Yerel Haberler
Antalya
Manavgat Belediyesine yönelik yolsuzluk davasında sanıklar 3. kez hakim karşısında 10 Mart 2026 Salı - 23:12:38 Manavgat Belediyesine yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında 6’sı tutuklu 41 sanık, 3. kez hakim karşısına çıktı. Manavgat Belediyesi’nde aralarında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara’nın da bulunduğu 6’sı tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın 3. duruşması görüldü. Manavgat 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde duruşmaya tutuklu Niyazi Nefi Kara, eski Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter’in de aralarında bulunduğu sanıklar, tanıklar, sanık yakınları ve tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşmanın ilk gününde tanıklar dinlendi. Tanıklardan A.E., eski futbolcu olduğunu ve Manavgat Belediyespor’un idari işleriyle ilgilendiğini, para alışverişi hakkında detaylı bilgiye sahip olmadığını söyledi. Deplasmana otobüslerle taraftar götürüldüğünü söyleyen A.E, A.A.’ya taşımacılık işleriyle ilgili kulübün kasasından para verildiğini ama ne kadar para verildiğini bilmediğini anlattı. Tanık A.A. ise otobüsçülük yaptığını, geçen sezon oynanan bir karşılaşmada otobüslerin taşlanarak zarar görmesinin ardından şirketlerden otobüs tedarik edilemediğini belirterek, "Bazı otobüsçü arkadaşlara söyledim ve bu şekilde taraftarlar taşınmaya başlandı. Bunun için 3 sefer halinde 600 bin lira para aldım ve otobüsçülere dağıttım" dedi. Belediyede şoför olarak çalışan B.U. da davada tutuklu sanık Mehmet Engin Tüter’in talebiyle Side’de bazı mekanlardan parfüm ve alkol şişeleri aldığını, alkol şişelerini Tüter’in özel aracına parfümleri ise odasına bıraktığını söyledi. Duruşmanın ikinci celsesinde dosyaya giren ek iddianame kapsamında savunma yapan Niyazi Nefi Kara, belediyenin temizlik işleriyle ilgili yapılan ihalede rüşvet alındığı iddialarını kabul etmediğini söyledi. Sanıklardan Demir D. ile aralarında husumet bulunduğunu savunan Kara, "Kamu israfı oluşmaması için benim gayretim olmuştur. Yine belediyeye bağış ile 26 araç kazandırdım. İhale kamuya açık ve şeffaf olarak belediyemizde gerçekleşmiştir, ödemeler muhasebe tarafında yapılmıştır. Belediyenin borçlu olduğu firmalara borçları oranında ödemeler yapılmıştır. Dosyada yer alan bilirkişi raporunu da kabul etmiyorum, üzerime atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum" diye konuştu. Sanık Mesut Kara, ek iddianamede örgüt yöneticisi olarak yer aldığını ve bu suçlamaları kabul etmediğini kaydetti. Mahkeme heyeti, tutukluların tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı yarına erteledi.
