Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Bakan Işıkhan: "2026 yılı ocak ayında istihdam oranı yüzde 47,9 oldu"
27 Şubat 2026 Cuma - 15:40:29
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "İşsizlik oranı, 2026 yılı ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre 0,4 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam oranı ise yüzde 47,9 oldu" dedi. Bakan Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 2026 yılı ocak ayında işsizlik oranının geçen yılın aynı dönemine göre 0,4 puan gerileyerek yüzde 8,1 olarak kaydedildiğini ifade ederek, aynı dönemde istihdam oranının ise yüzde 47,9 seviyesinde gerçekleştiğini aktardı. Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "Orta Vadeli Programımız (OVP) ve çalışma hayatını geliştirmeye yönelik politikalarımızın etkisiyle işsizlik oranı, 33 aydır tekli hanelerde seyrediyor. İşsizlik oranı, 2026 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre 0,4 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam oranı ise yüzde 47,9 oldu. İşgücüne katılma oranı yüzde 52,1 olarak gerçekleşti. Kadınlarda işsizlik oranı, bir önceki yılın aynı ayına göre 1 puan azalarak yüzde 11 olarak gerçekleşti. Kayıtlı kadın istihdamının teşvik edilmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Genç nüfusta işsizlik oranı ise bir önceki yılın aynı ayına göre 1 puan azalarak yüzde 14,3 oldu. GÜÇ Projemiz başta olmak üzere gençlerimizin çalışma hayatına katılımlarını artırmak ve kariyer planlamalarını sağlamak için yürüttüğümüz programlarımızı etkin bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz. İş arayan vatandaşlarımızın, işverenlerimizin ve yatırımcılarımızın her zaman yanındayız."
27 Şubat 2026 Cuma - 15:39
MEB, 903 personel alacağını duyurdu
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Milli Eğitim Akademisi Başkanlığı, 903 sözleşmeli personel alımı yapılacağını, başvuruların ise 2-6 Mart tarihlerinde gerçekleştirileceğini açıkladı. MEB, Milli Eğitim Akademisi Başkanlığı Eğitim ve Uygulama Merkezlerinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilmek üzere, KPSS (B) grubu puan sıralaması esas alınmak suretiyle toplam 903 sözleşmeli personel alımı yapılacağını duyurdu. Bu kapsamda 903 sözleşmeli personelin; diyetisyen, koruma ve güvenlik görevlisi, büro personeli, teknisyen ve destek personeli kadrolarından alınacağı ifade edildi. Başvuruların, 2 Mart Pazartesi günü başlayıp 6 Mart 2026 Cuma günü sona ereceği belirtildi. Başvurular Kariyer Kapısı’ndan Adaylar, başvurularını Kariyer Kapısı internet adresinden yapabileceği, yerleştirme sonuçlarının ise ise 13 Mart tarihinde MEB’in ve Kariyer Kapısı’nın resmi internet adresinden duyurulacağı ifade edildi.
27 Şubat 2026 Cuma - 14:59
Celal Karatüre, Ankara’da gençlerle sahurda buluştu
Son dönemde söylediği ilahilerle tüm Türkiye’de adından söz ettiren Celal Karatüre, Ankara’da düzenlenen sahur programında gençlerle bir araya geldi. Sincan Belediyesi, Ramazan ayına özel anlamlı bir buluşmaya daha ev sahipliği yaptı. Son dönemde söylediği ilahilerle adından söz ettiren Celal Karatüre, Sincan Kültür Evi’nde gerçekleştirilen sahur programına katıldı. Düzenlenen programda birlik ve beraberlik mesajı verildi. Sincan’da bu tür buluşmaların önemine dikkat çeken Belediye Başkanı Murat Ercan, "Ramazan ayı birlik ve beraberliğimizi pekiştiren mübarek bir ay. Bu güzel sofrada geleceğimiz olan gençlerimizle, kıymetli Celal kardeşim ve ekibiyle olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Rabbim ağzımızın tadını bozmasın. Hep birlikte huzurlu, bereketli bir Ramazan ayı geçirelim inşallah" dedi. Celal Karatüre ise Sincan’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, davetlerinden dolayı Başkan Ercan’a ve ilçe yönetimine teşekkür etti. Gençlerle yakından ilgilenen Karatüre, program boyunca seslendirdiği ilahiler ve hoş sohbetiyle gönüllere dokundu.
