Yerel Haberler
Antalya
Prof. Dr. Özkan: "Kadınlarını geri bırakan toplumun ileri gitmesi imkansız" 08 Mart 2026 Pazar - 22:24:29 Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde Antalya Azerbaycan Kültür ve Dayanışma Derneği koordinasyonunda "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" etkinliği düzenlendi. Antalya Olgunlaşma Enstitüsü’nün Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen etkinlikte konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Özlenen Özkan, Kadınlar Günü’nde, tarihi boyunca töresi gereği kadınları baş tacı etmiş iki kardeş ülkenin kadınları olarak bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyduklarını söyledi. Savaşlar, iklim krizi, derinleşen eşitsizlik, artan yoksulluk, göçlerle insanlık olarak belki de tarihin en karmaşık dönemlerinden birini yaşadıklarına dikkat çeken Özkan, "Bu kaosun en ağır bedelini kadınlar ve çocuklar ödüyor. Hafızalarımızdaki yaralar çok taze. Yakın coğrafyamızda çatışma bölgelerinde okulların, hastanelerin hedef alındığına şahit oluyoruz. Daha 1 hafta önce İran’da İsrail ve ABD tarafından bir okula yapılan bombalı saldırıda 150’nin üzerinde kız çocuğu yaşamını yitirdi. Gazze’den Afganistan’a, Yemen’den Suriye’ye kadar bu trajedinin örneklerini defalarca izledik. Ama şunu unutmamalıyız, kadın sadece kaosun ilk ve en acı kurbanı değil. Aynı zamanda çözümün de merkezidir. Çünkü kadın varsa umut da vardır" dedi. "Sıfır atık yaklaşımı en güzel örnek" Özkan, "Liderlikte kadın dokunuşunun farkını görmek için çok uzaklara bakmaya gerek yok. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin liderlik ettiği Sıfır Atık yaklaşımı bunun en güzel örneklerinden biridir. Ülkemizin öncülük ettiği bu yaklaşım, Birleşmiş Milletler tarafından 30 Mart’ın Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edilmesiyle küresel düzeyde de görünür hâle gelmiştir. Daha sonra Birleşmiş Milletler bünyesinde sıfır atık alanında bir danışma yapısının kurulması da bu çabanın uluslararası etkisini göstermektedir. Bu tablo, çevre duyarlılığıyla sorumluluk bilincinin birleştiğinde kadın liderliğinin yalnızca ulusal ölçekte değil, küresel ölçekte de nasıl karşılık bulabildiğini göstermesi bakımından önemlidir. İşte bu, tam anlamıyla bir kadın liderliğidir. Doğayı koruma içgüdüsünü, israfı önleme bilgeliğini ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğunu küresel bir eyleme dönüştürmektir. Bu başarı, liderliğin insanlığın ortak yararı için çalışan her yürekte ve her zihinde var olabileceğini kanıtlamıştır" şeklinde konuştu. "Kadınlar için bir ayrıcalık istemiyoruz" "Biz kadınlar için bir ayrıcalık istemiyoruz. Biz bir lütuf talep etmiyoruz. Biz yalnızca hakkaniyet istiyoruz. Eğitimli, donanımlı, çalışkan ve liyakat sahibi kadınların önündeki görünür ya da görünmez engellerin kaldırılmasını istiyoruz" diyen Özkan, "Kadın meselesi, sadece kadınları ilgilendiren bir konu değildir. Bu mesele; adalet meselesidir, medeniyet meselesidir, kalkınma meselesidir. Bir toplumun kadınlara nasıl baktığı, aslında geleceğe nasıl baktığını da gösterir. Bir kadın, sadece kadın olduğu için bir göreve gelmemelidir. Ama sadece kadın olduğu için hak ettiği