Yerel Haberler
Ankara
20 Şubat 2026 Cuma - 23:56 Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu yayımlandı: "Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı sağlam zeminler üzerinde yükselecektir" Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin internet sitesinde, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporu yayımlandı. Raporda, "Milletin vicdanıyla, aklıyla ve irfanıyla yürüyen bu süreç, kalıcı sonuç üreterek; kardeşlik, birlik ve bütünleşme temelli bir vatandaşlık anlayışıyla güçlendiğinde, ‘Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı olan iç huzur, sağlam zeminler üzerinde yükselecektir" denildi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 18 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirdiği 21’inci toplantısında yapılan oylamada, nitelikli çoğunlukla kabul edilen komisyon raporu, TBMM’nin internet sitesinde yayımlandı. Yayımlanan raporun takdimini TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş kaleme aldı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisinin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti içerisinde yürütülen, toplumsal barışın, birliğin ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihi sorumluluğun bir yansımasıdır, ifadesidir. Halkımızın uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek karşı karşıya kaldığı sorunlar, Gazi Meclisimizin yasa yapıcı ve denetleyici niteliğiyle ele alındığında kalıcı bir çözüm ufku kazanmaktadır" dedi. "Bugün terör meselesinde tarihi bir dönemden geçiyoruz" Terör meselesinde tarihi bir dönemden geçildiğini vurgulayan Kurtulmuş, meclisin üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz bir biçimde üstlendiğini vurguladı. Türkiye’nin terörden dolayı ödediği bedellerden bahseden Kurtulmuş, "Bugün terör meselesinde tarihi bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclisimiz üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz bir biçimde üstlenmiştir. On yıllardır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını tüketen ve ülke olarak ağır bedeller ödediğimiz terör eylemleri, kalkınma ufkunu daraltmış, sosyal bağları örselemiş ve siyaseti sadece güvenlik reflekslerine sıkıştırmıştı. Bölgemizde bugün yaşanan istikrarsızlık, adaletsizlik ve demokratikleşme sorunları emperyal müdahalelerin bıraktığı derin izlerin birer sonucudur. Bu müdahalelere bizim cevabımız ise daha fazla kardeşlik ve daha fazla bütünleşmedir" ifadelerini kullandı. "Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi hürmet ve minnetle yad ediyorum" Bölge istikrarı ve toplumsal barış için bu sürece emek veren herkese teşekkür eden Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Milletimizin huzuru, bölgemizin istikrarı ve toplumsal barış ülküsü için sivil toplumda, siyasette ve halkımıza hizmetin farklı alanlarında emek veren her biri kıymetli insanlarımızı şükranla; ortak vatanımızın esenliği uğruna canını veren şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi hürmet ve minnetle yâd ediyorum. Aziz hatıraları; atacağımız her adımda, insan onuruna, adalete ve ortak geleceğimize karşı taşıdığımız sorumluluğu, hepimize daha güçlü biçimde hatırlatmaya devam edecektir." Komisyon çalışmaları Yayımlanan raporun ikinci kısmında komisyon çalışmalarından bahsedildi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda ele alınan "Terörsüz Türkiye" hedefinin, esasında dönemsel bir söylem ya da konjonktürel bir hamle değil, devlet politikası olduğu vurgulandı. Vatandaşların ortak geleceğini garanti altına alan bir yaklaşımın sonucu olduğu vurgulanan raporda, daha önce de bu sorunun çözümü çokça denenmiş fakat çeşitli nedenlerle sonuçlandırılamamış olduğu vurgulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başbakanlığı döneminde özellikle 2009 ve 2013 yıllarındaki çözüm gayretlerinde yürütme organı merkezli