Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı merkezlerde güvenlik ‘CANGÖZ Projesi’ ile sağlanacak
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:45:27
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında "Yapay Zeka Destekli ve Gerçek Zamanlı İzleme, İkaz ve Güvenlik Risklerinin Yönetimi (CANGÖZ) Projesi İş Birliği Protokolü" imzalandı. Sistemle huzurevleri, rehabilitasyon merkezleri, engelli ve yaşlı bakım merkezlerinde şüpheli hareketler, düşme ve bayılma gibi olağan dışı durumlar, yangın anında personel zamanında uyarılarak, erken müdahale sağlanacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Savunma Sanayii Başkanlığı arasında Yapay Zeka Destekli ve Gerçek Zamanlı İzleme, İkaz ve Güvenlik Risklerinin Yönetimi (CANGÖZ) Projesi İş Birliği Protokolü imzalandı. Savunma Sanayii Başkanlığı Nuri Demirağ Salonu’nda düzenlenen törenle imzalanan protokol kapsamında CANGÖZ Projesi ilk etapta 27 ilde kullanılmaya başlanacak. Törende konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bakanlık olarak sundukları hizmetleri günün ihtiyaçlarına göre revize ettiklerini ve geliştirdiklerini vurguladı. Göktaş, "Özellikle korunma ve desteğe ihtiyaç duyan bireyler için riskleri ortaya çıkmadan öngörebilen bir yapı kurmak temel önceliklerimizden biridir. Diğer yandan hizmet sunduğumuz her ortamda güvenlik ve mahremiyet dengesini büyük bir titizlikle koruyoruz. Bugün imzaladığımız bu iş birliği protokolü de sosyal hizmet kapasitemizin teknolojiyle desteklenerek yeni bir eşiğe taşınmasının kıymetli bir adımıdır" diye konuştu. "Kuracağımız yapı sayesinde tüm hizmet birimlerimizde izleme sistemlerini merkezden yönetilebileceğiz" Huzurevleri, rehabilitasyon merkezleri, engelli ve yaşlı bakım merkezleri gibi pek çok hizmet noktasında güvenliğin etkin biçimde sağlanması için izleme sistemlerinin güçlendirilmesi ve merkezi bir yapıya kavuşturulmasının büyük önem taşıdığına dikkati çeken Göktaş, sözlerine şöyle devam etti: "Bu doğrultuda Savunma Sanayii Başkanlığımızın geliştirdiği yapay zeka destekli erken alarm ve izleme sistemini hizmet birimlerimizde devreye alıyoruz. İlk etapta 27 ilimizde bu sistemi kademeli bir şekilde kuracağız. Yerli savunma sanayi ekosistemi tarafından geliştirilen bu sistemle görüntüleri anlık analiz ederek, riskleri erken tespit edebileceğimiz bir modeli bize sunuyor. Böylece ilgili personel zamanında uyaracak, muhtemel olumsuz bir durumda da erken müdahale sistemimizi devreye alacağız. Ayrıca kuracağımız yapı sayesinde tüm hizmet birimlerimizde izleme sistemlerini merkezden yönetilebileceğiz. Bununla birlikte denetim süreçlerimizi de güçlendirerek; proaktif denetim yaklaşımıyla hizmet kalitesini güvence altına alıyoruz. Görüntü işleme altyapısı; şüpheli hareketleri, düşme ve bayılma gibi olağan dışı durumları tespit edip, yangın ve dumanı algılayacak, anlık alarmla müdahaleyi mümkün kılacak. Bunun yanı sıra, görüntüler sınıflandırılacak. Böylece ihtiyaç duyulan kayıtlara kolay şekilde ulaşılabileceğiz. Yapay zeka altyapısı, ülkemizin sosyo-kültürel yapısını Türk toplumuna özgü beden dili, davranış ve hareket biçimlerini analiz ederek öğrenebilecek kabiliyette olacak. Bu da elimizdeki verilerle eğitilmiş, daha isabetli sonuçlar üreten milli yapay zeka modellerinin geliştirilmesine önemli bir zemin hazırlayacak." "Yapay zeka temelli sistem, savunma sanayii ile sosyal hizmetler arasında güçlü bir sinerji oluşturacak" Ortaya çıkacak kazanımların yalnızca Bakanlıkla sınırlı kalmayacağını da söyleyen Bakan Göktaş, "Yerli ve milli imkanlarla geliştirilecek bu yapay zeka temelli sistem, savunma sanayii ile sosyal hizmetler arasında güçlü bir sinerji oluşturacak. Milli sermayenin yurt içinde kalmasına katkı sağlayacak bu adım, yerli savunma sanayii ekosisteminin yüksek teknoloji alanındaki kabiliyetlerini daha da ileriye taşıyacak. Aynı zamanda ülkemizin yapay zeka alanındaki teknolojik bağımsızlığına, veri güvenliğine ve uluslararası rekabet gücüne de katkılar sunacak" şeklinde konuştu. "CANGÖZ Projesi ile birlikte riski önceden gören, hızlı karar alan ve doğru zamanda harekete geçen bir kurumsal yapıyı daha da güçlendirmiş olacağız" Göktaş, atılan imzanın sosyal hizmetlerde yeni bir güvenlik standardının, yeni bir yönetim kapasitesinin ve yeni bir kamu hizmeti anlayışının ilanı olduğunu aktararak, "CANGÖZ Projesi ile birlikte riski önceden gören, hızlı karar alan ve doğru zamanda harekete geçen bir kurumsal yapıyı daha da güçlendirmiş olacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla yürüttüğümüz bu çalışmalarla yerli ve milli imkanlarla insan odaklı hizmet anlayışımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. SSB Başkanı Haluk Görgün ise, savunma sanayiinin yüksel teknolojinin farklı disiplinlerin koordineli çalışmasını gerektiren, yenilikçi ve inovatif yaklaşımın her an güncel olması gereken bir disiplin olduğunu söyleyerek, "Bu anlamda ülkemizin güzide üniversitelerinde yetişen yaklaşık 100 bin çalışanımızın ortaya koyduğu fedakar çalışmalar neticesinde yakaladığımız bu yüksek teknoloji ürünlerini, ülkemizin aynı anda aynı zamanda teknolojik bağımsızlığına ve ekonomik bağımsızlığına katkı sağlamak adına da yine Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda kabiliyeti olan şirketlerimizin sivil alandaki ihtiyaçları karşılamak üzere de faaliyetler yürütülüyor" diye konuştu. Çeşitli birimlerde ihtiyaç duyulan ve hızlı cevap verebilecek projenin hayata geçirilmesinden memnuniyet duyduğunu aktaran Görgün, projenin hayırlara vesile olmasını diledi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:36
Bakan Güler, KKTC Meclis Başkanı Öztürkler ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ile bir araya geldi. Milli Savunma Bakanı Güler, Ankara’ya resmî ziyaret gerçekleştiren KKTC Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ile Millî Savunma Bakanlığında bir araya geldi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:32
MHP lideri Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 72 gül ve özel tasarım tablo gönderdi