27 Şubat 2026 Cuma - 14:23
DEM Parti, Öcalan’ın mesajını paylaştı
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) heyeti, Abdullah Öcalan’ın ikinci mesajını kamuoyuyla paylaştı. Öcalan mesajında, "Günümüzde hiçbir düşünce sistemi demokrasiyi esas almadan ayakta kalamaz. İniş-çıkışlar, gerilim ve krizler geçicidir, demokrasi er ya da geç kalıcı olacak olandır. Çağrımız sadece Türkiye’de değil Ortadoğu’da bir arada yaşama sorununa ve ürettiği kriz haline çözüm bulma amacını taşıyor" dedi. DEM Parti Genel Başkanları ve İmralı heyeti üyeleri, ’Terörsüz Türkiye’ sürecinde Abdullah Öcalan’ın son 1 yıldaki ikinci mesajını kamuoyuyla paylaştı. Düzenlenen basın toplantısında geçen yıl yaşamını yitiren DEM Parti Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de anıldı. DEM Parti Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın açıklamalarının ardından Öcalan’ın mesajı DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan tarafından Türkçe, Veysi Aktaş tarafından Kürtçe olarak okundu. Öcalan’ın mesaj şöyle: "27 Şubat 2025 çağrımız, demokratik siyasetin hayata geçtiği yerde silahın anlamsızlaşacağının beyanı ve tercihin açıkça siyasetten yana yapıldığının ilanıdır, bir ilke bütünlüğüdür. Negatif isyan dönemini temelde tek taraflı bir irade ve pratikle aşmayı başardık. Geride bıraktığımız süreç, şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğini ve gücümüzü kanıtlamıştır. Çağrılarımız, konferans ve kongreler bu amaca yönelikti. Örgütün fesih ve silahlı mücadele stratejisine son verme kararları, sadece resmen ve fiilen değil zihnen de şiddetten arınmayı ve siyaset tercihini ortaya koymuştur. Bu aynı zamanda cumhuriyetle zihnen barışmanın da ilanıydı. Geçtiğimiz bir yıl içinde Erdoğan’ın iradesi, Bahçeli’nin çağrısı, Özel’in katkısı ve sürece olumlu katkı yapan diğer tüm siyasi, sosyal, sivil birey ve kurumların çabalarını kıymetli buluyorum. Ve özellikle Sırrı Süreyya arkadaşımızı bir kez daha büyük bir saygıyla ve özlemle anıyorum. Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz. Bu ilişki diyalektiğinin tarihi bir özgünlüğü vardır. Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki temel metinler, Türk ve Kürt birliğini ifade ediyordu. 27 Şubat çağrımız bu birlik ruhunun canlandırılma girişimi ve demokratik Cumhuriyet talebidir. Kandan ve çatışmadan beslenme mekaniğini kırmayı amaçladık. Sorunun tarihini, ciddiyetini ve üretebileceği riskleri görmek yerine kısa vadeli dar siyasi çıkarlara göre hareket etmek hepimizi zayıflatır. İnkarı ve isyanı sürekli kılmaya çalışmak, en büyük kural dışılığı kural kılmaya çalışmaktır. Son iki yüzyılda tersine çevrilmek istenen kardeşliğin önündeki engelleri kaldırıyor, kardeşlik hukukunun gereğini yapıyoruz. Nasıl bir araya gelinir ve nasıl bir arada yaşanılırı tartışmak istiyoruz. Şimdi negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçmeliyiz. Yeni bir siyaset dönemine, stratejisine kapı açılıyor. Şiddete dayalı siyaset dönemini kapatıp, demokratik toplum ve hukuk temelli bir süreci açmayı hedefliyor ve her kesimi bu yönde imkan oluşturmaya ve sorumluluk almaya davet ediyoruz. Demokratik toplum, demokratik uzlaşı ve entegrasyon, pozitif dönemin zihniyet dünyasının yapı taşlarıdır. Pozitif aşama zor ve şiddete dayalı mücadele yöntemlerini dıştalar. Pozitif inşada amaç herhangi bir kurumu ve yapıyı ele geçirmek değil, toplumdaki her bireyin toplumsal inşada rol alabilecek sorumluluğa ulaşabilmesidir. Amaç, inşayı toplumla birlikte ve toplum içinde yapmaktır. Ezilen kesimler, etnik gruplar, dini ve kültürel gruplar kesintisiz ve örgütlü bir demokratik mücadeleyle kendi oluşumlarına sahip çıkabilirler. Bu süreçte devletin demokratik dönüşüme duyarlı olması önemlidir. Demokratik entegrasyon en az Cumhuriyetin başlangıcı kadar önemlidir. Onun kadar anlam, gelecek ve güç itibarıyla varlık ve zenginlik ihtiva eden bir çağrıdır. Temelinde demokratik toplum modeli vardır. Ayrıştırmacı ya da tersinden asimilasyonist yöntemlerin alternatifidir. Demokratik entegrasyona geçiş, barış yasalarını gerekli kılar. Demokratik toplum çözümü ise siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel boyutlarda bir mimarinin, bir hukukun tesisini öngörür. Günümüzde yaşanan birçok sorunun ve krizin sebebi demokratik bir hukukun yokluğudur. Demokratik siyaset çerçeveli bir hukuk çözümünü esas alıyoruz. Demokratik topluma alan tanıyacak, demokrasiye alan tanıyacak ve bunun güçlü hukuksal güvencelerini oluşturacak bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır. Dininde, milliyetinde, düşüncesinde özgür olmayı temel alan bir özgür yurttaşlığı esas alıyoruz. Din ve dil empoze edilemediği gibi milliyet de edilmemelidir. Demokratik sınırlarda ve devletin bütünlüğünü esas alan bir anayasal vatandaşlık ilişkisi dini, ideolojik, kimliksel ve milliyet varlığını özgürce ifade etme ve örgütlenme hakkını kapsar. Günümüzde hiçbir düşünce sistemi demokrasiyi esas almadan ayakta kalamaz. İniş-çıkışlar, gerilim ve krizler geçicidir, demokrasi er ya da geç kalıcı olacak olandır. Çağrımız sadece Türkiye’de değil Ortadoğu’da bir arada yaşama sorununa ve ürettiği kriz haline çözüm bulma amacını taşıyor. Bütün gadre uğramışların var olma ve kendilerini özgürce ifade edebilme haklarını savunuyoruz. Kadınlar, hiçbir toplumun ve devletin dikkate almadan kendini sürdüremeyeceği toplumsal güçlerin başında gelir. Günümüzde aile içi şiddet, kadın cinayetleri, ataerkil baskı, hepsi kadının köleleştirilmesiyle başlayan tarihi saldırının güncel izdüşümüdür. Bu nedenle kadınlar demokratik entegrasyonun en özgürlükçü parçası ve itici gücüdür. Dönemin dili buyurgan ve otoriter bir dil olamaz. Karşısındakine kendini doğru ifade etme, doğru dinleme ve ona da kendi doğrularını ifade etme olanağını vermeyi esas almalıyız. Tüm bu hususların gerçekleşmesi, karşılıklı saygıya dayalı gelişmiş bir ortak aklı gerektirmektedir. Selam ve saygılarımla."
