrufun en az yüzde 70’inin sağlandığının ölçme ve doğrulama uzmanı tarafından doğrulanmasının ardından da nihai destek ödemesi gerçekleştirileceği belirtildi.
Gölbaşı Belediyesi 12 binden fazla çocuğu etkinliklerle ağırladı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 12:00 Gölbaşı Belediyesi 12 binden fazla çocuğu etkinliklerle ağırladı Gölbaşı Belediyesi, yarıyıl tatilinde hazırladığı ücretsiz buz pateni, tırmanma sporları ve Çocuk Şenliği etkinlikleriyle 12 binden fazla çocuğa hizmet verdi. Gölbaşı Belediyesi, yarıyıl tatilinde çocukların hem eğlenmesini hem de fiziksel, sosyal ve sanatsal gelişimlerine katkı sunmayı amaçlayan kapsamlı bir etkinlik programı gerçekleştirdi. Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı’nın talimatlarıyla hazırlanan program kapsamında, 100. Yıl Buz Pateni ve Tırmanma Spor Salonu ücretsiz hale getirildi ve Çocuk Şenliği ise binlerce çocuğu ağırladı. Eğlence ve heyecanın adresi olan 100. Yıl Buz Pateni ve Tırmanma Spor Salonu’nda, 2 bin 156 çocuk buz pateniyle buluştu. Bin 855 çocuk ise dağcılık ve tırmanma salonunda zirveye doğru tırmanarak vakit geçirdi. Sihirbaz, bilim, balon ve bubble show gösterileri, animasyonlar, jonglör ve ateş gösterileri ile maskot karşılamaları sayesinde 8 bin 400 çocuk, yarıyıl tatilinde farklı etkinliklerle buluştu. "Sosyal belediyeciliği lafla değil, çocuklarımızın gülümsemesiyle hayata geçiriyoruz" Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, çocukların mutluluğunu ve gelişimini merkeze alan bir anlayışla çalıştıklarını belirterek, "Biz Gölbaşı’nda sosyal belediyeciliği lafla değil, çocuklarımızın gülümsemesiyle hayata geçiriyoruz. Yarıyıl tatilinde evlatlarımızın hem eğlenmesini hem de sporla, sanatla, oyunla gelişmesini istedik. Bu nedenle buz pateni ve tırmanma salonumuzu tamamen ücretsiz yaptık, Çocuk Şenliği ile ilçemizi neşeyle doldurduk. Çocuklarımızın buz pateni yaparken heyecanını, tırmanma duvarında zirveye ulaşırken yaşadığı mutluluğu, atölyelerde hayal güçlerini özgürce ortaya koymalarını görmek bizler için tarif edilemez bir gurur. 12 binden fazla çocuğumuzun ve ailesinin mutluluğuna ortak olmak bizim için büyük bir motivasyon oldu. Bizler biliyoruz ki çocuklar, özgüveni yüksek bireyler olarak yetişirse toplumun temeli güçlü olur. Çocuk dostu bir Gölbaşı hedefiyle çıktığımız bu yolda, üretken, sağlıklı ve mutlu nesiller yetiştirmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz. Unutmayalım ki çocuklarımız mutluysa Gölbaşı güçlüdür" ifadelerine yer verdi.
TVHB Başkanı Eroğlu: "Sulak alanların tahribi zoonotik enfeksiyonların ortaya çıkma ve yayılma riskini artırmaktadır"
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:49 TVHB Başkanı Eroğlu: "Sulak alanların tahribi zoonotik enfeksiyonların ortaya çıkma ve yayılma riskini artırmaktadır" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, "Göçmen kuşların mola alanı olan sulak alanların tahribi, kuş gribi, Batı Nil virüsü ve benzeri zoonotik enfeksiyonların ortaya çıkma ve yayılma riskini artırmaktadır" dedi. TVHB Başkanı Eroğlu, sulak alanların tahribinin toplum sağlığını tehdit etmesi ile ilgili bir açıklama yayımladı. Eroğlu, göçmen kuşların da mola alanı olan sulak alanların tahribine dayalı, kuş gribi, Batı Nil virüsü ve benzeri zoonotik enfeksiyonların ortaya çıkıp yayılma riskinin arttığını açıkladı. "Sulak alanların tahribi zoonotik enfeksiyonların ortaya çıkma ve yayılma riskini artırmaktadır" Ali Eroğlu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 2 Şubat, 1971 yılında İran’ın Ramsar kentinde imzalanan Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar (Ramsar) Sözleşmesi’nin kabul edildiği güne atfen Dünya Sulak Alanlar Günü olarak ilan edilmiştir. Türkiye’nin de taraf olduğu sözleşmeyi 172 ülke imzalamıştır. Sulak alanlar; dünyamızın biyolojik çeşitliliğinin korunması, iklim dengesinin sürdürülebilirliği ve su kaynaklarının devamlılığı açısından hayati öneme sahip doğal ekosistemlerdir. Bu alanlar yalnızca çok sayıda canlı türü için yaşam alanı oluşturmakla kalmamakta; suyun doğal filtrasyonu, taşkınların dengelenmesi, karbon tutumu, mikroklimanın düzenlenmesi ve ekosistem sürekliliğinin sağlanması gibi hayati işlevleri de yerine getirmektedir. Ancak son yıllarda hızlanan kentleşme, plansız arazi kullanımı, kontrolsüz tarımsal faaliyetler, endüstriyel kirlilik ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle sulak alanlarımız ciddi baskı altındadır. Sulak alanların kirlenmesi ya da yok olması, yaban hayatındaki hassas dengeyi bozarak yabani türlerin insan ve evcil hayvanlarla temasını artırmakta; bu durum halk sağlığı açısından önemli biyolojik riskler doğurmaktadır. Özellikle göçmen kuşların mola alanı olan sulak alanların tahribi, kuş gribi, Batı Nil virüsü ve benzeri zoonotik enfeksiyonların ortaya çıkma ve yayılma riskini artırmaktadır." "Ekosistemlerde meydana gelen bozulmalar, yeni