Yerel Haberler
Ankara
28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:12 DMM: "Türkiye’nin İran’a yönelik son saldırılara destek verdiği yönündeki iddialar tamamen asılsızdır" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya mecralarında yer alan ve Türkiye’nin İran’a yönelik son saldırılara destek verdiği yönündeki iddialar tamamen asılsızdır ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik dezenformasyon niteliği taşımaktadır" ifadeleri kullanıldı. DMM tarafından sosyal medyada yer alan ve Türkiye’nin İran’a yönelik son saldırılara destek verdiği yönündeki iddialar hakkında açıklama yapıldı. DMM tarafından yapılan açıklamada söz konusu iddiaların tamamen asılsız olduğu ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik dezenformasyon niteliği taşıdığı belirtildi. Merkezin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye’nin tarafı olmadığı herhangi bir savaşta; hava, kara ve deniz unsurlarının operasyonel amaçlarla kullandırtılmayacağı belirtilerek, "Bazı sosyal medya mecralarında yer alan ve Türkiye’nin İran’a yönelik son saldırılara destek verdiği yönündeki iddialar tamamen asılsızdır ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik dezenformasyon niteliği taşımaktadır. Türkiye Cumhuriyeti, tarafı olmadığı herhangi bir çatışma veya savaşta; taraflar lehine olacak şekilde hava sahası dahil olmak üzere hava, kara ve deniz unsurlarının hiçbirini operasyonel amaçlarla kullandırmaz. Bu husus, ülkemizin temel dış politika ve güvenlik prensipleri arasında yer almaktadır. Türkiye’nin hava, kara ve deniz sahası üzerindeki egemenlik hakları tam ve tartışmasızdır. Egemenlik alanlarımıza ilişkin tüm faaliyetler yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal güvenlik değerlendirmeleri doğrultusunda ve yetkili makamların denetim ve kontrolü altında yürütülmektedir. Kamuoyunun, spekülatif ve mesnetsiz iddialara itibar etmemesi; sadece resmi makamlarca yapılan açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur" açıklamasında bulundu.
BBP Genel Başkan Yardımcısı İspir: "Biz Aziz İhsan Aktaş benzeri yapıların lüks makam araçlarına binmiyoruz"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 20:00 BBP Genel Başkan Yardımcısı İspir: "Biz Aziz İhsan Aktaş benzeri yapıların lüks makam araçlarına binmiyoruz" Büyük Birlik Partisi (BBP) Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent İspir, partinin 33 yıldır gönüllülük esasına dayalı bir siyaset anlayışıyla ayakta durduğunu belirterek, "Biz, Aziz İhsan Aktaş benzeri suç yapılarının aldığı lüks makam arabalarına binmiyoruz. Milletin parasını şatafata, israfa ve yolsuzluğa harcamıyoruz" dedi. BBP Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent İspir, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin kadınların huzuru, güvenliği ve refahı için önerdiği ’kadın hastaneleri ve kadın üniversiteleri’ projesi üzerinden bazı medya organları ve siyasi çevreler tarafından sistematik bir karalama kampanyası yürütüldüğünü ifade etti. İspir, söz konusu önerinin kadınların toplumsal hayatta daha güvenli, eşit ve korunaklı koşullarda yer almasını amaçlayan samimi ve milli bir yaklaşım olduğunu vurguladı. "Bu öneriyi talibanvari göstermek açık