Yerel Haberler
Antalya
ATB Başkanı Çandır: "Savaştan en fazla olumsuz etkilenecek sektörlerin başında tarım geliyor" 29 Nisan 2026 Çarşamba - 13:28:47 Antalya Ticaret Borsası (ATB) Nisan Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Toplantı Salonu’nda yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te ATB Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve Antalya ilgili ilgili değerlendirmelerde bulundu. Şubat ayından bu yana devam eden İran, ABD ve İsrail eksenindeki çatışmalarda binlerce masum insanın hayatını kaybettiğini belirten Çandır, "Son günlerde ateşkes söylemleri gündeme gelse de sahadaki gelişmeler, özellikle İsrail’in saldırılarını kesintisiz şekilde sürdürdüğünü göstermektedir. Suriye’nin ardından Lübnan’da da açık işgal girişimlerinin devam etmesi, bölgede emperyalist bir fırsatçılığın açık bir yansımasıdır. Yaşanmakta olan savaşın, abluka ve blokajların etkisiyle, belirsiz bir süre daha devam etme riskinin yüksek olduğunu görmekteyiz" dedi. Petrol fiyatı kaygısı İki aydır devam eden bu çatışmaların, yalnızca petrol maliyetleri açısından dünya ekonomisine 238 milyar dolarlık bir yük getirdiğine dikkat çeken Çandır, "Hepimizin bildiği gibi petrol fiyatlarındaki artışlar, ekonomide zincirleme etkiler oluşturur. İlk dalga petrol fiyatlarıdır; ardından gelen dalgalar ise çok daha geniş bir alanı etkiler. Son iki ayda bu etkinin yansımalarını yaşamaya başladık. Görünen o ki, savaş bugün sona erse dahi petrol piyasalarının eski dengesine dönmesi zaman alacaktır. Bu durum, dünya ekonomisinin kısa sürede toparlanmakta zorlanacağını, tarım ve turizm odaklı kentimiz ekonomisinin ise daha fazla etkileneceğini ortaya koymaktadır" diye konuştu. "Kredi ihtiyacı artıyor" İş dünyası için öz sermaye yetersizliğinin yapısal sorun olmaya devam ettiğini kaydeden Çandır, "Krediye erişim ihtiyacı da aynı ölçüde yapısaldır. Mevcut şartlarda zaten pahalı ve erişimi zor olan finansman imkânlarının, önümüzdeki dönemde daha da sınırlı hale gelmesi beklenmektedir. Turizm ve ihracat sektörlerine yönelik açıklanan 120 milyar TL’lik kredi paketi önemli olmakla birlikte, ihtiyacın çok daha yüksek olduğu açıktır" dedi. "En fazla tarım etkilendi" Savaştan en fazla olumsuz etkilenecek sektörlerin başında tarımın geldiğini kaydeden Çandır, gübre, yem, enerji ve lojistik başta olmak üzere tüm girdilerde hem tedarik zorlukları hem de ciddi maliyet artışları yaşandığını belirtti. Çandır, şunları kaydetti: "Sürekli dile getirdiğimiz gibi üreticimizin maliyetlerini bire bir fiyatlara yansıtma imkanının bulunmaması ise sorunu daha da derinleştirmektedir. Uzun süredir meclislerimizde ve çeşitli platformlarda tarımsal maliyet yapımızdaki bozulmaya dikkat çekiyoruz. Bu konu bizler için hayati önemdedir. Çünkü maliyet yapısındaki bu bozulma, üretim faaliyetlerimizi sürdürülemez hale getirmektedir. Özellikle girdi ve işçilik maliyetlerindeki artış, üretim üzerinde ağır bir baskı oluşturmaktadır. Bu dengesizlik faaliyetlerimizi yavaşlatan ve atalete uğratan bir tablo ortaya çıkarmaktadır. Tarımsal üretimin ve mevcut kapasitenin korunması için bu baskının azaltılması zorunludur." Savaşın Antalya’ya etkisi Antalya’nın ekonomisiyle ilgili değerlendirmede bulunan Ali Çandır, "Açıklanan son veriler, kentimizde