07 Şubat 2026 Cumartesi - 15:37
MSB, Van’da yürütülen operasyonlarda 5 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini duyurdu
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) bağlı Hudut Kartallarının Van hudut hattında yürüttüğü arama tarama faaliyetlerinde 5 kilo 36 gram uyuşturucu madde ele geçirildiğini açıkladı. TSK, sınır hatlarında uyuşturucu ve kaçakçılık operasyonlarına devam ediyor. MSB, sınır hatlarında görev yapan TSK’ya bağlı Hudut Kartallarının, Van hudut hattında yürüttüğü arama tarama faaliyetlerinde 5 kilo 36 gram uyuşturucu madde ele geçirdiğini ve ele geçirilen uyuşturucu maddelerin Çaldıran İlçe Jandarma Komutanlığına teslim edildiğini belirtti.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:59
Bakan Bak, İtalya’da milli sporcuları ziyaret etti
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları’nda müsabaka hazırlıklarını sürdüren milli sporcuları antrenman öncesinde ziyaret etti. 2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları’nı izlemek üzere İtalya’da bulunan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türkiye Milli Takım kafilesini ziyaret etti. Bakan Bak, sporculara başarı dileklerini ileterek Türkiye’yi, Kış Olimpiyatlarında en iyi şekilde temsil edeceklerine olan inancını dile getirdi. Ziyarette Bakan Bak’a, Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen, aynı zamanda Türkiye Milli Takım Kafilesinin Başkanlığını yapan Spor Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Veli Ozan Çakır, Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü Spor Etkinlikleri Daire Başkanı ve Kafile Başkan Yardımcısı Emre Şahin ile Türkiye’nin Milano Başkonsolosu Mehmet Özöktem eşlik etti. Bakan Dr. Osman Aşkın Bak, konakladıkları yer ve hazırlık çalışmaları hakkında milli sporculardan, teknik heyetten ve yetkililerden bilgi aldı. Sporculara başarı dileklerini ileten Bakan Bak, Türkiye’yi Kış Olimpiyatlarında en iyi şekilde temsil edeceklerine olan inancını dile getirdi. Bakan Osman Aşkın Bak yaptığı açıklamada, "Burada sizin enerjinizi ve heyecanınızı görmek bizlere büyük moral veriyor. Çok emek veriyorsunuz, bunun farkındayız. Sizlerin azmi ve disiplini bizler için büyük bir gurur kaynağı. Sizler sadece bir müsabakaya değil, ülkemizi temsil etmeye hazırlanıyorsunuz. Yarışlara çıktığınızda milyonların kalbinin sizinle attığını unutmayın. Ay-yıldızlı bayrağımızı Kış Olimpiyatları’nda en iyi şekilde temsil edeceğinize yürekten inanıyorum. Hepinize başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Milli sporcular da Bakan Bak’a desteklerinden dolayı teşekkür ederek, Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek için mücadele edeceklerini söyledi. 2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları’nda 8 sporcuyla mücadele edecek milli takım kafilesinde; kısa kulvar sürat pateninde Furkan Akar, Denis Örs, kayaklı koşuda İrem Dursun, Abdullah Yılmaz, alp disiplininde Ada Hasırcı, Thomas Kaan Önol Lang, kayakla atlamada Fatih Arda İpcioğlu ve Muhammed Ali Bedir yer alıyor.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:33
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "57 sene önce Adana’da kurularak siyaset hayatımıza giren MHP, şanla şerefle yoluna devam etmiştir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Edip Semih Yalçın, "Bundan 57 sene önce 8-9 Şubat günlerinde Adana’da kurularak siyaset hayatımıza giren MHP; o yıllardan bugüne savunageldiği temel siyasi ilkeleri değiştirmeden, şanla şerefle yoluna devam etmiştir" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda İstanbul Milletvekili Edip Semih Yalçın, MHP’nin 57. kuruluş yıldönümü dolayısıyla yapılacak toplantıya dair açıklamalarda bulundu. MHP’nin ilk günden beri Türk siyasetinde ve Türk toplumlarında önemli görüşler ve öneriler ürettiğini açıkladı. MHP’nin kurulduğu günden bu zamana kadar çözüm odaklı projeler geliştirdiğini belirten Yalçın, amaçlarının Türk milletine hizmet olduğunu ifade etti. Yalçın, "Bundan 57 sene önce 8-9 Şubat günlerinde Adana’da kurularak siyaset hayatımıza giren MHP; o yıllardan bugüne savunageldiği temel siyasi ilkeleri değiştirmeden, şanla şerefle yoluna devam etmiştir. MHP de, partimize hayat veren Milliyetçi-Ülkücü Hareket de geçmişten bu yana hiç kaybetmediği dinamizmini bugün de bütün canlılığıyla sürdürmektedir. MHP; ilk günden beri Türk siyasetinin, Türk toplumunun, Türk düşüncesinin önüne çığır açıcı görüş ve öneriler, çözüm odaklı projeler getirmektedir. Amacımız, millete ve devlete hizmettir. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin bütün siyasi riskleri göze alarak gündeme getirdiği ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğiyle devlet politikasına dönüşen Terörsüz Türkiye adımı da partimizin çözüm odaklı hizmet siyasetinin ürünüdür. Türkiye tarihi bir dönemeçtedir ve bu dönemecin güvenle, kazasız belasız aşılması için MHP önemli bir siyasi misyon üstlenmiştir. Görev ağır ise de hedef büyük, gaye kutsaldır. Milli devlet ülküsü, MHP’nin siyaset telakkisine şekil veren temel unsurlardan biridir. MHP’nin siyaset hayatımızdaki müessiriyeti, dayanak ve ilhamının mensubiyet şuurundan almaktadır. MHP; bizzat millete istinat etmekte, milletin sahip olduğu kadim ve ölümsüz değerlere yaslanmaktadır. Türkiye’nin hayatiyeti, milli devlet sürecinin devamına bağlıdır. Şüphe yok ki Terörsüz Türkiye’nin kamilen hayata geçirilmesi, milli devlet yapısını da güçlendirecektir. Partimizin 57. kuruluş yıldönümü münasebetiyle 9 Şubat Pazartesi günü saat 13.00’te ATO Congresium’da ’Şanla Şerefle 57. Yıl’ temalı bir toplantı düzenlenecektir. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli de toplantıya bizzat katılarak gündeme ve partimizin 57 yıllık kutlu siyasi mücadelesine dair bir konuşma yapacaktır. Toplantı programımıza bütün vatandaşlarımız davetlidir" dedi.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:29
Ankara’da sağanak dereleri taşırdı
Ankara’nın Beypazarı ilçesinde etkili olan sağanak ve eriyen karlar nedeniyle dereler taştı. Ankara’nın Beypazarı ilçesinde bulunan İnözü Çayı ve Süvari Çayı’nın yanı sıra birçok çay, akşam saatlerinden itibaren etkili olan yağmur ve dağlardaki karların erimesinin ardından taştı. Taşan dereler cep telefonu ile görüntülendi.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:29
Beypazarı’nda yılkı atları görüntülendi
Ankara’nın Beypazarı ilçesinde yılkı atları doğal yaşam alanlarında görüntülendi. Ankara’nın Beypazarı ilçesi Beypazarı-Karagöl yolunda bin 650 rakımlı Ahlatlık Burgaz geçidinde yılkı atları doğal yaşam alanlarında bölge halkı tarafından görüntülendi. Beypazarı’nın yüksek kesimlerinde bulunan mahallelerde beslenen yılkı atlarını görüntüleyen Ahmet Kaşak, atları izlemenin keyifli olduğunu belirtti. Ayrıca Kaşak, bu yıl çok sayıda yılkı atı gördüğünü de ifade etti.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:20
Ankara’da yağmur suyu dereleri taşırdı
Ankara’nın Beypazarı ilçesinde akşam saatlerinden itibaren etkili olan yağmur ve eriyen karlar derelerde sele neden oldu. Ankara’nın Beypazarı ilçesinde bulunan İnözü Çayı ve Süvari Çayı’nın yanı sıra birçok çay, akşam saatlerinden itibaren etkili olan yağmur yağışının ve dağlardaki karların erimesinin ardından taştı. Taşan dereler cep telefonu ile görüntülendi.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:18
Ticaret Bakanlığı’ndan ‘gizli zam’ denetimi: Haksız fiyat artışı yapan işletmeye 1 milyon 860 bin lira ceza
Ticaret Bakanlığı, zorunlu servis ücreti ve kuver uygulamasının kaldırılmasının ardından, bu maliyeti menü fiyatlarına zam yaparak yansıtan işletmelere yönelik, haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen bir işletmeye 1 milyon 860 bin 170 lira idari para cezası uygulanacağını açıkladı. Ticaret Bakanlığı, 5 Şubat 2026 tarihinde sosyal medya mecralarında yer alan ‘zorunlu bahşiş ve kuverin kaldırılmasının ardından menüye zam’ başlıklı paylaşımlar üzerine ivedilikle inceleme başlattı. Yapılan denetimlerde, söz konusu işletmenin masa ve restoran girişinde fiyat listesi bulundurmadığı saptandı. İşletme yetkililerinin denetim sırasındaki beyanında, daha önce ‘15 bin lira + yüzde 12 servis ücreti’ olan hizmet bedelini, servis ücretinin kaldırılmasıyla birlikte ‘16 bin 500 lira’ olarak güncelledikleri kaydedildi. Bakanlık, servis ücretinin kaldırılmasına rağmen bu bedelin menü fiyatına dahil edilmesini ‘haksız ticari uygulama’ ve ‘haksız fiyat artışı’ olarak değerlendirdi. 