10 Mart 2026 Salı - 22:10 Selinus Antik Kenti Nijerya’da tanıtıldı Türkiye ile Nijerya arasında kültürel diyaloğun güçlenmesi adına başkent Abuja’da yapılan "İki Aşa-İki Kültür, Tek Vizyon" fotoğraf sergisinde Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) akademisyeni ve aynı zamanda Selinus Arkeolojik Yüzey Araştırmaları Başkanı Doç. Dr. Tuna Akçay’ın fotoğrafları yoğun ilgi gördü. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi ulusal ve uluslararası projelere öncülük etmeye devam ediyor. Bu kapsamda Nijerya ile kültürel bağların güçlenmesi adına yapılan "İki Aşa - Two Cultures, One Vision / İki Aşa- İki Kültür, Tek Vizyon" fotoğraf sergisine ALKÜ’den önemli bir katkı sağlandı. Nijerya’nın başkenti Abuja’da düzenlenen "İki Aşa - Two Cultures, One Vision / İki Aşa - İki Kültür, Tek Vizyon" fotoğraf sergisi, Türkiye ile Nijerya arasında kültürel diyaloğu güçlendiren anlamlı bir sanat buluşmasına sahne oldu. Abuja Yunus Emre Türk Kültür Merkezi ile Nijerya Cumhurbaşkanlığı Sanat, Kültür ve Ekonomi Özel Asistanlığı Ofisi iş birliğinde gerçekleştirilen sergi, iki ülkenin insanlarını, şehirlerini, tarihi mekânlarını ve kültürel değerlerini sanatın evrensel diliyle bir araya getirdi. Serginin açılışı, Abuja Büyükelçisi Mehmet Poroy ile Nijerya Cumhurbaşkanlığı Sanat, Kültür ve Ekonomi Özel Asistanı Ayomide Adeagbo’nun katılımlarıyla yoğun ilgi eşliğinde gerçekleştirildi. Devlet kurumlarının temsilcileri, diplomatik misyon üyeleri, sanatçılar ve çok sayıda davetlinin katıldığı açılış, kültürel diplomasi açısından dikkat çekici bir organizasyon olarak öne çıktı. Selinus ve Gazipaşa tanıtıldı Sergide, ALKÜ Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi ve Selinus Arkeolojik Yüzey Araştırmaları Başkanı Doç. Dr. Tuna Akçay’ın Türkiye’den taşıdığı seçkin fotoğraf eserleri ile Nijeryalı sanatçılar Sope Adelaya ve Anigbogu Ozioma Uche’nin çalışmaları birlikte izleyiciyle buluştu. Doç. Dr. Tuna Akçay’ın eserleri arasında Gazipaşa’nın doğal, kültürel ve tarihi değerlerini yansıtan fotoğraflar özel ilgi görürken, bu kareler aracılığıyla Gazipaşa’nın uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlandı. Serginin dikkat çeken yönlerinden biri ise, Akçay’ın fotoğrafları üzerinden Selinus Antik Kenti’nin de Nijerya’da tanıtılması oldu. Gazipaşa’nın arkeolojik hafızasında önemli bir yere sahip olan Selinus Antik Kenti, bu sergi sayesinde yalnızca bir fotoğraf teması olarak değil aynı zamanda Türkiye’nin köklü tarihi mirasını temsil eden güçlü bir kültürel değer olarak yabancı izleyicilere sunuldu. Böylece sanat, yalnızca estetik bir paylaşım alanı değil, aynı zamanda arkeolojik mirasın ve yerel kimliğin uluslararası görünürlüğünü artıran bir kültürel temsil aracı işlevi gördü. "İki Aşa - İki Kültür, Tek Vizyon" sergisi, Türkiye ve Nijerya’nın estetik hafızasını ortak bir platformda buluştururken, iki farklı coğrafyanın renklerini, ruhunu ve hikâyelerini tek bir vizyonda birleştirdi. Sergi, aynı zamanda Türkiye ile Nijerya arasında yeni kültürel köprüler kurulmasına katkı sunarak, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koydu. Ziyarete açık olacak sergi, sanatseverleri Abuja Yunus Emre Türk Kültür Merkezi’nde ağırlamaya devam edecek.