yerden uzak tutulması da kabul edilemez. Mesele tam da budur: ayrıcalık değil, adalet. Sembol değil, temsil. Kota değil, fırsat eşitliği. Ve en önemlisi, liyakat. Çünkü biliyoruz ki bir ülkede kadınların eğitime, üretime, yönetime ve karar alma süreçlerine güçlü biçimde katıldığı her alan, o ülkenin geleceğini de güçlendirir. Kadınların geri planda bırakıldığı toplumlar ise kendi potansiyelinin yarısından vazgeçmiş olur" ifadelerini kullandı. "Kadınlarını geri bırakan toplumun ileri gitmesi imkansız" Prof. Dr. Özkan, Akdeniz Üniversitesi olarak bilimin ve eğitimin dönüştürücü gücüne inandıklarını belirterek, "Gençlerimizin önünü açan, kadınların üretimde ve yönetimde daha görünür olduğu, liyakatin esas alındığı bir Türkiye idealine inanıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği çağdaşlaşma hedefinin, kadınların toplumsal hayatta hak ettikleri yeri almasıyla mümkün olduğunu çok iyi biliyoruz. Çünkü kadınlarını geri bırakan bir toplumun ileri gitmesi mümkün değildir. Böylesi bir zamanda, kadınların hayata kattığı merhameti, dirayeti ve onarıcı gücü daha iyi anlıyoruz. Bu vesileyle hayatın her alanına emeğiyle, aklıyla, vicdanıyla değer katan tüm kadınlar olmak üzere; Azerbaycan’ın ve Türkiye’nin bütün güçlü kadınlarını saygıyla selamlıyor, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yürekten kutluyorum" dedi. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Sağlık Politikaları Başkanı Esma Atasoy ise Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan ile yaptığı konuşmada Akdeniz Üniversitesi’nde kadın çalışan sayısının yüksek olduğunu öğrendiğini söyleyerek teşekkürlerini iletti. Atasoy, kamu eli ile yapılan kadın çalışmalarını katılımcılara anlattı. AK Parti Antalya İl Kadın Kolları Başkanı Gülçin Özboz, kadınların birçok alanda temsil edildiğini ifade etti. Özboz, Azerbaycan ve Türkiye birlikteliğini gösteren programın çok kıymetli olduğunu söyledi. Programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. "Antalya’da kadınlar güçlü bir şekilde temsil ediliyor" Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal, kurum olarak yaklaşık 10 yıldır yörük kadını üzerine araştırmalar yaptıklarını ifade etti. Yörük kadınlarının, kadın haklarında her zaman çok kuvvetli olduğunu söyleyen Erkal, Antalya’da kadınların güçlü bir şekilde temsil edildiğini ifade etti. Dr. Aynur Gök ve Kadın ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mahru Nurullayeva Azerbaycan’daki sağlık ve kadın hakları üzerine sunumlarını gerçekleştirdi. Antalya Azerbaycan Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Azer İsmayıl, programın düzenlemesinde emeği geçenlere teşekkür ederek 8 Mart Kadınlar Günü’nü tebrik etti. Dans gösterileri ve kanun dinletisiyle renklenen etkinlik, müzik dinletisinin ardından düzenlenen kapanış seremonisiyle sona erdi. Program sonunda tüm konuşmacılara emekleri ve katkıları için gül buketi ve kitap takdim edildi. Serginin sonunda Rektör Özkan ve beraberindeki heyet, salon girişinde Antalya Olgunlaşma Enstitüsü tarafından düzenlenen Yörük Baş ve Aksesuarları Sergisi ve Antalya Azerbaycan Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen kültürel sergiyi gezdi.