yılın Ocak-Şubat aylarında gözlenen nispi hareketliliğin büyük ölçüde devam ettiğini göstermektedir. Savaşın olumsuz etkileri henüz tam anlamıyla hissedilmese de öncü göstergeler risk sinyallerini barındırmaktadır" dedi. Antalya için kurulan ve kapanan şirket sayıları ile protestolu senet ve karşılıksız çeklerdeki artışların dikkatle izlenmesi gerektiğini söyleyen Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Özellikle borcuna sadakatiyle öne çıkan kentimiz iş dünyası açısından bu göstergelerdeki bozulma kaygı vericidir. Diğer taraftan ihracat performansımız, özellikle tarımsal ihracat tarafında, ülke ortalamasının üzerinde bir seyir izlemektedir. Bu durum, kentimizin üretim gücünü ve ticari kapasitesini açıkça ortaya koymaktadır. Önümüzdeki dönemde bu performansın korunabilmesi için gerekli tedbirler bugünden alınmalıdır. Örneğin; kurulan ve kapanan şirket sayılarında ülkemiz ortalamasından daha olumsuz bir tabloyla karşı karşıyayız. Kurulan şirket sayısı ülkemizde artarken, kentimizde yüzde 8,5 azalmıştır. Kapanan şirket sayısı ise ülkemiz geneline oranla yaklaşık 5 katı artmıştır. Protestolu senet tutarı ülkemizde yıllık yüzde 56 artarken, kentimizde bu artış yüzde 81’e ulaşmıştır. Karşılıksız çek tutarı ise ülke genelinde yüzde 175 artarken, kentimizde yüzde 300 gibi çok daha yüksek bir artış göstermiştir. Ticaret hacminin önemli öncü göstergelerinden biri olan çekle işlem hacmi, ülkemizde yıllık yüzde 88 artarken, kentimizde yüzde 130 artmıştır. Toplam kredi kullanımındaki artış ülkemiz genelinde yüzde 45 seviyesinde gerçekleşirken, kentimizde yüzde 58 olmuştur. Ticari krediler ülkemizde yüzde 45 artarken kentimizde yüzde 63 artmıştır. Tarımsal krediler ise ülkemizde yüzde 41 artarken kentimizde yüzde 39 artmıştır." "Antalya ihracatta ortalamanın üzerinde" Yılın ilk üç ayında ihracatın ülke genelinde yıllık yüzde 1,6 azalırken, Antalya’da yüzde 12 arttığına dikkat çeken Çandır, "Aylık bazda sınırlı bir gerileme görülse de yıllık artışın devam etmesi önemlidir. Tarımsal ihracatta ise ülkemizde yüzde 2,4’lük bir azalış yaşanırken, kentimizde yüzde 15’lik bir artış söz konusudur. Bu ihracat gerçekleşmeleri, yılın ilk çeyreğinde kentimizin genel olarak ülke ortalamasının üzerinde, güçlü bir performans sergilediğini açıkça göstermektedir. Küresel zorluklara rağmen üretmeye, ticaret yapmaya ve ihracatla ülkemize değer katmaya devam eden tüm üretici, tüccar ve ihracatçılarımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Döviz dönüşüm desteği uzatılmalı" 30 Nisan 2026 tarihinde sona erecek Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği uygulamasının kolaylaştırılmasını, destek oranının artırılmasını ve uygulama süresinin en az bir yıl uzatılmasını talep eden Başkan Çandır, "Ayrıca mevcut uygulamada şahıs firmalarının destekten yararlanamaması üyelerimizi mağdur etmektedir. Bu mağduriyetin de giderilmesini diliyoruz" dedi. Hisarcıklıoğlu iş dünyasının görüşlerini dile getirdi TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun konuşmacı olduğu 5. Antalya Diplomasi Forumu’na katıldığını hatırlatan Çandır, Hisarcıklıoğlu’nun "Küresel ve Ulusal Öncelikler Nasıl Dengelenir?" oturumunda iş dünyasının görüşlerini güçlü bir şekilde dile getirdiğini anlattı. Çandır, "Bu