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 72. yaş günü dolayısıyla 72 gülden oluşan çiçek ile Fetih Suresi’nin 1 ve 2’nci ayetlerinin yer aldığı, İslam ülkeleri haritası işlemeli özel tasarım tablo hediye etti. MHP’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 72. yaş gününü kutladığı bildirildi. Paylaşımda, Bahçeli tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 72 gülden oluşan bir çiçek ile özel tasarım bir tablo gönderildiği belirtildi. Tek adet olarak hazırlanan tabloda, İslam ülkelerine ait haritanın lazer gravür yöntemiyle işlendiği; üst kısmında Allah, alt kısmında ise "Peygamber Efendimiz’in isminin yer aldığı aktarıldı. Harita içerisinde Fetih Suresi’nin 1’inci ve 2’nci ayetlerinin bulunduğu, eserin köşelerinde dört halifenin isimlerine yer verildiği kaydedildi. Anadolu Türk desenlerinin yine lazer gravür olarak işlendiği tabloda, zirkon taş süslemeler kullanıldığı, kuyum işçiliğiyle metal katmanlar halinde hazırlandığı ve özel mine boyama yöntemiyle renklendirildiği ifade edildi. Sanatsal bir ahşap çerçeve içerisinde hazırlanan eserin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim edildiği bildirildi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:32
MİT ve Emniyetten bombalı eylem hazırlığındaki DHKP-C’lilere operasyon
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ortak operasyonu ile Türkiye’de eylem hazırlığında olan 4 DHKP-C mensubu yakalandı.
10 Şubat 2026 Salı - 14:55
Bakan Göktaş: "Çevrim içi dünyada çocuklarımızın güvenliğini ve mahremiyetini her şeyin üzerinde tutuyoruz"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Çevrim içi dünyada çocuklarımızın güvenliğini ve mahremiyetini her şeyin üzerinde tutuyoruz" dedi. Bakan Göktaş, Güvenli İnternet Günü dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Bakan Göktaş paylaşımında, "Çevrim içi dünyada çocuklarımızın güvenliğini ve mahremiyetini her şeyin üzerinde tutuyoruz. Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planımız, Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmemiz ve yürüttüğümüz birçok proje bu konudaki kararlılığımızın en somut göstergesi" ifadelerini kullandı. Sosyal medya düzenlemesini kısa sürede hayata geçirmeyi hedeflediklerini aktaran Göktaş, "Çocuklarımızı dijital risklerden korumaya yönelik hazırladığımız Sosyal Medya Düzenlememizi de çok kısa süre içinde hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu vesileyle Güvenli İnternet Günü’nü kutluyor, toplumsal farkındalığın artmasını temenni ediyorum. Hep birlikte daha iyi bir internete" dedi.
10 Şubat 2026 Salı - 14:43
Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş: "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor"
AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ile bir araya geldi. Güneş, "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" dedi. AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz tarafından giyim tarzı nedeniyle sosyal medya üzerinden hedef alınan Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş’i AK Parti Genel Merkez binasında kabul etti. Burada konuşan Yalçın, bu zamana kadar başörtüsüyle ilgili toplumsal olarak bölücülük yapılmaması gerektiğini her seferinde anlatmalarına rağmen bu zihniyetin devam ettiğini ifade ederek, "Bugün bir sürü hukuki ve siyasal düzenlemeler yapıldı. Yasakçılık yapamıyorlar, bugün şükürler olsun üniversitelerimizde, kamu binalarımızda insanlar başörtüleriyle bulunabiliyorlar. Buna engel olamıyorlar ama maalesef o alçak zihniyet bir yerlerde saklanmış, mevzilenmiş ve mevzisinden çıkacak yerini bekliyor. ‘Biz aslında baş örtüsüne karşı değiliz, türbana karşıyız. Annelerimiz, anneannelerimiz gibi taksanız sorun olmaz’ derlerdi. Şalvarıyla, örtmesiyle bir Anadolu kadınını bile hazmedemeyecek kadar maalesef kin ve nefret dolu insanlar. Meselenin hukuki süreci de başladı İnşallah bizim bu zihniyetle mücadelemiz devam edecek. Zeynep Başkan ve arkadaşları tam da temsil etmesi gerekeni temsil ederek bizim gururumuz oldular" dedi. "Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar" Yalçın, Türkiye’de insanları kılık kıyafetiyle yargılayan ve aslında bu topluma ait olan kıyafetleri hor görecek kadar toplumdan uzaklaşmış insanların olduğunu, bu durumun çözülmesi için hukuki ve siyasi düzenlemelerin yanı sıra zihniyet dönüşümüne de ihtiyaç olduğunu söyledi. Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’ın bu ifadelerinin üzerine ise Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş, "Bu nesil bu meseleyi artık halletmek zorunda. Bunu geleceğe miras bırakmamamız lazım. Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar. Biz bunlara neyi beğendireceğiz" şeklinde cevap verdi. Bir kişinin kılık kıyafetinin ne olduğunun bir öneminin olmadığını, o insanın yaptıklarına bakılması gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Buna bakmayı bile beceremeyen insanlar kendilerini toplumda kıymetli insan zannediyorlar. Halbuki demokrasi denilen durum tam anlamıyla her tür kıyafeti giyen insanın her tür görevde olabildiği, her tür standartları taşıyan insanın kendi başarısıyla her şeyi yapabildiği bir zemin" değerlendirmesinde bulundu. "Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır" Özgürlükler alanında mücadelede bu zamana kadar büyük mesafe kat edildiğini söyleyen Yalçın, "İnşallah bundan sonra da sivil anayasayla da o mesafeleri taçlandıracağız. En uygun yerine kadar taşıyacağız ama o zihniyetle mücadeleyi bırakmayacağız. Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır. Özgüvenle kendi mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. O anlamak istemeyen insanlara kafalarına vura vura bu toprakların gerçek sahipleri olduğumuzu, gerçek temsilcileri olduğumuzu, bizim tam da bunları temsil ettiğimizi anlatacağız" diye konuştu. Başörtü ve kılık kıyafet meselelerinin garanti alınmasına kadar her türlü durumun sonuna kadar takipçisi olduklarını aktaran Yalçın, "Zeynep Başkan Anadolu’dur, Anadolu’yu ve hepimizi temsil eder. Onun hakkını hiçbir yerde bırakmayacağız" diye konuştu. "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" Bu ülkenin bir ferdi olan bir insanın kılık kıyafetinden dolayı hakir görülmesi ve rencide edilmesinin çok üzücü bir durum olduğunu aktaran Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ise şu ifadeleri kullandı: "Bir anne evladının tesellisine maruz kalmamalı. Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor. Benim teselli etmem gereken çocuk, beni teselli ediyor. İnsan üzülüyor. Bu ülkede kılık kıyafetin bir anayasal hak haline gelmesi gerekiyor, bir önce sivil anayasayı geçilsin."