1,8 milyon liralık rekor ceza gündemde Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, işletmenin kendi ikrarıyla elde edilen bilgi ve belgelerin Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na sevk edildiği belirtilerek, "Söz konusu eylemin 6585 sayılı Kanun kapsamında haksız fiyat artışı olduğuna karar verilmesi halinde, ilgili şirkete 1 milyon 860 bin 170 lira idari para cezası uygulanacaktır" ifadelerine yer verildi. Etiket ve yönetmelik ihlallerine de geçit verilmedi Denetimlerde ayrıca, alkollü içecek menüsünde "TL" ibaresinin bulunmaması ve fiyat değişim tarihlerinin belirtilmemesi nedeniyle Fiyat Etiketi Yönetmeliği’ne aykırılıklar tespit edildi. Bu ihlaller sebebiyle işletmeye ayrıca idari işlem uygulandı. "Düzenlemeleri baypas etmeye çalışanlara müsaade edilmeyecek" Ticaret Bakanlığı, tüketicinin korunması ve piyasa dengesinin sağlanması konusundaki kararlılığını vurgulayarak, "Servis ücreti, kuver veya benzeri adlar altında ek ücret alınmasının önüne geçildiği gibi, kanun hükümlerini çeşitli yöntemlerle baypas ederek haksız kazanç sağlamaya çalışanlara asla müsaade edilmeyecektir" değerlendirmesinde bulundu.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:15
MİT özel koleksiyonlarında Kudüs raporu: "Kudüs topraklarının yarıdan fazlası yabancıların mülkiyetine geçmiştir"
Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) internet sitesinde yayımlanan 1909 tarihli istihbari raporda, Kudüs’ün demografik ve kültürel yapısının hızla değiştiği, İslami ve Osmanlı mirasının tahrip edildiği ve yerli halkın topraklarının borçlandırma yoluyla yabancıların, özellikle Siyonist kuruluşların eline geçtiği belirtiliyor. MİT resmi internet sitesinde yayımlanan tarihi 9 sayfalık istihbarat raporu, Osmanlı Devleti’nin son döneminde Kudüs’te yaşanan demografik, kültürel ve mülkiyet değişimini gözler önüne serdi. MİT’in "Özel Koleksiyonlar - Belgeler" bölümünde yer alan raporun, İttihat ve Terakki Cemiyeti Suriye Murahhasası üyesi Mahmut Cemalettin tarafından 1909 yılında Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti Merkez-i Umumiyesi’ne dönemin Dahiliye Nazırı Hüseyin Hilmi Paşa’ya gönderildiği ve Kudüs’teki duruma ilişkin istihbari nitelikte olduğu kaydedildi. "Kudüs hızla yabancıların hakimiyetine giriyor" Raporda, Kudüs’ün demografik ve kültürel yapısındaki değişim açık ifadelerle anlatılıyor. Belgede, şehirdeki mülkiyet yapısına dikkat çekilerek, "Kudüs ve çevresinde yabancıların eline geçen toprak miktarı son derece endişe verici boyutlara ulaşmıştır" değerlendirmesi yapılıyor. Kudüs’ün fiziki dönüşümüne ilişkin bölümde ise, "On yıl önce surların dışında neredeyse hiçbir yapı yokken, bugün şehrin eski alanının iki katı büyüklüğünde bölgeler yabancı binalarla dolmuştur" ifadesi yer alıyor. İslami ve Osmanlı mirası vurgusu Raporda, İslami ve Osmanlı dönemine ait yapıların el değiştirmesi özellikle vurgulanıyor. Belgede, "Medreseler, mescitler ve camiler farklı adlar altında elden çıkarılmış, yabancıların eğlence ve dinlenme mekânlarına dönüştürülmüştür" denildi. Selahaddin Eyyubi’ye ait eğitim yapısına ilişkin bölümde ise, "İslam tarihinde büyük bir isim olan Selahaddin Eyyubi’nin medrese ve mektebinin kiliseye çevrilmiş olması, Osmanlı ve İslam hassasiyetine sahip herkes için son derece üzücü bir durumdur" ifadeleri kullanıldı. Toprak kayıpları ve hileli işlemler Raporda, yerli halkın topraklarını kaybetme süreci ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Belgede, "Yasak olmasına rağmen yabancılara satılan arazilerde öyle hileli yöntemler uygulanmıştır ki mesele bugün içinden çıkılması zor bir hal almıştır" denildi. Toprak kaybının boyutuna ilişkin olarak ise, "Kudüs topraklarının yarıdan fazlası yabancıların mülkiyetine geçmiştir" tespiti yapılıyor. Borçlandırma yoluyla mülksüzleştirme Raporda, özellikle Siyonist kuruluşlarla bağlantılı mali yapılar dikkat çekiyor. Belgede, Londra merkezli bir yapının Kudüs’te banka şubesi bulunduğu belirtilerek, "Bu banka, çiftçilere borç verirken teminat olarak yalnızca arazi kabul etmekte, başka hiçbir güvenceyi kabul etmemektedir" ifadelerine yer verildi. Borçlandırma sisteminin sonucu ise şu sözlerle aktarıldı: "Bu bankanın eline düşen bir çiftçi, birkaç yıl içinde toprağını tamamen kaybetmeden kendini kurtaramamaktadır." "İleride büyük sorunlara yol açacak" uyarısı Raporda, tüm bu gelişmelerin geleceğe yönelik ciddi riskler barındırdığına işaret edilerek, "Yabancıların eline geçen bu topraklar, ileride çok daha büyük ve tehlikeli sorunlara yol açacaktır" uyarısında bulunuluyor. MİT’in yayımladığı bu tarihi belge, Kudüs’te yaşanan dönüşümün, Osmanlı’nın son döneminde dahi bir egemenlik ve güvenlik sorunu olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 13:54