08 Mart 2026 Pazar - 21:58 Telefon hattı kopyalanıp arkadaşlarından para istendi: "Benim canım yandı, başkasının yanmasın" Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde telefon hattının kopyalandığını iddia eden bir vatandaş dolandırıcılık olayının mağduru oldu. Kendi adına açılan WhatsApp hesabı üzerinden arkadaşlarından para istendiğini belirten Sezer Sarı, "Benim canım yandı, başkasının yanmasın" diyerek vatandaşların dikkatli olmasını istedi. Gazipaşa’da yaşayan Sezer Sarı, son dönemde yaygınlaşan yeni bir dolandırıcılık yönteminin mağduru oldu. Normal bir telefon görüşmesiyle başlayan sürecin kısa sürede dolandırıcılığa dönüştüğünü söyleyen Sarı, yaşadıklarını anlattı. İddiaya göre kendisini arayan kişiler, Tivibu kurulumu için talep oluşturulduğunu belirterek kendisinden bilgi almak istediklerini söyledi. Ancak Sarı, böyle bir talebi olmadığını belirterek durumu kabul etmedi. Görüşme sırasında Türk Telekom üzerinden telefonuna bir onay kodu geldiğini belirten Sezer Sarı, daha sonra hattının kopyalandığını öğrendiğini söyledi. Arkadaşlarından para talebinde bulunulmuş Hattın kopyalanmasının ardından dolandırıcıların kendi adına yeni bir WhatsApp hesabı oluşturduklarını söyleyen Sarı, bu süreçte telefonunun sürekli meşgul çaldığını ve arama kısıtlamasına alındığını fark ettiğini, bu nedenle gelen aramaları cevaplayamadığını belirtti. Sarı, dolandırıcıların WhatsApp üzerinden telefon rehberinde bulunan kişilere mesaj gönderdiği ve acil nakit ihtiyacı olduğu belirtilerek para talebinde bulunduğunu öğrendiğini söyledi. Bazı arkadaşlarının bu mesajları gerçek zannederek farklı miktarlarda kendilerine gönderilen IBAN’a para gönderdiklerini belirten Sarı, yaşanan durumun kendisini oldukça zor durumda bıraktığını dile getirdi. "Benim canım yandı, başkasınınki yanmasın" Dolandırıcıların mesajlarda kendi adını kullanmadığını, ancak aynı soyadı taşıyan yeğeni ve amcasının isimlerini kullanarak güven sağlamaya çalıştıklarını da ifade eden Sarı, durumu fark eder etmez yetkililere giderek şikayetçi olduğunu belirtti. Benzer olayların başkalarının da başına gelmemesi için dikkatli olunması gerektiğini vurgulayarak vatandaşlara şu uyarıda bulanan Sarı, "Benim canım yandı, başkasının canı yanmasın. Tanımadığınız kişilerden gelen aramalara dikkat edin. Telefonunuza gelen doğrulama kodlarını kesinlikle kimseyle paylaşmayın. Böyle durumlarda hemen operatörünüzle ve emniyetle iletişime geçin" dedi. Yetkililer ise son dönemde telefon hattı kopyalama ve WhatsApp hesaplarının ele geçirilmesi yöntemiyle yapılan dolandırıcılık vakalarında artış yaşandığını belirterek vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Topladıkları kozalakları kızgın ateşte saatlerce kaynatarak şifa deposuna dönüştürüyorlar
20 Aralık 2025 Cumartesi - 11:21 Topladıkları kozalakları kızgın ateşte saatlerce kaynatarak şifa deposuna dönüştürüyorlar Antalya’nın İbradı ilçesinde Toros Dağları’nda andız ağaçlarından toplanan kozalaklardan pekmez yapılıyor. Her derde deva olarak bilinen pekmezin kilogramı 500 TL’ye satılıyor. Antalya’nın İbradı ve Akseki ilçesinde bin-bin 500 rakımlı dağlardan toplanan andız kozalakları, özellikle civar mahallelerde yaşayanların geçim kapısı oluyor. Ürünlü Mahallesinde her yıl eylül ayında ilk haftalarında Toros Dağlarının yüksek kesimlerinde bolca bulunan ve olgunlaşmaya başlayıp yerlere dökülmeye başlayan Andız Ağacının kozalakları vatandaşlar tarafından toplanarak çuvallara katılıp evlerinde depoluyorlar. Toplama işlemleri bittikten sonra ise kasım ve aralık aylarında pekmez yapımına