Yerel Haberler
Ankara
Muğla’nın Milas ilçesinde boşanma aşamasındaki eşini öldüren şahıs tutuklandı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 00:58 Muğla’nın Milas ilçesinde boşanma aşamasındaki eşini öldüren şahıs tutuklandı Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Muğla’nın Milas ilçesinde boşanma aşamasındaki eşini öldüren şahsın tutuklandığını açıkladı. Bakan Tunç sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kadına yönelik şiddetin bahanesi olamayacağını belirterek, "Muğla’nın Milas ilçesinde, boşanma aşamasındaki eşi tarafından bir kadının hunharca katledilmesi, hepimizin vicdanında ağır bir yara açmıştır. Bu cinayet; bir kadının, bir annenin yaşam hakkına yönelmiş alçakça bir saldırıdır, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Kadına yönelik şiddetin hiçbir bahanesi yoktur. Hiçbir gerekçe, hiçbir mazeret, hiçbir söz bu vahşeti hafifletemez, normalleştiremez. Bir kadına el kaldıran, tehdit eden, şiddet uygulayan, hayatına kasteden kim olursa olsun, hangi gerekçeyi ileri sürerse sürsün; hukuk önünde en ağır şekilde hesap verecek, adaletin pençesinden kaçamayacaktır" ifadelerine yer verdi. Bakan Tunç, şahsın tutuklandığını açıklayarak, "Hepimizi derin bir acıya sevk eden menfur olayla ilgili Milas Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından başlatılan soruşturma kapsamında şahıs yakalanmış ve tutuklanmıştır. Çocukları annesiz bırakan bu karanlık zihniyete, hukuk düzenimizde asla yer yoktur. Yaptığımız düzenlemelerle kadına yönelik kasten öldürme suçunun cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır ve kadına yönelik şiddet tutuklama sebebidir. Bu vahşeti gerçekleştiren şahıs, yargı önünde en ağır yaptırımla karşılaşacaktır. Fail için hiçbir kaçış yoktur. Hayatını kaybeden kardeşimize Allah’tan rahmet diliyorum. Kimsenin şüphesi olmasın! Kadına yönelik her türlü şiddetin karşısında devletimiz vardır, adalet vardır" ifadelerini kullandı.
Ankara’da Füreya Koral söyleşisi: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan sanat yolculuğu anlatıldı
03 Şubat 2026 Salı - 22:20 Ankara’da Füreya Koral söyleşisi: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan sanat yolculuğu anlatıldı Ankara’da Resim ve Heykel Müzesi Türk Ocağı Salonu’nda modern Türk seramik sanatçılarından Füreya Koral’ın Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan sanat yolculuğu anlatıldı. Ankara Resim ve Heykel Müzesi Türk Ocağı Salonu’nda düzenlenen söyleşide Prof. Dr. Leyla Alpagut, modern Türk seramik sanatının öncü isimlerinden Füreya Koral’ın Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan sanat yolculuğunu anlattı. Söyleşide, Füreya Koral’ın milli değerleri çağdaş bir sanat diliyle buluşturan öncü kimliği, seramik sanatına kazandırdığı yenilikler ve kültür tarihimizdeki yeri ele alındı. Etkinliği hazırlayan Güzel Sanatlar Genel Koordinatörü Hülya Akıncı, bu tür söyleşilerin sanatın fikri boyutunu topluma aktarmada önemli bir işlev üstlendiğini ifade etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürü Ömer Faruk Belviranlı ise Füreya Koral’ın seramik sanatında birçok ilke imza atan, eserleriyle milli kültürü evrensel bir dille buluşturan müstesna bir sanatçı olduğunu vurguladı. Tarihi Türk Ocağı Sahnesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe, Berrin Yücesan başkanlığındaki Muhabirler Derneği, DMEDD Başkanı ve çok sayıda sanatsever katıldı. Söyleşi kapsamında ayrıca Füreya Koral’a ait eserlerden örnekler katılımcılarla buluşturuldu.