10 Mart 2026 Salı - 17:39 ALTSO Başkanı Erdem: "Alanya olarak çok güzel bir birliktelik içerisindeyiz" Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem bugün yaptığı açıklamada tur operatörleri ile otelcilerin turizmin en önemli paydaşları olduğuna dikkat çekerek aralarındaki ilişkinin şeffaf ve güvene dayalı olmasının önemine dikkat çekti. Erdem, sektörün lokomatifi olan acente ve otelcilerin birbirlerine her zaman ihtiyacı olduğunu hatırlattı. Sektörün iki önemli oyun kurucusu olan acente ve otelcilerin turizm merkezlerinden binlerce kilometre uzakta devam eden savaş ve yeni yangın yönetmeliği konusunda da şeffaf ve omuz omuza hareket etmesi gerektiğinin altını çizen ALTSO Başkanı Eray Erdem, "Dünyanın en etkili ve geniş katılımlı turizm fuarı ITB’de edindiğimiz bilgiler ışığında bir önceki döneme göre içinde bulunduğumuz dönemin doluluklarının daha iyi olduğunu söylemek mümkün. 2026 sezonunun da 2025’i aratmayacağı konusunda herkes mutabık. Hal böyleyken bazı acentelerin savaş ve yangın yönetmeliğini öne sürerek otelcilerin erken ödemelerini yapmadıklarını, verdikleri çekleri geri istedikleri ve fiyat kırmaya çalıştıklarını duyuyoruz. Bu en başta iç huzuru bozar ve günün sonunda otelci gerekli yenileme yatırımlarını yapamaz, yeterli istihdam sağlayamaz. Acenteler de pazarlamada sıkıntıya düşer. Bu durumda sektörün tüm paydaşları ve ülkemiz zarar görür. Bizim dışarıya burada bir kaos olmadığını iyi anlatmamız ve aksi bir hissiyatı uyandıracak davranışlar içinde bulunmamamız gerekmektedir. Kaldı ki varsa da kritik olan bu süreci hep birlikte el ele atlatmak için çabalıyor olmamız gerekmektedir" şeklinde konuştu. "Alanya birlikteliğini koruyalım" 2026 turizm sezonunu için şu ana kadar kaygı duyulacak bir durum olmadığının bir kez daha altını çizen Başkan Erdem, ayrıca gelişmelerden bağımsız olarak turizm sektörünün pandemiden bu yana tedbirli olmayı refleks edindiğini, bu manada yeni bir uyarıya gerek duymadığını vurguladı. ALTSO Başkanı özetle çoğu otelci ile acentenin uyum içinde çalıştıklarını ama bazı duyumlar üzerine de gerekli uyarıları yapmanın kaçınılmaz hale geldiğini söylediği konuşmasına, "Alanya olarak çok güzel bir birliktelik içerisindeyiz. Kaymakamımız, Belediye Başkanımız, ALTAV ve ALTİD yöneticileri ile ITB Berlin Fuarı’nda çok güzel temaslarda bulunduk. Bizler dışında yaşanan gelişmelere rağmen umutluyuz. Umarız en yakın zamanda her yerde barış tesis olur. Ben bir yandan otelcilere fiyat kırmamaları konusunda tavsiyede bulunurken bir yandan da bazı acentelerin partnerleri olan otelcilere karşı daha dostluk, şeffaflık ve işbirliği içinde olmalarını tavsiye ediyorum. Böyle olursa yediden yetmişe herkes kazanır. Alanya turizmi geçmişte çok daha büyük sorunları başarıyla aştı. Gelecekte de el ele, omuz omuza yürürsek herkesin kazanacağını düşünüyorum" dedi.
Antalya’da kız çocukları Floor Curling ile tanıştı
12 Aralık 2025 Cuma - 10:53 Antalya’da kız çocukları Floor Curling ile tanıştı Antalyalı kız çocukları "Floor Curling" sporu ile adını duyurmaya hazırlanıyor. Buz üzerinde oynanan curling sporunun herhangi bir zeminde oynanabilen versiyonu olan floor curling sporu, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kız Çocuklarına Destek Derneği’nin iş birliği ile okullara taşındı. Hem eğlenceli hem de stratejik bir aktivite olan Floor Curling, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle Antalya’daki okullarda yaygınlaşıyor. Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kız Çocuklarına Destek Derneği’yle birlikte yürütülen, "Pusula: Çocuklar için Sporla Katılım Destek Programı" kapsamında kırsalda bulunan okullarda Floor Curling eğitimi veriyor. Çocuklar Curling’i çok sevdi Takım çalışmasını, koordinasyonu ve problem çözme becerilerini geliştiren floor curling sporu kız çocuklarından yoğun ilgi görüyor. Spora erişimi kısıtlı olan kırsaldaki kız çocuklarına yönelik verilen eğitimde, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde görevli spor eğitmenleri floor curlingin kurallarını, nasıl oynandığını tüm incelikleriyle anlatıyor. Program sayesinde çocuklar hem yeni bir sporla tanışıyor hem de takım çalışması ve stratejik düşünme becerilerini geliştiriyor. Floor Curling eğitimlerinin yaygınlaşıp tamamlanmasının ardından, bir "Floor Curling Şampiyonası" düzenlenmesi hedefleniyor. İbrahim İlhami Koç: "Hedef sporun birleştirici gücünü sağlamak" Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı İbrahim İlhami Koç, "Bu projeyi Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kız Çocuklarına Destek Derneği’yle birlikte yürütüyoruz. Curling normalde buz üstünde yapılan bir spor ancak Türkiye’de bunun altyapısını oluşturabilmek için "Floor Curling" sporu geliştirildi. Bu bağlamda kız çocuklarına bu sporu öğretmek amaçlı çalışmalar yapıyoruz. Belirlediğimiz 8 okulda eğitimlere başladık. Sonraki süreçte bir şampiyona düzenlemeyi ve bu sporu şehre daha fazla yaymayı hedefliyoruz. Kız çocuklarımız erkeklere göre spordan biraz daha uzak kalıyor. Biz de kız çocuklarımızı spora daha fazla çekmek istiyoruz. Belirlediğimiz okullar şehir merkezinin biraz daha dışında okullar. Bunu kırsala da taşımayı hedefliyoruz. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak sporu tabana yayıp, gençlerimizi kötü alışkanlıklardan korumak istiyoruz. Sporun birleştirici bir gücü var. Bunu sağlayabildiğimiz sürece çocuklarımıza hedef gösterme şansına sahibiz" şeklinde konuştu.
Kepezde müstakil ev çevresindeki 2 kamyon çöp atık malzeme toplandı
12 Aralık 2025 Cuma - 10:48 Kepezde müstakil ev çevresindeki 2 kamyon çöp atık malzeme toplandı Antalya’da Kepez Belediyesi, ilçedeki bir müstakil evin çevresinde biriken atık ve hurda malzemelere yönelik temizlik çalışması gerçekleştirdi. Kepez Belediyesi, Şafak Mahallesi 4253 Sokak’taki müstakil bir evin çevresinde atık ve hurda malzemelerin çevre kirliliğine neden olduğu ihbarı üzerine harekete geçti. Zabıta Müdürlüğü ile Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerinin ortak çalışmasıyla evin çevresinden 2 kamyon dolusu çöp ve hurda malzeme toplandı. Çalışmalar sırasında kullanım ömrünü tamamlamış eşyalar ve çeşitli atıklar alandan kaldırılırken, temizlik sonrası alanın güvenliği sağlanarak çevrede oluşan görüntü kirliliği giderildi. Kepez’de bugüne kadar 68 çöp ev temizliği gerçekleştirildi. Öte yandan Kepez Belediyesi, vatandaşlardan gelen talep ve ihbarları WhatsApp ihbar hattı ile çağrı merkezi üzerinden almaya devam ediyor. 0 555 07 07 07 numaralı WhatsApp hattı ve 444 6 007 çağrı merkezinden bildirimlerin değerlendirilerek kısa sürede müdahaleye dönüştürüldüğü belirtildi. Kepez Belediyesi, 68 mahalledeki ihtiyaç ve talepleri en hızlı şekilde karşılamak amacıyla hayata geçirdiği "Çek Yaz Gönder, Kepez’i Sen Yönet" projesi sayesinde, ilçedeki temizlik hizmetleri de devam ediyor. Bu sistemle vatandaşlar, mahallelerinde gördükleri eksiklikleri fotoğraf, video veya ses kaydıyla belediyeye iletebiliyor.