10 Şubat 2026 Salı - 14:40
Bakan Şimşek ‘Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı’nın sonuçlarını paylaştı
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından düzenlenen Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı’nın (ACEME) ardından, konferanstan çıkarılacak temel sonuçları değerlendirdi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan’ın El-Ula kentinde Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ile Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından düzenlenen Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı’na katıldı. Konferansın ilk gününde ‘Borç Kırılganlıkları Yuvarlak Masa Toplantısı’ başlıklı oturuma katılan Şimşek, burada ikili temaslarda bulundu. Şimşek, Özbekistan Başbakan Yardımcısı Jamshid Kuchkarov, Asya Altyapı Yatırım Bankası Başkan Yardımcısı Sherard Cowper-Coles, Dünya Bankası Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Anna Bjerde ile bir araya geldi. Şimşek, Pakistan, Nijerya, Katar ve Suudi Arabistan’ın maliye bakanlarıyla kısa görüşmeler de gerçekleştirdi. Bakan Şimşek konferansın ikinci gününde ise ‘Yükselen Piyasalar İçin Dayanıklılık ve Ekonomik Dönüşüm Yolculuğu’ başlıklı kapanış oturumunda panelist olarak yer aldı. Konferansın bitiminin ardından sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Bakan Şimşek, konferanstan çıkarılacak temel sonuçları şu şekilde sıraladı: "Gelişmekte olan piyasalar, küresel GSYİH’nin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturmakta ve küresel büyümenin yüzde 70’inden fazlasını yönlendirmektedir. Günümüzün zorlukları artık döngüsel değil. Ticaretin parçalanması, borç ödeme baskıları ve zayıf büyüme yapısal sorunlardır. Fiyat istikrarı büyümenin önünde bir engel değil; sürdürülebilir yüksek büyümenin ön koşuludur. Kurumlar planlardan daha önemlidir. Güvenilirlik duyurulardan değil, uygulamadan gelir. Parçalanmış bir dünyada, uluslararası işbirliği her zamankinden daha önemlidir. Özel sektör öncülüğünde büyüme kilit önem taşıyor: Bürokrasiyi azaltmak, sermaye piyasalarını derinleştirmek ve yönetişimi güçlendirmek gerekiyor. Bölgesel entegrasyon, küresel ticaretin parçalanmasını telafi etmeye yardımcı olabilir. Bağlantıya yapılan yatırımlar karşılığını verir. Gelişmekte olan ülkelerde borç kırılganlığı artıyor. Borç yeniden yapılandırmalarında hız, koordinasyon ve öngörülebilirlik önem taşıyor. Yapay zekâ destekli verimlilik artışları umut verici ancak otomatik değil; beceriler ve yaygınlaşma kritik önem taşıyor. Gelişmekte olan piyasaların artan ağırlığını ve sesini yansıtacak şekilde reforme edilmiş bir küresel yönetim sistemine ihtiyaç vardır."