risk alanları oluşturmaktadır" Sulak alanların aynı zamanda, antimikrobiyal dirençle mücadelede ’doğanın böbrekleri’ işlevini gördüğünü belirten Eroğlu, "Hayvansal ve tarımsal atıkların su kaynaklarına karışmasını engelleyen, patojen yükünü azaltan bu doğal filtrasyon sistemlerinin bozulması; dirençli mikroorganizmaların doğrudan çevreye ve gıda zincirine karışmasına zemin hazırlamaktadır. Sulak alanlar; hayvancılık, balıkçılık ve tarımsal üretim açısından stratejik öneme sahip olmasının yanı sıra, zoonotik hastalıkların izlenmesi, çevresel risklerin erken tespiti ve biyogüvenliğin sağlanması bakımından da kritik alanlardır. Bu ekosistemlerde meydana gelen bozulmalar, ekosistem dengesini zayıflatmakta ve toplum sağlığını tehdit eden yeni risk alanlarının oluşmasına neden olmaktadır" şeklinde konuştu. "Kamu kurumları, yerel yönetimleri duyarlı olmaya ve somut adımlar atmaya davet ediyoruz" ’Tek sağlık’ yaklaşımına değinen Eroğlu, "Veteriner hekimler; hayvan hastalıklarının kontrolü, yaban hayatının izlenmesi ve sulak alanlarda yaşayan canlıların sağlığının korunması süreçlerinde bilimsel ve kamusal sorumluluk üstlenmektedir. İnsan, hayvan ve çevre sağlığının ayrılmaz bir bütün olduğunu esas alan ’tek sağlık’ yaklaşımı, sulak alanların korunmasında temel bir yol haritası niteliği taşımaktadır. Ülkemiz, uluslararası sözleşmeler kapsamında sulak alanların korunmasına yönelik önemli yükümlülükler üstlenmiş bulunmaktadır. Ancak mevcut tehditlerin boyutu dikkate alındığında; bu taahhütlerin sahaya etkin biçimde yansıtılması, koruma-kullanma dengesini esas alan, bilimsel temelli, şeffaf ve denetlenebilir politikaların kararlılıkla uygulanması gerekmektedir. Biyolojik çeşitliliğin korunması, ekosistem sağlığının sürekliliği ve doğal mirasımızın gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için sulak alanların korunması zorunludur. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak; ilgili kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, meslek örgütlerini ve toplumu, sulak alanlarımızın korunması konusunda daha duyarlı olmaya ve somut adımlar atmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
Bakan Tekin: "Bağımsızlığımızın asıl savunucusu bireyleri yetiştirmek bizim işimiz"
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:46 Bakan Tekin: "Bağımsızlığımızın asıl savunucusu bireyleri yetiştirmek bizim işimiz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak ülkemizde milli birliğin, beraberliğin, hukuk devletinin, anayasal düzenin, insan haklarının ve hepsinden de öte bağımsızlığımızın asıl savunucusu bireyleri yetiştirmek bizim işimiz" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı’nca 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci dönemi, okullarda ‘Bayrak Sevgisi’ teması kapsamında yürütülecek eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla başladı. Öğrencilere milli değerlerin kazandırılması, bayrağa ve milli birlik duygusuna yönelik farkındalığın artırılması hedeflenen proje kapsamında eğitim kurumlarında çeşitli etkinlikler ve bilgilendirici faaliyetler düzenlendi. Öte yandan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ikinci dönemin başlaması dolayısıyla Ankara’da Büyükhanlı Kardeşler Ortaokulu’nu ziyaret etti. Bakan Tekin ziyarette öğrenciler ve öğretmenlerle bir araya gelerek, yürütülecek çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Ülkemizde milli birliğin savunucusu bireyleri yetiştirmek bizim işimiz" Bakan Tekin, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde okullarda başlatılan ‘Bayrak Sevgisi’ temasının çocuklara milli birlik ve beraberlik duygusunu yaşatacağını belirterek, "Yeni eğitim-öğretim yılı hepimiz için hayırlı olsun. Aynı zamanda bugün Şaban ayının tam ortasındayız. Her eğitim öğretim yılının başında çocuklarımıza bir farkındalık oluşturulması açısından okullarımızdan, öğretmen arkadaşlarımızdan bu konuda belirli etkinlikler yapılmasını arzu ediyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) olarak ülkemizde milli birliğin, beraberliğin, hukuk devletinin, anayasal düzenin, insan haklarının ve hepsinden de öte bağımsızlığımızın asıl savunucusu bireyleri yetiştirmek bizim işimiz. Bakanlık olarak bizim ana görevimiz. Biz de bu realiteden hareketle eğitim-öğretim yılının başında çocuklarımızın okullarda milli birliğimizin, beraberliğimizin en önemli sembollerinden birisi olan bayrağımızla ilgili farkındalık şuurunu artıracak etkinlikler yapalım istedik. Şu an Türkiye’nin tamamında okullarımızda altında yaşamaktan, gölgelendiği yerde bulunmaktan gurur ve onur duyduğumuz ay yıldızlı bayrağımızla ilgili farkındalıklar yapılıyor. Ben Türk halkına da, bütün milletimize de bu anlamda çocuklarımıza bu türden farkındalık etkinliklerinde destek olmalarını temenni ediyorum. Bu şekilde milli birliğimizin güçlenmesi adına hep beraber güzel şeyler yapmış oluruz" ifadelerini kullandı.