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda büyük bir yol kat ettiğimiz çok aşikardır"
03 Şubat 2026 Salı - 20:56 Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda büyük bir yol kat ettiğimiz çok aşikardır" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Yapılan askeri, siyasi ve diplomatik çalışmalarla Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda büyük bir yol kat ettiğimiz de çok aşikardır" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kastamonu Vakfı tarafından düzenlenen Kastamonu yöresel yemekleri ve Türk halk müziği konserine katıldı. Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen programa çok sayıda davetli katıldı. Bakan Yumaklı, programda davetlilerle bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu belirtti. "Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda büyük bir yol kat ettiğimiz de çok aşikardır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde çalışmaların sürdürüldüğünü ifade eden Yumaklı, "Yürüttüğümüz politika ve çalışmalarla, ülkemizin daha iyi bir noktaya gittiğini görüyoruz. Tarım sektöründen demokratik standartlarımıza, ulaşımdan sanayiye ve dış politikaya kadar bütün alanlarda bunun göstergelerine şahit oluyoruz. Yapılan askeri, siyasi ve diplomatik çalışmalarla Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda büyük bir yol kat ettiğimiz de çok aşikardır. Bu hedefe ulaşmak, bizim için bir tercih değil, milli bir mecburiyettir. Unutmamalıyız ki, aziz milletimiz Çanakkale’de, 15 Temmuz’da olduğu gibi, millet olma kabiliyetini ve ferasetini gösterdiği nispette, zorlar zor olmaktan çıkmıştır. Terörsüz Türkiye bizim inşallah geleceğe bırakacağımız en kıymetli miraslarımızdan birisi olacaktır" dedi. "Motivasyonu sağlamış bir Türkiye gerçekliği vardır" Türkiye Yüzyılı vizyonuyla da bu başarıyı her yönden taçlandıracak gelişmelerin önünü açmaya devam edeceklerini ifade eden Yumaklı, "Bugün artık bu motivasyonu sağlamış bir Türkiye gerçekliği vardır. İnanıyorum ki her anlamda önemli bir eşikteyiz. Çeyrek asırdır yapılan yatırımların ve sürdürülen politikaların meyvelerini inşallah en güzel şekilde alacağız. Ülkemiz onurlu ve etik siyasetin temsilcisi olarak öne çıkmak adına çok kıymetli adımlar atmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız ’Dünya beşten büyüktür’ ve ’Daha adil bir dünya mümkün’ mottolarıyla bu siyasi vizyonun işaretlerini çok önceden vermiştir" diye konuştu. Bakan Yumaklı konuşmasını şöyle sürdürdü: "Soykırımcı İsrail’e karşı mazlum kardeşlerimizin özgürlüğü için mücadelede Türkiye’nin bu anlamdaki en önemli rolü olmuştur. Türkiye yüzyılı, tam da artık bu karanlığın içinden doğmasını hedeflediğimiz bir vizyonun ve umudun adı olmuştur. Tarım ve Orman Bakanı olarak, tarım sektörümüzün de bu mücadelenin önemli bir parçası olduğunu özellikle söylemek istiyorum." Program plaket takdimiyle sona erdi.
Danıştay tarafından İçişleri Bakanlığının Melih Gökçek için verdiği ‘işleme konulmama’ kararı kaldırıldı
03 Şubat 2026 Salı - 19:06 Danıştay tarafından İçişleri Bakanlığının Melih Gökçek için verdiği ‘işleme konulmama’ kararı kaldırıldı Danıştay, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında imar planı değişiklikleri üzerinden sağlanan ’haksız menfaat’ iddialarına yönelik İçişleri Bakanlığının verdiği "işleme konulmama" kararını iptal etti. Karar doğrultusunda dosya, ön inceleme yapılması için yeniden Bakanlığa gönderildi. Danıştay Birinci Dairesi, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve dönemin belediye bürokratları hakkında, imar planı değişiklikleri vasıtasıyla belirli taşınmaz sahiplerine haksız kazanç sağlandığı yönündeki şikayeti karara bağladı. Daha önce İçişleri Bakanlığı tarafından verilen şikayetin işleme konulmaması kararı, Danıştay tarafından incelenerek yerinde bulunmadı. Danıştay Birinci Dairesi, eldeki bilgi ve belgelerin 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca bir ön inceleme yapılmasını zorunlu kıldığını vurguladı. Kararda, imar planı değişikliklerinin kimlerin talebiyle yapıldığının, bu süreçte hangi belediye görevlilerinin imzasının bulunduğunun ve yapılan işlemlerin mevzuata uygunluğunun titizlikle araştırılması gerektiği belirtildi. Hukuki denetim sonucunda Danıştay, plan değişikliklerinin bireysel menfaat sağlayıp sağlamadığının tespit edilmesi amacıyla İçişleri Bakanlığı’nın "işleme konulmama" kararını oy birliğiyle kaldırdı. Bu kararla birlikte dosya, iddiaların detaylı bir şekilde araştırılması ve ön inceleme raporu hazırlanması için tekrar İçişleri Bakanlığı’na sevk edildi.
