Yerel Haberler
Ankara
TOBB kadın ve genç girişimcilere ilişkin aylık istatistikleri açıkladı 01 Mart 2026 Pazar - 14:14:56 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İstatistik Konseyi kapsamında, kurulan ve kapanan şirketlerdeki kadın ve genç girişimcilere ilişkin verileri açıkladı. TOBB, 2026 yılı Ocak ayında kurulan şirketlere ilişkin kadın ve genç girişimci verilerini açıkladı. Buna göre, anonim şirketlerde kadın girişimci sayısı 240 olarak kaydedilirken, kadın ortakların toplam ortaklar içindeki payı yüzde 14,1 oldu. Limited şirketlerde kadın girişimci sayısı 2 bin 337’ye ulaşırken, bu şirketlerde kadın ortak oranı yüzde 16,7 seviyesinde gerçekleşti. Kooperatiflerde kadın ortak oranı yüzde 26,4 olarak tespit edilirken, Ocak ayında kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin yüzde 14,2’sinin kadın girişimciler tarafından hayata geçirildiği bildirildi. Ocak ayında kurulan limited şirketlerin yüzde 20,7’sinde kadın girişimci yer aldı Verilere göre, aynı dönemde kurulan 989 anonim şirketin 197’sinde kadın girişimci bulundu. Böylece kadın girişimci bulunan anonim şirket oranı yüzde 19,9 olarak kaydedildi. Ocak ayında kurulan 10 bin 126 limited şirketin ise 2 bin 94’ünde kadın girişimcilerin yer aldığı belirlendi. Bu kapsamda limited şirketlerin yüzde 20,7’sinde kadın girişimci bulunduğu tespit edildi. Öte yandan, kurulan anonim şirketlerde kadın girişimcilerin sermaye payı yüzde 17,8 olarak hesaplanırken, bu oran limited şirketlerde yüzde 11,8 seviyesinde gerçekleşti. Ocak ayında kurulan anonim şirketlerin yüzde 17,9’unda kadın yönetim kurulu üyesi yer aldı Ocak 2026 yılında kurulan 989 anonim şirketin 177’sinde kadın yönetim kurulu üyesi yer aldı. Böylece anonim şirketlerin yüzde 17,9’unda kadınların yönetimde temsil edildiği belirlendi. Aynı dönemde kurulan 117 kooperatifin 39’unda kadın yönetim kurulu üyesi bulunduğu tespit edilirken, kooperatiflerde kadın temsil oranı yüzde 33,3 olarak kaydedildi. Ocak ayında kurulan limited şirketlerin yüzde 18,3’ünde kadın temsilci yer aldı Verilere göre, Ocak ayında kurulan 989 anonim şirketin 168’inde kadın temsilci yer aldı. Aynı dönemde kurulan 10 bin 126 limited şirketin bin 855’inde kadın temsilci bulunduğu tespit edildi. Kurulan 117 kooperatifin ise 37’sinde kadın temsilci yer aldığı belirlendi. Kurulan limited şirketlerdeki girişimcilerin 45,1’i 35 yaşın altında Ocak ayı verilerine göre, kurulan şirketlerde ortakların yaş dağılımı incelendiğinde anonim şirketlerde en yüksek payın yüzde 31,3 ile 35-44 yaş grubunda olduğu görüldü. Limited şirketlerde ise en yoğun grubun yüzde 32,3 ile 25-34 yaş aralığı olduğu belirlendi. Kooperatiflerde ortakların yüzde 28,4’ünün 35-44 yaş aralığında yer aldığı tespit edilirken, gerçek kişi ticari işletmelerde en yüksek oran yüzde 30 ile 25-34 yaş grubunda kaydedildi.