önemli organizasyonun Antalya’da gerçekleştirilmesini sağlayan önceki dönem Dışişleri Bakanımız ve Antalya Milletvekilimiz Mevlüt Çavuşoğlu’na ve Dışişleri Bakanlığı’mıza teşekkür ediyorum. Bu tür uluslararası buluşmalar, ülkemizin ve Antalya’mızın küresel gündemde daha fazla yer almasına; bilinirliğinin ve güvenilirliğinin artmasına önemli katkı sağlamaktadır" dedi. "YÖREX’te ticareti bağlantılar arttı" Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteğiyle düzenledikleri Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla bu yıl başarıyla gerçekleştirdiklerini söyleyen Çandır, "17 yıllık yolculuğumuzda 14. kez düzenlediğimiz fuarımız; üreticilerimizi, girişimcilerimizi ve alıcıları bir araya getirerek önemli iş birliklerine zemin hazırlamıştır" dedi. YÖREX’te yüz yüze görüşmeler yapılarak ticari bağlantılar kurulduğunu belirten Çandır, "Ticari bağlantılar fuarımızın en önemli kazanımları arasında yer almıştır. YÖREX’in gerçekleşmesinde emeği geçen tüm paydaşlarımıza, danışma kurulu üyelerimize, siz değerli meclis üyelerimize, çalışma arkadaşlarımıza ve kıymetli basın mensuplarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Tavşan yüreği zeytin için AB başvurusu Antalya Ticaret Borsası olarak, yerel değerleri korumak ve uluslararası alanda güçlendirmek amacıyla çalıştıklarını vurgulayan Başkan Ali Çandır, "Bu kapsamda, Antalya Tavşan Yüreği Zeytinimizin Avrupa Birliği coğrafi işaret başvurusunu; Valimiz Hulusi Şahin’in huzurunda, İl Tarım ve Orman Müdürümüz Sayın Şakir Fırat Erkal ile birlikte gerçekleştirdik. Dileğimiz Antalya Tavşan Yüreği Zeytini, Alanya Keçiboynuzu, Gazipaşa Çekirdeksiz Narı ve Manavgat Altın Susamının kısa sürede tescillenmesidir. Katkı sunan başta il tarım ve orman müdürlüğümüz olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Food Fest daveti Antalya Büyükşehir Belediye’sinin öncülüğünde, Borsa ve diğer paydaşların desteğiyle bu yıl 8-10 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin Antalya’nın ve coğrafi işaretli ürünlerin tanıtımına ve gastronomi dünyasına katkı sağlayacağına inandığını ifade eden Çandır, festivale davette bulundu. Şiddete karşı önlem çağrısı Çandır, okullarda yaşanan şiddet olaylarından duyduğu üzüntüyü dile getirirken, "Hayatını kaybeden öğretmenimize ve evlatlarımıza Allah’tan rahmet; kederli ailelerine ve aziz milletimize baş sağlığı ve sabırlar diliyor, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Toplumumuzu derinden sarsan bu tür olayların bir daha yaşanmaması için toplumsal şiddetin önüne geçecek kalıcı ve etkili önlemlerin alınması büyük önem taşımaktadır" dedi. Başkan Ali Çandır, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın büyük coşkuyla kutlandığını belirtirken, "Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mızı büyük bir coşkuyla kutladık. Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum" dedi. Meclis’te üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 13:18 Kepez Belediye Başkanı Kocagöz’den hacı adaylarından dua talebi Kutsal topraklara gitmeye hazırlanan hacı adaylarını Varsak Yeni Camii’nde düzenlenen Kur’an-ı Kerim tilaveti programında ziyaret eden Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Arafat’ta ellerinizi semaya açtığınızda ülkemiz, milletimiz ve şehrimiz için lütfen dua edin" dedi. Hac ibadetini yerine getirmek üzere hazırlıklarını tamamlayan adaylar, Varsak Yeni Camii’nde düzenlenen Kur’an-ı Kerim tilaveti programında bir araya geldi. Kutsal topraklara gitmeye hazırlanan hacı adaylarını bu anlamlı ve manevi günde Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, ziyaret etti. Varsak Yeni Camii’nde düzenlenen programda, eller semaya açılarak dualar edildi, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle gönüller huzur buldu. Kutsal topraklara uğurlanacak hacı adayları için hayır ve selamet temennilerinde bulunuldu. Programda konuşan Başkan Kocagöz, hacı adaylarına kutsal topraklara selametle gidip, ibadetlerini tamamlayarak sağlık ve huzur içinde geri dönmeleri dileğinde bulundu. Hac ibadetinin manevi önemine değinen Başkan Kocagöz, "Allah’a daha da yakınlaşma yeri olan kutsal topraklara gidiyorsunuz. Bu kutsal topraklara gitmek demek sadece hac demek değil, aynı zamanda arınma demektir, sabır demektir, teslimiyet demektir" dedi. Lütfen ülkemiz ve milletimiz için dua edin Konuşması sırasında hacı adaylarından da bir ricada bulunan Başkan Kocagöz, "Kutsal topraklara gittiğinizde, Arafat’ta ellerinize semaya açtığınızda bu ülke için, bu şehir için, bu millet için, adalet için, sevgi için, her şeyin daha güzel olması için ve bizler için lütfen dua edin. Şimdiden Allah kabul etsin. Gidişiniz mübarek olsun. Hayırlı olsun" diye konuştu. Kepez Belediyesi tarafından bu anlamlı ve manevi günde hacı adaylarına lokma ikramında bulunuldu.
Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü: "Dünya çapında yetişkinlerin yüzde 23’üne kadar kronik bel ağrısı vardır"
16 Şubat 2026 Pazartesi - 10:14 Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü: "Dünya çapında yetişkinlerin yüzde 23’üne kadar kronik bel ağrısı vardır" Dünya çapında yetişkinlerin yüzde 23’üne kadar kronik bel ağrısı olduğuna dikkati çeken Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü, "Neredeyse herkes hayatının bir noktasında bel ağrısı yaşar. Ağrı hafiften şiddetliye kadar değişebilir. Çoğu kişi için geçicidir. Ancak uzun süreli bel ağrısı da yaygındır" dedi. Bel ağrısı, modern yaşamın en yaygın sağlık sorunlarının başında geliyor. Günlük hayatı zorlaştıran hatta bazı durumlarda imkânsız hale getirebilen bel ağrıları, çoğu zaman basit bir kas zorlanmasından kaynaklansa da ciddi hastalıkların da habercisi olabiliyor. Uzmanlar, uzun süren ve şiddeti artan ağrılarda vakit kaybetmeden bir hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor. Memorial Antalya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü, bel ağrısına ilişkin merak edilenleri anlattı. "Günlük yaşamı imkansız hale getirebilir" Uz. Dr. Ayşe Yener Güçlü, "Neredeyse herkes hayatının bir noktasında bel ağrısı yaşar. Ağrı hafiften şiddetliye kadar değişebilir. Çoğu kişi için geçicidir. Ancak uzun süreli bel ağrısı da yaygındır. Dünya çapında yetişkinlerin yüzde 23’üne kadar kronik bel ağrısı vardır. Aşırı durumlarda bel ağrısı yürümeyi, uyumayı, çalışmayı veya günlük aktiviteleri yapmayı zorlaştırabilir veya imkansız hale getirebilir. Bel zorlanması ve duruş bozuklukları bel kaslarına, bağlarına ve eklemlerine hasar vererek ağrıya yol açar. Bu tür bel ağrıları fiziksel aktivite ile