Antalya’da 5 aylık bebeğin ölümüyle ilgili iddianame hazırlandı
11 Aralık 2025 Perşembe - 22:32 Antalya’da 5 aylık bebeğin ölümüyle ilgili iddianame hazırlandı Antalya’da Sevgi Evleri Yetiştirme Yurdu’nda 5 aylık bebeğin, beşiğe sıkışarak hayatını kaybetmesiyle ilgili 2 bakıcı hakkında ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan iddianame düzenlendi. İddianamede, bebeğin dört saat boyunca kontrol edilmediği ve beşik-yatak uyumsuzluğunun personel tarafından bilindiği belirtilerek, iki bakıcının eylemlerinin ‘taksirle ölüme neden olma’ ve bunun bilinçli şekline ilişkin hükümler kapsamında değerlendirilerek cezalandırılması talep edildi. Olay, 30 Temmuz 2025 tarihinde Muratpaşa ilçesi Gebizli Mahallesi’nde bulunan Antalya Valiliği Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, koruma altında bulunan 5 aylık Arda D.D. isimli bebek, görevliler tarafından kurum içerisindeki yatağında hareketsiz bulundu. Bebeğin nefes almadığını fark eden görevliler kendi imkanlarıyla Arda bebeği hemen en yakın özel bir hastaneye götürdü. Burada doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayan Arda D.D. isimli bebek hayatını kaybetti. Küçük bebeğin cansız bedeni kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. 5 aylık bebeğin ölümünün ardından, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianameye göre, 30 Temmuz 2025’te Antalya Sevgi Evleri Yetiştirme Yurdu’nda kalan 5 aylık Arda bebek, uyuduğu sırada ’yatağın beşiğe küçük gelmesi sonucu oluşan boşluğa sıkıştı’ ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Antalya Adli Tıp Grup Başkanlığı’nın otopsi raporunda, bebeğin ölümünün ’baş-boyun bölgesinin boşluğa sıkışmasına bağlı havasız kalma sonucu meydana geldiği’ tespit edildi. 4 saat boyunca kontrol edilmediği kamera kayıtlarıyla tespit edildi İddianamede yer alan kamera incelemesine göre bakım personeli, Arda bebeği son olarak saat 14.45’te kontrol etti. Bu saatten sonra odanın kapısında hareketlilik olsa da bakım amaçlı bir giriş yapılmadığı, bebeğin ancak saat 18.46’da hareketsiz halde fark edildiği belirtildi. Savcılık, yaklaşık dört saat boyunca ne odada kontrol yapılmasının ne de kameraların izlenmesinin, ’dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış’ oluşturduğunu vurguladı. İddianamede, bu ihmalin ’bilinçli taksir’ kapsamında değerlendirildiği ifade edildi. "Asıl işim temizlikti, personel yetersizliği vardı" İddianamede yer verilen ifadesinde olay sonrası tutuklanıp 25 Eylül tarihinde serbest bırakılan şüpheli bakıcı A.Y., 7 yıldır kurumda çalıştığını, asli görevinin temizlik olduğunu ancak personel eksikliği nedeniyle çocuk bakıcısı olarak görevlendirildiğini söyledi. A.Y., Arda bebeği hastaneden dönüşte beşiğe kendisinin bıraktığını belirterek, "Herhangi bir sıkıntısı yoktu" dedi. A.Y., olay gününün yoğun geçtiğini, diğer bebeklerin banyo işlemleriyle ilgilendikleri sırada odanın önünden geçerken başka bir bakıcının telaşla seslenmesi üzerine içeri girdiğini şöyle anlattı: "Olay günü kurumun diğer bebeklerinin banyo günüydü ve kuruma gelen malzemeleri taşımakla meşgul olduk, yoğun bir gündü. Saat 16.30 sıralarında diğer odada bulunan bebekleri banyo yaptırıyorduk bebekleri beslediğimiz sırada saat 18.30 sıralarında Arda D.D.’nin bulunduğu odanın önünden geçerken benim gibi bakıcı olan arkadaş telaşlı bir şekilde "abla bebek" dedi, bunun üzerine ben de hemen odaya girdim, bebeği ters bir şekilde yatarak gördüm. G.K. bebeği ters yatırmış sonrasında bebeği kucağıma aldım, hareketsiz olduğunu fark ettim, hemen kurum hemşiresinin yanına kucağımda götürdüm. Hemşireyle birlikte kurum aracıyla en yakın sağlık kuruluşu olan hastaneye 19.00 sıralarında götürdük. 