01 Mart 2026 Pazar - 14:10 Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: "Vatandaşlarımızın, Büyükelçiliklerimiz ve Başkonsolosluklarımız tarafından yapılan duyuruları takip etmeleri önem arz etmektedir" Dışişleri Bakanlığı, son gelişmelerin yurt dışındaki vatandaşların güvenliği bakımından yakından takip edildiğini kaydetti. Büyükelçilik ve başkonsoloslukların çalışmalarını kesintisiz sürdürdüğü, güvenlik duyurularının düzenli güncellendiği ve acil hatların 7/24 açık olduğu belirtildi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, son gelişmeler ile birlikte Türk vatandaşlarının güvenliği bakımından yakından takip edildiğini belirterek bölgedeki büyükelçilik ve başkonsoloslukların çalışmalarını kesintisiz sürdürdüğünü ifade etti. Güvenlik durumuna ilişkin duyuruların yerel makamlarla eşgüdüm içerisinde düzenli olarak güncellendiğini aktaran Keçeli, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Vatandaşlarımızın, Büyükelçiliklerimiz ve Başkonsolosluklarımız tarafından yapılan duyuruları takip etmeleri önem arz etmektedir. Temsilciliklerimizin acil durum hatları 7 gün 24 saat açıktır. Büyükelçiliklerimiz ve Başkonsolosluklarımızın iletişim bilgilerine internet sitelerinden ulaşılması mümkündür. Bakanlığımızın Konsolosluk Çağrı Merkezi de vatandaşlarımıza kesintisiz biçimde hizmet vermektedir (+90 312 292 29 29)."
01 Mart 2026 Pazar - 13:42 Bakan Bayraktar: "Türkiye olarak bizim çok daha güçlü olmamız lazım" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Türkiye olarak bizim çok daha güçlü olmamız lazım. Her açıdan güçlü olmamız lazım. Ekonomik olarak, savunma olarak siyasi olarak güçlü olmamız lazım" dedi. Bakan Bayraktar, Ankara’da AK Parti Akyurt Teşkilatı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan da yer aldı. Programda konuşma yapan ve dünyada büyük çatışmaların yaşandığına dikkati çeken Bayraktar, Türkiye olarak her açıdan çok daha güçlü olunması gerektiğini ifade etti. "Türkiye olarak bizim çok daha güçlü olmamız lazım" Bakan Bayraktar, dünyada büyük çatışmaların yaşandığına dikkati çekerek, "Bugün sabah itibarıyla başlayan, komşumuz İran’ın bir sıcak çatışmanın içerisine sürüklendiği ve belki bütün bölgeyi kapsayabilecek riskleri barındıran bir süreçten geçiyoruz. Onun için Türkiye olarak bizim çok daha güçlü olmamız lazım. Her açıdan güçlü olmamız lazım. Ekonomik olarak, savunma olarak siyasi olarak güçlü olmamız lazım. Güçlü olmanın iki unsuru var. Bir, güçlü bir lidere ihtiyacımız var. İki, birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Hamdolsun çok güçlü bir liderimiz var" diye konuştu. "Türkiye dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek" Türkiye’yi enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmak için büyük bir mücadele verdiklerini de kaydeden Bayraktar, "Eğer biz enerjide bağımsız olursak ekonomide bağımsız olacağız, ekonomide güçlü olacağız. Türkiye ekonomisi daha güçlü bir hale geldiği zaman, ülkemiz daha güçlü bir şekilde bu bölgede ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek" şeklinde konuştu. "Mavi Vatan, Türk’ün denizcilikte yazdığı bir destandır" Gabar’da petrol üretildiğini, Karadeniz’de yerli doğal gaz üretildiğini anlatan Bayraktar, "Artık yeni bir aşamaya geldik. Artık yurt dışında arıyoruz. Somali’de arıyoruz, Pakistan’da arıyoruz. ’Mavi Vatan’ diyoruz, Mavi Vatan’a birileri ’masal’ diyor. Bizim için Mavi Vatan, Türk’ün denizcilikte yazdığı bir destandır" ifadelerini kullandı. Elektrik ve doğal gazda devlet desteği Elektrik ve doğal gaz faturalarında sağlanan devlet desteğine vurgu yapan Bakan Bayraktar, şunları kaydetti: "Şimdi yeni dönemde diyoruz ki ihtiyaç sahibi olan vatandaşlarımızı daha çok destekleyelim. Hatta nakdi destekleyelim. Yani, hesaplarına belli miktar bir parayı kış aylarında yatıralım; bir enerji fonu gibi, enerji desteği gibi. Biz diyoruz ki hali, vakti yerinde olan, buna ihtiyacı olmayanları bu işten çıkaralım. Gerçek ihtiyaç sahibine daha fazla verelim. Yeni dönemde böyle bir çalışmanın hazırlığı içerisindeyiz." İlçe Başkanlığı ve belediyeye ziyaret Bakan Bayraktar, iftar programının ardından AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan ile birlikte AK Parti Akyurt İlçe Başkanlığını ve Akyurt Belediyesini ziyaret etti. Bayraktar, İlçe Başkanlığında Başkan Murat Yıldırım ve teşkilat üyeleriyle bir araya geldi. Bakan Bayraktar, daha sonra da Akyurt Belediyesini ziyaret ederek Belediye Başkanı Hilal Ayık ile görüştü.