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar’dan Özel’e tepki: "Gerçekle bağını koparmış bir muhalefet genel başkanıyla karşı karşıyayız"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarına tepki göstererek, "Kaybettiğimiz canlara ve geride bıraktıkları acılı ailelere duyduğumuz saygıdan, edebimizden; ‘bugün siyaset konuşulmaz" diyerek sustuk. Ancak gerçekle bağını koparmış bir muhalefet genel başkanıyla karşı karşıyayız" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Tanıtım ve Medya Başkanı Acar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 6 Şubat’ta meydana gelen depremin ardından birçok ülkeden daha büyük bir coğrafyada, tarihin en ağır imtihanlarından birine karşı yaraları sarmak için gece gündüz demeden çalıştıklarını ifade ederek, "455 bin konutla, 11 şehri neredeyse köyleriyle birlikte yeniden inşa ettik. Bu olağanüstü süreci tüm dünya hayranlıkla izlerken, emeği, fedakârlığı ve insanüstü gayreti takdir ederken; kilit taşı döşenmiş birkaç sokakla, konulan birkaç çöp konteyneriyle övünebilecek aciz bir zihniyet çıkıp, depremin yıl dönümünde bölgeye teşrif etti. Bu zihniyetin temsilcisi olan şahıs, karşısındaki insanları hafife alarak, bir felaket alanını turist edasıyla dolaşıp günlerdir akıl ve vicdan sınırlarını zorlayan açıklamalar yapıyor. Kaybettiğimiz canlara ve geride bıraktıkları acılı ailelere duyduğumuz saygıdan, edebimizden; ‘bugün siyaset konuşulmaz" diyerek sustuk. Ancak ar damarı çatlamış, aklı pusulasını yitirmiş, gerçekle bağını koparmış bir muhalefet genel başkanıyla karşı karşıyayız" açıklamasında bulundu. Acar, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Felaketin ve yıkımın büyüklüğünü sahada gerçek anlamda görmedikleri için, şehirlerimizin nasıl ihya edildiğini, hangi emeklerle ayağa kaldırıldığını da idrak edemediklerinin farkındayız. Bu tabloyu görmezden gelerek yalanla, çarpıtmayla ve açık bir acziyetle savrulan bu siyasetin hükmünü aziz milletimizin vicdanına havale ediyoruz. İnsan utanır. Onca emeğe, onca yapılan işe rağmen hakkı teslim etmek yerine siyasi cambazlığa devam edenler bilmelidir ki; bu millet, samimiyetsizliğe de istismara da asla prim vermez. Acıyı propaganda malzemesine çeviren bu anlayış, ne milletin hafızasında ne de bu ülkenin siyasi ciddiyetinde bir yer bulur. Bu tavır, çaresizliğin en gürültülü halidir ve milletin nazarında hiçbir karşılık bulamayacaktır."
07 Şubat 2026 Cumartesi - 11:03
Göbeklitepe ve Taş Tepeler, Avrupa’nın kalbi Berlin’de sergilenecek
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Berlin’de insanlık tarihinin başladığı yere kapı aralıyoruz" diyerek, Göbeklitepe ve Taş Tepeler’in 12 bin yıllık insanlık hikayesinin Avrupa’nın kalbinde dünya ile buluştuğunu duyurdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Berlin Devlet Müzelerine bağlı Vorderasiatisches Museum iş birliğiyle hazırlanan ‘Toplumun Keşfi: 12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam’ sergisinin açılışı, Museuminsel Berlin’deki James-Simon Galerie’de 10 Şubat Salı günü Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirilecek. İnsanlık tarihinin bilinen en eski sayfaları, bu kez Berlin’de açılıyor. Göbeklitepe ve Taş Tepeler’in 12 bin yıllık mirası, Avrupa’nın kültür başkentlerinden Berlin’de dünya ile buluşuyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Berlin’de açılacak sergiyi sosyal medya hesaplarından duyurdu. Bakan Ersoy paylaşımlarında şu ifadelere yer verdi: "Berlin’de insanlık tarihinin başladığı yere kapı aralıyoruz! 10 Şubat’ta açılışını yapacağımız ’Toplumun Keşfi: 12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam’ sergisiyle, Şanlıurfa müzemizden seçilen 89 eser ve 4 replikayı dünya ile buluşturacağız. Eserlerin 44’ü ilk kez sergilenecek. 19 Temmuz’a kadar açık kalacak sergide, Isabel Muoz’un Taş Tepeler fotoğrafları da yer alacak. Neolitik Çağ’da insanlığın büyük dönüşümünü, Berlin’in kalbinde anlatacağız. Taş Tepeler’in mirasını, kararlılıkla dünyaya taşıyoruz." 44 eser ilk kez sergilenecek Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Berlin Devlet Müzelerine bağlı Vorderasiatisches Museum iş birliğiyle hazırlanan ‘Toplumun Keşfi: 12 bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam’ sergisi, 10 Şubat’ta Berlin Museuminsel’deki James-Simon Galerie’de kapılarını açacak. Sergide, Göbeklitepe ve Taş Tepeler bölgesinden elde edilen buluntulara ev sahipliği yapan Şanlıurfa Müzesi koleksiyonundan seçilen Neolitik Çağ’a ait 89 eser ile 4 eser replikası yer alacak. İnsanlık tarihinin en erken dönemlerine ışık tutan özgün örnekler arasında bulunan parçaların yer alacağı sergideki eserlerin 44’ü ilk kez sergilenecek. Sergi Neolitik Çağ’da insanlığın büyük dönüşümünü anlatacak Sergi, avcı-toplayıcı