bir art niyettir" İspir, özellikle Cumhuriyet Halk Partili (CHP) bazı siyasetçilerin projeyi kasıtlı şekilde çarpıttığını belirterek, "Kadınlarımızın güvenliği için ortaya konulan bir öneriyi talibanvari bir ayrımcılık olarak sunmak açık bir art niyettir, alçaklıktır" dedi. İspir, amaçlarının kadınları sosyal hayattan koparmak değil, aksine tacizden, şiddetten ve baskıdan korunacakları alanlar oluşturmak olduğunu ifade etti. CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka’nın açıklamalarına da değinen İspir, bu sözlerin iftira ve çarpıtmadan ibaret olduğunu söyledi. İspir, projeye karşı çıkanların referandum çağrısından kaçmaması gerektiğini belirterek, "Milletin sesinden korkmuyorsanız, buyurun sandığa gidelim" ifadelerini kullandı. "Asıl amaç genel başkanımızı yıpratmaktır" Tartışmanın yalnızca projeyle sınırlı olmadığını dile getiren İspir, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin de doğrudan hedef alındığını söyledi. Bazı haberlerde Destici’nin kullandığı aracın markasının özellikle öne çıkarıldığını belirten İspir, bunun açık bir algı operasyonu olduğunu ifade etti. Söz konusu aracın tamamen şahsi mülkiyet olduğunu aktaran İspir, aracın partiye ait olmadığını ve BBP’nin hiçbir şekilde devlet imkanlarından faydalanmadığını kaydetti. "Biz Aziz İhsan Aktaş benzeri yapıların arabalarına binmeyiz" Bülent İspir, Büyük Birlik Partisi’nin 33 yıldır gönüllülük esasına dayalı bir siyaset anlayışıyla ayakta durduğunu belirterek, parti faaliyetlerinin yöneticilerin bağışları ve kişisel harcamalarıyla sürdürüldüğünü ifade etti. İspir, "Biz, Aziz İhsan Aktaş benzeri suç yapılarının aldığı lüks makam arabalarına binmiyoruz. Milletin parasını şatafata, israfa ve yolsuzluğa harcamıyoruz" diye konuştu. İspir, BBP’nin siyaset anlayışının tasarruf, fedakarlık ve milli değerler üzerine kurulu olduğunu vurgulayarak, kamu kaynaklarının kişisel konfor için kullanılmasına karşı olduklarını dile getirdi. "Kadın hakları söylemiyle lüks hayatlarını gizliyorlar" Bazı siyasi aktörlerin kadın hakları söylemi üzerinden kendi ayrıcalıklı yaşamlarını perdelemeye çalıştığını anlatan İspir, toplumdan kopuk bir siyaset anlayışının millet nezdinde karşılık bulamayacağını ifade etti. İspir, "Bakıcısı, şoförü olanlar tuzu kuru diye milletin sesini bastıramaz" değerlendirmesinde bulundu. İspir, Destici’nin her fırsatta dile getirdiği milli değerler, Anadolu kültürü, inançlar ve İslam ahlakının toplumun korunması açısından hayati öneme sahip olduğunu söyledi. Bu değerlerin aile yapısını ve toplumsal dokuyu ayakta tuttuğunu ifade etti. "Bu proje milli bir eğitim ve sağlık yaklaşımıdır" Kadın hastaneleri ve üniversiteleri önerisinin, dünyada yaşanan savaşlar, şiddet ve cinsel istismar vakaları karşısında koruyucu bir model sunduğunu dile getiren İspir, bu yaklaşımın kadınları ve kız çocuklarını yozlaşmış dış etkilerden korumayı amaçladığını ifade etti. "Bu iftiralar sonuç vermeyecek" İspir, açıklamasının sonunda projeye karşı çıkan kesimlerin toplumun geleceğini tehlikeye attığını söyleyerek, "Bu iftiralarla sonuç alamayacaklar. Büyük Birlik Partisi, vatanın, milletin, kadınlarımızın, gençlerimizin ve çocuklarımızın yanında durmaya devam edecektir" dedi.