10 Şubat 2026 Salı - 14:35
DMK Genel Sekreteri Cengiz: "TÜVTÜRK, acilen kamulaştırılmalı"
Devlet Memurları Konfederasyonu (DMK) Genel Sekreteri Tuncay Cengiz, "Bakanlığı dahi dinlemeden komisyon veya hizmet bedeli adı altında haraç kesen TÜVTÜRK, acilen kamulaştırılmalıdır" dedi. Devlet Memurları Konfederasyonu (DMK) Genel Sekreteri Tuncay Cengiz beraberindekilerle, Ankara’da TÜVTÜRK araç muayene istasyonunda darp edilerek hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin’e yönelik saldırıyı İvedik TÜVTÜRK araç muayene istasyonu önüne siyah çelenk bırakarak protesto etti. Burada açıklama yapan Tuncay Cengiz, araç muayene istasyonunda polis memuru Keskin’e yönelik gerçekleştirilen saldırının, toplumun huzuruna vurulan bir darbe olduğunu ifade etti. "TÜVTÜRK, acilen kamulaştırılmalı" Araç muayene işlemleri sadece kamu eliyle yürütülmesi gerektiğini ifade eden Cengiz, "Görevi başında olmayan, sivil kıyafetiyle kendi özel aracının, araç muayene işlemi için buraya gelen polis memuru Melih Okan Keskin kardeşimiz, kalabalık bir çalışan grubu tarafından vahşice darp edilmiş, ne yazık ki beyin kanaması geçirerek şehit olmuştur. Geride gözü yaşlı bir eş, yetim iki çocuk bırakmıştır. Kamu görevlimize yapılan bu saldırı, doğrudan milletimize ve devletimize yapılmıştır. Bu alçaklık, toplumun huzurunu, güven duygusunu ve adalet inancını derinden sarsmıştır. Artık son hadde gelinmiştir. Şikayetler diz boyudur. Özelleştiği 2007 yılından itibaren tekelleşen ve tekelleşmenin verdiği cüretle vatandaşlara sürekli kötü muamele ve eziyet eden, bakanlığı dahi dinlemeden komisyon veya hizmet bedeli adı altında haraç kesen TÜVTÜRK, acilen kamulaştırılmalıdır. Araç muayene işlemleri sadece kamu eliyle gördürülmeli veya rekabeti sağlayacak ve aktif denetlenecek şekilde her bir istasyon kısa sürelerle ayrı ayrı özelleştirilmelidir. Şikayet alınan istasyonlar ise kapatılmalı veya ihalesi iptal edilmelidir" açıklamalarında bulundu. "Sessiz kalmamalıyız, hakkımızı aramalıyız" Kamu görevlilerine yönelik şiddetin caydırıcılığını artıran yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Cengiz, "Kamu görevlilerine yönelik şiddet olaylarının son yıllarda artması tesadüf değildir. Hükümetten ve Meclis’ten beklentimiz; kamu görevlilerine yönelik şiddetin cezalarını ağırlaştıran, caydırıcılığı artıran yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmeli, şiddet eğilim ve olaylarına sıfır tolerans gösterilmelidir. Bütün memur ve kamu görevlileri kardeşlerimize de sesleniyoruz; birbirimize daha çok sahip çıkalım. Bu millet için gece gündüz çalışan bizler, birbirimizin canından, malından ve onurundan da sorumluyuz. Sessiz kalmamalıyız, hakkımızı aramalıyız, ama her zaman hukuk ve demokrasi çerçevesinde kalmalıyız" diye konuştu.
10 Şubat 2026 Salı - 14:35
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş’le görüştü
AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ile bir araya geldi. Güneş, "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" dedi. AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz tarafından giyim tarzı nedeniyle sosyal medya üzerinden hedef alınan Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş’i AK Parti Genel Merkez binasında kabul etti. Burada konuşan Yalçın, bu zamana kadar başörtüsüyle ilgili toplumsal olarak bölücülük yapılmaması gerektiğini her seferinde anlatmalarına rağmen bu zihniyetin devam ettiğini ifade ederek, "Bugün bir sürü hukuki ve siyasal düzenlemeler yapıldı. Yasakçılık yapamıyorlar, bugün şükürler olsun üniversitelerimizde, kamu binalarımızda insanlar başörtüleriyle bulunabiliyorlar. Buna engel olamıyorlar ama maalesef o alçak zihniyet bir yerlerde saklanmış, mevzilenmiş ve mevzisinden çıkacak yerini bekliyor. ‘Biz aslında baş örtüsüne karşı değiliz, türbana karşıyız. Annelerimiz, anneannelerimiz gibi taksanız sorun olmaz’ derlerdi. Şalvarıyla, örtmesiyle bir Anadolu kadınını bile hazmedemeyecek kadar maalesef kin ve nefret dolu insanlar. Meselenin hukuki süreci de başladı inşallah bizim bu zihniyetle mücadelemiz devam edecek. Zeynep Başkan ve arkadaşları tam da temsil etmesi gerekeni temsil ederek bizim gururumuz oldular" dedi. "Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar" Yalçın, Türkiye’de insanları kılık kıyafetiyle yargılayan ve aslında bu topluma ait olan kıyafetleri hor görecek kadar toplumdan uzaklaşmış insanların olduğunu, bu durumun çözülmesi için hukuki ve siyasi düzenlemelerin yanı sıra zihniyet dönüşümüne de ihtiyaç olduğunu söyledi. Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’ın bu ifadelerinin üzerine ise Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş, "Bu nesil bu meseleyi artık halletmek zorunda. Bunu geleceğe miras bırakmamamız lazım. Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar. Biz bunlara neyi beğendireceğiz" şeklinde cevap verdi. Bir kişinin kılık kıyafetinin ne olduğunun bir öneminin olmadığını, o insanın yaptıklarına bakılması gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Buna bakmayı bile beceremeyen insanlar kendilerini toplumda kıymetli insan zannediyorlar. Halbuki demokrasi denilen durum tam anlamıyla her tür kıyafeti giyen insanın her tür görevde olabildiği, her tür standartları taşıyan insanın kendi başarısıyla her şeyi yapabildiği bir zemin" değerlendirmesinde bulundu. "Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır" Özgürlükler alanında mücadelede bu zamana kadar büyük mesafe kat edildiğini söyleyen Yalçın, "İnşallah bundan sonra da sivil anayasayla da o mesafeleri taçlandıracağız. En uygun yerine kadar taşıyacağız ama o zihniyetle mücadeleyi bırakmayacağız. Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır. Özgüvenle kendi mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. O anlamak istemeyen insanlara kafalarına vura vura bu toprakların gerçek sahipleri olduğumuzu, gerçek temsilcileri olduğumuzu, bizim tam da bunları temsil ettiğimizi anlatacağız" diye konuştu. Başörtü ve kılık kıyafet meselelerinin garanti alınmasına kadar her türlü durumun sonuna kadar takipçisi olduklarını aktaran Yalçın, "Zeynep Başkan Anadolu’dur, Anadolu’yu ve hepimizi temsil eder. Onun hakkını hiçbir yerde bırakmayacağız" diye konuştu. "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" Bu ülkenin bir ferdi olan bir insanın kılık kıyafetinden dolayı hakir görülmesi ve rencide edilmesinin çok üzücü bir durum olduğunu aktaran Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ise şu ifadeleri kullandı: "Bir anne evladının tesellisine maruz kalmamalı. Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor. Benim teselli etmem gereken çocuk, beni teselli ediyor. İnsan üzülüyor. Bu ülkede kılık kıyafetin bir anayasal hak haline gelmesi gerekiyor, bir önce sivil anayasayı geçilsin." (MMG-