inisiyatifler belirleyici olduğuna dikkat çekilerek, geçmiş teşebbüslerde geniş tabanlı dinleme zeminini ve nitelikli çoğunlukla ortak kanaat üretecek kurumsal bir Meclis mekanizmasını işletmek mümkün olmadığı ifade edildi. Bu sürece katkı veren herkesin, bu memleketin mayasında kardeşlik olduğunu gösterdiği vurgulanan raporda, "Tüm bu kayıpların ötesinde en ağır bedel şüphesiz ki canla ödenmiştir. Manevi kayıplar unutulmaz acılarımızdır. Her biri ayrı bir ailenin ocağına düşen şehitlerimizin, her biri bir ömrü feda eden gazilerimizin acısı her daim tazedir. Canları pahasına bu vatanı savunan tüm kahramanlar, sürecin manevi mimarlarıdır. Bu istikamette atacağımız her adımda, onların emanetine sadakatle bağlı kalacağımızı ilan ediyoruz. İnanıyoruz ki bu sürece katkı veren herkes, bu memleketin mayasında kardeşlik olduğunu göstermiştir ve gösterecektir denildi. "Terörsüz Türkiye" hedefi Terörsüz Türkiye hedefinin detaylarından bahsedilen raporda, Terörsüz Türkiye hedefinin terörsüz bir bölge demek olduğu vurgulanarak, şunlar kaydedildi: "Bu hedef tam manası ile başarıya ulaştığında, Komisyon çalışmalarımız tüm yönleriyle, ‘Türkiye Modeli’ olarak literatüre geçecektir. Komisyonun çalışmaları, fesih ve örgütün silah bırakması yönünde oluşan kararın olgunlaşmasıyla birlikte, idari ve hukuki düzenlemelerin nasıl bir çerçeveye oturtulması gerektiği konusunu gündemine almıştır. Silahlı terör örgütünün varlığının sona erdirilmesinin güvenilir biçimde tespiti ile birlikte eş zamanlı olarak kamu düzeninin korunması, hak ve hürriyetlerin genişletilmesi, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi ve adalet duygusunun tahkimi gibi başlıca konular öncelikle ele alınacaktır. Komisyon; millet adına çözüme ulaştırılacak sorunların müzakeresi, üzerinde uzlaşılan teklif ve tavsiyelerin Türkiye Büyük Millet Meclisine iletilmesi ve bahse konu süreçlere millet adına vaziyet etmek için görev yapmıştır. Komisyonumuz, on yıllardır ülkemizin enerjisini tüketen ve kardeşi kardeşten uzaklaştırmaya çalışanların provoke ettiği bir meseleye yeni bir gözle bakma iradesinin yansımasıdır. Bu çerçevede Terörsüz Türkiye, esasında terörsüz bir bölge demektir. Bu hedef, aynı zamanda bölgenin barış ve esenliğine odaklı bir vizyon olarak tezahür etmiştir." Komisyonda dinlenen kişilerin mutabakat alanları Raporda komisyonda dinlenilen kişileri mutabakat alanları aktarıldı. Raporda ortak zemin, ayrıca toplumsal rıza ve sürecin toplumca sahiplenilmesi konusunda geniş bir mutabakat bulunduğunu, katılımcılık, şeffaflık ve kapsayıcılık ilkelerinin siyaset kurumu, sivil toplum ve akademi çevrelerince güçlü biçimde desteklendiğini ortaya koyduğu ifade edildi. Dile getirilen görüşlerde öne çıkan bir diğer husus, sürecin sadece güvenlik ve örgütün tasfiyesi ekseninde ele alınmaması gerektiğini vurgulayan bütüncül yaklaşım olduğu belirtilen raporda, "Demokratikleşme, eşit yurttaşlık, hak ve özgürlüklerin güvenceye alınması ile ekonomik kalkınma boyutlarının birlikte düşünülmesi beklenmektedir. Süreç boyunca sıklıkla işaret edilen bir diğer konu, hukuki düzenleme ihtiyacı, silah bırakma ve devamındaki sürecin yönetimi yanında hukuk devleti ve demokratikleşme başlıklarındaki talepler olmuştur. Uluslararası ve bölgesel boyutun önemi, iç huzurun güçlenmesiyle bölgesel istikrarın desteklenmesi ve küresel adalet arayışında Türkiye’nin siyasal ağırlığının artması perspektifiyle, ortak zeminin tamamlayıcı unsuru olarak öne çıkmaktadır" ifadelerine yer verildi. Terör örgütü PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması Raporda, fesih ve silah bırakmanın istihbarat-güvenlik birimlerince sınırlar dışındaki durumlar dahil tespiti, kamuoyuna yapılan beyanlarla sınırlı bir alan olmadığına dikkat çekildi. Beyanların takip ve teyitle anlam kazanacağının aşikar olduğu belirtilen raporda, silah bırakmanın istihbarat