Yerel Haberler
Ankara
KBRN tehditlerine karşı MKE’den yerli ve milli koruma
03 Şubat 2026 Salı - 16:14 KBRN tehditlerine karşı MKE’den yerli ve milli koruma Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehditlere karşı Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) için NATO standartlarında yerli ve millî koruyucu ekipmanlar geliştirerek sahadaki personelin güvenliğini üst seviyeye taşıyor. MKE, asırlık tecrübesi ve güçlü üretim altyapısıyla TSK için sadece silah sistemleri ve mühimmat değil, kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) tehditlere karşı da yerli ve milli koruma çözümleri üretiyor. MKE bünyesindeki AR-GE laboratuvarlarında geliştirilen yüksek teknolojili KBRN koruyucu kıyafetlerin üretimi aralıksız sürüyor. Aktif karbon teknolojisi kullanılarak çok katmanlı yapıda tasarlanan kıyafetler, en zorlu operasyonel şartlarda dahi personelin güvenliğini sağlamayı amaçlıyor. İki ayrı fonksiyonel katman teknolojisi ve dört farklı model esas alınarak geliştirilen sistem, 8 ayrı ürün konfigürasyonuyla farklı görev profilleri ve kullanıcı ihtiyaçlarına cevap verebilecek esnek bir yapı sunuyor. MKE tarafından geliştirilen KBRN nefes gaz maskeleri, düşük aerosol geçirgenliği ve buğu önleyici panoramik cam yapısıyla -30 ile +50 derece arasındaki sıcaklıklarda kesintisiz solunum güvenliği sağlıyor. KBRN koruyucu eldivenler, yüksek kimyasal dayanımı ve artırılmış parmak ucu hassasiyetiyle yağmur, çamur ve düşük sıcaklık gibi olumsuz hava şartlarında dahi operasyonel kontrolü destekliyor. KBRN koruyucu bot kılıfları ise kimyasallara karşı yüksek dirençli yapısı ve ayarlanabilir tasarımıyla zorlu saha şartlarında personelin hareket kabiliyetini artırıyor. Buhar, sıvı ve partikül formundaki savaş ajanlarına karşı etkin bariyer oluşturan koruyucu kıyafetler, taktik operasyonlarda ergonomi ve hareket kabiliyeti gözetilerek tasarlandı. Diz, dirsek, sırt ve temas bölgeleri güçlendirilen kıyafetler, aşırı sıcak ve soğuk hava şartlarında uzun süreli ve güvenli kullanım imkânı sunuyor. Kıyafetlerde el ve ayak bileği bölgelerinde uygulanan çift katmanlı koruma, sıvı ve buhar girişine karşı ek güvenlik sağlarken sırt bölümünde yer alan acil tahliye taşıma aparatı yaralı tahliyesine yönelik hızlı müdahaleyi destekliyor. MKE mühendislerinin imzasını taşıyan tüm KBRN koruyucu ekipmanlar NATO standartlarına uygun olarak geliştirildi. Sistemler, Türkiye’nin KBRN alanındaki yetkinliğini ileri bir seviyeye taşırken yüksek ihracat potansiyeliyle de dikkat çekiyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından ‘sahiplendirme ilanı’ formatındaki paylaşımlara suç duyurusu
03 Şubat 2026 Salı - 14:52 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından ‘sahiplendirme ilanı’ formatındaki paylaşımlara suç duyurusu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocukların, engellilerin ve yaşlıların fotoğraflarının ‘sahiplendirme ilanı’ formatında sosyal medyada paylaşılması ile ilgili suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bir sivil toplum kuruluşunun sosyal medya hesabı üzerinden çocukların, engellilerin ve yaşlıların fotoğraflarının ‘sahiplendirme ilanı’ formatında sunulduğu, ‘aşıları tam’ gibi ifadeler kullanıldığı paylaşımlar üzerine açıklama paylaştı. Bakanlık, söz konusu paylaşımlar için ivedilikle suç duyurusunda bulunulduğunu, ilgili içeriklerin yayından kaldırılması ve erişimin engellenmesi yönünde gerekli yasal süreçlerin başlatıldığını bildirdi. "Onuru hedef alan