10 Şubat 2026 Salı - 14:00
Ankara’da esnafa silahlı saldırı: 2 yaralı
Ankara’nın Altındağ ilçesi Ulus semtinde yer alan Çantacılar Sokak’ta çıkan silahlı kavgada, esnaf ve oğlu yaralandı. Olay, Ulus semtinde yer alan Çantacılar Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, el arabasıyla sokakta yürüyen M.T. (15) ile otopark çalışanları arasında tartışma yaşandı. Yaşanan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Olay yerine gelen ve bölgede esnaf olan M.T.’nin babası Ö.T. ise oğlunun darp edildiğini görerek otopark görevlilerine saldırdı. Otopark görevlileri ve Ö.T. arasındaki kavga büyüyerek silahlı saldırıya dönüştü. Olayda otopark çalışanı bir kişi, M.T. ve Ö.T.’yi bacaklarından vurdu. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Silahlı saldırı sonucu yaralanan M.T ve Ö.T., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Öte yandan, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi. "Çocuğa ne diye saldırıyorsunuz?" Yaşanılan olayın, Çantacılar Sokak’taki esnafa mal olmaması gerektiğini ifade eden Ankara Umum Ayakkabıcılar ve Çantacılar Esnaf Odası Başkanı ve aynı zamanda olayın yaşandığı sokakta esnaf olan Hüseyin Uzun, "Olay sonrasında hemen geldim ve müdahale ettim. 2 tane yaralımız var. 15 yaşındaki bir çocuğa otoparkçılardan birisi saldırıyor. Sonra babası geliyor. Çıkan tartışma sonucu hem babasına hem oğluna sıkıyorlar. Çocuğa ne diye saldırıyorsunuz? Buranın tamamı esnaf. Sokağımızın kötü bir şekilde anılmasını istemiyoruz. Esnafımız ve sokağımız dünyada tek. Buradaki esnafa yazık. Biz bunları yapanların gerekli cezayı almasını ve bir daha cezaevinden çıkmamasını istiyoruz" diye konuştu. "Bu güzide sokağın zarar görmesini istemiyoruz" Olayın basit bir nedenden başladığını ve gereksiz büyüdüğünü belirten Uzun, "Bu güzide sokağın zarar görmesini istemiyoruz. Olay çok basit bir tartışmayla çıktı. Çocuk, el arabasıyla giderken dokunmuş. ’Niye dokundun’ diyorlar. Çocuk da ’fark etmedim’ diyor. Ondan sonra çocuğu pataklamaya başlıyorlar. Haliyle babası geliyor. Sonrasında otopark çalışanı çekiyor silahını, ikisinin de ayaklarına sıkıyor. Biz çok üzgünüz. Ben duygusal bir insanım, esnafımı gerçekten çok seviyorum. Burada böyle bir olayın olmasından dolayı çok üzgünüm" şeklinde konuştu. Saldırganlar gözaltında Olayla ilgili polis ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar neticesinde, olayın Ö.T. ve M.T. ile aynı bölgede otopark olarak faaliyet gösteren iş yerinin çalışanları G.T. ve R.Ç. isimli şahıslar arasında otopark meselesinden çıkan tartışma sonucu olduğu öğrenildi. Şüpheli şahısların, polisler tarafından yakalanarak gözaltına alındığı, gerekli adli işlemlerin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edileceği belirtildi.
10 Şubat 2026 Salı - 13:10
Kahramanmaraş’ı Gaziantep üzerinden Doğu Akdeniz limanlarına bağlayacak hattın proje çalışmaları hızla devam ediyor
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Nurdağ-Kahramanmaraş Hızlı Tren Hattı’na ilişkin yaptığı açıklamada, "Toplam 49 kilometre uzunluğunda planladığımız hatla hem yolcu hem yük taşımacılığında önemli bir kapasite artışı sağlayacağız" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Gaziantep’in Nurdağı ilçesinden başlayarak Kahramanmaraş’a uzanacak hızlı tren hattına ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Nurdağ-Kahramanmaraş Hızlı Tren Hattı’nın, yapımı planlanan 235 kilometrelik Malatya-Narlı-Nurdağı Hızlı Tren Projesi’ne bağlanacağını dile getirdi. Uraloğlu, "Toplam 49 kilometre uzunluğunda planladığımız Nurdağ-Kahramanmaraş hızlı tren bağlantısının proje çalışmalarına devam ediyoruz. Proje çalışmalarını tamamladıktan sonra yatırım programına alarak yapım çalışmalarını başlatmayı hedefliyoruz. Hat ile hem yolcu hem yük taşımacılığında önemli bir kapasite artışı sağlayacağız" açıklamasında bulundu. "Türkiye’nin lojistik ağında daha güçlü bir konuma yükseltmeyi amaçlıyoruz" Söz konusu bağlantının, yapımı süren Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattı ile entegre olacağını ifade eden Uraloğlu, "Hattı hem yolcu hem de yük taşımacılığına uygun şekilde inşa edeceğiz, saatte 200 kilometre işletme hızına uygun, çift hatlı, elektrikli ve sinyalli olarak tasarladığımız hatla Kahramanmaraş’ın üretim potansiyelini daha geniş pazarlara ulaştırmayı ve şehri, Türkiye’nin lojistik ağında daha güçlü bir konuma yükseltmeyi amaçlıyoruz. Nurdağı üzerinden Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattı bağlantısıyla Kahramanmaraş’ı, Doğu Akdeniz limanlarına ve ana ticaret koridorlarına entegre etmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. Ekonomiye ve istihdama katkı Kahramanmaraş Organize Sanayi Bölgelerinde üretilen tekstil, iplik, gıda ve yapı malzemeleri başta olmak üzere birçok ürünün hem Mersin hem de İskenderun limanlarına demiryolu ile taşınmasının hedeflendiğini belirten Uraloğlu, bu sayede lojistik maliyetlerin düşeceğini ve bölge sanayicisinin rekabet gücünün artacağını kaydetti. Bakan Uraloğlu, hattın bölgesel üretim ve ihracat kapasitesini de doğrudan etkileyeceğini vurguladı. Bölgede üretilen demir ile krom cevherlerinin demiryolu ile İskenderun Limanı’na ulaştırılarak uluslararası pazarlara taşınacağını belirten Uraloğlu, Kahramanmaraş’ın Doğu Anadolu, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu arasında yük toplama, aktarma ve dağıtım merkezlerinden biri haline geleceğini dile getirdi. Uraloğlu, "Demiryolu altyapısını güçlendirerek sanayi, tarım ve lojistik sektörlerine güç katacağız. Uzun vadede istihdama ve bölgesel kalkınmaya güçlü katkı sağlayacak bir projeyi hayata geçireceğiz. Demiryolunun güçlenmesiyle karayolu üzerindeki ağır taşıt trafiği de azalacak. Bu sayede şehir içi ve bölgesel ulaşım üzerindeki yük hafilerken Kahramanmaraş’ın güçlenen lojistik altyapısı yeni sanayi yatırımlarını ve depo-lojistik tesislerini de şehre çekecek" değerlendirmesinde bulundu.