başlanıyor. Toros Dağları’nın sarp yamaçlarından büyük zahmetle toplanan ardıç kozalakları, köylülerin imece usulüyle yürüttüğü süreçten geçerek şifa deposu pekmeze dönüşüyor. Tamamen doğal yollarla yapılan andız pekmezi kilosu 500 TL’den satışa sunuluyor. Hiçbir katkı maddesi ve şeker eklenmeyen pekmez, şifa arayanlar tarafından yoğun talep görüyor. "Kozalakların kırılma aşaması ise tamamen el emeği" Köylüler çekiç ve keserle günlerce uğraşarak kozalakları kırıyor. Makineyle kırılan kozalakların daha fazla acı verdiğini ve pekmezin acı olduğunu belirten üreticiler, "Zahmetli de olsa kendimiz kırıyoruz. Elle kırılan Andız kozalaklarının pekmezi daha lezzetli oluyor" diyor. Acısını almak için kül ve hamur kullanılıyor Üretim, incir veya meşe külünün elenerek tencerede kaynatılmasıyla başlıyor. Kaynama işlemi tamamlandıktan sonra karışım yarım saat dinlendiriliyor ve kül dibe çöküyor. Üstte kalan su dikkatlice alınarak tavalara ikişer litre olacak şekilde dökülüyor ve tekrar kaynatılıyor. Bu işlem, andız kozalağının şırası bir saat kaynadıktan sonra uygulanıyor. Kül, kozalakların kekre ve acı tadını alırken pekmezin cam gibi berrak bir renk almasını sağlıyor ve kendine has aromasını ortaya çıkarıyor. İkinci aşamada, pişi hamuruna benzer bir hamur hazırlanıyor. Her tavaya dörder adet atılan bu hamurlar, kaynadıkça kozalaktaki kekre tadı içine çekiyor. Hamur, pekmez kıvam alana kadar kaynayan tavanın içinde kalıyor. Pekmez, ortalama 7-8 saat boyunca kızgın ateşte hiç durmadan kaynatılıyor. "20 yıldır geleneği yaşatıyorlar" Köyde bu işi sürdüren iki kardeş 70 yaşındaki Fatma Yamansoy ve 63 yaşındaki Sebahattin Özen, 20 yıldır geleneksel yöntemi yaşatıyor. Fatma Yamansoy, köyde andız pekmezi üretiminin yok olma noktasına geldiğini belirterek, "Bizden başka yapan kalmadı. Kimse dağlara çıkıp sırtında kozalak taşımıyor. Yol yok, patika yok. Ama biz ekmek davamız için zorda olsa devam ediyoruz. Yaklaşık 10 kilogram kozalaktan sadece 1 kilogram pekmez elde edilebiliyor. Müşteri sorunumuz yok, derman arayanlar bizi bekliyor" diye konuştu.
Muratpaşa’da 60 yaş üstüne sağlıklı yaşam rozeti
20 Aralık 2025 Cumartesi - 10:42 Muratpaşa’da 60 yaş üstüne sağlıklı yaşam rozeti Antalya Muratpaşa Belediyesi, Akdeniz Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi iş birliğiyle 60 yaş üstü kent sakinlerine yönelik kapsamlı bir sağlık taraması ve fiziksel aktivite programı düzenledi. Program kapsamında belirlenen sağlık hedeflerinden en az birine ulaşan Yaşlı Evi üyeleri için rozet töreni gerçekleştirildi. "60 Yaş ve Üzeri Bireylerde Sağlığı Koruma ve Geliştirme Programı" kapsamında kıdemli kent sakinlerinin kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol ölçümleri ile vücut kitle indeksi gibi temel sağlık göstergeleri haftalık takip edildi. Ayrıca kronik hastalık riskleri düzenli olarak izlenirken, bireylerin kendi sağlık durumlarını daha yakından takip edebilmeleri amacıyla mobil sağlık uygulamaları da tanıtıldı. Ekim ayından bu yana sürdürülen çalışmalarda yaşlı bireylerin sağlık durumlarının izlenmesi, risklerin erken saptanması, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazandırılması ve bu alışkanlıkların sürdürülebilirliğinin sağlanması hedeflendi. Programda aynı zamanda akran desteğinin, sağlıklı yaşam davranışlarını güçlendirmedeki önemine dikkat çekildi. Belirlenen sağlık hedeflerinden en az birine ulaşan Yaşlı Evi üyelerine düzenlenen törende rozetleri takdim edildi. Süreç boyunca arkadaşlarını motive eden ve destekleyen akran liderlere de liderlik belgeleri verildi.