Süleyman Soylu’dan, eski İtalya Başbakanı Draghi’nin AB için federasyon çağrısına öneri: "Tıkanıklık ekonomik, değil siyasi"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 19:44 Süleyman Soylu’dan, eski İtalya Başbakanı Draghi’nin AB için federasyon çağrısına öneri: "Tıkanıklık ekonomik, değil siyasi" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İçişleri Komisyonu Başkanı ve eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin Avrupa Birliği (AB) için federasyon çağrısına ilişkin, "Draghi’nin bu teşhisi güçlü ama tespitleri kadar gerçekçi değil. AB’nin asıl tıkanıklığı ekonomik değil, siyasi birlikteliğidir" dedi. Eski İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin, Avrupa’nın gerçek bir federasyon haline gelmemesi durumunda, bağımlı, parçalı ve sanayisizleşmiş bir yapıya sürüklenme tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceği ifadelerini, TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalar ile değerlendirdi. Soylu, AB konusunda güçlü araştırmalar ve hazırladığı kapsamlı raporla birlikte en rasyonel tespitleri ortaya koyan Draghi’nin bu teşhisinin güçlü; ama tespitleri kadar gerçekçi olmadığını ifade etti. "Draghi’nin bu teşhisi güçlü ama tespitleri kadar gerçekçi değil" AB konusunda güçlü araştırmalar ve hazırladığı kapsamlı raporla birlikte en rasyonel tespitleri ortaya koyan Draghi’nin tespitlerinin güçlü ama gerçekçi olmadığını belirten Soylu, "Avrupa Merkez Bankası eski başkanı ve İtalya eski başbakanı Draghi, ‘AB’nin gerçek bir federasyona dönüşmezse bağımlı hale gelir’ diyor. AB konusunda güçlü araştırmalar ve hazırladığı kapsamlı raporla birlikte en rasyonel tespitleri ortaya koyan Draghi’nin bu teşhisi güçlü ama tespitleri kadar gerçekçi değil. AB’nin asıl tıkanıklığı ekonomik değil, siyasi (hatta dini) birlikteliğidir. AB, siyasi birlikten vazgeçip ekonomi ve güvenliği önceleyen yeni bir iş birliği modeli kuramazsa, tam da Draghi’nin uyardığı dramatik tablo kaçınılmazdır. Bugün AB’nin karşı karşıya olduğu tablo açık. Sanayisizleşme, yüksek borçluluk, yüksek enerji maliyetleri, siyasi istikrarsızlık, demokratik meşruiyet krizi, yaşlanan nüfus, karşılığı olmayan sosyal refah harcamaları ve karar alamayan hantal bir bürokrasi, beceri/meslekleşme eksikliğidir. Bu yapıyla ve bu birliktelik anlayışı ile AB’nin bu krizden çıkması mümkün değildir" ifadelerine yer verdi. "AB, Amerikan kapitalizmi ile Çin tipi sosyalizm arasında sıkışmıştır" AB’nin Amerika ile Çin arasında sıkışıp kaldığını, Avrupa’nın üretimden çok hizmete sıkışan bir kıta haline geldiğini vurgulayan Soylu, "Draghi de iyi biliyor ki ‘pragmatik’ federalizm modeli bile olsa, mevcut bu çöküşü durduramaz. Çünkü AB, Amerikan kapitalizmi ile Çin tipi sosyalizm arasında sıkışmıştır. Bu sıkışmayı aşamayacak bir Avrupa’nın önünde kalan alanlar sınırlıdır ve bunlarla sadece bazı dönemsel ve bölgesel avantajlı yatırımlar yakalayabilir. Turizm bölgesi, eğitim bölgesi, biyomedikal bölgesi, Fransa’daki veri merkezleri gibi dönemsel avantajlar vardır. Yani Avrupa, üretimden çok hizmete sıkışan bir kıta haline gelmektedir. Sosyal, siyasal ve geleneksel pek çok sorun da daha yeni başlıyor. Draghi’nin söyleyemediğini açıkça söyleyelim. AB’nin tek çıkışı, başlangıç noktasına dönmektir. İdeolojik, dini ve siyasi ötekileştirmeleri terk edip ekonomik ve güvenlik eksenli, radikal bir dönüşüm gerçekleştirmelidir. Aksi halde sadece AB’nin değil, AB’cilerin de çöküşü kaçınılmazdır" cümlelerine yer verdi.