10 Şubat 2026 Salı - 13:07
Uzmanından açıklama: "Kadınların yaklaşık yüzde 20’sinde, erkeklerin ise yüzde 8’inde migren görülüyor"
Bayındır Söğütözü Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Serdar Eren, "Kadınların yaklaşık yüzde 20’sinde, erkeklerin ise yüzde 8’inde migren görülüyor. Çocukluk çağında başlayabilse de çoğunlukla ergenlik döneminde ortaya çıkıyor ve hastaların yüzde 80’inden fazlasında 30 yaşından önce başlıyor" dedi. Migren, yalnızca bir baş ağrısı değil; günlük yaşamı, iş verimini ve sosyal hayatı doğrudan etkileyen yaygın bir nörolojik rahatsızlık olarak öne çıkıyor. Saatlerce, hatta günlerce sürebilen ataklarla kendini gösteren migren; bulantı, ışık ve ses hassasiyeti gibi belirtilerle yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürebiliyor. Toplumda sanılandan çok daha yaygın görülen bu hastalıkta, doğru tanı, tetikleyicilerin fark edilmesi ve güncel tedavi yaklaşımları migrenin kontrol altına alınmasında büyük önem taşıyor. Dünya nüfusunun yüzde 15’i migren hastası Migrenin tüm dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’ini etkilediğini belirten Uzm. Dr. Serdar Eren, "Kadınların yaklaşık yüzde 20’sinde, erkeklerin ise yüzde 8’inde migren görülüyor. Çocukluk çağında başlayabilse de çoğunlukla ergenlik döneminde ortaya çıkıyor ve hastaların yüzde 80’inden fazlasında 30 yaşından önce başlıyor" diye konuştu. Kadınlarda menopoz sonrası hormon düzeylerinin azalmasıyla migren ataklarının sıklığının genellikle azaldığını ifade eden Eren, çocukluk çağında araç tutması, baş dönmesi ve tekrarlayan karın ağrısı yaşayan bireylerin ilerleyen yaşlarda migren açısından risk taşıdığına dikkati çekti. Migrenin belirtileri saatlerce, günlerce sürebiliyor Migren ataklarının genellikle 4 ila 72 saat sürdüğünü aktaran Eren, en sık görülen belirtilere ilişkin, "Çoğunlukla tek taraflı baş ağrısı, zonklayıcı, orta veya yüksek şiddette ağrı, fiziksel aktiviteyle artan ağrı, bulantı ve kusma, ışık, ses ve kokuya karşı aşırı hassasiyet" açıklamasında bulundu. Bazı besinler ve yaşam alışkanlıkları migreni tetikliyor Migren ataklarını tetikleyen faktörlerin kişiden kişiye değişebildiğine de değinen Eren, en sık karşılaşılan tetikleyiciler arasında şunların yer aldığını söyledi: "Eski peynirler (kaşar, gravyer vb.), sakatatlar ve katkı maddeli et ürünleri, deniz ürünleri (kalamar, karides, midye), konserve gıdalar, turunçgiller, yağlı, baharatlı yiyecekler ve hazır soslar, kafeinli içecekler, uyku düzensizliği, stres, aşırı fiziksel aktivite ve uzun süreli açlık." Migren tanısı nasıl konuluyor Migren tanısının detaylı bir değerlendirme ile konduğunu vurgulayan Eren, "Öncelikle hastanın şikayetleri dinlenir ve tanı kriterlerine uygunluğu değerlendirilir. Nörolojik muayene yapılır. Ağrıya neden olabilecek başka bir hastalığı dışlamak için gerektiğinde MR, MR anjiyo, BT ve BT anjiyo gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulur" dedi. Migren tedavisi kişiye özel planlanıyor Atak tedavisine ilişkin konuşan Eren, "Basit ve kombine ağrı kesiciler, migrene özgü ağrı kesiciler, bulantı ilaçları kullanılır" ifadelerini kullandı. Ayrıca botoks uygulamasının 1 hafta içinde etki göstermeye başladığını ve 4-6 ay sürebildiğini belirten Eren, sinir blokajı (nöral terapi), akupunktur gibi yöntemlerin de bazı hastalarda fayda sağladığını söyledi. Migren tedavisinde yeni dönem Son yıllarda migren tedavisinde önemli gelişmeler yaşandığını belirten Eren, "Migren aşısı olarak bilinen ve beyindeki ağrı reseptörlerini bloke eden tedaviler ayda bir kez cilt altına uygulanıyor. Bunun yanı sıra, migren ağrı reseptörlerine özel geliştirilmiş tablet formundaki yeni ilaçlar hem atak tedavisinde hem de önleyici tedavide kullanılabiliyor" şeklinde konuştu.