ve güvenlik birimlerince tespiti, ölçülebilir kriterlerle icra edileceği ve bu tespitin, sahadaki doğrulama süreçleriyle desteklenerek kamu düzeni açısından öngörülebilirlik sağlayacağı ifade edildi. Sonuç ve değerlendirme Raporun sonuç ve değerlendirme bölümünde ise, milli iradenin denetim ve imkanlarının aynı zeminde buluşturan bir örneklik ortaya koyduğu vurgulanarak, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu; Meclisin temsil gücünü, siyasetin çözüm üretme kapasitesini ve milli iradenin denetim imkânlarını aynı zeminde buluşturan bir örneklik ortaya koymuştur. Toplantılar boyunca oluşan müşterek kanaat, şiddet ve terörle mücadele yönteminin sadece güvenlik tedbirleriyle sınırlı kalmaması gerektiği yönündedir. Tam demokrasiye dayanan yurttaşlık bilincinin, eşitlik temelli kardeşliğin ve kurumsal şeffaflığın kalıcı huzur ve barışı mümkün kılacağı değerlendirilmektedir. Komisyon raporu, idari ve hukuki düzenlemeler için yol gösteren bir çerçeve ortaya koyarken, toplumla uyum adımlarının ertelenemez bir alan olduğunu hatırlatmaktadır. Siyasetin görevi, toplumun farklı seslerini ortak geleceğin dilinde buluşturmaktır" denildi. "Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı sağlam zeminler üzerinde yükselecektir" Türkiye Modeli’nin kıymetli kazanımlarından bahsedilen raporda, "Milletin vicdanıyla, aklıyla ve irfanıyla yürüyen bu süreç, kalıcı sonuç üreterek; kardeşlik, birlik ve bütünleşme temelli bir vatandaşlık anlayışıyla güçlendiğinde, ‘Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı olan iç huzur, sağlam zeminler üzerinde yükselecektir" ifadelerine yer verildi. "Komisyonumuz, Türkiye’nin barışla ve kardeşlikle güçleneceğini göstermiştir" Komisyonunun, Türkiye’nin barışla, bütünlükle, demokrasiyle ve kardeşlikle güçleneceğini gösterdiği belirtilen raporda, şunlar kaydedildi: "Demokratik, çoğulcu ve herkesin kendini ait hissettiği bir Türkiye’yi hep birlikte büyük bir çabayla inşa etmek için hakikatin göz ardı edilmediği, duyguların inkar edilmediği ve siyasetin çözüm üretme cesareti gösterdiği bir anlayışın benimsenmesi hayati önemdedir. Komisyonumuz, Türkiye’nin barışla, bütünlükle, demokrasiyle ve kardeşlikle güçleneceğini göstermiştir. Canları ve kanları pahasına vatanımız için hayatlarını hiçe sayan şehitlerimizin aziz hatırası ve gazilerimizin kardeşlik iradesi, milli bütünlüğümüzün sarsılmaz teminatıdır. Oluşan müşterek kanaat, sürecin kamu düzenini koruyan, hak ve hürriyetleri genişleten, toplumsal rızayı büyüten ve ortak geleceği kurumsal bir disiplin içinde taşıyan bir yol üzerinde ilerlemesi yönündedir. Bu rapor, çalışmaların ve gelen raporların tümünden süzülen birikimi ve ortak aklı, izleyen dönemde atılacak adımlara rehberlik edecek bir çerçeve hâlinde dikkatlere sunmaktadır. Bundan sonraki safhada, tespit ve takip mekanizmalarının öngörülebilirliği, idari ve hukuki düzenlemelerin açıklığı, toplumsal uyum adımlarının kapsayıcılığı ve Meclis denetiminin sürekliliği belirleyici olacaktır." Komisyon olarak yürütülen çalışmalar neticesinde hazırlanan öneri ve değerlendirmeleri içeren raporun kamuoyuna sunulduğu açıklanarak, "Komisyonun ortaya koyduğu yaklaşım, ortak gelecek hedefini ortak projelerle güçlendiren, bölgesel kalkınmayı hızlandıran, sosyal bağları onaran ve ayrıştırıcı senaryoların zeminini daraltan bir bütünleşme üretmeyi esas almaktadır. Böylelikle ortak gelecek hedefimiz, millî iradenin gözetiminde kurumsal teminat kazanacaktır. Türkiye Modeli, meşruiyet, istikrar ve toplumsal barış üreten bir çerçeveye dönüşecektir. Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu olarak yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde hazırlanan öneri ve değerlendirmelerimizi içeren raporumuz, yasa çalışmalarında esas alınmak üzere siyasi partilerin ve kamuoyunun takdirlerine saygıyla sunulmaktadır" denildi.