ATO Başkanı Baran: "Türk moda sektörünü, dünya modasına yön verecek bir noktaya taşımayı hedefliyoruz"
03 Şubat 2026 Salı - 11:03 ATO Başkanı Baran: "Türk moda sektörünü, dünya modasına yön verecek bir noktaya taşımayı hedefliyoruz" ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Başkent Ankara’nın moda ve hazır giyim sektörü açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, "Ankara Hazır Giyim ve Moda Günleri ile bu potansiyeli daha görünür ve daha sürdürülebilir kılmayı, Türk moda sektörünü, dünya modasına yön verecek bir noktaya taşımayı hedefliyoruz" dedi. Ekonomik potansiyeli, hazır giyim-tekstil sektörlerindeki gücü ve kültürel birikimiyle, moda sektörünün odağı haline gelen Başkent Ankara, sektörün yeni buluşma noktası ’Ankara Hazır Giyim ve Moda Günleri- Ankara Capital of Fashion’a (COF’26) dördüncü kez ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Ankara Ticaret Odası’nın da destekleriyle, Ankara Giyim Sanayicileri Derneği (AGSD) öncülüğünde, 11-13 Şubat tarihlerinde ATO Congresium’da kapılarını açmaya hazırlanan buluşma, Ankara’yı moda ve hazır giyim alanında bölgesel bir çekim merkezi haline getirerek, üretici, marka, alıcı ve tasarımcıları aynı çatı altında buluşturmayı ve yeni iş birlikleri ile ihracat fırsatlarına kapı açmayı hedefliyor. "Sektör, üretim, ihracat ve istihdamın taşıyıcı kolonu durumunda" ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran yaptığı değerlendirmede, Ankara Hazır Giyim ve Moda Günleri’nin sektörün önemli buluşma noktalarından biri haline geldiğini belirterek, Başkent Ankara’nın sahip olduğu çok yönlü potansiyelin, moda ve hazır giyim sektörü açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Baran, "Hazır giyim ve tekstil, üretimden ihracata, istihdamdan katma değere kadar ekonomimizin taşıyıcı kolonlarından biri. Ankara da bu alanda güçlü bir üretim altyapısına, tasarım kabiliyetine ve köklü bir birikime sahip. Ankara Hazır Giyim ve Moda Günleri ile bu potansiyeli daha görünür ve daha sürdürülebilir kılmayı; Türk moda sektörünü, dünya modasına yön verecek bir noktaya taşımayı hedefliyoruz" açıklamasında bulundu. "Üretim ve tasarım gücümüzü daha güçlü anlatmalıyız" Ankara’nın moda, tekstil ve hazır giyim alanındaki birikiminin uzun yıllara dayandığını vurgulayan ATO Başkanı Baran, "Ankara’nın önemli bir üretim potansiyeli, tasarım yetkinliği ve gelişmeye açık markalaşma potansiyeli var. Bu tür organizasyon ve platformlarda güçlü bir anlatımla Ankara’nın bu gücünü daha görünür kılabiliriz. Ankara Hazır Giyim ve Moda Günleri, bu vizyonun önemli adımlarından birini oluşturuyor" ifadelerini kullandı. Sektörün Ankara Ticaret Odası’nda 2 No’lu Konfeksiyon-Hazır Giyim-Triko ile 17 No’lu Tekstil-Tuhafiye-Mefruşat Meslek Komiteleri aracılığıyla temsil edildiğini de hatırlatan Baran, ATO olarak sektörün gelişimine yönelik her türlü çalışmanın içinde olmaya devam edeceklerini de kaydetti.