ATO Başkanı Baran: "100 milyar lira büyüklüğündeki uygun şartlı finansman paketini büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz"
03 Şubat 2026 Salı - 17:11 ATO Başkanı Baran: "100 milyar lira büyüklüğündeki uygun şartlı finansman paketini büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz" Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ve tüm imalat sanayi işletmelerimizi kapsayan, 100 milyar lira büyüklüğündeki uygun şartlı finansman paketini iş dünyamız adına büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz" dedi. ATO Başkanı Baran, kabine toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 100 milyar liralık finansman paketini değerlendirdi. Baran, açıklanan paketi iş dünyası adına büyük memnuniyetle karşıladıklarını, bu paketin üretimin sürdürülebilirliği, ticaretin ve ihracatın devamı niteliğinde olduğunu belirtti. Ayrıca Baran, 100 milyar liralık paketin, istihdamın korunması ve sanayi işletmelerinin rekabet gücü açısından büyük bir destek olacağını ifade etti. "Bu destek, önemli bir adım olmuştur" Destek paketinin üretimin sürdürebilirliği açısından büyük bir dönüm olduğunu belirten Baran, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ve tüm imalat sanayi işletmelerimizi kapsayan, 100 milyar lira büyüklüğündeki uygun şartlı finansman paketini iş dünyamız adına büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Bu destek, üretimin sürdürülebilirliği, ticaretimizin ve ihracatımızın devamı, istihdamın korunması ve sanayi işletmelerimizin rekabet gücü açısından önemli bir adım olmuştur. Özellikle finansman maliyetlerinin arttığı ve başta KOBİ’lerimiz olmak üzere işletmelerimizin finansmana erişimde sıkıntılar yaşadığı bu süreçte, 6 ay ana para ödemesiz ve 36 aya kadar vadeli, piyasa şartlarının altında sunulacak bu kredi imkanı, imalat sanayimiz için rahatlatıcı bir imkan oluşturacaktır. Finansman paketinin, kredi kefalet paketiyle desteklenmesini de ayrıca çok kıymetli buluyoruz. Paketin istihdam yoğunluğu esas alınarak işletme başına 50 milyon liraya kadar kredi imkanı sunması ve istihdamını koruyan KOBİ’lerimize KOSGEB aracılığıyla 10 puan indirim imkanı sağlaması, paketin üretim ile birlikte istihdamı da önceleyen yaklaşımının bir göstergesidir. Bu finansman paketinin, başta imalat sanayimiz olmak üzere tedarik zincirinin tüm halkalarına olumlu yansıyacağına, yatırımı, üretimi ve istihdamı destekleyerek, ekonomik büyümeye katkı sağlayacağına inanıyoruz. İş dünyası adına, bu önemli destek mekanizmasının hayata geçirilmesinde irade koyan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyor, kredi paketinin ülkemiz, iş dünyamız ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyoruz" cümlelerine yer verdi.
Bakan Işıkhan: "Üniversitelerimizin ve TÜSEB’in GSS uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlamasını amaçlıyoruz"
03 Şubat 2026 Salı - 16:56 Bakan Işıkhan: "Üniversitelerimizin ve TÜSEB’in GSS uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlamasını amaçlıyoruz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Üniversitelerimizin ve TÜSEB’in bilgi birikimi ve akademik kapasitesinin, GSS uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlamasını amaçlıyoruz" dedi. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) arasında ‘Sağlık Politikaları ve Finansmanı İş Birliği Protokolü’ İmza Töreni gerçekleşti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla gerçekleşen programda, SGK’nın görev ve yetki alanına giren Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulamaları ve sağlık politikalarına yönelik; bilimsel araştırma, eğitim, analiz, çalıştay, raporlama ile üretime yönelik olanlar da dahil olmak üzere proje faaliyetleri gibi benzeri hususlarda iş birliği yapılmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi amaçlandı. "İmzalayacağımız protokolüm ihtiyacımız olan bu dayanışmaya iyi bir örnek teşkil edeceğine inanıyorum" Programda bir konuşma gerçekleştiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, akademi camiasıyla ilgili kamu kurumlarının ortak bir platformda buluşturarak, ortak hareket anlayışlarını güçlendirecek bir işbirliği protokolüne atacaklarını belirtti. Ortak hedeflere giden yolda birlik ve beraberlik olduğu sürece başarının kaçınılmaz olduğunu bildiren Işıkhan, "İş birliğinin var olduğu yerde; çözüm vardır, dayanışma vardır, katma değer ve üretim vardır. Bugün burada imzalayacağımız protokol; ihtiyacımız olan bu dayanışmaya iyi bir örnek teşkil edeceğine inanıyorum. Akademi