20 dakika kadar hastane dışında bekledik hastane görevlileri bize bebeğin ex olduğunu söylediler." "Arda bebeğin bulunduğu beşikte yastık yoktu" A.Y., beşiklerde boşluk olduğunu bildiklerini ve bunu yönetime daha önce sözlü olarak ilettiklerini belirterek, "Görev tanımımızda bebeklerin bulunduğu odaya belirli bir saat aralığında girilmesi ve kontrol edilmesi gibi durum söz konusu değil, ağladıklarında ya da mama saatlerinde odalara giriyoruz, kurumda çok fazla bebek olunca personel yetersizliğinden odanın açık olan camından kontrol yapmaktayız. Toplantılarda bebek sayısının fazla olduğunu personel sayısının yetersiz olduğunu daha öncesinden dile getirmiştik. Daha öncesinde beşiklerin çocuklar için uygun olmadığını yataklarının küçük olduğu beşiklerin büyük olduğunu da dile getirmiştik. Bebeklerin yatakları beşiğe göre küçük olduğu için arada boşluk bulunmakta biz görevliler tarafından yastıklar sıkıştırılmaktadır. Bu eksikler eski müdüre de bilgi verildi yazılı rapor olarak herhangi bir raporumuz yoktur. Yeni kurum müdürü ile yakın zamanda toplantı yapılmış ve kendisine de personel yetersizliği bildirilmiştir. Arda bebeğin bulunduğu beşikte yastık yoktu. Bu olayda benim kusurum ve ihmalimin olduğunu düşünmüyorum" dedi. "Odalar kapasite üstü" Yine olayın ardından gözaltına alınarak tutuklanan ve 25 Eylül tarihinde tahliye edilen diğer bakıcı H.B. ise 2024’ten bu yana kurumda geçici görevlendirmeyle çalıştığını ve o gün 08.00’de nöbeti devraldığını belirtti. H.B., "Kurumumuzda 26 bebek vardır, tüm odalar kapasitesinin üzerindedir, personel yetersiz kalmaktadır. Kurumda çocuk bakıcısı olarak çamaşır, yemek ve temizlik işlerini de yapmaktayız. Kuruma dışarıdan bakliyat, sebze ve meyve geldiği zaman onları da alıp eve taşıyoruz olay günü de sabah saatlerinde yine bu tip taşıma işi de yaptık. Bir de o gün küçük yaş grubu bebeklerin banyo günü olduğu için yoğunluk çoktu" diye konuştu. H.B., Arda bebeği gün içinde kontrol ettiğini ancak temas etmediğini söyleyerek, "Hastaneden yeni gelmişti, karnı tok olduğu için beslenme yapılmadı. O gün daha çok küçük bebeklerin olduğu odalarla ilgilendim" dedi. H.B., bebeğin hareketsiz olduğunu fark eden kişinin başka bir bakıcı olduğunu, kendisinin hemşireye haber verdiğini anlatarak, "Olayın nasıl olduğunu bilmiyorum. Kamera kayıtlarında gün boyu hiç durmadan çalıştığımız görülür. Bu olayda benim bir kusurum yoktur" şeklinde savunma yaptı. "Beşik-yatak uyumsuzluğu biliniyordu, boşluk yastıklarla dolduruluyordu" İddianameye eklenen Adli Tıp raporuna göre Arda bebeğin ölümü, ’yatakla beşik arasındaki boşluğa baş-boyun bölgesinin sıkışmasına bağlı havasız kalma’ sonucu meydana geldi. Toksikolojik incelemelerde herhangi bir ilaç veya maddeye rastlanmadı. Dosyaya giren bilirkişi raporunda ise kurumda kapasite aşımı ve personel yetersizliği bulunduğu, beşiklerin yataklara büyük gelmesi nedeniyle oluşan boşlukların yastık veya peluş oyuncaklarla doldurulduğunun bakıcılar tarafından kabul edildiği belirtildi. Raporda, bu durumun bebekler için risk oluşturduğu bilindiği hâlde düzenli kontrol ve gözetim sağlanmadığı vurgulandı. Bilirkişi, şüpheli A.Y.’nin asıl görevinin temizlik