MHP’li Feti Yıldız: "Umut hakkı konusunda komisyona katılan tüm siyasi partilerle uzlaştık, raporda olacak"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 17:33 MHP’li Feti Yıldız: "Umut hakkı konusunda komisyona katılan tüm siyasi partilerle uzlaştık, raporda olacak" MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, "Umut hakkı konusunda komisyona katılan tüm siyasi partilerle uzlaştık, raporda olacak" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısının ardından açıklama yaptı. Yıldız, verimli bir çalışma yaptıklarını söyleyerek, "Sona geldik. Önümüzdeki hafta inşallah meseleyi bitiririz. Uyum içindeyiz. Başlıkları, maddeleri önümüzdeki hafta paylaşırız. Tam mutabakat var" ifadelerini kullandı. "Umut hakkında uzlaşı olup olmadığı" sorusu üzerine Yıldız, umut hakkı konusunda komisyona katılan tüm siyasi partilerle uzlaştıklarını ve raporda olacağını söyledi. Yıldız, "Umut hakkı konusunda uzlaştık, problem yok. Zaten Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulduğu zaman kararlar umut hakkından bahsediyor. Bakın bizim bu raporda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyma tavsiye edilecek raporda. Onun içinde umut hakkı da var. Şu da var mı bu da var mı ayrıntı tek tek onları anlatmamız zor ancak aramızda ciddi bir görüş ayrılığı yok. Çocukların geleceği, birliğimiz, bütünlüğümüz için endişelerde anlaşıyoruz" diye konuştu. Yıldız, tüm sorulara cevap veremediklerini söyleyerek, "Önümüzdeki hafta biter. Tüm sorduğunuz soruların tüm cevaplarını bulursunuz" şeklinde konuştu. Yasal düzenleme konusundaki soru üzerine Yıldız, "Çerçeve metinleri Meclise gönderdikten sonra artık o Meclisin işi. Biliyorsunuz kanun teklifinde milletvekilleri hazırlar, imzaya açar. Gönlümüz bütün grupların imzalaması yönünde, çünkü bu milli bir mesele. 40 yıllık bir mesele ortadan kalkıyor. Terörsüz Türkiye sağlarken bu arada terörsüz bölgede inşallah ağır ağır oluşmaya başladı. Süreç çok başarılı. 16 ayda aldığımız yol çok önemli bir yol, çok da değerli bir yol" ifadelerini kullandı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise, tam mutabakatın olmadığını belirterek, "Tam mutabakat olmasa da mutabakata varacağız" şeklinde konuştu. Emir, hiçbir somut konu üzerinde görüş ifade etmenin olanaklı olmadığını kaydederek, "Bir bütün olarak kamuoyunun bildiği ve komisyonun gündeminde olan hemen hemen her konuda görüşüyoruz. Uyum içindeyiz, yaklaşıyoruz birbirimize. Bu çerçeve raporu yazılınca sizlerle paylaşacağız" diye konuştu. Oylama konusunda Emir, "Gelecek tabii. Hem biz çalışacağız hem de komisyon çalışacak. Zaman herhalde yaklaşıyor" diye konuştu. Yıldız ise oylamanın gelecek hafta yapılacağını söyledi.