kökenli bir Bakan olarak, hem sosyal güvenlik hizmetlerimizi, hem de sürekli standartları ve kalitesi yükselen sağlık hizmetlerimizi ilgilendiren bu önemli mevzuda, akademi camiamızın inisiyatif alarak sorunların çözümüne katkıda bulunmasını, ayrıca değerli bulduğumu özellikle ifade etmek isterim" açıklamasında bulundu. Işıkhan, SGK’nin GSS kapsamında yer alan hizmetleri sunduğunu söyleyerek, bunun yanı sıra sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıran, kaliteyi artıran ve vatandaş memnuniyetini esas alan çok önemli düzenlemeleri de hayata geçirdiklerini ifade etti. Son dönemde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sağlık alanında gerçekleştirdiği hizmetlere de değinen Işıkhan, bütün bu adımların sağlık hizmetlerinin etkinliğini artırmak, vatandaşların ilaca ve tedaviye erişimini kolaylaştırmak ve sağlık finansman yapısını dengeli biçimde sürdürmek amacıyla hayata geçirildiğini dile getirdi. "Bir taraftan ekonomimizi büyütürken diğer taraftan da daha sağlıklı bir ülke bırakmak için yeni hedefler üretiyoruz" Işıkhan, toplumun sağlıklı bireylerden oluşmasını amaçladıklarını ve bunun devamının sağlanmasının ise ekonomik kalkınma açısından önemli bir gösterge olarak kabul edildiğini vurgulayarak, "Hiçbir vatandaşımızı dışarıda bırakmayan Genel Sağlık Sigortası ve nüfusumuzun nereyse tamamını kapsayan Sosyal Güvenlik Sistemimiz, sadece sosyal kalkınmamızın değil aynı zamanda ekonomik kalkınmamızın geleceği açısından da oldukça mühim bir husustur. Bir taraftan ekonomimizi büyütüp, kamu kurumlarımızı geliştirirken diğer taraftan da gelecek nesillere daha sağlıklı bir ülke bırakmak için her geçen gün yeni projeler ve hedefler üretiyoruz. Kamusal alanda sağlıkta tek geri ödeme kurumu olarak hedefimiz; sadece sağlık finansmanı sağlamak değil, aynı zamanda sigortalılarımızın tüm beklentilerini karşılayacak kaliteli, sürdürülebilir, güvenilir ve kontrol edilebilir bir sağlık sistemi inşa edebilmektir" değerlendirmesinde bulundu. "Üniversitelerimizin ve TÜSEB’in GSS uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlamasını amaçlıyoruz" GSS uygulamaları ve sağlık politikalarına ilişkin çalışmalarını bilimsel ve teknik danışmanlık desteği ile yürütmeye önem verdiklerini aktaran Işıkhan, bu hususta üniversiteleri; eğitimin yanı sıra bilgi üreten ve kamu politikalarına yön veren stratejik yapılar olarak gördüklerini aktardı. Işıkhan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Sağlık gibi dinamik ve sürekli gelişen bir alanda üniversitelerimizin bilimsel yaklaşımı ve akademik birikimiyle yürütülen iş birliklerini son derece kıymetli buluyoruz. Dolayısıyla, Sosyal Güvenlik Kurumumuz ile Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı arasında tesis edilen bu iş birliği, teorik bilginin uygulamayla buluştuğu, akademik üretimin kamu hizmetine doğrudan katkı sunduğu örnek bir modeldir. Üniversitelerimizin ve TÜSEB’in bilgi birikimi ve akademik kapasitesinin, GSS uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlamasını amaçlıyoruz. Bu çerçevede üniversitelerimizin katkısı yalnızca mevcut uygulamaların değerlendirilmesiyle sınırlı kalmayacak, aynı zamanda GSS sistemimizin geleceğine yön verecek politika ve uygulamaların geliştirilmesine ışık tutacaktır. Bizler, üniversiteleri doğal ve vazgeçilmez çözüm ortağı olarak görüyor; bu tür iş birliklerinin güçlenerek devam etmesini büyük bir memnuniyetle destekliyoruz." "İmzalanacak protokoller çok boyutlu bir iş birliği çerçevesi oluşturmaktadır" SGK Başkanı Raci Kaya ise, kamu yönetimi ile akademik bilginin aynı hedef doğrultusunda buluştuğu bir iş birliği için bir araya geldiklerini belirterek, "İmzalanacak protokoller; genel sağlık sigortası uygulamaları ve sağlık politikalarına yönelik olarak bilimsel araştırma, eğitim, analiz, çalıştay, raporlama ve proje faaliyetlerini kapsayan çok boyutlu bir iş birliği çerçevesi oluşturmaktadır. Bu iş birliğiyle amacımız; uygulamadan gelen tecrübeyi akademik bilgiyle buluşturarak, kanıta dayalı, sürdürülebilir ve nitelikli sağlık politikalarının geliştirilmesine katkı sunmaktır. Bilimsel üretim gücü ile kamu kurumlarımızın saha deneyiminin birleşmesi, sağlık sistemimizin geleceği açısından son derece değerlidir" ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, SGK Başkanı Raci Kaya, TÜSEB Başkanı Ümit Kervan, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Kemalettin Aydın ve Ankara Üniversitesi Rektörü Naci Ünüvar tarafından işbirliği anlaşması imzalandı.