olmasına rağmen bebek bakımında görevlendirilmesinin teknik bilgi eksikliğe neden olduğunu, buna karşın yönetime yapılan hiçbir yazılı bildirim bulunmadığını aktardı. Şüpheli H.B. yönünden de, 14.50 ile 18.46 arasında kontrol yapılmamasının sorumluluk ihlali oluşturduğu belirtilerek, her iki bakıcının da olayda ’etkisinin bulunduğu’ ifade edildi. Savcılık değerlendirmesinde, yaklaşık dört saat boyunca ne odaya girilerek kontrol yapılmasının ne de kameradan izleme sağlanmasının, bakım personeli yönünden ’dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık’ oluşturduğu ve bu davranışın ’bilinçli taksir’ kapsamında değerlendirildiği vurgulandı. İddianamede, bu tespitin kamera kayıtları, otopsi raporu, bilirkişi raporu ve diğer dosya belgeleriyle birlikte uyumlu olduğu belirtilirken, olayla ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay Ceza Daireleri’nin yerleşik içtihatlarına da atıf yapıldı. Savcılık, iki bakıcının eylemlerinin ‘taksirle ölüme neden olma’ ve bunun bilinçli şekline ilişkin hükümler kapsamında değerlendirilerek cezalandırılmasını talep etti. Şüphelilerin tutuklulukta geçirdikleri sürenin olası bir mahkûmiyet halinde cezadan düşülmesi ve belli haklardan yoksun bırakılmalarına hükmedilmesi de talep edildi. Diğer iki personel hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı Olay günü bebekle aynı bölümde görev yapan N. M. ve G. K. hakkında, "taksirle ölüme neden olma" suçuna ilişkin kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildi. Kurum Müdürü Ü.S. hakkında ise aynı suç kapsamında 4483 sayılı Kanun gereğince soruşturma izni talep edildi. Bu nedenle müdüre ilişkin evrakın ayrı bir dosya üzerinden yürütüldüğü belirtildi.
Antalya’nın gecesi kış, gündüzü yaz: "Akşam soba yaktık, gündüz güneşleniyoruz"
11 Aralık 2025 Perşembe - 16:15 Antalya’nın gecesi kış, gündüzü yaz: "Akşam soba yaktık, gündüz güneşleniyoruz" Antalya’da aralık ayında gece saatlerinde 8 derece ölçülen hava sıcaklığı, öğle saatlerinde ise 24 dereceye kadar çıktı. Güzel havayı fırsat bilip soluğu sahillerde alan vatandaşlar, "Akşam soba yaktık, gündüz güneşin tadını çıkardık" dedi. Türkiye’nin birçok kenti kar ve yağışlı havanın etkisi altındayken, Antalya’da aralık ayında yazı aratmayan görüntüler yaşandı. Termometrelerin gece 8, gündüz ise 24 dereceyi gösterdiği kentte nem oranı yüze 52, deniz suyu sıcaklığı ise 21 derece ölçüldü. Güzel havayı fırsat bilenlerin uğrak noktası olan dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’nde vatandaşlar ile yerleşik yabancılar, Beydağları’nın karlı manzarasında güneş ve denizin tadını çıkardı. Güzel havada bazı vatandaşlar yürüyüş yapmayı, bazıları da balık tutmayı tercih etti. "Antalya 10 numara memleket" Kayseri’den ailecek Antalya’daki dostlarını ziyarete geldiklerini belirten Ali Kahraman, "Kayseri’de şu an araçlarda buz var. Kışlık kıyafetle geldim, tişört giydim. Burası bizim yazımız. Çocukları denize soktuk. Ülkemizin her yerinin ayrı bir güzelliği var ama Antalya daha bir başka, 10 numara bir memleket" dedi. "Akşam soba yaktık, gündüz güneşleniyoruz" Antalya’da yaşayan Nazmiye Canavar ise, "Antalya bir cennet. Bu aylarda gündüzleri soba yakardık ama artık kısa kolluyla dolaşıyoruz. Akşam üşüdük soba yakıp kestane yedik, gündüz güneşli hava, çok güzel. Antalya şaşırtıyor" ifadelerini kullandı. Öte yandan meteoroloji verilerine göre önümüzdeki hafta başına kadar kentte yağış beklenmediği bildirildi.