Bakan Şimşek: "Ocak ayına özgü faktörlerin, enflasyonun ana eğilimi üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasını öngörüyoruz"
03 Şubat 2026 Salı - 11:01 Bakan Şimşek: "Ocak ayına özgü faktörlerin, enflasyonun ana eğilimi üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasını öngörüyoruz" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Ocak ayına özgü faktörlerin, enflasyonun ana eğilimi üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasını öngörüyoruz. Arz yönlü adımlarla desteklenen dezenflasyon politikalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan ocak ayı enflasyon verilerine ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Ocak ayı enflasyon gerçekleşmesinde, olumsuz hava şartların etkisiyle uzun dönem ortalamasının oldukça üzerinde artan gıda fiyatları ile dönemsel unsurlar belirleyici olduğunu belirten Şimşek, "Aylık enflasyon, beklentilerin üzerinde gerçekleşirken yıllık enflasyon yüzde 30,7’ye geriledi. Yıllık hizmet enflasyonundaki düşüş 21 aydır aralıksız devam ederken, temel mal enflasyonu yüzde 17,4 ile ılımlı seyrini sürdürdü. Yıllık kira enflasyonu ise bir önceki yılın aynı ayına göre 44 puan azaldı. Ocak ayına özgü faktörlerin, enflasyonun ana eğilimi üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasını öngörüyoruz. Arz yönlü adımlarla desteklenen dezenflasyon politikalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz. Böylece enflasyonun ana eğiliminin gerilemesini ve fiyatlama davranışlarındaki katılıkların azalmasını bekliyoruz" ifadelerine yer verdi.
Türk Eğitim-Sen Başkanı Geylan: "Üniversitelerde üç dönem uygulamasına geçilmeden önce kapsamlı bir gereklilik yapılmasını zorunlu görüyoruz"
03 Şubat 2026 Salı - 10:44 Türk Eğitim-Sen Başkanı Geylan: "Üniversitelerde üç dönem uygulamasına geçilmeden önce kapsamlı bir gereklilik yapılmasını zorunlu görüyoruz" Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, "Üniversitelerde üç dönem uygulamasına geçilmeden önce kapsamlı bir gereklilik yapılmasını zorunlu görüyoruz" dedi. Türk Eğitim-Sen Başkanı Talip Geylan, yükseköğretimde lisans eğitiminin üç dönem esasına göre yeniden yapılandırılabileceği, başarılı ve isteyen öğrencilerin lisans eğitimini üç yılda tamamlamasına imkân tanınacağı yönündeki haberlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Bu noktada önemli olan hususun eğitimde nicelik değil, nitelik olduğunu belirten Geylan, "Türk Eğitim-Sen olarak altını önemle çiziyoruz: Eğitimde nicelik (süre) değil, nitelik (etkililik) esastır. Bu denli köklü bir sistem değişikliği; pedagojik, akademik, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla kapsamlı bir gereklilik ve etki analizi yapılmadan hayata geçirilemez" dedi. Amerika-Avrupa Yükseköğretim Alanı’nda lisans programlarının çoğunlukla 180-240 AKTS-3-4 yıl aralığında yapılandığı, Avrupa Kredi Transfer Sisteminde 60 AKTS’nin bir akademik yıla karşılık geldiğini dile getiren Geylan, ancak bu durumun, Türkiye’deki tüm üniversiteler ve her program için ‘üç döneme geçiş’ gibi köklü bir değişimin gerekli olduğu anlamına gelmeyeceğini kaydetti. Bu ölçekte bir düzenlemenin pedagojik, akademik, sosyal ve iktisadi sonuçları olan sistem değişikliği olduğunu söyleyen Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üç