şiddetlenir, istirahatle hafifler" dedi. "Bel ağrısı birçok hastalığın habercisi olabilir" Bel ağrısının farklı nedenlere bağlı gelişebileceğini belirten Güçlü, "Bel ağrısı omurganın veya sırtın lomber bölgesini etkiler. Birçok farklı yaralanma ve durumdan kaynaklanabilir. Çoğu zaman, neden sırttaki kas veya tendonlarda oluşan bir yaralanmadır. Ancak bazen bel ağrısı bazı hastalıkların habercisi olabilir. Tüberküloz, brusella gibi hastalıklarla kemik erimesi (osteoporoz), kireçlenme, başka bir organdan yayılmış ya da omurganın kendisinden kaynaklanan kanserler de bel ağrısına neden olabilir. Aynı zamanda mide, karaciğer, böbrek gibi organ rahatsızlıklarının bel bölgesine yayılmasından kaynaklanan bel ağrıları da söz konusu olabilir. Bazı bel ağrıları ise psikolojik kaynaklıdır" diye konuştu. "Bel ağrılarının yalnızca yüzde 5’i bel fıtığından kaynaklanır" Hastaların genellikle bel ağrısını bel fıtığı ile ilişkilendirdiğini ifade eden Güçlü, "Bel fıtığında hissedilen ağrı yavaş yavaş gelişen, yaygın, batıcı, hareketle artan, istirahatle azalan, belde ve etkilenen sinir kökünün anatomik dağılımına uygun olarak bacağa yayılan bir ağrıdır. Ağrı, öne eğilme veya arkaya dönme gibi ters bir hareket sonrası ani olarak başlayabilir. En küçük bir hareketle şiddetlenip, kilitlenme veya bel tutulmasına yol açar. Oturmakla, ayakta durmakla, öksürmekle, ıkınmakla, araba kullanmakla artar. Bel ağrılarının yalnızca yüzde 5’i bel fıtığı kaynaklıdır. Bazen bel fıtığı, bel ağrısı ile değil, basılan sinir köküne bağlı olarak topuk ağrısı, bacakta uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük gibi şikâyetler ile belirgin hale gelebilir" ifadelerini kullandı. "Günlük yaşamda belinizi koruyun" Güçlü, bel sağlığını korumak için, "Ağırlığı, yükü vücudunuza eşit olarak paylaştırdıktan sonra taşıyın. Yerden cismi alırken dizlerinizi kırın ve çömelerek alın, belden eğilmeyin. Yüksek topuklu veya topuksuz ayakkabı giymeyin. Ayakkabılarınızın topuklarının yüksekliği normal, ökçeleri yumuşak olsun. Yüksek bir yere bir eşya koyarken ya da alırken ayağınızın altına yükseltici koyun, uzanmayın. Aşırı kilo almaktan kaçının. Otomobil kullanırken, koltuk belinizi desteklesin. Uzun yola çıkarken, belinizi ince bir yastıkla destekleyin. Omurganın fizyolojik kıvrımlarına uyum gösterebilen, ortopedik yatakları tercih edin. Kalça ve dizler hafifçe bükülü, karna çekilmiş olacak şekilde, yan pozisyonda yatarak uyumakla bele binen yükü en aza indirirsiniz. Bilgisayarda çalışırken başınız dik, beliniz ve kalçanızın arka kısmı destekli olmalıdır. Ekranı tam karşıdan görebilecek pozisyonda bulunmalı, kollarınız rahat, ön kol ve bilekleriniz aynı çizgi üzerinde yere paralel olmalı. Ayaklarınızı altına bir basamak ile desteklenmelidir" dedi. Spor ve egzersiz uyarısı Güçlü, "Herhangi bir bel rahatsızlığı geçirdiyseniz jimnastik, golf, tenis, güreş, boks, judo, halter, futbol, basketbol gibi sporlardan uzak durun. Bunların yerine yürüme ya da yüzme gibi sporları tercih edin. Herhangi bir bel rahatsızlığı geçirmiş ve iyileşmişseniz, uzman doktorunuzun önerdiği egzersizleri aksatmadan yapın. Egzersiz sonrasında şiddetli ve 15 dakikadan fazla süren bir rahatsızlık ortaya çıkarsa mutlaka bir uzman doktora danışın" ifadelerini kullandı.
Gazipaşa’da heyelan yolu yuttu
15 Şubat 2026 Pazar - 16:29 Gazipaşa’da heyelan yolu yuttu Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde günlerdir aralıklarla etkili olan sağanak yağışlar, kırsal mahallelerde hayatı olumsuz etkiledi. Yoğun yağışın ardından Sugözü grup yolunda meydana gelen heyelan nedeniyle yol ulaşıma kapatıldı. Yoğun yağışın ardından Sugözü grup yolunda meydana gelen heyelan nedeniyle özellikle Çamlıca Mahallesi–Sugözü bağlantı yolunda hasarın büyük olduğu, bazı kesimlerde yol kenarlarının tamamen oyulduğu tespit edildi. Heyelan yalnızca ulaşımı değil, altyapıyı da etkiledi. Bölgede bulunan içme suyu hattında arızalar meydana geldiği, bazı noktalarda boruların zarar gördüğü bildirildi. Ekipler hem yol güvenliğini sağlamak hem de su hattındaki arızaları gidermek için eş zamanlı çalışma başlattı. Yetkililer, güvenlik riski nedeniyle Sugözü Grup Yolu’nun birkaç gün daha trafiğe kapalı kalacağını açıkladı. Ekipler gece gündüz çalışıyor Gazipaşa Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) ekipleriyle koordineli şekilde bölgede yoğun mesai harcıyor. İlk etapta yola devrilen ağaçlar ve kaya parçaları temizlenirken, çöken alanlarda zemin etüdü ve güçlendirme çalışmaları başlatıldı. Hasar gören içme suyu hattının onarımı için teknik ekiplerin sahadaki incelemeleri sürüyor. Kaymakam Korkutata incelemede bulundu Selami Korkutata da heyelan bölgesine giderek çalışmaları yerinde inceledi. İlgili kurumlardan bilgi alan Korkutata, yolun tamamen güvenli hale getirilmeden ulaşıma açılmayacağını ifade etti. Ulaşım geçici olarak Çamlıca üzerinden Yetkililer, Sugözü Mahallesi’ne gitmek isteyen vatandaşların geçici olarak Çamlıca güzergâhını kullanabileceklerini duyurdu. Bölgede yağış riskinin sürdüğüne dikkat çekilerek sürücülerden dikkatli olmaları, uyarı levhalarına riayet etmeleri ve alternatif yolları tercih etmeleri istendi. Teknik incelemelerin tamamlanmasının ve zemin güvenliğinin sağlanmasının ardından Sugözü Grup Yolu’nun yeniden ulaşıma açılması planlanıyor.
Miran: "28 Şubat gibi karanlık dönemlerde Eğitim-Bir-Sen yasakçı zihniyete karşı asil bir direniş sergiledi"
15 Şubat 2026 Pazar - 14:23 Miran: "28 Şubat gibi karanlık dönemlerde Eğitim-Bir-Sen yasakçı zihniyete karşı asil bir direniş sergiledi" Memur-Sen İl Başkanı ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, sendikanın 34. kuruluş yıl dönümü sebebiyle yaptığı açıklamada sendikanın bir "emek ve özgürlük mücadelesi destanı" olduğunu vurgulayarak, 28 Şubat gibi karanlık dönemlerde Eğitim-Bir-Sen’in yasakçı zihniyete karşı asil bir direniş sergilediğini ifade etti. Sendikacılığın sadece mali hak arama işi olmadığını belirten Miran, şunları söyledi: "Bizler 14 Şubat 1992’de bundan 34 yıl önce, ’Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız’ diyerek, ahilik ve fütüvvet geleneğinden beslenen ’Erdemliler Hareketi’ni başlattık. Vesayetin karşısında, millet iradesinin yanında durarak; baskıcı rejimin ideolojik dayatmalarına karşı akıl ve alın terini birleştirdik." "Kazanımların adresi olduk" Eğitim çalışanlarının özlük ve özgürlük mücadelesini bir bütün olarak gördüklerini vurgulayan Miran, elde edilen kazanımlara değindi. Miran, "Müfredattan ders kitaplarına, öğretmen atamalarından maaş iyileştirmelerine kadar eğitim camiasının her sorununun çözümünde imzamız var. Sendikacılığı ’etkisiz toplu görüşmeden’, ’etkili toplu sözleşme’ aşamasına taşıdık. Meslek Yasası’nın çıkarılması, ek ders ve nöbet ücretlerinin artırılması gibi yüzlerce kazanımın altında teşkilatımızın teri ve imzası vardır. Üyemize ve ülkemize karşı sorumluluklarımız bilinciyle varoluş zemin ve imkânımızı yasal dayanak ve teminat altına almak için üzerimize düşeni, elimizden geleni yaptık, elimizi taşın altına koymaktan geri durmadık. Sendikacılığı etkisiz toplu görüşmeden etkili toplu sözleşme aşamasına taşıyarak hem kazanımlara yasal güvence hem sendikacılığa sosyal saygınlık ve itibar kazandırdık. Toplu sözleşme masasında müzakere ve mücadele gücümüzle yüzlerce soruna çözüm bulunmasını sağladık. Toplu sözleşme masasında, KİK toplantılarında ve hukuk yoluyla elde ettiğimiz sayısız kazanımla eğitim, öğretim ve bilim hizmet kolu çalışanlarının mali, sosyal ve özlük haklarını iyileştirdik. Unutulmasın ki, bugün istifade edilen her bir kazanım toplu sözleşme zemininde elde edilmiş, bu zeminin tesisi de Eğitim-Bir Sen’in katkı ve mücadelesiyle sağlanmıştır" dedi. "Küresel ölçekte güç birliği" Miran, sendikanın hedeflerinin sadece yurt içi ile sınırlı kalmadığını belirterek, mazlum coğrafyaların sesi olma vizyonunu da yineledi. Miran sözlerini şöyle sürdürdü: "Kurucumuz Mehmet Akif İnan’dan devraldığımız mirası, yerelden evrensele taşıdık. Yeryüzünün neresinde bir zulüm varsa, ırkına veya dinine bakmadan mazlumun yanında yer aldık. 34. yılımızda, artan üye sayımız ve örgütlü gücümüzle, küresel hak ve adalet hareketine katkı sağlamaya devam ediyoruz."
Lise öğrencilerine yerinde eğitim ve gözlem fırsatı
15 Şubat 2026 Pazar - 14:12 Lise öğrencilerine yerinde eğitim ve gözlem fırsatı Antalya Gazi Anadolu Lisesi öğrencileri, Estonya / Parnu’da "AB standartlarına dayalı eğitim modelleri ve iyi uygulamalar" konulu işbaşı gözlem ve öğrenci grup hareketliliğini başarıyla tamamladı. Erasmus+ 2025 Yılı Okul Eğitimi Akreditasyonu kapsamında Gazi Anadolu Lisesi öğrencileri, 25–30 Ocak 2026 tarihleri arasında Estonya’nın Parnu şehrinde bulunan Sindi Gümnaasium okuluna ziyarette bulundular. Estonya’daki ziyaretleri süresince öğrenciler, AB Standartlarına Dayalı Eğitim Modelleri ve İyi Uygulamalar konularında yerinde gözlem fırsatı buldular. Okulun eğitim-öğretim faaliyetlerine aktif olarak katılım sağlayan liseli öğrenciler; yetkinlik temelli ve öğrenci merkezli ders etkinliklerine katıldı, proje tabanlı ve disiplinler arası çalışmalarda rol aldı, dijital öğrenme araçlarını kullanarak ortak çalışmalar yürüttü ve uluslararası akranlarıyla iş birliği içinde grup görevleri gerçekleştirerek eğitimlerine katkı sağladılar. Aynı zamanda bu sürecin İngilizce iletişim becerilerini geliştirmelerine, farklı bir eğitim sistemini deneyimlemelerine ve kültürlerarası farkındalık kazanmalarına önemli katkıları olduğunu belirten Gazi Anadolu Lisesi yönetimi, faaliyet süresince okul yöneticileri ve öğretmenlerle gerçekleştirilen mesleki paylaşımlar sayesinde AB standartlarına dayalı eğitim modellerinin uygulama boyutu hakkında kapsamlı bilgi edinildiğini; elde edilen kazanımların kuruma aktarılmasına yönelik planlamalar yaptıklarını ifade etti.