Terörsüz Türkiye Komisyonu rapor yazımı son safhaya geldi
04 Şubat 2026 Çarşamba - 17:26 Terörsüz Türkiye Komisyonu rapor yazımı son safhaya geldi Terörsüz Türkiye Komisyonu rapor yazımı son safhaya geldi. Terörsüz Türkiye Komisyonu raporu yazımı son safhaya erişti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve CHP Grup Başkanvekili Murat Emir komisyon sonrasında gazetecilerin sorularını cevapladılar. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, verimli bir çalışma yaptıklarını söyleyerek, "Sona geldik. Önümüzdeki hafta inşallah meseleyi bitiririz. Uyum içindeyiz. Başlıkları, maddeleri önümüzdeki hafta paylaşırız. Tam mutabakat var" ifadelerini kullandı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, tam mutabakatın olmadığını belirterek, "Tam mutabakat olmasa da mutabakata varacağız" şeklinde konuştu. Umut hakkının olup olmadığına ilişkin Yıldız, umut hakkının olduğunu ifade etti. Emir, hiçbir somut konu üzerinde görüş ifade etmenin olanaklı olmadığını kaydederek, "Bir bütün olarak kamuoyunun bildiği ve komisyonun gündeminde olan hemen hemen her konuda görüşüyoruz. Uyum içindeyiz, yaklaşıyoruz birbirimize. Bu çerçeve raporu yazılınca sizlerle paylaşacağız" diye konuştu. Oylama konusunda Emir, "Gelecek tabi hem biz çalışacağız hem de komisyon çalışacak. Zaman herhalde yaklaşıyor" diye konuştu. Yıldız ise oylamanın gelecek hafta yapılacağını söyledi. Umut hakkında uzlaşı olup olmadığına yönelik soruya ise Yıldız, uzlaştıklarını aktardı. Yıldız, tüm sorulara cevap veremediklerini söyleyerek, "Önümüzdeki hafta biter. Tüm sorduğunuz soruların tüm cevaplarını bulursunuz" şeklinde konuştu. Umut hakkı konusundaki soruya Yıldız, "Umut Hakkı konusunda uzlaştık problem yok tabii. Zaten Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulduğu zaman kararları umut hakkından bahsediyor. Bakın bizim bu raporda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyma tavsiye edilecek raporda. Onun için de umut hakkı da var. Şu da var mı bu da var mı ayrıntı tek tek onları anlatmamız hem zor ancak aramızda ciddi bir görüşe ayrılığı yok. Çocukların geleceği için birliğimizi, bütünlüğünüz için endişelerde anlaşıyoruz" diye konuştu. Yasal düzenleme konusundaki soruya Yıldız, "Çerçeve metinleri Meclise gönderdikten sonra artık o Meclisin işi. Biliyorsunuz kanun teklifinde milletvekilleri hazırlar imzaya açar. Gönlümüz bütün grupların imzalaması yönünde çünkü bu milli bir mesele. 40 yıllık bir mesele ortadan kalkıyor. Terörsüz Türkiye sağlarken bu arada terörsüz bölgede inşallah ağır ağır oluşmaya başladı. Süreç çok başarılı. 16 ayda aldığımız yol çok önemli bir yol çok da değerli bir yol" ifadelerini kullandı.
AK Parti ‘Asrın Birlikteliği Programları’ ile deprem bölgesinde sahada olacak
04 Şubat 2026 Çarşamba - 17:25 AK Parti ‘Asrın Birlikteliği Programları’ ile deprem bölgesinde sahada olacak AK Parti, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen ihya ve inşa sürecini yerinde değerlendirmek, devlet-millet dayanışmasının sahadaki güçlü tezahürlerini kamuoyuyla paylaşmak amacıyla ’Asrın Birlikteliği Programları’ kapsamında kapsamlı saha çalışmalarına başlıyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş’ün koordinasyonunda Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı tarafından yürütülen programlara AK Parti MYK ve MKYK üyeleri, bakanlar, milletvekilleri ile yerel teşkilat mensupları katılacak. Bu çerçevede depremden etkilenen illerde bir dizi ziyaret ve program gerçekleştirilecek. Program kapsamında konutları teslim edilen, konutlarının planlama ve teslim süreci devam eden depremzede vatandaşlar ziyaret edilecek. Ayrıca depremde iş yerleri yıkılan ve sonrasında yeniden inşa edilerek teslim edilen ya da teslim süreci devam eden iş yerlerinin sahipleriyle bir araya gelinecek. Gerçekleştirilecek ziyaretlerde vatandaşların görüş, talep ve beklentileri doğrudan not alınacak. Yeniden inşa edilerek teslim edilen iş yerlerine yapılacak ziyaretlerle ekonomik hayatın yeniden canlandırılmasına yönelik çalışmalar yerinde değerlendirilecek. Böylece yalnızca fiziki yatırımlar değil, bölgedeki ticari ve sosyal hayatın yeniden ayağa kaldırılmasına ilişkin süreç de sahadan izlenecek. Asrın Birlikteliği Programları kapsamında ayrıca depremde hayatını kaybeden vatandaşların kabirlerinin bulunduğu deprem şehitlikleri de ziyaret edilerek, şehitler dualarla yâd edilecek. AK Parti tarafından hayata geçirilen Asrın Birlikteliği Programları ile yalnızca konut ve iş yerlerinin inşa edilmediği, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve manevi toparlanmanın da kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulanacak. Programlar aracılığıyla AK Parti’nin ilk günden itibaren olduğu gibi bundan sonra da depremzede vatandaşların yanında olmaya devam edeceği ifade edilecek.