dönem modeli hangi somut probleme çözüm getirmektedir? Hangi programlarda, hangi veriler ışığında ihtiyaç doğmuştur? Mezun niteliği, ders yükü, ölçme-değerlendirme kalitesi, staj ve uygulama süreleri, öğrenci refahı ve akademik üretkenlik açısından beklenen kazanımlar nelerdir? Öğrenci, aile, üniversite, personel ve kamu açısından bir maliyet-fayda analizi yapılmış mıdır? Bu sorular yanıtlanmadan ve paydaşlarla tartışılmadan atılacak adımlar, kamuoyunda ve akademik dünyada haklı tereddütler oluşturmaktadır. Ayrıca kamuoyuna yansıyan model tartışmaları, yaz tatilinin üçüncü döneme dönüştürülmesi ve eğitim-öğretim takviminin sıkışması ekseninde yoğunlaşmaktadır." Türkiye’de birçok lisans programının 240 AKTS ile tamamlandığını söyleyen Geylan, teknik olarak AKTS’nin; öğrenci iş yüküne dayalı bir planlama olduğunu ve disiplinli, başarılı öğrenciler için hızlandırılmış mezuniyete zaten imkân tanıdığını kaydetti. Geylan asıl sorunun, sistemin kendisinden çok uygulamadaki kısıtlar olduğunu ifade ederek, "Önerimiz açıktır; üç döneme geçmeden, mevcut iki dönem sistemi korunarak; dönemlik alınabilecek AKTS/kredi üst sınırı, tüm öğrenciler ya da belirli başarı ölçütlerini sağlayan öğrenciler için yüzde 25-yüzde 30 oranında artırılmalıdır. Böylece isteyen ve yeterliliği olan öğrenciler, akademik takvimi kökten değiştirmeden üç yılda mezun olabilir" şekline konuştu. "‘Koşullu artırma’ senaryoları ve esnek kayıt modülleri güncellenmelidir" Birçok üniversitede öğrencilerin ders alma kapasitesini fiilen belirleyen unsurun yalnızca akademik kurul kararları olmadığına dikkat çeken Geylan, Öğrenci İşleri Bilgi Sistemi (ÖİBS) yazılımlarındaki kısıtlar, entegrasyon sorunları ve ders kayıt süreçlerindeki yapısal darboğazların da belirleyici rol oynadığını ifade etti. Geylan, "ÖİBS yazılımlarında yer alan kredi-AKTS tavanı tanımları, ‘koşullu artırma’ senaryoları ve esnek kayıt modülleri güncellenmelidir. Ders çakışması, kontenjan yönetimi, şube planlaması ve danışman onayı süreçleri ise veriye dayalı ve sorunsuz biçimde işletilecek şekilde iyileştirilmelidir. Ayrıca ‘hızlandırılmış mezuniyet’ seçeneği, pilot uygulamalar ve program bazlı düzenlemeler yoluyla kontrollü biçimde yaygınlaştırılmalıdır" dedi. "Üç dönem modeli; öğrenci yaşamı, staj ve çalışma hayatı açısından risklidir" Türkiye’de öğrencilerin önemli bir bölümünün yaz aylarında çalıştığına, staj yaptığına, saha uygulamalarına katıldığına, yurt içi ve yurt dışı hareketlilik programlarıyla deneyim kazandığına, gönüllülük faaliyetleri yürüttüğüne dikkat çeken Genel Başkan Talip Geylan, "Üç dönem; bu alanları daraltma, öğrencinin iş-staj-seyahat-dil-mesleki gelişim dengesini bozma ve dolayısıyla mezuniyet sonrası çalışma hayatına hazırlığı zayıflatma riski taşır. Üç dönem düzenlemesinin yalnızca ders haftaları değil, ölçme-değerlendirme döngüsü, bütünleme süreçleri, ders planlama, danışmanlık, kayıt-intibak-mezuniyet işlemleri gibi çok katmanlı iş yükünü de yıl içine yayar" ifadelerine yer verdi. Geylan, bu durumun, öğretim elemanlarının araştırma-geliştirme, proje, yayın ve laboratuvar-saha çalışmalarına ayırdığı zamanı daraltabileceğine; idari personelde ise dönemsel yoğunlukları kalıcı yoğunluğa dönüştürerek tükenmişlik riskini