10 Şubat 2026 Salı - 13:00
Bakan Şimşek: "Sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleşti"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "2025 yılında sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleşti" dedi. Bakan Şimşek, resmi sosyal medya hesabından 2025 yılında sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleştiğini duyurdu. Şimşek, teknolojili ürünlerde yüzde 11,4, sermaye mallarında yüzde 8,5, ham petrol ve doğal gaz çıkarımında ise yüzde 25,6 arttığını açıkladı. Aynı zamanda Şimşek, Türkiye’nin küresel değer zincirlerindeki konumunu daha da güçlendirmeye devam edeceklerini vurguladı. "Sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleşti" Bakan Şimşek, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Katma değerli üretimi ve potansiyel büyümeyi güçlendiren, enerjide dışa bağımlılığı azaltan politikalarımızın sonuçlarını almaya devam ediyoruz. 2025 yılında sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleşti. Üretimimiz yüksek teknolojili ürünlerde yüzde 11,4, sermaye mallarında yüzde 8,5, ham petrol ve doğal gaz çıkarımında yüzde 25,6 arttı. Katma değeri, yatırımı ve verimliliği önceliklendiren politikalarımızla ülkemizin küresel değer zincirlerindeki konumunu daha da güçlendirmeye devam edeceğiz."
10 Şubat 2026 Salı - 12:46
Bakan Şimşek: "2025 yılında sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleşti. Üretimimiz yüksek teknolojili ürünlerde yüzde 11,4, sermaye mallarında yüzde 8,5, ham petrol ve doğal gaz çıkarımında yüzde 25,6 arttı."
Bakan Şimşek: "2025 yılında sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleşti. Üretimimiz yüksek teknolojili ürünlerde yüzde 11,4, sermaye mallarında yüzde 8,5, ham petrol ve doğal gaz çıkarımında yüzde 25,6 arttı."
10 Şubat 2026 Salı - 12:35
Dışişleri Bakan Yardımcısı Bozay: "AB Konseyi Türkiye’yi özerk bir ‘üçüncü kutup’ olarak görüyor"
Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay, AB Konseyinin son raporunda Türkiye’nin küresel ve bölgesel düzeyde artan rolüne dikkat çekildiğini belirterek, Ankara’nın "özerk üçüncü kutup" olarak konumlandırıldığını ifade etti. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne uyum sürecini destekleyen Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) kapsamında uygulanan Türkiye’de Sonuç Odaklı İzleme için Teknik Destek-Faz IV (ROM Türkiye) Projesi Açılış Konferansı Ankara’da bir otelde düzenlendi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Bozay yaptığı konuşmada, AB Konseyinin yaklaşık 22 saat önce yayımlanan raporunda, küresel düzeyde belirsizliklerin arttığına dikkat çekildiğini belirterek, "Raporda açıkça, ‘Belirsizlik diyorsunuz ama bugün geldiğimiz noktada süreçlerin nereye evrileceğini kimsenin tam olarak öngöremediği bir dönemdeyiz. Yeni kurallar ve yeni kaidelerle oynanan bir süreçten bahsediyoruz’ deniliyor" ifadelerini kullandı. Raporda Türkiye’ye ayrılan bölüme özellikle dikkat çeken Bozay, AB Konseyinin 9. sayfasında yer alan değerlendirmelere işaret ederek şunları aktardı: "Dünya genelinde orta ve bölgesel güçler, nüfuslarını ve etki alanlarını geliştirmek için coğrafya, ekonomik ağırlık ve diplomatik esneklikten yararlanmaktadır. Türkiye, 2025 yılında Ukrayna ve Rusya arasında tahıl sevkiyatını kolaylaştırarak Kiev’e tedarik sağlarken Moskova ile kanalları koruyarak ve Gazze konusunda kendisini kilit bir muhatap olarak konumlandırarak profilini yükseltti. Aynı zamanda Suriye üzerindeki etkisini güçlendirdi. 2026’da NATO zirvesine ev sahipliği yapmak Türkiye’ye Batı, Rusya, Orta Asya ve daha geniş Müslüman dünyası arasında köprü kuran özerk bir üçüncü kutup olarak imajını güçlendirmek için olağan üstü bir platform sağlayacaktır.’ Dışarıda Avrupa Birliği Konseyinin bizi algılaması, hazırlanan rapor bu." Avrupa Birliği Konseyinin Türkiye algısının bu çerçevede şekillendiğini vurgulayan Bozay, "Bu rapor, dışarıdan Avrupa Birliği Konseyinin bizi nasıl algıladığını net bir şekilde ortaya koyuyor" dedi. Bu algının tesadüfi olmadığını belirten Bozay, "Bu tablo, kolektif olarak devletimizin ve milletimizin yürüttüğü çalışmaların bir sonucudur. Üzerinde durduğumuz alanlar, bugün küresel oyunun ana alanları haline gelmiştir" diye konuştu. Küresel sistemde yaşanan dönüşüme de değinen Bozay, şu ifadeleri kullandı: "Artık sadece oyunun kuralları değişmiyor, oyunun kitabı değişiyor. Bu değişim sürecinde bizim de projelerimizle birlikte neler yapacağımıza bakmamız gerekiyor. Çok şükür, bu kapasiteyi de taşıyoruz." Komşu ve bölge ülkeler ile yakın iş birliğinin geliştirilmesine yönelik adımlar atıldığına dikkati çeken Bozay, "Yarın Yunanistan Başbakanı gelecek Sayın Cumhurbaşkanımızın davetlisi olarak. Ertesi gün de Sırbistan Cumhurbaşkanı geliyor. Biliyorsunuz Ürdün Kralı buradaydı. Sayın Cumhurbaşkanımız Suudi Arabistan’a gitti. Suudi Arabistan neler konuşuldu? Bağlantısallık üzerinden Avrupa Birliği’ne yönelik çalışmalarda nasıl ulaşımları sağlarız? Tarım konusunda nasıl ilerleyebiliriz. Öbür taraftan yine bizim en son yaptığımız çalışmalarda Sayın Kos ile bir araya geldiğimizde bütün Avrupa Birliği’nin sizin bu baktığınız beş pencereden bakıp nasıl yol alırız onları çalıştık" ifadelerini kullandı. Bozay, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki iş birliğinin somut ve kurumsal araçlarla uzun yıllardır sürdürüldüğünü belirterek, Katılım Öncesi Yardım Aracı’nın (IPA) bu iş birliğinin temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de 2002-2020 döneminde IPA kapsamında toplam 9,2 milyar avro tutarında destek sağlandığını aktaran Bozay, bu kaynakla yaklaşık 900 projenin hayata geçirildiğini ifade etti. Önceki dönemde elde edilen kazanımların yeni döneme sağlam bir zemin oluşturduğunu vurgulayan Bozay, 2021-2027 yıllarını kapsayan yeni IPA döneminde de ortak hedefler doğrultusunda Türkiye-AB iş birliğinin istikrarlı ve yapıcı bir şekilde devam ettiğini kaydetti. Programa Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Merkezi Finans ve İhale Birimi Başkanı Barbaros Murat Köse, AB Türkiye Delegasyonu İş Birliği Başkanı Maria Luisa Wyganowski, Türkiye ve Avrupa Birliği’nden ilgili kurum ve paydaşlar katıldı.