yaşamdan yerleşik hayata ve besin üretimine geçiş sürecini bütün yönleriyle ele alacak. Mimari, sanat, heykeltraşlık, inanç sistemleri ve toplumsal örgütlenmenin doğuşu, Göbeklitepe ve çevresindeki tapınaklar, taş sütunlar, kabartmalar ve figüratif heykeller üzerinden anlatılacak. Serginin ziyaretçileri, erken dönem toplumsal ritüelleri, ilk dini inanışları ve toplulukların örgütlenme biçimlerini yakından görme imkanı bulacak. Sergi aynı zamanda tarımsal üretimin başlamasıyla ortaya çıkan toplumsal ve ekonomik dönüşümü de bütüncül bir çerçevede sunacak. Isabel Muoz’un objektifinden Taş Tepeler Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Isabel Muoz’un Taş Tepeler’de çektiği fotoğraflar da sergideki yerini alacak. Yalnızca arkeolojik alanları değil, Neolitik toplulukların yaşam izlerini; insan figürleri, dokular ve ışık aracılığıyla sanatsal bir dille yorumlayan Muoz’un bu fotoğrafları, ziyaretçilere Taş Tepeler’in tarihi derinliğini çağdaş bir bakışla deneyimleme imkanı sunacak. Göbeklitepe ve Taş Tepeler uluslararası sahnede Berlin’de ilk kez düzenlenecek olan sergi, Göbeklitepe ve çevresindeki Taş Tepeler’in kültürel ve bilimsel önemini uluslararası platformda güçlü biçimde tanıtacak. Türkiye’den Berlin’e getirilen bu eşsiz Neolitik eserler, insanlık tarihinin bilinen en eski tapınaklarından biri olan Göbeklitepe’nin önemini bir kez daha gözler önüne serecek. Daha önce Roma Kolezyumu’nda büyük ilgi gören Göbeklitepe ve Taş Tepeler anlatısı, Berlin ayağıyla Avrupa’daki görünürlüğünü daha da artıracak. Berlin’de düzenlenen bu sergi, Taş Tepeler Projesi’nin uluslararası tanıtımına önemli katkı sağlayacak. Aynı zamanda Türkiye’nin kültürel diplomasi alanındaki etkisini daha da güçlendirecek. ‘Toplumun Keşfi: 12 bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam’ sergisi 19 Temmuz’a kadar ziyaret edilebilecek.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 10:35
"Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi"nin imza sayısı 300 bini aştı
Çocukların yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarının güvence altına alınmasını amaçlayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin ilke ve hükümlerinin toplumun tüm kesimlerince bilinmesi ve çocukları ilgilendiren her konuda çocuk katılımının güçlendirilmesi için farkındalık çalışmalarını sürdürüyor. Bu anlayışla, sivil bir inisiyatifle hazırlanan ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın öncülüğünde kamuoyuna sunulan "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi", Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ve tüm dünyaya yaptığı destek çağrısıyla dijital ortamda çocuk haklarının korunmasına yönelik güçlü bir farkındalık zemini oluşturdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısının ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, internet, sosyal medya ile yapay zekâ tabanlı sistemlerin çocukların yaşamına doğrudan etki ettiği bir çağda, koruma politikalarının güncellenmesi ve sınır aşan risklere karşı ortak hareket edilmesi vizyonuyla çalışmalarını hızlandırdı. Bu kapsamda 81 ilde il müdürlükleri aracılığıyla bilgilendirme ve farkındalık artırıcı faaliyetler başlatıldı. Çocuk Hakları İl Çocuk Komiteleri öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında; çocuk haklarına ilişkin toplumsal duyarlılığın güçlendirilmesi, dijital dünyada çocukların korunmasına yönelik bilincin artırılması ve "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi"nin toplumun tüm kesimlerince öğrenilerek benimsenmesi hedefleniyor. Bu doğrultuda sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, eğitim kurumları ve ilgili paydaşlarla iş birliği içinde afiş ve broşür çalışmaları, sosyal medya paylaşımları, panel ve seminerler düzenleniyor. Ayrıca meydanlar, ulaşım ve alışveriş merkezleri, festival alanları ile benzeri kamusal alanlarda kurulan stantlar aracılığıyla dijital dünyada çocuk haklarına ilişkin toplumsal duyarlılığın artırılması ve çocukların korunmasına yönelik bilincin güçlendirilmesi hedefleniyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı il müdürlüklerince 19 Aralık 2025 tarihinde başlatılan kampanya kapsamında 81 ilde etkinlikler düzenlendi. Yürütülen farkındalık çalışmaları sonucunda "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi"ni 309 bin 754 kişi imzaladı. Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı hayata geçirildi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 2026-2030 dönemini kapsayan Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Eylem planıyla, çocukların çevrim içi ortamlarda güvenli bir şekilde var olmalarının sağlanması ve dijital mecralarda karşılaşabilecekleri risklere karşı korunmaları hedefleniyor. Bu kapsamda, çocukların yüksek yararını esas alan politika ve uygulamaların hayata geçirilmesi öngörülüyor.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 10:05