hiçbir yaklaşım karşılıksız kalmayacaktır" Bakanlık tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Söz konusu paylaşımlarda; hayvan haklarına dikkat çekme iddiası altında çocuklarımızın, engellilerimizin ve yaşlılarımızın fotoğraflarının ‘sahiplendirme ilanı’ formatında sunulduğu, ‘aşıları tam’ gibi ifadeler kullanılarak insanların adeta birer nesneye indirgendikleri tespit edilmiştir. Bu içerikler, insan onurunu yok sayan, aşağılayıcı ve kabul edilemez bir yaklaşımın ürünüdür. Toplumsal farkındalık oluşturma iddiası hiçbir şekilde, çocuklarımızın, engellilerimizin ve büyüklerimizin kişilik haklarının ihlal edilmesine, onurlarının zedelenmesine ve insanlık dışı bir dilin meşrulaştırılmasına gerekçe olamaz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak söz konusu paylaşımların sosyal medyada yeniden dolaşıma sokulması sonrasında ivedilikle suç duyurusunda bulunulmuş, ilgili içeriklerin yayından kaldırılması ve erişimin engellenmesi yönünde gerekli yasal süreçler başlatılmıştır. Çocuklarımızın, engellilerimizin ve yaşlılarımızın onurunu hedef alan hiçbir yaklaşım karşılıksız kalmayacaktır."
Quick Finansall ekosistemi entegre finans-sigorta çözümlerini iş dünyasıyla paylaştı
03 Şubat 2026 Salı - 13:44 Quick Finansall ekosistemi entegre finans-sigorta çözümlerini iş dünyasıyla paylaştı ‘Sigortadan Fazlası-Finansal Market Vizyonu’ toplantısında Quick Finansall çatısı altında sunulan sigorta, finansman, ödeme sistemleri ve mobilite çözümleri paylaşıldı. Adana Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen ‘Sigortadan Fazlası - Finansal Market Vizyonu’ toplantısında, Maher Holding Sigorta Grubu ve Quick Finansall ekosistemi şirketlerinin yöneticileri, bölge acenteleri ve iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Program, Noyan Doğan moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Adana Ticaret Odası Başkanı Yücel Bayram, bazı sektörlerde sigorta teminatına erişimde yaşanan güçlükler ve artan maliyetlerin işletmeler açısından önemli bir sorun haline geldiğini belirterek, daha kapsayıcı ve erişilebilir sigorta çözümlerine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Ardından söz alan Adana Sigorta Acenteleri Derneği (ADSAD) Başkanı Gökhan Sözen ise organizasyonun Adana’da gerçekleştirilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar ve beraberindeki heyete teşekkürlerini iletti. "Koruma açıklarını inovasyonla kapatıyoruz" Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, konuşmasında sigortacılığın yeni dönemde yalnızca hasar sonrası ödeme yapan bir yapı olmaktan çıktığını vurgulayarak, "Türkiye’de ciddi bir koruma açığı var. Araçtan konuta, ticaretten üretime kadar birçok alanda varlıklar yeterince güvence altında değil. Biz artık yalnızca hasarı ödeyen değil, riski önceden öngören ve azaltan bir model inşa ediyoruz. Sigorta, finansman ve ödeme çözümlerini tek ekosistemde birleştirerek hem işletmelerimizin yükünü hafifletiyor hem de acentelerimizi birer finansal markete dönüştürüyoruz. KaskonomiQ, Lüküs Hayat ve Bina Tamamlama gibi inovatif ürünlerle bu koruma açıklarını kapatmayı hedefliyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Panelde ‘Finansal Market’ modeli anlatıldı Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen panelde, Quick Finansall çatısı altında sunulan sigorta, finansman, ödeme sistemleri ve mobilite çözümleri katılımcılarla detaylı şekilde paylaşıldı. Panelde; Quick Hayat Sigorta Genel Müdür Vekili Volkan Terzioğlu, QCAR Mobilite Genel Müdür Vekili Mehmet Ali Özışık, Quick Sigorta Acenteler ve Satış Genel Müdür Yardımcısı Sibel Doğaç, Quick Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Soner Tekbaş, Quick Finans Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Korkmaz ve QPAY Genel Müdür Yardımcısı Gökalp Harman söz alarak ekosistemin saha uygulamalarını aktardı. Sunumlarda; KaskonomiQ ile yüzde 75’i sigortasız, yani korumasız olan araç parkına varlık koruması sağlayan yeni nesil genişletilmiş kasko ürünü, Lüküs Hayat ile primleri otomobile dönüştüren hayat sigortası modeli, Tamamlayıcı Deprem Sigortası, Her Yaşa Kredi, Poliçe Prim Kredisi ve Hazır Kredi gibi finansman ürünleri, Araç Kiralama, POS ve e-tahsilat altyapıları ayrıntılı olarak tanıtıldı. Quick Sigorta, Quick Finans, QPay, QCar ve Quick Hayat markalarının oluşturduğu entegre yapının; işletmelere daha sade, hızlı ve bütünleşik finansal çözümler sunarak acenteleri klasik poliçe satışının ötesine taşıyıp birer "Finansal Market’e" dönüştürmeyi hedeflediği vurgulandı. Toplantının gerçekleştirildiği gün Adana’da etkili olan aşırı yağış ve sel olayları, risk yönetimi ve finansal korumanın önemini sahada bir kez daha ortaya koydu. Katılımcılar, doğal afetler karşısında yalnızca teminatın değil; hızlı finansman, tahsilat ve operasyonel süreklilik sağlayan entegre çözümlerin işletmeler için kritik rol oynadığı konusunda görüş birliğine vardı. Yoğun katılımla gerçekleşen buluşmada, acentelerle iş birliklerinin ve eğitim çalışmalarının artırılması kararlaştırılırken, Quick Finansall ekosisteminin Anadolu’da yaygınlaşarak reel sektörle daha yakın ve çözüm odaklı bir yapı kurmayı sürdüreceği belirtildi.
TESK Başkanı Palandöken: "Esnafın krediye ulaşabilmesi, borçlarının belirli bir bölümünün uzun vadeye yayılarak ödenebilmesi sağlanmalıdır"
03 Şubat 2026 Salı - 12:55 TESK Başkanı Palandöken: "Esnafın krediye ulaşabilmesi, borçlarının belirli bir bölümünün uzun vadeye yayılarak ödenebilmesi sağlanmalıdır" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnafın krediye ulaşabilmesi, borçlarının belirli bir bölümünün uzun vadeye yayılarak ödenebilmesi sağlanmalıdır. Aynı zamanda bu adım, esnafın borçtan kurtulmasını sağlayacağı gibi devletin gelirlerini artıracak en önemli uygulamalardan biri olacaktır" dedi. E-haciz ve borç yükünün esnafın çalışma hayatını durma noktasına getirdiğini söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, esnafın çalışma hayatının idamesi için mutlaka bir yapılandırma yapılması gerektiğini belirtti. E hacizlerin esnafın bankadaki parasına kadar uzandığını vurgulayan Palandöken, bu konuda sistemli bir çalışma gerçekleştirilmesi gerektiğini de ifade etti. "E-hacizler, esnafın gayrimenkulü dahil bankadaki parasına kadar uzanıyor" Vatandaşların haciz durumu nedeniyle borçlarını ödeyemediklerini belirten Palandöken, "Bilindiği üzere e-hacizler, esnafın gayrimenkulü dahil bankadaki parasına kadar uzanıyor. Bu nedenle insanlar borcunu ödemek istese bile evinin üzerinde haciz olduğu için satamıyor, bankadaki parasına haciz konulduğu için kullanamıyor. Ertesi gün borcunu ödemek üzere parasını bankaya yatıran esnaf, e-haciz nedeniyle bu parayı kullanamıyor. Dolayısıyla kredi almak için Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatiflerine gittiğinde, SSK borcu, vergi borcu gibi yükümlülükler karşısına çıkıyor. Bu borçlar için bir yapılandırma yapılıp en azından taksitlendirilerek uzun vadeye yayılması gerekiyor. İnsanlar borçtan kurtulmak istiyor. Ancak her tarafta bir tıkanıklık olduğu için hem krediye ulaşamıyor hem de mevcut parasını alıp borcuna yatırma imkânı bulamıyor" şeklinde konuştu. "Bu sürecin bir an evvel ele alınarak masaya yatırılmasının gerekli olduğuna inanıyoruz" Esnaf ve sanatkarlar için yapılandırmanın şart olduğunu vurgulayan Palandöken, "Aynı şekilde gayrimenkulünü satıp bu borcu kapatmak isteyen esnaf da bunu yapamıyor. Çünkü borcun miktarı ne olursa olsun, her şeyine birden haciz konulduğu için bu hareket alanı da tamamen ortadan kalkıyor. Sonuçta esnaf mağdur oluyor. Netice itibarıyla perakende sektörünün en önemli halkası esnaf ve sanatkardır. Ancak her taraftaki bu sıkışıklık, esnafın önündeki en büyük engel haline geliyor. Bu meselelerin çözümü için zaman geçirilmeden bir an evvel kapsamlı bir yapılandırma yapılması gerekiyor. Esnafın krediye ulaşabilmesi, borçlarının belirli bir bölümünün uzun vadeye yayılarak ödenebilmesi sağlanmalıdır. Aynı zamanda bu adım, esnafın borçtan kurtulmasını sağlayacağı gibi devletin gelirlerini artıracak en önemli uygulamalardan biri olacaktır. Bugüne kadar yapılan yapılandırmaların hiçbirinde insanlar, imkânları dahilinde borçlarını ödememezlik yapmadı. Ancak bugün her taraf tıkandığı için esnaf, hem aldığı ürünlerin parasını ödemekte zorlanıyor hem de imalat sektöründe üretim yapabilmek için gerekli ürünü alacak parayı bulamıyor. Bu nedenle tezgahlar boş kalıyor, yerine yeni ürün koyulamıyor. Bu sürecin bir an evvel ele alınarak masaya yatırılmasının gerekli olduğuna inanıyoruz" diye konuştu.
Sınırları aşan rekor operasyon: 799 bin 500 paket kaçak sigara ele geçirildi
03 Şubat 2026 Salı - 12:53 Sınırları aşan rekor operasyon: 799 bin 500 paket kaçak sigara ele geçirildi Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü tarafından yapılan operasyonda 799 bin 500 paket kaçak sigara ele geçirildi. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, sınır aşan organize kaçakçılıkla mücadele kapsamında yürüttüğü etkin istihbarat çalışmaları ve uluslararası iş birliği sayesinde Fransa’da önemli bir operasyona imza atıldığını duyurdu. Yapılan açıklamada, gerçekleştirilen istihbarat ve risk analizi çalışmaları neticesinde; Suudi Arabistan’ın Cidde Limanı’ndan Hollanda’ya hareket eden, İzmir Aliağa Limanı’na transit olarak uğrayan ve yasal yükünü sigara olarak beyan eden bir konteyner takibe alındığı belirtildi. Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmelerde, söz konusu yükün nihai varış noktası olan Fransa’da beyan edilmeyeceği yönünde şüphe oluşması üzerine, Fransa Gümrük İdaresi ile derhal bilgi paylaşımı gerçekleştirildi. Paylaşılan istihbarat doğrultusunda, Marsilya Gümrük Genel Müdürlüğü tarafından Fos-sur-Mer Limanı’nda gerçekleştirilen operasyonda 799 bin 500 paket kaçak sigara ele geçirildi. Fransız yetkililer tarafından yapılan açıklamada, yaklaşık 16 ton ağırlığındaki kaçak tütün yakalamasının "rekor seviyede bir operasyon" olduğu ifade edilerek, operasyon kapsamında tütün kaçakçısı şahıs tutuklandı. Operasyonun ardından, Fransız makamları tarafından Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğüne resmi bir teşekkür mektubu iletildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada bağımlılıkla mücadele, kamu sağlığının korunması, haksız rekabetin önlenmesi ve kamu gelirlerinin güvence altına alınması hedefleri doğrultusunda, kaçakçılığın her türüyle ulusal ve uluslararası düzeyde mücadele edilmeye devam edileceği ifade edildi.
Gazeteci Yazar Değirmenci’nin yeni kitabı ‘Sentetik Medya’ piyasaya çıktı
03 Şubat 2026 Salı - 12:52 Gazeteci Yazar Değirmenci’nin yeni kitabı ‘Sentetik Medya’ piyasaya çıktı Gazeteci Yazar Aslan Değirmenci tarafından kaleme alınan ve yapay zekanın medyaya etkisini ve sonuçlarını tartışmalı bir şekilde ele alan ‘Sentetik Medya’ adlı kitap, raflarda yerini aldı. Gazeteci Yazar Değirmenci’nin son kitabı olan ve Çıra Yayınları etiketiyle tüm raflarda yerini alan ‘Sentetik Medya’ isimli yeni kitap, yapay zekanın medyaya etkisini ve sonuçlarını tartışmalı bir şekilde ele alıyor. Dijital dönüşümün hızı medya sektöründe yeni bir kırılma noktasını işaret ederken, Değirmenci’nin kitabı bu dönüşümün hem teknolojik hem de sosyolojik sonuçlarını kapsamlı biçimde ele alıyor. Kitap; medyanın tarihi ile birlikte internet teknolojilerinin gelişimi ve günümüz yapay zekâ etkisini ele alıyor. Çalışma, internet TV’nin klasik yayıncılık üzerindeki etkilerini somut verilerle ortaya koyuyor. 2020’lerden itibaren hızlanan platformlaşma sürecinin, bireysel yayıncılık, influencer ekonomisi ve yapay zekâ tabanlı içerik üretimiyle birleşerek ‘yeni medya sınıfı’ oluşturduğu belirtiliyor. Mekansız içerik dönemi Değirmenci; artırılmış gerçekliğin haber, belgesel ve spor yayıncılığında veri katmanlarını görünür kıldığını, sanal gerçekliğin ise içerik üretiminde yeni bir ‘mekânsız stüdyo’ anlayışı ortaya çıkardığını vurguluyor. Kullanıcı artık ’uzaktan izleyen’ değil; içeriğin içine giren, etkileşim kuran ve kendi akışını belirleyen bir katılımcıya dönüşüyor. Küresel sistemin etkisine dikkat Kitabın dikkat çeken bölümlerinden biri ise İçerik Güvenliği - Deepfake - Sentetik Medya üçgeni. Değirmenci, Çin başta olmak üzere bazı ülkelerde yapay spiker ve otomatik haber merkezlerinin rutinleştiğine dikkati çekiyor. Bu durumun hem fırsat hem de manipülasyon riski taşıdığını belirtiyor. Çok uluslu ve uluslararası şirketlerin, manipülasyon ve içeriklerin sunumundan çok gerçekliğine ilişkin bu alana yoğunlaşmaları da kitapta yer alıyor. Gerçek ve sahte içerikler için uyarı Kitap da ayrıca yapay zekâ ve sentetik medyanın terör örgütleri tarafından kullanımına özel bir parantez açılıyor. Değirmenci, örgütlerin propaganda, psikolojik harp ve algı yönetimi amacıyla deepfake videolar, yapay zekâ destekli sahte konuşmaları ve otomatik içerik üretim ağlarını kullanıldığına ilişkin uyarılarda bulunuyor. Bu noktada "sentetik içerik" ile "gerçek bilgi" arasındaki ayrımın yalnızca teknolojik değil, etik, hukuki ve güvenlik temelli bir mesele hâline geldiği vurgulanıyor. Yazar, devletler, medya kuruluşları ve küresel teknoloji şirketleri arasında geliştirilecek ortak doğrulama mekanizmalarının, yeni medya çağında hem toplumsal güvenin korunması hem de dijital terörle mücadele açısından kritik öneme sahip olduğunun altını çiziyor.