Ticaret Bakanlığı’nın ilk 45 günlük denetim bilançosu: 48 bin firma ve 5,6 milyon ürün denetlendi
19 Şubat 2026 Perşembe - 09:43 Ticaret Bakanlığı’nın ilk 45 günlük denetim bilançosu: 48 bin firma ve 5,6 milyon ürün denetlendi Ticaret Bakanlığı tarafından yılın ilk 45 gününde yaklaşık 48 bin firma ve 5,6 milyon ürün denetlenirken, tespit edilen aykırılıklar için 506 milyon lira idari para cezası uygulandı. Ticaret Bakanlığı tarafından vatandaşların ekonomik refahını bozacak, iç piyasadaki istikrarlı seyri olumsuz etkileyecek ve tüketicilerin arz-talep dengesinde sarsıntı oluşturması muhtemel her türlü fiile karşı denetimler hız kesmeden sürdürülüyor. İç ticaret denetim birimlerince yılın ilk 45 gününde 48 bin 122 firma ve 5 milyon 683 bin 898 ürün denetlendi. Tespit edilen aykırılıklar nedeniyle yaklaşık 506 milyon lira idari para cezası uygulandı. Ticaret Bakanlığı’na bağlı Ticaret İl Müdürlüklerince yılın ilk 45 gününde gıda perakendeciliği sektörüne yönelik denetimlerde 29 bin 626 firma denetlendi. Yapılan kontrollerde 20 bin 79 ihlal tespit edildi ve toplam 80 milyon lira idari para cezası uygulandı. İstanbul’da gerçekleştirilen denetimlerde aykırılık tespit edilen 10 bin 847 ürüne yaklaşık 43 milyon lira ceza kesildi. Ayrıca Ankara’da 1 milyon 357 bin 149 adet ürün, İstanbul’da 885 bin 734 adet ürün ve Antalya’da 995 bin 882 ürün denetimden geçirildi. 237 milyon liranın üzerinde ceza Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü de, vatandaşların günlük hayatta taraf olduğu sözleşmeler ve haksız ticari uygulamalar kapsamında denetimlerini sürdürüyor. 2026 yılının ilk 45 gününde 7 bin 999 gerçek ve tüzel kişi denetlendi. Aykırı eylemi tespit edilen 330 kişiye toplam 237,7 milyon lira idari para cezası uygulandı. Bu kapsamda ön ödemeli konut satışları, abonelik ve mesafeli satış sözleşmeleri gibi alanlardaki aykırılıklardan dolayı 201 milyon lira, reklam ve haksız ticari uygulama denetimleri çerçevesinde 34,4 milyon lira, ürün güvenliği denetimlerinde ise 2,4 milyon lira ceza uygulandı. 10 binin üzerinde firma denetledi Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nce yılın ilk 45 gününde otomotiv, stokçuluk, emlak, kuyum, fahiş fiyat, haksız ticari uygulamalar ve ödeme süreleri kapsamında 10 bin 497 gerçek ve tüzel kişi denetlendi. Yapılan incelemelerde aykırı fiillerde bulunduğu tespit edilen bin 160 gerçek ve tüzel kişiye toplam 188,3 milyon lira idari para cezası kesildi. Denetimlerin sektörel dağılımında fahiş fiyat alanında 174,3 milyon lira, kuyum sektöründe 1,1 milyon lira, emlak sektöründe 7,5 milyon lira ve otomotiv sektöründe 158 bin lira ceza uygulandı. Ayrıca ticari elektronik ileti ve çalışma saatlerine ilişkin ihlaller nedeniyle 5,2 milyon lira idari para cezası tahakkuk ettirildi. 19 firmaya 2,9 milyar lira idari para cezası Piyasa dengesinin korunması amacıyla çalışmalarını yürüten Rekabet Kurumu, 2025 yılında 227 firmaya toplam 13,2 milyar lira ceza uygulamıştı. 2026 yılının ilk 45 gününde ise başta gıda endüstrisi, inşaat ve tarım-hayvancılık alanlarında faaliyet gösteren 19 firmaya toplamda 2,9 milyar lira idari para cezası uygulandı. Bakanlığın enflasyon, fahiş fiyat, stokçuluk ve haksız ticari eylemlerle mücadele ederek iç piyasa dengesini sağlamak ve tüketicilerin huzuru için çalışmaları titizlikle sürdürmeye devam edeceği belirtildi.