2. Dünya Savaşı’nın izleri Ankara’daki bir antikacıda günyüzüne çıktı
Ankara’da antikacılık işiyle uğraşan Hakan Şehri, 2. Dünya Savaşı’ndan günümüze ulaşan tarihi eserleri dükkanında sergiliyor. Ankara’da yaşayan Hakan Şehri (55), 13 yıldır antikacılık işiyle uğraşıyor. Yıllar boyunca 2. Dünya Savaşı’ndan kalan nadir eserleri toplayan ve dükkanında sergileyen Şehri, sergilenen eserlerin, savaşın izlerini taşıyan önemli tarihi belgeler niteliğinde olduğu belirtti. Savaş koleksiyonu özellikle tarih meraklıları ve koleksiyonculardan yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Şehri, eserlerin büyük bölümünün orijinalliğini koruduğunu ve titizlikle muhafaza edildiğini vurguladı. Sergilenen eserlerin, 2. Dünya Savaşı’nın askeri ve sosyal yönünü yansıttığının altını çizen Şehri, amacının geçmişle günümüz arasında bir bağ kurmak ve tarihi canlı tutmak olduğunu söyledi. Antikacılığı ‘hastalık’ olarak tanımlayan Şehri, bu işi para için yapmadığını ve antikacılığın bambaşka bir dünya olduğunu açıklarken, yeni başlayacak olanlara da kendilerini uzun bir sürecin beklediğini ve sabretmeleri gerektiğini ifade etti. "Bu bir sevda" Antikacılığa meraktan başladığın ve yaklaşık 13 yıldır aralıksız bir şekilde sürdürdüğünü belirten Şehri, "Yaklaşık 13 yıldır profesyonel antikacıyım. Burası olduğu gibi başka şubelerimiz de var. Avrupa’dan ve Türkiye’den antika toplayıp, bu işi antika severlere taşıyoruz, onlara anlatıyoruz. Bu bir sevda. Sonuçta insanın içinde olan bir şey. Zaten bu meslek, profesyonel olarak yapmadan önce de içimde vardı. Avrupa’ya çıktığımızda; gidiyorduk, arıyorduk, bakıyorduk ve öğreniyorduk. Zaman içerisinde ne kadar öğrensen de yeterli olmuyor. Kendini geliştirmek zorundasın. Daha sonra da belirli bir aşamaya geldik. Artık topladıklarımız kaldırılamaz hale geldi. Ondan sonra dükkan açtık. Başarılı da olduğumuzu düşünüyorum" diye konuştu. "Antika konusunda Avrupa’ya göre çok aşağılardayız" Türkiye’de antikacılığın yeni yeni gelişmeye başladığını, insanların finansal açıdan yavaş yavaş rahatlamaya başladığını ifade eden Şehri, "İlk zamanlar zorlandım. Bu işte eskiyle ilgili birçok şeyde bilginiz olmak zorunda. Bu işte bilgi şart. Bilgi varsa zaten değer var. Eski bir şeyi sokakta görüp de almadığınız veya antika pazarında değersiz gördüğünüz bir şeyi bilginiz varsa, onun değerli olduğunu anlayabiliyorsunuz ve antika değerini kazanmış oluyor. Ondan dolayı bilgi çok önemli. Her zamanda gelişime açık olmanız lazım. Çünkü Avrupa’ya göre çok aşağılardayız. Oradaki koleksiyoncularla temas içinde olacaksınız. Kendinizi geliştireceksiniz. Kendi ülkenizde de geçmişi geleceğe taşıyacaksınız. Antika konusunda gerideyiz. Çünkü insanlar finansal açıdan biraz daha rahatladılar. Avrupa’da daha farklı bir kültür var. Onlar, daha önceden bazı şeylere değer vermişler. Antikaları daha sonraki nesle ulaştırmaya çalışmışlar ama bizim halkımız yaşamaya çalışmış" şeklinde konuştu. "Antikacının da, bu işi sevenlerin de hayalleri var" Antikacılığın bir sevda işi olduğunu ve herhangi bir antikacının bile hayallerinin sınırsız olduğunun altını çizen Şehri, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye’de de çok büyük koleksiyoncular oluşmaya başladı. İnsanlar ilgileniyor ve müzeler kuruluyor. Bunun desteklenmesi lazım. Desteklediğinizde bir sonraki nesle de geçmişten gelen o ürünleri aktarmak lazım. Antika işiyle uğraşmak isteyenlerin ilk önce birilerinin yanında bu işe biraz gönül vermeleri lazım. Bir şeyleri öğrenmeleri lazım. Bir anda hiçbir şeyin olması mümkün değil. Eğer bu işe gönül veriyorlarsa dost edinmeleri azım. Ondan sonra belli bir alanda başlamaları lazım. Çünkü bu işin bir sonu yok. Antikacılık çok zevkli ve insanı mutlu eden bir şey. Hayaller bitmez. Antikacının da, bu işi sevenin de hayalleri var. Antikacılık, antika pazarına gittiğinizde, iki tane bulunmaz bir şeyi bulduğunuzda ve anladığınızda bile mutlu eden bir şey. Güzel şeyler elime düşse de onları dükkanıma kazandırsam diye her zaman kafamda bir düşünce var."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder