Yerel Haberler
Ankara
23 Nisan 2026 Perşembe - 21:02 8 ülkenin dışişleri bakanlarından ortak Mescid-i Aksa açıklaması Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları, İsrailli yerleşimcilerin ve aşırılıkçı bakanların, İsrail polisinin koruması eşliğinde Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e yönelik devam eden baskınları ve avlusunda İsrail bayrağı çekilmesini kınadı. Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları tarafından Mescid-i Aksa’nın hukuki statüsüne ve İsrail’in bu konudaki politikalarına ilişkin yapılan ortak açıklamada, "Kudüs’ün Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının tarihi ve hukuki statüsüne yönelik İsrail işgal makamlarının tekrarlanan ihlallerini, özellikle İsrailli yerleşimcilerin ve aşırılıkçı bakanların, İsrail polisinin koruması eşliğinde Mescid-i Aksa / Harem-i Şerif’e yönelik devam eden baskınlarını ve avlusunda İsrail bayrağının çekilmesini kınadılar. Bakanlar, Mescid-i Aksa / Harem-i Şerif’teki bu kışkırtıcı eylemlerin uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğunu ve dünya genelindeki Müslümanlara yönelik kabul edilemez bir provokasyon ve kutsal şehrin kutsiyetine yönelik açık bir ihlali teşkil ettiğini yinelediler" ifadelerine yer verildi. "Filistinlilere karşı devam eden şiddeti kınayarak sorumluların hesap vermesi çağrısında bulundular" Bakanların, Kudüs ile buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiklerini belirttikleri açıklamada, "Bu statünün korunması gerektiğini vurguladılar ve bu bağlamda Haşimi himayesinin tarihi özel rolünü tanıdıklarını belirttiler. Bakanlar, 144 dönümlük Mescid-i Aksa / Harem-i Şerif alanının tamamının sadece Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu, Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Vakıfları ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin, mübarek Mescid-i Aksa / Harem-i Şerif’in işleyişini yönetmek ve buraya girişi düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip yasal merci olduğunu yinelediler. Bakanlar ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ve Uluslararası Adalet Divanı’nın 2024 yılındaki istişari görüşü de dahil olmak üzere uluslararası hukukun ağır bir ihlalini teşkil eden, İsrail’in 30’dan fazla yeni yerleşim birimini onaylama kararı da dahil olmak üzere hız kazanan yasa dışı yerleşim faaliyetlerini kınadılar. Bakanlar, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistin okullarına ve Filistinli çocuklara yönelik ahiren gerçekleştirilen saldırılar da dahil olmak üzere, Filistinlilere karşı devam eden ve tırmanan yerleşimci şiddetini de kınayarak sorumluların hesap vermesi çağrısında bulundular" denildi. "İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’daki yasa dışı uygulamalarına son verme çağrılarını yinelediler" İsrail’in, işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde hiçbir egemenliğinin bulunmadığını vurgulanan açıklamada şunlar kaydedildi: "İşgal altındaki Filistin topraklarının ilhak edilmesi veya Filistin halkının yerinden edilmesine matuf herhangi bir adımı kategorik olarak reddettiler. Bakanlar, bu tür eylemlerin, Filistin Devleti’nin varlığını sürdürebilmesine ve iki devletli çözümün uygulanmasına yönelik kasıtlı ve doğrudan bir saldırıyı teşkil ettiğini, gerilimi artırdığını, barış çabalarını baltaladığını ve gerilimi düşürmeyi ve istikrarı yeniden tesis etmeyi amaçlayan süregelen girişimleri engellediğini belirttiler. Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmesi; İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı durdurmaya ve yasa dışı uygulamalarına son vermeye zorlaması yönündeki çağrılarını yinelediler. Bakanlar, uluslararası topluma sorumluluklarını üstlenme ve bu ihlallerin durdurulmasını teminen net ve kararlı tutum alma çağrısında bulundular. Bakanlar ayrıca, uluslararası topluma, iki devletli çözüm temelinde kapsamlı bir barışa ulaşılmak üzere siyasi bir çözümün ilerletilmesini teminen tüm bölgesel ve uluslararası çabaların yoğunlaştırılması çağrısında bulundular. Bakanlar, başta kendi kaderini tayin ve 4 Haziran 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti’ni hayata geçirme hakkı olmak üzere Filistin halkının meşru haklarına verdikleri sarsılmaz desteği yinelediler."
23 Nisan 2026 Perşembe - 20:47 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Şu anda Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarını bitirmiştir" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na ilişkin, "Şu anda komisyon çalışmalarını bitirmiştir" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş’un, ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu’nda 23 Nisan Resepsiyonu verildi. Kurtulmuş, Resepsiyonda gazetecilerin sorularını cevapladı. Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na ilişkin olarak 21 toplantı yapıldığını belirterek, "Partilerimizin temsilcisi arkadaşlarla nihai bir rapor ortaya çıktı. Bu raporda ortaya çıkan irade katılan bütün partilerin ittifakı oluşmuş bir rapordur. O iradede 6’ıncı ve 7’inci bölümde dile getirilen önerilerin bir an evvel hayata yansıması gerekiyor. Şu anda komisyon çalışmalarını bitirmiştir" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, devletin güvenlik birimleri tarafından örgütün silah bıraktığının tespiti ve rapor edilmesi beklentisi olduğunu söyleyerek, bunun zamana yayılmış olduğunu ifade etti. Kurtulmuş, "Beklentimiz bütün siyasi partilerin özellikle TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin bu konuda yasal tekliflerini gerçekleştirmesi, parti grupları arasında müzakerelerin yapılması, neyin ne olduğunun nasıl yapılacağının gerçekleştirilmesi ve Mecliste yasal çalışmanın yapılmasıdır" dedi. Kurtulmuş, bir takvim olup olmadığına ilişkin soruya, "Bu işlerde komisyon kurulmadan daha takvim soruluyordu. Burada bir takvimden ziyade herkesin bu konuya görüşlerini tekzip etmiş siyasi partilerin bu konunun gerçekleştirilmesidir. Buna göre de kamuoyuyla paylaşmalarıdır" cevabını verdi.
Ankara’da keşfedilmeyi bekleyen doğa harikası: Kurumcu Şelalesi
04 Nisan 2026 Cumartesi - 10:04 Ankara’da keşfedilmeyi bekleyen doğa harikası: Kurumcu Şelalesi Ankara’nın Kızılcahamam ilçesine bağlı Kurumcu köyünde yer alan Kurumcu Şelalesi ve gölü, eşsiz manzarasıyla dikkat çekiyor. Bölge, turistler için saklı bir rota olma özelliğini koruyor. Başkent Ankara, çoğunlukla siyasi ve idari kimliğiyle ön plana çıksa da sahip olduğu doğal güzelliklerle de dikkat çekiyor. Özellikle son yıllarda doğa turizmine olan ilginin artmasıyla birlikte daha önce geniş kitleler tarafından bilinmeyen bölgeler de gün yüzüne çıkıyor. Kızılcahamam ilçesinde yer alan ve doğallığını büyük ölçüde koruyan alanlar, doğaseverlerin ilgisini çekiyor. Bu doğal alanlardan biri de Kurumcu köyü sınırları içerisinde bulunan Kurumcu Şelalesi ve çevresindeki göl olarak öne çıkıyor. Şehrin gürültüsünden uzak, sakin ve huzurlu bir atmosfer sunan bölge, sahip olduğu yapısı, temiz havası ve etkileyici manzarasıyla ziyaretçilerine adeta görsel bir şölen sunuyor. Şelalenin oluşturduğu doğal gölet ve çevresindeki yeşil alanlar dört mevsim farklı güzellikler sunarken, ilkbahar ve sonbahar aylarında renk cümbüşüyle öne çıkıyor. Bölge, özellikle fotoğraf tutkunları ve doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için önemli bir alternatif oluşturuyor. Henüz geniş kitleler tarafından bilinmeyen Kurumcu Şelalesi, Ankara’nın en büyük şelalesi olma özelliğine sahip. "Bu sene yağmur bol yağdı, göller doldu, kuruyan şelale akıyor" Kurumcu Şelalesi’nin geçtiğimiz yıllara kıyasla daha iyi bir durumda olduğunu ve gür bir şekilde aktığını belirten Kurumcu köyü muhtarı Şerafettin Üçpınar, "Bu sene yağmur bol yağdı, göller doldu, kuruyan şelale akıyor. Şelale geçen sene akmadı, bu sene akıyor. Su bol, yağmur bol. Geçen sene kuraklık vardı, bu sene iyi. Ankara’dan gelenlerle ilgili şikayetimiz var. Yiyorlar, içiyorlar, çöplerini atıyorlar. Şelalemiz var, ormanımız var. Bu şelale önceden devamlı akıyordu. 2 senedir akmıyordu. Bu sene iyi. Bu sene kesilmez, 1 ay akar. Suyu yaz ayında sebzeler için kullanıyoruz" diye konuştu.