Limak Filarmoni Orkestrası konser maratonuna Ankara’dan start verdi
04 Şubat 2026 Çarşamba - 16:58 Limak Filarmoni Orkestrası konser maratonuna Ankara’dan start verdi Limak Filarmoni Orkestrası, Limak Holding’in 50. kuruluş yılına özel konserlerine Ankara’dan start verdi. Limak Vakfı tarafından çok sesli müziği geniş kitlelere yaymak amacıyla kurulan ve dokuzuncu yaşını kutlayan Limak Filarmoni Orkestrası, operanın dünyaca ünlü isimlerini Türkiye’deki sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Orkestra, ‘Yeni Yıl Buluşması’ konser serisinin ilkini Congresium Ankara’da gerçekleştirdi. Uluslararası üne sahip şef Mikhail Agrest yönetiminde sahne alan orkestra, dünyaca ünlü tenor Murat Karahan ve tüm zamanların en büyük sopranolarından biri olarak kabul edilen Rumen soprano Angela Gheorghiu ile başkentli sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Klasik opera eserlerinden geniş bir repertuvarı sahneye taşıyan orkestra, performansıyla izleyiciden büyük alkış aldı. Başkent izleyicisinin yoğun ilgi gösterdiği konseri 3 binden fazla sanatseverin yanı sıra iş, bürokrasi, sanat ve medya dünyasından pek çok davetli izledi. Dünya çapında birçok büyük operada başroller seslendiren ünlü tenor Murat Karahan ve sahne karizması ile vokal derinliğiyle tüm zamanların en önemli sopranoları arasında yer alan Angela Gheorghiu, muhteşem performanslarıyla unutulmaz bir geceye imza attı. Depremin izlerini dayanışmayla sildi Limak’ın 50. yılı dolayısıyla düzenlenen konserde, Limak Vakfı’nın 10 yılı aşkın süredir devam eden Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) programında bursiyer olan İrem Menken açılış konuşmasını yaptı. İskenderun Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi olan Menken, memleketi Hatay’da yaşadığı 6 Şubat depremi sonrası kaybettiği umudu Türkiye’nin Mühendis Kızları ile yeniden kazandığını belirterek, "Bu program bana sadece eğitim değil, en zor zamanımda yeniden ayağa kalkma gücü ve yalnız olmadığımı hatırlatan dev bir aile sundu. Bugün burada geleceğe güvenle bakan bir mühendis adayı olarak durabiliyorsam, bu dayanışmanın sayesindedir" ifadelerini kullandı. Operadan çağdaş eserlere senfonik buluşma Yaklaşık iki saat süren ve renkli görüntülere sahne olan konserin ilk bölümünde Handel’in Rinaldo operasından aryalar, Verdi’nin Macbeth eserinden seçkiler, Bizet’nin Carmen’i ile Puccini’nin Turandot operasından bölümler gibi opera repertuvarının seçkin örnekleri yer aldı. Konserin devamında Somewhere Over the Rainbow, Parla Pi Piano, Non ti scordar di me ve Rodrigo’nun Concierto de Aranjuez’i gibi çağdaş ve popüler repertuvardan eserler, orkestranın yorumu ve solistlerin sahne performanslarıyla izleyicilerden büyük beğeni topladı. Salonu dolduran izleyicilerin tempo tutarak eşlik ettiği performanslar, uzun süre ayakta alkışlandı. Operanın yıldızları İstanbul’da buluşacak Limak Filarmoni Orkestrası, yeni yıl konserlerinin ikincisinde 5 Şubat’ta İstanbul Zorlu PSM’de sanatseverlerle buluşacak. Biletleri günler öncesinde tükenen konserlerin tüm geliri, Limak Vakfı tarafından 11 yıldır başarıyla sürdürülen ve Türkiye’deki en güçlü eğitime destek programlarından biri olan Türkiye’nin Mühendis Kızları programından faydalanan kadın mühendislik öğrencilerinin eğitiminde kullanılacak.
Ankara İl Sağlık Müdürü Kurtcebe: "Vatandaşlarımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 16:03 Ankara İl Sağlık Müdürü Kurtcebe: "Vatandaşlarımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz" Ankara İl Sağlık Müdürü Kurtcebe: "Aile sağlığı merkezlerimizi çok daha güvenilir hale getirmeye ve vatandaşımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini de çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz" dedi. 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde ‘Bütünleşik ve Önleyici Onkoloji Sempozyumu’ düzenlendi. Sempozyumda; kanser hastalarına multidisipliner ve bütünleşik yaklaşımlar, önleyici kanser merkezleri amaçları, geriatrik kanser hastalarında onkolojinin önemi ve hasta deneyimleri konuları ele alındı. Düzenlenen programda açılış konuşmasını yapan Ankara İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ali Niyazi Kurtcebe, onkoloji hastanelerinde kanser hastalarına uygulanan onkolojik tedavilerde sınır olmadığını belirterek, "Bu saydığım hastanelerde en güncel, en modern tedavilerin tamamı gerçekleştiriliyor. Dünyada hangi tedavi varsa bu hastanelerin hepsinde bu tedaviler burada çalışan meslektaşlarımız tarafından hastalarımıza verilmeye çalışılıyor" diye konuştu. "Vatandaşımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz" Erken tanı ve önleyici yaklaşımın önemine vurgu yapan Kurtcebe, "İl Sağlık Müdürlüğü olarak, Sağlık Bakanlığı olarak vatandaşımıza sunduğumuz hizmetler var. Bizim geniş basamak sağlık hizmetleri dediğimiz aile sağlığı merkezlerimiz ve sağlık hayat merkezlerimizde verilen hizmetlerin sayısı, özelliği ve kapasitesi çok fazla arttı. Aile sağlığı merkezlerimizin çok daha güvenilir hale getirmeye çalışıyoruz ve vatandaşımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz. Aile hekimlerimizin gerçekten vatandaşımızın bütün sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıran bir ilk giriş kapısı, bütün sağlık hizmetlerine ulaşımını sağlayan ilk basamak olmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Geçtiğimiz sene başında Ankara’da 9 olan sağlıklı hayat merkezi sayısını şu anda 12’ye çıkarttık" Kurtcebe, sağlıklı hayat merkezlerinde pek çok alan olduğunu söyleyerek, "Geçtiğimiz sene başında Ankara’da 9 olan sağlıklı hayat merkezi sayısını şu anda 12’ye çıkarttık. İnşallah bu sene sonuna kadar bu sayı 15’e çıkacak. Bu sağlıklı hayat merkezlerinde kanser, erken teşhis ve tedavi merkezi tarama merkezlerimiz var. Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezlerimiz (KETEM) var. Şu anda Ankara’da sayısı 20. KETEM’ler vasıtasıyla geçtiğimiz yıl boyunca yaklaşık 900 bin vatandaşımızın kanser taramasını gerçekleştirdik" şeklinde konuştu.