Başkentte Ramazan davulcuları mesaiye başladı
19 Şubat 2026 Perşembe - 07:35 Başkentte Ramazan davulcuları mesaiye başladı Ankara’da Ramazan ayının gelmesi ile beraber davulcular ilk sahurla çalışmaya başladı. Ramazan ayının gelmesi ile beraber Ankara’da ilk sahur heyecanı başlarken, Ramazan ayının geleneklerinden olan davulcular da çalışmaya başladı. Vatandaşları sahura uyandırmak için çaba harcayan davulcular, sokaklarda davul çalarak maniler söyledi. Bu işin ata mesleği olduğunu belirten Ramazan davulcusu Emir Çoşan, "Her sene olduğu gibi bu senede Araplar Mahallesi’nde Ramazan davulu çalmaktayız. Biz bu işe farklı bir boyut daha getirip zurna da ekledik. Yıllardan beri devam eden bir gelenek bu. Babadan, dededen, atadan gördüğümüz. Büyük bir hevesle başladık. Yıllardan beri sürdürüyoruz. İnşallah sürdürmeye de devam edeceğiz. Hem geleneğimiz sönmesin. Bu da bizim bir sporumuz ve ata mesleğimiz" ifadelerini kullandı. Araplar Mahallesi Muhtarı Tuncay Tombuloğlu da davulcular ile beraber ilk sahuru sokakta karşıladı. Muhtar Ramazan ayının gelmesi ile mutlu olduğunu belirterek, "Geleneğimiz yine devam ettiriyoruz her yıl olduğu gibi. Yine mahallemizde bu yılda Emir Coşan ve ekibi davullarını çalarak bizleri şenlendirecek. Davulcularımız mahallemize hoş geldi. Türk İslam aleminin Ramazanı mübarek olsun. Yardımlaşmanın ve paylaşmanın bol olduğu bir Ramazan diliyorum" dedi. Davul çalarak ve maniler söyleyerek vatandaşları sahura uyandıran Emir Coşan, vatandaşlar tarafından ilgi gördü.
TİGEM’den ’değeri 100 milyon lira olan yarış atları kayıp’ iddialarına yalanlama
19 Şubat 2026 Perşembe - 00:23 TİGEM’den ’değeri 100 milyon lira olan yarış atları kayıp’ iddialarına yalanlama Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), ’değeri 100 milyon lira olan yarış atları kayıp’ iddiaları hakkında açıklama yaptı. TİGEM’in sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Genel Müdürlüğümüze bağlı Malatya Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdürlüğü bünyesinde 25 Aralık 2025 tarihinde meydana gelen olayla ilgili, çeşitli mecralarda yer alan ’Değeri 100 milyon lira olan yarış atları kayıp’ şeklindeki iddia gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu işletmede bulunan Çiftçibaşı Tay Tavlası’ndaki 19 tay, henüz nedeni kesin olarak belirlenemeyen şekilde padok servis kapısının açılması sonucu işletme sahası dışına çıkmıştır. Tayların karayoluna ulaşması neticesinde meydana gelen trafik kazalarında 6 tay telef olmuş, 4 tay yaralanmıştır. 9 tay ise sağlıklı bir şekilde aynı gün işletmeye geri getirilmiştir. İddia edildiği gibi kayıp olan tay veya at yoktur. Telef olan 6 tayın toplam değeri ise iddia edildiği gibi 100 milyon TL değil, yaklaşık 800 bin TL’dir. Olayın hemen ardından gerekli idari ve adli süreçler başlatılmış olup, Malatya Valiliği ile TİGEM tarafından konuya ilişkin soruşturma da titizlikle yürütülmektedir. Ayrıca olayın hemen akabinde Malatya Valiliği tarafından kamuoyuna resmi açıklama yapılmıştır. Kamuoyunun asılsız ve spekülatif beyanlara itibar etmemesi önemle rica olunur" denildi.
Bakan Tekin: "Ramazan ayında okullarda ’Maarifin Kalbinde Ramazan’ temalı etkinlikler düzenlenecek"
18 Şubat 2026 Çarşamba - 19:21 Bakan Tekin: "Ramazan ayında okullarda ’Maarifin Kalbinde Ramazan’ temalı etkinlikler düzenlenecek" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Ramazan ayında okullarımızda ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ temalı etkinlikler düzenlenecek" dedi. Bakan Tekin, Ramazan ayında okullarımızda "Maarifin Kalbinde Ramazan" temalı etkinlikler düzenleneceğini açıkladı. Bakan Tekin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Ramazan ayında okullarımızda ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ temalı etkinlikler düzenlenecek. Ramazan ayı boyunca öğrencilerimizin paylaşma bilincini geliştiren, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendiren; birlik ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi milli ve manevi değerleri pekiştiren eğitsel ve sosyal etkinlikler gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı. Etkinliklerin gönüllülük esasına dayalı olarak planladığını vurgulayan Bakan Tekin, "Gönüllülük esasına dayalı olarak planlanan etkinliklerle, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ışığında köklerden geleceğe uzanan; sosyal ve duygusal becerilerin gelişimini destekleyen, değer temelli ve insan merkezli bir maarif anlayışını esas alıyoruz. Değerli öğrencilerimize etkinliklerde başarılar; onlara rehberlik eden kıymetli öğretmenlerimize çalışmalarında kolaylıklar diliyorum. Bu vesileyle aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Ramazan-ı Şerif’ini kutluyor, sağlık ve esenlikler diliyorum" dedi.