Büşra Özdemir: "Konaklı Atıksu Arıtma Tesisi’nin Alanya’ya uzun yıllar güvenle hizmet edecek bir kapasiteye gelecek"
19 Aralık 2025 Cuma - 15:23 Büşra Özdemir: "Konaklı Atıksu Arıtma Tesisi’nin Alanya’ya uzun yıllar güvenle hizmet edecek bir kapasiteye gelecek" Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, kapasite artırma çalışmaları devam eden 200 milyon TL yatırım bedelli Alanya Konaklı Arıtma Tesisi’nde incelemelerde bulundu. Özdemir, yürütülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Konaklı Atıksu Arıtma Tesisi’nin Alanya’ya uzun yıllar güvenle hizmet edecek bir kapasiteye geleceğini söyledi. Alanya ziyareti kapsamında Konaklı Arıtma Tesisi’nde incelemelerde bulunan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Alanya Belediye Başkanı Tarık Özçelik ile birlikte yetkililerden bilgi aldı. ASAT Genel Müdür Yardımcısı Ümit Daban ve ASAT Atıksu Arıtma Dairesi Başkanı Murat Mert Otuzaltı "Konaklı Atıksu Arıtma Ön Arıtma Ve Havalandırma Havuzu Ünitelerinin Revizyonu Yapım İşi" kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Daban, geçmiş yıllarda yaşanan yapısal sorunlar nedeniyle 2021 yılında 1 ve 2 numaralı havalandırma havuzları yenilenen Konaklı Arıtma Tesisi’nde, 3 ve 4 numaralı havalandırma havuzlarının yenileme çalışmalarının devam ettiğini söyledi. "Alanya’nın ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalar sürüyor" Başkan Vekili Özdemir, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ASAT Genel Müdürlüğünün her geçen gün büyüyen ve nüfusu artan Alanya’nın artan ihtiyaçlarına cevap vermek üzere çalışmalara kararlılıkla devam ettiğini söyledi. Bu kapsamda Konaklı Arıtma Tesisi’nde kapasite artırımı yapıldığını ifade eden Başkan Vekili Özdemir, "Yürütülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Konaklı Atıksu Arıtma Tesisi, günlük 30 bin m tam kapasiteyle, kesintisiz, verimli ve çevreye duyarlı bir şekilde hizmet vermeye devam edecek. Kalan imalatların da kısa süre içerisinde tamamlanmasıyla birlikte tesisimiz Alanya’mıza uzun yıllar güvenle hizmet edecektir" dedi. Yatırım bedeli 200 milyon TL Toplam 200 milyon TL yatırım bedelli yapım işi kapsamında; 3 ve 4 numaralı havalandırma havuzları yıkılarak yeniden inşa edildi. Tüm elektromekanik ekipmanlar tamamen yenilendi. Bu çerçevede hava hatları, blowerlar, difüzörler ve karıştırıcılar modern teknolojiye uygun şekilde tesis edildi. Ayrıca ön arıtma ünitesine koku giderim sistemi kurularak, tesis içi atıksu ve çamur iletim hatları da kapsamlı şekilde modernize edildi.
ATSO Meclis Başkanı Öztürk: "İmara açılacak bölgelerde altyapının önceden tamamlanmasının yasal zorunluluk haline getirilmesi gerekiyor"
19 Aralık 2025 Cuma - 14:51 ATSO Meclis Başkanı Öztürk: "İmara açılacak bölgelerde altyapının önceden tamamlanmasının yasal zorunluluk haline getirilmesi gerekiyor" ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, altyapısı tamamlanmadan imara açılan bölgelerin inşaat sektöründe ciddi sorunlara yol açtığını belirterek, imar öncesi altyapının yasal zorunluluk haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca maliyet artışları, usta eksikliği ve yabancıya satıştaki belirsizliklerin sektör üzerindeki baskısına dikkat çekti. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Meclis Başkanı Ahmet Öztürk başkanlığında, Odanın 30. Grup (İnşaat Faaliyetleri) Meslek Komitesi koordinasyonunda, inşaat sektörünün 2025 yılı değerlendirmesi ve 2026 yılı beklentilerinin ele alındığı Genişletilmiş Meslek Komitesi Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, inşaat sektörünün ülke ekonomisi ve Antalya özelinde taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Öztürk, "Bugün burada, inşaat sektörünün 2025 yılı genel değerlendirmesini yapmak ve 2026 yılına ilişkin beklentileri, riskleri ve fırsatları ortak akılla ele almak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz" dedi. İnşaat sektörünün ekonomik büyüme, istihdam, şehirleşme vizyonu