yükseltebileceğine dikkat çekti. Geylan, yükseköğretimin, ticari bir hizmet sektörü gibi ele alınamayacağını söyleyerek, "Yükseköğretim, ticari mantıkla yılın 12 ayı işletilen bir hizmet sektörüne indirgenemez. Kampüslerdeki işletmelerin gelirleri veya bazı programlarda azalan öğrenci sayıları üzerinden daha uzun süre kampüste tutma gibi bir algı oluşması düzenlemenin toplumsal meşruiyetini zedeler. Bu nedenle karar süreçleri azami şeffaflıkla yürütülmelidir" ifadelerini kullandı. "Üniversitelerde üç dönem uygulamasına geçilmeden önce kapsamlı bir gereklilik yapılmasını zorunlu görüyoruz" Geylan, sözlerini "Türk Eğitim-Sen olarak; üniversitelerde üç dönem uygulamasına geçilmeden önce kapsamlı bir gereklilik ve etki analizi yapılmasını, paydaş görüşlerinin alınmasını zorunlu görüyoruz. Yükseköğretimde alınacak her karar; yalnızca ‘süre’ odaklı değil, nitelik, etkililik, öğrenci refahı, akademik üretkenlik ve toplumsal fayda ekseninde bütüncül olarak değerlendirilmelidir. Sürecin tüm paydaşlarıyla istişare edilmeden, getirisi ve götürüsü hesaplanmadan, pilot uygulamalarla test edilip sonuçları analiz edilmeden hiçbir düzenleme plansız biçimde hayata geçirilmemelidir" şeklinde tamamladı.
Bakan Yerlikaya: "MLKP silahlı terör örgütüne yönelik operasyonda 96 şüpheliyi yakaladık"
03 Şubat 2026 Salı - 08:00 Bakan Yerlikaya: "MLKP silahlı terör örgütüne yönelik operasyonda 96 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "İstanbul merkezli 22 ilde MLKP silahlı terör örgütüne yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarımızda; 96 şüpheliyi yakaladık" dedi. İçişleri Bakanı Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin her bölgesinde huzuru ve istikrarı sağlamak için mücadelelerini sürdürdüklerini belirterek şu ifadelere yer verdi; "İstanbul merkezli 22 ilde MLKP silahlı terör örgütüne yönelik Polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarımızda; 96 şüpheliyi yakaladık. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü koordinesinde, İEM TEM ve İstihbarat Şube Müdürlüklerimizin; silahlı terör örgütünün, basın ve gençlik yapılanmaları üzerinden faaliyet yürüten şahıslara yönelik yapılan çalışmalar sonucunda; İstanbul merkezli Antalya, Adıyaman, Şanlıurfa, Rize, Bursa, Van, Tekirdağ, Gaziantep, Samsun, Tunceli, Malatya, Diyarbakır, Kocaeli, Yalova, Balıkesir, Denizli, Ankara, İzmir, Sakarya, Adana ve Mersin’de düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; Örgütün ’gençlik yapılanmaları, basın ve Propaganda yapılanmaları, içerisinde faaliyet yürüttükleri, örgütün üst düzey yöneticilerinin de katıldığı çevrim içi toplantılar aracılığıyla talimatlar verildiği, örgütün 30. yıl kuruluş yıl dönümü etkinliklerine ve örgüt talimatları doğrultusunda gerçekleştirilen sözde anma faaliyetleri ile çeşitli organizasyonlara katıldıkları, örgütün propagandasını içeren paylaşımlar yaptıkları tespit edildi. Haklarında soruşturma başlatıldı. Terörle mücadelemiz, yalnızca kolluk kuvvetlerimizin sahadaki operasyonlarıyla sınırlı olmayan; güvenlik, istihbarat, iletişim ve uluslararası iş birliğini kapsayan çok boyutlu bir çalışmaya dayanır. Cumhuriyet Savcılığımızı, Emniyet Müdürlüğümüzü, kahraman polislerimizi ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."