TESK Genel Başkanı Palandöken: "Altın alırken doğru adres seçmek çok önemli"
04 Nisan 2026 Cumartesi - 09:23 TESK Genel Başkanı Palandöken: "Altın alırken doğru adres seçmek çok önemli" TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, sahte altına dikkat çekerek, "Altın alırken doğru adresi seçmek çok önemli" dedi. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, son dönemde altın fiyatlarında dalgalanmanın arttığına dikkati çekerek, "Altın alırken doğru adresi seçmek çok önemli. Yoksa bildiğiniz gibi bu tür işleri yapan insanlarla karşı karşıya geldiğinizde hem birikimleriniz, hem de moraliniz, hem de ekonomik değeri yüksek olan emtianızı birçok problemiyle karşılaşırsınız. Bilindiği üzere küresel gelişmelerin neticesiyle iniş çıkış da çok dalgalı bir vaziyette gidiyor. İnsanlar hemen koşuşturuyorlar. Hele bizim elimizde altın var deyip kuyumcunun önünde bekleyen vatandaşa bile kendi ellerindekini ’Hemen alın, sıraya girmeyelim’ falan derken bu tür hadiselerle de karşılaşmak mümkün. Onun için çok dikkat etmek lazım" dedi. Altın alırken bilinir ve güvenilir kuyumcu esnafının tercih edilmesi gerektiğini belirten Palandöken, "Güvenilir adreste bildiğiniz, tanıdığınız kuyumcunuzdan veya yine aynı şekilde kamudan alacağınız altınlar için makas aralığı biraz fazla olduğu için tabii insanlar fiziksel hemen alalım diye olayı çok incelemeden alabiliyor. Bunların hepsinden uzak durmalı. Orta Doğu’daki bu savaşla birlikte başlayan altındaki iniş çıkış, hatta ki çok büyük değerler kaybedenler bu kazananlar olduğu gibi sıkıntı yaşamaları mümkün. Böyle bir pazarda gözü dönmüşleri bu fahiş fiyatlı yüksek emtianın alışverişteki kar marjlarının makasını açmak için ’Ben de daha ucuz’ vesaire gibi bunlara da itibar etmemek lazım. Bilindiği üzere her dönemde altına ilgi veya birikim için en güvenilir liman olarak görünüyor. Ancak bilindiği üzere Ramazan Bayramı’ndan sonra da düğünlerin başladığını sayarsak, yine aynı şekilde bu özel günler vesairelerden sonra altına talep yükseldi. Ama bilindiği üzere tabii en çok fiyatların artması savaşla ilgili" diye konuştu. "İnternetten ve belgesiz altın alımı riskli" İnternet üzerinden yapılan altın alışverişlerinde risklerin arttığına dikkat çeken Palandöken, "Düşüşü de, aynı şekilde yükselişi de günlük kazanca döndürme imkanı varmış gibi alan yatırımın şekilleri farklı alanlara çekildi. Bir taraftan faizler düşerken, diğer taraftan bu imkan ortaya çıkınca tabii bunun da pazarı hayli arttı. Onun için vatandaşlar bu konuda bir kere sertifikası olmayan, kaç ayar, kaç gram olduğu yazılmayan herhangi bir ürüne itibar etmemeli. İkincisi söylediğim gibi mutlaka o esnaflarla temas kurulması lazım. Üçüncüsü ne? Dışarıda ’Ben de daha ucuz, işte çok sıkıştım. Bunları al, ben sıraya girmek istemiyorum. Ya 10 lira, 20 lira, 50 lira benim için çok önemli değil’ deyip ne kadar fiyat aralıklarıyla nelerin satıldığını, yine güvenilir olmayan sitelerden sakın ha sakın ’Stoğumuz var, bunları eritmek istiyoruz’ vs. itibar edilmemesi lazım. Mutlaka güvenilir, emin olduğunuz ürünlere yönelmeniz lazım. Yoksa hüsrana uğrayıp hem elinizdeki yılların birikimini hem de bu kıymetli maddenin bir anda elinizden gittiğini görmek mümkün. Sakin, güvenilir, aynı şekilde de alacağınız miktarı konuştuğunuz andan itibaren sertifikasına veya kuyumcuların geleneksel kartlarına yazılmak suretiyle belirgin noktalardan alınması sizin ve oradaki esnafın yararına olur" şeklinde konuştu.