ve yaşam kalitesi üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurgulayan Öztürk, Antalya’da sektörün kentsel dönüşümden turizm yatırımlarına, yabancı sermayeden yerel istihdama kadar geniş bir alanda belirleyici rol üstlendiğini ifade etti İki ana eksende değerlendirme Toplantıda sektörün iki ana eksende ele alınacağını belirten Öztürk, "Birinci eksenimiz ticari boyut. Piyasa şartları, finansmana erişim, maliyet yapıları, arz-talep dengesi ve yabancı yatırım hareketlerini değerlendireceğiz. İkinci eksenimiz ise yapım aşaması, teknik, uygulama ve mevzuat boyutu. Uygulama süreçleri, yapı güvenliği, mevzuatın sektöre etkisi ve geleceğin teknolojilerini konuşacağız" diye konuştu. Maliyet artışı ve usta sorunu Nüfus artışı, göç ve sosyal nedenlerle inşaat sektörüne olan talebin süreceğini belirten Öztürk, "Yüksek faiz oranları nedeniyle konut fiyatlarında geçici bir durağanlık yaşanıyor. Ancak faizlerin düşmesiyle birlikte konut fiyatlarının yeniden artmasını bekliyoruz. Bu nedenle mevcut dönem, gayrimenkul alımı için doğru bir zaman olarak değerlendirilebilir" dedi. İnşaat maliyetlerindeki artışa da değinen Öztürk, enflasyon ve deprem bölgesindeki yoğun inşaat faaliyetlerinin maliyetleri yukarı çektiğini, özellikle işçilik maliyetlerinde ciddi artış yaşandığını ve sektörde usta ve ara eleman bulma konusunda önemli sıkıntılar olduğunu söyledi. Yabancıya satışta kriter uyarısı Kur seviyelerinin düşük seyretmesinin yabancıya satışları olumsuz etkilediğini ifade eden Öztürk, "Yabancıya satışta vatandaşlık ve oturum kriterlerinin, inşaat yatırımları devam ederken değiştirilmesi sektörümüzü olumsuz etkiliyor. Bu kriterlerin bölgesel ve önceden planlı şekilde belirlenmesi büyük önem taşıyor" dedi. İmardan önce altyapı vurgusu Altyapı konusuna da dikkat çeken Öztürk, imara açılacak bölgelerde altyapının önceden tamamlanmasının yasal zorunluluk haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. Altyapı yatırımlarının yüksek maliyetli olduğunu belirten Öztürk, bu konuda yapılacak düzenlemelerin sektör için kalıcı ve doğru bir adım olacağını dile getirdi. Altıntaş bölgesindeki hızlı gelişime de değinen Öztürk, güçlü ve deneyimli firmalar sayesinde sürecin başarılı ilerlediğini ancak Büyükşehir Belediyesi, ASAT ve elektrik altyapısı çalışmalarında zaman zaman yavaşlamalar yaşandığını ifade etti. Satışlarda ikince el ağırlığı 2025 yılının ilk 11 ayında ülke genelinde yaklaşık 1 milyon 450 bin gayrimenkul satışı gerçekleştiğini belirten Öztürk, satışların üçte birinin birinci el, üçte ikisinin ise ikinci el olduğunu söyledi. Önceki yıllarda bu dengenin daha eşit olduğunu hatırlatan Öztürk, mevcut tablonun sektör açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Sektörün temel sorunları Konuşmasının sonunda sektörün temel sorunlarını sıralayan Öztürk, kat karşılığı inşaatlarda arsa paylarının yüksekliği, usta ve ara eleman eksikliği, faiz-kur dengesi, kamuda iş süreçlerinin yavaşlaması ve yabancıya gayrimenkul satışındaki belirsizliklerin sektör üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, bu sorunların ortak akılla çözülmesi gerektiğini söyledi. ATSO Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıya; 24. Grup (Elektrik Enerjisi Üretim, Dağıtım ve İlgili Hizmet Faaliyetleri), 30. Grup (İnşaat Faaliyetleri), 31. Grup (İnşaat Malzemeleri), 41. Grup (Gayrimenkul Faaliyetleri), 43. Grup (Mimarlık Faaliyetleri) ve 44. Grup (Mühendislik) Meslek Komitesi Meclis Üyeleri, Komite Başkanları ve Komite Üyeleri katıldı. Toplantıda ayrıca Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Başdanışmanı Dr. Cem Oğuz, TMMOB’a bağlı odaların temsilcileri; İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Soner Akdoğan, Şehir Plancıları Odası Antalya Şube Başkanı Engin Kepenek, Peyzaj Mimarları Odası Antalya Şube Başkanı Gülsüm Kıldan, Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı ile yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri yer aldı.