KBRN tehditlerine karşı MKE’den yerli ve milli koruma
03 Şubat 2026 Salı - 16:14 KBRN tehditlerine karşı MKE’den yerli ve milli koruma Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehditlere karşı Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) için NATO standartlarında yerli ve millî koruyucu ekipmanlar geliştirerek sahadaki personelin güvenliğini üst seviyeye taşıyor. MKE, asırlık tecrübesi ve güçlü üretim altyapısıyla TSK için sadece silah sistemleri ve mühimmat değil, kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) tehditlere karşı da yerli ve milli koruma çözümleri üretiyor. MKE bünyesindeki AR-GE laboratuvarlarında geliştirilen yüksek teknolojili KBRN koruyucu kıyafetlerin üretimi aralıksız sürüyor. Aktif karbon teknolojisi kullanılarak çok katmanlı yapıda tasarlanan kıyafetler, en zorlu operasyonel şartlarda dahi personelin güvenliğini sağlamayı amaçlıyor. İki ayrı fonksiyonel katman teknolojisi ve dört farklı model esas alınarak geliştirilen sistem, 8 ayrı ürün konfigürasyonuyla farklı görev profilleri ve kullanıcı ihtiyaçlarına cevap verebilecek esnek bir yapı sunuyor. MKE tarafından geliştirilen KBRN nefes gaz maskeleri, düşük aerosol geçirgenliği ve buğu önleyici panoramik cam yapısıyla -30 ile +50 derece arasındaki sıcaklıklarda kesintisiz solunum güvenliği sağlıyor. KBRN koruyucu eldivenler, yüksek kimyasal dayanımı ve artırılmış parmak ucu hassasiyetiyle yağmur, çamur ve düşük sıcaklık gibi olumsuz hava şartlarında dahi operasyonel kontrolü destekliyor. KBRN koruyucu bot kılıfları ise kimyasallara karşı yüksek dirençli yapısı ve ayarlanabilir tasarımıyla zorlu saha şartlarında personelin hareket kabiliyetini artırıyor. Buhar, sıvı ve partikül formundaki savaş ajanlarına karşı etkin bariyer oluşturan koruyucu kıyafetler, taktik operasyonlarda ergonomi ve hareket kabiliyeti gözetilerek tasarlandı. Diz, dirsek, sırt ve temas bölgeleri güçlendirilen kıyafetler, aşırı sıcak ve soğuk hava şartlarında uzun süreli ve güvenli kullanım imkânı sunuyor. Kıyafetlerde el ve ayak bileği bölgelerinde uygulanan çift katmanlı koruma, sıvı ve buhar girişine karşı ek güvenlik sağlarken sırt bölümünde yer alan acil tahliye taşıma aparatı yaralı tahliyesine yönelik hızlı müdahaleyi destekliyor. MKE mühendislerinin imzasını taşıyan tüm KBRN koruyucu ekipmanlar NATO standartlarına uygun olarak geliştirildi. Sistemler, Türkiye’nin KBRN alanındaki yetkinliğini ileri bir seviyeye taşırken yüksek ihracat potansiyeliyle de dikkat çekiyor.