10 Şubat 2026 Salı - 11:53
AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ercan: "Zeynep Güneş’e yapılan düpedüz kadına yönelik zihinsel şiddettir"
AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz’ın Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in giyim tarzını hedef alan paylaşımına ilişkin, "Milletimizden aldığı yetkiyle ülkesine hizmet eden bir kadını, sırf kıyafet tercihi üzerinden tahkir etmek, düpedüz kadına yönelik zihinsel şiddettir" dedi. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz’ın Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in giyim tarzını hedef alan paylaşımına ilişkin partisinin genel merkezinde açıklamalarda bulundu. Burada konuşan Ercan, Korkmaz’ın kullandığı ifadelerin kadınların onuruna ve Güneş’i oylarıyla o makama getiren millet iradesine yönelmiş açık bir saygısızlık olarak nitelendirdi. Kadınları hedef alan, baskıyı, aşağılamayı ve ötekileştirmeyi siyasi üslup haline getiren faşizan zihniyeti en ağır biçimde lanetlediklerini dile getiren Ercan, "Ülkemizi karanlığa sürüklemek isteyen, 28 Şubat heveslisi bu pespaye zihniyet ve sahipleriyle, hukuk ve demokrasi zemininde kararlılıkla mücadele edeceğimizin bilinmesini istiyoruz. Milletimizden aldığı yetkiyle ilçesine, şehrine ve ülkesine hizmet eden bir kadını, sırf kıyafet tercihi üzerinden tahkir etmek, faşizmin en alasıdır. Bu hadsizliğin adı, düpedüz ‘kadına yönelik zihinsel şiddettir.’ Amacı da kadını susturmak, kadını görünmez kılmak, daha önce yıllarca yapıldığı gibi milletimizin bizatihi kendisini kamusal alandan dışlamaktır. Burada hedef alınan, yalnızca kadın bir belediye başkanı ve onun kıyafet tercihi değildir; millî ve manevî değerlerimizin özü ve merkezidir. Hedef alınan; bu toprakların irfanıyla yoğrulmuş, inancını, kültürünü ve kimliğini gururla taşıyan kadınların ta kendisidir" açıklamasında bulundu. "Anadolu’nun bağrında yetişen bir kadın belediye başkanına yönelik çirkin saldırılar, asla tesadüf değildir" Ercan, Millî Mücadele yıllarında da Anadolu kadınının kıyafetinin kirletilmek istendiğini, küstah ve mülevves ellerin kadınların başörtüsünü hedef alma cüretini gösterdiğini söyleyerek, "Millet düşmanları İstiklal Harbi’nde püskürtülmüş olsa da; ektikleri zehirli tohumların bazılarının zihin tarlasında bugün bile uç verdiğini görüyoruz. Anadolu’nun bağrında yetişen ve üç dönem üst üste seçilen bir kadın belediye başkanına yönelik çirkin saldırılar, asla tesadüf değildir. İşgal günlerinde bu toprakların ruhunu hedef alanlarla aynı bataklıktan beslenenler; bugün de Anadolu’ya, Anadolu’nun değerlerine ve millet iradesine bitmek bilmez bir husumet içindedir. Biz kadınlar, bu dili çok iyi tanıyoruz. AK Parti iktidarları öncesinde, kadınlar olarak, biz bunu yıllarca yaşadık. ‘Şu kıyafetle okuyamazsın’, ‘bu başörtüsüyle çalışamazsın’, ‘sen bu makama yakışmazsın’ denilerek, kapılar yüzümüze kapatıldı. Üniversite kapılarında ikna odalarıyla karşılandık. Kadınlar mesleğiyle inancı, okuluyla kıyafeti arasında bir tercih yapmaya zorlandı. Türkiye, bu karanlık dönemleri geride bırakmıştır. AK Parti ve Cumhur İttifakı var oldukça, güçlü oldukça, kimse baskı dolu o günleri bir daha geri getirmeyecektir" diye konuştu. "Yol ve dava arkadaşımız Zeynep Güneş’in yanındayız" ‘Kadın hakları’ maskesi altında siyaset yapan zihniyetin kendi ideolojik kalıplarına sığmayan kadınlara yönelik saldırganlıklarına asla müsamaha göstermeyeceklerini de ifade eden Ercan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Kibirli, kirli, küstah bir dille Zeynep Güneş’e saldıranların lügatinde kadın; ancak kendi ideolojik kamplarına hizmet ederse değerlidir. Oysa bize göre kadın, toplumun ve siyasetin tam merkezindedir. Kimliğiyle, inancıyla ve tercihleriyle bu ülkenin aslî unsurudur. Yerel yönetimlerden bürokrasi kademelerine, siyasetten sivil topluma, akademiden iş dünyasına kadar her alanda varlık gösteren kadınlar, bu ülkenin istikbalidir. Kadınların kamusal alanda daha görünür, daha güçlü ve daha etkili hale gelmesi, bu ‘toksik dilin’ kökünün kazınmasıyla mümkündür. Bu noktada, Mihalgazi Belediye Başkanımızı hedef alan çirkin saldırıyı samimiyetle kınayan siyasi partilerin kıymetli temsilcilerine de AK Parti Kadın Kolları olarak teşekkür ediyoruz. Yol ve dava arkadaşımız Zeynep Güneş’in yanındayız."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder